KÜLTÜR SANAT
Pamukkale’de 100 eser sanatseverle buluştu 25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:00:48 Denizli’de Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi tarafından düzenlenen ve geleneksel Türk-İslam sanatlarından oluşan "Manevi Değerler" sergisi kapılarını açtı. Sergi, 9 usta öğretici ve 50’ye yakın kursiyerin aylar süren titiz çalışmalarının ürünü olan 100’e yakın eser sergilendi. Denizli’de Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi tarafından düzenlenen ve geleneksel Türk-İslam sanatlarından oluşan "Manevi Değerler" sergisi kapılarını açtı. Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi, Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yıl dönümü ve mübarek Ramazan ayı vesilesiyle hazırlanan özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, 9 usta öğretici ve 50’ye yakın kursiyerin aylar süren titiz çalışmalarının ürünü olan 100’e yakın nadide eseri bir araya getiriyor. "100’e yakın eseri sergilemenin mutluluğunu yaşıyoruz" Sergilenen eserlerin büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Pamukkale Halk Eğitimi Müdürü Cengiz Sarıca; "Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yılı vesilesiyle düzenlediğimiz bu anlamlı sergide bir aradayız. Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi olarak usta öğreticilerimiz ve kursiyerlerimizle birlikte 100’e yakın eseri sergilemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sergimizin temasını manevi değerlerimize göre belirledik" dedi. Ramazan ayının ruhuna uygun olarak hazırlanan sergide; Hüsnühat, Tezhip ve Ebru sanatlarından oluşan çalışmalar ağırlık merkezi oluşturuyor. Maneviyatın sanatla buluştuğu bu eserler, ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Düzenlenen sergide; Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çimen, Pamukkale Halk Eğitimi Müdürü Cengiz Sarıca ve vatandaşların katılımı ile gerçekleştirildi.
Kütahya Abdurrahman Paşa İlkokulunda Ramazan coşkusu
24 Şubat 2026 Salı - 10:21 Kütahya Abdurrahman Paşa İlkokulunda Ramazan coşkusu Kütahya’da "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında Abdurrahman Paşa İlkokulu’nda Ramazan coşkusu yaşandı. "Maarifin Kalbinde Ramazan" programı, öğrencilerin samimiyeti ve içtenliğiyle anlam kazanan özel bir buluşmaya dönüştü. Etkinlik, Ramazan davulcusu kıyafetiyle maniler söyleyerek sahneye çıkan öğrencinin gerçekleştirdiği sıcak karşılama ile başladı. Okulda oluşan manevi atmosfer, daha ilk andan itibaren katılımcılara Ramazan’ın ruhunu hissettirdi. Ardından sahnelenen Karagöz ile Hacivat gösterisi, geleneksel kültürün izlerini taşıyan keyifli anlara sahne oldu. Öğrenciler hem eğlendi hem de kültürel değerleri yaşayarak öğrenme fırsatı buldu. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhu ise okulun her köşesinde hissedildi. Öğrenciler kendi harçlıklarından pay ayırarak ve velilerin de destekleriyle yaklaşık 50 Ramazan kolisi hazırladı. Bu anlamlı çalışma, küçük yüreklerin büyük iyiliklere vesile olabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Sınıflarda ve teneffüslerde hep birlikte söylenen ilahiler, Ramazan’ın huzurunu ve birlik duygusunu okul iklimine taşıdı. Neşeyle yükselen ezgiler eşliğinde öğrenciler hem eğlendi hem de manevi değerleri benimsedi. Programa, AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı ve İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz da katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Bu anlamlı buluşma; paylaşmanın, kardeşliğin ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yerini aldı.
Erzurum’dan Balkan Cephesi’ne uzanan bir telgraf
24 Şubat 2026 Salı - 10:19 Erzurum’dan Balkan Cephesi’ne uzanan bir telgraf Balkan Savaşları’nın en buhranlı günlerinde, Erzurum’a bağlı Narman Kazası Müftüsü Habip Efendi’nin Şark Ordusu Umum Kumandanlığı’na çektiği telgraf ve buna verilen resmî cevap, dönemin millî müdafaa anlayışını ortaya koyan önemli bir vesika olarak gün yüzüne çıktı. Araştırmacı Taner Özdemir tarafından yapılan arşiv çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan söz konusu telgrafta; Müftü Habip Efendi, vatan müdafaasının yalnız asker evlatların değil, milletin bütün fertlerinin müşterek vazifesi olduğunu ifade ederek cephede fiilen görev almak istediğini arz ediyor. Metinde, vatan topraklarının "nice şehid kanlarıyla yoğrulmuş mukaddes bir emanet" olduğu vurgulanırken, bu emaneti korumanın dinî ve millî bir sorumluluk olduğu açık biçimde dile getiriliyor. "Millî müdafaa konusundaki hassasiyet" Araştırmacı Taner Özdemir, Habip Efendi’nin müracaatına, Başkumandanlık Vekâleti Erkân-ı Harbiye Birinci Şubesi tarafından resmî bir cevap verildiği ve gösterilen fedakârlık iradesi dolayısıyla teşekkür edildiğinin anlaşıldığını ifade ederek, "Cevap yazısında, taşra ulemasının millî müdafaa konusundaki hassasiyetinin takdirle karşılandığı belirtiliyor. Böylece merkezî askerî idare ile taşradaki dinî otorite arasında güçlü bir dayanışma ve karşılıklı itimat zemini bulunduğu görülüyor. Belgede ayrıca, kadınların yaralılara bakmak ve cepheye cephane taşımak; erkeklerin ise düşman karşısında mücadele etmek üzere hazır olduklarına dair ifadeler yer alıyor. Bu yönüyle metin, yalnız askerî bir yazışma değil; topyekûn bir toplumsal seferberlik anlayışının da somut bir göstergesi niteliği taşıyor" dedi. "Sıradan bir tebrik metni değil" Söz konusu tarihî belge, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir tarafından yapılan arşiv çalışmaları neticesinde ortaya çıkarıldı. Özdemir, belgenin din-devlet ilişkileri, taşra ulemasının konumu ve millî bilinç tarihi açısından çok katmanlı bir kaynak değeri taşıdığını belirtti. Taner Özdemir değerlendirmesinde, "Bu telgraf sıradan bir tebrik metni değildir. Doğrudan cephede hizmet talebini içeren açık bir irade beyanıdır. Din adamlarının yalnızca manevî destek sunmakla yetinmediğini; gerektiğinde fiilî sorumluluk almaya hazır olduklarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir." ifadelerini kullandı. Ortaya çıkarılan yazışma, Balkan Savaşları sürecinde Anadolu’nun doğusunda şekillenen millî sorumluluk bilincine dair önemli bir arşiv tanıklığı olarak değerlendiriliyor.
Başkan Bozbey’den Batı Trakya’ya çıkarması
23 Şubat 2026 Pazartesi - 22:13 Başkan Bozbey’den Batı Trakya’ya çıkarması Ramazan programı kapsamında Batı Trakya’ya giden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, soydaşlarla kucaklaşıp hem vefa duygusunu tazeledi hem de kardeşlik bağlarını daha da güçlendirdi. Ramazan programı kapsamında ilk olarak Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’i Gümülcine’deki kabri başında anan Başkan Mustafa Bozbey, daha sonra Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal’ı, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’i, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan’ı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretlere CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, BALKANTÜRKSİAD Başkanı İskender İskenderoğlu ve Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi Başkanı Hasan Karaömer de eşlik etti. Ziyaretlerde Bursa’nın fethinin 700. Yılı anısına özel olarak hazırlanan kartpostallar ve pullardan hediye eden Başkan Mustafa Bozbey, Batı Trakya’daki soydaşların dayanışma içinde olmasının memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’i kabri başında rahmet ve minnetle andıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, soydaşların hak mücadelesine ömrünü adayan Dr. Sadık Ahmet’in aziz hatırasını yaşatmaya, ortaya koyduğu kararlı duruşu gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini belirtti. Program kapsamında Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal’la da bir araya geldiklerini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Batı Trakya’daki soydaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Bursalı hemşehrilerimizi bu anlamlı coğrafyada temsil ediyoruz. Ayrıca Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sayın Sedat Hasan ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa ile de buluştuk. Batı Trakya’daki soydaşlarımızın manevi değerlerini paylaşmaya, gönül birliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz" dedi.
Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:33 Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki güneş saatiyle Paflagonya tarihi gün yüzüne çıkarılacak. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti’nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye’de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu’nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve M.Ö. 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü’deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü’nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya başladık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı M.Ö. 3’üncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu’nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu’nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanladaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya’daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, M.S. 3’üncü veya 5’inci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.
Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:15 Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle ilgili Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan projeyle Paflagonya tarihine ışık tutulacak. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti’nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim tarihi bakış açısıyla kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye’de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu’nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve milattan önce 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü’deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü’nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya çalıştık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı milattan sonra üçüncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu’nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu’nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis’inde dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanlardaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya’daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, milattan sonra üçüncü veya beşinci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.