Son Dakika
|
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Fransa'da kruvaziyer gemisinde 'norovirüs' şüphesi
Özkan Yalım’ın verdiği ek ifade ortaya çıktı: "Özgür Özel’e 1.2 milyon TL verdim"
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
Sel felaketinin boyutu gün ağarınca ortaya çıktı!
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "(İran’la görüşmeler) İlerleme kaydettiğimizi düşünüyorum"
Bankamatikte unutulan parayı görüp polise teslim etti
Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı Le Meridien Otel'deki görüntüsü hakkında "karşılaşma" savunması yaptı
Netanyahu’dan BAE’ye gizli ziyaret
Galatasaraylı futbolcu Torreira’ya saldıran şüpheli tutuklandı
Bakan Gürlek: "Ceza infaz sistemimizi insanı merkeze alan yaklaşımla güçlendirmeyi sürdürüyoruz"
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
KÜLTÜR SANAT
Bakan Ersoy: "İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur"
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:46:34
İstanbul’da Global Design Forum’un açılış programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur. 7 tepeli bu güzel şehir aynı zamanda fikirlerin, kültürlerin, sanatın ve üretimin buluştuğu eşsiz bir medeniyetin de merkezi olmuştur" dedi. Londra Tasarım Festivali kapsamında 15 yılı aşkın süredir Victoria & Albert Müzesi’nde düzenlenen Global Design Forum’un açılışı İstanbul’da gerçekleştirildi. İstanbul Arkeoloji Müzesi bahçesindeki formun artistik direktörlüğünü sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut’un üstlendi. Açılış programına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra London Design Festival direktörü Ben Evans, tasarımcı Melek Zeynep Bulut, tasarımcılar, akademisyenler, sanatçılar ve kültür-sanat dünyasından davetliler katıldı. 4 gün sürecek forum kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden tasarımcılar, mimarlar, uluslararası ve yerel tasarımcıları İstanbul’da buluşturarak şehirde tasarım kültürünü kutlamayı ve tartışmayı hedefliyor. Açılış programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bugün kültürün, tasarımın, mimarlık ve kreatif endüstriler dünyasının çok kıymetli bir buluşmasına ev sahipliği yapan Global Design Forum’un bu özel buluşmasında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Kökeni dünyanın en saygın tasarım etkinliklerinden biri olan Londra Design Festival’e dayanan forum, 15 yılı aşkın süredir Victoria & Albert Müzesi bünyesinde düzenlenen düşünce liderliği platformunun uzantısı olarak İstanbul edisyonunu hayata geçirmektedir. Global Desing Forum’un İstanbul edisyonunun hayata geçirilmesi yalnızca bir etkinlik değil aynı zamanda Türkiye’nin kültürel vizyonunu, kreatif endüstrilerdeki iddiasını ve şehirlerimizin taşıdığı medeniyet birikimini dünya ile paylaşan güçlü bir adımdır. Bu önemli platformun İstanbul’a taşınması, şehrimizin küresel tasarım ve kültür haritasındaki yerini daha da güçlendirmektedir. İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur. 7 tepeli bu güzel şehir aynı zamanda fikirlerin, kültürlerin, sanatın ve üretimin buluştuğu eşsiz bir medeniyetin de merkezi olmuştur. Bugün de aynı ruhla geçmişin hafızasını geleceğin üretici diliyle buluşturan bir ilham kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Forum ile ilgili konuşan Bakan Ersoy, "İstanbul bugün bu forumla dünyanın dört bir yanından gelen tasarımcıları, sanatçıları, bu eşsiz mirasın içinde bir araya getirmektedir. Şehir geneline yayılacak kolektif yerleştirmeler, görsel ve işitsel anlatılar, İstanbul’un sesini uluslararası bir sese dönüştürecek. Bu yılki program mekan üretimi, anlatıcılık, tartışma ve yeniden düşünme olmak üzere dört başlık altında gerçekleştirilecek. ’İstanbullar’ platformu, İstanbul’un en güçlü fikirlerini, üreticilerini ve mekanlarını bir araya getirerek şehrin üretken enerjisini sergilemiş olacak. Bugün özgün ekonomiler, dünya genelinde yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin, şehir markalaşmasının ve toplumsal dönüşümün temel dinamiklerinden biri haline gelmiştir. Türkiye’de sahip olduğu genç nüfus, kültürel çeşitlilik ve üretken potansiyel ile bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biridir. Çünkü kültürel kalkınma ancak yerel potansiyelin uluslararası etkileşimle buluşmasıyla mümkündür. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler, kültürel mirasın korunmasında olduğu kadar çağdaş üretimin desteklenmesinin de stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Tasarım, mimarlık creatif endüstriler ve kültürel girişimcilik alanlarında ortaya çıkan her yeni fikir, Türkiye’nin kültürel diplomasisini ve marka değerine katkı sağlamaktadır. Bu forumun yapıldığı mekan da çok özel, Ecdat yadigarı Topkapı Sarayı yerleşkesinin o ilham verici atmosferinde geçmişin ihtişamı ile geleceğin vizyonu aynı çatı altında buluşmaktadır" dedi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:41
Edebiyatın merkezi olacak dernek binası kapılarını açtı
Kastamonu Kültür ve Edebiyat Derneği’nin yeni hizmet binası, düzenlenen törenle açıldı. Kastamonu’nun tarihi ve edebi kimliğini güçlendirmek amacıyla kurulan Kastamonu Kültür ve Edebiyat Derneği, yeni merkezine kavuştu. Dernek merkezinin açılışı, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Burası Kastamonu’da kültürün ve edebiyatın merkezlerinden biri olacaktır. Mekan bir alettir, önemli olan içindeki insandır. O konuda da sıkıntı olmayacaktır. Bu işe gönül koymuş insanlar var. İbn-i Battuta 1300’lü yıllarda Kastamonu’yu kayda gelmiştir. Cem Sultan ilk şiirlerini muhtemelen burada yazmıştır. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Mücadelesi’nin mayalanmasında bura büyük rol oynamıştır. Bu yolda yapılacak her türlü çalışmaya başarılar diliyorum"dedi. Dernek Başkanı Hamdi Nalbant ise "Köşe Taşı" ve "Kastamonu Araştırmaları" dergilerinin ulusal çapta bir marka haline geldiğini dile getirerek, "Hedefimiz Kastamonu’yu tıpkı Kahramanmaraş gibi Anadolu’nun edebiyat merkezlerinden biri haline getirmek. Bayramdan hemen sonra bir şiir akşamı ile yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Törenin sonunda, derneğin kuruluş sürecinde ve kültürel faaliyetlerinde üstün gayret gösteren isimlere Vali Meftun Dallı tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Vali Dallı ve beraberindeki katılımcılar daha sonra dernek merkezinde edebi çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:23
İstanbul’un kubbelerine ışık ve hafıza üzerinden bir bakış: Yıldız Holding "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor
Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın İstanbul’un tarihi camileri ve kubbelerini fotoğraf sanatının özgün diliyle yeniden yorumladığı "Gök Kubbe" sergisinin açılışı, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü ve misafirlerin katılımıyla gerçekleşti. "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek. Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor. Gök Kubbe Sergisi’nin açılışı sanatçı Nevzat Yıldırım, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding üst yönetimi ve sanatseverlerin katılımıyla Çamlıca Kampüsü’ndeki Yıldız Holding Seminer Salonu’nda gerçekleşti. Eserleri genç yaşlarından itibaren uluslararası modern sanat müzelerinin koleksiyonlarına giren akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın yaklaşık iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan sergi, şehrin çok katmanlı hafızasını ışık, zaman, mekân ve mimari formlar üzerinden yeniden görünür kılıyor. Sanatçı, orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle ürettiği fotoğraflarında tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştıran katmanlı bir görsel anlatı kuruyor. Sergide yer alan eserlerde İstanbul’un tarihî camileri; ışığın, mevsimin ve bakış açısının dönüştürücü etkisiyle yeniden yorumlanıyor. Böylece kubbe formu, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel bir köprüye dönüşüyor. "Nevzat Yıldırım’ın Gök Kubbe sergisi sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor" Murat Ülker, sergiye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Yıldız Holding olarak, ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız doğrultusunda sanatsal faaliyetleri desteklemeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatçı Nevzat Yıldırım’ın ‘Gök Kubbe’ sergisi, İstanbul’un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğrafın özgün diliyle ele alarak sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor. Sanatçımız Nevzat beyin benim de gençliğimden beri bir hobi olarak benimsediğim fotoğrafçılığın bir sanat olarak bu seviyeye taşımasını, İstanbul’dan aldığı ilhamı güçlü ve evrensel bir sanat diline dönüştürmesini çok önemli buluyorum. İstanbul’un ışığını, zamanını ve ruhunu etkileyici bir görsel anlatıya dönüştüren bu özel seçkiyi Yıldız Holding’de sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyuyorum." "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışımızla kültürel yaşama değer katan çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz" Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, serginin açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Sanat bir medeniyetin birikimini güçlendiren, kalıcı kılan ve geleceğe taşıyan en temel unsurlardan biridir. Biz de Yıldız Holding olarak, ’Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmaları desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatı toplumla buluşturmayı, sanatçılarımıza destek olmayı ve kültürel mirasımızın daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bu nedenle sanat koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca Kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyaretçilerimizle buluşturuyor; sergi salonumuzda farklı sanatçıları ağırlıyor, Türkiye’de ve uluslararası alanda kültür ve sanat çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyoruz. Bugün de akademisyen ve sanatçı Sayın Nevzat Yıldırım’ın titiz çalışmasının ürünü olan bu özel seçkiye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyor, tüm sanatseverleri Yıldız Holding Seminer Salonu’ndaki bu sergiyi görmeye davet ediyoruz." "Eserlerimde İstanbul’un kubbelerinde saklı hafızayı ve derinliği yansıtmayı amaçlıyorum" İstanbul’un kubbelerinin, geçmiş ile bugün arasındaki en güçlü görsel köprülerden olduğunu belirten sanatçı Nevzat Yıldırım, serginin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Dünyanın pek çok kentinin kendine ait bir silueti vardır. İstanbul’un silueti ise alametifarikası olan kubbeleriyle hafızamızda yer eder. Bu sergide kubbeyi, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve inançları aynı gökyüzü altında buluşturan ortak bir hafıza alanı olarak ele aldım. Kubbeler benim için geçmişten bugüne uzanan medeniyet hafızasının en güçlü sembollerinden biri. Yaklaşık iki yıl boyunca İstanbul’un tarihi camilerini, kubbelerini ve bu yapıların ışıkla kurduğu ilişkiyi takip ettim. Fotoğrafları üretirken tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştırmayı amaçladım. Orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle oluşturduğum kompozisyonlarda üst üste gelen kubbeler, görüntüyü mimari bir unsur olmaktan çıkarıp sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor. Bu süreçte ışık benim için çok belirleyiciydi; çünkü ışık, fotoğraf sanatının alfabesidir. Her kareyi rastlantıyla değil, ışığın en güçlü ve en şiire dair olduğu anları bekleyerek ürettim. Bu serginin, ziyaretçilerinde İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına dair yeni duygular ve düşünceler uyandırmasını diliyorum. Sergiye ev sahipliği yapan Yıldız Holding’e teşekkür ediyorum." "İstanbul’un kubbeleri ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor" Yıldırım, kubbe temasının ortaya çıkışını ve sanat anlayışına olan yansımalarını dile getirdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İstanbul’da Gök Kubbe temasıyla Yıldız Holding’in çatısı altında sanatseverlerle buluşuyor olmak çok değerli. ’Mutlu Et Mutlu Ol’ düşüncesiyle sanatseverleri bir araya getirmek, benim için bu projenin bir parçası olmak çok kıymetli. İstanbul’un kubbeleri yüzyıllardır farklı düşünceden, kültürden, inançtan insanları aslında aynı çatı altında getiriyor, bir kimlik bulmasını sağlıyor, düşünmeyi sağlıyor; ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor kendi iç dünyamızda. Her insan bunu hisseder. İstanbul’a ilhamla baktık ve ’Gök Kubbe’de kendimizi bulduk’ diyebiliriz. Elbette ki pek çok farklı sanatla ilgilenen insan farklı duygulara ulaşacaktır, hepimizde farklı bir şey hatırlatacaktır bu eserler. Çünkü kubbeler kendi içinde katman katman ve her birinin yüzyıllara dayanan bir mazisi var. İnsanları aynı çatı altında birleştiriyor, bir araya getiriyor ve tek bir varlık etrafında, tek bir düşünce etrafında daha doğrusu buluşturmuş oluyor. İstanbul’un kubbeleri bu şehrin en önemli alametifarikalarıdır. Sanatın en önemli hamilerinden olan, koruyup kollayan, sanatçıyı destekleyen sanatçı dostu Murat Ülker’e çok teşekkür ederim böyle bir sergiyle bizleri sanatseverlerle buluşturduğu için. Elbette ki Yönetim Kurulu Başkanımız ve CEO’muz Mehmet Tütüncü’ye de ev sahipliği için teşekkür ederim. Bu sergi benim doktora sonrası ürettiğim, üzerine çok düşündüğüm, çok zihnimde gezdirdiğim bir düşüncenin yansıması olarak değerlendirilebilir." Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Seminer Salonu’nda ziyarete açılan "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:51
Tekirdağ’da Maarif Korosu’ndan 19 Mayıs’a özel anlamlı klip
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinesinde, Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında anlamlı bir klip projesi hayata geçirildi. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Maarif Korosu ve Orkestrası tarafından hazırlanan projede, Türk halk müziğinin sevilen eserlerinden "Eğilmez Başın Gibi (Efem)" türküsü seslendirildi. Öğretmenlerden oluşan Maarif Korosu’nun şefliğini Neslihan Armağan, öğretmen ve öğrencilerden oluşan Maarif Orkestrası’nın şefliğini ise Hasan Ergül üstlendi. Klip çekimleri Tekirdağ Valiliği binası önünde gerçekleştirildi. Tarihi bina önünde yapılan çekimlerde öğretmen ve öğrencilerin oluşturduğu koro ve orkestranın performansı, Türk bayrakları eşliğinde kaydedildi. Ortaya çıkan görüntüler, hem görsel hem de duygusal açıdan dikkat çekti. Öğretmen ve öğrencilerin ortak performansı izleyenlerden beğeni topladı. Hazırlanan klip, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı günü kamuoyu ile paylaşılacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:21
Şehitkamil’de 15 bin kişilik dev konser
2
12 Mayıs 2026 Salı- 13:19
Tokat’taki 8 asırlık kervansaray, günümüzde restoran olarak hizmet veriyor
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:18
Iğdır’da miniklerin "Şevko" oyunu ilgi gördü
4
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:15
Büyükçekmece’de Tiyatro Festivali coşkusu başladı
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 15:48
Yenişehir’in 2300 yıllık sırrı gün yüzüne çıkıyor
07 Eylül 2025 Pazar - 09:00
Modern tasarımlarda can bulan ehram
Ehram kumaşının geleneksel kullanımının büyük ölçüde terkedilmesine rağmen moda dünyasına farklı tasarımlarla girmesi için özel çalışmalar yapılıyor. Erzurum’daki bir çok atölyede koyun yününden elde edilen ipliklerin dokunmasıyla elde edilen ehram kumaşıyla giyimden süs eşyalarına, tablolardan yastıklara daha onlarca ürün ortaya çıkarılıyor. Erzurum, Bayburt, Erzincan, Elazığ, Ağrı, Van, Malatya ve Kayseri gibi daha bir çok ilde ehram, ince eğrilmiş koyun yününden yapılan çok zahmetli aşamalardan geçerek düz yüzeyli mekikli dokuma ile elde edilen kadın dış giysisinin adı olarak özetleniyor. Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtiliyor. Koyun yününden yapılıyor Ehram için koyunun 6-7 aylarında kırkılan yünü kullanılıyor. Bölge halkı bu yünün tellerinin uzun olduğuna, yağmurda çekmeyeceğine; kısır koyun ve koç yününden ehram olmayacağına inanıyor. Ehramın değeri ipin inceliği ile doğru orantılı olarak değerlendiriliyor. Ehramda genellikle kahverengi, siyah, krem gibi yünün doğal renkleri kullanılıyor, renkli iplerle ehram üzerine dokuma esnasında ya da sonradan elle nakış işleniyor. Yazın ve kışın yaygın olarak kullanılıyor. Yazın açık renk kışın koyu renk tercih ediliyor. Doğal yün oluşu nedeniyle özellikle kışın örtünmeyle beraber, ısınma avantajı da sağlıyor. Koyun yününden yapılan ve kimyasal madde içermeyen sağlıklı olması yönüyle tercih edilen el emeği olan bu kıymetli kumaş günümüzde kadın/erkek giysisi ve aksesuarlarına(kadın el çantası/cüzdan, dizlik, erkek yelekleri, kravat, kemer, anahtarlık, magnet) varana dek yapılmakta olup geleneksel ehram kullanımından modern kullanıma adapte edildi. Zahmetli bir üretim süreci var Ata yadigârı olarak bilinen, geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehram, çeşitli nakış teknikleriyle süslenerek şimdilerde ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa pek çok ürünün yapımında kullanılıyor. Ehram ustalarının bahar döneminde köy köy dolaşarak en iyi koyunun yününü topladıklarını ve alabalık suyunun olduğu köylerde bu yünleri tokaçlama yıkanıyor. Temizlenmiş yünün kaliteli kısmı ayrılarak tarama ve çirişleme işlemiyle ipler tezgâhta dokumaya hazır hale getiriliyor.
07 Eylül 2025 Pazar - 08:46
Kocaeli’de yazarlar, Kitap Fuarı öncesi okurlarıyla buluşacak
Kocaeli’de 4-12 Ekim’de düzenlenecek 15. Kocaeli Kitap Fuarı’na hazırlık kapsamında, 9-14 Eylül’de kentin yazarları okurlarıyla bir araya gelecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, fuar öncesinde kentte kültürel bir atmosfer oluşturmak amacıyla, Halk Kürsüsü Derneği işbirliğiyle bir dizi etkinlik planladı. Bu kapsamda, 9-14 Eylül tarihleri arasında Endüstri Meslek Lisesi önünde kurulacak alanda, onlarca yerel yazar için imza günleri düzenlenecek. Yazarlar, her gün 11.00-19.00 saatleri arasında okurlarıyla buluşarak kitaplarını imzalayacak. Etkinliklerin söyleşi bölümü ise Milli İrade Meydanı’ndaki Sanat Kafe’de gerçekleştirilecek. Yazarlar, her akşam 19.30-22.30 saatleri arasında edebiyat ve sanat üzerine Kocaelililerle sohbet edecek.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 23:11
Fazıl Say ve Nakamura Hayato Kapadokya’da aynı sahnede buluştu
Dorak Holding, Türkiye ile Japonya arasında yüzyılı aşkın dostluğu kültür diplomasisinin en zarif örneklerinden biriyle onurlandırdı. UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Miras Listesinde yer alan ve Kapadokya bölgesinin önemli destinasyonları arasında yer alan Avanos ilçesine bağlı Paşabağları ören yerinde gerçekleşen konserde, Fazıl Say ve Nakamura Hayato ilk kez aynı sahneyi paylaştı. Japonya’nın önde gelen seyahat acentesi Nippon Travel Agency (NTA) ile Coin Park’ın da desteklediği bu buluşma, iki ülke arasındaki iş birliğinin anlamlı bir simgesi oldu. Uzak Doğu’ya Kapadokya’yı tanıtan, Japonya ile köklü bağlar kuran Dorak Holding, yüzyılı aşkın dostluğu anlamlı bir kültür projesiyle onurlandırıyor. Bu gün Kapadokya’da gerçekleşen etkinlikte, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say ile Japon Kabuki tiyatrosunun genç temsilcilerinden Nakamura Hayato ilk kez aynı sahnede buluştu. Bu özel etkinlik, yalnızca iki büyük sanatçıyı değil, aynı zamanda iki köklü kültürü Kapadokya’nın büyülü atmosferinde bir araya getirdi. Etkinliğin organizasyonunu ise Japonya ile Türkiye arasında 30 yılı aşkın süredir kültür turizmi alanında köprü kuran Dorak Holding üstlendi. Kapadokya’yı Japonya’ya tanıtan ilk el 1990’lı yılların başından itibaren Japon turist kafilelerini Türkiye’ye getiren ilk turizm grubu olan holding, Japonya’da Kapadokya’nın tanıtımına öncülük eden grup olarak dikkat çekiyor. Japon misafirlerin kültürel hassasiyetlerine uygun tur programları, hava balonculuğu ve özgün deneyim tasarımlarıyla bölgeyi dünya çapında bilinir bir destinasyona dönüştüren Holding, bu kez sanat aracılığıyla iki ülkeyi yeniden buluşturdu. Kültür diplomasisinin gücüyle Fazıl Say’ın evrensel müzikal dili ile Nakamura Hayato’nun geleneksel Kabuki sanatını sahnede buluşturan konser, kültür diplomasisinin en zarif örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Konserde Fazıl Say, "Ses", "Kumru", "Karatoprak", "Kaz Dağları", "Yeni Hayat" ve "Alaturka Jaz" adlı eserlerini seslendirdi. Nakamura Hayato ise Kabuki tiyatrosunun özgün yorumlarıyla sahne aldı. Nakamura Hayato: Kabuki’nin genç yıldızı Japonya’nın genç ve gelecek vadeden oyuncularından biri olarak kabul edilen Nakamura Hayato, etkinlik kapsamında Türkiye’yi ziyaret etti. 1993 doğumlu olan ve ailesi de ülkenin en ünlü oyuncuları arasında yer alan Hayato, özellikle Japon halk tiyatrosunun özel bir türü olan Kabuki dalındaki yeteneği ve başarılarıyla son yıllarda ülkesinde büyük bir saygınlığa ulaştı. Temelleri 17’nci yüzyıla dayanan ve pandomim, dans ile skeçleri bir araya getiren bu geleneksel tiyatro sanatındaki başarısı, Hayato’nun popüler sinema ve tiyatro dünyasında da önünü açtı. Bugün yalnızca kendi ülkesinde değil, Avrupa ve ABD’de de geniş bir hayran kitlesine sahip.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 21:26
İnsuyu Mağarası 47 yıl sonra Kültür ve Sanat Festivali’ne ev sahipliği yaptı
Burdur’da bulunan ve Türkiye’nin turizme açılan ilk mağarası olan İnsuyu’nda, 47 yıl aradan sonra Kültür ve Sanat Festivali düzenlendi. Türkiye’de turizme ilk açılan mağara olma özelliği taşıyan İnsuyu Mağarası’nda, 47 yıl aradan sonra düzenlenen İnsuyu Kültür ve Sanat Festivali düzenlendi. Burdur Valiliği himayelerinde gerçekleştirilen festival, bugün İnsuyu Mağarası etkinlik alanında yapıldı. Festival çerçevesinde ilk olarak yöresel ürün stantlarını gezen Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, üreticiler ve vatandaşlarla sohbet etti. Daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Bilgihan, "Bugün İnsuyu Mağarası etkinlik alanındayız. 1978 yılından itibaren kesintili olarak belirli dönemlerde yapılan İnsuyu kültür ve sanat etkinliklerine biz 46-47 yıl sonrasında tekrar merhaba demiş olduk. biliyorsunuz Temmuz ayı içerisinde yapmayı planladığımız etkinlikler olarak da duyurmuştuk ve bugüne Eylül ayı itibariyle başlamış olduk bu etkinliğimize" dedi. Konuşmanın ardından festival alanında halk oyunları gösterisi yapılırken vatandaşlara helva ve bulgur ikram edildi. Daha sonra festival Bedia Akartürk ve Safiye Soyman konseri ile devam etti.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 17:59
Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nden farkındalık sergisi
Nazilli Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanlarının hazırladığı el işi ürünler, sosyal uyum ve farkındalık için sergilendi. Aydın’ın Nazilli ilçesinde Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi tarafından Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle hazırlanan el işi ürünleri sergisi gerçekleştirildi. Açılan sergide, danışanların el emeği göz nuru eserleri vatandaşların beğenisine sunuldu. Usta öğreticilerin rehberliğinde hazırlanan ürünlerin sergilendiği etkinlikte, danışanların sosyal etkileşimlerinin artırılması, özgüvenlerinin pekiştirilmesi ve toplumda ruh sağlığı merkezlerinin işlevselliğine dair farkındalığın güçlendirilmesi amaçlandı. Sergiyle ilgili değerlendirmede bulunan Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Necati Akkaya; "Danışanlarımızın emekleriyle ortaya çıkan bu eserler, sadece birer sanat ürünü değil; aynı zamanda sosyal uyum, özgüven ve toplumsal farkındalığın da güçlü bir göstergesidir. Bu tür etkinliklerle danışanlarımızı desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:42
İnegöl’ün düşman işgalinden kurtuluşu
İnegöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yılı sebebiyle, Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi. Başkan Alper Taban yaptığı konuşmada, "6 Eylül yalnızca kurtuluş değil, yeniden diriliştir" diyerek şanlı zaferi andı. 6 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtulan İnegöl, bu gururlu günün 103’üncü yıl dönümünü coşkuyla kutladı. Hafta boyunca "Zaferden Kurtuluşa" sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında anma töreni ise 6 Eylül sabahı Atatürk Anıtı önünde düzenlendi. Saat 09.30’da başlayan törene Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, siyasi parti ve STK temsilcileri, kurum amirleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Çelenklerin anıta bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. "Bugün, tarihimizin altın sayfalarından birini çeviriyoruz" Törende konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban 6 Eylül’ün İnegöl için sıradan bir gün olmadığını vurgulayarak, "Bugün, tarihimizin altın sayfalarından birini daha gururla çeviriyoruz. İnegöl’ümüzün düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümünü kutlamanın onurunu ve coşkusunu yaşıyoruz. İnegöl, işgalin ilk gününden itibaren baskı, zulüm ve tahribata maruz kaldı. Camilerimiz yakıldı, evlerimiz yağmalandı, halkımız sürgün edildi, şehit edildi. Ancak milletimizin evlatları asla boyun eğmedi, dağlarda ve vadilerde büyük bir azimle direndi. Hüsnü Güven, Edebeyli İzzet, Küçük Kamil ve daha nice isimsiz kahramanımız canlarını hiçe sayarak bu toprakları yeniden vatan kıldılar. Bugün bu şehirde özgürce yaşıyorsak, 103 yıl önce toprağa düşen aziz şehitlerimizin sayesinde yaşıyoruz" dedi. "6 Eylül sadece kurtuluş değil, yeniden diriliştir" İnegöl’ün düşmandan kurtulduğu gün yaşanan sevinç ve acıyı hatırlatan Başkan Alper Taban, "6 Eylül sabahı kahraman ordumuz İnegöl’e girdi, halk gözyaşlarıyla karışık sevinç çığlıklarıyla sokaklara döküldü. Ancak düşman giderken bile acımasızlığını gösterdi, bazı mahalleleri ateşe verdi. İşte bu yüzden 6 Eylül sadece bir kurtuluş değil, aynı zamanda yeniden diriliş günüdür." dedi. "En büyük gücümüz, birlik ve beraberliğimiz" Başkan Taban konuşmasının sonunda, "Nasıl ki 103 yıl önce yedi düvele karşı birlik olup direndiysek, bugün de aynı kararlılığa sahibiz. En büyük gücümüz birlikteliğimizdir. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, Kurtuluş Bayramımızı kutluyorum." dedi. Törenin ardından protokol üyeleri Garnizon Şehitliği’ni ziyaret ederek dualar etti ve şehit mezarlarına karanfiller bıraktı. Program, Gaziler Derneği ziyaretiyle sona erdi.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:27
Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’ne görkemli açılış
Menemen Belediyesi Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nde açılış coşkusu yaşandı. 41 ülkeden katılımla gerçekleşen festivalin açılış töreninde konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bugün Menemen, Türkiye’nin çömlekçilikteki en önemli merkezlerinden biri olarak başköşedeki yerini almış, bu eşsiz geleneği dünyayla buluşturan bir marka şehir haline gelmiştir" dedi. Etkinlik sayısı, büyüklüğü ve uluslararası katılımıyla dünyanın kendi alanındaki en büyük organizasyonu olan 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali açılış töreniyle birlikte kapılarını açtı. Türkiye’nin dört bir yanından ve 41 ülkeden sanatçı, akademisyen, usta ve sektör paydaşını bir araya getiren festivalin açılış töreni, festival alanı olan şehir Parkı’nda yapıldı. Törene Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, KKTC İzmir Başkonsolosu Mustafa Davulcu, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Sadık Doğruer, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, ilçe protokolü ve çok sayıda davetli katıldı. "Menemen çömleği Dünya sahnesinde hak ettiği yere ulaşmıştır" Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından halk oyunları gösterisiyle başlayan törende konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivalin önemine dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Bugün Menemen, Türkiye’nin çömlekçilikteki en önemli merkezlerinden biri olarak başköşedeki yerini almış, bu eşsiz geleneği dünyayla buluşturan bir marka şehir haline gelmiştir. Ve bugün, dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’mizle; insanlık tarihi kadar eski olan çömlekçiliği tam 41 ülkeye ulaştırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. O zaman bu yıl ki festivalimiz için diyorum ki 41 kere Maşallah Dile kolay 2022 yılında, yalnızca 18 ülkenin katılımıyla başlattığımız bu yolculuk; bu yıl 41 ülkeye ulaştı. Filistin’den Brezilya’ya, Amerika’dan Rusya’ya; çömleğin yapıldığı, konuşulduğu her yerde, her kıtada artık Menemen’in izleri var. Hemşehrilerimizle, ustalarımızla, firmalarımızla ve güzel Menemen’imizle iftihar ederek söylüyorum ki; Menemen çömleği dünya sahnesinde hak ettiği yere ulaşmıştır. 8 bin yıllık geçmişe sahip olmasına rağmen ne yazık ki yakın geçmişte kıyıda köşede unutulmuş olan Menemen çömlekçiliği, bugün tıpkı bir Zümrüdü Anka Kuşu gibi küllerinden doğmuş ve festivalimizle birlikte, kanatlarını geleceğe ve umuda açmıştır. Bu büyük başarının mimarları, hiç şüphesiz, Menemen’in değerli çömlek ustaları ve sanatçılarıdır" ifadelerini kullandı. Başkan Pehlivan’dan sonra kürsüye çıkan MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da Menemen Belediyesi’nin ve Başkan Aydın Pehlivan’ın eser siyaseti ve ilçeye kazandırdıklarına vurgu yaparak, Menemen’in gelişiminin dikkat çektiğini söyledi. Konuşmaların ardından açılış kurdelesinin kesilmesiyle birlikte Başkan Pehlivan ve protokol üyeleri, tornaların başına geçerek çömlek yaptı. Ardından geleneksel hale gelen ve ateşin ve toprağın dansı olarak da adlandırılan raku gösterisiyle birlikte açılış heyecanı en üst seviyeye ulaştı. Bir kurdele de Aynısefa için Uluslararası Menemen Çömlek Festivali ile birlikte eş zamanlı olarak bir açılış da festivalin gerçekleştiği Şehir Parkı’nda bulunan Aynısefa Kafe için düzenlendi. İlki Temmuz ayında Kent-2’de açılan ve büyük ilgi gören Aynısefa Sosyal Tesisi’nin ikincisi, Şehir Parkı’nda açılırken, modern mimarisi ve zengin menüsüyle göz dolduran tesise, vatandaşlar ilk günden büyük ilgi gösterdi. Dolu dolu bir ilk gün Öte yandan, 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin ilk günü, dolu dolu etkinliklerle tamamlandı. Hemhal Sanatsal Seramik Sergi ve Yarışması ile Çömleğin İzinde Fotoğraf Yarışması ve Sergisi, Taşhan’da büyük ilgi görürken, Menemen Toprağında Yeni Kullanım Alanları başlıklı panelde Doç. Dr. Füsun Çövenoğlu’nun moderatörlüğünde Hasan Ursavaş, Reyaz Badaruddin, Verda Sipahi ve Metin Ertürk konuşmacı oldu. Festival sohbetlerinde ise Burak Cılasun’un moderatörlüğünde seramiğin duayen isimlerinden Bingül Başarır, 65 yıllık sanat hayatını anlatıp, seramik sanatına dair önemli bilgiler verdi. Gün boyu etkinliklerin sürdüğü festivalde, workshop etkinlikleri, çocuk atölyeleri ve konserler de büyük ilgi görürken, alternatif pişirim teknikleri ve network etkinlikleri, sektör paydaşlarını bir araya getirdi.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:19
İnegöl, uluslararası duvar resimleri festivali ile sanatla buluştu
İnegöl, sanat adına bir ilke ev sahipliği yaptı. İnegöl Belediyesi tarafından şehirde ilk kez düzenlenen "Uluslararası Renklerin İzinde Duvar Resimleri Festivali", 28 Ağustos’ta başlayıp 10 gün süren yoğun bir programla sona erdi. İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Renklerin İzinde Duvar Resimleri Festivali kapsamında Merkez Park’ın üç farklı noktasında duvar ve zemin resimleri ile atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Etkinlikte Endonezya’dan 4, Singapur’dan 2 ünlü sanatçı yer alırken, gönüllü proje küratörü Ayfer Çakal ve İnegöllü gönüllüler de çalışmalara destek verdi. Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Alp Yılmaz ile Ala Seramik sanatçısı Ayşe Seda Aratman özellikle dikkat çeken katkılar sundu. Festival süresince vatandaşlar çalışmaların yakın takipçisi oldu ve gece saat 02.00’ye kadar süren etkinlikler sosyal medyada da yoğun ilgi gördü. Ayrıca İNESMEK kursiyerleri ve hocaları da festivale katılarak, şehrin meydanında yeni eserler ortaya koydu. "Şehrimizin kimliğine, geleceğine renk katacak bir yolculuktur" Festival sonunda İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Kaymakam Eren Arslan, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, vatandaşlar ile birlikte alanı ziyaret etti. Başkan Alper Taban, festivalin sadece duvar ve zemin boyamaktan ibaret olmadığını vurgulayarak şehrin ruhuna ve kimliğine renk katan bir yolculuk olduğunu belirtti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban konuşmasında, "İşin özünde gönüllülük esasıyla yapılan her işin çok değer ve başarıya ulaştığını görüyoruz. İnegöl’ümüz de sanat adına aslında bir ilki yaşıyoruz. 28 Ağustos’tan bu yana da bizleri heyecanlandıran süreç oldu. Burada ilk gün geldik ve ilk fırçayı duvara birlikte vurduk. Sonrasında ise şuan gördüğümüz eser gün yüzüne çıkmış oldu. Ben kendilerine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. 10 günlük zaman dilimi içerisinde gece geç saatlere kadar çalışmalar yürüterek bu parkımız bu hale gelmiş oldu. Tabii sadece gördüğünüz bu alan değil parkın 3 ayrı noktasında çalışmalar yapıldı. İnşallah bu çalışmalar devam edecek. Bizim burada amaçladığımız İnegöl’ümüz her zaman güzellikleriyle örnek teşkil eden yanlarıyla anılsın istiyoruz. Burada özel bir alan kazanmış olduk. Bu iş sadece bir duvarın, zeminin boyanması olarak görmemek gerekiyor. Bu şehrin ruhuna, kimliğine, geleceğine renk katacak bir yolculuktur" dedi. "Her alanda programlarımızı üzerine katarak devam ettirmek istiyoruz" Başkan Taban, festivalin geleneksel hale getirilmesi ve Anaformik Park formatında sürekli sanat alanları oluşturulması hedeflendiğini ifade ederek, ilerleyen dönemlerde fotoğraf yarışmaları ve farklı etkinliklerle şehrin sanatla anılan bir merkez olmasını amaçladıklarını dile getirdi. Taban konuşmasının sonunda "İnegöl’ümüzün sokaklarında sanatın, kültürün ve hayal gücünün birleşimini deneyimledik. Şehrimizin estetik görünümüne katkı sağladık ve yeni çekim alanları oluşturduk. Her bir sanatçımızın ellerine sağlık. İnşallah bu programları üzerine katarak devam ettirmek istiyoruz" dedi. Proje küratörü Ayfer Çakal ise başta İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban olmak üzere tüm belediye personellerine bu güzel ev sahipliğinden dolayı teşekkürlerini iletti. Konuşmalar sonrası İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban misafir sanatçılara hediye takdiminde bulundu.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:16
Ahilik Müzesi, Ahilik Haftası öncesinde ziyaretçilerini ağırlıyor
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de bulunan ve 2023 yılında kapılarını açan Ahilik Müzesi, Ahilik Haftası öncesinde ziyaretçi akınına uğruyor. Kuruluşundan bu yana 150 binden fazla kişinin ziyaret ettiği müze, 2025 yılının ilk sekiz ayında ise 30 bin ziyaretçiyi ağırladı. Ahilik kültürünün tanıtılması ve yaşatılması amacıyla hayata geçirilen müze, özellikle Ahilik Haftası öncesinde ilgi odağı haline geldi. Müze, zengin arşivi, interaktif sergileri ve tarihi atmosferiyle ziyaretçilere geçmişin izlerini sunuyor. Müze ziyareti sonrasında açıklamalarda bulunan Sibel Orhan, Ahilik kültürünü ve Kırşehir’in tarihi değerlerini daha yakından tanıma fırsatı bulduklarını belirterek, "Müze ziyareti sayesinde Kırşehir ve tarihini öğrendik. Bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması çok önemli" dedi. Kayseri’den ailesiyle birlikte gelen Fatih Aldanmaz ise, "Yaptığımız şehir gezisi sırasında ailemi müzeye getirme ihtiyacı duydum. Hem tanıtım hem de ailemin öğrenmesi açısından böyle bir etkinlik düzenledim" derken, Edanur Aldanmaz da, "Tarihi öğrenmek isteyenlerin mutlaka müze ziyareti yapması gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Ahilik Müzesi, hem yerli hem yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ederken, Ahilik Haftası kapsamında düzenlenecek çeşitli etkinliklerle ziyaretçi sayısının artması bekleniyor.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 14:39
Kilis’te açık hava sineması etkinliği yoğun ilgi gördü
Kilis’te, Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde kurulan açık hava sinemasına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Halk Sağlığı Haftası kapsamında Kilis İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Mehmet Abdi Bulut Parkı’nda kurulan açık hava sinemasında vatandaşlar eğlenceli anlar yaşadı. Açık hava sinemasına Kilis Vali Yardımcısı İsmail Alsancak, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal ve diğer protokol üyeleri de katıldı. Etkinliğe kentte yaşayan her yaştan vatandaş yoğun ilgi gösterirken, Kilis İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, Halk Sağlığı Haftası etkinliğine katılanlara teşekkür etti.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 14:38
Yılmaz Kuşkay’dan, Erzurum tarihine ışık tutan bir eser: Erzurum’da Rus İşgali
Araştırmacı-yazar iş insanı Sıtkı Yılmaz Kuşkay, 1878’de Erzurum’u işgal eden Rus Askeri Valisi Tümgeneral Sergey Mihailoviç Duhovsky ve eşi Prenses Varvara Duhovskaya’nın (Galitzine) anılarını kitaplaştırdı. "Erzurum’da Rus İşgali", kentin hafızasında gizli kalmış olayları gün yüzüne çıkarıyor. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın önceki başkanlarından Sıtkı Yılmaz Kuşkay, tarih çalışmalarına yeni bir halka daha ekledi. Kuşkay’ın, Dergâh Yayınları’ndan çıkan "Erzurum’da Rus İşgali" adlı eseri, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Erzurum’da yaklaşık yedi ay süren Rus işgalini dönemin askeri valisi Sergey Duhovsky ve eşi Varvara Duhovskaya’nın (Prenses Galitzine) kaleme aldığı anılar üzerinden aktarıyor. Araştırmacı yazar Kuşkay, kitabının ön sözünde, "Yedi ay süren Erzurum işgali sırasında görev yapan Sergey Duhovsky ve eşi Prenses Galitzine, savaşın hemen ardından St. Petersburg’da hatıralarını yayımladılar. Bu tanıklıklar, Erzurum tarihinin bilinmeyen, gölgede kalmış olaylarını aydınlatıyor" ifadelerine yer veriyor. Tarihin karanlık sayfalarına Erzurum’dan açılan bir pencere Daha önce "Erzurum’da İngiliz Konsolosu Everett’e Ermeni Suikasti" ve "Kafkasya’da Rus Yayılmacılığı" eserlerini kaleme alan Kuşkay, yeni kitabının kişisel bir yön taşıdığına da vurgu yaparak şunları ifade edeiyor: "En az elli yıllık birikim ve emeğin ürünü olan bu çalışmayı Türk okuyucusuyla buluşturduğum için mutluyum. 93 Harbi’nde muhacir olmuş bir ailenin torunu olarak bu döneme özel bir ilgim vardı. Erzurum’un işgal günlerinde yaşananları, Prenses Galitzine ve Sergey Duhovsky’nin tanıklıklarıyla aktarmak, hem tarihimize hem de hafızamıza hizmet etmektir." "Erzurum’da Rus İşgali", yalnızca akademik bir kaynak değil; aynı zamanda Erzurum’un geçmişine dair insani, sosyal ve kültürel boyutlarıyla işgal günlerini yansıtan bir eser olarak dikkat çekiyor. Kitap, tarihin karanlık sayfalarına Erzurum’dan açılan bir pencere niteliği taşıyor. Prenses Galitzine’nin Erzurum izlenimleri Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de, işgal günlerini bir kadın gözüyle aktaran Prenses Galitzine’nin satırları. Erzurum’u sokaklarından evlere, çarşıdan camilere kadar birçok ayrıntıyı kayda geçiren Galitzine, şehrin havasını, insanlarının direncini ve savaşın gölgesinde yaşanan gündelik hayatı farklı bir bakış açısıyla yansıtıyor. 1878’de Erzurum’a gelen Rus Prensesi Varvara Galitzine, anılarında şehirle ilgili çarpıcı izlenimlere yer vererek şehrin sefaletini, hastalıklarını ve halkın inatçı yaşam mücadelesini satır aralarına şöyle kaydediyor: "Geçtiğimiz kış yalnızca Erzurum’da bin 500 Rus askeri tifüsten öldü. Karlar eriyince, aceleyle açılmış mezarlıklardaki mezarların çöktüğünü ve cesetlerin göründüğünü gördük. Bu durum şehirde büyük bir halk sağlığı sorunu oluşturdu." 23 Mayıs 1878 günü ise Erzurum’a dönerken Kân (Dadaşköy) köyüne uğradığında yaşadığı ilginç olayı şöyle aktarıyor: "Köyde etrafımızda çoğu kadınlardan oluşan büyük bir kalabalık toplandı. Bir köylü kadın kolumdan tutarak, büyük bir hayret içinde ‘O canlı ve yaşıyor!’ diye bağırdı. (Beni balmumu bebek zannetmişlerdi.)" Kuşkay’a göre bu gözlemler, yalnızca askeri tarih açısından değil; Erzurum’un sosyal ve kültürel dokusunu anlamak için de benzersiz bir kaynak niteliğinde. 93 Harbi’nin Erzurum’a bıraktığı izler "93 Harbi" olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, imparatorluğun doğusunda büyük bir yıkıma neden oldu. Rus ordusu Erzurum’a kadar ilerledi, şehir aylarca işgal altında kaldı. 31 Ocak 1878 Edirne Ateşkesi ve 3 Mart 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Osmanlı Devleti ağır şartları kabul etmek zorunda bırakıldı. Osmanlı, Kars, Ardahan, Batum ve Oltu’yu kaybetti; Erzurum, Eleşkirt ve Doğubayazıt’ı geri aldı. Ağır kış, tifüs salgını ve Aziziye direnişi Rusların daha ileri harekâtını durdurdu. 93 Harbi yalnızca askeri kayıplarla sınırlı kalmadı; binlerce aile yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Erzurum, gözyaşı ve muhaceretin en acı sahnelerine tanıklık etti.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 14:22
Ressamların eserleri Şanlıurfalı kadınların ellerinde seramiklere yansıtılıyor
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde düzenlenen sanat kurslarına katılan kadınlar, dünyaca ünlü ressamları kendi seramik eserlerine yansıtarak sanata ve kültüre kendi fikirleri ile katkı sağlıyor. Şanlıurfa’da toplumun her kesimine yönelik eğitim, sanat ve sportif kurslar düzenlemeye devam eden Büyükşehir Belediyesi, ücretsiz sanat kurslarıyla yoğun bir dönemi daha geride bırakıyor. Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde gerçekleştiren sanat kurslarına katılan kadınlar bir yandan kendi yeteneklerini keşfederken diğer yandan meslek öğrenerek iş hayatına ilk adımlarını atıyor. Daire Başkanlığının düzenlediği Seramik Eğitim Kursunda Usta Yetiştirme Programına katılan 12 kadın kendi fikirlerini sanatla buluştururken, dünyaca ünlü ressamları da kendi eserlerine yansıtıyor. Van Gogh’un eserleri Şanlıurfa seramiklerinde İki aydan bu yana sanat eğitimlerine katılan Görsel Sanatlar Öğretmeni Emire Kaya, kendisinin bir Van Gogh hayranı olduğunu ve ünlü ressamın eserlerini seramiklere yansıttığını anlattı. Amacının ileride kendi atölyesini açmak olduğunu belirten Kaya, "Kendim Görsel Sanatlar Öğretmeni olduğum için ünlü ressamları yaptığımız seramiklere işliyorum. Bardaklara ve tuallere Van Gogh’un başta Ayçiçeği eseri olmak üzere birçok eserini aktarıyorum. Bu anlamda kendimizi daha da geliştirerek, yeni fikirler oluşturuyoruz. Ortamda çok iyi ve tüm ham malzemeleri Büyükşehir Belediyemiz bizlere sağlıyor. Kadına yönelik yaklaşımlarından dolayı tüm Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına ve eğitmenlerine teşekkür ediyorum" diye konuştu. "İşten çıkar çıkmaz kursa geliyoruz" Kursiyerlerden Sağlık Çalışanı Ayten Geçgel ise işten çıkar çıkmaz kursa geldiğini ve ortamda çok iyi arkadaşlıklar edindiklerini söyledi. Geçgel, "Merkezdeki eğitimlerimizin ardından ustalık belgesi alacağız. Ortam ve eğitimler çok iyi. Profesyonel eğitmenlerimiz sayesinde gayet iyi bir eğitim sürecinden geçiyoruz. Burayı tüm Şanlıurfalı kadınlara tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı. 756 saatlik eğitimin ardından usta yetiştirici belgesi sahibi olmaya hak kazanan kadınların hiçbir kalıp veya makine kullanmadan tamamen el ürünleri ile ortaya çıkardıkları eserlere her geçen gün yenisi eklenirken, merkez son dönemlerde en yoğun dönemlerini yaşıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder