KÜLTÜR SANAT
DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "Emek, üretimin temel unsurudur" 30 Nisan 2026 Perşembe - 15:12:23 Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir tebrik mesajı yayımladı. Emeğin üretimin en temel unsuru olduğunu vurgulayarak, ülke ekonomisinin çalışanların alın teri ve gayretiyle büyüdüğüne dikkat çekti. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne dair yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Denizli’miz, çalışkan insanları, üretim gücü ve ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine önemli katkılar sunan bir şehirdir. Bu başarıda, sanayicilerimiz kadar emekçilerimizin de büyük payı bulunmaktadır. Üreten, istihdam sağlayan ve ülkemizin kalkınmasına katkı sunan tüm çalışanlarımız, ekonomimizin en değerli gücüdür. Onların emek, alın teri ve fedakârlığı; sürdürülebilir büyümenin ve toplumsal refahın temelini oluşturmaktadır. İş dünyası ile çalışanlarımızın uyum içinde hareket etmesi, üretimin artması ve refahın geniş kesimlere yayılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bizler, Denizli Ticaret Odası ailesi olarak; üyelerimizin üretim gücünü artırırken, istihdamın korunması ve geliştirilmesi anlamında da her alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha güçlü bir ekonomi, daha müreffeh bir toplum için emeğin değerinin her zaman korunması gerektiğine inanıyoruz. Başta şehrimizdeki çalışanlarımız olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında alın teri döken tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; ailecek sağlık, huzur ve başarılar diliyoruz."
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:08 Kestel Belediyesi’nden Mayıs’ta dolu dolu kültür sanat programı Kestel Belediyesi, mayıs ayı boyunca gerçekleştireceği kültür ve sanat etkinlikleriyle tiyatrodan söyleşilere uzanan zengin bir programla Kestellileri buluşturmaya hazırlanıyor. Çocuklara, gençlere ve yetişkinlere hitap eden etkinlikler, Kestel’de sosyal yaşamı canlandırırken kültürel birlikteliği de güçlendirecek. Kestel Belediyesi tarafından hazırlanan etkinlik programı kapsamında tiyatro gösterileri ve söyleşiler, ay boyunca farklı yaş gruplarından vatandaşlarla buluşacak. Kestel Belediyesi Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi ve Ek Bina Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında; Mayıs ayı programı, 2 Mayıs Cumartesi günü saat 19.30’de düzenlenecek Bonus Hoca programı ile başlayacak. Eğitimci Süleyman Beledioğlu bu kapsamda Kestellilerle bir araya gelecek. "Bonus Hoca" olarak tanınan Süleyman Beledioğlu, beyin temelli yaklaşımlar ışığında stres yönetimi ve motivasyon konularını ele alacak. 9 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’te "Kutup Masalı Çocuk Tiyatrosu" sahnelenecek. Kutup Masalı Çocuk Tiyatrosu, eğlenceli hikâyesi ve renkli karakterleriyle minik izleyicileri hayal dolu bir yolculuğa çıkaracak. Aynı gün saat 20.30’da düzenlenecek söyleşide Uzman Psikolog Müjde Yahşi, Kestellilerle bir araya gelecek. Müjde Yahşi, çocuk ve gençlerde yaşanan kimlik gelişimi süreçlerinde ailenin rolünü ele alacak. Söyleşide, ebeveynlerin doğru yaklaşımı ve rehberliğin önemi bilimsel veriler ışığında değerlendirilecek. Program kapsamında 15 Mayıs Cuma günü saat 20.30’da Hatice Kübra Tongar söyleşisi düzenlenecek. Yazar Hatice Kübra Tongar, ebeveyn-çocuk iletişiminde sağlıklı ve sakin bir yaklaşımın önemini anlatacak. Söyleşide, bağırmadan iletişim kurmanın yolları ve aile içi huzuru artıracak yöntemler paylaşılacak. Öte yandan 16 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’te Güzel ve Çirkin Çocuk Tiyatrosu minik izleyicilerle buluşacak. 23 Mayıs Cumartesi günü saat 19.30’de Nikolay Vasilyeviç Gogol Bir Evlenme Hikayesi Yetişkin Tiyatrosu sahnelenecek. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, kültür ve sanatın bir şehrin ruhunu besleyen en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: "Bizler Kestel’de sadece fiziki yatırımlarla değil, aynı zamanda gönüllere dokunan çalışmalarla da yol alıyoruz. Kültür ve sanat etkinliklerimiz, hemşehrilerimizin bir araya geldiği, paylaştığı ve birlikte güzel hatıralar biriktirdiği özel buluşmalardır" dedi. Her yaştan vatandaşın kendine uygun bir etkinlik bulabileceği bir program hazırladıklarını ifade eden Başkan Erol, "Çocuklarımızın hayal dünyasına katkı sunan tiyatrolardan, ailelerimize rehberlik edecek söyleşilere kadar geniş bir yelpazede etkinlikler planladık. Amacımız; Kestel’de yaşayan her bir vatandaşımızın bu zenginlikten faydalanmasını sağlamak" diye konuştu. Kültür ve sanatın toplumsal bağları güçlendiren bir köprü olduğuna dikkat çeken Başkan Erol, "Birlikte izlediğimiz bir tiyatro, birlikte dinlediğimiz bir söyleşi; aslında bizi biz yapan değerleri pekiştirir. Bu anlayışla Kestel’i sadece yaşayan değil, aynı zamanda hisseden bir şehir haline getirmek için çalışıyoruz. Tüm hemşehrilerimizi Mayıs ayı etkinliklerimize davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:01 İş Sanat’tan İstanbul ve Ankara’da ücretsiz çocuk atölyeleri İş Sanat’ın İstanbul ve Ankara’daki ücretsiz çocuk atölyeleri devam ediyor. İş Sanat’ın İstanbul ve Ankara’daki minik sanatseverler için hazırladığı ücretsiz atölyeleri sürüyor. Çocukları kolaj, linol, eskiz ve suluboya gibi tekniklerle tanıştıran atölyeler hem sanatı ve sanatçıları tanıyacakları hem de gözlem yeteneklerini geliştirecekleri çok yönlü bir ifade alanı sunuyor. Programlarda 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Müzeler Haftası ve Anneler Günü’ne özel etkinlikler de yer alıyor. Müzede hazine avı Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin "Pencereme Bahar Gelmiş" ve "Çiçeklerin Hikâyesi, Sanatla Anlat" atölyelerinde çocuklar, Nazlı Ecevit’ten İbrahim Çallı’ya uzanan usta ressamların eserlerini inceleyerek doğayı sanatla yorumlamayı öğreniyorlar. "Bil Bakalım Hangisi?" atölyesinde, ebeveynleriyle birlikte oyun kartları eşliğinde sergiyi gezerek tabloların gizli ayrıntılarını keşfetme ve topladıkları şekillerle özgün eserler üretme fırsatı buluyorlar. 19 Mayıs’a özel "Zafere İlk Adım" ve "Geçmişe Bir Kart, Geleceğe Bir Mesaj" atölyelerinde ise Milli Mücadele ruhunu duygusal ve üretici bir şekilde keşfediyorlar. Müzeler Haftası’na özel Türkiye İş Bankası Müzesi’nin "Çorap Kukla" ve "Rüya Kapanı" atölyelerinde çocuklar, ebeveynleriyle ortak üretimlere imza atıyor; iç dünyalarını yansıtan hayali kahramanlarını oluşturuyorlar. Müzeler Haftası’na özel düzenlenen "Benim Müzem" atölyelerinde ise farklı yaş grupları müze kültürüyle tanışıyor; küçükler kendi renkli tablolarını kurgularken, büyükler dönüştürülmüş malzemelerle üç boyutlu minyatür galeriler inşa ediyor. Umut dolu bir geleceği tasarlamak Kibele Sanat Galerisi’nin "Karakterini Tasarla" atölyesinde katılımcılar, eva köpük baskı tekniğiyle tanışarak kendi kahramanlarını kurguluyor. Galerideki heykeltıraş Ayla Turan Retrospektif sergisi ve "Umut" isimli heykel, "Gökyüzü Durağı" atölyesine ilham veriyor. Çocuklar, boyama ve kolaj gibi teknikleri deneyimleyerek gelecekleri için umut ettikleri dünyayı bir bulut çerçevesinin içerisinde resmediyorlar. Minik ellerden annelere hediyeler İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin "Bir Anı Bir Çerçeve" ve "Resmini Sen Tamamla" atölyelerinde çocuklar, müzenin tarihi alanlarını ve güncel sergileri keşfederek "değerli olanı saklama" fikriyle kendi anı çerçevelerini tasarlıyor. Anneler Günü’ne özel düzenlenen "Kalpten Çiçekler" atölyesinde ise aileleriyle birlikte seramik hamurundan kalıcı çiçek buketleri oluşturuyorlar. Okul gruplarına da çeşit çeşit atölyeler bulunuyor Tüm atölyelerin tarih ve saatlerine İş Sanat’ın internet sitesinden ulaşılabiliyor ve ücretsiz kayıt olunabiliyor. Hafta sonları bireysel katılımlı olarak düzenlenen atölyelere hafta içinde okul grupları olarak katılılım sağlanabiliyor. İş Sanat atölyelerinin tamamı ücretsiz olarak sanatseverlere sunuluyor. Kibele Sanat Galerisi, Türkiye İş Bankası Müzesi ve İktisadi Bağımsızlık Müzesi ziyaretleri de ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi ise Müzeler Haftası ve Kurban Bayramı süresince ücretsiz olacak.
Büyükşehir Mehteri, festival için Ulsan’da
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:24 Büyükşehir Mehteri, festival için Ulsan’da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı, Güney Kore’nin Ulsan şehrinde düzenlenecek Sanayi Festivali’nin açılışında sahne alarak Türkiye’yi temsil edecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, adını dünyaya da duyurmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kocaeli Büyükşehir Mehter Takımı, Güney Kore Ulsan Belediyesi’nin daveti üzerine bölgede düzenlenecek Sanayi Festivali’ne katılmak üzere yola çıktı. Mehter Takımı, uzun süren yolculuğun ardından Ulsan şehrine ulaştı. Tüm hazırlıklarını tamamlayan Büyükşehir Mehter Takımı, hem Kocaeli’yi hem de Türkiye’yi festivalde en iyi şekilde temsil edecek. Son provaları yapıldı, festival bekleniyor Müzik aletleri, özel kıyafetleri ve tüm ekipmanları ile bölgeye giden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı, bugün Türkiye saati ile 12.00’de, Güney Kore saati ile 18.00’de, Ulsan Sanayi Festivali’nin açılış programında sahne alacak. Taehwagang Ulusal Parkı’nda düzenlenecek festival öncesinde provalarını tamamlayan Mehter Takımı, repertuarındaki birçok marşı seslendirecek. Büyükşehir Mehter Takımı’na Güney Koreli vatandaşların yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. Hyundai sanayi bölgesi ve Deawangam Parkı’na ziyaret Bir yandan festivale hazırlanan bir yandan da ev sahibi Ulsan Belediyesi tarafından düzenlenen şehir gezilerine katılan Mehter Takımı, ilk olarak Hyundai Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Hyundai firmasının yetkilileri tarafından karşılanan ekibe, merkez binadaki toplantı salonunda firma hakkında bilgilendirici film izlettirildi. Daha sonra Hyundai markasının başlangıcını, büyümesini ve bir dünya devi olma serüvenini kronolojik sıraya göre maket ve görsellerle ele alan müze gezdirildi. Sonrasında ise şehir manzaralı Daewangam Parkı’na giden Büyükşehir Mehter Takımı burada rehber eşliğinde bölge hakkında bilgi aldı.
Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:17 Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor Eskişehir’de ilhamını aile mesleği olan balıkçılıktan alan genç sanatçı metal parçalarla sanat eserleri üretiyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu 22 yaşındaki Mücahit Diyar Arız, Tepebaşı ilçesi Uluönder Mahallesi’ndeki atölyesinde çocukluktan gelen sanat tutkusunu, eğitimini aldığı heykelle birleştiriyor. Sanat hayatına hurdalıkta bulduğu bir yığın kaşıkla başlayan ve esas ilhamını aile mesleği olan balıkçılıktan alan genç sanatçı, eserlerinde özellikle metal malzemeleri kullanıyor. Metali tercih etme nedenini, "Farklı malzemeleri bir araya getirme" mottosuna bağlayan sanatçı, sanayi ortamının sunduğu kolay malzeme erişimi ve rahat çalışma şartlarını avantaja çevirerek tutkusunu geliştirmeyi hedefliyor. "Farklı malzemeleri bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor" Eserlerinde neden metali seçtiğinden bahseden Mücahit Diyar Arız, "Farklı malzemeleri bir araya getirme duygusu beni cezbetti. Bunu mermer veya ahşapta yapamayız. Şöyle açıklayayım, ben bir heykel ürettiğimde dünyanın her yerinden metal toplayıp bir araya da getirebilirim. Bu bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor, hoşuma gidiyor. Heykel bölümünü kazandıktan sonra aslında okula başladığım gün dedim ki ’Tamam ben heykel okuyacağım, ben bu mesleği heykel üzerinden yürüteceğim.’ Böyle bir karar verdim" ifadelerini kullandı. "Malzemeyi komşudan alabiliyorum" Sanayinin metal sanatı için tam bir biçilmiş kaftan olduğundan ve burada çalışmanın kolaylığından bahseden Arız, "Her ne kadar da sanayinin bu bölgesi mermer ile ilgili olsa da metal bulmakta zorlanmıyorum. Malzemeye ulaşmam kolay oluyor. Örneğin bir tane aparatım eksik oluyor, komşudan alabiliyorum. Ayrıca sanayi ortamı olduğu için çıkardığım gürültü bir problem olmuyor. Daha rahat çalışabiliyorum. İş hayatım 10-11 yaşlarında başladı. Balıkçılık bizim aile mesleğimiz. Benim amcalarım da babam da balıkçıydı. Ben de küçüklükten beri onların yanında gide gele balıkçılık ile ilgili bir şeyler öğrendim. Ama işte o zamanlar balıkçılığı sanatla bağdaştıramadığım için balık benim için çok büyük bir şey değildi. Seviyordum, deniz her zaman beni etkiliyordu ama tam bir anlam ifade etmiyordu" diye konuştu. Bir yığın metalle başlayan sanat Okul yıllarında hurdalığa gittiğini ve orada malzeme topladığını anlatan Arız, "Okuldan hocam Selçuk Yılmaz ile beraber bir yığın metal bulmuştuk. Bana bu metallerden balık yapılabileceğini söylemişti. Hocam gibi çevremdeki diğer insanlar da aslında balık yapmamı bekliyordu. Metallerden balık yapmaya da ilk o zaman başladım. Metalle çalışmaya başladım, bir denedim ve sonra bir baktım ki dur durak gelmedi. Sevdiğim için ne kadar hızlı çalıştığımı fark ettim. Bu tutkumu geliştirmek ve çok daha iyi yerlere gelmek istiyorum" dedi.
Yozgatlı Kültür Bakanlığı Sanatçısı Raşit Öztürk 19 yıldır ağaç parçalarını hayal gücüyle süslüyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:13 Yozgatlı Kültür Bakanlığı Sanatçısı Raşit Öztürk 19 yıldır ağaç parçalarını hayal gücüyle süslüyor Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yaşayan Raşit Öztürk, ormanlık alandan topladığı ağaç parçalarına hayal gücüyle şekil veriyor. Raşit Öztürk, emekli olduktan sonra yerleştiği Kösrelik köyünde bağ bahçe işleriyle uğraşırken kağnı figürleriyle başladığı sanatını, odun parçacıklarına şekiller vererek sürdürüyor. Ormanda bulduğu ağaçları, odun parçalarını topluyor, hayal kuruyor, törpülüyor, zımparalıyor ve eserler üretiyor. Aynı zamanda 2016 yılında Kültür Bakanlığı Sanatçısı ilan edilen Öztürk, sanatının daha geniş kitlelerce duyulmasını istiyor. "Ağaçlara bakıp ne yapabileceğimi düşünüyorum" Öztürk, "Kök sanat işleriyle uğraşıyorum. Değnek, baston, hayvan figürleri, ağaç işleri yapıyorum. Bu konuda eğitim almadım. Emekli olduktan sonra köye geldim. Köyde bir şeyler ekip biçtik. Kağnı işleriyle başladım ve ağaç köklerinden bastonlar yaptım. Hayvan figürleri, ağaç kozalakları, otlardan ne bulursam aldım. Kuru ve bazen de yaş ağaçlardan bir şeyler yapmaya çalıştım. Evimiz oturulacak durumda değildi. Buraya Vali Bey geldi, ilgilendiler. Burası daha önce ahırdı. Kesilen ağaçlardan, dağlardan, bayırlardan malzeme topluyorum. Dağda gezerken önce ağacın altına bakıyorum. ‘Bu ağaçtan ne gibi bir şey yapabilirim?’ diye düşünüyorum. Taşları, ağaç parçalarını topluyorum" dedi. "Buradaki ürünler eksilecek ki yeni bir şeyler yapayım" Kök baston sergisine çok sayıda ziyaretçi geldiğini ifade eden Öztürk, "Gelenler memnun dönüyor. Beğeniyor, takdir ediyor. Su kabaklarından da bir şeyler yapmaya çalıştım. Ceviz kütüklerinden yakma makinesiyle hayvan figürleri yapıyorum. Buradaki ürünler eksilecek ki ben de yeni bir şeyler yapayım. Burası yapılalı 4-5 sene oldu. 2006’dan itibaren bu işle uğraşıyorum. 2016’dan beridir Kültür Bakanlığı sanatçısıyım. Unvanı baston, kağnı, hayvan figürleriyle elde ettim. İmtihana çağırdılar. Baston sanatçısı ilan edildim" şeklinde konuştu.
Yozgatlı Kültür Bakanlığı Sanatçısı Raşit Öztürk 19 yıldır ağaç parçalarını hayal gücüyle süslüyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:08 Yozgatlı Kültür Bakanlığı Sanatçısı Raşit Öztürk 19 yıldır ağaç parçalarını hayal gücüyle süslüyor Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yaşayan Raşit Öztürk, ormanlık alandan topladığı ağaç parçalarına hayal gücüyle şekil veriyor. Raşit Öztürk, emekli olduktan sonra yerleştiği Kösrelik Köyünde bağ bahçe işleriyle uğraşırken kağnı figürleriyle başladığı sanatını, odun parçacıklarına şekiller vererek sürdürüyor. Ormanda bulduğu ağaçları, odun parçalarını topluyor, hayal kuruyor, törpülüyor, zımparalıyor ve eserler üretiyor. Aynı zamanda 2016 yılında Kültür Bakanlığı Sanatçısı ilan edilen Öztürk, sanatının daha geniş kitlelerce duyulmasını istiyor. "Ağaçlara bakıp ne yapabileceğimi düşünüyorum" Öztürk, "Kök sanat işleriyle uğraşıyorum. Değnek, baston, hayvan figürleri, ağaç işleri yapıyorum. Bu konuda eğitim almadım. Emekli olduktan sonra köye geldim. Köyde bir şeyler ekip biçtik. Kağnı işleriyle başladım ve ağaç köklerinden bastonlar yaptım. Hayvan figürleri, ağaç kozalakları, otlardan ne bulursam aldım. Kuru ve bazen de yaş ağaçlardan bir şeyler yapmaya çalıştım. Evimiz oturulacak durumda değildi. Buraya Vali Bey geldi, ilgilendiler. Burası daha önce ahırdı. Kesilen ağaçlardan, dağlardan, bayırlardan malzeme topluyorum. Dağda gezerken önce ağacın altına bakıyorum. ‘Bu ağaçtan ne gibi bir şey yapabilirim?’ diye düşünüyorum. Taşları, ağaç parçalarını topluyorum" dedi. "Buradaki ürünler eksilecek ki yeni bir şeyler yapayım" Kök baston sergisine çok sayıda ziyaretçi geldiğini ifade eden Öztürk, "Gelenler memnun dönüyor. Beğeniyor, takdir ediyor. Su kabaklarından da bir şeyler yapmaya çalıştım. Ceviz kütüklerinden yakma makinesiyle hayvan figürleri yapıyorum. Buradaki ürünler eksilecek ki ben de yeni bir şeyler yapayım. Burası yapılalı 4-5 sene oldu. 2006’dan itibaren bu işle uğraşıyorum. 2016’dan beridir Kültür Bakanlığı sanatçısıyım. Unvanı baston, kağnı, hayvan figürleriyle elde ettim. İmtihana çağırdılar. Baston sanatçısı ilan edildim" şeklinde konuştu.
Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:05 Hurdaları aile mesleği olan balıkçılık figürlerine dönüştürüyor Eskişehir’de yaşayan Mücahit Diyar Arız, aile mesleği olan balıkçılığı sanatsal bir ifadeye dönüştürerek, metal parçalarla sanat eserleri üretiyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu 22 yaşındaki Mücahit Diyar Arız, Tepebaşı ilçesi Uluönder Mahallesi’ndeki atölyesinde çocukluktan gelen sanat tutkusunu, eğitimini aldığı heykelle birleştiriyor. Sanat hayatına hurdalıkta bulduğu bir yığın kaşıkla başlayan ve esas ilhamını aile mesleği olan balıkçılıktan alan genç sanatçı, eserlerinde özellikle metal malzemeleri kullanıyor. Arız, metali tercih etmesinin nedenini, "Farklı malzemeleri bir araya getirme" fikrinin kendisini cezbetmesiyle açıklıyor. Santçı, sanayi ortamının sunduğu kolay malzeme erişimi ve rahat çalışma şartlarını avantaja çevirerek tutkusunu geliştirmeyi hedefliyor. "Farklı malzemeleri bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor" Eserlerinde neden metali seçtiğinden bahseden Mücahit Diyar Arız, "Farklı malzemeleri bir araya getirme duygusu beni cezbetti. Bunu mermer veya ahşapta yapamayız. Şöyle açıklayayım, ben bir heykel ürettiğimde dünyanın her yerinden metal toplayıp bir araya da getirebilirim. Bu bir araya getirme fikri benim ilgimi çekiyor, hoşuma gidiyor. Heykel Bölümünü kazandıktan sonra aslında okula başladığım gün dedim ki ’Tamam ben heykel okuyacağım, ben bu mesleği heykel üzerinden yürüteceğim.’ Böyle bir karar verdim" diye ifade etti. "Malzemeyi komşudan alabiliyorum" Sanayinin metal sanatı için tam bir biçilmiş kaftan olduğundan ve burada çalışmanın kolaylığından bahseden Arız, "Her ne kadar da sanayinin bu bölgesi mermer ile ilgili olsa da metal bulmakta zorlanmıyorum. Malzemeye ulaşmam kolay oluyor. Örneğin bir tane aparatım eksik oluyor, komşudan alabiliyorum. Ayrıca sanayi ortamı olduğu için çıkardığım gürültü bir problem olmuyor. Daha rahat çalışabiliyorum. İş hayatı da benim için 10-11 yaşlarımda falan başladı. Balıkçılık bizim aile mesleğimiz. Benim amcalarım da babam da balıkçıydı. Ben de küçüklükten beri onların yanında gide gele gide gele balıkçılık ile ilgili bir şeyler öğrendim. Ama işte o zamanlar balıkçılığı sanatla bağdaştıramadığım için balık benim için çok büyük bir şey değildi. Seviyordum, deniz her zaman beni etkiliyordu ama tam bir anlam ifade etmiyordu" diye belirtti. Bir yığın metalle başlayan sanat Bir gün okulla birlikte hurdalığa gittiğini ve orada malzeme topladığını anlatan Arız, "Okuldan hocam Selçuk Yılmaz ile beraber bir yığın metal bulmuştuk. Bana bu metallerden balık yapılabileceğini söylemişti. Hocam gibi çevremdeki diğer insanlar da aslında balık yapmamı bekliyordu. Metallerden balık yapmaya da ilk o zaman başladım. Metalle çalışmaya başladım, bir denedim ve sonra bir baktım ki dur durak gelmedi. Sevdiğim için ne kadar hızlı çalıştığımı fark ettim. Bu tutkumu geliştirmek ve çok daha iyi yerlere gelmek istiyorum" dedi. (YG-BT-
"Ekim Geçidi" sergisi Çeşme’de
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:05 "Ekim Geçidi" sergisi Çeşme’de Türkiye’nin birçok ilinde gerçekleştirilen "Ekim Geçidi" sergisinin 24’üncüsü Çeşme Çarşısı’ndaki tarihi Aya Haralambos Kilisesi’nde açıldı. 20 Ekim’e kadar ziyarete açık olacak sergide, yetişkin sanatçıların eserlerinin yanı sıra çocukların yaptığı resimler de sanatseverlerle buluşuyor. Büyük ilgi gören sergiyi, Namık Kemal İlkokulu öğrencileri de öğretmenleri eşliğinde ziyaret etti. Sergi düzenleyicilerinden ressam Feriha Dağlı, öğrencilere sergi ve resim sanatı hakkında bilgi verirken, miniklerin meraklı sorularını da yanıtladı. Dağlı, sergide eseri bulunan öğrencilere katılım sertifikalarını da takdim etti. "Her çocuğun ruhunda bir iz bırakabildiysek ne mutlu bize" Ziyaretin ardından konuşan ressam Feriha Dağlı, çocukların ilgisinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Bugün miniklerimiz geldi ve gerçekten çok güzel sorular sordular. Aslında tam da istediğimiz buydu; okulların daha çok sanat alanlarına gitmesi, bu alanların çocuklarla dolması. Avrupa’nın herhangi bir şehrine gittiğimde en çok etkilendiğim şey budur: Müzeleri, sergileri gezerken orada öğrencilerin, öğretmenlerin ve hatta yeni doğum yapmış bir annenin bile bebeğini kucağında taşıyıp ona tek tek eserleri gösterdiğini görmek. Belki o an çocuk çok küçük diye düşünüyorsunuz ama aslında değil, gördüğü güzellikler ya da çirkinlikler bilinçaltına yerleşiyor. Bu yüzden çocuklarımıza sanatı göstermek, onları bu ortamlara dahil etmek çok önemli. Eğer bugün burada her çocuğun ruhunda küçücük bir iz bırakabildiysek, ileride o merak duygusuyla öğrenmeye devam edeceklerdir." dedi. Serginin geçmişi hakkında da bilgi veren Dağlı, "Ekim Geçidi"nin 24 yıllık serüvenini şöyle anlattı: "Ekim Geçidi bu yıl 24. yılını kutluyor. İlki 2002 yılında İstanbul’da yapılmıştı. Cumhuriyete olan sanatçı duruşunu sergilemek amacıyla başlatıldı. O günden bu yana 30’dan fazla şehirde, üç-dört bin sanatçının katılımıyla gerçekleştirildi. Sergiler bazen belediyelerin salonlarında, bazen müzelerde, bazen de farklı mekânlarda düzenleniyor. Zaman zaman sponsorlarımız da oldu. Destekler bizleri motive ediyor, birlik duygusunu güçlendiriyor."
’Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri’ 7’nci kez düzenlendi
16 Ekim 2025 Perşembe - 09:54 ’Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri’ 7’nci kez düzenlendi Sağlık ve wellnes alanında dünyaca ünlü isimler, zeytinin yaşam döngüsüne ilham veren yolculuğunu konuşmak için Bodrum’da bir araya geldi. Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un ev sahipliğinde, Türk Hava Yolları sponsorluğunda gerçekleşen 7’nci Sea Garden Hasat Günleri, ’Zeytin ve Sağlıklı Yaşam’ temasıyla doğa, sağlık ve sürdürülebilirlik ekseninde ilham verici bir deneyim sundu. Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un gelenekselleşen Sea Garden Hasat Günleri, bu yıl da doğaya, sağlıklı yaşama ve yerel değerlere odaklanan dolu dolu bir programla gerçekleşti. Türk Hava Yolları sponsorluğunda ’Zeytin ve Sağlıklı Yaşam’ temasıyla düzenlenen etkinlik, zeytinyağının yalnızca mutfakta değil; beslenme, bakım, sağlık ve sürdürülebilir yaşamda da taşıdığı önemi vurguladı. Bodrum’un güzel doğasında iki gün süren etkinlikte katılımcılar, zeytinyağı tadımlarından doğal bakım atölyelerine, sağlıklı yaşam uygulamalarından atıksız mutfak çalıştaylarına kadar uzanan çok yönlü bir deneyim yaşadı. Akademisyenler, sağlık uzmanları, ekolojistler ve şefler, zeytinyağının yaşamın her alanındaki değerini ele aldı. Etkinliğin açılışına Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aslan Korkmaz, İlçe Tarım Müdürü Muammer Bektaş ve Muğla Ticaret Borsası Meclis Başkanı Uğur Özen de katıldı. Hapimag Güney Ülkeleri Tatil Köyü Operasyon Müdürü Kerem Demirkol etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, "Zeytin ve zeytinyağı, sadece sofralarımızın değil, yaşam kültürümüzün de ayrılmaz bir parçası. Hasat günleri ile bu değerli ürünü wellness bakış açısıyla ele alarak hem sağlığa hem de sürdürülebilirliğe olan katkılarını öne çıkarmayı amaçlıyoruz. Yerel üreticilerimizi desteklerken, zeytinyağının farklı alanlardaki kullanımını daha geniş kitlelerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Bu yılın onur konuğu, sağlık ve wellness alanında uluslararası otorite kabul edilen Dr. Simon Poole, açılış konuşmasında Akdeniz diyeti ve zeytinyağının sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini paylaştı. İtalya’dan katılan Emanuela Tamburini ise aile mirası zeytin üretimi konusundaki deneyimlerini aktardı. Oleolog Pelin Omuroğlu moderatörlüğündeki etkinliğin diğer konuşmacıları arasında Prof. Dr. Selçuk Aktürk, Dr. Gökçe Açıkel, Prof. Dr. Özge Samancı, Elif Edes, Diler Söğüt, Katja Meyendorff, Ebru Çatak, Dr. Pınar Nacak, Dr. Şahnur Irmak ve otelin Executive Şefi Orhan Demirok yer aldı.
3. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali Diyarbakır’da başladı
16 Ekim 2025 Perşembe - 08:43 3. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali Diyarbakır’da başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, Diyarbakır Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen 3. Uluslararası Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali, Diyarbakır’da kapılarını sinemaseverlere açtı. İstanbul Gelişim Üniversitesi, SineAkademi ve Dicle Üniversitesi iş birliğiyle 14-17 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleşecek festival; film gösterimleri, paneller, atölyeler, özel söyleşiler ve sosyal sorumluluk etkinlikleriyle dört gün boyunca kentin kültür sanat gündeminde yerini alacak. Festivalin paydaşlarından biri olan İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), açılış törenine üst düzey bir katılım sağladı. Törene, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Rektör Prof. Dr. Bahri Şahin ve Halkla İlişkiler ve Tanıtım Daire Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Deyirmenci’nin yanı sıra Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, Lilafix Kurucusu Mehmet Cansız, GNP Mekatronik Genel Müdürü Gülcan Hamkan, Yeşilçam’ın duayeni Ediz Hun, oyuncu Gülser Tuncer ve eşi yönetmen-senarist Engin Ayça da katıldı. Festivalin koordinatörlüğünü İGÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi ve Halkla İlişkiler ve Tanıtım Daire Başkan Yardımcısı Ahmet Bikiç üstlenirken; organizasyon, SineAkademi, Dicle Üniversitesi ve Diyarbakır Valiliği iş birliğiyle yürütülüyor. İGÜ, bu etkinlik aracılığıyla genç sinemacıların üretimlerine destek olmayı, sanatı evrensel bir iletişim dili olarak güçlendirmeyi ve Türkiye’nin kültürel üretim kapasitesine katkı sunmayı amaçlıyor. Binin üzerinde başvuru, prestijli jüri kadrosu Bu yıl festivale farklı ülkelerden binin üzerinde kısa film ve belgesel başvurusu yapıldı. Titizlikle yürütülen ön değerlendirmelerin ardından finalistler festivalin resmi kanalları üzerinden duyuruldu. Jüri kadrosu, sinema dünyasının önemli isimlerinden oluşuyor: Belgesel Jürisi: Coşkun Aral, Osman Nuri Yüce, İrfan Tekin, Ahmet Bikiç, Doç. Dr. Zuhal Akmeşe Ulusal Kısa Film Jürisi: Ediz Hun, Uğur İçbak, Gülsen Tuncer, Erdem Yılmaz, Filiz Zengin Uluslararası Kısa Film Jürisi: Ediz Hun, Uğur İçbak, Filiz Zengin, Ömer Sinir, İlhan Elmacı Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncularından Ediz Hun’un da aralarında yer aldığı jüri, ulusal ve uluslararası yapımların değerlendirilmesinde önemli bir rol üstlenecek. Festival, genç sinemacıların eserlerinin usta isimlerle aynı platformda buluşmasına da zemin hazırlayacak. Dört gün boyunca sinema dolu bir program Festival boyunca kısa film ve belgesel gösterimlerinin yanı sıra usta isimlerle söyleşiler, sinema panelleri ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca festivalin sosyal sorumluluk boyutu kapsamında cezaevlerinde özel belgesel gösterimleri düzenlenecek. Koordinatör Öğr. Gör. Ahmet Bikiç ve Festival Yürütücüsü Ahmet Cemal Yakut, her geçen yıl daha da büyüyen festivalin Diyarbakır’ın kültür sanat kimliğini güçlendirdiğini belirterek etkinliğin hem yerel hem de uluslararası sinema dünyasında önemli bir karşılık bulduğunun altını çizdi. Festival, 17 Ekim’e kadar sinemaseverleri Diyarbakır’da bir araya getirerek kültür, sanat ve sinemanın birleştirici gücünü hep birlikte yaşatacak.
Başkan Arslan Yozgat’ın hiçbir zaman cezalandırılmadığını söyledi
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:24 Başkan Arslan Yozgat’ın hiçbir zaman cezalandırılmadığını söyledi Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Cumhuriyetin ilk yıllarında Yozgat’ın cezalandırıldığı düşüncesinin şehir efsanesi olduğunu, Yozgat’ın cezalandırılmadığın, işini iyi yapmayan insanların Yozgat’ı cezalanmış gibi bir duruma düşürdüğünü söyledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün Yozgat’a gelişinin 101’nci yıl dönümü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle kutlandı. Programda Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan konuşma yaptı. Başkan Arslan konuşmasında milli birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, "Yozgat’ımızı da iki kez ziyaret etmiştir. İlk ziyareti 15 Ekim 1924’te olmuştur. Çok geç bir vakitte gelmesine rağmen halkımız büyük bir coşku ve heyecanla Atatürk’ü karşılamış ve bağrına basmıştır. O günkü tablo Yozgat insanının Cumhuriyetin değerlerine bağlılığını ve sadakatini gösteren çok önemli bir göstergedir. Aynı şekilde Ankara ile taşra arasındaki birliğin, beraberliğin, gönül bağının da bir göstergesi olmuştur. Yozgat halkı o gün topyekûn şekilde Cumhuriyete sahip çıkmış, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkacağının işaretini vermiştir. Daha sonra 3 Şubat 1934’te bir defa daha Yozgat’ı ziyaret etti. Yerköy İstasyonu’nda karşılanmıştır. Çok kötü bir hava olmasına rağmen Yozgatlı hemşehrilerimiz coşkuyla karşılamış, bağrına basmıştır. Bütün bunlar Yozgat’ın Cumhuriyet değerlerine bağlılığını ve sadakatini gösterir ifadelerdir." "Hiçbir zaman Yozgat cezalandırılmamıştır" Başkan Arslan Yozgat hakkındaki cezalandırılma iddialarına da değindi. Arslan, "Yozgat gibi bazı Anadolu şehirlerinde anlatılan şehir efsaneleri vardır. Yozgat için de derler ki ‘Atatürk Yozgat’ı cezalandırdı.’ Bunu ben o günkü yöneticilere başta Atatürk olmak üzere haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Hiçbir dönemde hiç kimse ne Yozgat’ı ne başka vilayeti cezalandırmamıştır. İş yapmaktan aciz birtakım bürokratlar, yöneticiler, siyasiler milletin hakkını hukukunu korumaktan aciz yöneticiler kendi başarısızlıklarını böyle bir bahanenin arkasına saklamak üzere gizlemeye çalışmışlardır. Hiçbir zaman Yozgat cezalandırılmamıştır. Ama işini iyi yapamayan insanlar Yozgat’ı cezalanmış gibi bir duruma düşürmüşlerdir" cümlelerini kullandı. Etkinlikte ayrıca, Atatürk’ün Yozgat halkına gönderdiği mektup ve Yozgat halkının cevaben yazdığı mektup okundu. Öğrenciler tarafından Atatürk’ü anlatan şiirler seslendirildi. Kutlamalar, halk oyunları gösterileriyle sona erdi.
Altın Portakal’ın "Sınırlardan Sınırsızlığa" seçkisinde yer alan filmler açıklandı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 15:49 Altın Portakal’ın "Sınırlardan Sınırsızlığa" seçkisinde yer alan filmler açıklandı 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde yer alan filmler belli oldu. 24 Ekim- 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu sene de dopdolu programıyla sinemaseverleri karşılayacak. Festival kapsamındaki ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde 5 film festival katılımcılarıyla buluşacak. Altın Portakal’dan Filistin’e özel seçki Altın Portakal’da bu sene ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde, Filistin’deki acıya sanatın diliyle tanıklık eden filmler izleyiciyle bir araya gelecek. ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisinde; Sepideh Farsi yönetmenliğini üstlendiği, İsrail askeri işgali altındaki Gazze’deki yaşamı tasvir eden ‘Put You Soul on Your Hand And Walk’, 2025 Venedik Film Festivali Giornate degli Autori bölümünde dünya prömiyerini yapan, Cyril Aris’in yönetmenliğindeki Beyrut’un gölgesinde geçen, umutla kederin iç içe geçtiği otuz yıllık bir aşk hikayesini aktaran, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ilk kez Türkiye’de gösterilecek ‘A Sad and Beautiful World’, Venedik Film Festivali’nin ana yarışma bölümünde prömiyer yapan ve Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan, Gazze’de beş yaşında hayatı yarım bırakılan Hind’in sesi etrafında şekillenen, Kaouther Ben Hania’nın yönetmenliğini üstlendiği ‘The Voice of Hind Rajab’, 2025 Cannes Film Festivali’nin Un Certain Regard bölümünde birçok ödüle aday gösterilen, daha iyi bir hayat arayışıyla Fildişi Sahili’nden Tunus’a göç etmiş üç kadının hikayesini aktaran, Erige Sehiri yönetmenliğindeki ‘Promised Sky’ ve 2025 Sundance Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan, Sidney Film Festivali’nde En İyi Uluslararası Uzun Metraj Ödülü’nü kazanan, Cannes Film Festivali’nin yarışma dışı bölümünde gösterilen, üç kuşak boyunca süren bir aile destanı aracılığıyla, Filistin halkının kolektif hafızasını ve nesiller boyu aktarılan travmalarını derinlemesine işleyen, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ilk kez Türkiye’de gösterilecek, Cherien Dabis’in yönettiği ‘All That’s Left of You’ filmleri sinemaseverlerle buluşacak. Altın Portakal’da çocuk filmi kuşağı başlıyor 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu sene sabah saat 10.30’daki özel kuşakla çocukları da beyaz perdeyle buluşturuyor. Festival kapsamında her sabah birbirinden eğlenceli ve düşündürücü filmlerle, Antalyalı minik izleyicileri festivalle buluşturacak. Çocuklar için 7 özel film Festival kapsamında çocuklarla buluşacak yapımlar; günümüzden geçmişe yolculuk yapan bir grup arkadaşın gözünden Mustafa Kemal’in Selanik Askeri Rüştiyesi’nden Trablusgarp Savaşı’na uzanan yolculuğunu anlatan ‘Mustafa Kemal’, İrlanda’dan New York’a yeni göç eden iki kardeşin New York’un hareketli sokaklarındaki maceralarını aktaran ‘Buffalo Kids’ ( Kovboy Çocukları), büyük bir tehlike ile karşı karşıya olan ormanı korumak için harekete geçen Orman Çetesi’nin maceralarını işleyen ‘Les As de la Jungle 2’ (Orman Çetesi: Dünya Turu), kaybolan ikiz kardeşini bulmak için macera dolu bir yolculuğa çıkan Zak’ın hikayesini konu alan ‘Zak & Wowo, la légende de Lendarys’ (İkizler Takımı), huzurlu ve uzak bir gelecekten gelen ve yanlışlıkla 2075 yılına geri dönüp tehlikelerle dolu bir dünya keşfeden 10 yaşında bir çocuğun göz kamaştırıcı macerasını anlatan, Türkiye’de ilk defa izleyicilerle Altın Portakal’da buluşacak ‘Arco’ olarak açıklandı. Program kapsamında ayrıca 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük depremin ardından, Oyun Sağlayıcı Nedim Buğral’ın bir grup gönüllüyle birlikte Hatay’ın farklı noktalarında kurduğu oyun alanlarında yaşananlara odaklanan ‘HOP Hayal Gücü Oyun Parkı’ ve deprem sonrası büyük yıkım yaşayan Hatay’ın Samandağ ilçesinde, sörf aracılığıyla yeniden hayata tutunan gençleri anlatan ‘Hayatın Çizgisi’ yapımlarını da Altın Portakal özel olarak çocuklarla buluşturacak.