KÜLTÜR SANAT
Denizli Büyükşehirin karikatür yarışmasına yoğun ilgi 24 Mayıs 2026 Pazar - 20:54:45 Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl altıncısını düzenlediği Uluslararası Karikatür Yarışması’na sanatçılar yoğun ilgi göstermeye devam ediyor. "Futbol" temasıyla duyurulan yarışmaya kısa sürede çok sayıda başvuru yapılırken, kayıt sürecinin sürdüğü ve son başvuru tarihinin 7 Haziran 2026 olduğu hatırlatıldı. Denizli’nin sanat kenti kimliğini güçlendirmek ve uluslararası kültürel etkileşimi artırmak amacıyla düzenlenen yarışmada, katılımcılar eserleriyle hem sporun evrensel dili olan futbolu hem de karikatür sanatının ifade gücünü bir araya getirecek. Farklı ülkelerden sanatçıların buluşmasına imkan sağlayan organizasyonun, kentin kültürel tanıtımına da katkı sunması hedefleniyor. Yarışma takvimi ve ödüller Yarışma takvimine göre başvurular 7 Haziran 2026 Pazar günü sona erecek. Eserler, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü toplanacak jüri tarafından değerlendirilecek ve sonuçlar 17 Haziran 2026 Çarşamba günü kamuoyuyla paylaşılacak. Yarışmada dereceye giren katılımcılar için toplamda yüksek tutarlı ödüller belirlenirken, birinciye 100 bin TL, ikinciye 70 bin TL, üçüncüye ise 50 bin TL ödül verilecek. Ayrıca üç mansiyon ödülü kapsamında kişi başı 20 bin TL, 10-18 yaş altı kategorisinde dereceye giren iki katılımcıya kişi başı 10 bin TL ve "Gürbüz Doğan Ekşioğlu Özel Ödülü" kapsamında ise 30 bin TL takdim edilecek. Seçici kurulda önemli isimler yer alıyor Seçici kurulda karikatür ve mizah dünyasının önemli isimleri yer alırken, yarışmanın koordinatörlüğünü Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı ve karikatürist Mehmet Selçuk üstleniyor. Kurulda Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Ali Şur, Şevket Yalaz, Altan Özeskici, Savaş Ünlü, Aşkın Ayrancıoğlu ve Abdülkadir Uslu’nun yanı sıra Denizli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt ile Kültür ve Sanat Şube Müdürü Arif Duru da yer alıyor. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgi ve başvuru süreci Denizli Büyükşehir Belediyesinin resmi internet sitesi www.denizli.bel.tr/karikaturyarismasi adresi üzerinden yapılabilecek.
24 Mayıs 2026 Pazar - 18:16 Köseler’de köy hayrı ve mescit açılışı yapıldı Gördes’in Köseler Mahallesi’nde düzenlenen geleneksel köy hayrına yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ikramlar yapılırken, hayrın ardından yeni mescit törenle hizmete açıldı. Manisa’nın Gördes ilçesine bağlı Köseler Mahallesi’nde düzenlenen Geleneksel Köy Hayrı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Mahalle yemekhanesinde hazırlanan çorba, mantı, nohut, tas kebabı, keşkek, helva ve turşudan oluşan menü vatandaşlara ikram edildi. Program, hafız ve mevlithanlar Enes Koçaş, Muttalip Pekin, Ahmet Yavuz, Mahmut Ölmez ve Emre Yeşilyurt tarafından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahilerle başladı. Köseler Mahalle Muhtarı Sinan Kayaalp, köy hayrının yüz yıllardır sürdürülen önemli bir kültürel miras olduğunu belirterek, "Gelenek ve göreneklerimizin yaşatıldığı bu etkinliğimizin hazırlanmasında emeği geçen, katkı sağlayan ve bizleri onurlandıran herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. Hayrın birlik ve beraberliği güçlendirdiğini vurgulayan Kayaalp, "Bu gelenek paylaşma ve dayanışma kültürünü yaşatıyor. Bizler için aynı zamanda bir motivasyon kaynağıdır. Allah kabul etsin" ifadelerini kullandı. Etkinliğe Gördes Jandarma Karakol Komutanı Üsteğmen Ramazan Çetin, AK Parti İlçe Başkanı Veli Dündar, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Seyyide Cenki ve yönetimi, CHP İlçe Başkanı Gökhan Koyunlu, belediye başkan yardımcıları Aykut Bilgen ve Türker Kesici, Gördes Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Serdar Özcan, Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Çiftçi, Manisa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Süleyman Doruk, Gördes Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ufuk Gülcan ile çok sayıda muhtar ve vatandaş katıldı. Hayrın ardından protokol üyeleri ve mahalle sakinlerinin katılımıyla yeni yaptırılan mescit de düzenlenen törenle hizmete açıldı.
24 Mayıs 2026 Pazar - 17:02 Hadzici’de ’Park Sorgun’ hizmete açıldı Bosna Hersek’in Hadzici Belediyesi, kent hayatına yeni bir değer kazandıran ’Park Sorgun’un açılışını yoğun katılımla gerçekleştirdi. Yüzlerce vatandaşın katıldığı törende hizmete açılan parkın, Saraybosna Kantonu’nun en güzel şehir parklarından biri olduğu ifade edildi. Parkta yer alan dekoratif kent tasarımı ürünler ise Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi’nde üretildi. Açılış törenine Hadzici Belediye Başkanı Eldar Comor, Mustafa Erkut Ekinci, Belediye Meclis Başkanları Ergin Gül ve Jenan Rizvo katıldı. Protokol üyeleri, kurdele kesimiyle parkın resmi açılışını yaptı. Törende ayrıca parkın anıt plaketi açılırken, parkın merkezinde bulunan yeni halk çeşmesinden ilk su akıtıldı. Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği etkinlikte, parkın estetik yapısı ve modern şehircilik anlayışı dikkat çekti. Hadzici’nin merkezinde, Damijska ve Hadeli sokakları arasında konumlanan Park Sorgun; özgün mimarisi, taş detayları ve modern peyzaj düzenlemesiyle dinlenme, yürüyüş ve sosyal hayat için yeni bir buluşma noktası olacak. Parkın en önemli özelliklerinden biri ise taşıdığı uluslararası iş birliği mesajı oldu. Proje, Türkiye’den Sorgun Belediyesi ile Hadzici Belediyesi arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin somut bir sonucu olarak hayata geçirildi. Yetkililer, bu tür ortak projelerin vatandaşların hayat kalitesine doğrudan katkı sunduğunu vurguladı. Açılışta konuşan Belediye Başkanı Eldar Comor, "Bu gece yalnızca bir park açmadık; çocuklarımızın ve gençlerimizin kendilerini huzurlu ve güvende hissedecekleri yeni bir yaşam alanı oluşturduk. Bu eser, gelecek nesillere hizmet edecek bir dostluk armağanıdır" dedi. Park Sorgun’un, kısa sürede Hadzici halkının önemli sosyal yaşam alanlarından biri haline gelmesi bekleniyor.
Tûs’un Gülü İmam Gazâlî çıktı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:41 Tûs’un Gülü İmam Gazâlî çıktı Son dönem romanlarıyla dikkat çeken gazeteci-yazar M. Talât Uzunyaylalı, bu kez İslâm düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biri olan İmam Gazâlî’nin hayatını romanlaştırdı. Babıali Kültür Yayıncılığı tarafından yayımlanan Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî), Gazâlî’nin çocukluk yıllarından başlayan ilim yolculuğunu; Nizamiye Medresesi’ndeki şöhretini, yaşadığı büyük ruhî krizi ve hakikat arayışını edebî bir kurgu içinde ele alıyor. Uzunyaylalı, "İmam Gazâlî, Nizâmülmülk ile birlikte Selçuklu’nun eğitim ve inanç sistemiyle siyasetini şekillendiren en önemli isimlerden biridir. Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Türk-İslâm coğrafyasının sağlam bir inanç ve ilim zemini üzerinde gelişmesinde, Sünnî eğitim anlayışını kurumsallaştıran Nizamiye medreselerinin büyük payı var. Osmanlı medrese sistemine de kaynaklık eden bu yapının etkisi bugün de sürmektedir," dedi. "İmam Gazâlî, yalnızca Selçuklu İslâm dünyasının değil, insanlık düşünce tarihinin de en etkili şahsiyetlerinden biridir." diyen Uzunyaylalı, Gazâlî’nin kelâm, fıkıh, tasavvuf, ahlâk, mantık ve felsefe alanlarında verdiği eserlerle kendi çağını aşan bir tesir meydana getirdiğini söyledi. Uzunyaylalı, romanın düşünce dünyasına ilişkin olarak şunları ifade etti: "Gazâlî; akıl ile kalp, ilim ile irfan, bilgi ile ahlâk arasında güçlü bir denge kurmuştur. Onun hayatı, şüpheden yakîne, bilgiden hikmete, zihinden kalbe uzanan büyük bir hakikat arayışıdır. Bu yönüyle Gazâlî, yalnızca kendi çağının değil, bugün anlam ve hakikat arayışı içindeki insanın da karşısında duran büyük bir rehberdir." Tûs’un Gülü, İmam Gazâlî’yi yalnızca tarihî bir şahsiyet olarak değil, çağları aşan bir düşünce ve irfan insanı olarak okuyucuya sunuyor. Roman, Gazâlî’nin ilim dünyasında yükselişini, şöhretle imtihanını, iç dünyasında yaşadığı sarsıntıları ve nihayet hakikate yönelişini roman diliyle anlatıyor. Batı dünyasında da "Algazel" adıyla tanınan İmam Gazâlî; felsefe, metafizik, bilgi teorisi ve din-akıl ilişkisi alanlarında derin izler bırakmış bir düşünür olarak kabul ediliyor. Onun filozoflarla hesaplaşması, yalnızca bir reddiye niteliği taşımıyor; insan aklının sınırlarını, bilginin güvenilirliğini ve inancın temellerini sorgulayan büyük bir düşünce hamlesi olarak da değerlendiriliyor. Türkiye’de İmam Gazâlî’nin hayatını roman formunda ele alan dikkat çekici çalışmalardan biri olan Tûs’un Gülü, İslâm medeniyetinin büyük bir şahsiyetini edebiyatın imkânlarıyla bugüne taşıyor. Eser, aynı zamanda modern insanın inanç, şüphe, arayış ve hakikat karşısındaki durumuna da güçlü bir ayna tutuyor. Yeni yayımlanan romanın dağıtımı sürüyor. Okuyucular, Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî) adlı eseri şimdilik kitapyurdu.com üzerinden sipariş edebiliyor. Kitabın kısa süre içinde diğer çevrim içi satış platformlarında ve kitabevlerinde de yerini alması bekleniyor.
Çankırı’da el emeği eserler görücüye çıktı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:19 Çankırı’da el emeği eserler görücüye çıktı Çankırı’da 18 Mayıs Müzeler Günü kutlamaları kapsamında düzenlenen sergide eskiye dönük el sanatları ürünler vatandaşla buluştu. Çankırı’da, 18 Mayıs Müzeler Günü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen sergide çeşitli eskiye dönük el sanatları ürünler vatandaşla buluştu. Çankırı Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirası yansıtan çok sayıda eser sergilendi. Sergide müzede bulunan tarihi eserlerin resmedildiği çizimler, seramik çalışmaları ve çeşitli el sanatları ürünleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Özellikle öğrenciler tarafından hazırlanan desen çalışmaları ve el emeği ürünler dikkat çekti. Sergiyi ziyaret eden vatandaşlar, tarihi eserlerden ilham alınarak hazırlanan çalışmaları inceleme fırsatı buldu. "İki yıldır düzenli olarak bu etkinliğe katılıyoruz" Düzenli olarak etkinliğe katıldıklarını söyleyen Atatürk Ortaokulu Görsel Sanatlar Öğretmeni iki yıldır düzenli olarak bu etkinliğe katılıyoruz. Bu yıl da farklı olarak desen çalışmalarıyla katıldık. Öğrenciler arkeoloji bölümünü gezdiler, ardından Şirin Zerey Koç, "Öğrencilerimizle birlikte çalışmaları atölye ortamında tamamladık. Dileyen öğrenciler karakalem, dileyen ise pastel boya ile çalıştı. Toplamda 22 eserimiz var. Bunlar müzedeki arkeoloji bölümü eserlerinden esinlenilerek yapıldı. Çocuklarımız kendi yorumlarını da katarak güzel çalışmalar ortaya çıkardı. Çalışmalarımızdan iki tanesi karakalem" dedi. "24 farklı seramik çalışmamı getirdim" 24 farklı sereini müzede sergildiğini söyleyen Iğdır Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Elçin Telli, "Çankırı Müzesi’ne 24 farklı seramik çalışmamı getirdim. Her biri iki kez fırınlandı ve 940 derecede pişirildi. Müzeler Günü kapsamında buraya geldim ancak sergim yaklaşık bir ay açık kalacak. Bu sergide üç farklı konuyu ele aldım. Küçük Ağrı Dağı, Büyük Ağrı Dağı ve İnandık Vazosu gibi ürünler yer alıyor. Burada okulları ve vatandaşları ağırlıyoruz. Katılımcılardan yoğun ilgi görüyoruz" diye konuştu. Çankırı Müzesi Müdürü Demet Göçer Yıldız ise "18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü nedeniyle müzemizde çeşitli etkinlikler yaptık. İnsanlarımız mutlu oldu, bizler de mutlu olduk" ifadelerini kullandı.
Karadeniz Ereğli’de Wegh rüzgarı; gençler konserde coştu
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:50 Karadeniz Ereğli’de Wegh rüzgarı; gençler konserde coştu Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde Cehennemağzı Amfi Tiyatro Acheron Sahne’de düzenlenen konser yoğun ilgi gördü. Organizasyonu üstlenen 3M Production, gerçekleştirdiği başarılı etkinlikle vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Karadeniz Ereğli’de sosyal ve kültürel etkinliklere katkı sunmaya devam eden 3M Production tarafından organize edilen gecede genç sanatçı Wegh sahne aldı. Günler öncesinden hazırlıkları tamamlanan etkinlikte ses, ışık ve sahne sistemleri profesyonel şekilde hazırlanırken, organizasyon alanında geniş güvenlik önlemleri de alındı. Özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde Wegh, sevilen şarkılarını hayranları için seslendirdi. Konser alanını dolduran yüzlerce vatandaş sanatçının parçalarına hep bir ağızdan eşlik ederken, gecede renkli ve coşkulu görüntüler oluştu. Sahne performansı ve enerjisiyle büyük beğeni toplayan sanatçı, dinleyicilerden tam not aldı. 3M Production firması sahibi Mehmet Sarıoğlu etkinlik sonrası yaptığı açıklamada vatandaşların ilgisinden memnun olduklarını ifade ederek, "Karadeniz Ereğli’de vatandaşlarımızı kaliteli organizasyonlarla buluşturmaya devam ediyoruz. Cehennemağzı Amfi Tiyatro Acheron Sahne’de çok güzel bir atmosfer oluştu. Gençlerimizin enerjisi ve konsere gösterdiği ilgi bizleri mutlu etti. Önümüzdeki süreçte de farklı etkinlik ve konserlerle Karadeniz Ereğli’de olmaya devam edeceğiz" dedi. Gece geç saatlere kadar süren konser sorunsuz şekilde tamamlanırken, vatandaşlar benzer organizasyonların devam etmesini istedi.
Mezitli’de Başkan Tuncer personelle bayramlaştı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:10 Mezitli’de Başkan Tuncer personelle bayramlaştı Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Kurban Bayramı öncesinde belediye personeliyle bayramlaşarak çalışanların özverili hizmetleri için teşekkür etti. Tuncer, "Mezitli’nin daha modern ve yaşanabilir bir kent olması için hep birlikte çalışıyoruz" dedi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Kurban Bayramı öncesinde belediye personeliyle düzenlenen bayramlaşma programında bir araya geldi. Belediye ana hizmet binasında gerçekleşen programda çalışanlarla tek tek bayramlaşan Başkan Tuncer, personelin özverili çalışmalarına teşekkür etti. Mezitli Belediyesinin her alanda yürüttüğü hizmetlerde ekip ruhunun önemine dikkat çeken Başkan Tuncer, belediye çalışanlarının emek ve gayreti sayesinde ilçeye değer katıldığını ifade etti. Vatandaşlara sunulan hizmetlerin arkasında güçlü bir ekip çalışması bulunduğunu belirten Tuncer, kurum içindeki birlik ve dayanışmanın başarıyı beraberinde getirdiğini söyledi. Konuşmasında belediye personelinin katkısına vurgu yapan Başkan Tuncer, "Mezitli’nin daha modern, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir kent olması için hep birlikte çalışıyoruz. Vatandaşlarımızdan aldığımız olumlu geri dönüşlerde sizlerin emeği ve alın teri var. Hepinize özverili çalışmalarınız için teşekkür ediyorum" dedi. Bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendiren özel günlerden biri olduğunu ifade eden Tuncer, tüm personele aileleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu. Program, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve bayramlaşmanın ardından sona erdi.
Şifahanede asırlar sonra yeniden ritim yükseldi
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:53 Şifahanede asırlar sonra yeniden ritim yükseldi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nda gerçekleştirdikleri ritim etkinliğiyle müzikle şifa geleneğini yaşattı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanan "Tıpta Ritim Şifahane’de Ritim: Divriği’de Müzikle Şifanın İzinde" programı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nda gerçekleştirildi.Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında desteklenen etkinlikte, tıp fakültesi öğrencileri ritim performansları sergiledi. Tarihi şifahanede gerçekleştirilen programda öğrenciler, müzikle şifa geleneğini ritim gösterileriyle yeniden canlandırdı. Programa Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengül, Divriği Kaymakamı İlyas Kılıç, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Salih Cem İnan, Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Esra Meral Uslu, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengül, öğrencilerin yalnızca akademik değil sosyal, kültürel ve sanatsal alanlarda da gelişim göstermelerinin önemli olduğunu ifade etti. Şengül, tarihi ve kültürel mirasın öğrencilerle buluşturulmasının önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Programın danışmanlığını yürüten Tıp Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Deniz Şahin İnan ise etkinliğin deneyimsel eğitim anlayışıyla hazırlandığını ifade etti. Etkinlik kapsamında katılımcılara Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası gezdirilerek tarihi yapı hakkında bilgi verildi. Program, ritim performanslarının ardından sona erdi.
Sezai Karakoç’un gizli arşivi ilk kez ortaya çıktı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:52 Sezai Karakoç’un gizli arşivi ilk kez ortaya çıktı Sezai Karakoç’un daha önce hiç gün yüzüne çıkmamış arşiv belgeleri, el yazıları, ilk baskı eserleri ve şahsi daktilosu ‘Zamana Adanmış Sözler’ sergisinde ilk kez sanatseverlerle buluştu. Türk düşünce ve edebiyat dünyasının güçlü isimlerinden Sezai Karakoç’un fikir, sanat ve medeniyet anlayışını çok yönlü biçimde ele alan ‘Zamana Adanmış Sözler’ sergisi kapılarını Rami Kütüphanesi’nde ziyaretçilere açtı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan sergide, büyük ustanın edebi mirasını yansıtan çok sayıda özel eser sanatseverlerle buluşurken Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sergiyi ziyaret ederek sergide yer alan arşiv materyalleri hakkında bilgi aldı. Sergi kapsamında Sezai Karakoç’un edebi ve fikri mirasını yansıtan özel eserler, arşiv belgeleri ve kaligrafi seçkileri 22 Haziran’a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Karakoç’un düşünce dünyasına yolculuk Bakan Ersoy, Sezai Karakoç’un yalnızca şiirleriyle değil; hikayelerden tiyatro eserlerine, incelemelerden denemelere ve düşünce yazılarına uzanan çok yönlü bir edebi miras bıraktığını ifade ederek, "insanıyla ve hatta insanlıkla hemhal olmak adına her yola bir not düşmüş; bir açıklama, bir cevap, kimi zaman sorular bırakmış bir isim" olduğunu söyledi. II. Dünya Savaşı’nın insanlık üzerinde bıraktığı yıkıma ve modern dünyanın krizlerine dikkat çeken Ersoy, Sezai Karakoç’un bu süreçlerle yüzleştiğini, bunları inkar etmediğini belirterek tüm bu buhranlardan güçlü bir umut devşirdiğini anlattı. Ersoy, Karakoç’un "insanların tükenişi gördüğü ve kabullendiği yerde Diriliş mücadelesine revan olduğunu" ifade etti. Sezai Karakoç anlamak için mücadelesini bilmek gerekir Sezai Karakoç’un düşünce dünyasının kısa sürede anlaşılabilecek bir yapı olmadığını vurgulayan Ersoy, büyük ustayı anlamak için onun mücadelesini, savunduğu değerleri ve yaşamını iyi bilmek gerektiğini söyledi. Konuşmasında Karakoç’un ‘Kar’ şiirine de değinen Bakan Ersoy, şu satırları okudu: "Benim bu şiirimi anlayacaksın / Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın / Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın." Bu özel seslenişin Sezai Karakoç’u anlamak adına önemli bir öğüt niteliği taşıdığını belirten Ersoy, hem Karakoç’un eserlerini hem de ‘Diriliş’ düşüncesi etrafında şekillenen milli, manevi ve insani değerler bütününü okuyup içselleştirmenin önemine işaret etti. İlk kez sergilenen özel belgeler dikkat çekti Bakan Ersoy, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün Sezai Karakoç’un düşünce dünyasını, edebi mirasını ve kültürel etkisini farklı katmanlarıyla görünür kılmayı amaçlayan kapsamlı bir kültür-sanat etkinliği tertip ettiğini dile getirdi. Serginin ayrıntılarını paylaşan Ersoy, Sezai Karakoç’un farklı dönemlerde yayımlanan eserlerinin ilk baskılarının, Diriliş dergisinin farklı dönem sayılarının ve daha önce kamuoyu ile paylaşılmamış arşiv değeri taşıyan çeşitli belge ve materyallerin yer aldığını kaydetti. Ersoy, "El yazısı ile yazılmış yazı taslaklarının bulunduğu defter, Diriliş Partisi Genel Başkanı sıfatıyla 1992 yılında Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’e yazılmış ıslak imzalı belge, dedesi Hüseyin Efendi’ye takdim edilmiş Plevne Madalyası’nın görseli ve açıklaması ile Sezai Karakoç’un şahsi daktilosu ilk kez sergilenen materyallerden bazıları" dedi. Karakoç’un kelimeleri sanat eserine dönüştü Kaligrafi sanatçısı Sabahattin Nayır tarafından Sezai Karakoç’un şiirlerinden, denemelerinden ve fikir metinlerinden ilham alınarak hazırlanan toplam 30 ayrı özel kaligrafi seçkisinin de sergide yer aldığını dile getiren Ersoy, seçkilerin kelime ile estetiği, düşünce ile sanatı aynı zeminde buluşturduğunu sözlerine ekledi. "Bir fikir ve medeniyet yürüyüşünün izlerini takip etmeyi hedefledik" Serginin aynı zamanda sanat ve zarafeti buluşturan özel bir kültürel hafıza alanı oluşturmak amacıyla hazırlandığını ifade eden Bakan Ersoy, ziyaretçilerin sergiyle Sezai Karakoç’a dair çok yönlü bilgiye erişme ve büyük ustanın dünyasını farklı pencerelerden deneyimleme imkanı bulacağını söyledi. Sergide yalnızca biyografik veya edebi bir anlatı sunmayı değil, aynı zamanda bir fikir ve medeniyet yürüyüşünün izlerinin takip edilebilmesini hedeflediklerini kaydeden Ersoy, Sezai Karakoç’un ‘Diriliş’ düşüncesi etrafında şekillenen entelektüel mirasını genç kuşaklarla yeniden buluşturmak istediklerini ifade etti. Bakan Ersoy, ziyaretçilere modern dünyanın krizleri karşısında anlam, hakikat, ahlak ve medeniyet üzerine yeniden düşünme imkanı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Konuşmasının sonunda Sezai Karakoç’u rahmetle, saygıyla ve minnetle andığını belirten Bakan Ersoy, emeği geçen ve destek sunan herkese teşekkür etti. Ersoy, konuşmasını Sezai Karakoç’un şu sözleriyle tamamladı: "Milletim; Doğu’ya, Batı’ya dur diyecek güç, sensin. Kendini bildiğin gün, kurtulacaksın. Ve bütün insanlığı kurtaracaksın."
Sezai Karakoç’un gizli arşivi ilk kez ortaya çıktı
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:50 Sezai Karakoç’un gizli arşivi ilk kez ortaya çıktı Sezai Karakoç’un daha önce hiç gün yüzüne çıkmamış arşiv belgeleri, el yazıları, ilk baskı eserleri ve şahsi daktilosu ‘Zamana Adanmış Sözler’ sergisinde ilk kez sanatseverlerle buluştu. Türk düşünce ve edebiyat dünyasının güçlü isimlerinden Sezai Karakoç’un fikir, sanat ve medeniyet anlayışını çok yönlü biçimde ele alan ‘Zamana Adanmış Sözler’ sergisi kapılarını Rami Kütüphanesi’nde ziyaretçilere açtı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan sergide, büyük ustanın edebi mirasını yansıtan çok sayıda özel eser sanatseverlerle buluşurken Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sergiyi ziyaret ederek sergide yer alan arşiv materyalleri hakkında bilgi aldı. Sergi kapsamında Sezai Karakoç’un edebi ve fikri mirasını yansıtan özel eserler, arşiv belgeleri ve kaligrafi seçkileri 22 Haziran’a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Karakoç’un düşünce dünyasına yolculuk Bakan Ersoy, Sezai Karakoç’un yalnızca şiirleriyle değil; hikayelerden tiyatro eserlerine, incelemelerden denemelere ve düşünce yazılarına uzanan çok yönlü bir edebi miras bıraktığını ifade ederek, "insanıyla ve hatta insanlıkla hemhal olmak adına her yola bir not düşmüş; bir açıklama, bir cevap, kimi zaman sorular bırakmış bir isim" olduğunu söyledi. II. Dünya Savaşı’nın insanlık üzerinde bıraktığı yıkıma ve modern dünyanın krizlerine dikkat çeken Ersoy, Sezai Karakoç’un bu süreçlerle yüzleştiğini, bunları inkar etmediğini belirterek tüm bu buhranlardan güçlü bir umut devşirdiğini anlattı. Ersoy, Karakoç’un "insanların tükenişi gördüğü ve kabullendiği yerde Diriliş mücadelesine revan olduğunu" ifade etti. Sezai Karakoç anlamak için mücadelesini bilmek gerekir Sezai Karakoç’un düşünce dünyasının kısa sürede anlaşılabilecek bir yapı olmadığını vurgulayan Ersoy, büyük ustayı anlamak için onun mücadelesini, savunduğu değerleri ve yaşamını iyi bilmek gerektiğini söyledi. Konuşmasında Karakoç’un ‘Kar’ şiirine de değinen Bakan Ersoy, şu satırları okudu: "Benim bu şiirimi anlayacaksın / Bu şiirimi anlayınca beni anlayacaksın / Her şeyi beni anlayınca anlayacaksın." Bu özel seslenişin Sezai Karakoç’u anlamak adına önemli bir öğüt niteliği taşıdığını belirten Ersoy, hem Karakoç’un eserlerini hem de ‘Diriliş’ düşüncesi etrafında şekillenen milli, manevi ve insani değerler bütününü okuyup içselleştirmenin önemine işaret etti. İlk kez sergilenen özel belgeler dikkat çekti Bakan Ersoy, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün Sezai Karakoç’un düşünce dünyasını, edebi mirasını ve kültürel etkisini farklı katmanlarıyla görünür kılmayı amaçlayan kapsamlı bir kültür-sanat etkinliği tertip ettiğini dile getirdi. Serginin ayrıntılarını paylaşan Ersoy, Sezai Karakoç’un farklı dönemlerde yayımlanan eserlerinin ilk baskılarının, Diriliş dergisinin farklı dönem sayılarının ve daha önce kamuoyu ile paylaşılmamış arşiv değeri taşıyan çeşitli belge ve materyallerin yer aldığını kaydetti. Ersoy, "El yazısı ile yazılmış yazı taslaklarının bulunduğu defter, Diriliş Partisi Genel Başkanı sıfatıyla 1992 yılında Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’e yazılmış ıslak imzalı belge, dedesi Hüseyin Efendi’ye takdim edilmiş Plevne Madalyası’nın görseli ve açıklaması ile Sezai Karakoç’un şahsi daktilosu ilk kez sergilenen materyallerden bazıları" dedi. Karakoç’un kelimeleri sanat eserine dönüştü Kaligrafi sanatçısı Sabahattin Nayır tarafından Sezai Karakoç’un şiirlerinden, denemelerinden ve fikir metinlerinden ilham alınarak hazırlanan toplam 30 ayrı özel kaligrafi seçkisinin de sergide yer aldığını dile getiren Ersoy, seçkilerin kelime ile estetiği, düşünce ile sanatı aynı zeminde buluşturduğunu sözlerine ekledi. "Bir fikir ve medeniyet yürüyüşünün izlerini takip etmeyi hedefledik" Serginin aynı zamanda sanat ve zarafeti buluşturan özel bir kültürel hafıza alanı oluşturmak amacıyla hazırlandığını ifade eden Bakan Ersoy, ziyaretçilerin sergiyle Sezai Karakoç’a dair çok yönlü bilgiye erişme ve büyük ustanın dünyasını farklı pencerelerden deneyimleme imkanı bulacağını söyledi. Sergide yalnızca biyografik veya edebi bir anlatı sunmayı değil, aynı zamanda bir fikir ve medeniyet yürüyüşünün izlerinin takip edilebilmesini hedeflediklerini kaydeden Ersoy, Sezai Karakoç’un ‘Diriliş’ düşüncesi etrafında şekillenen entelektüel mirasını genç kuşaklarla yeniden buluşturmak istediklerini ifade etti. Bakan Ersoy, ziyaretçilere modern dünyanın krizleri karşısında anlam, hakikat, ahlak ve medeniyet üzerine yeniden düşünme imkanı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Konuşmasının sonunda Sezai Karakoç’u rahmetle, saygıyla ve minnetle andığını belirten Bakan Ersoy, emeği geçen ve destek sunan herkese teşekkür etti. Ersoy, konuşmasını Sezai Karakoç’un şu sözleriyle tamamladı: "Milletim; Doğu’ya, Batı’ya dur diyecek güç, sensin. Kendini bildiğin gün, kurtulacaksın. Ve bütün insanlığı kurtaracaksın." (BS-
Mersin’in tarihine ışık tutuluyor
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:37 Mersin’in tarihine ışık tutuluyor Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin kültürel mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen Mersin Kent Belleği Ofisi Söyleşilerinin 8’incisinde ’Hamidiye Kışlası’ ele alındı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen ’Geçmişin İzinde Mersin Hamidiye Kışlası’ söyleşisinde Dr. Mustafa Erim, yapının tarihsel önemini anlattı. Erim, Sultan II. Abdülhamid döneminde 1904 yılında Hamidiye Alayları için inşa edilen yapının Osmanlı döneminde askeri kışla olarak kullanıldığını belirtti. Cumhuriyet döneminde 23. Piyade Alayının kullandığı binanın, II. Dünya Savaşı sırasında ise geçici olarak Deniz Okullarına ev sahipliği yaptığını ifade eden Erim, yapının 1984 yılında Milli Emlak tarafından gerçekleştirilen ihale sonrası yıkıldığını söyledi. Erim, Hamidiye Kışlasının yok edilmesinin kent kimliği açısından büyük bir kayıp olduğunu dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça ise söyleşilerin yaz boyunca devam edeceğini belirtti. Mersin Bellek Ofisinin çalışmalarını yürüttüğü tarihi binada geçmişin izlerini paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Akça, MEDEKA’nın 2019 yılında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde kurulduğunu kaydetti. Kurulda edebiyat, kent tarihi, plastik sanatlar, sahne sanatları, turizm, arkeoloji ve gastronomi gibi farklı alanlardan isimlerin yer aldığını aktaran Akça, düzenli toplantılardan çıkan görüşlerin belediyenin kültür ve kent politikalarına yön verdiğini söyledi. Kentin tarihsel dokusuna sahip çıkmayı amaçladıklarını vurgulayan Akça, söyleşi, dinleti ve kültür sanat etkinliklerinin yaz boyunca süreceğini ifade etti. Etkinliğe katılan vatandaşlardan Cenk Ayhan Ceritoğlu da söyleşinin oldukça verimli geçtiğini belirterek, Hamidiye Kışlasının bugün hala ayakta olmasını arzu ettiğini söyledi. Büyükşehir Belediyesinin kent belleğine sahip çıkmasını takdir ettiğini dile getiren Ceritoğlu, bu çalışmaların genç nesillere Mersin sevgisini aktaracağını ifade etti. 75 yaşındaki Selami Gedik ise kent belleği adına önemli çalışmalar yapıldığını belirterek, Bellek Ofisinde tarih meraklıları, arkeologlar ve öğrencilerin bir araya geldiğini söyledi. Kent anılarının kayıt altına alınarak kitaplaştırıldığını ifade eden Gedik, gelecek nesillerin Mersin’in geçmişini öğrenebilmesi için çalışmalara destek verdiğini kaydetti.