Son Dakika
|
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Fransa'da kruvaziyer gemisinde 'norovirüs' şüphesi
Özkan Yalım’ın verdiği ek ifade ortaya çıktı: "Özgür Özel’e 1.2 milyon TL verdim"
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
Sel felaketinin boyutu gün ağarınca ortaya çıktı!
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "(İran’la görüşmeler) İlerleme kaydettiğimizi düşünüyorum"
Bankamatikte unutulan parayı görüp polise teslim etti
Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı Le Meridien Otel'deki görüntüsü hakkında "karşılaşma" savunması yaptı
Netanyahu’dan BAE’ye gizli ziyaret
Galatasaraylı futbolcu Torreira’ya saldıran şüpheli tutuklandı
Bakan Gürlek: "Ceza infaz sistemimizi insanı merkeze alan yaklaşımla güçlendirmeyi sürdürüyoruz"
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
KÜLTÜR SANAT
Bakan Ersoy: "İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur"
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:46:34
İstanbul’da Global Design Forum’un açılış programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur. 7 tepeli bu güzel şehir aynı zamanda fikirlerin, kültürlerin, sanatın ve üretimin buluştuğu eşsiz bir medeniyetin de merkezi olmuştur" dedi. Londra Tasarım Festivali kapsamında 15 yılı aşkın süredir Victoria & Albert Müzesi’nde düzenlenen Global Design Forum’un açılışı İstanbul’da gerçekleştirildi. İstanbul Arkeoloji Müzesi bahçesindeki formun artistik direktörlüğünü sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut’un üstlendi. Açılış programına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra London Design Festival direktörü Ben Evans, tasarımcı Melek Zeynep Bulut, tasarımcılar, akademisyenler, sanatçılar ve kültür-sanat dünyasından davetliler katıldı. 4 gün sürecek forum kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden tasarımcılar, mimarlar, uluslararası ve yerel tasarımcıları İstanbul’da buluşturarak şehirde tasarım kültürünü kutlamayı ve tartışmayı hedefliyor. Açılış programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bugün kültürün, tasarımın, mimarlık ve kreatif endüstriler dünyasının çok kıymetli bir buluşmasına ev sahipliği yapan Global Design Forum’un bu özel buluşmasında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Kökeni dünyanın en saygın tasarım etkinliklerinden biri olan Londra Design Festival’e dayanan forum, 15 yılı aşkın süredir Victoria & Albert Müzesi bünyesinde düzenlenen düşünce liderliği platformunun uzantısı olarak İstanbul edisyonunu hayata geçirmektedir. Global Desing Forum’un İstanbul edisyonunun hayata geçirilmesi yalnızca bir etkinlik değil aynı zamanda Türkiye’nin kültürel vizyonunu, kreatif endüstrilerdeki iddiasını ve şehirlerimizin taşıdığı medeniyet birikimini dünya ile paylaşan güçlü bir adımdır. Bu önemli platformun İstanbul’a taşınması, şehrimizin küresel tasarım ve kültür haritasındaki yerini daha da güçlendirmektedir. İstanbul tarih boyunca yalnızca bir şehir değil, tasarımın, mimarinin ve zanaatın merkezi olmuştur. 7 tepeli bu güzel şehir aynı zamanda fikirlerin, kültürlerin, sanatın ve üretimin buluştuğu eşsiz bir medeniyetin de merkezi olmuştur. Bugün de aynı ruhla geçmişin hafızasını geleceğin üretici diliyle buluşturan bir ilham kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Forum ile ilgili konuşan Bakan Ersoy, "İstanbul bugün bu forumla dünyanın dört bir yanından gelen tasarımcıları, sanatçıları, bu eşsiz mirasın içinde bir araya getirmektedir. Şehir geneline yayılacak kolektif yerleştirmeler, görsel ve işitsel anlatılar, İstanbul’un sesini uluslararası bir sese dönüştürecek. Bu yılki program mekan üretimi, anlatıcılık, tartışma ve yeniden düşünme olmak üzere dört başlık altında gerçekleştirilecek. ’İstanbullar’ platformu, İstanbul’un en güçlü fikirlerini, üreticilerini ve mekanlarını bir araya getirerek şehrin üretken enerjisini sergilemiş olacak. Bugün özgün ekonomiler, dünya genelinde yalnızca estetik bir üretim alanı değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin, şehir markalaşmasının ve toplumsal dönüşümün temel dinamiklerinden biri haline gelmiştir. Türkiye’de sahip olduğu genç nüfus, kültürel çeşitlilik ve üretken potansiyel ile bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biridir. Çünkü kültürel kalkınma ancak yerel potansiyelin uluslararası etkileşimle buluşmasıyla mümkündür. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler, kültürel mirasın korunmasında olduğu kadar çağdaş üretimin desteklenmesinin de stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Tasarım, mimarlık creatif endüstriler ve kültürel girişimcilik alanlarında ortaya çıkan her yeni fikir, Türkiye’nin kültürel diplomasisini ve marka değerine katkı sağlamaktadır. Bu forumun yapıldığı mekan da çok özel, Ecdat yadigarı Topkapı Sarayı yerleşkesinin o ilham verici atmosferinde geçmişin ihtişamı ile geleceğin vizyonu aynı çatı altında buluşmaktadır" dedi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:41
Edebiyatın merkezi olacak dernek binası kapılarını açtı
Kastamonu Kültür ve Edebiyat Derneği’nin yeni hizmet binası, düzenlenen törenle açıldı. Kastamonu’nun tarihi ve edebi kimliğini güçlendirmek amacıyla kurulan Kastamonu Kültür ve Edebiyat Derneği, yeni merkezine kavuştu. Dernek merkezinin açılışı, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Burası Kastamonu’da kültürün ve edebiyatın merkezlerinden biri olacaktır. Mekan bir alettir, önemli olan içindeki insandır. O konuda da sıkıntı olmayacaktır. Bu işe gönül koymuş insanlar var. İbn-i Battuta 1300’lü yıllarda Kastamonu’yu kayda gelmiştir. Cem Sultan ilk şiirlerini muhtemelen burada yazmıştır. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Mücadelesi’nin mayalanmasında bura büyük rol oynamıştır. Bu yolda yapılacak her türlü çalışmaya başarılar diliyorum"dedi. Dernek Başkanı Hamdi Nalbant ise "Köşe Taşı" ve "Kastamonu Araştırmaları" dergilerinin ulusal çapta bir marka haline geldiğini dile getirerek, "Hedefimiz Kastamonu’yu tıpkı Kahramanmaraş gibi Anadolu’nun edebiyat merkezlerinden biri haline getirmek. Bayramdan hemen sonra bir şiir akşamı ile yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Törenin sonunda, derneğin kuruluş sürecinde ve kültürel faaliyetlerinde üstün gayret gösteren isimlere Vali Meftun Dallı tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Vali Dallı ve beraberindeki katılımcılar daha sonra dernek merkezinde edebi çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:23
İstanbul’un kubbelerine ışık ve hafıza üzerinden bir bakış: Yıldız Holding "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor
Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın İstanbul’un tarihi camileri ve kubbelerini fotoğraf sanatının özgün diliyle yeniden yorumladığı "Gök Kubbe" sergisinin açılışı, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü ve misafirlerin katılımıyla gerçekleşti. "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek. Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda "Gök Kubbe" sergisine ev sahipliği yapıyor. Gök Kubbe Sergisi’nin açılışı sanatçı Nevzat Yıldırım, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Yıldız Holding üst yönetimi ve sanatseverlerin katılımıyla Çamlıca Kampüsü’ndeki Yıldız Holding Seminer Salonu’nda gerçekleşti. Eserleri genç yaşlarından itibaren uluslararası modern sanat müzelerinin koleksiyonlarına giren akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın yaklaşık iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan sergi, şehrin çok katmanlı hafızasını ışık, zaman, mekân ve mimari formlar üzerinden yeniden görünür kılıyor. Sanatçı, orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle ürettiği fotoğraflarında tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştıran katmanlı bir görsel anlatı kuruyor. Sergide yer alan eserlerde İstanbul’un tarihî camileri; ışığın, mevsimin ve bakış açısının dönüştürücü etkisiyle yeniden yorumlanıyor. Böylece kubbe formu, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel bir köprüye dönüşüyor. "Nevzat Yıldırım’ın Gök Kubbe sergisi sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor" Murat Ülker, sergiye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Yıldız Holding olarak, ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız doğrultusunda sanatsal faaliyetleri desteklemeyi sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatçı Nevzat Yıldırım’ın ‘Gök Kubbe’ sergisi, İstanbul’un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğrafın özgün diliyle ele alarak sanatın geçmişle bugünü, hafızayla geleceği birbirine bağlayan gücünü hissettiriyor; bu kadim şehrin çok katmanlı dokusuna yeni bir bakış sunuyor. Sanatçımız Nevzat beyin benim de gençliğimden beri bir hobi olarak benimsediğim fotoğrafçılığın bir sanat olarak bu seviyeye taşımasını, İstanbul’dan aldığı ilhamı güçlü ve evrensel bir sanat diline dönüştürmesini çok önemli buluyorum. İstanbul’un ışığını, zamanını ve ruhunu etkileyici bir görsel anlatıya dönüştüren bu özel seçkiyi Yıldız Holding’de sanatseverlerle buluşturmaktan memnuniyet duyuyorum." "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışımızla kültürel yaşama değer katan çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz" Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, serginin açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Sanat bir medeniyetin birikimini güçlendiren, kalıcı kılan ve geleceğe taşıyan en temel unsurlardan biridir. Biz de Yıldız Holding olarak, ’Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızla toplumun kültürel yaşamına değer katan çalışmaları desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sanatı toplumla buluşturmayı, sanatçılarımıza destek olmayı ve kültürel mirasımızın daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı önemsiyoruz. Bu nedenle sanat koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca Kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyaretçilerimizle buluşturuyor; sergi salonumuzda farklı sanatçıları ağırlıyor, Türkiye’de ve uluslararası alanda kültür ve sanat çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyoruz. Bugün de akademisyen ve sanatçı Sayın Nevzat Yıldırım’ın titiz çalışmasının ürünü olan bu özel seçkiye ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyor, tüm sanatseverleri Yıldız Holding Seminer Salonu’ndaki bu sergiyi görmeye davet ediyoruz." "Eserlerimde İstanbul’un kubbelerinde saklı hafızayı ve derinliği yansıtmayı amaçlıyorum" İstanbul’un kubbelerinin, geçmiş ile bugün arasındaki en güçlü görsel köprülerden olduğunu belirten sanatçı Nevzat Yıldırım, serginin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Dünyanın pek çok kentinin kendine ait bir silueti vardır. İstanbul’un silueti ise alametifarikası olan kubbeleriyle hafızamızda yer eder. Bu sergide kubbeyi, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve inançları aynı gökyüzü altında buluşturan ortak bir hafıza alanı olarak ele aldım. Kubbeler benim için geçmişten bugüne uzanan medeniyet hafızasının en güçlü sembollerinden biri. Yaklaşık iki yıl boyunca İstanbul’un tarihi camilerini, kubbelerini ve bu yapıların ışıkla kurduğu ilişkiyi takip ettim. Fotoğrafları üretirken tek bir anı belgelemekten çok, zamanı ve mekanı çoğullaştırmayı amaçladım. Orta format kamera ve üst üste pozlama tekniğiyle oluşturduğum kompozisyonlarda üst üste gelen kubbeler, görüntüyü mimari bir unsur olmaktan çıkarıp sanatsal bir anlatıya dönüştürüyor. Bu süreçte ışık benim için çok belirleyiciydi; çünkü ışık, fotoğraf sanatının alfabesidir. Her kareyi rastlantıyla değil, ışığın en güçlü ve en şiire dair olduğu anları bekleyerek ürettim. Bu serginin, ziyaretçilerinde İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasına dair yeni duygular ve düşünceler uyandırmasını diliyorum. Sergiye ev sahipliği yapan Yıldız Holding’e teşekkür ediyorum." "İstanbul’un kubbeleri ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor" Yıldırım, kubbe temasının ortaya çıkışını ve sanat anlayışına olan yansımalarını dile getirdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "İstanbul’da Gök Kubbe temasıyla Yıldız Holding’in çatısı altında sanatseverlerle buluşuyor olmak çok değerli. ’Mutlu Et Mutlu Ol’ düşüncesiyle sanatseverleri bir araya getirmek, benim için bu projenin bir parçası olmak çok kıymetli. İstanbul’un kubbeleri yüzyıllardır farklı düşünceden, kültürden, inançtan insanları aslında aynı çatı altında getiriyor, bir kimlik bulmasını sağlıyor, düşünmeyi sağlıyor; ’Nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne olacak?’ suallerinin cevabını veriyor kendi iç dünyamızda. Her insan bunu hisseder. İstanbul’a ilhamla baktık ve ’Gök Kubbe’de kendimizi bulduk’ diyebiliriz. Elbette ki pek çok farklı sanatla ilgilenen insan farklı duygulara ulaşacaktır, hepimizde farklı bir şey hatırlatacaktır bu eserler. Çünkü kubbeler kendi içinde katman katman ve her birinin yüzyıllara dayanan bir mazisi var. İnsanları aynı çatı altında birleştiriyor, bir araya getiriyor ve tek bir varlık etrafında, tek bir düşünce etrafında daha doğrusu buluşturmuş oluyor. İstanbul’un kubbeleri bu şehrin en önemli alametifarikalarıdır. Sanatın en önemli hamilerinden olan, koruyup kollayan, sanatçıyı destekleyen sanatçı dostu Murat Ülker’e çok teşekkür ederim böyle bir sergiyle bizleri sanatseverlerle buluşturduğu için. Elbette ki Yönetim Kurulu Başkanımız ve CEO’muz Mehmet Tütüncü’ye de ev sahipliği için teşekkür ederim. Bu sergi benim doktora sonrası ürettiğim, üzerine çok düşündüğüm, çok zihnimde gezdirdiğim bir düşüncenin yansıması olarak değerlendirilebilir." Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Seminer Salonu’nda ziyarete açılan "Gök Kubbe" sergisi, 26 Temmuz 2026 tarihine kadar haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:51
Tekirdağ’da Maarif Korosu’ndan 19 Mayıs’a özel anlamlı klip
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinesinde, Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında anlamlı bir klip projesi hayata geçirildi. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Maarif Korosu ve Orkestrası tarafından hazırlanan projede, Türk halk müziğinin sevilen eserlerinden "Eğilmez Başın Gibi (Efem)" türküsü seslendirildi. Öğretmenlerden oluşan Maarif Korosu’nun şefliğini Neslihan Armağan, öğretmen ve öğrencilerden oluşan Maarif Orkestrası’nın şefliğini ise Hasan Ergül üstlendi. Klip çekimleri Tekirdağ Valiliği binası önünde gerçekleştirildi. Tarihi bina önünde yapılan çekimlerde öğretmen ve öğrencilerin oluşturduğu koro ve orkestranın performansı, Türk bayrakları eşliğinde kaydedildi. Ortaya çıkan görüntüler, hem görsel hem de duygusal açıdan dikkat çekti. Öğretmen ve öğrencilerin ortak performansı izleyenlerden beğeni topladı. Hazırlanan klip, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı günü kamuoyu ile paylaşılacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:21
Şehitkamil’de 15 bin kişilik dev konser
2
12 Mayıs 2026 Salı- 13:19
Tokat’taki 8 asırlık kervansaray, günümüzde restoran olarak hizmet veriyor
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:18
Iğdır’da miniklerin "Şevko" oyunu ilgi gördü
4
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:15
Büyükçekmece’de Tiyatro Festivali coşkusu başladı
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 15:48
Yenişehir’in 2300 yıllık sırrı gün yüzüne çıkıyor
06 Eylül 2025 Cumartesi - 13:46
Başkan Doğan: "Hemşehrilerimize nostalji dolu yaz akşamları yaşattık"
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, ilçelerde düzenlenen ‘Açık Hava Sinema Geceleri’nin yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Açık hava sinema geceleri ile hemşehrilerimizle nostalji dolu yaz akşamları yaşadık" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, "Büyükşehir’in Işığı İlçelerde Sinema Perdesiyle Parlıyor" mottosuyla başlattığı Açık Hava Sinema Geceleri etkinliği 17 ilçeyi renklendirdi. 16 Ağustos’ta Terme ile başlayan sinema geceleri 5 Eylül’de İlkadım ilçesi ile sona erdi. Tüm ilçelerdeki sinema geceleri vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Sinemaseverler, hem sinema keyfi hem de nostalji dolu bir atmosfer yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun’umuzun kültür-sanat yolculuğuna katkı sunacak etkinliklerimizi sürdürüyoruz. Açık Hava Sinema Geceleri ile ilçelerimizle buluştuk ve hemşehrilerimizle nostalji dolu yaz akşamları yaşadık. Çocuklarımız ve ailelerimiz güzel anılar biriktirdi, sinema keyfi yaşadı. Mutlu insanların şehrini inşa etme yolunda her bir hemşehrimizin yüzünde tebessüm oluşturabilecek etkinliklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 12:28
Keçiören’de ’Hababam Sınıfı’ rüzgarı
Ankara’nın Keçiören Belediyesi, ‘Bir Yaz Akşamı Sineması ve Sokak Lezzetleri’ etkinlikleri kapsamında Hababam Sınıfı filmini açık hava sinemasında ilçelilerle buluşturdu. ‘Bir Yaz Akşamı Sineması ve Sokak Lezzetleri’ etkinliği kapsamında Kanuni Mahallesi Mustafa Çelikten Parkı’nda Yönetmen Ertem Eğilmez’in imzası taşıyan; Kemal Sunal, Münir Özkul, Adile Naşit ve Şener Şen gibi oyuncuları buluşturan, ‘Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı’ filmi açık havada seyircisiyle buluştu. Subayevleri Mahallesi Atatürk Ankara Milli Mücadele Müzesi Parkı’nda ise yine aynı oyuncu kadrolarının yer aldığı ‘Hababam Sınıfı Tatilde’ filmi izleyicilere nostalji dolu bir akşam yaşattı. Her iki etkinlikte de film gösteriminden önce sokak lezzetleri vatandaşlara ikram edildi. İlçe sakinleri, hem Türk sinemasının klasiklerini açık havada yeniden izleme fırsatı buldu, hem de keyifli bir akşam yaşadı. Vatandaşlar, her mahallede düzenlenen açık hava sinema gösteriminden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirerek hizmetlerinden ötürü Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a teşekkür etti.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 11:53
Büyükşehir’in ’kurtuluş etkinlikleri’ Sultanhisarlıları coşturdu
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Kurtuluş günü etkinlikleri kapsamında Sultanhisar Belediyesi işbirliği ile düzenlenen etkinlikte sahne alan Kıraç, sevilen şarkılarıyla vatandaşları coşturdu. Aydın Büyükşehir Belediyesi, Aydın’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği etkinlikler Sultanhisar ilçesinde devam etti. Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce vatandaş, ellerinde Türk bayraklarıyla hem kurtuluşun gururunu yaşadı hem de coşkuyu doyasıya paylaştı. Sevilen sanatçı Kıraç’ın sahne aldığı gecede vatandaşlar şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti, Sultanhisar’ı kurtuluş coşkusu sardı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya ve Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan da katıldı. Başkan Yıldırımkaya etkinlikte yaptığı konuşmada desteklerinden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Kurtuluş etkinlikleri devam edecek. 6 Eylül Cumartesi günü saat 21.30’da Söke Cumhuriyet Meydanı’nda Buray, 7 Eylül Pazar günü saat 21.30’da ise Efeler Atatürk Kent Meydanı’nda Sefo sahne alacak.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 11:35
Eski Van Şehri’nde geleneksel sanatların yaşatılacağı mahalle kurulacak
Van Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ozan Balcı, Eski Van Şehri’nde devam eden restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından bölgenin geleneksel sanatların yaşatılacağı bir mahalleye dönüştürüleceğini söyledi. Van Kalesi’nin güneyinde yer alan Eski Van Şehri’nde, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapıların restorasyon çalışmaları sürüyor. Milattan Önce 3000’li yıllardan 20. yüzyıla kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Eski Van Şehri, yaklaşık 450 bin metrekarelik bir alana kurulmuş durumda. Tarihi şehir; Urartu, İskit, Med, Pers, Roma ve Sasani gibi kadim medeniyetlerin ardından 7. yüzyılda İslam hâkimiyetine geçti. 1069 yılında Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından fethedilen şehir, Osmanlı dönemine kadar farklı Türk-İslam devletlerinin yönetiminde kaldı. 20. yüzyılın başlarında ise Ermeni isyanları ve 1. Dünya Savaşı nedeniyle büyük ölçüde tahrip oldu. Eski Van Şehri’nde yer alan tarihi yapılar arasında 12. yüzyıldan kalma Ulu Cami, 13-14. yüzyıla tarihlenen Kızıl Minareli Cami, Hüsrev Paşa Külliyesi ve Kaya Çelebi Camii gibi önemli eserler bulunuyor. 2024 yılında başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarıyla kadim kentin mimari dokusunun korunarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında Van Valisi Ozan Balcı da bölgede incelemelerde bulundu. İncelemelerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, görkemli Van Kalesi’nin güneyinde yer alan Eski Van Şehri’nin ayağa kaldırılması amacıyla çalışmaların devam ettiğini söyledi. Balcı, "Burası, Eski Van şehridir. Yukarıda Süleyman Han Camii bulunuyor ve onun restorasyonunu tamamladık. Bunun dışında, gördüğünüz Kaya Çelebi Camii’nin drenaj çalışmalarını yapıyor ve restorasyonunu tamamlıyoruz. İnşallah en kısa zamanda ibadete açacağız. Yine burada yer alan Kızılminareli Camii’nin restorasyonu sürüyor. Hemen yanında bulunan hamamın da restorasyonunu yapacağız. Kalenin altında bulunan Miri Ambar’ın restorasyonu devam ediyor. Hüsrev Paşa Hanı’na 44 dükkân yapılacak, bu çalışmalar da sürüyor. 800 yıllık tarihi bir eser olan Ulu Camii ise yıllardır depremler nedeniyle virane durumda. Onun da restorasyonu devam ediyor. İleride Abbas Ağa Camii var, orada da restorasyona başladık. Horhor Camii’nin çevre düzenlemesini tamamladık, ibadete açtık. Ayrıca Eski Van şehrinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından geleneksel sanatların yaşatılacağı bir mahalle kurulacak. Böylece burası sadece tarihi eserleriyle değil, kültürel zenginliğiyle de bir merkez haline gelecek" dedi. Ulu Camii’nde devam eden çalışmaları ise kıymetli bulduğunu dile getiren Balcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Allah’a şükür, devletimizin ve milletimizin imkânlarıyla, yerel katkılarla, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteğiyle Ulu Cami’yi ayağa kaldırıyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl tamamlanacak ve çevre düzenlemesiyle birlikte harika bir cami olacak. Bu eser, sadece bir cami değil aynı zamanda bir sanat şaheseri. Kapısı, mihrabı, minberi, minaresi ve mimarisiyle görkemli bir mücevherdir." Vali Balcı’ya, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri eşlik etti.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 11:28
ESC Gönüllüleri Atölyeleri ’ne başvurular başladı
Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında; Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Lykia İzcilik ve Doğaseverler Kültür Derneği (LIDOSK) ortaklığında uluslararası gönüllüler için HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde ‘Esc Gönüllüleri Atölyesi’ düzenlenecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde, Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında kentte bulunan uluslararası gönüllüler ile Antalyalı gençlerin katılımıyla Eylül ayı içerisinde üç hafta sürecek ‘Esc Gönüllüleri Atölyesi’ başlayacak. İngilizce atölyeler Projenin temel amacı; uluslararası gönüllü gençler ile yerel gençleri bir araya getirerek kültürlerarası diyalog ortamı oluşturmak, gençlerin sosyal etkileşimlerini artırmak ve İngilizce pratik yapmalarına katkı sağlamak. Atölyeler kapsamında katılımcıların hayal gücünü geliştirmeye, kişisel gelişimlerini desteklemeye ve farklı kültürleri tanımalarına yönelik çalışmalar yürütülecek. HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde İngilizce dilinde Yaşayan Kütüphane, Hayal Panosu ve Anı Defteri ile Yirmili Yaşlar Stresiyle isimli atölye çalışmaları gerçekleşecek. Kontenjanların sınırları olacağı başvurular antalya.bel.tr adresinden yapabilecek.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:40
Atça Mahallesi’nde kurtuluş günü keşkeği yapıldı
Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça Mahallesi’nde mahallenin düşman işgalinden kurtuluşu nedeniyle ilk kez keşkek hayrı etkinliği düzenlendi. Hayra 10 binden fazla vatandaş katılarak keşkek alabilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Sultanhisar ilçesinin en büyük mahallesi olan Atça Mahallesi Muhtarı Ali Keleş tarafından düzenlenen ve Atça’da bir ilk olan keşkek hayrı için yurt içinden ve dışından yüzlerce vatandaş maddi destek verdi. Onlarca kazan keşkek yanında aşure ve turşu ile vatandaşlara ikram edildi. Şehitler için dua da edilen hayır etkinliğinde Muhtar Ali Keleş’i ilçe protokol üyeleri başta olmak üzere Aydın genelinden çok sayıda muhtar da destek verdi. "Atçalı halkımızın destekleri ile yaptık" Atça Mahalle Muhtarı Ali Keleş; "Atça Mahalle Muhtarlığı 5 Eylül Atça Kurtuluş ve Anma Etkinliği kapsamında düzenlenen etkinlikler arasında yer alan keşkek hayrı etkinliğini Atça’da yaşayanlar başta olmak üzere yurt içinden ve dışından maddi destekler sayesinde yaptık. İlk kez böyle bir etkinlik yapıyoruz ve bunu geleneksel hale getireceğiz. Buradaki ortamı gördükten sonra mahalle halkımızın birbirine olan bağlılığına iyice kanaat getirdim. İnşallah bundan sonra da dayanışma ve kaynaşma etkinliklerimiz yine Atçamızın düşman işgalinden kurtuluş günlerinde devam edecektir. Emeği geçen ve destek veren herkese çok teşekkürler. Allah hayırlarını kabul etsin inşallah" dedi. "Ali Keleş Muhtarımıza destek olarak geldik" Türkiye Muhtarlar Derneği Aydın Şube Başkanı Şule Çıvkaroğlu, Türkiye Muhtarlar Derneği Aydın Şube Yönetimi ve dernek üyesi çok sayıda muhtarın da katıldığı etkinlikle ilgili yaptığı konuşmada, "Türkiye Muhtarlar Derneği Aydın Şube Başkanı, aynı zamanda Aydın İl ve İlçe Muhtarlar Federasyonu Başkanı olarak biz muhtarlar olarak mahalle halkımızın en büyük destekçileriyiz. Atçamızın 5 Eylül kurtuluş gününde Ali Keleş Muhtarımıza destek olarak geldik. Bizler birlik ve beraberlik içerisinde birbirimize destek olmaya devam ediyoruz. Hayırda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:32
Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali için geri sayım başladı
Kahve ve müzik tutkunlarının buluşma noktalarından biri haline gelen Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali, bu yıl 11’inci kez kapılarını açıyor. Türk Telekom Prime ana sponsorluğunda 11-14 Eylül tarihleri arasında Kadıköy’de Tepe Nautilus’da düzenlenecek olan festivalde katılımcılar, yılın son sıcak günlerinde sonbaharın en renkli etkinliğinde bir araya gelecek. Her yıl heyecanla beklenen Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali, bu yıl Türk Telekom Prime isim sponsorluğunda 11-14 Eylül tarihleri arasında Kadıköy’de Tepe Nautilus’da düzenlenecek. Festivalde Levent Yüksel, Madrigal, Ceza ve Haluk Levent gibi sevilen sanatçılar Prime Sahnesi’nde kahveseverlerle buluşacak. Yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali 11’inci yılında birbirinden özel etkinlik ve aktivitelerle katılımcılarını ağırlayacak. Kadıköy Tepe Nautilius’da gerçekleşecek olan festivalde workshoplar, atölyeler ve farklı damak tatlarına uygun kahve çeşitlerinin bulunduğu deneyim alanları yer alacak ve sürpriz fırsatlarla güzel bir kahve deneyimi yaşanacak. Türk Telekom Prime müşterileri indirimli festival bileti ve özel kapıdan giriş ayrıcalığı yaşayacak. Prime Lounge alanı ise eğlenceli aktiviteler ve ikramların yanı sıra sahneden yapılacak olan sürpriz ödüllü yarışmalarla Primelılara keyifli vakit geçirecekleri bir deneyim alanı sunacak. Ayrıca bu yıl ilk olarak festivalde Türk Telekom Çocuk Alanı’da yer alacak. Festivalin programı şöyle açıklandı: 11 Eylül, Perşembe Levent Yüksel 12 Eylül, Cuma Madrigal 13 Eylül, Cumartesi Ceza 14 Eylül, Pazar Haluk Levent
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:16
Her kemerde bir dua, her kubbede bir umut
Erzurum Valiliğince hazırlanan "Erzurum Kümbetleri" belgeseli beğeni topladı. Erzurum Valiliğince hazırlanan kısa metraj "Erzurum Kümbetleri" belgeseli sosyal medya hesaplarından beğeniye sunuldu. Kısa sürede binlerce beğeni alan belgesel, "Taşların bir hafızası ve vakarı olduğunu yüzyıllardır dimdik ayakta duran ecdat yadigârı yapılardan öğrendik. Duayı ve ümidi de... Her kemerde bir dua, her kubbede bir umut... Bak, gönüllerde şehrayinler açıyor! Dünün güzel hatıraları meraklı bir türküyü mırıldanır gibi tatlı bir maziyi terennüm ediyor. Karşınızda, güzel şehrimizin göğünün en tanıdık yıldızlarından kümbetlerimiz" notu ile paylaşıldı. Erzurum şehir merkezinde 21 türbe bulunuyor Yapılan paylaşımda, "Türklerin hayatında ölüye duyulan saygıdan dolayı mezar geleneğinin özel bir yeri vardır. Geçmişten günümüze kadar uzanan bu gelenek, değişik dönemlerde farklılıklar göstermekle beraber, ana hatlarıyla aynı anlayışın devamlılığına işaret etmektedir. Mezar geleneği, Türklerin İslamiyet’i kabulü önemli bir aşama göstermiş, İslamiyet öncesine ait inançlar, İslamiyet’in kabulünü müteakip birdenbire ortadan kalkmamış, İslami inanış ve düşünce sistemi içinde yeni bir biçimlenmeyle varlığını sürdürmüştür. Bu bakımdan türbe yapılarının neden Orta Asya’da doğmuş olduğunu anlamak da zor olmamıştır. Mezar anıtlarının gelişimi bu bakımından Anadolu’da da zengin bir çevre sunmuştur. Çoğunluğu kümbet biçiminde olan bağımsız yapılardan başka, özellikle medrese ve camilerin bünyesinde çok sayıda türbe vardır. Anadolu’ nun en erken tarihli mezar anıtlarının başında Saltuklu Beyliği’nin kurucusu Emir Saltuk’a ait mezar yapısı gelir. Erzurum şehir merkezinde inşa edilmiş 21 türbe bulunmaktadır. Bunlardan 2’si kare, 5’i dikdörtgen, 2’si silindirik, 2’si sekizgen, 6’si onikigen, 1’i çokgen gövdeli ve 3’ü baldaken planda ele alınmıştır. İşte Erzurum’da bulunan başlıca türbe ve kümbetleri Üç Kümbetler Kare Gövdeli Anonim Kümbet; Kime ait olduğu bilinmeyen yapı, Erzurum’da Üç Kümbetler’in batısında bulunan dördüncü kümbettir. Kümbet’in kesin tarihi bilinmemekle beraber, üslup özellikleri bakımından 13. yüzyıla uygun düşmekle birlikte Kümbet kare gövdelidir. Cimcime Hatun Kümbeti; Şehir merkezinde, Cumhuriyet Caddesi üzerindedir. Daha önceki kaynaklarda Erzurum emirlerinden birine ait olduğu ileri sürülen Kümbet, kitabesine göre 1304’te yaptırılmıştır. Cimcime Hatun Kümbeti, silindirik gövdelidir. Üç Kümbetler Silindirik Gövdeli Anonim Kümbet; Kime ait oldugu bilinmeyen yapı, Üç Kümbetlerin güneyinde bulunmaktadır. Kümbet’in kesin tarihi ve kime ait olduğu bilinmemektedir. Ancak üslup özelikleri bakımından 14. yüzyılın başlarına uygun düşmektedir. Kümbet, silindirik gövdelidir. Emir Saltuk Kümbeti Üç Kümbetlerin kuzeybatısında, bugün ortadan kalkmış olan eski mezarlığın ortasında bulunmaktadır. Kümbet’in üzerinde yapım kitabesi bulunmadığından kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak yapının Saltuklu Atabeylerinden İzzeddin Saltuk’a ait olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Buradan hareketle yapının 12. yüzyılın ilk yarısına ait olduğu düşünülmektedir. Anadolu’nun en erken tarihli kümbeti olması bakımından son derece özel olan yapı sekizgen gövdeli türbedir. Üçgen alınlıklar ile son bulan cephede hem gövdenin tamamlayıcısı hem de kasnak görevini üstlenen silindirik alanda, sekizgen gövdenin köşelerine denk gelen yerlerde, üçgen kesitli sekiz niş bulunmaktadır. Bu nişlerin her birinin içerisinde farklı bezeme uygulanmıştır. Karşılıklı (antitetik) grifon ve ejder figürleri, kanatları açık kartal, istiridye ni altında tavan ve boğa figürleri işlenmiştir. Diğer nişlerin biri istiridye bezemeli, ikisi de hayat ağacının stilize edilmesi ile oluşan farklı bir bezemeler olarak görülmektedir. Bu nişlerin üzerinde kırık çubuklar şeklinde devam eden bir kuşak, kabartma olarak düzenlenmiştir. Bu nişler içerisindeki figürlerin Uzak Doğuda, Türk ve Çin çevrelerinde yaygın olan 12 hayvanlı takvimini temsil ettiği söylense de bu hayvanların sayısının be olması bu takvimle olan ilişkisini zayıflatmaktadır. Ancak bu kompozisyonların Orta Asya Türk inancı ve yaşayışı ile ilgili mitolojik konuları da yansıttığı muhakkaktır. Ayrıca kalın bir burma silme bütün kasnağı dolanmaktadır. ince bir fisto bordürün altında birbirine bağlı koçbaşını andıran bezemeden sonra külaha geçilmektedir. Külah alışılmış konikal görüntünün dışında, kubbe ölçülerine daha yakın bir formdadir. Üzeri taş tepelikle son bulmaktadır. Bütün kümbetlerin cenazeliğine dışarıdan girilirken bu Kümbet’in cenazeliğine içeriden girmektedir. Bu yönüyle tek örnektir. Çifte Minareli Medrese Kümbeti Kümbet, Çifte Minareli Medresenin güney ucuna bitişiktir. Kümbet’in üzerinde yapım kitabesi yoktur. Bu nedenle kümbet farklı kaynaklarda değişik tarihlere verilmitir. Kümbet’in üslup özellikleri 13. yüzyılın sonu 14. yüzyılın başlarına uygun düşmektedir. Kümbet, onikigen gövdelidir. Emir Sadrettin (Karanlık) Kümbet; Yapı, Derviş Ağa Mahallesi’nde bulunmaktadır. Kümbet’in güney penceresi üzerinde bulunan kitabesine göre 1308 yılında Sadrettin Türkbeğ tarafından yaptırılmıştır. Kümbet’te iki mezar bulunmaktadır. Asıl mezarın Kümbet’in bugünkü yerinde yapılan bir meydan savaşında yaşamını yitiren bir ehide ait olduğu, ikinci mezarın da onun türbedarına ait olduğu rivayet edilmektedir. Emir Sadrettin Kümbeti onikigen gövdelidir. Gümüşlü Kümbet; Erzurum’da Kars Kapısı semtinde, Asri Mezarlık’ın karşısında bulunan Gümüşlü Kümbet’in üzerinde kitabesi yoktur ancak üslup özellikleri 14. yüzyılın başlarına uygun düşmektedir. Kümbet, onikigen gövdelidir. Hoca Cemalettin Yakut (Yakutiye) Kümbeti; Erzurum’da Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Yakutiye Medresesinin doğu ucuna bitişik olan Kümbet, üzerindeki yazıta göre 1310 yılında Sultan Olcaytu döneminde Bolugan Hatun için son derece hayır hasenat sahibi olan Hoca Cemalettin Yakut tarafından yaptırılmıştır. Kümbet, onikigendir. Rabia Hatun (Rabia Ana) Türbesi; Hasani Basri Mahallesi’nde bulunan yapının üzerinde kitabesi olmadığından yapılış tarihi tam olarak tespit edilememiştir. Ancak Kümbet üslup özelliklerinden dolayı 14. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilmektedir. Kümbet’e neden "Rabia Hatun" denildiğine dair elimizde kesin tarihî bilgi yoktur. Ancak bu türbede yatan merhumenin İlhanlı döneminde yaşamış kimliği hakkında bilgi olmayan Rabia isimli bir kadın olabileceği gibi, Basra’da medfun olan 8. yüzyılda yaşamış Rabiatü’l-Adviyye’ye ait bir makam türbesi olarak da değerlendirilebilir. Halk anlatımlarına bakarak kümbete ‘’Rabia Hatun Kümbeti’’ denmişti. Kümbet, onikigen gövdelidir. Üç Kümbetler Onikigen Gövdeli Anonim Kümbet; Üç Kümbetlerin içerisinde bulunan Kümbet’in üzerinde kitabesi yoktur. Bu nedenle kesin tarihi belirlenememiştir. Ancak üslup özelliklerinden dolayı 14. yüzyıla uygun düşmektedir. Kümbet onikigen gövdelidir. Mehdi Abbas Türbesi; Türbe, Emir Şeyh Mahallesi’nde, Emir Şeyh Mescidi’nin güneyindedir. Üzerinde kitabesi bulunmayan Türbe’nin 15. yüzyıla tarihlendirilmesi uygun düşmektedir. Türbe dıştan onaltıgen içten sekizgen olup tek katlı bir düzenlemeye sahiptir. Cenazelik bölümü bulunmamaktadır ve çokgen gövdelidir.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:15
Avrupa’nın en iyi 3 müzesi arasında bulunan Tunceli Müzesi tarihe ışık tutuyor
Avrupa’nın en iyi 3 müzesi arasına giren Tunceli Müzesi, 2 binden fazla eserle kentin binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor. 24 Aralık 2020 tarihinde kapılarını ziyaretçilere açan Tunceli Müzesi, sadece bir arkeoloji müzesi değil; aynı zamanda bir kent müzesi olarak tasarlandı. Tunceli Müzesi, 9 farklı sergisiyle bölgenin hem tarihsel mirasını hem de toplumsal değerlerini ziyaretçilerine aktarıyor. Kent merkezinde 1935 ile 1937 yıllarında askeri kışla olarak inşa edilen, 1949 yılına kadar kışla olarak kalan ve daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleri, valiliğin girişimi sonucu geniş bir restorasyondan geçirilen yapı, Tunceli Müzesi oldu. Alman mimarisi tarzına sahip, yaklaşık 5 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan Tunceli Müzesi, bünyesindeki 2 binden fazla eserle adeta tarihe ışık tutuyor. Aynı zamanda Alevilik inancının anlatıldığı sergisiyle Türkiye’de bir ilki temsil eden müze, bünyesinde UNESCO listesine giren soyut kültürel miras unsurlarını da barındırıyor. "Avrupa’nın en iyi 3 müzesinden biri olarak seçildi" Tunceli Müzesi Müdürü ve Arkeolog Kenan Öncel, Tunceli Müzesi’nin kuruluş süreci, başarıları ve yürüttüğü çalışmaları anlattı. Müdür Öncel, "Müzemiz, 24 Aralık 2020 tarihinde resmen ziyaretçilerine kapılarını açtı. 2022 ve 2023 yıllarında ülkemizi temsilen Uluslararası Müzecilik yarışmalarına katıldı. 2022 yılında ‘En İyi Müzeler’ kategorisinde finale kalmıştı. 2023’te, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında ise Avrupa’nın en iyi 3 müzesinden biri olarak seçildi. Tabi bu genç bir müze için ciddi bir başarıydı. Bu başarı sadece ilimizde değil, ulusal ve uluslararası alanda müzenin tanınmasını sağladı ve ziyaretçi sayısını ciddi bir şekilde etkiledi. O günden bugüne kadar sürekli olarak yeni çalışmalar, sergiler, etkinlikler ve birçok aktiviteyle kendi kapasitesini artırmaya başladı ve aynı zamanda bizler de arazide çalışmaya başladık. Yüzey araştırmaları, yeni tescillerimiz, yeni kültür varlıklarının tespiti, tescillenmesi, taşınabilir olanların müzeye taşınması gibi birçok çalışma yaptık. 2021 yılında Pertek ilçemizdeki Tozkoparan köyünde kazı çalışmalarına başladık. 2021 ve 2022 yıllarında bu kazı devam etti. 6 Şubat felaketinden sonra kazımıza ara vermiştik. 2025 yılında arazideki kazı çalışmalarımıza yeniden başladık ve devam ediyoruz" dedi. "Ülkemizde Alevilik inancının anlatıldığı ilk ve tek müze Tunceli Müzesi" Müzede sergilenen 9 farklı alandan bahseden Müdür Öncel, "Müzemiz sadece bir arkeoloji müzesi değil. Arkeoloji ve etnografyanın yanında ilin canlı ve bitki çeşitliliğini anlatan flora fauna sergimiz var, modern tarımdan önce kullanılan geleneksel tarım yöntemlerini anlatıyoruz ve Türkiye’de ilk kez bir müzede Alevilik anlatıldı. Tunceli Müzesinde Alevilik sergisi var, bu anlamda ilk ve tekiz. Tunceli’nin mezar taşlarının anlatıldığı bir sergimiz, Cumhuriyet dönemindeki Tunceli’yi anlatan bir sergimiz var. Ulusal somut olmayan UNESCO listesine girmiş 31 tane soyut kültürel mirasın anlatıldığı bir sergi ve yerel mirasın somutlaştırıldığı halk masallarının resimlerinin yapıldığı toplam 9 farklı sergiden oluşuyor müzemiz. Sadece bir arkeoloji müzesi değil, bir kent müzesi şeklinde tasarlandı. Ülkemizde Alevilik inancının anlatıldığı ilk ve tek müze Tunceli Müzesi" diye konuştu. Kaçak kazılar ve kaçakçılıkla mücadele konusunda güvenlik güçleriyle birlikte çalıştıklarını ifade eden Müdür Kenan Öncel, "Köy muhtarlarıyla, güvenlik güçleriyle, jandarma bölgesinde jandarmalarla, emniyet bölgesinde polis ekipleriyle birlikte kaçakçılıkla mücadele eden tüm kamu kurumlarıyla işbirliği halindeyiz. Onları sürekli bilgilendirerek ve onlardan da sürekli taze bilgiler alarak Tunceli il sınırları içerisindeki kaçak kazı ve kaçakçılık olaylarının önüne geçmeye çalıştık. Bu anlamda özellikle güvenlik güçlerimiz ve müze personelimiz oldukça başarılı. İddialı olabilir ama şunu diyebilirim, Türkiye’de kaçak kazı ve kaçakçılık olaylarının en az olduğu ve toplumsal duyarlılığın çok üst düzeyde olduğu şanslı bir kentte çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 09:58
Aydın’da 7 Eylül ruhu tüm gün yaşatılacak
Aydın’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıldönümü kutlamaları 3 pare top atışı ile başlayacak. Aydın’ın bağımsızlık tarihi olan 7 Eylül her yıl coşkuyla kutlanırken, bu yıl da kutlamalar coşkuyla gerçekleştirilecek. Sabah saatlerinde Atatürk Kent Meydanı’nda 3 pare top atışı ile başlayacak kutlamaların programı da beli oldu. Aydın Valiliği önündeki Atatürk Anıtı’na sabah 09.30’da çelenk sunumunun ardından başlayacak tören sonrasında 7 Eylül kutlamaları Atatürk Kent Meydanı’nda devam edecek. Kutlamalar saat 10.00’da 3 pare top atışı ile başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu konuşacak. Ardından bayrak çeken efelere şehir adına hediyeler verilecek. Mehteran ve halk oyunları gösterisi ile devam edecek tören sonunda Yedi Eylül Şehitler Abidesi’ne ve Çanakkale Şehitleri Anıtı’na şükran ziyareti yapılarak karanfil sunulacak. Tüm güne yayılan kutlamalar akşam fener alayı ve ardından Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Sefo konseri il sona erecek. Aydın Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre ayrıca 7 Eylül 2025 Pazar günü kamu kurum ve kuruluşları, işyerleri, tören alanı, bulvar ve caddeler sabah saat 08.00’den gün batımına kadar bayrak ve Atatürk posterleri ile süslenecek.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 09:22
Kars Ani Ören Yeri’nde 7 bölgede kazı çalışması yapılıyor
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan "Dünya kenti", "medeniyetler beşiği", "binbir kilise" ve "40 kapılı şehir" olarak bilinen Ani Ören Yeri’nde, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmak amacıyla 7 farklı noktada arkeolojik kazı çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 10. yüzyılda Ermeni Bagratuni Krallığı’nın başkenti olan Ani’de, yürütülen kazı çalışmalarıyla bölgenin zengin kültürel mirası ortaya çıkarılıyor. Kazıların bu yılki etabında, özellikle Selçuklu dönemine ait Büyük Hamam, Çarşı ve Konutları gibi önemli yapıların bulunduğu alanlara odaklanılıyor. Ayrıca, Selçuklu Mezarlığı’nda geniş kapsamlı çalışma yürütülüyor. Ani Ören Yeri kazı çalışmalarında farklı bölümlerden de üniversite öğrencileri gönüllü olarak yer alıyor. "Sultan Alparslan’ın fethettiği topraklarda çalışmak heyecan verici" Kazı çalışmalarına gönüllü olarak katılan Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Zehra Ebru Polat, "Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2’inci sınıf öğrencisiyim. Ani Ören Yeri’ne, ilklerin şehrine gönüllü kazı çalışması yapmaya geldim. Bin yıl önce Sultan Alparslan’ın fethettiği bu topraklarda çalışmak çok heyecan verici" dedi. "7 noktada kazı yapılıyor" Ani Ören Yeri’nde 2025 yılı kazı çalışmalarının aralıksız devam ettiğini ifade eden Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammed Arslan, "Çalışmalarımız şuan da 7 farklı noktada devam etmektedir. Kazı çalışmaları kapsamında Selçuklu Çarşı’nda 3 noktada, Selçuklu Konutları’nda ve Selçuklu Mezarlığı’ndaki kazılarımız devam ediyor. Bunun yanı sıra koruma çalışmalarımız kapsamında da kazı ekibi olarak bizlerin yaptığı bir konservasyon çalışması söz konusu ve çevre düzenlemesi çalışmaları kapsamında da geçen yıl itibariyle başladığımız sur içi yürüyüş yollarının yapımına da devam ediyoruz. Tabi geniş, kalabalık ve disiplinler arası bir ekiple çalışmalarımıza devam ediyoruz. İçerisinde başta sanat tarihçileri olmak üzere arkeologların, mimarların, restoratör mimarların, dahil olduğu, hem bilim insanları, hem de lisan, yüksek lisans doktora düzeyindeki öğrencilerimiz bizlere bu çalışmalarda eşlik ediyorlar. Kazılarımız sadece arazide değil, bir de tabi kazılardan çıkan buluntuların envarterlenmesi, tasniflenmesi, belgelenmesi ve nihayetinde de Kars Müzesi’nde de bunların teşhir edilmesi üzerinde bir ekibimizde Kazı Evi’nde bu çalışmalara devam etmekte, biz 2025 sezonumuz Nisan ayı itibariyle başlattık. Aralık ayı sonuna kadar da çalışmalarımızı devam ettirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. Kazıların odaklandığı 7 bölge, Ani’nin farklı dönemlerine ve işlevlerine ait önemli yapıları ve buluntuları barındırıyor. Selçuklu dönemine ait Büyük Hamam, Çarşı ve Konutları gibi alanlardaki çalışmalar sürerken, aynı zamanda Selçuklu Mezarlığı da arkeologların yoğun mesaisi altında. Bu alanlarda hem kazı hem de konservasyon projeleri eş zamanlı olarak yürütülüyor. Öğrencilerin de aktif rol aldığı kazı ve koruma çalışmalarında, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık ve ilgili bölümlerden ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri gönüllü olarak görev alıyor. Bu sayede hem saha deneyimi kazanan öğrenciler, hem de küçük buluntuların belgelenmesi, temizlenmesi, envanterlenmesi ve depolanması gibi önemli süreçlere katkıda bulunuyor. Ani Ören Yeri’ndeki kazı ve koruma çalışmaları, bölgenin zengin tarihini gelecek nesillere aktarma misyonuyla devam ediyor. Her bir kazı alanı, Ani’nin eşsiz kültürel dokusunun bir parçasını ortaya çıkarıyor.
06 Eylül 2025 Cumartesi - 09:05
Diyarbakır’daki açığı fark eden girişimci kadın, seramik atölyesi kurdu
Diyarbakır’da seramik atölyesinin pek olmadığı tespitinde bulunan girişimci Kübra Bakır, atölye kurarak ücretli ve ücretsiz bir şekilde başta kadınlar olmak üzere birçok kişiye hitap ediyor. El sanatları hocası Kübra Bakır, kentte seramik atölyesinin pek olmadığını fark ederek girişimde bulundu. Sosyal medya platformu üzerinden sayfa açarak kitlelere ulaşan Bakır, ilk başta kafeler olmak üzere farklı mekanlarda katılımcılarla sanatsal çalışmalar yaptı. Bakır, daha sonra açtığı atölyede her yaş grubuyla çalışırken en çok desteği hemcinslerinden aldı. Kübra Bakır, yaklaşık bir yıl önce sosyal medya hesabı üzerinden bir sayfa açarak ücretli ve ücretsiz olacak şekilde seramik üzerine bir girişimde bulunduğunu söyledi. Diyarbakır’da bu açığı fark ettikten sonra ‘neden ben yapmıyorum’ dediğini belirten Bakır, üniversite ve sonrasında aldığı eğitimlerle kendine çok şey kattığını ifade etti. Bakır, çok güzel bir dönüş aldığını kaydederek, "Bu dönüşler sonrasında atölyeye katılanlar çamurla uğraşarak onlara çok iyi bir vakit kazandırdığımı fark ettim. Para vermek için değil, kendilerine vakit geçirip kendilerine bir anı bırakmak için geldiklerini fark ettim. Bu da beni daha çok motive etti, işime bağlanmamı sağladı" dedi. Genel de 10 yaş ve 45-50 yaş gruplarının da geldiğini aktaran Bakır, şöyle konuştu: "Daha çok gençler geliyor. Hiç birbirini tanımayan insanlar, bir grup oluşturuyoruz. O grupla beraber herkes hayat hikayesini, okuduğu bölümü, sıkıntıları, dertleri varsa onları gelip anlatarak birbirleriyle arkadaş oldukları da oluyor. Çamurdan bir tasarım yapıyorlar. Genelde kupa üzerine çalışıyoruz. Sonrasında onun boyama ve fırınlama süreci var. Fırınlama işlemi bana ait oluyor." Sosyal medyada sayfayı açtıktan sonra o şekilde katılmak isteyenler olduğunu söyleyen Bakır, "Önceleri kafelerde yaptım. Sosyal medya üzerinden bilgi verdim. Ücret ve konum konusu. Sonra çay kahve ile bir güzel ortam oluşturulacak şekilde bir etkinlik yaptık. Bir etkinliğimiz 4-5 saat sürüyor. O an insanlar oraya gelip kafa dağıtmasını istiyorum. Çamurun iyi geldiğini görmelerini istiyorum. İşlerim güzel gittikten sonra aklımda hep bir atölye vardı. Sonrasında bir atölye açtım. Şu anda azda olsa arada gelip kafa dağıtan insanlarla tanışıp görüşüyoruz" diye konuştu. Çok küçük bir miktarla bu işe başladığını belirten Bakır, "Olur mu, olmaz mı diye düşündüm. Ama en çokta kadınlar bana destek oldu. Bu, beni çok daha motive etti. İşimi severek daha çok bağlanmamı sağladı. Sonrasında çamur çok ağır, zorlandım. Malzemeler ağır. Çok severek yaptığım için ağırlıktır vs. beni olumsuz düşüncelere itmedi. Aksine daha çok nasıl ilerletebilirim diye düşündüm. Bir tek seramik eğitimleri vermiyorum. Ahşap boyama, tuval boyama, cam altı boyama, ebru, çini boyama bunların hepsini isteyenlere eğitim veriyorum" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder