KÜLTÜR SANAT
Nilüfer’de renkli dayanışma: Sanat ve sevgi panosu 28 Nisan 2026 Salı - 17:53:20 Bursa’da Nilüfer Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Seramik Dayanışma Duvarı’, düzenlenen törenle açıldı. Özel öğrencilerin de dahil olduğu farklı okullar, seramik severler ve sanatçıların destekleriyle tamamlanan eser, Nilüfer’in ‘engelsiz kent’ vizyonunun en renkli ve somut örneklerinden biri oldu. Seramik Dayanışma Duvarı’, İbrahim Yazıcı Stadyumu’nda düzenlenen törenle açıldı. Gerçekleştirilen törende, projenin paydaşları olan Hacı Mehmet Zorlu Özel Eğitim Meslek Okulu, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi, Alara Ortaokulu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Kır Çiçekleri öğrencileri ile öğretmenleri hazır bulundu. Gönüllü seramik sanatçıları Adnan Baysan, Vedat Dinç, Figen Özden ve Sinem Yayman’ın teknik desteğiyle hazırlanan pano, aylar süren bir emeğin ürünü olarak duvarda yerini aldı. "Nilüfer bir dayanışma kentidir" Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dayanışmanın Nilüfer’in merkezinde olduğunu vurgulayarak, "İbrahim Yazıcı Stadyumu’nun bu duvarı bundan sonra bambaşka hikayeler anlatacak. Ve bu hikayenin kahramanları çocuklarımız; onların elleri, sabırları ve emekleri. Engellerin sadece birlikte olduğumuzda aşılabileceğini bugün burada bir kez daha görüyoruz" dedi. Başkan Şadi Özdemir, projenin Kasım 2025’te başlayan ve farklı atölyelerde şekillenen parçaların birleşmesiyle tamamlanan ortak bir yolculuk olduğunu belirterek, "Birbirinden habersiz çalışan ellerin aslında birbirini ne kadar güzel tamamladığını burada gördük. Bu eser, özel çocuklarımızı kent yaşamında çok daha görünür kılacaktır" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 17:50 Atakum’da ‘Korolar Buluşması’ Samsun’un Atakum ilçesinde düzenlenen "Korolar Buluşması", farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen koroları aynı sahnede buluşturarak sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlikte; çocuk, gençlik ve yetişkin olmak üzere üç ayrı kategoride koro performansları sahnelendi. Programa Samsun, Sinop, Ordu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden korolar katıldı. Farklı kuşakları ve müzikleri tek platformda bir araya getiren organizasyon, her yaş ve zevke hitap eden içeriğiyle unutulmaz anlara imza attı. İki bölüm halinde gerçekleştirilen programda Türkiye’nin yanı sıra dünyanın popüler şarkılarını seslendirildi. Koro şefleri eşliğinde birbirinden özel performanslar sergileyen koristler, seslerinin güzelliği ile büyük beğeni topladı. "Gönülden teşekkür ediyorum" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel etkinlik hakkında yaptığı açıklamada organizasyonun sanatın birleştirici gücünü sergilemesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Türkel, "23 Nisan programı kapsamında kentimizin yanı sıra Sinop, Ordu gibi illerimizden ve Kuzey Kıbrıs’tan koroları Atakum’da bir araya getirdiğimiz organizasyonumuza gösterilen ilgiden son derece mutlu olduk. Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz etkinliğin çok sesli müzik kültürünün, sanatın yaygınlaştırılması açısından önemli bir yere sahip olacağına inanıyoruz. Programımıza katkı sağlayan tüm koristlerimize, şeflerimize, sanatçılarımıza ve halkımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "İlki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz" Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç programda yaptığı konuşmada, "Korolar Buluşması’nda olan bütün korolara minnet doluyuz. Çünkü birlikte yapabilirsek, birlikte olursak bu işleri başaracağız. Önümüzdeki haziran ayında bir de piyano festivali gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Bunun da müjdesini veriyoruz. Atakum Belediyesi olarak, geçtiğimiz aylarda tiyatro topluluğumuzu oluşturduk onlar da oyunlarını sergiledi. Bugün sahne alacak tüm koristlerimize, sanatçılarımıza emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. O kadar gururluyuz ve mutluyuz ki. Atakum ilçemizde bir ilki gerçekleştirmenin onurunu yaşıyoruz. Bugün ilk defa korolar buluşmasını gerçekleştiriyoruz. Bu yıl şenlik demedik, önümüzdeki sene şenlik olarak devam edeceğiz. Bu sene 8 olan sayımızı önümüzdeki sene 18, 28 olarak artırmayı düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Büyüyerek devam edecek" Amisos Akademi Korosu Şefi Levent Aydın da "Amisos Akademi Korosu ve Atakum Belediyesi Amisos Çocuk Korosu ile birlikte bu organizasyonu planladık. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e, böyle bir organizasyonda bize ön ayak olduğu için çok teşekkür ediyoruz. Değerli müdürümüz Deniz Gömeç’e de çok teşekkür ediyoruz. Atakum Türkiye’nin en özel ilçelerinden bir tanesi. Sahili ve sosyal imkanları olsun mükemmel bir şehir. Biz böyle bir şehirde, sanatsal faaliyetlerin çok daha fazla olabilmesi için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz. İlkini düzenliyoruz ve bundan sonra çok daha büyüyerek devam edecek" ifadelerini kullandı. Sanatseverler de programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek, etkinliğin her yıl düzenlenmesini istediklerini ifade etti.
28 Nisan 2026 Salı - 17:18 Usta oyuncular kampüste gençlerle buluştu, tecrübelerini anlattı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Gençlik Topluluğu’nun düzenlediği "Perdeden Kampüse Söyleşi 3" etkinliğinde tiyatro oyuncuları Hakan Bilgin ve Yosi Mizrahi öğrencilerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. 15 yıllık köklü geçmişiyle dikkat çeken Gençlik Topluluğu bugüne kadar düzenlediği 160’tan fazla etkinlik ve ağırladığı 220’nin üzerindeki konukla faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. OMÜ Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşi ile öğrenciler, tiyatro oyuncularına merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı buldu. Tiyatroya başlama hikayesini anlatan Hakan Bilgin, "Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu olmasaydı tiyatroyla tanışmaz, tiyatronun insanları değiştirdiğine inanmazdım. Kendimi ifade edeceğim sahne üstünün, dünyayı değiştirmek için bir yer olduğunu bilmezdim. O zaman belki sıradan bir işletmeci veya muhasebeci olarak hayatıma devam ederdim. Tiyatroyu kendimi düzeltmek, kendimi daha iyi ifade edebilmek için kullanmaya çalıştım" dedi. Öğrencilere deneyimlerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulunan Hakan Bilgin, "Hayatta karşınıza çıkan engelin veya problemin bir duvar değil, bir merdiven olduğunu düşünmeyi başardığınız gün yürümeye, sonra da koşmaya başlıyorsunuz. Ama size bedava verilen hayatı; ’Ben niye Çarşamba’dayım?’, ’Niye buradayım?’, ’İstanbul’da doğsaydık ya!’, ’Paris’te olsak iyiydi abi, Amerikalı ne yaşıyor?’ diyerek harcadığınız sürece, elinizdekinin kıymetini bilmiyorsunuz. Trafik sıkışıp başka bir yoldan gidiyorsan, o yolda göreceğin bir şey vardır. Ona isyan ederek vakit geçirip, geç kaldığını düşünüp bir saat sonrasına odaklanırsan, o sokaktaki tabloyu kaçırırsın. Bilardocu Semih Saygıner şunu söyler: ’Başkası bilardoda topu atar, sayı olmadığı zaman isyan eder. Ben ise topu atarım, sayı olmadığı zaman topu izlerim; oraya niye gidiyor?’ İşte o topu öyle bir takip ediyor ki, sonunda her yere ulaşıyor. Siz de hayatınızda başınıza gelen olumsuz bir şeyin neden olduğunu tespit ettiğiniz anda, resmen o dersin sınıfını geçmiş oluyorsunuz" diye konuştu. Planların insanı kalıplara sokabileceğini ifade eden Yosi Mizrahi ise, "Plansız yaşayın derken serserilik yapın demiyorum o anın keyfini ve anlamını çıkartın. Çok fazla plan yaptığınızda kendinizi bir kalıbın içine sokmak zorunda hissediyor ve o çerçevede kalmaya çalışıyorsunuz. Bu durum sizi kodluyor. Biraz ’su akar yolunu bulur’ mantığıyla yaşamak lazım" ifadelerini kullandı.
28 Nisan 2026 Salı - 16:50 Denizli Büyükşehirden "Sanat Güneşi" için vefa gecesi Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz ismi Zeki Müren’i, vefatının 30. yıl dönümünde düzenlenen muhteşem bir konserle andı. Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, usta sanatçının dillerden düşmeyen eserlerini seslendirerek Denizlililere nostalji dolu bir gece yaşattı. "Sanat Şehri Denizli" vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin sanat güneşi Zeki Müren’i unutmadı. Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda düzenlenen anma konserine, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, çok sayıda davetli ve sanatsever katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Klasik Türk Müziği Korosu Ses Sanatçısı, Şef Ahmet Nuri Çağdaş yönetimindeki Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, hazırladıkları özel repertuvarla dinleyicileri geçmişe götürdü. Seyirciden tam not Konser, usta sanatçının müzikal yolculuğunu yansıtan iki farklı konseptle sunuldu. Birinci bölümde, Zeki Müren’in eşsiz yorumuyla hafızalara kazınan ve Türk toplumunun ilk kez onun sesinden duyup bağrına bastığı klasik eserlere yer verildi. İkinci bölümde ise sanatçının sadece yorumcu değil, aynı zamanda usta bir besteci kimliğini ön plana çıkaran kendi besteleri icra edildi. Gecenin sonunda, koronun sergilediği performans ve Şef Ahmet Nuri Çağdaş’ın yönetimi sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı. Vefatının 30. yılında eserleriyle yeniden hayat bulan Müren’in hatırası, salonu dolduranlarla birlikte yad edildi. Marım: "Sanatçılarımızı yaşatmak görevimizdir" Kentin kültürel mirasına değer katan bu etkinliklerle sanatın ve sanatçının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, "Türk müziğinin mihenk taşlarından biri olan Zeki Müren’i, vefatının 30. yılında böylesine anlamlı bir organizasyonla anmaktan büyük onur duyuyoruz. Denizli, her zaman sanatın ve sanatçının kenti olmuştur. Kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak ve usta isimlerimizi yaşatmak en öncelikli görevlerimiz arasındadır. Bu eşsiz geceyi bizlere yaşatan şefimize ve koromuza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Babadağ Belediyesinin 7’nci kez düzenlediği Babafest coşkuyla devam ediyor
19 Ekim 2025 Pazar - 14:44 Babadağ Belediyesinin 7’nci kez düzenlediği Babafest coşkuyla devam ediyor Babadağ Belediyesi’nin 7’ncisini düzenlediği Babafest coşkuyla devam ediyor. Etkinliklerin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, "Her yıl olduğu gibi geleneksel olarak yaptığımız Babafest festivalimizde çeşitli etkinliklere imza atıyoruz. Her yıl gece gündüz çalışarak yola devam ediyoruz" dedi. Denizli’nin Babadağ ilçesinde 7’ncisi düzenlenen Babafest coşkuyla devam ediyor. Her yıl çeşitli etkinliklere imza atan Babadağ Belediyesi, bu yılki 2025 yılı Aile Yılı olmasıyla birlikte "Bir Ömürlük İmzalar, Bir Ömürlük Fotoğraflar" sergimizde eski nikah defterleri ve fotoğraflarla duygusal anlar yaşarken, "Argun Tokatlı Arşivinden Dünya Dokuma Tezgahları Sergisi"yle geleneksel dokuma kültürünü dünyadan örneklerle tanıtıldı. Bu yıl düzenlenen Babafest festivalinin büyük ilgi olduğunu ifade eden Babadağ Kaymakamı İlhan Kayaş, "Bu yıl 7’nci düzenlenen Babafest büyük ilgi ile devam ediyor. Festivalinin en önemlisi Babadağ’ın tarihi, kültürü ve buranın ruhu. Böyle güzel bir festivale şahitlik eden Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral’a çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Dolu dolu 3 gün geçireceğiz, festivale ilgi çok yüksek" Her yıl çeşitli etkinliklere imza atıldığını belirten Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, "Her yıl olduğu gibi geleneksel olarak yaptığımız Babafest festivalimizde çeşitli etkinliklere imza atıyoruz. Her yıl gece gündüz çalışarak yola devam ediyoruz. Bu yıl ki 2025 yılı Aile Yılı olmasıyla birlikte 1930 ve 1960 yılların nikah defterinin aile resimleri göstererek güzel anlara sahne olduk. Katılan bütün herkese çok teşekkür ediyorum. Dolu dolu bir 3 gün yaşıyoruz. Festivalimize ilgi çok yüksek. Ben tüm halkımıza devam eden festivalimize bekliyorum" diye konuştu.
‘Babam Geri Döndü’ Keçiören’de tiyatro severlerle buluştu
19 Ekim 2025 Pazar - 14:37 ‘Babam Geri Döndü’ Keçiören’de tiyatro severlerle buluştu Keçiören Belediyesi tarafından ‘Babam Geri Döndü’ adlı iki perdelik komedi oyununu sanatseverlerle buluşturdu. Keçiören Belediyesi, kültür ve sanat etkinliklerine devam ederek ‘Babam Geri Döndü’ adlı iki perdelik komedi oyununu sanatseverlerle buluşturdu. Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda sahnelenen oyun, Keçiörenli tiyatroseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Yazarlığını ve yönetmenliğini Orhan Şeref Ayça’nın üstlendiği oyun, hayatını sanata adamış bir tiyatro sanatçısı olan Remzi’nin trajikomik hikayesini konu alıyor. Ailesinin beklentileriyle geçim sıkıntısı arasında sıkışıp kalan Remzi’nin, talihsiz bir kaza sonucu inşaat çukuruna düşmesiyle gelişen olaylar, seyircilere hem güldüren hem de düşündüren sahneler sundu. Seyircilerin sık sık alkışlarla eşlik ettiği oyunda, mizah ve duygusal unsurlar başarıyla harmanlandı. Sahnenin yıldızlarına büyük alkış Oyunda Orhan Şeref Ayça, Tugay Tekeci, Nuray Tuncel, Masal Tanem Ayça, Berra Akbağ, Aylin Fidan ve Muhammed Çubuk rol aldı. Performanslarıyla seyircilerden tam not alan oyuncular, sahnedeki doğal ve samimi performanslarıyla büyük alkış topladı. Sanatseverlerden Özarslan’a teşekkür Etkinliğe katılan vatandaşlar, Keçiören Belediyesi’nin kültür ve sanata sunduğu katkılardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Tiyatro oyununu çok beğendiklerini belirten sanatseverler, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a sanata verdiği destekten dolayı teşekkür etti. "Sanatın kalbi Keçiören’de atıyor" Kültür ve sanatın toplumsal yaşamda birleştirici bir güç olduğunu vurgulayan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Keçiören’imizde her yaştan vatandaşımızın sanata ulaşabileceği etkinliklerle dolu bir kültür ortamı oluşturmayı sürdüreceğiz. Hafta sonu bu güzel etkinlikte buluşan sanatçılarımıza ve kıymetli hemşehrilerime gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. Keçiören’de sanatın kalbi atmaya devam edecek." Keçiören Belediyesi tiyatro, konser, sergi ve atölye çalışmalarıyla sanatın her dalını Keçiörenlilerle buluşturarak kültürel yaşamı zenginleştirmeyi sürdürüyor.
Diyarbakır’da "Kral Yolu Yürüyüşü, Bağ Bozumu ve Nar Festivali’’
19 Ekim 2025 Pazar - 14:21 Diyarbakır’da "Kral Yolu Yürüyüşü, Bağ Bozumu ve Nar Festivali’’ Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde "Kral Yolu Yürüyüşü, Bağ Bozumu ve Nar Festivali" düzenlendi. Vali Murat Zorluoğlu, festival kapsamında doğa yürüyüşüne katıldı, yöresel ürünleri inceledi ve festivalde birlik, huzur ve üretim vurgusu yaptı. Vali Murat Zorluoğlu, Çüngüş ilçesine gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında ilk olarak Kral Yolu Yürüyüş Rotasında doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Program, Çüngüş-Mırgan Yaylası-Geçit Mahallesi rotasında başladı. Mırgan Yaylasına araçla çıkış yapıldıktan sonra başlayan yürüyüşte, katılımcılar üzüm bağlarını, tarihi taş yolları ve eski yerleşim yerindeki tarihi su kuyularını görme fırsatı buldu. Tarihi Kral Yolu patikası üzerinde ilerleyen yaklaşık 4 kilometrelik parkurda, Fırat Nehrinin etkileyici manzarası eşlik etti. Parkur, mikroklima özelliğiyle öne çıkan Geçit Mahallesi’nde son buldu. Vali Murat Zorluoğlu, yürüyüş sonrası yaptığı değerlendirmede, Çüngüş’ün doğal güzelliklerine dikkat çekerek, "Sabah erken vakitte milletvekillerimizle, kaymakamımız ve belediye başkanımızla birlikte çok güzel bir doğa yürüyüşü gerçekleştirdik. Muhteşem bir Fırat manzarası eşliğinde, yeşilin her tonunu barındıran Geçit Mahallesi’ne yürüdük. Burada bambaşka bir mikroklima etkisi var olduğunu gördük; nardan başka mandalina ve portakalın dahi yetiştirilebiliyor olması gerçekten etkileyici. Ayrıca çok ciddi üzüm üretimi yapılan bağlarla karşılaştık. Çüngüş’ün doğasına ve güzelliklerine hayran kaldık" dedi. Huzur ve üretim vurgusu Doğa yürüyüşünün ardından festival alanına geçen Vali Zorluoğlu ve milletvekilleri, yöresel ürün stantlarını gezdi, bulamaç yapımını izleyerek Çüngüşlülerle bir araya geldi. Festivalin açılış konuşmasında Vali Zorluoğlu, "Bu önemli etkinlik, bu festival vesilesiyle burada Çüngüş’te sizlerle beraber olmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Çüngüş, kendi yağıyla kavrulmaya çalışan, kendi değerlerini koruyabilmiş ve yakın geçmişte yaşanan terör hadiselerinde dimdik devletinin ve milletinin yanında yer almış, gönlümüzde apayrı bir yeri olan ilçemizdir" diye konuştu. Vali Zorluoğlu, festival coşkusunun Çüngüş’e bir renk ve hareket getirdiğini belirterek, "Temennimiz, bu bölgede artık silah sesleri değil, üretimin, istihdamın, ihracatın ve kardeşliğin sesi çıksın. Türkiye’nin geçtiği bu tarihi süreçte kardeşlik, barış, huzur ve dayanışma kazansın" şeklinde konuştu. Program, yöresel ürünlerin tanıtıldığı stantların gezilmesi, bulamaç yapımı ve ikramı ile devam ederken, açılış konuşmalarının ardından tanıtım belgeseli ve halk oyunları gösterisi ile sona erdi.
Erzurum’un tarihi caddesi Yıldız Arşivleri’nden gün yüzüne çıktı
19 Ekim 2025 Pazar - 13:24 Erzurum’un tarihi caddesi Yıldız Arşivleri’nden gün yüzüne çıktı Osmanlı arşivlerinde yer alan bir fotoğraf, Erzurum’un şehir tarihine yeni bir pencere açtı. Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu’nda yer alan karede, "Erzurum’da İstanbulkapı caddesinde tanzim ve tevzi edilen cadde ile yeniden ihdas edilen caddenin fotoğrafı" notu bulunuyor. Bu tarihî belgeyi gün yüzüne çıkaran isim, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir oldu. Uzun süredir Osmanlı arşivlerinde Erzurum’a ait belgeler üzerinde çalışan Özdemir, fotoğrafın yalnızca bir şehir manzarası olmadığını, aynı zamanda Osmanlı modernleşmesinin Anadolu’daki yansımalarından biri olduğunu belirterek "Bu kare, Erzurum’un taş sokaklarının bir dönüm noktasına şahitlik ettiğini gösteriyor. Tanzim edilen caddeler, sadece şehir yollarının değil, düşünce yollarının da açıldığını anlatıyor" dedi. "İhdas edilen cadde" On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde, II. Abdülhamid döneminde yürütülen vilayet imar faaliyetleri kapsamında Anadolu’nun birçok şehrinde olduğu gibi Erzurum’da da şehir düzenlemeleri yapıldığını hatırlatan Özdemir, "Osmanlı belgelerinde geçen "tanzim ve tevzi" ifadesi, mevcut yolların düzenlenmesini ve yeniden dağıtımını; "ihdas edilen cadde" tabiri ise sıfırdan açılan yeni güzergâhları anlatıyor. Erzurum’un stratejik konumu, hem askerî hem de idari açıdan önem taşıyordu. İstanbulkapı çevresi, bu süreçte şehrin batıya açılan kapısı olarak yeniden şekillendirildi. Yol taşlarının düzgün dizilimi, kaldırımların genişliği ve mimari düzen, dönemin Avrupa etkili şehircilik anlayışını yansıtıyor" diye konuştu. Erzurum’un kadim dokusunu tamamlıyor Arşiv fotoğrafında, muntazam bir cadde boyunca dizilen sütunlar, Osmanlı taş ustalığının zarafetini ortaya koyduğunu anlatan Taner Özdemir; sözlerini şöyle sürdürdü "Arka plandaki dağ silsilesi Erzurum’un kadim dokusunu tamamlıyor. Kadrajdaki kişilerin giyimleri, dönemin memur ve mühendis sınıfına ait olduklarını düşündürüyor. Fotoğraf, II. Abdülhamid’in başlattığı fotoğraf arşivleme projesinin bir parçası. O yıllarda imparatorluğun dört bir yanından gelen görüntüler, Yıldız Sarayı’nda özel albümlerde toplanıyordu. Bu görsel belgeler, hem imar faaliyetlerinin kaydı hem de Osmanlı coğrafyasındaki ilerlemelerin bir vitrini niteliğindeydi." "Her taş, bir hikâye taşır" Erzurum’a ait bu kare de aynı dönemde İstanbul’a gönderilen albümlerin içinde yer alıyor. Arşiv numarası 45 olarak geçen bu fotoğraf, bugün Cihan Devleti’nin taşra şehirlerindeki modernleşme çabalarını belgeleyen en özgün örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Taner Özdemir, bu fotoğrafın sadece bir kent çalışması değil, aynı zamanda Erzurum’un kültürel kimliğine ayna tutan bir belge olduğunu vurgulayarak: "Her taş, bir hikâye taşır. Bu fotoğraf, Erzurum’un sadece fiziki olarak değil, zihni olarak da değiştiği bir dönemi gösteriyor. Osmanlı’nın modern şehircilik anlayışıyla Anadolu’nun irfanı burada buluşmuş" ifadelerini kullandı. "Sadece bir caddenin değil Özdemir, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi olarak yürüttükleri arşiv çalışmalarının devam ettiğini, Erzurum’a ait daha birçok görsel belgenin ortaya çıkarılabileceğini de belirterek, "Bugün İstanbulkapı Caddesi’nde yürüyen biri için bu fotoğraf, yalnızca bir arşiv belgesi değil, şehrin hafızasını taşıyan bir zaman penceresi. O taşlar, o yollar ve o ufuk, Erzurum’un yüzyıllardır süren yeniden doğuş hikâyesinin sessiz tanıkları. Bu kare, sadece bir caddenin değil; bir dönemin, bir anlayışın ve bir iradenin somut hatırası olarak şehir tarihindeki yerini koruyor" şeklinde konuştu.
Dokumapark’ta çocukların gelecek şehir hayalleri tuvallere yansıdı
19 Ekim 2025 Pazar - 12:48 Dokumapark’ta çocukların gelecek şehir hayalleri tuvallere yansıdı Dünya Şehircilik Günü kapsamında düzenlenen "Benim Şehrim, Benim Geleceğim" konulu resim yarışması ve ödül töreninde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Kepez Belediyesi olarak, çocuklarımızın hayal ettiği sevgiyi ve umudu gerçekleştirmek, bizim yegane sorumluluğumuz ve görevimizdir" dedi. Kepez Belediyesi’nin ev sahipliğinde, TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi işbirliğiyle Dünya Şehircilik Günü kapsamında düzenlenen "Benim Şehrim, Benim Geleceğim" konulu resim yarışması ve ödül töreni, Dokumapark Orman Kütüphane’de gerçekleştirildi. Çocukların hayal güçlerini tuvallere yansıttıkları etkinliğe katılan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Bu yarışma bize çocuklarımızın gözünden geleceğin şehirleri nasıl hayal ediliyor onu anlatıyor" dedi. "Çocuklarımız bizim geleceğimiz" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Onların hayal ettiği gelecekleri yapmak bizim görevimizdir. Çocuklarımızın hayal güçlerini yansıttıkları resimlerin her birine baktım. Bu resimlerde doğa sevgisi var, insan sevgisi var, sevgi var, umut var. Kepez Belediyesi olarak, sizlerin hayal ettiği sevgiyi ve umudu gerçekleştirmek bizim yegane sorumluluğumuz ve görevimizdir" diyerek resim sergisine emeği geçen herkese teşekkür etti. Dokumapark Orman Kütüphanede’ki "Benim Şehrim, Benim Geleceğim" konulu resim yarışması ve ödül törenine CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere katıldı.
10. Uluslararası Kitap Fuarı, ilk gününde 20 bin ziyaretçi
19 Ekim 2025 Pazar - 12:27 10. Uluslararası Kitap Fuarı, ilk gününde 20 bin ziyaretçi Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği 10. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarını ilk günde 20 bin kişi ziyaret etti. 10. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı, kapılarını açtığı ilk gün yoğun ilgiyle karşılaştı. Dün gerçekleştirilen resmi açılış töreninin ardından ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan fuarı, daha ilk gününde 20 bin kişi ziyaret etti. Kahramanmaraş Fuar Merkezinde gerçekleştirilen ve her yaştan kitapseveri bir araya getiren fuar, 7’den 70’e herkese hitap eden zengin içeriğiyle şehre kültürel bir canlılık kattı. Kitapların büyülü dünyasında gezinen okurlar, yüzlerce yayınevinin binlerce eseriyle buluşma fırsatı yakaladı. Özellikle çocuk ziyaretçilerin ilgisi fuara ayrı bir renk kattı. Minik kitap kurtları, kendilerine özel tasarlanan alanlarda keyifli vakit geçirirken kitapların arasında adeta huzur buldu. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, çocukların kitaplara daha kolay ulaşabilmesi için anlamlı bir uygulamayı da hayata geçirdi. Bu kapsamda, fuar boyunca toplam 30 bin adet 200 TL’lik hediye çeki dağıtılacak. Uygulamayla özellikle çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına ve kitaba erişimlerinin artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Fuara katılan vatandaşlar, özlem ve heyecanla bekledikleri kitap fuarına kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek organizasyonu gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Ziyaretçiler hem yayınevlerinin çeşitliliğinden hem de yazar buluşmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şehrin kültürel hayatına yön veren önemli etkinliklerden biri haline gelen 10. Uluslararası Kahramanmaraş Kitap Fuarı, 26 Ekim Pazar akşamına kadar KAFUM’da kitapseverleri ağırlamaya devam edecek.
Kadınlar üretiyor, Mersin ekonomisi güçleniyor
19 Ekim 2025 Pazar - 12:27 Kadınlar üretiyor, Mersin ekonomisi güçleniyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin kadınlara yönelik destekleri, kentteki üretici kadınların ekonomik özgürlük kazanmalarına ve markalaşmalarına katkı sağlamaya devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, kendi markasını oluşturma yolunda ilerleyen kadınlara stant imkanı sağlanıyor. Bu destek sayesinde kadın üreticiler, markalarının görünürlüğünü artırarak ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturma şansı yakalıyor. Bu imkanlardan faydalanan üretici kadınlardan biri de 30 yıllık emeğini markalaştıran Hülya Serbest. Kendi ev atölyesinde üretime başlayan Serbest, ‘No18 Seramik ve Takı’ markasıyla seramik ve takı alanında fark oluşturuyor. Zorluklarla başlayan hikaye, Büyükşehir Belediyesi ile büyüdü Üretim yolculuğuna soğuk porselen ve polimer kil ile takılar yaparak başlayan Serbest, pandemi döneminde evinde kurduğu atölyede çalışmalarını sürdürdü. Kendi imkanlarıyla markasını yaşatmaya çalışan Serbest, bu süreçte Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle üretimini genişletti. Serbest, "10 yıldır evde bir atölyem var. Polimer kil ile yaptığım ürünleri online satıyordum ama işler istediğim gibi gitmedi. Bir dönem bırakmak zorunda kaldım. İşlerimin çıkmaza girdiği dönemde Büyükşehir Belediyesi tanıştım ve Trafik Parkta stant açma imkanı buldum" dedi. "Büyükşehir Belediyesi yanımda olmasaydı, buralarda olamazdım" Büyükşehir Belediyesinin sağladığı ücretsiz stant desteği sayesinde gelir elde ederek fırın alabildiğini belirten Serbest, bu sayede üretim kapasitesini artırdığını ifade etti. "Büyükşehir yanımda olmasaydı, şu an burada oturup bunları konuşamayacaktık. Hala evde üretmeye devam ediyor olacaktım ama bu kadar duyulmayacaktı. Başkan Vahap Seçer ve Mersin’den Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer’in biz kadınlara büyük destekleri var. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesinin projeleri de bütün kadınlara dokunuyor" diye konuştu. "Kadınların kendine güveni arttı" Mersin Büyükşehir Belediyesinin sunduğu desteklerin birçok şehirde olmadığını söyleyen Serbest, "Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz stantlar sağlaması, tanıtımımızı yapması çok kıymetli. Bu sayede birçok kadın kendini ve yeteneğini geliştirdi, özgüven kazandı. Kadınların artık kendine güveni geldi ve yeni işlere adım atıyorlar" ifadelerini kullandı.
Bozok’un sessiz tanığı: 16. yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi
19 Ekim 2025 Pazar - 12:20 Bozok’un sessiz tanığı: 16. yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde, Osmanlı döneminde Bozok Sancak Beyliği yapan Çerkez Bey adına 1587-1588 yıllarında inşa edilen türbe, tarihi dokusu ve mimarisiyle dikkat çekiyor. Dron ile kaydedilen görüntüler, asırlık yapının görkemini gözler önüne seriyor. Tarihi kaynaklara göre türbe, 1542 yılında Bozok’ta tımar sahibi, 1557-1558 yıllarında ise Kırşehir Sancak Beyi olan Çerkez Bey için yaptırıldı. Çayıralan’da ‘Kümbetli Cami’ olarak bilinen yapının avlusunda yer alan türbe; kare kaide üzerine sekizgen gövde, içten kubbeli ve dıştan sivri külahlı mimarisiyle Osmanlı dönemi anıt mezarlarının ayakta kalabilmiş nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Ziyaretçilerin ortak şikayeti, türbenin kapalı olması. Türbeyi gezmeye gelen Faruk Demircan, Adana’dan geldiğini belirterek, "Adana’dan geldim. Türbeyi gezmeye geldim. Ama türbe biraz bakımsız geldi bana, kapıları kapalı. Bir vatandaş olarak kapıları en azından açık olmasını ve içerisini görmek isterdim. Değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz" dedi. "Çayıralan, Selçuklu ve Osmanlı’nın ilk yerleşim yerlerinden biridir" Tarihi geçmişiyle dikkat çeken yapıya farklı şehirlerden ve hatta yurt dışından ziyaretçilerin geldiğini belirten Süleyman Kandemir ise türbenin hem Selçuklu hem de Osmanlı izlerini taşıdığını ifade etti. Kandemir, "Burası içinde bulunduğumuz mekan 1080 Selçuklu’nun Anadolu’ya fethinden sonraki kutsal mekan. Bir tarafta Selçuklu eseri. Burada da Osmanlı eseri var. 1080’de buradaki cami Selçuklular tarafından Anadolu’ya yapılan 10. camidir. İçinde bulunduğumuz ise Bozok Sancak Bey İsa Bey’in çocuğuna yaptığı türbedir. Burası gördüğünüz gibi Osmanlı usulüne göre yapılmış. Taç kapılı, mihrap kapılı, çok güzel bir kümbettir. Çayıralan Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı açısından ilk yerleşim yerlerinden birisidir. İki katlı altta türbe var. Üst kat ise zamanla medrese olarak kullanılmış. Ama son zamanlarda tamamen şu anda türbe olarak ziyarete açık. Anadolu’nun değişik yerlerinden yurt içinden, yurt dışından ziyaretçiler geliyor" dedi. 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenerek koruma altına alınan türbe, mimari yapısı, süslemeleri ve taş işçiliğiyle tarihi değerini korurken vatandaşlar, bu kültürel mirasın daha iyi korunmasını ve tanıtılmasını talep ediyor.