KÜLTÜR SANAT
Esenler’de Cemil Meriç karikatür sergisi sanatseverlerle buluştu 05 Mayıs 2026 Salı - 18:37:24 Esenler Belediyesi, Cemil Meriç’in fikir dünyasını yorumlayan "Çizgilerle İrfan ve İdrak" sergisini sanatseverlerle buluşturdu. 2025-2026 Cemil Meriç Kültür Sanat Sezonuna özel olarak düzenlenen sergi, 24 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Esenler Belediyesi, Uluslararası Karikatüristler Birliği (UWC) iş birliğiyle "Çizgilerle İrfan ve İdrak" sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu. Cemil Meriç’in fikir dünyasını, karikatür aracılığıyla yeniden yorumlamayı amaçlayan sergi, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde kapılarını açtı. Fas’tan Özbekistan’a, Lübnan’dan Avusturya’ya uzanan 28 farklı ülkeden sanatçı, 54 eserle Meriç’in hatırasını, fikir mirasını ve medeniyet tasavvurunu gözler önüne serdi. 5 Mayıs Dünya Karikatüristler Günü’ne özel olarak düzenlenen serginin açılış törenine, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi ve Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Union of World Cartoonists (UWC) Dünya Çizerler Birliği Başkanı Ahmet Altay, ESEV Genel Sanat Yönetmeni Abdülbaki Kömür ile çok sayıda sanatçı ve sanatsever katıldı. Sergi kapsamında Başkan Göksu, Prof. Dr. Meriç’e, Cemil Meriç’in karikatürünün yer aldığı bir tablo takdim etti. "Babamı küresek ölçekte görünür kılan bir sergi" Serginin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi ve Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç, "Ülkemizin ilçeleri içerisinde Cemil Meriç’i hem fikren hem gönlüyle benimsemiş olan ilk ve tek belediye başkanımız, çok kıymetli dostum M. Tevfik Göksu beydir. Yapımı yakında tamamlanacak olan Cemil Meriç Kütüphanesi de ilçemiz ve ülkemiz için önemli bir kazanım olacaktır. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen karikatüristlerin eserleri, kendi toplumları için Türkiye’ye bir dikkat davetiyesidir. Babam Cemil Meriç adlı eserim İngilizceye çevrildi ve yayımlandı. Bu eseri sergide yer alan sanatçılara ulaştırmak istiyorum. Kitapla fethedemediğiniz topraklara karikatürlerle ilk adımı atmış oluyoruz. Yerli ve milli bir mütefekkir olan Cemil Meriç’i dünyaya tanıtmak zorundayız. Bu sergi, Cemil Meriç’i küresel ölçekte görünür kılan önemli bir adımdır" şeklinde konuştu. Esenler’in genç nüfusuna dikkat çekerek yaklaşık 100 bin çocuğun geleceğin inşasında önemli rol oynadığını söyleyen Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, şehir yönetiminde insan odaklı bir yaklaşım benimsediklerini belirtti. Başkanı Göksu, "Biz şehre insan gözüyle bakarız. Şehrin sokağına baktığımızda döşenen taşları değil, o sokağın etrafında yaşayan insanları görürüz. Toplumun zihinsel dünyasına katkı sunmak yöneticiler için en önemli sorumluluklardan biridir. Her bir kitabın, her bir satırın altı çizilecek satırlardır. Çocuklarımız sahte kahramanların üstünü çizsin, hakiki kahramanların da altını çizsin" dedi. "Eserler ülkelerin sanat anlayışını yansıtıyor" Programa katılan Union of World Cartoonists (UWC) Dünya Çizerler Birliği Başkanı Ahmet Altay, "Çizerler sözden çok eserleriyle kendilerini ifade ediyor. Çizerler konuşmayı pek sevmezler. Burada eserlere baktığınızda Cemil Meriç’i portre karikatürleriyle anlatan bir temanın duygusunun kağıda aktarımını göreceksiniz. Sergide yaklaşık 27 çizerin 54 eseri yer alıyor. Çizgiler de insanlar gibi ülkelere göre farklılık gösteriyor. Her bir esere baktığınızda o ülkenin çizgisini görmüş olacaksınız" diye konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:29 Yüzlerce yıllık ’taş baskı’ motifleri modern sanatla buluştu, eserler hayran bıraktı Kastamonu’da üniversite öğrencisi yüzlerce yıllık yöresel taş baskı motiflerini dijital baskı yöntemini kullanarak sanatla buluşturdu. 17 adet motif kullanılarak yapılan eserler büyük beğeni topladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Şule Şahiner tarafından, Prof. Dr. Metin Uçar danışmanlığında hazırlanan proje ile Kastamonu’nun yüzlerce yıllık geçmişe sahip taş baskı motifleri dijital sanatla buluşturuldu. TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan proje çerçevesinde, yapılan araştırmaların ardından Kastamonu’ya ait 17 taş baskı motifi dijitale aktarıldı. Daha sonra, 17 taş baskı motifi kullanılarak yapılan 25 eser, dijital baskı yöntemiyle tablolara aktarıldı. Eserler, Turhan Topçuoğlu Sergi Salonu’nda açılan sergide beğeniye sunuldu. Eserler, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Öte yandan, dijital sanata uyarlanan taş baskı motiflerinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmesi için çalışma yürütüleceği belirtildi. "Motifleri günümüze nasıl uyarlayabiliriz diye düşündük" Serginin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Uçar, proje sürecinde Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Tekstil Bölümü’nün Kastamonu’daki taş baskı motifleriyle ilgili yaptığı araştırmadan faydalandıklarını dile getirerek, "Sadece Kastamonu’da kullanılan motifleri ele aldık. Bunları daha çağdaş bir şekilde günümüze nasıl uyarlayabiliriz diye biraz düşündük. Bunu proje olarak sunduk. Projemiz önce motiflerin tespit edilmesi arkasından da dijital baskıyla bir sergi açılması ve katalog haline getirilmesinden oluşuyordu. Şu anda sergi aşamasındayız. Bir de açabilirsek kampüste aynı sergiyi açmayı planlıyoruz. Burada sergiyi açmamızın sebebi de halkla daha iç içe olması içindi. Ama açıkçası ilgi çok da düşündüğümüz gibi olmadı" dedi. "Motiflerin dijital olarak sanata tekrar kazandırılmasını istedim" Proje süreciyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Şule Şahiner de, "Bu motifler sandıklarda duruyordu. Sadece şalvarın üstüne ve masa örtülerinin üzerine basılıyor. Bunu halkımız bilmiyor, bunu gençlik bilmiyor. Bu motiflerin dijital olarak sanata tekrar kazandırılmasını istedim. Sadece sandıklarımız da kalmasını istemedim. O yüzden dijital sanata uyarladım. Modern bir dille dijital olarak tekrar konumlandırdım ve çalışmalarımı bu şekilde ilerlettim. Bunları masa örtüsü, çarşaf deseni olarak da kullanılabiliriz. Ayrıca patent için de gerekli mecralara başvuracağım. Yeni bir dille, yeni bir çağdaş yorumla tekrar bu taş baskı motiflerini kullanabileceğiz. Motifleri taş baskı olarak sadece siyah beyaz olarak değil, rengarenk fularlarda, çarşaf desenlerinde, etek baskılarında, çanta kılıflarında birçok mecrada bunları tekstil ürünü olarak tabii ki kullanabiliriz. Şu anda gördüğünüz bu taş baskı motifleriyle yapılmış bir şal. Ama tek bir şal, çağdaş bir yorum ya da resimsel bir göz ya da sanatsal bir göz yok. Sadece taş baskı motifinin direk üzerine işlemişler. Bu da bir örnek" şeklinde konuştu. Serginin 20 Mayıs’a kadar açık kalacağı belirtildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:25 Yüzlerce yıllık ’taş baskı’ motifleri modern sanatla buluştu, eserler hayran bıraktı Kastamonu’da üniversite öğrencisi yüzlerce yıllık yöresel taş baskı motiflerini dijital baskı yöntemini kullanarak sanatla buluşturdu. 17 adet motif kullanılarak yapılan eserler büyük beğeni topladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Şule Şahiner tarafından, Prof. Dr. Metin Uçar danışmanlığında hazırlanan proje ile Kastamonu’nun yüzlerce yıllık geçmişe sahip taş baskı motifleri dijital sanatla buluşturuldu. TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan proje çerçevesinde, yapılan araştırmaların ardından Kastamonu’ya ait 17 taş baskı motifi dijitale aktarıldı. Daha sonra, 17 taş baskı motifi kullanılarak yapılan 25 eser, dijital baskı yöntemiyle tablolara aktarıldı. Eserler, Turhan Topçuoğlu Sergi Salonunda açılan sergide beğeniye sunuldu. Eserler, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Öte yandan, dijital sanata uyarlanan taş baskı motiflerinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmesi için çalışma yürütüleceği belirtildi. "Motifleri günümüze nasıl uyarlayabiliriz diye düşündük" Serginin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Uçar, proje sürecinde Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin Tekstil Bölümünün Kastamonu’daki taş baskı motifleriyle ilgili yaptığı araştırmadan faydalandıklarını dile getirerek, "Sadece Kastamonu’da kullanılan motifleri ele aldık. Bunları daha çağdaş bir şekilde günümüze nasıl uyarlayabiliriz diye biraz düşündük. Bunu proje olarak sunduk.Projemiz önce motiflerin tespit edilmesi arkasından da dijital baskıyla bir sergi açılması ve katalog haline getirilmesinden oluşuyordu. Şu anda sergi aşamasındayız. Bir de açabilirsek kampüste aynı sergiyi açmayı planlıyoruz. Burada sergiyi açmamızın sebebi de’ halkla daha iç içe olması içindi. Ama açıkçası ilgi çok da düşündüğümüz gibi olmadı" dedi. "Motiflerin dijital olarak sanata tekrar kazandırılmasını istedim" Proje süreciyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Şule Şahiner de, "Bu motifler sandıklarda duruyordu. Sadece şalvarın üstüne ve masa örtülerinin üzerine basılıyor. Bunu halkımız bilmiyor, bunu gençlik bilmiyor. Bu motiflerin dijital olarak sanata tekrar kazandırılmasını istedim. Sadece sandıklarımız da kalmasını istemedim. O yüzden dijital sanata uyarladım. Modern bir dille dijital olarak tekrar konumlandırdım ve çalışmalarımı bu şekilde ilerlettim. Bunları masa örtüsü, çarşaf deseni olarak da kullanılabiliriz. Ayrıca patent için de gerekli mecralara başvuracağım. Yeni bir dille, yeni bir çağdaş yorumla tekrar bu taş baskı motiflerini kullanabileceğiz. Motifleri taş baskı olarak sadece siyah beyaz olarak değil, rengarenk fularlarda, çarşaf desenlerinde, etek baskılarında, çanta kılıflarında birçok mecrada bunları tekstil ürünü olarak tabii ki kullanabiliriz. Şu anda gördüğünüz bu taş baskı motifleriyle yapılmış bir şal. Ama tek bir şal, çağdaş bir yorum ya da resimsel bir göz ya da sanatsal bir göz yok. Sadece taş baskı motifinin direk üzerine işlemişler. Bu da bir örnek" şeklinde konuştu. Serginin 20 Mayıs’a kadar açık kalacağı belirtildi.
ABD 83 adet Roma Dönemi sikkesini Türkiye’ye iade etti
28 Eylül 2025 Pazar - 11:22 ABD 83 adet Roma Dönemi sikkesini Türkiye’ye iade etti Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) iş birliğiyle, Türkiye kökenli 83 adet Roma Dönemi sikkesi Türkiye’ye iade edildi. Türkiye kökenli 83 adet Roma Dönemi sikkesi, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) iş birliğiyle, Türkiye’ye iade edildi. ABD’de 2015 yılında ele geçirilen ve Anadolu’daki darphanelerde basıldığı belirlenen sikkeler, Cumhuriyet Müzesi’nde düzenlenen törenle Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı tarafından ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzar Vekili Brian Stimmler’den teslim alındı. Türkiye ile ABD arasında 2021 yılında imzalanan ikili anlaşmanın somut bir sonucu olan bu iade, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliğinin başarılı bir örneğini teşkil etmektedir. "Ortaklığımız önümüzdeki dönemde başka ülkelere de ilham kaynağı olacaktır" Roma İmparatorluğu dönemine ait 83 adet sikkenin iadesinin sağlanmasının Türkiye ile ABD arasındaki kültürel mirasın korunmasına yönelik iş birliğini önemli ölçüde güçlendirdiğini aktaran Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, "Bugün gerçekleştirilen bu iade ise söz konusu anlaşmanın ne kadar başarıyla uygulandığının somut bir göstergesidir. Bu güçlü iş birliği sayesinde süreç hızlı, şeffaf, etkili bir şekilde yürütülmüş eserlerimizin güvenli bir biçimde ülkemize iadesi sağlanmıştır. Söz konusu 83 sikke Roma İmparatorluğu’nun 3’üncü ve 4’üncü yüzyıllarında Anadolu’daki darphanelerde basılmış dönemin siyasi ve askeri hareketliliğinin izlerini taşıyan kıymetli kültürel varlıklarımızdır. Kültürel mirasın korunması ve kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında Amerika Birleşik Devletleri’nin ilgili makamlarına özellikle de son dönemde ortak çalışmalarımızla tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir iş birliği geliştirdiğimiz Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimine titiz katkılarından dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bu güçlü iş birliği yalnızca 2 ülke için değil uluslararası toplum için de örnek bir model oluşturmaktadır. İnancım odur ki bu ortaklığımız önümüzdeki dönemde daha da gelişecek ve başka ülkelere de ilham kaynağı olacaktır" ifadelerini aktardı. "Bu etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan gurur duyuyorum" Söz konusu 83 adet sikkenin iadesinin Türkiye ile ABD arasındaki dostluğun somut bir sonucu olduğunu ifade eden ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzar Vekili Brian Stimmler ise, "Bugün bu sikkeleri ev sahibi olan Türkiye’ye iade ediyoruz. Bu etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan gurur duyuyorum. Bu Birleşik Devletler ve Türkiye’nin arasındaki uzun ve derin dostluğun çok güzel bir somut sonucu. Burada Birleşik Devletler Kurumları, Kültür ve Turizm Bakanlığı, hep birlikte çalışarak bu sonucu ürettiler. Ben böylesi iş birliklerinin gelişerek, derinleşerek devam edebilmesini ümit ediyorum ki sınırları aşan bu uluslararası kaçakçılık ağlarını yıkabilelim" açıklamalarında bulundu.
Klasik otomobil tutkunları erkek sağlığına dikkat çekmek için başkent sokaklarında
28 Eylül 2025 Pazar - 11:20 Klasik otomobil tutkunları erkek sağlığına dikkat çekmek için başkent sokaklarında Klasik araçlarıyla şık kıyafetler içinde buluşan klasik otomobil tutkunları, erkek sağlığına farkındalık için başkent sokaklarında bir araya geldi. Ankara’da klasik otomobil tutkunlarını bir araya getiren The Distinguished Gentleman’s Drive etkinliğinin 3’üncüsü, Riders and Brothers Klasik Otomobil Kulübü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Klasik araçlarıyla şık kıyafetler içinde buluşan katılımcılar, hem nostaljik bir sürüş deneyimi yaşadı hem de erkek sağlığına dikkat çekti. Türkiye genelinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya’da aynı gün ve aynı saat içerisinde gerçekleştirilen etkinlik, dünya genelinde 64 ülkede 205 şehirde düzenleniyor. Ankara’da yaklaşık 50 adet klasik otomobil ile hareket edecek konvoy Eskişehir, Sivrihisar’da son bulacak. "Erkek sağlığını ve prostata yönelik bir farkındalık için bu organizasyonu düzenliyoruz Etkinliğe katılan araçların klasik ve 40 yaş üstünde olma zorunluğundan bahseden Riders and Brothers üyesi Akın Alsancak, "Klasik araçlarla 3 yıldır Türkiye genelinde düzenlenen Distinguished Gentlemen’s Drive etkinliklerinden bir tanesinde bulunmuş durumdayız. Bu etkinliğimiz dünya genelinde 64 ülkede 205 şehirde düzenleniyor. Erkek sağlığını ve prostata yönelik bir farkındalık için bu organizasyonu düzenliyoruz. Organizasyonumuz Ankara’dan başlayıp klasik araçlarımızla birlikte buradan Sivrihisar’a kadar bir sürüş düzenleyeceğiz. Etkinliğimizin tek amacı erkek sağlığı ve prostat kanserine yönelik bir organizasyondur. Yaklaşık 50 araçlık bir konvoy ile hareket edeceğiz. Şu anda Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya’da aynı saat ve aynı gün içerisinde düzenlenen bir organizasyondur. Etkinliğe katılan araçlarımızın hepsi klasik araçlardır. Klasik araç olmak zorunluluğu ve 40 yaş üstünde araçların bu organizasyona katılması gerekiyor" diye konuştu. "Güzel bir etkinlik, gururlu ve mutluyuz" Etkinliğe ailesi ile birlikte katılan Riders and Brothers üyesi Emre Cinal ise, "Eşim ve çocuğumla bu etkinliğe katılıyorum. Amerikan otomobili sevdamız var. Bu organizasyon dünya çapında gerçekleştirilen ve erkek sağlığına dikkat çekmek için organize edilmiş bir etkinlik. Biz de Türkiye’de de birçok şehirde aynı günde, aynı saatte başlayacak organizasyonun Ankara kanadıyız. Sivrihisar’a kadar bir sürüş gerçekleştireceğiz ve orada bazı etkinliklere katılıp geri döneceğiz. Güzel bir etkinlik, gururlu ve mutluyuz" dedi.
Selimiye Camii’nde tepki çeken restorasyona yargı freni
28 Eylül 2025 Pazar - 11:11 Selimiye Camii’nde tepki çeken restorasyona yargı freni UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii’nde restorasyon sürecinde kubbe yazılarında yapılması planlanan değişikliğe Edirne İdare Mahkemesi "dur" dedi. Mahkeme, yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca kubbe yazılarında yapılmak istenen değişiklik için yürütmeyi durdurdu. Açılan davada, Selimiye Camii harim kısmı, ana ve yarım kubbeleri ile mihrap kubbesine ilişkin tezyinat (süsleme) projesinin iptali istendi. Davacılar, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 19 Haziran 2023 tarihli ve 9435 sayılı kararıyla onaylanan projenin bilimsel temelden yoksun olduğunu, mevcut kalemişi süslemelerin korunması gerekirken yeni bir kalemişi önerisinin getirildiğini savundu. Davacıların iddiaları Dilekçede, Selimiye Camii’nde 1751, 1808, 1883, 1950 ve 1983 yıllarındaki restorasyonlarda kalemişi süslemelerin korunduğu, ancak 2021’de başlatılan yeni çalışmalarda bu yaklaşımın terk edildiği belirtildi. Davacılar, 2024 yılında sundukları itirazların dikkate alınmadığını, Yüksek Kurul’un bilimsel gerekçeler olmaksızın restorasyonun önünü açtığını ileri sürdü. Ayrıca,"eserin özgünlüğüne zarar verildiği, Osmanlı klasik döneminden uzaklaşıldığı" ifade edildi. Bakanlık ve Kurul kararları Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Yüksek Kurul, 8 Ocak 2025 tarihli ve 3436 sayılı kararıyla restorasyon projesini uygun bulmuştu. Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da 6 Ocak 2025 tarihli ve 10620 sayılı kararıyla bu projeyi geçerli kabul etmişti. Mahkemenin gerekçesi Edirne İdare Mahkemesi, yeni projenin daha önce kabul edilmiş restorasyon projelerini ortadan kaldıracağına dikkat çekerek, bunun tarihi yapının özgünlüğüne zarar verebileceğini ve telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Bu nedenle dava sonuçlanana kadar işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına hükmedildi. Süreç Nasıl İşleyecek? Mahkeme, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na 30 gün süre vererek; onaylanan projeye ilişkin tüm belgelerin, yapılan itirazlar ve reddedilme gerekçelerinin, restorasyonun teknik ve hukuki dayanaklarının mahkemeye sunulmasını istedi. Nihai karar, idarenin savunması ve belgeler incelendikten sonra verilecek.
13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı coşkuyla başladı
28 Eylül 2025 Pazar - 11:02 13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı coşkuyla başladı Nilüfer Belediyesi ve BAL-GÖÇ iş birliğiyle bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Görükle Balkan Panayırı, coşkulu bir başlangıç yaptı. Balkan kültürünün en güzel örneklerinin sergilendiği panayırın ilk gününe vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Nilüfer Belediyesi ve Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) işbirliğiyle düzenlenen 13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı, Görükle Göçmen Konutları Pazar Alanı’nda kapılarını açtı. Balkan kültürü, müziği ve lezzetlerinin buluşma noktası olan panayırın ilk günü, yoğun katılımla geçti. Panayır açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, BAL-GÖÇ Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri ile kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Ortak şarkımızı söylemeye devam edeceğiz" Panayır alanındaki stantları tek tek gezerek esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, daha sonra sahneye; eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, Balkan Mahalle Muhtarı Samet Sönmez, Dumlupınar Mahalle Muhtarı Mustafa Aktaş ve Kurtuluş Mahalle Muhtarı İpek Saldız ile birlikte çıkarak halkı selamladı. Birlikte karar alma kültürünü yerleştirmeye çalıştıklarını ifade eden Başkan Özdemir, "Herkesin sesi hepimizin Nilüfer’i" sloganına atıfta bulunarak, "Herkesin kendini iyi hissettiği, hep birlikte olduğumuz bir Nilüfer oluşturma yolculuğuna devam ediyoruz. Balkan insanı da bu kent için çok değerli. Ekonomiye, siyasete, bürokrasiye, kültüre, sanata ve spora büyük katkıda bulunuyorlar. Nilüfer, Türkiye’nin en gelişmiş 5’inci ilçesi olduysa onların katkıları da gözardı edilemez dedi. Başkan Şadi Özdemir, bölgeye yönelik yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Balkan Mahallesi’ndeki park çalışmalarının tamamlandığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı pazar alanının modernizasyonu ve yeni kültür merkezi projeleri için çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Nilüfer’de ortak şarkımızı söylemeye devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. Eylül ayının Balkan insanının panayır ayı olduğunu söyleyen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, "Bu panayırlarda Balkan müziğiyle, kültürüyle ve yemekleriyle buluşmak çok güzel. Bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Nilüfer Belediyesi ve BAL-GÖÇ’e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Balkan kültürü yaşatılmalı" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Balkan kültürünün yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, "Bizler de panayırlarımızı desteklemek ve bu kültürü gelecek kuşaklara aktarmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Gençlerin de bu kültüre sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Evimizde hissediyoruz" Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise, "Buraya gelince kendimi sanki Balkanlara gitmiş, Avrupa’nın bir şehrinde gibi hissediyorum. Enerjiniz güzel. Biz de buraya geldiğimizde kendimizi evimizde gibi hissediyoruz" şeklinde konuştu. En büyük güvencemiz Türkiye Cumhuriyeti’dir" BAL-GÖÇ Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan da, olumsuzluklar içerisinde bu panayırın düzenlenmesini sağlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür etti. Prof. Dr. Balkan, gelecek yıl panayırı daha geniş bir alanda yapmak istediklerini belirtti. Balkan göçmenlerinin Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine sahip çıkan insanlar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Balkan, "Bizler, Balkanlardan geldik ama oralarda yaşayan yaklaşık 15 milyon Türk ve akraba topluluğu var. Onların en büyük güvencesi Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’dir. Her şartta onların yanında olmalıyız" dedi. Panayırın ilk günü Zafer Halk Oyunları Derneği’nin gösterisiyle açıldı. Rumeli Ayhan’ın sevilen şarkıları ve Bursa Rumeliler Halk Oyunları Derneği’nin Balkan dansları büyük alkış aldı. Gece coşku, Grup Nova Balkan konseriyle zirveye çıktı. İlk günün finalini DJ Samet Kurtuluş yaptı. Eğlence ikinci gün de devam edecek Festivalin ikinci gününde de Balkan rüzgarı esmeye devam edecek. İnegöl Rumeli Halk Oyunları Derneği ve BAL-GÖÇ Halk Dansları Topluluğu’nun gösterilerinin ardından sahne alacak olan Mutlu Dindar ve Rumeli Semih, şarkılarıyla panayır ziyaretçilerine keyifli anlar yaşatacak. Panayırın kapanışını yine DJ Samet Kurtuluş’un performansı yapacak.
Efeler diyarı Aydın, 2026’da Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak
28 Eylül 2025 Pazar - 10:45 Efeler diyarı Aydın, 2026’da Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat etkinliği olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılında Aydın’da gerçekleştirileceği duyuruldu. Tralleis’ten Afrodisias’a, Nysa’dan Milet’e kadar birçok antik kente ev sahipliği yapan Aydın, 2026 yılında Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat organizasyonlarından biri olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor. Kamuoyuna duyurulan karar kentte büyük sevinç ve heyecanla karşılanırken, festivalin şehre binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi çekerek ekonomiye büyük katkı sağlayacağını belirtiyor. Yetkililer tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıklamalarıyla ülkemizin en büyük kültür ve sanat etkinliği olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılında yeni durağının Aydın olacağı müjdesini büyük bir gurur ve heyecanla paylaşıyoruz. Efeler diyarı Aydın, antik kentleri, bereketli toprakları, eşsiz gastronomisi ve zengin kültür mirasıyla bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2026 yılında şehrimizin dört bir yanı konserler, sergiler, atölyeler ve birbirinden renkli etkinliklerle canlanacak. Bu önemli kararın şehrimize ve ülke turizmine hayırlı olmasını diliyor, başta Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerine yer verildi.
Selçuklu’da kültür ve sanatla dolu bir eylül ayı yaşandı
28 Eylül 2025 Pazar - 10:41 Selçuklu’da kültür ve sanatla dolu bir eylül ayı yaşandı Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi bünyesinde bulunan Sanat Akademisi, eylül ayı boyunca birbirinden farklı etkinliklere imza atarak kültür ve sanat rüzgarı estirdi. Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, eylül ayında gerçekleştirdiği konser ve tiyatrolarla unutulmaz bir ay yaşattı. Sanat Akademisi daha önce de "Zeki Müren Şarkıları" ve "Müslüm Gürses Şarkıları" konserleriyle müziğin efsane isimlerini anarak beğeni toplamıştı. Bu ay da her yaşa hitap eden ve zengin içeriklerle hazırlanan programlar sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Ferdi Tayfur’un şarkılarına binlerce Konyalı eşlik etti Sanat Akademisi Müzik Topluluğu tarafından eylül ayındaki etkinlikleri çerçevesinde hazırlanan "Ferdi Tayfur Şarkıları" konseri en çok ilgi gören etkinlik oldu. Bu özel konserde; sözleri, müziği ve eşsiz yorumuyla Türk müziğine eserler bırakan usta sanatçı Ferdi Tayfur’un en sevilen eserleriyle sanatseverler nostalji dolu, unutulmaz bir gece yaşadı. Selçuklu Kongre Merkezi Açık Hava Sahnesi’nde binlerce izleyicinin katılımıyla gerçekleştirilen konserde Ferdi Tayfur’un "Huzurum Kalmadı", "Ben de Özledim", "Bana Sor" ve "Sabahçı Kahvesi" gibi dillere pelesenk olmuş parçaları, hep bir ağızdan söylendi. Yetişkin Tiyatro Topluluğu’nun sahnelediği "Şen Şakrak Şov" ile Çocuk Tiyatrosu bünyesinde drama eğitimi alan minik oyuncuların sahne aldığı "Paldır Güldür Şov" oyunları da izleyicileri hem güldürdü hem de büyük alkış topladı. Akademinin "90’larTürkçe Pop" konserleri nostalji keyfi yaşatırken, "Fasıl Meclisi" konseri ise klasik Türk müziği sevenlerle ilk kez buluşmuş oldu. Sanat Akademisi, tiyatro ve müzikle dolu etkinlik takvimiyle özel performanslara ev sahipliği yaparak Konya’nın kültür ve sanat yaşamına değer katmaya devam edecek. Başkan Pekyatırmacı: "Sanat Akademimiz artık salonlara sığmıyor" Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi’nin düzenlediği konserlerin yoğun ilgi gördüğüne vurgu yapan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Sanat Akademimiz artık salonlara sığmıyor. Geçtiğimiz günlerde Selçuklu Kongre Merkezi’nde açık hava konserimiz olmuştu. Orada 10 binin üzerinde hemşehrimizle buluşmuştuk. İnanıyoruz ki şehirde sanat ve kültürel faaliyetler icra ediliyorsa o şehirde hayat, canlılık var demektir, insanlar birlikte mutlu demektir. O yüzden Sanat Akademisi her yerde olmaya bundan sonra da devam edecek. Temel belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde yerine getirmek öncelikli görevimiz. Ama bu görevleri en iyi şekilde icra ettikten sonra eğitimden sağlığa, spora, kültüre, sanata, müziğe, tiyatroya varıncaya kadar her alanda olmamız gerekiyor. Bu anlamda Konyamızda eğitim, spor, sağlık ve kültür alanlarında çok güzel işlere imza atıyoruz" dedi.
Kınık’ta 7 yıl sonra ‘Çömlek ve Sanat Festivali’ coşkusu
28 Eylül 2025 Pazar - 10:35 Kınık’ta 7 yıl sonra ‘Çömlek ve Sanat Festivali’ coşkusu Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde 7 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali, adeta görsel bir şölenle başladı. Kınık Köyü Camisi önünden kortej yürüyüşüyle başlayan festival, köy meydanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla resmi açılışını yaptı. Ardından mehter takımının coşkulu gösterisi festival alanını inletirken, köylü kadınların yöresel kıyafetleriyle sunduğu çömlek defilesi seyircilerden büyük alkış topladı. Bilecik Valiliği, Pazaryeri Kaymakamlığı, Pazaryeri Belediyesi ve Kınık Köyü Geleneksel El Sanatları Derneği ve Köy Muhtarlığın işbirliği ile düzenlenen festivalde halk oyunları gösterileriyle renklendi. Festivalde, geçmişten günümüze uzanan kültür mirası Çömlekçilik sanatı yeniden hayat buldu. Programın açılış konuşmasında Bilecik Vali Yardımcısı, Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, 2026 yılında Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali’ni daha kapsamlı olacağını vurgularken, "Valilik olarak, kaymakamlık olarak, belediye olarak, kültür il müdürlüğü olarak bu çalışmada ortak bir koordinasyon ve emekle 7, 8 yıl sonra tekrar Kınık çömlek festivalini düzenlemenin mutluluğu içerisindeyiz. Bu festivalin bizim açımızdan önemi aslında, sadece bu güzel insanları bir araya getirmenin ötesinde. İnşallah önümüzdeki seneden itibaren çok daha görkemli çok daha güzel büyük bir organizasyonla beraber olacağız. Ve Kınık’ımızı Pazaryeri’mizi, Bilecik’imizi hak ettiği turizmdeki yerini alabilmesi için bir tuğlada biz koymuş olacağız. Hak ettiği yer diyorum, gerçekten Bilecik doğasıyla kültürüyle Osmanlıya başkentlik, kuruculuk yapmış olmasıyla önemli bir turizm değeri, kültür değeri, tarih değeri, fakat bizim daha çok çalışarak daha çok çaba sarf ederek bu değeri ortaya koymamız parlatmamız gerekiyor. Orta Asya’dan Osmanlı’dan getirdiğimiz değerler hala bu topraklarda insanımızın yüreğinde ve insanımızın elinde emeğinde var olmaya devam ediyor. Dolayısıyla hep beraber çalışarak ortaya emek sarf ederek birlikte koordinasyon içerisinde birlikte çaba içerisinde Bilecik’i ilçelerimizi ve Kınık gibi güzel köylerimizi inşallah ülkemizi ve hatta bugün ki uluslar arası dememizin sebebi budur. Dünyanın gündemine taşıyarak turizmde çok daha fazla eko sistem oluşturarak başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Bu gün bunun Kınık’taki ilk adımını atıyoruz. Gelecek sene tekrar sizlerle daha büyük bir organizasyonla buluşmak dileğiyle" dedi. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ise "Kınık çömlekçiler derneğimiz bu gün burada bu stantların kurulmasında gerçekten emekleri çok büyük onlara teşekkür ediyoruz. Muhtarımız çok gayret sarf etti ailecek eşiyle birlikte hepsinden Allah razı olsun. Bu köyümüzün insanı o kadar güzel ki her bir evinde tarih her bir evinde bir hikaye var bu hikayeyi topraktan sanata dönüştüren insanlarımız var. Her bir evimizde yapmış oldukları çömlekleri ekonomiye, önce kendi köylerindeki hanelerine ekonomik katkıları var. Sonra Pazaryeri ilçesine sonra ülkemize katkıları var her bir köylümüzden Allah razı olsun bu köyün insanı kültürünü değerini hala geçmişten günümüze yaşatmaya devam ediyor. Pazaryeri ilçemiz çok güzel Pazaryeri kendi içinde hem gastronomisi hem doğası turizmi, hem kültürü tarihi hem de hayvancılığı ile gerçekten kendine has Bilecik’imizin bize göre en güzel ilçelerinden bir tanesi ben bu kültürü yaşattıklarından dolayı bu kültürü gastronomiyi tarihi gelecek kuşaklara aktardıklarından dolayı hepinizin huzurunda Pazaryerili hemşehrilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa katılan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, protokol üyeleriyle birlikte stantları gezerek yöresel ürünleri ve el emeği çömlek eşyaları inceledi. Üretici kadınlarla tek tek sohbet eden Vali Sözer, Kınık köyünün kültürel değerlerini yaşatma çabasına dikkat çekti. Programa, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Vali Yardımcısı Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kurban, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ali Vanlı, İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener, İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan, İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım ve diğer davetlilerin yanı sıra çevre il ve ilçelerden vatandaşlar katıldı.
Kınık’ta 7 Yıl Sonra Çömlek ve Sanat Festivali coşkusu
28 Eylül 2025 Pazar - 10:26 Kınık’ta 7 Yıl Sonra Çömlek ve Sanat Festivali coşkusu Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde 7 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali, adeta görsel bir şölenle başladı. Kınık Köyü Camisi önünden kortej yürüyüşüyle başlayan festival, köy meydanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla resmi açılışını yaptı. Ardından mehter takımının coşkulu gösterisi festival alanını inletirken, köylü kadınların yöresel kıyafetleriyle sunduğu çömlek defilesi seyircilerden büyük alkış topladı. Bilecik Valiliği, Pazaryeri Kaymakamlığı, Pazaryeri Belediyesi ve Kınık Köyü Geleneksel El Sanatları Derneği ve Köy Muhtarlığın işbirliği ile düzenlenen festivalde halk oyunları gösterileriyle renklendi. Festivalde, geçmişten günümüze uzanan kültür mirası Çömlekçilik sanatı yeniden hayat buldu. Programın açılış konuşmasında Bilecik Vali Yardımcısı, Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, 2026 yılında Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali’ni daha kapsamlı olacağını vurgularken, "Valilik olarak, kaymakamlık olarak, belediye olarak, kültür il müdürlüğü olarak bu çalışmada ortak bir koordinasyon ve emekle 7, 8 yıl sonra tekrar Kınık çömlek festivalini düzenlemenin mutluluğu içerisindeyiz. Bu festivalin bizim açımızdan önemi aslında, sadece bu güzel insanları bir araya getirmenin ötesinde. İnşallah önümüzdeki seneden itibaren çok daha görkemli çok daha güzel büyük bir organizasyonla beraber olacağız. Ve Kınık’ımızı Pazaryeri’mizi, Bilecik’imizi hak ettiği turizmdeki yerini alabilmesi için bir tuğlada biz koymuş olacağız. Hak ettiği yer diyorum, gerçekten Bilecik doğasıyla kültürüyle Osmanlıya başkentlik, kuruculuk yapmış olmasıyla önemli bir turizm değeri, kültür değeri, tarih değeri, fakat bizim daha çok çalışarak daha çok çaba sarf ederek bu değeri ortaya koymamız parlatmamız gerekiyor. Orta Asya’dan Osmanlı’dan getirdiğimiz değerler hala bu topraklarda insanımızın yüreğinde ve insanımızın elinde emeğinde var olmaya devam ediyor. Dolayısıyla hep beraber çalışarak ortaya emek sarf ederek birlikte koordinasyon içerisinde birlikte çaba içerisinde Bilecik’i ilçelerimizi ve Kınık gibi güzel köylerimizi inşallah ülkemizi ve hatta bugün ki uluslar arası dememizin sebebi budur. Dünyanın gündemine taşıyarak turizmde çok daha fazla eko sistem oluşturarak başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Bu gün bunun Kınık’taki ilk adımını atıyoruz. Gelecek sene tekrar sizlerle daha büyük bir organizasyonla buluşmak dileğiyle" dedi. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ise "Kınık çömlekçiler derneğimiz bu gün burada bu stantların kurulmasında gerçekten emekleri çok büyük onlara teşekkür ediyoruz. Muhtarımız çok gayret sarf etti ailecek eşiyle birlikte hepsinden Allah razı olsun. Bu köyümüzün insanı o kadar güzel ki her bir evinde tarih her bir evinde bir hikaye var bu hikayeyi topraktan sanata dönüştüren insanlarımız var. Her bir evimizde yapmış oldukları çömlekleri ekonomiye, önce kendi köylerindeki hanelerine ekonomik katkıları var. Sonra Pazaryeri ilçesine sonra ülkemize katkıları var her bir köylümüzden Allah razı olsun bu köyün insanı kültürünü değerini hala geçmişten günümüze yaşatmaya devam ediyor. Pazaryeri ilçemiz çok güzel Pazaryeri kendi içinde hem gastronomisi hem doğası turizmi, hem kültürü tarihi hemde hayvancılığı ile gerçekten kendine has Bilecik’imizin bize göre en güzel ilçelerinden bir tanesi ben bu kültürü yaşattıklarından dolayı bu kültürü gastronomiyi tarihi gelecek kuşaklara aktardıklarından dolayı hepinizin huzurunda Pazaryeri’li hemşehrilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa katılan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, protokol üyeleriyle birlikte stantları gezerek yöresel ürünleri ve el emeği çömlek eşyaları inceledi. Üretici kadınlarla tek tek sohbet eden Vali Sözer, Kınık köyünün kültürel değerlerini yaşatma çabasına dikkat çekti. Programa, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Vali Yardımcısı Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kurban, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ali Vanlı, İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener, İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan, İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım ve diğer davetlilerin yanı sıra çevre il ve ilçelerden vatandaşlar katıldı.