Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Malatya’da 4,4 büyüklüğünde deprem
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Almanya'da vicdani retçilerin sayısında dikkat çeken artış
Rusya, Odessa’yı vurdu: 10 yaralı
Küçükçekmece Gölü kırmızıya döndü
Beykoz’daki yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
KÜLTÜR SANAT
Bodrum’da perde "Cambazın cenazesi" ile kapanıyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:39:20
Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu sezonu "Cambazın cenazesi" oyunu ile kapatırken, bugüne kadar 29 gösterimle 4 bin seyirciye ulaştı. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, sanatla dolu bir sezonu güçlü bir finalle noktaladı. Yıl boyunca farklı türlerde birçok yapımı sahneleyen tiyatro, sezonun kapanışını "Cambazın cenazesi" adlı oyunla gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören oyun, tiyatroseverlerden tam not aldı. Şehir tiyatrosu, sezon başından bugüne kadar gerçekleştirdiği 29 gösterimle yaklaşık 4 bin seyirciye ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Yerel tiyatronun gelişimini desteklemek amacıyla yürütülen ortak projeler kapsamında, sezon boyunca 13 farklı oyun 21 gösterimle sahnelenerek toplam bin 842 seyirciye ulaştı. Ayrıca sahne kiralama programı çerçevesinde 57 farklı oyun, Bodrum belediyesi şehir tiyatrosu sahnesinde izleyiciyle buluştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33
Atakum’da "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri
Samsun’un Atakum Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri ile sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Salih Gündoğdu ve Sinan Ayyıldız, Ata Sahne’de seslendirdikleri türkülerle izleyenleri adeta Anadolu’nun dört bir yanına götürdü. Atakum Belediyesi tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin(TBMM) 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri, Ata Sahne Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde akademik çalışmalarını sürdüren sanatçılar, farklı yörelere ait seçkin eserleri güçlü yorumlarıyla seslendirdi. ‘Ayaş Yolları’, ‘Altım Üstüm Kaç Kuruşluk’ ve ‘Divaneyim’ gibi eserlerin yanı sıra bağlama resitalleri de dinleyicilerden büyük alkış aldı. Konser sırasında konuşan Salih Gündoğdu, izleyicilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, uzun süredir birlikte sahne aldıkları Sinan Ayyıldız ile müziğin akışına kendilerini bıraktıklarını ifade etti. Ayyıldız ise yıllar sonra memleketinde sahne almanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayarak, dünyanın farklı noktalarında konserler verdiklerini ancak bu topraklarda aynı duyguları paylaşmanın çok daha özel olduğunu söyledi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel konuşmasında "23 Nisan programımız kapsamında Türk halk müziğine değerli katkılarda bulunan Samsunlu iki büyük sanatçımızı halkımızla buluşturduk. Akademik ve sanatsal çalışmalarıyla, halk müziğine kattıkları değerlerle gönüllerimizde taht kuran, Anadolu ezgilerini dünyaya tanıtan Dr. Öğr. Üyesi Salih Gündoğdu ve Doç. Dr. Sinan Ayyıldız ile ne kadar gurur duysak azdır. Muhteşem bir konsere imza attılar ve 23 Nisan coşkusunu bir kez daha yaşattılar. Sanatçılarımıza, halkımıza ve organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç ise konserin kendilerinde derin izler bıraktığını dile getirerek, sanatçıları her zaman ağırlamak istediklerini söyledi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:46
Sinop’ta sinema şöleni: 5. Film Festivali perdelerini açıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle bu yıl beşincisi düzenlenen Sinop Film Festivali için geri sayım başladı. 4-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival öncesi tanıtım toplantısı, Sinop Cezaevi ve Müzesi’nde yapıldı. Toplantıya Sinop Valisi Mustafa Özarslan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel ile Festival Yönetmeni İzzet Arslan katılarak program ve etkinliklere ilişkin bilgi verdi. Festival Yönetmeni İzzet Arslan, beşinci yılında festivale gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirterek, ulusal yarışma kapsamında 212 filmin başvurduğunu açıkladı. Festivalin yalnızca kısa filmle sınırlı olmadığını vurgulayan Arslan, belgesel, uzun metraj ve uluslararası yapımların da programda yer aldığını ifade etti. Bu yıl ilk kez uluslararası filmlerin gösterileceğini kaydeden Arslan, Filistin temalı yapımların da "çığlığa kulak ver" temasıyla izleyiciyle buluşacağını söyledi. Sinop Valisi Mustafa Özarslan ise festivalin kentin kültürel tanıtımı ve sosyal hayatı açısından önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi. Tarihi cezaevinin festival kapsamında önemli bir etkinlik alanına dönüştüğünü ifade eden Özarslan, etkinliklerin yalnızca şehir merkeziyle sınırlı kalmayacağını, Gerze ve Boyabat gibi ilçelerde de gösterimler yapılacağını belirtti. Özarslan, festivalin herkese açık ve ücretsiz olduğunu vurgulayarak vatandaşları etkinliklere katılmaya davet etti. Festivalin şehirden kırsala kadar geniş bir kitleye ulaşmasını hedeflediklerini ifade eden Özarslan, sinemanın toplumun her kesimiyle buluşmasının önemine dikkat çekti.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17
Arap müziğinin "Süperstar"ı Ragheb Alama ilk kez Türkiye’de konser verecek
Arap dünyasında "The Superstar" lakabıyla tanınan ünlü sanatçı Ragheb Alama, 40 yılı aşkın müzik kariyerinde ilk kez Türkiye’de sahne alacak. Sanatçı, 19 Haziran’da İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, 1980’li yıllardan bu yana Arap pop müziğinin şekillenmesinde önemli rol oynayan ve "The Superstar" olarak anılan Alama, 19 Haziran’da Volkswagen Arena’da sahne alacak. WOVO Entertainment organizasyonuyla gerçekleştirilecek konserde sanatçı, geniş repertuvarını hayranları için seslendirecek. Kariyeri boyunca sayısız ödül kazanan Alama, İstanbul konserinde "Alby Asheqha", "Elli Baana", "Naseeni Eldonia" ve "Tab Leh" gibi liste başı olmuş hit parçalarına da yer verecek. Farklı kuşaklardan dinleyicileri bir araya getirmesi beklenen etkinliğin biletleri, Biletinial üzerinden satışa sunuldu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 11:48
Tarihi Çerkeş Sokağı eski günlerini arıyor
2
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
"Re-New Nature Kütahya" sergisi kapılarını açtı
4
26 Nisan 2026 Pazar- 14:30
"Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı
5
27 Nisan 2026 Pazartesi- 11:38
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:06
Düğüne geç kalana sulu ceza
Manisa’nın Demirci ilçesinde düğüne geç katılan, yemek taşımayan ve oynamayan akrabalar su dolu yalağa atılarak cezalandırılıyor. Demirci’ye bağlı Sevinçler Mahallesinde yıllardır sürdürülen geleneğe göre, düğün törenlerinde mahalle sakinleri, Türk bayrağı açıp davul zurna çalarak damadın akrabalarını evlerinde ziyaret ediyor. Sini çıkarma öncesi mahalle gençleri 4 kişiyi yüzlerini siyaha boyayıp geleneğe göre davul ve zurna önünde oynayarak mahalle sakinleri eğlendirecek dayı başları hazırlanıyor. Evlenecek çifte hediye edilecek eşyalarla hazırlanması gereken sinileri toplayan vatandaşlar, yöresel mani ve deyişlerle ev sahibini dışarı çağırıyor. Ev sahibi evlenecek çift için içerisinde gıda, giyecek ve çeşitli hediyelerin yer aldığı siniyi köyün gençlerine teslim ediyor. Hediyelik sini hazırlanmadıysa ya da siniye yeterli özenin gösterilmediği görülürse mahalle gençleri muhtarın tespiti ile akrabaya bir ceza kesiyor. Düğün sırasında oynamamak, yemek dağıtımına yardım etmemek ve düğüne geç gelmekte ceza gerektirebiliyor. En yaygın ceza ise mahalledeki su dolu yalağa atılmak. Mahallelinin kucaklayarak yalağa attığı ’ilgisiz akrabanın ıslandıktan sonra davul zurna eşliğinde oynaması düğünlere renk katıyor. Su dolu yalağa atılan akrabalar ise çıktıktan sonra davul zurna eşliğinde meydanda oynuyor. Mahalle sakinleri de bu güzel ve eğlenceli geleneği keyifle evlerinin balkonlarından izliyor. "Geleneğimizi yaşatıyoruz" Mahalle sakinlerinden Mehmet Kıran yaptığı açıklamada, "Yıllar öncesinden günümüze gelen bu geleneğimiz sabah sini çıkarmak ile başlar. Akabinde gençlerimiz çeşitli kıyafetler giydirip damadın akrabalarının evlerini gezerek, hazırlanan hediyelik siniler toplanır. Siniye gerekli özeni göstermeyen, düğüne geç gelen ve oynayamayan akrabalar ceza olarak mahalledeki su dolu yalaklara atılır. Hep birlik doyasıya eğleniriz." dedi. (SC-
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:06
Elazığ’da yapımı tam 3 ay sürdü: Pırlanta işlemeli tespih görücüye çıktı
Elazığ’da ilk defa sipariş üzerine yapılan ve pırlanta işlemeli altın püsküllü fil dişi tespih, 3 ay boyunca yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından görücüye çıktı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:57
Tarihe yolculuk başlıyor: Gölbaşı’nda cumhuriyet coşkusuna yakışır gösteri
Gölbaşı Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Ankara’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutan "Şehirlerin Ecesi: Ankara" adlı özel gösteriye ev sahipliği yapacak. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, tarihi destansı bir şekilde anlatacak gösteriye tüm vatandaşları davet etti. Gölbaşı Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. yılı kutlamaları kapsamında tarih ve kültürle harmanlanmış bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. 28 Ekim Salı günü Ata Sahne-TED Ankara Koleji Sahne Sanatları ve Gösteri Merkezi’nde sahnelenecek olan "Şehirlerin Ecesi: Ankara" adlı özel gösteri, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak. Pınar Ayhan’ın anlatımıyla sahneye taşınacak gösteride, Ankara’nın Hititler’den Frigler’e, Roma’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kadim yolculuğu müzik, dans, anlatı ve görsel efektlerle epik bir dille yeniden hayat bulacak. Cumhuriyetin ilanına giden yolda Türkiye’nin kalbi olan Ankara’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutacak olan gösteride tarih, kültür, sanat ve teknoloji aynı sahnede buluşacak. Ayrıca Ankara Kulübü Derneği’ne bağlı seğmenler ve dansçılar, dönemin ruhunu yansıtan etkileyici performanslarıyla sahnede yer alacak. "Cumhuriyet ruhunu, kültür ve sanatla yaşatmak boynumuzun borcudur" Bu özel gösteriye tüm Ankaralıları ve Gölbaşı halkını davet eden Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Cumhuriyetimizin 102. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken, bu kutlu günü yalnızca resmi törenlerle değil, aynı zamanda milletimizin tarihine ve kültürüne ışık tutan sanatsal etkinliklerle de taçlandırmak istedik. Çünkü Cumhuriyet sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda bir zihniyet devrimidir, bir yeniden doğuş hikâyesidir. Bu hikâyenin merkezinde ise Ankara vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde Anadolu’nun bağrında doğan bu yeni devletin başkentinin tarih boyunca nasıl bir medeniyetler köprüsü olduğuna, nasıl bir dirilişe ev sahipliği yaptığına hep birlikte tanık olacağız. ‘Şehirlerin Ecesi: Ankara’ adlı bu özel gösteriyle sadece geçmişe değil, geleceğe de bir ışık tutmak, özellikle genç kuşaklara Ankara’nın ve Cumhuriyet’in önemini anlatmak istiyoruz. Gölbaşı Belediyesi olarak kültür ve sanatın birleştirici, bilinçlendirici gücüne inanıyor, Cumhuriyet coşkusunu halkımızla birlikte sanatın en güzel haliyle kutlamaktan onur duyuyoruz. Gösteriye tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:50
Elazığ’da yapımı tam 3 ay sürdü: Pırlanta işlemeli tespih görücüye çıktı
Elazığ’da ilk defa sipariş üzerine yapılan ve pırlanta işlemeli altın püsküllü fil dişi tespih, 3 ay boyunca yapılan çalışmaların tamamlanmasının ardından görücüye çıktı. Elazığ’da tespih ustası Hadin Bulut tarafından sipariş üzerine ilk defa yapılan pırlanta işlemeli ve altın püsküllü fil dişi tespih, 3 aylık yapım ve işleme süresinin ardından tamamlandı. 3,5 karat pırlantanın ve 5.97 gram altının kullanıldığı fil dişi tespih, görüntüsü ile de dikkat çekiyor. Tespih hakkında açıklamalarda bulunan Hadin Bulut, "Dünyanın en değerli iki madenini orijinal bir fil dişinde birleştirdik. Pırlanta ile altının fil dişinin üzerindeki müthiş görselini yakaladık. Tamamen özel ve sipariş üzerine yapıldı. 3,5 karat pırlanta ve 5.97 gram 14 ayar altın kullanıldı. Fil dişinin de 20 grama yakın malzemesi var. Özel işçilik yapıldı. Fiyat olarak ilk defa yaptığımız için 150 bin liraya yaptık. Aslında ilk defa yaptığımız için işçilik ücreti almadık. İkinci bir sipariş alsak, 200 bin liradan aşağı yapamayız. Çünkü yapımı ortalama 3 ay sürdü" dedi. (EB-CK-
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:33
Mardin Kültür Yolu Festivali’nde 4’üncü gün coşkusu
Mardin Kültür Yolu Festivali, 4’üncü gününde de kentte sanat ve kültür dolu bir atmosfer yaşattı. Festival alanları, her yaştan katılımcıyı etkinliklerle buluşturdu. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda sahne alan sevilen sanatçı Salih Sarıöz, müzikseverlere keyifli bir akşam yaşattı. Kasımiye Medresesi’nde ise M. Fatih Çıtlak ve Hüseyin Cem Durak’ın sohbeti eşliğinde "Nefes-i Abdalan" konseri düzenlendi. İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu’nun tasavvuf ezgileriyle dinleyiciler maneviyat dolu bir atmosferde buluştu. Topluluk, daha sonra postnişin M. Fatih Çıtlak liderliğinde ve Yüce Gümüş’ün sanat yönetmenliğinde gerçekleştirilen "Sema Mukabelesi" ile izleyenlerin beğenisini topladı. Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Vali Kılıçlar Salonu’nda sahnelenen tiyatro oyunu "Gün Eksilmesin Penceremden", Cahit Sıtkı Tarancı’nın yaşamı ve şiirlerinden yola çıkılarak Engin Yüksel tarafından oyunlaştırıldı. Oyunda şairin hayatı, aşkları ve dostlukları sahneye taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen "Anadolu İrfanı ve Aile" konulu söyleşi de vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Moderatörlüğünü Işıl Açıkkar’ın üstlendiği programda Oğuzhan Aydın, Anadolu irfanının aile hayatındaki rolünü ve geleneksel değerlerin günümüz toplumuna yansımalarını anlattı. Mardin Olgunlaşma Enstitüsü’nde gerçekleşen "Sedef Kakma Atölyesi" ise katılımcılara bu geleneksel el sanatını yakından tanıma ve deneyimleme fırsatı sundu. Festival kapsamında 15 Temmuz Parkı’nda kurulan Çocuk köyü, rengarenk aktiviteler, tiyatro gösterileri, atölye çalışmaları ve oyun alanlarıyla çocuklara neşeli anlar yaşattı. Minikler, "Aşuk ile Maşuk" gösterisi ve Burak Sezen ile çocuk şarkılarıyla eğlenceli dakikalar geçirdi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:29
Sultanhisar’da kursiyerler yeni döneme başladı
Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi’nde düzenlenen El Sanatları Kursu’nda yeni dönem başladı. Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi tarafından açılan El Sanatları Kursu, bugün itibariyle eğitime başladı. Kursun açılışı öncesinde öğretmen tarafından düzenlenen kahvaltı etkinliğinde kursiyerler bir araya gelerek hem tanışma hem de kaynaşma fırsatı buldu. Etkinliğe katılan Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Melik Çolak, kursiyerlere yeni eğitim-öğretim döneminde başarılar dileyerek "hayırlı olsun" temennisinde bulundu. El emeği ve üretkenliği destekleyen kursun, hem sosyal etkileşimi artırması hem de kursiyerlerin yeni beceriler kazanması amaçlanırken, Sultanhisar Halk Eğitimi Merkezi’nden yapılan açıklamada "Sultanhisar Merkez Binamızda açılan El Sanatları Kursumuz bugün itibariyle başlamıştır. Kurs öncesinde öğretmenimiz tarafından düzenlenen keyifli bir kahvaltı etkinliği ile kursiyerlerimiz bir araya geldi. Emek veren öğretmenimize ve tüm kursiyerlerimize verimli, üretken ve güzel bir eğitim yılı diliyoruz" ifadeleri yer aldı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:16
Mardin Kültür Yolu Festivalinde dördüncü gün coşkusu
Mardin Kültür Yolu Festivali, dördüncü gününde de kentte sanat ve kültür dolu bir atmosfer yaşattı. Festival alanları, her yaştan katılımcıyı etkinliklerle buluşturdu. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda sahne alan sevilen sanatçı Salih Sarıöz, müzikseverlere keyifli bir akşam yaşattı. Kasımiye Medresesinde ise M. Fatih Çıtlak ve Hüseyin Cem Durak’ın sohbeti eşliğinde "Nefes-i Abdalan" konseri düzenlendi. İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğunun tasavvuf ezgileriyle dinleyiciler maneviyat dolu bir atmosferde buluştu. Topluluk, daha sonra postnişin M. Fatih Çıtlak liderliğinde ve Yüce Gümüş’ün sanat yönetmenliğinde gerçekleştirilen "Sema Mukabelesi" ile izleyenlerin beğenisini topladı. Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Vali Kılıçlar Salonunda sahnelenen tiyatro oyunu "Gün Eksilmesin Penceremden", Cahit Sıtkı Tarancı’nın yaşamı ve şiirlerinden yola çıkılarak Engin Yüksel tarafından oyunlaştırıldı. Oyunda şairin hayatı, aşkları ve dostlukları sahneye taşındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda düzenlenen "Anadolu İrfanı ve Aile" konulu söyleşi de vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Moderatörlüğünü Işıl Açıkkar’ın üstlendiği programda Oğuzhan Aydın, Anadolu irfanının aile hayatındaki rolünü ve geleneksel değerlerin günümüz toplumuna yansımalarını anlattı. Mardin Olgunlaşma Enstitüsünde gerçekleşen "Sedef Kakma Atölyesi" ise katılımcılara bu geleneksel el sanatını yakından tanıma ve deneyimleme fırsatı sundu. Festival kapsamında 15 Temmuz Parkında kurulan Çocuk Köyü, rengarenk aktiviteler, tiyatro gösterileri, atölye çalışmaları ve oyun alanlarıyla çocuklara neşeli anlar yaşattı. Minikler, "Aşuk ile Maşuk" gösterisi ve Burak Sezen ile çocuk şarkıları ile eğlenceli dakikalar geçirdi. (SA-YRT
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:06
81 ilden 81 sanatçı, duygulandıran şarkı ile ’Terörsüz Türkiye’ sürecine destek verdi
Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu’na (MÜZSAN) bağlı 81 ilden 81 sanatçı, duygulandıran sözleriyle dikkat çeken şarkıyı koro halinde seslendirerek ’Terörsüz Türkiye’ sürecine destek verdi. MÜZSAN Genel Başkanı Ahmet Onurlu, "Barış sürecine biz de hazırladığımız özel şarkıyla destek vermek istedik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli öncülüğünde başlatılan ’Terörsüz Türkiye’ sürecine bir destek de Türkiye Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu’ndan (MÜZSAN) geldi. Türkiye’nin 81 ilinden üyesi bulunan Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu (MÜZSAN) Genel Başkanı Ahmet Onurlu öncülüğünde 81 ilden 81 sanatçı bir araya gelerek seslendirdikleri şarkı ile Terörsüz Türkiye sürecine destek ve kardeşlik mesajı verdi. 81 ilden 81 sanatçı, sözleriyle duygulandıran şarkıyı hep bir ağızdan seslendirdi MÜZSAN tarafından düzenlenen ’Terörsüz Türkiye Yolunda Mozaik Türkiye’nin Kardeşliği’ projesi kapsamında Gaziantep buluşan 81 ilden 81 sanatçı, hazırlanan şarkıyı koro halinde hep bir ağızdan seslendirdi. MÜZSAN Genel Başkan Ahmet Onurlu tarafından hazırlanan ve ’bu vatan, bu bayrak bizim, kardeşliktir cümle sözüm, terörsüz Türkiye sözüm, huzur bulsun Türkiye’miz, Türk’ün Kürt’ün sevdası bir, evladı bir, balası bir, aldığımız havası bir, huzur bulsun Türkiye’miz’ sözlerini içeren şarkı ile kardeşlik mesajı verdi. "Barış sürecine biz de MÜZSAN olarak hazırladığımız şarkıyla destek vermek istedik" Terörsüz Türkiye sürecine destek vermek için harekete geçtiklerini ve özel şarkı hazırladıklarını belirten Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu (MÜZSAN) Genel Başkanı Ahmet Onurlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başlatmış olduğu barış sürecine biz de Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu (MÜZSAN) olarak destek vermek istedik. Bu çerçevede 81 ilden 81 sanatçımızı Gaziantep’te buluşturduk ve söz-müziği bana ait olan şarkıyı seslendirerek sürece destek vermek istedik. Türkiye’de yaşayan insanların kardeş olduğunu vurgulamak amacıyla, ’bu vatan, bu bayrak bizim, kardeşliktir cümle sözüm, terörsüz Türkiye sözüm, huzur bulsun Türkiye’miz, Türk’ün Kürt’ün sevdası bir, evladı bir balası bir, aldığımız havası bir, huzur bulsun Türkiye’miz’ sözlerini içeren şarkıyı hep bir ağızdan seslendirdik. Cumhurbaşkanımız böyle bir süreci başlattıktan sonra boş durmak istemedik. Federasyon olarak bu sürece destek vermek için bu eseri düzenledik. Bizim sanatçılar olarak bu sürece destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Herkes taşın altına elini koyarsa süreç daha güzel ilerleyecek" ifadelerini kullandı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:57
81 ilden 81 sanatçı, duygulandıran şarkı ile ’Terörsüz Türkiye’ sürecine destek verdi
Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu’na (MÜZSAN) bağlı 81 ilden 81 sanatçı, duygulandıran sözleriyle dikkat çeken şarkıyı koro halinde seslendirerek ’Terörsüz Türkiye’ sürecine destek verdi. MÜZSAN Genel Başkanı Ahmet Onurlu, "Barış sürecine biz de hazırladığımız özel şarkıyla destek vermek istedik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli öncülüğünde başlatılan ’Terörsüz Türkiye’ sürecine bir destek de Türkiye Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu’ndan (MÜZSAN) geldi. Türkiye’nin 81 ilinden üyesi bulunan Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu (MÜZSAN) Genel Başkanı Ahmet Onurlu öncülüğünde 81 ilden 81 sanatçı bir araya gelerek seslendirdikleri şarkı ile Terörsüz Türkiye sürecine destek ve kardeşlik mesajı verdi. 81 ilden 81 sanatçı, sözleriyle duygulandıran şarkıyı hep bir ağızdan seslendirdi MÜZSAN tarafından düzenlenen ’Terörsüz Türkiye Yolunda Mozaik Türkiye’nin Kardeşliği’ projesi kapsamında Gaziantep buluşan 81 ilden 81 sanatçı, hazırlanan şarkıyı koro halinde hep bir ağızdan seslendirdi. MÜZSAN Genel Başkan Ahmet Onurlu tarafından hazırlanan ve ’bu vatan, bu bayrak bizim, kardeşliktir cümle sözüm, terörsüz Türkiye sözüm, huzur bulsun Türkiye’miz, Türk’ün Kürt’ün sevdası bir, evladı bir, balası bir, aldığımız havası bir, huzur bulsun Türkiye’miz’ sözlerini içeren şarkı ile kardeşlik mesajı verdi. "Barış sürecine biz de MÜZSAN olarak hazırladığımız şarkıyla destek vermek istedik" Terörsüz Türkiye sürecine destek vermek için harekete geçtiklerini ve özel şarkı hazırladıklarını belirten Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu (MÜZSAN) Genel Başkanı Ahmet Onurlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başlatmış olduğu barış sürecine biz de Müzisyenler ve Sanatçılar Federasyonu (MÜZSAN) olarak destek vermek istedik. Bu çerçevede 81 ilden 81 sanatçımızı Gaziantep’te buluşturduk ve söz-müziği bana ait olan şarkıyı seslendirerek sürece destek vermek istedik. Türkiye’de yaşayan insanların kardeş olduğunu vurgulamak amacıyla, ’bu vatan, bu bayrak bizim, kardeşliktir cümle sözüm, terörsüz Türkiye sözüm, huzur bulsun Türkiye’miz, Türk’ün Kürt’ün sevdası bir, evladı bir balası bir, aldığımız havası bir, huzur bulsun Türkiye’miz’ sözlerini içeren şarkıyı hep bir ağızdan seslendirdik. Cumhurbaşkanımız böyle bir süreci başlattıktan sonra boş durmak istemedik. Federasyon olarak bu sürece destek vermek için bu eseri düzenledik. Bizim sanatçılar olarak bu sürece destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Herkes taşın altına elini koyarsa süreç daha güzel ilerleyecek" ifadelerini kullandı. (SVY-Y)
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:30
Filografi ve erhamın buluştuğu tablolar dikkat çekiyor
Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan Elanur Akkuş, geleneksel sanatları modern dokunuşlarla harmanlayarak ortaya birbirinden değerli eserler çıkarıyor. Akkuş’un "filografi" ile "ehramı" bir araya getirdiği tablolar dikkat çekiyor. Üç çocuk annesi Elanur Akkuş, 4 yıl önce eşi vefat ettikten sonra hayat mücadelesine sanatı katarak devam etti. 33 yaşındaki Akkuş, Oltu Kaymakamlığı Aile Destekleme Merkezi’nde açılan filografi kursuna katılarak, bu sanatı profesyonel olarak öğrendi. Kursun ardından balkonuna küçük bir atölye kuran Akkuş, kendisini geliştirerek "filografi" ile "ehramı" bir araya getirerek benzersiz tablolar üretmeye başladı. Filografi sanatını Erzurum’un geleneksel örtüsü olan ehram ile birleştiren Akkuş, evinin balkonunda kurduğu mini atölyede el emeği göz nuru eserler ortaya koyuyor. "Kültürümüzü yaşatmak istedim" Elanur Akkuş, filografi sanatını kültürel değerlerle birleştirme fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: "Filografiyle yıllar önce tanıştım ama 3 yıl önce Aile Destekleme Merkezi’nde kursa gittim. Sonrasında düşündüm ki bu sanatı kendi kültürümüzle nasıl harmanlayabilirim? Annelerimizin mahremiyetini korumak için kullandığı ehramlarla birleştirdim. Anadolu motiflerinden esinlendim. Eskiden insanlar söyleyemediklerini kilim desenlerine işlerdi, ben de bu anlatımı filografiyle birleştirdim. Ortaya çok özel tablolar çıktı." "Komşular rahatsız oldu, sessiz makine aldım" Filografi sanatının çivi çakılarak yapılması nedeniyle evde çalışırken komşularının seslerden rahatsız olduğunu belirten Akkuş, bu durumu çözmek için özel bir sessiz çivi çakma makinesi aldığını ve balkonuna kurduğu atölyede çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Kendi markasını kurarak dijital platformda satışa başladığını belirten Elanur Akkuş, yaptığı tabloları bin TL ile 2 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuyor. "Çocuklarım için ayakta kalmak zorundayım" Sanatı sayesinde hem geçimini sağladığını hem de çocuklarına örnek olmak istediğini dile getiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rabbim bağışlasın 3 çocuğum var. Eşimi 4 yıl önce kaybettim. Onlara daha iyi bir gelecek bırakmak, güçlü bir anne figürü olarak ayakta durmalarını sağlamak istiyorum. Bu nedenle elimden geleni yapıyorum. Bu meslek zor ama çok seviyorum. Satış alanımız şu an kısıtlı ama inşallah daha güzel yerlere geleceğiz. Doğru yolda olduğuma inanıyorum, bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim." Elanur Akkuş’un filografi ve ehramı birleştirdiği sanatı yalnızca geçmişi yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınlara ilham veren bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:23
Vanlı diş hekimi filmleriyle uluslararası ödüller aldı
Van’da görevini sürdüren Diş Hekimi Tahsin Aytekin, çocukluk yıllarından bu yana insan hikâyelerine duyduğu ilgiyi sinemaya taşıyarak, ulusal ve uluslararası birçok festivalde ödül alan filmler çekti. Van’da diş hekimi olarak hastalara şifa dağıtan Dt. Tahsin Aytekin, sinemaya olan ilgisiyle de dikkat çekiyor. Çocukluğunun bir bölümünü geçirdiği Tarsus’taki insan hikâyeleri ve yaşam gözlemleri Dt. Aytekin’i yıllar sonra sinemaya yöneltti. Aytekin’in kendi kaleminden çıkan filmler, Türkiye’de ve yurt dışında birçok festivalde gösterilerek ödüllerle buluştu. Sanata ilgisi lise yıllarında şekillenen Aytekin, ilk olarak Tamara ve Kördüğüm adlı romanlarıyla edebiyat dünyasına adım attı. Ardından 2019 yılında çektiği ‘Oyuncak’ adlı kısa filmle sinemaya yöneldi. Sadece birkaç kişilik bir ekiple çekilen film, kısa süre içinde Amerika’daki bir festivale seçilerek Aytekin’e ilk uluslararası başarısını kazandırdı. Daha sonra Van’ın Başkale ilçesinde belgesel-kurgu tarzında bir film çeken Aytekin, bu yapımıyla da İsveç ve Amerika’daki festivallerde finale kaldı. 2020’nin sonlarında çektiği Tutsak filmi Türkiye’de ödül alırken, New York ve Kaliforniya’daki festivallerde mansiyon ödüllerine layık görüldü. "Kısa filmim Amerika’daki bir festivale gönderildi" İHA muhabirine konuşan Diş Hekimi Tahsin Aytekin, çocukluğunun geçtiği Tarsus’daki yaşamın, Federico Fellini’nin Amarcord filmindeki gibi, kalabalık ve renkli bir ortama sahip olduğunu belirtti. O dönemde insanlar arasında hem neşe hem de hüznün yoğun olduğunu ifade eden Dt. Aytekin, "İnsan halleri, çocukluğumdan beri dikkatimi çekerdi. Bu ilgim, zamanla beni edebiyata yöneltti. Lise yıllarında sanat ve edebiyatla yoğun bir şekilde ilgilendim. Diş hekimi olduktan sonra, 2015 yılında ‘Tamara’ ve ‘Kördüğüm’ adlı iki roman yazdım. Ancak bu kitaplar çok fazla insana ulaşmadı. Daha sonra, kitle iletişim araçlarının geniş bir etki gücüne sahip olduğunu fark ettim ve 2018-2019 yıllarında yazdığım senaryoları sinemaya aktarmaya başladım. 2020’den itibaren ise aktif olarak film çekmeye başladım. 2019-2020 yıllarında ilk kez ‘Oyuncak’ adlı kısa filmimi çektim. Filmi bir odada, yalnızca üç kişiyle gerçekleştirdik. 4-5 dakikalık bu kısa film, küçük bir ekiple çekilmesine rağmen Amerika’daki bir festivale gönderildi ve yalnızca 10 gün sonra seçkiye alındı. Bu gelişme, sinema yolculuğumda bana büyük bir cesaret verdi" dedi. "Çektiğim film finale kalınca sinemaya olan ilgim daha da arttı" Şu ana kadar çektiği filmlerin finallere kalmasıyla sinemaya olan ilgisinin arttığını anlatan Aytekin, "Ardından yeni filmler çekmeye başladım. 2020 yılı içinde Van’ın Başkale ilçesinde, belgesel-kurgu tarzında bir film çektik. Bu film de yurt dışında bir festivale seçildi. Daha sonra ‘Meyvesiz Ağacın Hikâyesi’ adlı yaklaşık 10 dakikalık bir kısa film çektim. Bu film de İsveç ve Amerika’daki festivallerde finale kalınca, sinemaya olan ilgim daha da arttı. 2020’nin sonlarına doğru ‘Tutsak’ adlı filmi çektim. Bu film Türkiye’de ödül aldı, ayrıca New York ve Kaliforniya’da Hungtinton Beach Film Festivali’nde mansiyon ödüllerine layık görüldü. Bu başarılar hem beni hem de çevremdeki insanları motive etti. Van’daki ve diğer şehirlerdeki arkadaşlarımın da ilgisini çekmeye başlayınca, sinemaya verilen destekler arttı. Böylece diş hekimliği dışında sinemayı yavaş yavaş profesyonel bir alana taşımaya başladım. 2021 yılında ‘Dilencinin Kızı’ adlı filmi çektim. Bu film de İsveç’te bir festivalde finale kaldı" diye konuştu. İran Yeni Dalga Sineması’nın sinemaya farklı bir gerçekçilik kazandırdığını ve kendisinin de bundan etkilendiğini ifade eden Aytekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu gerçekçilik, benim gibi birçok sinemacıyı derinden etkilemiştir. Çünkü bu akım, çok sade bir hikâyeyi özgün bir biçimde anlatma gücüne sahiptir ve bu yönüyle dünya sinemasının izleyicilerini derinden etkileyen bir tarz oluşturmuştur. Özellikle ‘Define’ filminde zor şartlarda yaptığımız çekimlerde görüntü yönetmenimiz Hasan Küçükyazıcı’nın disiplinli çalışması, ileri görüşlülüğü ve sinemaya adanmış otantik yapısı işimizin başarıya ulaşmasında büyük pay sahibidir." Öte yandan, Tahsin Aytekin ve ekibi kısa süre içinde iki uzun metrajlı film projesi üzerinde çalışacak. Projelerden biri ‘İskender’, diğeri ise ‘Bir Balığın Hikâyesi’ adıyla sinemaseverlerle buluşmayı hedefliyor.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:12
Elanur Akkuş, filografi ve erhamı buluşturdu
Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Elanur Akkuş, geleneksel sanatları modern dokunuşlarla harmanlayarak ortaya birbirinden değerli eserler çıkarıyor. Üç çocuk annesi Akkuş, eşi vefat ettikten sonra hayat mücadelesine sanatı katarak devam etti. Filografi sanatını Erzurum’un geleneksel örtüsü olan ehram ile birleştiren Akkuş, evinin balkonunda kurduğu mini atölyede el emeği göz nuru eserler ortaya koyuyor. 4 yıl önce eşini kaybeden Akkuş, Oltu Kaymakamlığı Aile Destekleme Merkezi’nde açılan filografi kursuna katılarak bu sanatı profesyonel olarak öğrenmeye başladı. Kursun ardından balkonuna küçük bir atölye kuran Elanur Akkuş, kendisini geliştirerek "filografi" ile "ehramı" bir araya getirerek benzersiz tablolar üretmeye başladı. "Kültürümüzü yaşatmak istedim" Elanur Akkuş, filografi sanatını kültürel değerlerle birleştirme fikrinin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlattı: "Filografiyle yıllar önce tanıştım ama 3 yıl önce Aile Destekleme Merkezi’nde kursa gittim. Sonrasında düşündüm ki, bu sanatı kendi kültürümüzle nasıl harmanlayabilirim? Annelerimizin mahremiyetini korumak için kullandığı ehramlarla birleştirdim. Anadolu motiflerinden esinlendim. Eskiden insanlar söyleyemediklerini kilim desenlerine işlerdi; ben de bu anlatımı filografiyle birleştirdim. Ortaya çok özel tablolar çıktı." "Komşular rahatsız oldu, sessiz makine aldım" Filografi sanatının çivi çakılarak yapılması nedeniyle evde çalışırken komşularının seslerden rahatsız olduğunu belirten Akkuş, bu durumu çözmek için özel bir sessiz çivi çakma makinesi aldığını ve balkonuna kurduğu atölyede çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Kendi markasını kurarak dijital platformda satışa başladığını belirten Elanur Akkuş, yaptığı tabloları bin TL ile 2 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuyor. "Çocuklarım için ayakta kalmak zorundayım" Sanatı sayesinde hem geçimini sağladığını hem de çocuklarına örnek olmak istediğini dile getiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rabbim bağışlasın, 3 çocuğum var. Eşimi 4 yıl önce kaybettim. Onlara daha iyi bir gelecek bırakmak, güçlü bir anne figürü olarak ayakta durmalarını sağlamak istiyorum. Bu nedenle elimden geleni yapıyorum. Bu meslek zor ama çok seviyorum. Satış alanımız şu an kısıtlı ama inşallah daha güzel yerlere geleceğiz. Doğru yolda olduğuma inanıyorum, bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim." Elanur Akkuş’un filografi ve ehramı birleştirdiği sanatı, yalnızca geçmişi yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınlara ilham veren bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor. (DMA-NK)
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder