Son Dakika
|
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
Maltepe’de ormanda erkek cesedi bulundu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
KÜLTÜR SANAT
Tarihi Emet Hanı’nda restorasyon çalışmaları sürüyor
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:45:32
Kütahya’nın Emet ilçesinde bulunan tarihi Emet Hanı’nda restorasyon çalışmaları aralıksız devam ediyor. Emet Belediyesi tarafından 2021 yılında kamulaştırılarak İl Özel İdaresi’ne devredilen han için hazırlanan proje kapsamında, röleve ve raspa çalışmalarının tamamlanmasının ardından 21 Ocak 2025’te yapım ihalesi gerçekleştirildi. İhalenin ardından yüklenici firma çalışmalara başladı. Restorasyonun yılsonuna kadar tamamlanması hedeflenirken, tarihi yapının ilçenin kültürel ve turistik değerine önemli katkı sağlaması amaçlanıyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Kütahya İl Genel Meclisi üyeleri, proje hakkında yetkililerden bilgi aldı. İncelemelere, Kütahya İl Genel Meclisi ve İller Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Esra Balcı, Altıntaş İl Genel Meclisi Üyesi İsmail Şafak, Domaniç İl Genel Meclisi Üyesi Ercan Tekdemir, Kütahya İl Genel Meclisi Üyesi Ali Soycan, Tavşanlı İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Altınbay ile Emet İl Genel Meclisi Üyeleri Hüseyin Doğan ve Mustafa Çil katıldı. Emet İl Genel Meclisi Üyesi Hüseyin Doğan, restorasyon sürecinin planlanan şekilde ilerlediğini belirterek, hanın gelecekteki kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, proje kapsamında İl Özel İdaresi tarafından 9 milyon TL tutarında ek iş artışı yapıldığını ifade etti. Restorasyonda yapının özgün dokusuna uygun olarak kerpiç, tuğla ve ahşap malzemelerin kullanılacağını aktaran Doğan, çalışmaların 10 ay içinde tamamlanmasının planlandığını, ancak süreçte küçük gecikmeler yaşanabileceğini söyledi. Röleve, Restitüsyon ve Restorasyon (3R) projesi kapsamında hazırlanan çalışmaların Koruma Kurulu tarafından onaylanmasının ardından uygulama aşamasına geçildiğini belirten yetkililer, Emet Hanı’nın restorasyon sonrası yalnızca tarihi bir yapı olarak değil, aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından ilçeye değer katacak bir merkez haline getirileceğini ifade etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:54
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nden Caz Günü’nde Türkiye’de bir ilk
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 30 Nisan Dünya Caz Günü’nü görkemli bir senfonik konserle taçlandırdı. Dilek Sert Erdoğan’ın eşsiz yorumuyla hayat bulan, 28 sanatçının yer aldığı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın eşsiz senfoni konseri, Caz Günü’nde bir belediye orkestrası tarafından düzenlenen Türkiye’de bu büyüklükteki ilk ve tek konser olarak öne çıktı. Kültür ve sanat etkinlikleriyle şehrin sosyal yaşamını canlandıran Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yenilikçi ve vizyoner yaklaşımıyla 30 Nisan Dünya Caz Günü Balıkesir’de unutulmaz bir konserle kutlandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın sahne aldığı ve 28 sanatçının yer aldığı dev kadro, caz müziğin eşsiz eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Yay/Ada Amfi Tiyatro’da gerçekleşen konser, şehre dünya standartlarında bir müzik deneyimi sundu. Senfonik yapısıyla dikkat çeken konserde klasik ve modern cazın etkileyici birlikteliği ustalıkla sunuldu. Koordinatörlüğünü Doç. Dr. H. Hakan Okay’ın üstlendiği projede, gecenin şefliğini Tarık Tal üstlenirken tüm eserler orkestranın özgün yapısına uygun olarak Dr. Murat Keskin tarafından yeniden düzenlendi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası "Senfonik Big Band" formatıyla gerçekleştirilen konserde Keskin aynı zamanda sahnede klavyesiyle orkestraya katkı sağladı. Türk caz müziğin güçlü kadın vokallerinden Dilek Sert Erdoğan etkileyici yorumu ve sahne performansıyla cazın en güzel eserlerini Balıkesirliler için seslendirdi. Balıkesir’in müzik geçmişine bir saygı duruşu niteliği taşıyan konserde; "Blue Bossa", "All Of Me", "Blue Moon", "Cry Me a River" gibi caz repertuarının unutulmaz eserleri hayat buldu. Soğuk havaya rağmen konsere yoğun ilgi gösteren sanatseverler şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Eşsiz bir atmosferde keyifli bir konser deneyimi yaşadıklarını söyleyen Ali Rıza Fırtına, "Çok kaliteli bir konserdi. Bu kadar hareketli ve coşkulu olacağını beklemiyordum. Seyirciler de aynı şekilde çok iyiydi. Ahmet Akın Başkanımıza çok çok teşekkür etmek istiyorum." sözleriyle memnuniyetini paylaştı. Konseri çok beğendiğini belirten Nilgün Önce, "Konseri müthiş buldum. Çok güzel bir performanstı. Memnun kaldım. Biz Ayvalık’tan geliyoruz. İyi ki gelmişim. Çok teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. Caz konserinde tüm parçalara eşlik ettiklerini ve çok beğendiklerini söyleyen Görkem Aslan, "Üniversite öğrencileri için motivasyon kaynağı olan müthiş bir konserdi. Biz çok mutlu olduk."dedi. Konserde çok keyifli zaman geçirdiklerini dile getiren Devrim Şener, "İnanılmaz bir şey. Balıkesir için çok büyük bir olay. Cazın daha da yaygınlaşmasını istiyoruz. Geniş ve bilinçli bir kitle var. Her şey çok güzeldi." ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:18
"İki Teker Bir Rüya" 3 bin 800 öğrenciye ulaştı
Kocaeli’de çocuklara sürdürülebilir ulaşım bilinci kazandırmak amacıyla hazırlanan "İki Teker Bir Rüya" adlı tiyatro oyunu, 25 okulda 3 bin 800 öğrenciyle buluştu. Oyun, eğlenceli ve interaktif yapısıyla bisiklet, yaya ulaşımı ve toplu taşımanın önemini anlattı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çocuklara erken yaşta sürdürülebilir ulaşım bilinci kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği "İki Teker Bir Rüya" adlı tiyatro oyunu ile önemli farkındalık çalışmasına imza attı. Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı kapsamında hazırlanan oyun, eğlenceli kurgusu ve öğretici içeriğiyle çocuklardan büyük ilgi gördü. Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Çayırova, İzmit ve Başiskele’de bulunan kültür merkezlerinde sahnelenen tiyatro oyunu, 25 farklı okuldan toplam 3 bin 800 öğrenciyle buluştu. Böylelikle çocuklar, interaktif sahneler ve eğlenceli karakterler eşliğinde bisiklet kullanımının, yaya ulaşımının ve toplu taşımanın çevreye olan olumlu etkilerini öğrenme fırsatı yakaladı. Renkli karakterler ve eğlenceli diyaloglarla zenginleştirilen oyunda bisiklet, yaya ulaşımı ve toplu taşımanın çevreye katkıları anlatıldı. "İki Teker Bir Rüya", çocuklara yalnızca ulaşım türlerini tanıtmakla kalmıyor ve onlara doğaya saygılı, güvenli ve sağlıklı hareketlilik alışkanlıklarının önemini de aktarıyor. Oyun boyunca çocuklar hem keyifli vakit geçiriyor hem de günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri sürdürülebilir ulaşım davranışları konusunda bilinçleniyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:09
Elazığ’da 450 yıllık konak geçmişin izlerini taşıyor
Elazığ’da, "Hüseynik’ten Çıktım Şeher Yoluna" türküsüne konu olan tarihi Hüseynik Mahallesi, geçmişin izlerini günümüze taşımaya devam ediyor. Dar yolları, asırlık ağaçları ve yüzyılın yorgunluğuna rağmen ayakta kalmayı başaran tarihi evleriyle dikkat çeken mahalle, zamana karşı direnişiyle öne çıkıyor. Mahallede bulunan ve yaklaşık 450 yıllık bir geçmişe sahip olduğu öğrenilen tescilli konak ise ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyan konak, hem mimarisi hem de taşıdığı hatıralarla bölgenin önemli simgeleri arasında yer alıyor. Konakta yaşayan Saadet Polat yapının çok eski olduğunu belirterek, "Konağımız çok eski bir konak. Yaz aylarında burada kalıyorum. Kışın çocuklarımın yanına gidiyorum. Konağımızı görmek isteyenler geliyor, fotoğraf çekiyorlar" dedi. Tarihi Hüseynik Mahallesi, hem türkülere ilham veren geçmişi hem de ayakta kalan yapılarıyla kültürel mirasın önemli örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Mayıs 2026 Cuma- 09:57
Erzurum coğrafi işarette yarışı bırakmıyor
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 13:26
Yağmur dualarının yerini şükür duaları aldı
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 12:23
Kepez’de Uluslararası Mozaik Sempozyumu başlıyor
4
28 Nisan 2026 Salı- 10:57
Kütahya’da "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" konferansı
5
01 Mayıs 2026 Cuma- 09:37
Avrupa ödüllü dev kütüphane eylülde kapılarını açıyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:35
Van Büyükşehir Belediyesinden unutulmaz konser
Van Büyükşehir Belediyesi, kültür ve sanat alanındaki çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda belediye bünyesinde faaliyet gösteren konservatuvar grubu, Gevaş halkıyla buluştu. 15 Temmuz Anadolu Lisesi konferans salonunda düzenlenen konser, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Van Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Konservatuvarı tarafından sahnelenen etkinlikte, Van türküleri, Türk halk müziği ve klasik eserlerden oluşan özel bir repertuvar seslendirildi. Müzik dolu bir gün yaşayan Gevaşlı vatandaşlar, keyifli anlara sahne olan konser boyunca sanatçılara halay çekerek eşlik etti.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:16
Çiçek Abbas, yıllar sonra minibüsüyle buluştu
Türk sinemasının usta ismi İlyas Salman, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile birlikte DokumaPark’taki Araba Müzesi’ni gezdi. Salman, yıllar önce "Çiçek Abbas" filminde kullandığı minibüse binerek eski günleri andı. Samimi sohbetlerin yaşandığı gezide vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Türk sinemasının efsane oyuncusu İlyas Salman’ı Dokuma Park’ta ağırladı. Ziyarette Başkan Kocagöz ile İlyas Salman, Araba Müzesi’ni gezdi. Salman, "Çiçek Abbas" filminde yer alan ünlü minibüsü görünce duygusal anlar yaşadı. Minibüse binerek eski günleri hatırlayan usta sanatçı, Başkan Kocagöz ile filmden unutulmaz replikleri canlandırdı. Müze ziyaretinde sıcak ve samimi bir ortam oluşurken, vatandaşlar da bu anlara büyük ilgi gösterdi. Film repliklerinin söylendiği anlarda müzede bulunan ziyaretçiler alkışlarla eşlik etti. Vatandaşlar, Başkan Kocagöz ve İlyas Salman’la hatıra fotoğrafı çektirerek bu anlamlı buluşmayı ölümsüzleştirdi. Usta sanatçıyı duygulandıran an Usta sanatçı Salman, "Bu araba Ali Beyköy-Aksaray hattında bir yıl boyunca gidip geldi. Acemiliğimi bu arabada yendim, araba kullanmayı öğrendim. Hayatım boyunca hep yönetildim; okulda öğretmen, evde babam, gişede patron, askerde komutan. Ama ilk defa kendimi yönettiğim bir işin içinde buldum. ‘Çiçek Abbas’ filmi benim için çok özel. Sevgili Başkanım Mesut Başkan’a bana bu jesti yaptığı için teşekkür ederim, desem de ödeyemem; alacağın olsun Başkan" sözleriyle duygularını paylaştı. Başkan Kocagöz: ‘’iyi ki varsınız’’ Başkan Kocagöz ise İlyas Salman’a duyduğu saygı ve sevgiyi, "İyi ki varsınız, Allah size uzun ömür versin. Gerçekten Türkiye’de hiçbir zaman unutulmayacak bir insansınız. Hepimizi çocukken heyecanla izleten, gençlerimize hâlâ ilham veren bir sanatçısınız. Ayrıca bu müzeyi oluşturan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" sözleriyle dile getirdi. Dokuma Park’taki buluşma, hem nostalji hem de sanat dolu anlara sahne oldu.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:13
Emekli öğretmen yazdığı kitaplarıyla kent kültürüne hizmet ediyor
Denizli’de 31 yıllık mesleğini sağlık sorunları nedeniyle bırakmak zorunda kalan öğretmen Muhammet Kahraman, yazdığı kitaplarla kent kültürüne hizmet ediyor. Şuana kadar 17 kitabı bulunan Kahraman, 20 kitaba ulaşmayı hedefliyor. Denizli’de 31 yıllık meslek yaşamının son 10 yılını Tavas Hacı Ali Bilal Cumhuriyet Ortaokulunda geçiren 65 yaşındaki Türkçe öğretmeni Muhammet Kahraman, sağlık sorunları nedeniyle geçtiğimiz Haziran ayında çok sevdiği mesleğine veda etmek zorunda kaldı. Geçirdiği rahatsızlığın ardından 3 aylık tedavisinde öğrencilerinden ayrı kalan emektar öğretmen, doktor tavsiyesiyle emekliye ayrıldı. Mesleki yaşamı boyunca öğrencileri kadar kültürel değerlerin yaşatılmasına da büyük önem veren Kahraman, emeklilik yaşamını da milli ve manevi değerlerin yaşatılmasına adadı. Emekli olmadan bir hafta önce "Yumurtacı Bekir’in Oğlu" isimli kitabı çıkan emekli öğretmen Muhammet Kahraman, emekliliğinin ilk günlerinde "Hatırda kalanlar" isimli kitabını okuyucularla buluşturdu. Eşiyle birlikte bölge kültüre hizmet etmeye devam eden Kahraman, "Kahve Tadında" isimli ikinci şiir kitabını ve Yörük kültürünü şiirlerle destekli olarak anlatan "Kıl Çadırın Öyküsü" adlı kitabını edebiyat dünyasına kazandırdı. Bu güne kadar 17 kitabı kaleme alan ve sağ olduğu müddetçe de yazmaya ve kültüre hizmet etmeye devam edeceğini belirten Muhammet Kahraman, "31 yıllık meslek hayatımı öğrencilerime ve zengin kültürümüzün tanıtılmasına adadım. Ani bir rahatsızlıktan dolayı okulumdan ve çocuklarımdan ayrılmak zorunda kaldım ama eşimle birlikte kültüre hizmet etmeye devam ediyoruz. Şuanda basıma hazır 3 tane daha kitabım var. Hedefim en az 20 kitap sayısına ulaşmak. 2026 yılında çalışmalarımın devam ettiği ve Tavas’ın simgesi haline gelmiş ‘Köpekçi Nuri Efe’nin hayatını konu alan kitabımı çıkaracağım. Bu kitabımın çalışmalarında bana destek olan Tavas Belediye Başkanımız Kadir Tatık’a şükranlarımı sunuyorum" dedi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:00
62. Altın Portakal Film Festivali "Kalpten" temasıyla 24 Ekim’de başlıyor
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında "Kalpten" temasıyla gerçekleştirilecek. Bu yıl "Sınırlardan Sınırsızlığa" bölümüyle Filistin’e uzanan güçlü bir dayanışma çağrısı yapılacak festivalde Filistinli bir yazar ve yapımcı uluslararası jüride yer alırken, Filistin filmleri de özel seçki kapsamında gösterilecek. Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, "Barışı, özgürlüğü, adaleti kalpten selamlıyoruz. Filistin’de zulüm gören Filistin halkını ve Gazze’ye yardım götürmek isteyen Sumud gönüllülerini kalpten selamlıyoruz" dedi. Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı ise, "Bu festivalde bir Filistin filmleri seçkisinin olması bizlerin de bu işe katkı sunmasını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin en köklü sinema etkinliği olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl da izleyicilere unutulmaz bir sinema deneyimi sunmayı hedefliyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir’in ev sahipliğinde 24 Ekim’de başlayacak olan festivalne ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Bason toplantısında Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı, 62. Altın Portakal Onur Ödülü sahipleri Serap Aksoy ve Settar Tanrıöğen, Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de yer aldı. "Sanata, sanatçıya ve sinemamıza sahip çıkmaya devam ediyoruz" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir, "Bu yılki festivalimizin basın toplantısını sizlerle beraber gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşarken, diğer yandan da Muhittin Böcek Başkanımızın aramızda olmayışının boşluğunu derinden hissediyoruz. Küçüklüğünden başlayan sinema tutkusu hiç sönmeyen, Altın Portakalı özüne döndürmek ve daha üst noktalara taşımak için büyük mücadele veren Muhittin Başkanımız bugün aramızda olamasa da onun sanata, sinemaya ve Antalya’ya duyduğu büyük sevgi burada hissediliyor. Onun bıraktığı yerden aynı kararlılıkla sanata, sanatçıya ve sinemamıza sahip çıkmaya devam ediyor, en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacağına olan inancımızı koruyoruz" dedi. Özdemir, festivalin sadece bir sinema etkinliği olmadığını belirterek, "Altın Portakal sadece bir film festivali değildir; aynı zamanda Antalya’nın sanatla, özgürlükle buluştuğu büyük bir kültür şölenidir. Bu festival, 1964’ten bu yana nice ustaları, genç yetenekleri, cesur hikâyeleri ve özgün bakış açılarını sahnesinde ağırlamış; Türk sinemasının gelişiminde öncü bir rol üstlenmiştir" dedi. Festivalin bu yılki jüri kadrosuna ilişkin de bilgi veren Özdemir, "Festivalimizin 62. yılında Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürimize bizleri onurlandıran yapımcı ve usta yönetmen Sayın Ömer Vargı başkanlık edecektir. Kendisine festivalimize jüri başkanı olmayı kabul ettiği için çok teşekkür ediyoruz. Jürimizde eleştirmen sinema yazarı Sevin Okyay, sanat yönetmeni Zeynep Koloğlu, görüntü yönetmeni ve yapımcı Aydın Sarıoğlu, müzisyen Mircan Kaya, sinema oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Beren Saat, yönetmen ve tiyatro oyuncusu Engin Alkan yer alacaktır. Bugün bizimle burada olan Settar Tanrıöğen ve Serap Aksoy’a Onur Ödülü, ayrıca sinemaya verdiği eşsiz emeklerden ötürü Feride Çiçekoğlu’na Emek Ödülü takdim edilecektir. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festival komitemiz, yurtiçi ve yurtdışında ülkemizi temsil eden genç sinemacılarımızın başarılarını taçlandırmak adına Merve Dizdar, Selahattin Paşalı ve Cansu Baydar’ı Başarı Ödüllerine layık görmüştür" ifadelerini kullandı. Sinemaya verilen desteğin artarak süreceğini vurgulayan Özdemir, "Geçen yıl kazananlara verdiğimiz 6,2 milyon TL ödül desteğimizi, Muhittin Başkanımızın verdiği söz doğrultusunda 9 milyon TL’ye çıkardık. Bundan sonra da sinemaya olan desteğimiz artarak devam edecektir" dedi. "Sumud gönüllülerini kalpten selamlıyoruz" Festivalin bu yılki temasının "Kalpten" olduğunu vurgulayan Özdemir, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu yıl ‘Kalpten’ diyerek yola çıktık. Barışı, özgürlüğü, adaleti kalpten selamlıyoruz. Filistin’de zulüm gören Filistin halkını, Gazze’ye yardım götürmek isteyen Sumud gönüllülerini kalpten selamlıyoruz. Kalpten üreten sanatçılara, kalpten hisseden seyircilere, kalpten inanan herkese teşekkür ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki sanatın iyileştirici gücü, en çok kalpten gelen işlerde saklıdır. Biliyorum ki 62. Altın Portakal Film Festivali, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha dünyaya gösterecek." "Keşke çok daha fazlasını yapabilsek" Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı ise konuşmasında sinemanın geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, "Antalya Film Festivali bu ülkenin çok önemli bir festivalidir. Sinema bir bütündür; oyuncular, sanatçılar, teknisyenler, yapımcılar, eleştirmenler ve festivaller bu bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Tüm dünyada sinemada büyük bir değişim yaşanıyor. Filmlerin nerede izleneceğini bilemediğimiz bir dönemde böyle bir festivalin güçlü şekilde varlığını sürdürmesi sinemanın geleceği açısından çok önemlidir" diye konuştu. Vargı, Filistin’de yaşananlara da vurgu yaparak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dünyada İkinci Dünya Savaşı’ndan beri görmediğimiz bir vahşet yaşanıyor. En azından bu festivalde bir Filistin filmleri seçkisinin olması, bizlerin de bu işe katkı sunmasını sağlayacaktır. Keşke çok daha fazlasını yapabilsek." "Filistin’de yaşanan soykırım büyük bir insanlık suçudur" Onur Ödülü alan Serap Aksoy, Filistin’de yaşanan katliama değinerek, "Onur Ödülü almak bir oyuncunun kariyerinin taçlandırılması gibi. Geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntıların, olumlu-olumsuz anıların yeniden hatırlanmasına sebep oluyor. Bu vesileyle ben de haykırmak istiyorum ki dünya uluslararası hukuku ve insancıl hukuku başarısızlığa uğramıştır. Filistin’de yaşanan soykırım büyük bir insanlık suçudur. Yeter artık bu bombalar sussun, çocuklar, hayvanlar ölmesin. Açgözlülük ve sevgisizlik bitsin istiyoruz" dedi. Onur Ödülü sahibi Settar Tanrıöğen ise, "Onur Ödülü gerçekten benim için çok değerli. Çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Altın Portakal, sinema sanatının hafızasıdır" Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz, festivale ilişkin şu bilgileri verdi: "Sinema yaşamımızın en köklü film festivalinin sorumluluğu çok derin ve bu derinlik hassas ve adil kararlar almayı gerektiriyor. Festivalin kurucusu Dr. Avni Tolunay’ın başlattığı bu gelenek, bugün dünyanın sayılı festivalleri arasında yer alıyor. Geçen yıl 99 filmle seyirciyle buluştuk, bu yıl yerli ve yabancı 104 film göstereceğiz. 70 film Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşacak. Festivalin klasikleşen bölümleri olan Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj, Kısa Film, Belgesel ve Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması bölümlerinde toplam 52 film ilk kez izleyici karşısına çıkacak. Ayrıca Türk sinemasında ilk kez izleyici karşısına çıkacak 12 sinema eseri, Ömer Vargı başkanlığındaki jürimiz tarafından değerlendirilecek." Yavuz, bu yıl ilk kez düzenlenecek "Sınırlardan Sınırsızlığa" seçkisini ise şu şekilde aktardı: "Bu bölüm, Filistinli bir yazar ve yapımcının yer alacağı uluslararası jüriyle değerlendirilecek. Filistin yapımı filmler ile bölgede yaşanan trajedilere ışık tutan toplam 5 film, sinemanın vicdani yönünü öne çıkaracak. Festival komitemizin kararıyla hazırlanan bu seçki, sinemanın birleştirici gücünü en çarpıcı şekilde yansıtacak." "Hind Rajab’ın Sesi festivalde gösterilecek" Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, festival programına ilişkin yaptığı açıklamada, "Festivalimiz 24 Ekim’de açılacak, 25 Ekim’de geleneksel kortejimizle başlayacak. Açılış ve kapanış gecelerimiz düzenlenecek. Festivalimiz 2 Kasım’daki ödül töreniyle sona erecek. Büyük acıların yaşandığı Filistin’e kayıtsız kalmadık. Bölge sinemacılarına ve onların son dönem yapıtlarına yer verdiğimiz ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisini sinemaseverlerle buluşturacağız. Bu yıl eylül başında gerçekleşen Venedik Film Festivali’nde büyük ses getiren ‘Hind Rajab’ın Sesi (The Voice of Hind Rajab)’ filminin de aralarında bulunduğu beş film bu bölümde gösterilecek" ifadelerini kullandı. Tuncer, festivalde usta yönetmen Şerif Gören’in anılacağını belirterek, "Geçen yıl kaybettiğimiz Türk sinemasının büyük değeri Şerif Gören’i, başrollerinde Şener Şen ve Lale Mansur’un yer aldığı ‘Amerikalı’ filmiyle anacağız. Film, negatif kopyasından dijital versiyona aktarıldı ve festivalde gösterilecek" dedi. Festivalin bütçesini açıklayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir, "Festivalin bütçesi 114 milyon 200 bin TL. Altın Portakal’ı Antalya Büyükşehir Belediyesi destek olmadan yapıyor" dedi. Tuncer ise bilet fiyatlarının öğrenciler için 10 TL, tam biletin ise 20 TL olarak belirlendiğini açıkladı. Böcek anılacak Basın toplantısında İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in festivalde anılıp anılmayacağı sorusu üzerine Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Özdemir, "25 Ekim Muhittin Başkanımızın doğum günü. Biz bu yıl ‘Kalpten’ diyerek festival yoluna çıktık. Birçok dile getiremediğimiz, bastırdığımız, acısını yaşadığımız, umut ettiğimiz duygumuz yüreğimizde. İşte o bütün duygularımızı bu sene kalpten aktarıyoruz. Açılış günümüz başkanımızın doğum günü, tüm davetlilerle birlikte bir organizasyonumuz olacak" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de, "En kısa sürede aramızda olacağına inancımız tam, belki o gün aramızda olacak" ifadelerini kullandı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:50
Dünya Yaşlılar Günü Başiskele’de coşkuyla kutlandı
Başiskele’de Dünya Yaşlılar Günü adına düzenlenen Türk Halk Müziği Konseri’nde kentin ulu çınarları yaşlılar, müziğin ritmiyle keyifli anlar yaşadılar. Başiskele Kaymakamlığı koordinesinde Başiskele Belediyesi ev sahipliğinde Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde düzenlenen gecede, Anadolu’nun Rengi Türk Halk Müziği Korosu sahne alarak unutulmaz bir konser verdi. Etkinlik öncesinde düzenlenen kokteyl ile başlayan geceye, ilçede yaşayan büyükler başta olmak üzere çok sayıda vatandaş yoğun ilgi gösterdi. Katılımcılar, seslendirilen türkülerle hem geçmişe yolculuk yaptı hem de keyifli anlar yaşadı. Salonu dolduran misafirler, koronun bazı şarkılarına eşlik ederken, her eserin sonunda alkışlarıyla koroyu ödüllendirdi. Başiskele Belediyesi’nin kültür ve sanat alanında her yaş grubuna hitap eden etkinlik ve faaliyetlerine bir yenisini eklediği bu özel gecede, büyüklerin yaşam enerjisi ve müzik sevgisi sahneye yansıdı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:42
Sinemanın kalbi Bursa’da atmaya devam ediyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Bursa Sinema Günleri, sadece açık hava film gösterimleriyle değil, aynı zamanda gerçekleştirilen yönetmen söyleşileriyle de kentin kültür ve sanat yaşamına renk katıyor. Gelecek yıl hayata geçirilmesi planlanan Bursa Sinema Festivali’nin ön etkinliği olma özelliği taşıyan organizasyon, izleyicileri seçkin filmlerle buluşturmanın yanı sıra sinemanın mutfağına da ışık tutuyor. Etkinlik kapsamında düzenlenen söyleşi dizisi, "Tepenin Ardı" filmiyle tanınan başarılı yönetmen Emin Alper’in katılımıyla başladı. Bursalı sinemaseverlerle bir araya gelen Alper, filmografisi ve sinema anlayışına dair derinlikli paylaşımlarda bulundu. Söyleşilerin ikinci konuğu ise "Çatlak" filminin yönetmeni Fikret Reyhan oldu. Filmine dair teknik detaylar ve yapım sürecine ilişkin samimi açıklamalarda bulunan Reyhan, katılımcıların sorularını içtenlikle yanıtladı. Yerel değerler vurgusunu güçlendiren buluşma Bir diğer önemli buluşma ise "Mavi Tutku" ve "Yay" adlı kısa filmleriyle dikkat çeken yönetmen Murat Vargelci ile gerçekleştirildi. Bu söyleşi, etkinliğin ‘yerel değerler’ vurgusunu güçlendiren bir buluşma oldu. Bursalı olan yönetmen Murat Vargelci’ye, ‘Yay’ filminin Bursalı oyuncuları da söyleşide eşlik etti. Yay filminin uluslararası festivallerden ödüllerle dönmüş olması, söyleşiye ayrı bir anlam kattı. Vargelci, kısa film yapım süreçleri, sanatsal tercihleri ve sinema anlayışı hakkında değerli bilgiler paylaşarak, sinemaseverlere ilham dolu bir deneyim yaşattı. Özellikle, Bursa’nın Gölyazı gibi tarihi ve otantik mekanlarında, yine Bursalı oyuncularla çekilen ve uluslararası başarı yakalayan "Yay" filminin hikâyesi, izleyicilerden büyük ilgi gördü. Bu durum, etkinliği Bursa’dan bir başarı hikâyesini kutladığımız samimi bir buluşmaya dönüştürdü. Bursa Sinema Günleri, 12 Ekim 2025 tarihinde yönetmen Kıvanç Sezer’i ağırlamaya hazırlanıyor. "8x8" filminin gösteriminin ardından gerçekleşecek söyleşide sinemaseverler, yönetmenle bir araya gelerek film üzerine sohbet etme fırsatı bulacak. Açık hava gösterimleri sürüyor Bursa Sinema Günleri kapsamındaki açık hava film gösterimleri, Atatürk Stadyumu Kütüphanesi Önü başta olmak üzere, Tayyare Kültür Merkezi ve ilçelerdeki çeşitli tarihî ve kültürel mekânlarda izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. 26 Eylül’de başlayan ve 30 Ekim 2025’e kadar sürecek olan etkinlikte, toplamda 33 film gösterilecek. Animasyonlardan bağımsız sinemaya uzanan zengin film seçkisi, her yaştan izleyiciye hitap ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kenti bir sanat merkezi hâline getirme vizyonu doğrultusunda düzenlenen Bursa Sinema Günleri, film gösterimleri ve yönetmen söyleşileriyle sinemayı sokağa, meydanlara ve insanlara taşıyarak, sanatla iç içe bir kent yaşamına katkı sunmayı sürdürüyor.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:42
62. Altın Portakal Film Festivali "Kalpten" temasıyla 24 Ekim’de başlıyor
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24 Ekim-2 Kasım 2025 tarihleri arasında "Kalpten" temasıyla gerçekleştirilecek. Bu yıl "Sınırlardan Sınırsızlığa" bölümüyle Filistin’e uzanan güçlü bir dayanışma çağrısı yapılacak festivalde; Filistinli bir yazar ve yapımcı uluslararası jüride yer alırken, Filistin filmleri de özel seçki kapsamında gösterilecek. Festival Başkanı Büşra Dirgen Özdemir, "Barışı, özgürlüğü, adaleti kalpten selamlıyoruz. Filistin’de zulüm gören Filistin halkını ve Gazze’ye yardım götürmek isteyen SUMUD gönüllülerini kalpten selamlıyoruz" şeklinde konuştu. Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı ise, "Bu festivalde bir Filistin filmleri seçkisinin olması bizlerin de bu işe katkı sunmasını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali öncesinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir’in ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısına, Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı, 62. Altın Portakal Onur Ödülü sahipleri Serap Aksoy ve Settar Tanrıöğen, Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer katıldı. Türkiye’nin en köklü sinema etkinliği olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl da izleyicilere unutulmaz bir sinema deneyimi sunmayı hedefliyor. "Sanata, sanatçıya ve sinemamıza sahip çıkmaya devam ediyoruz" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, açılış konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu yılki festivalimizin basın toplantısını sizlerle beraber gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşarken diğer yandan da Muhittin Böcek Başkanımızın aramızda olmayışının boşluğunu derinden hissediyoruz. Küçüklüğünden başlayan sinema tutkusu hiç sönmeyen, Altın Portakalı özüne döndürmek ve daha üst noktalara taşımak için büyük mücadele veren Muhittin Başkanımız bugün aramızda olamasa da, onun sanata, sinemaya ve Antalya’ya duyduğu büyük sevgi burada hissediliyor. Onun bıraktığı yerden, aynı kararlılıkla, sanata, sanatçıya ve sinemamıza sahip çıkmaya devam ediyor, en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacağına olan inancımızı koruyoruz." Özdemir, festivalin sadece bir sinema etkinliği olmadığını belirterek, şöyle devam etti: "Altın Portakal sadece bir film festivali değildir; aynı zamanda Antalya’nın sanatla, özgürlükle buluştuğu büyük bir kültür şölenidir. Bu festival, 1964’ten bu yana nice ustaları, genç yetenekleri, cesur hikâyeleri ve özgün bakış açılarını sahnesinde ağırlamış; Türk sinemasının gelişiminde öncü bir rol üstlenmiştir." dedi. Festivalin bu yılki jüri kadrosuna ilişkin de bilgi veren Özdemir, "Festivalimizin 62. yılında ulusal uzun metraj film yarışması jürimize, bizleri onurlandıran Yapımcı ve Usta Yönetmen Sayın Ömer Vargı başkanlık edecektir. Kendisine festivalimize jüri başkanı olmayı kabul ettiği için çok teşekkür ediyoruz. Jürimizde; eleştirmen sinema yazarı Sevin Okyay, sanat yönetmeni Zeynep Koloğlu, görüntü yönetmeni ve yapımcı Aydın Sarıoğlu, müzisyen Mircan Kaya, sinema oyuncusu ve seslendirme sanatçısı Beren Saat, yönetmen ve tiyatro oyuncusu Engin Alkan yer alacaktır. Bugün bizimle burada olan Settar Tanrıöğen ve Serap Aksoy’a onur ödülü, ayrıca sinemaya verdiği eşsiz emeklerden ötürü Feride Çiçekoğlu’na emek ödülü takdim edilecektir. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festival komitemiz, yurtiçi ve yurtdışında ülkemizi temsil eden genç sinemacılarımızın başarılarını taçlandırmak adına Merve Dizdar, Selahattin Paşalı ve Cansu Baydar’ı başarı ödüllerine layık görmüştür" ifadelerini kullandı. Sinemaya verilen desteğin artarak süreceğini vurgulayan Özdemir, "Geçen yıl kazananlara verdiğimiz 6,2 milyon TL ödül desteğimizi, Muhittin Başkanımızın verdiği söz doğrultusunda 9 milyon TL’ye çıkardık. Bundan sonra da sinemaya olan desteğimiz artarak devam edecektir." dedi. "SUMUD gönüllülerini kalpten selamlıyoruz" Festivalin bu yılki temasının "Kalpten" olduğunu vurgulayan Özdemir, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu yıl ‘Kalpten’ diyerek yola çıktık. Barışı, özgürlüğü, adaleti kalpten selamlıyoruz. Filistin’de zulüm gören Filistin halkını, Gazze’ye yardım götürmek isteyen SUMUD gönüllülerini kalpten selamlıyoruz. Kalpten üreten sanatçılara, kalpten hisseden seyircilere, kalpten inanan herkese teşekkür ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki sanatın iyileştirici gücü, en çok kalpten gelen işlerde saklıdır. Biliyorum ki 62. Altın Portakal Film Festivali, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha dünyaya gösterecek." "Keşke çok daha fazlasını yapabilsek" Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Ömer Vargı, sinemanın geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Antalya Film Festivali bu ülkenin çok önemli bir festivalidir. Sinema bir bütündür; oyuncular, sanatçılar, teknisyenler, yapımcılar, eleştirmenler ve festivaller bu bütünün ayrılmaz parçalarıdır.Tüm dünyada sinemada büyük bir değişim yaşanıyor. Filmlerin nerede izleneceğini bilemediğimiz bir dönemde, böyle bir festivalin güçlü şekilde varlığını sürdürmesi sinemanın geleceği açısından çok önemlidir." Vargı, Filistin’de yaşananlara da vurgu yaparak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dünyada İkinci Dünya Savaşı’ndan beri görmediğimiz bir vahşet yaşanıyor. En azından bu festivalde bir Filistin filmleri seçkisinin olması, bizlerin de bu işe katkı sunmasını sağlayacaktır. Keşke çok daha fazlasını yapabilsek" "Filistin’de yaşanan soykırım büyük bir insanlık suçudur" Onur ödülü alan Serap Aksoy ise Filistin’de yaşanan katliama değinerek, "Onur ödülü almak bir oyuncunun kariyerinin taçlandırılması gibi. Geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntıların, olumlu-olumsuz anıların yeniden hatırlanmasına sebep oluyor. Bu vesileyle ben de haykırmak istiyorum ki dünya uluslararası hukuku ve insancıl hukuku başarısızlığa uğramıştır. Filistin’de yaşanan soykırım büyük bir insanlık suçudur. Yeter artık bu bombalar sussun, çocuklar, hayvanlar ölmesin. Açgözlülük ve sevgisizlik bitsin istiyoruz" dedi. Onur ödülü sahibi Settar Tanrıöğen ise, "Onur ödülü gerçekten benim için çok değerli. Çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Altın Portakal, sinema sanatının hafızasıdır" Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz, festivalin kapsamını ve özel bölümlerini şöyle anlattı: "Sinema yaşamımızın en köklü film festivalinin sorumluluğu çok derin ve bu derinlik hassas ve adil kararlar almayı gerektiriyor. Festivalin kurucusu Dr. Avni Tolunay’ın başlattığı bu gelenek, bugün dünyanın sayılı festivalleri arasında yer alıyor. Geçen yıl 99 filmle seyirciyle buluştuk, bu yıl yerli ve yabancı 104 film göstereceğiz. 70 film Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşacak. Festivalin klasikleşen bölümleri olan Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj, Kısa Film, Belgesel ve Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması bölümlerinde toplam 52 film ilk kez izleyici karşısına çıkacak. Ayrıca Türk sinemasında ilk kez izleyici karşısına çıkacak 12 sinema eseri, Ömer Vargı başkanlığındaki jürimiz tarafından değerlendirilecek." Yavuz, bu yıl ilk kez düzenlenecek "Sınırlardan Sınırsızlığa" seçkisini ise şu şekilde aktardı: "Bu bölüm, Filistinli bir yazar ve yapımcının yer alacağı uluslararası jüriyle değerlendirilecek. Filistin yapımı filmler ile bölgede yaşanan trajedilere ışık tutan toplam 5 film, sinemanın vicdani yönünü öne çıkaracak. Festival komitemizin kararıyla hazırlanan bu seçki, sinemanın birleştirici gücünü en çarpıcı şekilde yansıtacak." "Hind Rajab’ın Sesi festivalde gösterilecek" Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, festival programına ilişkin yaptığı açıklamada, "Festivalimiz 24 Ekim’de açılacak, 25 Ekim’de geleneksel kortejimizle başlayacak. Açılış ve kapanış gecelerimiz düzenlenecek, festivalimiz 2 Kasım’daki ödül töreniyle sona erecek. Büyük acıların yaşandığı Filistin’e kayıtsız kalmadık. Bölge sinemacılarına ve onların son dönem yapıtlarına yer verdiğimiz ‘Sınırlardan Sınırsızlığa’ seçkisini sinemaseverlerle buluşturacağız. Bu yıl Eylül başında gerçekleşen Venedik Film Festivali’nde büyük ses getiren ‘Hind Rajab’ın Sesi (The Voice of Hind Rajab)’ filminin de aralarında bulunduğu beş film bu bölümde gösterilecek" ifadelerini kullandı. Tuncer, festivalde usta yönetmen Şerif Gören’in anılacağını belirterek, "Geçen yıl kaybettiğimiz Türk sinemasının büyük değeri Şerif Gören’i, başrollerinde Şener Şen ve Lale Mansur’un yer aldığı ‘Amerikalı’ filmiyle anacağız. Film, negatif kopyasından dijital versiyona aktarıldı ve festivalde gösterilecek" dedi. Festivalin bütçesini açıklayan Büşra Dirgen Özdemir, "Festivalin bütçesi 114 milyon 200 bin TL. Altın Portakal’ı Antalya Büyükşehir Belediyesi destek olmadan yapıyor." dedi. Tuncer ise bilet fiyatlarının öğrenciler için 10 TL, tam biletin ise 20 TL olarak belirlendiğini açıkladı. Böcek anılacak Basın toplantısında, İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in festivalde anılıp anılmayacağı soruldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, "25 Ekim Muhittin Başkanımızın doğum günü. Biz bu yıl ‘Kalpten’ diyerek festival yoluna çıktık. Birçok dile getiremediğimiz, bastırdığımız, acısını yaşadığımız, umut ettiğimiz duygumuz yüreğimizde. İşte o bütün duygularımızı bu sene kalpten aktarıyoruz. Açılış günümüz başkanımızın doğum günü, tüm davetlilerle birlikte bir organizasyonumuz olacak" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer de, "En kısa sürede aramızda olacağına inancımız tam, belki o gün aramızda olacak" ifadelerini kullandı. (BA-
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:33
Lale Müzesi ‘Birbirine Karşılık Gelen İşaretler’ sergisi ile yeniden kapılarını açıyor
Sarıyer Emirgan’da bulunan Lale Müzesi tarihi binasının bakımı sonrasında ‘Birbirine Karşılık Gelen İşaretler’ fotoğraf heykel sergisi ile ziyaretçilerini ağırlayacak. Yarın özel bir davet ile kapılarını açacak olan sergide toplam 26 eser yer alacak. Lale Müzesi bir sanat ve kültür durağı olmaya devam ediyor. Sarıyer Emirgan’da bulunan tarihi binasının bakımı sonrası Lale Müzesi, ‘Birbirine Karşılık Gelen İşaretler’ fotoğraf heykel sergisi kapılarını sanatseverlere açacak. Yarın özel bir davet ile açılışı yapılacak olan serginin küratörlüğünü Ece Yıldırımlı üstlendi. 7 sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi, görünür olan ile sezgisel olan arasındaki ilişkiyi biçim, renk, katman ve malzeme üzerinden çözümlüyor. Her sanatçı, kendi pratiği içinde bir işareti yeniden tanımlıyor ve bu işaretlerin birbirine karşılık gelişinde oluşan diyaloğu izleyiciye sunuyor. Ardan Özmenoğlu, Artem Martis, Burcu Perçin, Emre Yetkin, Cansu Ceren İlkan, Soyhan Baltacı ve Yiğit Yazıcı’nın eserlerinden oluşan sergide toplam 26 eser yer alacak. Tuval, fotoğraf ve heykel gibi farklı alanlarda üretilen bu eserler, günümüz insanının algısal katmanlarına dair ortak bir görsel hafıza oluşturuyor. Birbirine Karşılık Gelen İşaretler sergisi özel açılışın ardından eserler 10 Ekim-22 Kasım tarihleri arasında Lale Müzesi’nde görülebilecek.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:32
Üniversiteli gençlere dokuma kültürü anlatıldı
DENİZLİ (İHA) – Denizli’de düzenlenen "Antik Dönemden Günümüze Dokuma Kültürü" konferansında, dokumacılığın tarihi serüveni üniversiteli gençlere anlatıldı. Buldan Meslek Yüksekokulu Mimari Restarasyon Programı Bölümü tarafından "Antik Dönemden Günümüze Dokuma Kültürü" adlı konferans düzenlendi. Konferansta Doktor Selda Özdemir, antik dönemden giyim amacıyla başlayan dokumacılığın, günümüze kadar gerçekleşen evreleri ve dokumacılıkta kullanılan alet ve edavatlar anlatıldı. Buldan Meslek Yüksekokulu konferans salonunda gerçekleşen konferansta, Doktor Seda Özdemir tarafından dokumayla ilgili ekipmanlar ile dokuma tezgahları ve kumaş kalıntılarının resimleri hakkında bilgiler verildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:49
Bakan Ersoy: "Anadolu sofralarının kökenine ışık tutuyoruz"
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu’da yapılan kazılarda 4 bin yıllık nohut ve 8 bin 600 yıllık ekmek kalıntılarının gün yüzüne çıkarıldığını duyurdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteklediği arkeolojik kazılarda, Anadolu’nun binlerce yıllık sofra kültürünü belgeleyen yeni buluntular ortaya çıkarıldı. Kütahya Tavşanlı Höyük’te gün yüzüne çıkarılan 4 bin yıllık nohut kalıntıları ile Konya Çatalhöyük, Eskişehir Küllüoba ve Karaman Topraktepe’de tespit edilen antik ekmek örnekleri, insanlık tarihine dair eşsiz veriler sunuyor. "Bugün nasıl gastronomide Türkiye konuşuluyorsa, binlerce yıl önce de Anadolu aynı bereketin merkeziydi" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yapılan kazıların Anadolu’nun üretim ve sofra kültürüne ışık tuttuğunu belirterek şunları söyledi: "Kütahya Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık nohut, Konya Çatalhöyük’te 8 bin 600 yıllık, Eskişehir Küllüoba ve Karaman Topraktepe’de binlerce yıllık ekmek kalıntılarını gün yüzüne çıkardık. Bu buluntular, Anadolu’nun üretim geleneğini, inanç sistemlerini ve sofra kültürünü bir bütün olarak gözler önüne seriyor. Bugün nasıl gastronomide Türkiye konuşuluyorsa, binlerce yıl önce de Anadolu aynı bereketin ve kültürel zenginliğin merkeziydi. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu köklü mirasın izlerini sürmeye ve geçmişimize ışık tutmaya devam ediyoruz." Tavşanlı Höyük’te 4 bin yıllık nohut kalıntıları 2025 yılı kazı sezonunda Tavşanlı Höyük’te leblebinin ham maddesi olan nohut kalıntılarına ulaşıldı. Tunç Çağı’nın ortalarına tarihlendirilen bu örnekler; buğday taneleri, pişmiş toprak kaplar ve gümüş bir saç halkasıyla birlikte bulundu. Tavşanlı Höyük ekip üyesi Dr. Doğa Karakaya tarafından yapılan mikroskobik incelemelerde, bu kalıntıların Anadolu’nun erken dönem tarım kültürüne ait olduğu belirlendi. Ayrıca aynı höyükte 2022 yılında bulunan 4 bin 200 yıllık fındık kalıntıları üzerinde yapılan analizlerde, bunların bölgede doğal olarak yetişen çalı fındığı (Corylus) türüne ait olduğu tespit edildi. Tanelerden sofraya: Anadolu’nun ekmek geleneği Tavşanlı’daki baklagil buluntuları, Anadolu’nun üretim kültürünün köklü geçmişini ortaya koyarken; farklı bölgelerde bulunan ekmek örnekleri bu üretimin sofralara ve ritüellere nasıl yansıdığını gösteriyor. Konya’daki Çatalhöyük’te 8 bin 600 yıllık mayalanmış ekmek, Eskişehir Küllüoba Höyüğü’nde 5 bin yıllık ritüel amaçlı mayalanmış ve pişirilmiş ekmek, Karaman Topraktepe (Eirenepolis) Antik Kenti’nde ise bin 300 yıllık bezemeli arpa ekmekleri tespit edildi. Küllüoba ekmeği üzerinde yapılan analizlerde gernik buğdayı ve mercimek tespit edildi. Ekmeğin yaklaşık 140 derecede pişirildiği, bir parçasının koparıldığı ve ardından bir bereket ritüeli kapsamında yakılarak evin arka odasında, eşik kenarına gömüldüğü anlaşıldı. Bu ritüel, dönemin toplumsal yaşamında üretim ve inanç pratiklerinin birbirine ne kadar iç içe geçtiğini gösteriyor. Bilimsel kazılarla gün yüzüne çıkan kültürel süreklilik Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bilimsel kazı ve koruma çalışmaları, Anadolu’nun üretim kültürünü, inanç sistemlerini ve sofra geleneklerini bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymayı sürdürüyor. Ekmek, nohut ve fındık gibi temel gıdalar yalnızca beslenme alışkanlıklarının değil; tarımsal üretimin, toplumsal ritüellerin ve inanç dünyasının da izlerini taşıyor. Bu benzersiz buluntular, Türkiye’nin bilimsel altyapısı ve koruma vizyonu sayesinde insanlık tarihine kazandırıldı; müzelerde sergilenen örneklerle geçmişle bugün arasında anlamlı bir köprü kuruldu.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:49
Kısas Kültür Merkezi aşıklık geleneğini yeni nesillere taşıyor
Haliliye Belediyesi tarafından hizmete sunulan ve geleneksel sanatlara sahip çıkan Kısas Kültür Merkezi, bölge halkının ilgi odağı haline geldi. Kısas Kültür Merkezi, özellikle yaz tatilini verimli geçirmek isteyen çocukların yoğun ilgi gösterdiği saz kursu, yüzyıllardır süregelen aşıklık geleneğini yeni nesillere taşıyor. Usta öğreticiler eşliğinde saz çalmayı öğrenen çocuklar, müziğin yanı sıra dayanışma ve paylaşma kültürünü de deneyimleme fırsatı buluyor. Kadınlar için de önemli bir buluşma noktası haline gelen Kısas Kültür Merkezi’nde dikiş-nakış, el sanatları, bilgisayar, okuma yazma gibi pek çok alanda kurslar düzenleniyor. Merkeze gelen kadınlar hem yeni beceriler kazanıyor hem de el emeği ürünleriyle ev ekonomilerine katkı sunuyor. Bölgede kültürel ve sosyal bir dönüşüm başlatan Kısas Kültür Merkezi, her yaştan mahalleliye hitap eden faaliyetleriyle Kısaslıların yeni adresi oluyor. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise müzik sınıfı, dikiş atölyesi, el sanatları atölyesi ve okuma salonunun yer aldığı Kısas Kültür Merkezi’nde kayıtların devam ettiği belirtildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:47
Ahşap direkli ve kalem işi camiler beğeni topladı
Denizli’nin Pamukkale ilçesinde düzenlenen ‘Ahşap Direkli Kalem İşi Camileri’ fotoğraf sergisi büyük beğeni topladı. Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü, "Ahşap Direkli Kalem İşi Camilerimiz" konulu bir fotoğraf sergisine ev sahipliği yaparak, bu nadide kültür miraslarını sanatseverlerle buluşturdu. Sergi tarihi camilerin estetik ve tarihi zenginliğini gözler önüne serdi. Halk Eğitimi Merkezi’nin ek binasında gerçekleştirilen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Serginin açılışında konuşan Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Cengiz Sarıca, kalem işi sanatının önemine değinerek, "Camilerde kalem işi, yüzyıllarca yaşayan Türk boyu kaplamaları işlenmiştir" dedi. Sarıca, bu sanat dalında cennet ve cehennem tasvirleri, nizam terazisi, keşkül sancağı, tasarruf işlemeleri gibi birçok figürün işlendiğini ifade etti. Denizli İl Kültür Müdürü Hudaverdi Otaklı ise yaptığı konuşmada, "Kalem işi camiler her zaman ilgimi çekmiştir. İlimizde 15 tane tescilli kalem işi camisi var. Yeni Acıpayam Tavas Selke köyünde tespit edilen bir iki camimizin daha tescil işlemi tamamlanırsa, ilimiz bu alanda çok iyi bir yere gelecek" dedi. Otaklı, Türk-İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan ve 12., 18., 19. asırlarda inşa edilmiş bu camilerin genellikle ilçe merkezlerinden ziyade dağ başlarında ve köylerde inşa edilmiş olmasının dikkat çekici olduğunu ve bu bölgelerde cennet ve cehennem tasvirlerinin daha yoğun işlendiğini söyledi. Otaklı, "Kalem işi, kökeni 8-9. yüzyıl Türk Uygur sanatına dayanan, Türklerin göçleri ile birlikte Anadolu topraklarına taşınmış klasik bir süsleme sanatıdır. Sivil, dini ve askeri mimari yapıların iç ve dış mekanlarını süslemek için kullanılmıştır. Ahşap Direkli Kalem sanatının teknik ve malzemeleri ise; Geleneksel olarak, desenler önce kâğıda çizilir, iğnelenir ve kömür tozu ile yüzeye aktarılır. Daha sonra çeşitli boyalar ve fırçalar kullanılarak renklendirilir ve kontürlenir . Altın varak uygulamaları, bu sanatın önemli bir unsuru olmuştur. Sergi açılışı, konuşmaların ardından protokolün ve katılımcıların sergiyi gezerek eserlerdeki işçiliği yakından incelemesi ve hayranlıklarını ifade etmesiyle sona erdi. Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı halk eğitimi merkezleri, bu tür sergi ve workshop faaliyetlerine Mayıs ve Haziran ayları boyunca devam etmeyi planlıyor. Bu etkinlik, geleneksel Türk sanatlarının tanıtılması ve yaşatılması adına önemli bir adım olmuştur" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder