Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
KÜLTÜR SANAT
Üniversite öğrencilerinden oluşan korunun konseri büyük beğeni topladı
28 Nisan 2026 Salı - 23:47:34
Kastamonu Üniversitesi’nde 40 öğrenciden oluşan koronun 3 aylık çalışmanın ardından icra ettiği tasavvuf musikisi konseri büyük beğeni topladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından 20. yıl kuruluş etkinlikleri kapsamında Tasavvuf Musikisi Konseri düzenlendi. Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen konser, Prof. Dr. Sıtkı Akarsu yönetiminde yaklaşık 40 öğrenciden oluşan koro ve orkestra tarafından icra edildi. Konserde 14 farklı eser icra edildi, klasikleşmiş ilahiler de seslendirildi. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetlilerin katıldığı konserin ardından katılımcılar öğrencileri tebrik etti. "Yaklaşık 40 öğrencimizle eserleri seslendirdik" Konser için yaklaşık 3 ay boyunca çalıştıklarını dile getiren Müzikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sıtkı Akarsu, "Öğrencilerimizle bir dönem boyunca hazırladığımız musiki eserlerini icra ettik. Yaklaşık 40 öğrencimizle eserleri seslendirdik. Bir de kaside okuduk. Dini musi türleri, bizim Türk Sanat Müziği repertuarı dersimizin içeriğinde yer alıyor. Genellikle normal eserleri seslendiriyorduk, ancak bu dönem hem bu türü öğrenebilmek hem de bununla ilgili bir konser verebilmek için tekke ve tasavvuf musikisinde eserler seslendirdik" dedi. Kürdi, Hicaz, Uşşak, Rast ve Segah makamlarında eserler seslendirdiklerini anlatan Akarsu, "Yaklaşık üç aylık bir çalışmanın ürünüydü. Şimdi yine aynı ders kapsamında din dışı eserlerden oluşan Nihavend makamında bir hazırlığımız var, onu da bitirirsek konserini yapacağız" ifadelerini kullandı. Konserde görev alan Müzikoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi Helin Şahin de, "Gerçekten üç ay boyunca bu eserlerimize çalıştık. Hocamızla güzel bir sonuç ortaya çıkarmaya gayret ettik. Seyircilerimiz geldiğinde tabii ki büyük bir heyecan yaşadık. Allah ve Peygamber sevgisi temalı, çok hüzünlü bir konserdi. Hazırlanırken de sahnede seslendirirken de çok duygulandık, hüzünlendik, hatta ağlayacak raddeye geldim. Bir arkadaşımızın solo performansı beni çok etkiledi. Umuyoruz ki bu konser herkesin gönlüne bir ferahlık vermiştir" ifadelerini kullandı.
28 Nisan 2026 Salı - 22:53
Hicaz Demiryolu’nun tarihine fotoğraflar ve belgelerle
Kastamonu’da, son günlerde gündeme gelen Hicaz Demiryolu’nun tarihi, açılan sergide, fotoğraflar ve belgelerle anlatıldı. Kastamonu Üniversitesi’nin destekleriyle, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Kırkdirekli Uluslararası Öğrenci Derneği iş birliğinde hazırlanan "Belge ve Fotoğraflarla Hicaz Demiryolu" sergisi ve Kastamonu Üniversitesi öğrencileri tarafından Kastamonu Kalesi’nde çekimleri yapılan "Dopatonin" filminin gala gecesi Kastamonu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programın ilk bölümünde son aylarda sık sık gündeme gelen Hicaz Demiryolu ile ilgili Eğitimci ve Araştırmacı Mustafa Gezici tarafından hazırlanan "Belge ve Fotoğraflarla Hicaz Demiryolu" sergisi açıldı. Sergide, Hicaz Demiryolu’nun inşa sürecine ilişkin belge ve fotoğraflar ziyarete açıldı. Sergi açılışında konuşan Araştırmacı Mustafa Gezici, "Tren yolunun İstanbul’dan Kilis’e kadar olan kısmının yanı sıra, bu sergimizde 1900 ila 1918 yılları arasında Kilis’ten başlayıp Medine-i Münevvere’ye kadar olan kısmını konu olarak aldık. Sergimizde yapım aşamaları, toplanan belgeler, bağış makbuzları, verilen madalya beratları tamamını bu sergide bulabileceksiniz. Eskiden hicaza nasıl gidiliyormuş, tren yolu geldikten sonra nasıl ardından askerlerimiz nasıl gitmişler. 1900-1918 yılları arasındaki yapım aşamaları ve çalışmasını konu aldık. Sergimizde 60 fotoğraf ve 16 belge ile belgeledik" dedi. Konuşmaların ardından serginin açılışı yapıldı ve Araştırmacı Mustafa Gezici tarafından davetlilere Hicaz Demiryolu’nun tarihi sürecine ilişkin bilgiler verildi. Programın ikinci bölümünde, Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından tarihi Kastamonu Kalesi’nde işlenen bir cinayeti konu alan ve çekimleri 8 ay süren psikolojik dram türündeki filmin galası yapıldı. Filmin galasında konuşan Kırkdirekli Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Orhan Salcı, "Kastamonu’da üniversitede okuyan kardeşimiz, burada aldığı eğitimin meyvesini burada çekimlerini yaparak burada göstermek istemiş. Şehrimizi tanıtmak noktasında bir film çekmiş. Bizim çok değerli, o yüzden öğrencilerimize destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Üniversite öğrencilerinin filmi seyirciyle buluştu Filmin yönetmen ve senaristi olan Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon Bölümü’nde eğitim gören Özbekistan uyruklu Ferdaus Mohammad Ali de, "Dopatonin isimli filmin çekimlerini tam bağımsız bir şekilde yaptım. Bu filmin içerisinde bir mesaj var, bu mesajın anlaşılmasını da herkesten merakla bekliyorum. Kendim açık olarak bu mesajı söylemedim çünkü herkes, çözsün istiyorum, kendisi bulsun istiyorum. Kendilerine göre anlaşılsın diye düşündüm. O yüzden inşallah bu mesajımı herkes anlar" şeklinde konuştu. Açılış kurdelesinin kesilmesiyle ilk kez gösterime giren ve 1 saat süren film, davetliler tarafından büyük ilgiyle izlendi. Gösterimin ardından filmin yönetmeni ve yapım ekibiyle söyleşi gerçekleştirildi.
28 Nisan 2026 Salı - 17:53
Nilüfer’de renkli dayanışma: Sanat ve sevgi panosu
Bursa’da Nilüfer Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Seramik Dayanışma Duvarı’, düzenlenen törenle açıldı. Özel öğrencilerin de dahil olduğu farklı okullar, seramik severler ve sanatçıların destekleriyle tamamlanan eser, Nilüfer’in ‘engelsiz kent’ vizyonunun en renkli ve somut örneklerinden biri oldu. Seramik Dayanışma Duvarı’, İbrahim Yazıcı Stadyumu’nda düzenlenen törenle açıldı. Gerçekleştirilen törende, projenin paydaşları olan Hacı Mehmet Zorlu Özel Eğitim Meslek Okulu, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi, Alara Ortaokulu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Kır Çiçekleri öğrencileri ile öğretmenleri hazır bulundu. Gönüllü seramik sanatçıları Adnan Baysan, Vedat Dinç, Figen Özden ve Sinem Yayman’ın teknik desteğiyle hazırlanan pano, aylar süren bir emeğin ürünü olarak duvarda yerini aldı. "Nilüfer bir dayanışma kentidir" Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dayanışmanın Nilüfer’in merkezinde olduğunu vurgulayarak, "İbrahim Yazıcı Stadyumu’nun bu duvarı bundan sonra bambaşka hikayeler anlatacak. Ve bu hikayenin kahramanları çocuklarımız; onların elleri, sabırları ve emekleri. Engellerin sadece birlikte olduğumuzda aşılabileceğini bugün burada bir kez daha görüyoruz" dedi. Başkan Şadi Özdemir, projenin Kasım 2025’te başlayan ve farklı atölyelerde şekillenen parçaların birleşmesiyle tamamlanan ortak bir yolculuk olduğunu belirterek, "Birbirinden habersiz çalışan ellerin aslında birbirini ne kadar güzel tamamladığını burada gördük. Bu eser, özel çocuklarımızı kent yaşamında çok daha görünür kılacaktır" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 17:50
Atakum’da ‘Korolar Buluşması’
Samsun’un Atakum ilçesinde düzenlenen "Korolar Buluşması", farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen koroları aynı sahnede buluşturarak sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlikte; çocuk, gençlik ve yetişkin olmak üzere üç ayrı kategoride koro performansları sahnelendi. Programa Samsun, Sinop, Ordu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden korolar katıldı. Farklı kuşakları ve müzikleri tek platformda bir araya getiren organizasyon, her yaş ve zevke hitap eden içeriğiyle unutulmaz anlara imza attı. İki bölüm halinde gerçekleştirilen programda Türkiye’nin yanı sıra dünyanın popüler şarkılarını seslendirildi. Koro şefleri eşliğinde birbirinden özel performanslar sergileyen koristler, seslerinin güzelliği ile büyük beğeni topladı. "Gönülden teşekkür ediyorum" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel etkinlik hakkında yaptığı açıklamada organizasyonun sanatın birleştirici gücünü sergilemesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Türkel, "23 Nisan programı kapsamında kentimizin yanı sıra Sinop, Ordu gibi illerimizden ve Kuzey Kıbrıs’tan koroları Atakum’da bir araya getirdiğimiz organizasyonumuza gösterilen ilgiden son derece mutlu olduk. Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz etkinliğin çok sesli müzik kültürünün, sanatın yaygınlaştırılması açısından önemli bir yere sahip olacağına inanıyoruz. Programımıza katkı sağlayan tüm koristlerimize, şeflerimize, sanatçılarımıza ve halkımıza gönülden teşekkür ediyorum" dedi. "İlki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz" Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç programda yaptığı konuşmada, "Korolar Buluşması’nda olan bütün korolara minnet doluyuz. Çünkü birlikte yapabilirsek, birlikte olursak bu işleri başaracağız. Önümüzdeki haziran ayında bir de piyano festivali gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Bunun da müjdesini veriyoruz. Atakum Belediyesi olarak, geçtiğimiz aylarda tiyatro topluluğumuzu oluşturduk onlar da oyunlarını sergiledi. Bugün sahne alacak tüm koristlerimize, sanatçılarımıza emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. O kadar gururluyuz ve mutluyuz ki. Atakum ilçemizde bir ilki gerçekleştirmenin onurunu yaşıyoruz. Bugün ilk defa korolar buluşmasını gerçekleştiriyoruz. Bu yıl şenlik demedik, önümüzdeki sene şenlik olarak devam edeceğiz. Bu sene 8 olan sayımızı önümüzdeki sene 18, 28 olarak artırmayı düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Büyüyerek devam edecek" Amisos Akademi Korosu Şefi Levent Aydın da "Amisos Akademi Korosu ve Atakum Belediyesi Amisos Çocuk Korosu ile birlikte bu organizasyonu planladık. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e, böyle bir organizasyonda bize ön ayak olduğu için çok teşekkür ediyoruz. Değerli müdürümüz Deniz Gömeç’e de çok teşekkür ediyoruz. Atakum Türkiye’nin en özel ilçelerinden bir tanesi. Sahili ve sosyal imkanları olsun mükemmel bir şehir. Biz böyle bir şehirde, sanatsal faaliyetlerin çok daha fazla olabilmesi için elimizden gelen gayreti göstermeye devam edeceğiz. İlkini düzenliyoruz ve bundan sonra çok daha büyüyerek devam edecek" ifadelerini kullandı. Sanatseverler de programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek, etkinliğin her yıl düzenlenmesini istediklerini ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 11:48
Tarihi Çerkeş Sokağı eski günlerini arıyor
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 11:15
Sinop’ta Osmaniye Mahallesi dernek çatısı altında birleşti
3
23 Nisan 2026 Perşembe- 10:15
Sanayinin başkenti Gebze’de bu kez sanayi değil tarih konuşuldu
4
27 Nisan 2026 Pazartesi- 12:15
Edremit Belediyesi Geleneksel Uçurtma Şenliği yapıldı
5
26 Nisan 2026 Pazar- 14:30
"Toz ve Işık" pastel sergisi kapılarını açtı
19 Ekim 2025 Pazar - 12:27
Kadınlar üretiyor, Mersin ekonomisi güçleniyor
Mersin Büyükşehir Belediyesinin kadınlara yönelik destekleri, kentteki üretici kadınların ekonomik özgürlük kazanmalarına ve markalaşmalarına katkı sağlamaya devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, kendi markasını oluşturma yolunda ilerleyen kadınlara stant imkanı sağlanıyor. Bu destek sayesinde kadın üreticiler, markalarının görünürlüğünü artırarak ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturma şansı yakalıyor. Bu imkanlardan faydalanan üretici kadınlardan biri de 30 yıllık emeğini markalaştıran Hülya Serbest. Kendi ev atölyesinde üretime başlayan Serbest, ‘No18 Seramik ve Takı’ markasıyla seramik ve takı alanında fark oluşturuyor. Zorluklarla başlayan hikaye, Büyükşehir Belediyesi ile büyüdü Üretim yolculuğuna soğuk porselen ve polimer kil ile takılar yaparak başlayan Serbest, pandemi döneminde evinde kurduğu atölyede çalışmalarını sürdürdü. Kendi imkanlarıyla markasını yaşatmaya çalışan Serbest, bu süreçte Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle üretimini genişletti. Serbest, "10 yıldır evde bir atölyem var. Polimer kil ile yaptığım ürünleri online satıyordum ama işler istediğim gibi gitmedi. Bir dönem bırakmak zorunda kaldım. İşlerimin çıkmaza girdiği dönemde Büyükşehir Belediyesi tanıştım ve Trafik Parkta stant açma imkanı buldum" dedi. "Büyükşehir Belediyesi yanımda olmasaydı, buralarda olamazdım" Büyükşehir Belediyesinin sağladığı ücretsiz stant desteği sayesinde gelir elde ederek fırın alabildiğini belirten Serbest, bu sayede üretim kapasitesini artırdığını ifade etti. "Büyükşehir yanımda olmasaydı, şu an burada oturup bunları konuşamayacaktık. Hala evde üretmeye devam ediyor olacaktım ama bu kadar duyulmayacaktı. Başkan Vahap Seçer ve Mersin’den Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer’in biz kadınlara büyük destekleri var. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesinin projeleri de bütün kadınlara dokunuyor" diye konuştu. "Kadınların kendine güveni arttı" Mersin Büyükşehir Belediyesinin sunduğu desteklerin birçok şehirde olmadığını söyleyen Serbest, "Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz stantlar sağlaması, tanıtımımızı yapması çok kıymetli. Bu sayede birçok kadın kendini ve yeteneğini geliştirdi, özgüven kazandı. Kadınların artık kendine güveni geldi ve yeni işlere adım atıyorlar" ifadelerini kullandı.
19 Ekim 2025 Pazar - 12:20
Bozok’un sessiz tanığı: 16. yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi
Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde, Osmanlı döneminde Bozok Sancak Beyliği yapan Çerkez Bey adına 1587-1588 yıllarında inşa edilen türbe, tarihi dokusu ve mimarisiyle dikkat çekiyor. Dron ile kaydedilen görüntüler, asırlık yapının görkemini gözler önüne seriyor. Tarihi kaynaklara göre türbe, 1542 yılında Bozok’ta tımar sahibi, 1557-1558 yıllarında ise Kırşehir Sancak Beyi olan Çerkez Bey için yaptırıldı. Çayıralan’da ‘Kümbetli Cami’ olarak bilinen yapının avlusunda yer alan türbe; kare kaide üzerine sekizgen gövde, içten kubbeli ve dıştan sivri külahlı mimarisiyle Osmanlı dönemi anıt mezarlarının ayakta kalabilmiş nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Ziyaretçilerin ortak şikayeti, türbenin kapalı olması. Türbeyi gezmeye gelen Faruk Demircan, Adana’dan geldiğini belirterek, "Adana’dan geldim. Türbeyi gezmeye geldim. Ama türbe biraz bakımsız geldi bana, kapıları kapalı. Bir vatandaş olarak kapıları en azından açık olmasını ve içerisini görmek isterdim. Değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz" dedi. "Çayıralan, Selçuklu ve Osmanlı’nın ilk yerleşim yerlerinden biridir" Tarihi geçmişiyle dikkat çeken yapıya farklı şehirlerden ve hatta yurt dışından ziyaretçilerin geldiğini belirten Süleyman Kandemir ise türbenin hem Selçuklu hem de Osmanlı izlerini taşıdığını ifade etti. Kandemir, "Burası içinde bulunduğumuz mekan 1080 Selçuklu’nun Anadolu’ya fethinden sonraki kutsal mekan. Bir tarafta Selçuklu eseri. Burada da Osmanlı eseri var. 1080’de buradaki cami Selçuklular tarafından Anadolu’ya yapılan 10. camidir. İçinde bulunduğumuz ise Bozok Sancak Bey İsa Bey’in çocuğuna yaptığı türbedir. Burası gördüğünüz gibi Osmanlı usulüne göre yapılmış. Taç kapılı, mihrap kapılı, çok güzel bir kümbettir. Çayıralan Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı açısından ilk yerleşim yerlerinden birisidir. İki katlı altta türbe var. Üst kat ise zamanla medrese olarak kullanılmış. Ama son zamanlarda tamamen şu anda türbe olarak ziyarete açık. Anadolu’nun değişik yerlerinden yurt içinden, yurt dışından ziyaretçiler geliyor" dedi. 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenerek koruma altına alınan türbe, mimari yapısı, süslemeleri ve taş işçiliğiyle tarihi değerini korurken vatandaşlar, bu kültürel mirasın daha iyi korunmasını ve tanıtılmasını talep ediyor.
19 Ekim 2025 Pazar - 12:08
"Mardin Kültür Yolu Festivali" devam ediyor
Mardin’de Kültür Yolu Festivali, konserlerden atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan etkinlikleriyle devam ediyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasına bu yıl ilk kez dahil edilen Mardin’de, festivalin ilk gününde şehrin dört bir yanında gerçekleştirilen etkinlikler yoğun ilgi gördü. Rengarenk görüntülere sahne olan festival, Mardin’i adeta yaşayan bir sanat galerisine dönüştürdü. Mersin Devlet Opera ve Balesinin sahneye koyduğu, orkestra şefi Aytuğ Ülgen, koro şefi Anıl Aydın ve koreograf Ender Üçdemir’in imzasını taşıyan "Yerelden Evrensele Aşk Ezgileri" konseri, Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde sanatseverlerle buluştu. Ünlü tiyatro sanatçısı Volkan Severcan’ın anlatıcı olarak yer aldığı konser, izleyicilerden tam not aldı. Festival kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda, ilahiyatçı-yazar Osman Egin’in moderatörlüğünü yaptığı "Kapısız Dergah" söyleşisi yoğun ilgi gördü. Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen "Şer’iye Sicillerinde Toplumsal Yaşam ve Aile" panelinde ise Prof. Dr. İbrahim Özcoşar moderatörlüğünde Prof. Dr. İsmail Kıvrım ve Doç. Dr. Ahmet Kılınç, dönemin toplumsal yapısı ve aile ilişkilerini tarihi belgeler ışığında değerlendirdi. Mardin Mardian Mall AVM’de gerçekleştirilen "Sen de Söyle" etkinliği, katılımcılara hem eğlenceli hem de etkileşimli bir ortam sundu. Festivalin en özel anlarını yakalamak isteyen fotoğraf tutkunları ise "FotoMaraton Mardin" ve "FotoMaraton Çocuk" etkinliklerinde yarıştı. Festivalde düzenlenen 3. Mardin Uluslararası Film Festivali çerçevesinde verilen telkari ödülleri, Mardin Artuklu Üniversitesi Konferans Salonunda yapılan törenle sahiplerini buldu. "Çocuk Köyü miniklere renkli anlar yaşattı" 15 Temmuz Parkında kurulan Çocuk Köyü, festivalin ilk gününde minik ziyaretçilerin neşesiyle renklendi. Rengarenk aktiviteler, atölye çalışmaları, tiyatrolar ve sahne gösterileriyle dolu olan alanda çocuklar doyasıya eğlendi. "Özgür Özgülgün ile Tarihe Yolculuk" etkinliğiyle geçmişe eğlenceli bir yolculuğa çıkan çocuklar, jonglör, balon katlama ve bubble show gibi etkinliklerle keyifli vakit geçirdi. "Karagöz Kukla Evi Tematik Atölye ve Etkinlik Alanında’’ ise çocuklar geleneksel gölge oyununun büyülü dünyasını keşfetti. Minik izleyiciler ayrıca, "Maceracı Yüzgeçler" tiyatro oyununu ilgiyle izlerken, Mardian Mall AVM sinema salonunda TÜRSAK işbirliğiyle düzenlenen 21. Çocuk Filmleri Festivali kapsamında gerçekleştirilen film gösterimlerine ve atölyelere katılarak sinema sanatını tanıma fırsatı buldu.
19 Ekim 2025 Pazar - 12:05
Sultanhanı Kervansarayı yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı
Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından İpek Yolu üzerinde hem konaklama hem de ticaret yolunun güvenliğini sağlamak amacıyla 1229’da yaptırılan Sultanhanı Kervansarayı görkemli mimarisiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Konya-Aksaray Kara yolu üzerinde Aksaray’a 45 kilometre uzaklıktaki Sultanhanı Kervansarayını Şamlı Muhammed bin Havlan inşa etti. Askeri üs olarak da kullanıldığından çeşitli savaşlara sahne olan ve kuşatmalar sırasında zarar gören kervansaray, düz araziye kurulmuş bir kaleyi andırıyor. 2020 yılında kapsamlı şekilde restore edilen Sultanhanı Kervansarayında yerli ve yabancı ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Yılda binlerce ziyaretçi ağırlayan Sultanhanı Kervansarayında eylül ayı ile birlikte ziyaretçi yoğunluğunda büyük artış yaşandı. Bu artışta yapılan restorasyonun ve yapılan tanıtım çalışmalarının büyük katkısı oldu. Sultanhanına turist kafilesi ile gelen turist rehberi Sabiha Fenerci, "Yunanca rehberim. Çeşmeden aldım grubu ve Kapadokya’ya gidiyoruz. Müşterilerim Yunanlı, bazılarının dedeleri Kapadokya bölgesinden ve bazı şehirlerden gitmiştir. Her şeyi çok beğeniyorlar" dedi. Kervansarayı Yunanistan’dan gezmeye gelen Andros Derneği Başkanı Wangeliya, "Arkadaşlarımla birlikte Kapadokya’yı ziyaret etmek için buraya geldik. Sultanhanı’nı çok beğendik" diye konuştu. Kervansarayı gezen Ennur Işık Ardahan da, "Konya’dan geliyoruz. Kayseri’ye giderken burayı gördük, çok beğendik ve etkilendik. Durup bir bakmak istedik. Çok güzel. Kilimler harika, içerinin ambiyansı ve atmosferi çok iyi. Ben çok beğendim" şeklinde konuştu. Turizm tesisi işletmecisi Metin Boğa ise Sultanhanı Kervansarayının Türkiye’nin en büyük kervansarayı olduğunu belirterek, "Sultanhanı, bildiğiniz gibi Dünya’nın ve Türkiye’nin en büyük kervansarayı olma özelliğine sahip. Ayrıca burası bir geçiş güzergahı. Konya’dan, Kapadokya’dan, Pamukkale’den geçenlerin, Kapadokya’dan Antalya’ya gidenlerin uğradığı bir yer. İçeride halı müzesinin bulunması burayı görsel açıdan daha da güzelleştirdi, mükemmel bir hale getirdi. Restorasyondan sonra talebin artmasıyla birlikte çok daha güzel oldu. Burada emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Herkese diyorum ki: Sultanhanı’na buyurun, çıkın çıkın gelin. Mutlaka görmeniz gerekir" diye konuştu.
19 Ekim 2025 Pazar - 12:02
Mardin Kültür Yolu Festivali çeşitli etkinliklerle devam ediyor
Mardin’de Kültür Yolu Festivali, konserlerden atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine uzanan etkinlikleriyle devam ediyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasına bu yıl ilk kez dahil edilen Mardin’de, festivalin ilk gününde şehrin dört bir yanında gerçekleştirilen etkinlikler yoğun ilgi gördü. Rengarenk görüntülere sahne olan festival, Mardin’i adeta yaşayan bir sanat galerisine dönüştürdü. Mersin Devlet Opera ve Balesinin sahneye koyduğu, orkestra şefi Aytuğ Ülgen, koro şefi Anıl Aydın ve koreograf Ender Üçdemir’in imzasını taşıyan "Yerelden Evrensele Aşk Ezgileri" konseri, Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezinde sanatseverlerle buluştu. Ünlü tiyatro sanatçısı Volkan Severcan’ın anlatıcı olarak yer aldığı konser, izleyicilerden tam not aldı. Festival kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda, ilahiyatçı-yazar Osman Egin’in moderatörlüğünü yaptığı "Kapısız Dergah" söyleşisi yoğun ilgi gördü. Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen "Şer’iye Sicillerinde Toplumsal Yaşam ve Aile" panelinde ise Prof. Dr. İbrahim Özcoşar moderatörlüğünde Prof. Dr. İsmail Kıvrım ve Doç. Dr. Ahmet Kılınç, dönemin toplumsal yapısı ve aile ilişkilerini tarihi belgeler ışığında değerlendirdi. Mardin Mardian Mall AVM’de gerçekleştirilen "Sen de Söyle" etkinliği, katılımcılara hem eğlenceli hem de etkileşimli bir ortam sundu. Festivalin en özel anlarını yakalamak isteyen fotoğraf tutkunları ise "FotoMaraton Mardin" ve "FotoMaraton Çocuk" etkinliklerinde yarıştı. Festivalde düzenlenen 3. Mardin Uluslararası Film Festivali çerçevesinde verilen telkari ödülleri, Mardin Artuklu Üniversitesi Konferans Salonunda yapılan törenle sahiplerini buldu. "Çocuk Köyü miniklere renkli anlar yaşattı" 15 Temmuz Parkında kurulan Çocuk Köyü, festivalin ilk gününde minik ziyaretçilerin neşesiyle renklendi. Rengarenk aktiviteler, atölye çalışmaları, tiyatrolar ve sahne gösterileriyle dolu olan alanda çocuklar doyasıya eğlendi. ’’Özgür Özgülgün ile Tarihe Yolculuk" etkinliğiyle geçmişe eğlenceli bir yolculuğa çıkan çocuklar, jonglör ve illüzyon gösterileri, balon katlama ve bubble show gibi etkinliklerle keyifli vakit geçirdi. "Karagöz Kukla Evi Tematik Atölye ve Etkinlik Alanında’’ ise çocuklar geleneksel gölge oyununun büyülü dünyasını keşfetti. Minik izleyiciler ayrıca, "Maceracı Yüzgeçler" tiyatro oyununu ilgiyle izlerken, Mardian Mall AVM sinema salonunda TÜRSAK işbirliğiyle düzenlenen 21. Çocuk Filmleri Festivali kapsamında gerçekleştirilen film gösterimlerine ve atölyelere katılarak sinema sanatını tanıma fırsatı buldu.
19 Ekim 2025 Pazar - 11:37
Balıkesir Kitap Fuarı’nı ilk iki günde 35 bin kişi ziyaret etti
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Balıkesir Kitap Fuarı, ilk iki günde yaklaşık 35 bin kitapseveri ağırladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın "1. Balıkesir Kitap Fuarı ile Cumhuriyet aydınlanmasını; kalemin, fikrin, bilimin gücüyle daha da büyütmek istiyoruz" vurgusu yaptığı fuarı ilk iki günde yaklaşık 35 bin kişi ziyaret etti. Fuarda; Mustafa Balbay, İlker Başbuğ, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Nurullah Genç, Behiç İstanbulluoğlu, İrfan Değirmenci, Mehmet Ali Güller ve Prof. Dr. Ali Demirsoy gibi usta kalemler söyleşilerinin ardından kitaplarını imzaladı. İmza stantlarında kitapseverler uzun kuyruklar oluşturdu. Geçtiğimiz aylarda Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde gerçekleşen 6.1 büyüklüğündeki deprem ve sonrasındaki artçı depremleri değerlendiren deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, "Kimse Sındırgı’nın adını bilmezken ben Sındırgı’da deprem olacağını söyledim. Simav ve Sındırgı risk taşıyan bölgeler, buralarda ve güneye doğru gelen tarafta artçı depremler oluyor. Ancak artçı depremler ana depremi tetiklemez. Simav Dağı’nın önünde ana fay var. Bir de Simav Dağı’nın tam karşısındaki vadide, Eğrigöz Dağı’nın karşısında diğer tabakalar mevcut. Bu vadi bir kırıklı zon ve onun altında sıcak su var. Orada basınç artışından dolayı oradaki birçok fay üzerinde kırılmalar yapıyor" şeklinde konuştu. Meslek hayatında 45 yılı geride bırakan usta gazeteci-yazar Mustafa Balbay, "Uğur Mumcu öldürüleceğini biliyordu. Sadece gününü bilmiyordu, o şartlarda üretmeye, yazmaya devam etti. Bu yüzden bu millet ona ‘Kalpaksız Kuvvacı’ gibi ölümsüz bir unvan taktı. Çünkü Uğur Mumcu hayatını; ‘Korkak bin kez, cesur bir kez ölür’ diyerek yaşamış, mücadelesini sürdürmüş önemli bir gazeteciydi" ifadelerini kullandı. İlker Başbuğ: "Kitap ve insan birbirine bağlı iki unsurdur" Eski Genelkurmay Başkanı ve yazar İlker Başbuğ da fuarda yaptığı konuşmada, "Ben kitapsız bir dünyayı düşünemiyorum. Kitap ve insan birbirine bağlı iki unsurdur. Özellikle son yıllarda dijital kitaplar ve teknoloji kitaba olan ilgiyi azalttı gibi görünüyor ama biz kitap fuarlarına geldiğimizde o ilginin, sevginin gittikçe arttığını görüyoruz. Kitap fuarları bizleri insanlarla buluşturma fırsatı veriyor. Kitap insan yaşamında çok önemli. Bu nedenle Balıkesir’de kitap fuarının ilkini başlatarak öncülük yaptığı için Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Fuarda; Prof. Dr. Nurullah Genç, "Kelimelerin bizim gibi bir hayatları vardır. Her kelime bir kimlik, kişiliktir. Eğer siz kelimenin sözlük anlamını aşamazsanız o kelimenin esrarını da çözemezsiniz. Hayatın esrarı, sırrı aslında kelimelerin esrarında gizlidir" vurgusu yaparken, İrfan Değirmenci kültürel açıdan fuarın Balıkesir için büyük bir ihtiyaç olduğunu belirtti. Dış politika değerlendirmesi yapan Gazetesi Mehmet Ali Güller ise, "Ortadoğu’da İsrail hegemonyasında Amerika’nın kurmak istediği bir düzen var. Amerika İran’a muhalif bir cephe kurmayı hedefliyor" vurgusunu yaparken, Behiç İstanbulluoğlu, "Sessiz Kuşağın Sesi: Yılmaz Hoca" kitabıyla Eskişehir’in simge ismi Prof. Dr. Büyükerşen’i anlattı. Günün son söyleşisini yapan biyolog Prof. Dr. Ali Demirsoy ise, "Eğer önlem alınmazsa sizin çocuklarınız kendileri ölmeyecekler. Küresel ısınmadan dolayı ölecekler. Önümüzdeki 10 yıl çok önemli. 2035 yılından sonra çok büyük sorunların yaşanacağı apaçık" diyerek çarpıcı bir uyarıda bulundu. Balıkesir Kitap Fuarı’nın ikinci günü ünlü piyanist Gökhan Aybulus’un piyona resitali ile sona erdi. Fuarın üçüncü günü Fuarın üçüncü günü saat 10.00’dan itibaren Murat Ağırel, Aytunç Erkin, Serhan Asker, Nilüfer Açıkalın, Sinan Meydan, Cihat Yaycı, Naim Babüroğlu, Banu Avar, Emre Gül, Aslı Arslan gibi birçok yazarın, gazetecinin söyleşisi ve imzasıyla Balıkesir Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde devam edecek.
19 Ekim 2025 Pazar - 11:30
Lüks kruvaziyer 867 yolcu ve 469 mürettebatıyla Alanya’ya demirledi
Palau Bandıralı ‘Astoria Grande’ adlı lüks kruvaziyer yolcu gemisi Alanya Limanı’na ulaştı. Akdeniz’in önemli turizm ilçelerinden olan Alanya’ya sabah saatlerinde Palau bandıralı ‘Astoria Grande’ isimli lüks kruvaziyer gemisi limana ulaştı. Limana demir atan yolcu gemisinde 867 yolcu ve 469 mürettebat bulunurken, yolcuların büyük kısmının Rusya vatandaşı olduğu öğrenildi. Antalya’dan gelen lüks kruvaziyer yolcu gemisi akşam saat 19:00 sıralarında İzmir’e gitmek üzere Alanya’dan ayrılması bekleniyor. Yolcuların bir kısmı şehir merkezini gezmek üzere gemiden inerken, bazı turistler ise tarihi ve turistik bölgeleri ziyaret etti.
19 Ekim 2025 Pazar - 11:27
Lüks kruvaziyer 867 yolcu ve 469 mürettebatıyla Alanya’ya demirledi
Palau Bandıralı ‘Astoria Grande’ adlı lüks kruvaziyer yolcu gemisi Alanya limana ulaştı. Akdeniz’in önemli turizm ilçelerinden olan Alanya’ya sabah saatlerinde Palau bandıralı ‘Astoria Grande’ isimli lüks kruvaziyer gemisi limana ulaştı. Limana demir atan yolcu gemisinde 867 yolcu ve 469 mürettebat bulunurken, yolcuların büyük kısmının Rusya vatandaşı olduğu öğrenildi. Antalya’dan gelen lüks kruvaziyer yolcu gemisi akşam saat 19:00 sıralarında İzmir’e gitmek üzere Alanya’dan ayrılması bekleniyor. Yolcuların bir kısmı şehir merkezini gezmek üzere gemiden inerken, bazı turistler ise tarihi ve turistik bölgeleri ziyaret etti.
19 Ekim 2025 Pazar - 11:26
Bozok’un Sessiz Tanığı: 16. Yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi
Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde, Osmanlı döneminde Bozok Sancak Beyliği yapan Çerkez Bey adına 1587-1588 yıllarında inşa edilen türbe, tarihî dokusu ve mimarisiyle dikkat çekiyor. Dron ve yerden kaydedilen görüntüler, asırlık yapının görkemini gözler önüne sererken, aynı zamanda ilgisizlik, kapalı kapıları arkasından ve pencerelerinden görünen bakımsızlık nedeniyle yaşadığı yıpranmayı da ortaya koyuyor. Tarihi kaynaklara göre; türbe, 1542 yılında Bozok’ta tımar sahibi, 1557-1558 yıllarında ise Kırşehir Sancak Beyi olan Çerkez Bey için yaptırıldı. Çayıralan’da ‘Kümbetli Cami’ olarak bilinen yapının avlusunda yer alan türbe; kare kaide üzerine sekizgen gövde, içten kubbeli ve dıştan sivri külahlı mimarisiyle Osmanlı dönemi anıt mezarlarının ayakta kalabilmiş nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. "Değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz" Yerli ziyaretçilerin ortak şikayeti, türbenin kapalı olması. Türbeyi gezmeye gelen Faruk Demircan, Adana’dan geldiğini belirterek şunları söyledi: "Adana’dan geldim cenaze nedeniyle. Geldiğimde merak ettim türbeyi gezmeye geldim. Ama türbe biraz bakımsız geldi bana. Kapıları kapalı. Bir vatandaş olarak kapıları en azından açık olmasını ve içerisini görmek isterdim. Değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz." "Çayıralan, Selçuklu ve Osmanlı’nın ilk yerleşim yerlerinden biridir" Tarihi geçmişiyle dikkat çeken yapıya farklı şehirlerden ve hatta yurt dışından ziyaretçilerin geldiğini belirten Süleyman Kandemir ise türbenin hem Selçuklu hem de Osmanlı izlerini taşıdığını ifade etti. Kandemir, "Burası içinde bulunduğumuz mekan 1080 Selçuklu’nun Anadolu’ya fethinden sonraki kutsal mekan. Bir tarafta Selçuklu eseri. Burada da Osmanlı eseri var. 1080’de buradaki cami Selçuklular tarafından Anadolu’ya yapılan 10. camidir. İçinde bulunduğumuz ise Bozok Sancak Bey İsa Bey’in çocuğuna yaptığı türbedir. Burası gördüğünüz gibi Osmanlı usulüne göre yapılmış. Taç kapılı, mihrap kapılı, çok güzel bir kümbettir. Çayıralan Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı açısından ilk yerleşim yerlerinden birisidir. iki katlı altta türbe var. Üstte de ise zamanla medrese olarak kullanılmış. Ama son zamanlarda tamamen şu anda türbe olarak ziyarete açık. Anadolu’nun değişik yerlerinden yurt içinden, yurt dışından ziyaretçiler geliyor" dedi. 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenerek koruma altına alınan türbe, mimari yapısı, süslemeleri ve taş işçiliğiyle tarihi değerini korurken vatandaşlar, bu kültürel mirasın daha iyi korunmasını ve tanıtılmasını talep ediyor.
19 Ekim 2025 Pazar - 11:25
Ayvalık Zeytin Hasat Festivali’nde Suzan Kardeş ile Balkan rüzgarı
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde "20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali", unutulmaz bir final gecesiyle sona erdi. Balkan müziğinin güçlü sesi, sahne enerjisi ve samimiyetiyle sevilen sanatçı Suzan Kardeş, festivalin son konserinde Ayvalıklılara ve misafirlere müzik dolu bir gece yaşattı. Kırlangıç Yaşam Merkezi Çim Alan’da gerçekleşen konsere yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Renkli sahne performansı ve kendine özgü yorumuyla Balkan ezgilerini Ayvalık gecesine taşıyan Suzan Kardeş, iki saat boyunca sahnede kaldı. Seyirciler, hem duygusal hem de coşkulu şarkılarda sanatçıya hep bir ağızdan eşlik etti. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve eşi Canan Ergin de konseri izleyenler arasında yerini alırken, Boşnak kökenli Başkan Ergin, davetlilerle birlikte Balkan ezgilerine eşlik ederek halay çekti, festival coşkusuna ortak oldu. Ayvalık’ın dört gün boyunca zeytin, müzik, kültür ve dostlukla dolup taştığını belirten Başkan Ergin, "Bu festival, Ayvalık’ın birliğini, üretimini ve sevincini simgeliyor. 20 yıldır olduğu gibi bu yıl da hemşerilerimizle birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyduk" dedi. Suzan Kardeş, konserin sonunda alkışlar eşliğinde sahneden ayrılırken, izleyiciler uzun süre "bir daha" tezahüratlarıyla sanatçıyı yeniden sahneye çağırdı. 20. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivali, dört gün boyunca müzikten spora, sanattan gastronomiye kadar pek çok etkinliğe ev sahipliği yaparak hem Ayvalıklılara hem de kente gelen binlerce ziyaretçiye unutulmaz anlar yaşattı.
19 Ekim 2025 Pazar - 11:19
Tiyatronun kalbi Antalya’da atacak
Antalya Şehir Tiyatroları 2025-2026 sezonunda 3’ü yeni olmak üzere toplam 23 oyunla tiyatro severlerin karşısına çıkmaya hazırlanırken 42. kez perdelerini açacak olmanın heyecanını yaşıyor. Antalya’nın kültürel yaşamında köklü bir yere sahip olan Antalya Şehir Tiyatroları 2025-2026 sezonuna başlamaya hazırlanıyor. 21 Ekim’de perdelerini açacak olan Antalya Şehir Tiyatroları, bu sezon, 3’ü yeni olmak üzere toplam 23 oyunla tiyatro severlerin karşısına çıkacak. 2025-2026 sezonuyla birlikte Antalya’da 42. kez perdelerini açacak olan Şehir Tiyatroları, güçlü oyuncu kadrosu, sahne arkası ekibi ve etkileyici dekor tasarımlarıyla, Antalya’nın sanat ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. Dünyaca ünlü oyunlar sahnelenecek Yazar Anthony Horowitz’in kaleme aldığı ve yönetmenliğini Barış Erdenk’in üstlendiği yeni yetişkin oyunu "Ermişler ya da Günahkarlar" isimli yeni oyunla perdelerini açacak olan Şehir Tiyatroları’nın bu sezon sahneleyeceği yeni oyunları arasında; İsveçli yazar Staffan Göthe’nin kaleme aldığı ve Elif Temuçin’in yönetmenliğini yaptığı çocuk oyunu "Bir Şubat Gecesi" de bulunuyor. Türkiye’nin ilk ve tek kurumsal kukla tiyatrosu olan Antalya Şehir Tiyatroları kukla biriminin hayata geçirdiği, ünlü yazar Hans Christian Andersen tarafından yazılan ve Martynas Lukosius tarafından yönetilen "Farklı" isimli oyun da Antalya Şehir Tiyatroları’nın yeni oyunları arasında yer alıyor. 23 oyun seyirciyle buluşacak Bu sezon da dopdolu bir programla izleyicilerin karşısına çıkacak olan Antalya Şehir Tiyatroları, hem klasik hem de modern eserlerden oluşan zengin repertuvarıyla, Antalyalı seyircilere unutulmaz anlar yaşatmayı hedefliyor. Yeni sezonda ilk kez sahnelenecek olan 3 oyunla birlikte toplamda sahnelenecek olan 23 oyun arasında, 12 yetişkin, 6 kukla ve 5 de gençlik ve çocuk oyunu bulunuyor. Antalya Şehir Tiyatroları, her yıl olduğu gibi bu yıl da sahneleyeceği oyunlarla, tiyatro festivalleriyle, atölyeler ve özel gösterimlerle şehrin kültürel dokusunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
19 Ekim 2025 Pazar - 11:17
Tuz Gölü’ndeki tuz odaları sağlık turizmine katkı sunuyor
Aksaray’ın Eskil İlçe Belediyesi tarafından yaptırılan 32 kıl çadırdan oluşan tuz odaları, sağlık turizmi kapsamında yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlıyor. Tuz Gölü’nün eşsiz doğası içinde kurulan tesis, hem sağlık hem de doğa turizmini bir araya getiriyor. Ziyaretçiler, gün doğumu ve gün batımında Tuz Gölü’nün eşsiz manzarasının tadını çıkarırken, aynı zamanda tuzdan yapılan odalarda nefes terapisi ve dinlenme imkanı buluyor. Bölgede düzenlenen at ve ATV turları da ziyaretçilere Tuz Gölü’nün bembeyaz yüzeyinde farklı bir deneyim yaşatıyor. Doğayla iç içe bu etkinlikler bölgeyi ziyaret eden turistlerin ilgisini çekiyor. Ziyaretçiler, tuz odaları deneyiminden oldukça memnun kaldıklarını belirterek, odalarda geçirdikleri sürenin nefes darlığına iyi geldiğini ifade ediyor. Başkan Zavlak: "Tuz Gölü dünya cennetinden bir tanesi" Tuz Gölü turizmiyle doğa ve turizme farklı bir kapı açıldığını ifade eden Eskil İlçe Belediye Başkanı Mustafa Zavlak, "Eskil Tuz Gölü Obalarında tuz odasındaki çadırdayız. Sağlık turizmi olarak bir nimet olan Tuz Gölü ve tuz odalarını Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu hocamız da ziyaret ederek, Tuz Gölü’nün faydalarını, nimetlerini ve ne kadar önemli olduğunu dile getirdi. Tuz odalarımızın, solunum ve cilt hastalıklarına çok faydalı olduğunu bizzat kendisi açıkladı. Ayrıca Tuz Gölü, coğrafya açısından dünya cennetinden bir tanesi. Sınırsız gökyüzü, uçsuz bucaksız beyazlığı eşliğinde gün doğumu ve gün batımı ile görsel açıdan Allah vergisi tabiat güzelliği var. Bu doğal şifa kaynağı ve görsel güzelliği açarak yerli ve yabancı turistleri ağırlıyoruz. Sağlık ve coğrafya açısından yerli ve yabancı turistlerimiz Tuz Gölü’nü ziyaret ederek tabiatın güzelliğini ve nimetlerinden faydalanıyorlar" dedi. İsviçre’den tuz obalarına gelen 65 yaşındaki Daniel Simmler, "Daha önce böyle bir şey görmedim, sağda solda her yerde tavanda bile tuz var. Görselliği, manzarası her şey çok güzel. Geldiğimiz için çok mutlu olduk" derken, eşi Caroline Simmler ise "Tuz Gölü’nü daha önce bilmiyorduk, tuz odalarının sağlığa faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı ve ilginç bir yer olmuş" dedi. Tuzun sağlık için önemli olduğunu belirten Duygu Demirci, "Buraya Ankara’dan geliyorum. Aksaray’ın Eskil ilçesindeki Tuz Gölü ve Tuz Gölü Obasındayız şimdi. Tuz odalarının olduğunu öğrendik, tuzun sağlık açısından çok faydalı olduğunu zaten biliyordum. Bende astım rahatsızlığı vardı, burada kaldığım süre içerisinde kendimi çok rahatlamış hissettim. Denemek için geldim faydasını da gördüm ve ara ara gelmeyi düşünüyorum" diye konuştu. Ayşenur Ömerci ise "Tuz Gölü’ndeki çamurun cilde çok iyi geldiğini öğrendik. Tuz Gölü’nde gün batımına denk gelmemiz de iyi oldu, müthiş bir manzarası var. Daha sonra tuz odalarına geldik, burası da çok güzel güzel bir şekilde geliştirilmiş, çok beğendim herkese tavsiye ederim" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder