KÜLTÜR SANAT
"Sivas Uluslararası Film Festivali" kortej yürüyüşüyle başladı 14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:48:16 Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:38 Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu. (YÇ-GF-
14 Mayıs 2026 Perşembe - 17:10 Samsun’da "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" Gençlerin tarım, teknoloji ve girişimcilik alanlarında kendilerini geliştirmelerini hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" düzenlendi. Samsun genelindeki liselerden yaklaşık 50 takım ve 150 öğrencinin katıldığı yarışma heyecanlı anlara sahne oldu. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun’umuzun gençleri ürettikçe, geliştikçe ve kendilerini ifade ettikçe mutlu oluyoruz. Bizler her zaman onların yanında olmaya, gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Tarım alanındaki projeleri ve üretime verdiği desteklerle dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediyesi, gençleri tarım ve tarım teknolojileri alanında bilinçlendirmek amacıyla "Liseler Arası İnovasyon Yarışması" düzenledi. Samsun genelindeki liselerden yaklaşık 50 takım ve 150 öğrencinin katıldığı yarışma yoğun ilgi gördü. Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından finale kalan takımlar projelerini jüri üyelerine sunma fırsatı buldu. Program kapsamında gerçekleştirilen final sunumlarında öğrenciler, geliştirdikleri projelerin teknik detaylarını ve çözüm önerilerini jüri üyeleriyle paylaştı. Etkinlik; protokol konuşmaları, finalist proje sunumları ve ödül töreniyle sona erdi. Dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller takdim edildi. Gençler bilim ve teknoloji odaklı geleceğe hazırlanıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik; gençlerin bilim, teknoloji ve üretim odaklı projelerle geleceğe hazırlanmasına katkı sağlarken Samsun’da tarım ve teknoloji alanında yeni fikirlerin ortaya çıkmasına da öncülük etti. "Gençlerimiz yeter ki üretsin, biz daima yanlarındayız" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Bizler Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin her alanda gelişimlerine katkı sunmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu tür yarışmalar ve etkinlikler ise onların yalnızca bilgi ve becerilerini sergilediği alanlar değil aynı zamanda özgüvenlerini geliştirdikleri ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürüdükleri çok değerli platformlar. Gezdiğimiz tüm stantlarda hayata geçirilen projelerin yalnızca birer çalışma ürünü olmadığını aynı zamanda insan hayatını kolaylaştıran, üretimi destekleyen ve geleceğe değer katan önemli adımlar olduğunu gördük. Samsun’umuzun gençleri ürettikçe, geliştikçe ve kendilerini ifade ettikçe mutlu oluyoruz. Bizler her zaman onların yanında olmaya, gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Bu vesileyle katılım sağlayan tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyor, başarılar diliyorum" dedi.
Modern tasarımlarda can bulan ehram
07 Eylül 2025 Pazar - 09:00 Modern tasarımlarda can bulan ehram Ehram kumaşının geleneksel kullanımının büyük ölçüde terkedilmesine rağmen moda dünyasına farklı tasarımlarla girmesi için özel çalışmalar yapılıyor. Erzurum’daki bir çok atölyede koyun yününden elde edilen ipliklerin dokunmasıyla elde edilen ehram kumaşıyla giyimden süs eşyalarına, tablolardan yastıklara daha onlarca ürün ortaya çıkarılıyor. Erzurum, Bayburt, Erzincan, Elazığ, Ağrı, Van, Malatya ve Kayseri gibi daha bir çok ilde ehram, ince eğrilmiş koyun yününden yapılan çok zahmetli aşamalardan geçerek düz yüzeyli mekikli dokuma ile elde edilen kadın dış giysisinin adı olarak özetleniyor. Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtiliyor. Koyun yününden yapılıyor Ehram için koyunun 6-7 aylarında kırkılan yünü kullanılıyor. Bölge halkı bu yünün tellerinin uzun olduğuna, yağmurda çekmeyeceğine; kısır koyun ve koç yününden ehram olmayacağına inanıyor. Ehramın değeri ipin inceliği ile doğru orantılı olarak değerlendiriliyor. Ehramda genellikle kahverengi, siyah, krem gibi yünün doğal renkleri kullanılıyor, renkli iplerle ehram üzerine dokuma esnasında ya da sonradan elle nakış işleniyor. Yazın ve kışın yaygın olarak kullanılıyor. Yazın açık renk kışın koyu renk tercih ediliyor. Doğal yün oluşu nedeniyle özellikle kışın örtünmeyle beraber, ısınma avantajı da sağlıyor. Koyun yününden yapılan ve kimyasal madde içermeyen sağlıklı olması yönüyle tercih edilen el emeği olan bu kıymetli kumaş günümüzde kadın/erkek giysisi ve aksesuarlarına(kadın el çantası/cüzdan, dizlik, erkek yelekleri, kravat, kemer, anahtarlık, magnet) varana dek yapılmakta olup geleneksel ehram kullanımından modern kullanıma adapte edildi. Zahmetli bir üretim süreci var Ata yadigârı olarak bilinen, geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehram, çeşitli nakış teknikleriyle süslenerek şimdilerde ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa pek çok ürünün yapımında kullanılıyor. Ehram ustalarının bahar döneminde köy köy dolaşarak en iyi koyunun yününü topladıklarını ve alabalık suyunun olduğu köylerde bu yünleri tokaçlama yıkanıyor. Temizlenmiş yünün kaliteli kısmı ayrılarak tarama ve çirişleme işlemiyle ipler tezgâhta dokumaya hazır hale getiriliyor.
Fazıl Say ve Nakamura Hayato Kapadokya’da aynı sahnede buluştu
06 Eylül 2025 Cumartesi - 23:11 Fazıl Say ve Nakamura Hayato Kapadokya’da aynı sahnede buluştu Dorak Holding, Türkiye ile Japonya arasında yüzyılı aşkın dostluğu kültür diplomasisinin en zarif örneklerinden biriyle onurlandırdı. UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Miras Listesinde yer alan ve Kapadokya bölgesinin önemli destinasyonları arasında yer alan Avanos ilçesine bağlı Paşabağları ören yerinde gerçekleşen konserde, Fazıl Say ve Nakamura Hayato ilk kez aynı sahneyi paylaştı. Japonya’nın önde gelen seyahat acentesi Nippon Travel Agency (NTA) ile Coin Park’ın da desteklediği bu buluşma, iki ülke arasındaki iş birliğinin anlamlı bir simgesi oldu. Uzak Doğu’ya Kapadokya’yı tanıtan, Japonya ile köklü bağlar kuran Dorak Holding, yüzyılı aşkın dostluğu anlamlı bir kültür projesiyle onurlandırıyor. Bu gün Kapadokya’da gerçekleşen etkinlikte, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say ile Japon Kabuki tiyatrosunun genç temsilcilerinden Nakamura Hayato ilk kez aynı sahnede buluştu. Bu özel etkinlik, yalnızca iki büyük sanatçıyı değil, aynı zamanda iki köklü kültürü Kapadokya’nın büyülü atmosferinde bir araya getirdi. Etkinliğin organizasyonunu ise Japonya ile Türkiye arasında 30 yılı aşkın süredir kültür turizmi alanında köprü kuran Dorak Holding üstlendi. Kapadokya’yı Japonya’ya tanıtan ilk el 1990’lı yılların başından itibaren Japon turist kafilelerini Türkiye’ye getiren ilk turizm grubu olan holding, Japonya’da Kapadokya’nın tanıtımına öncülük eden grup olarak dikkat çekiyor. Japon misafirlerin kültürel hassasiyetlerine uygun tur programları, hava balonculuğu ve özgün deneyim tasarımlarıyla bölgeyi dünya çapında bilinir bir destinasyona dönüştüren Holding, bu kez sanat aracılığıyla iki ülkeyi yeniden buluşturdu. Kültür diplomasisinin gücüyle Fazıl Say’ın evrensel müzikal dili ile Nakamura Hayato’nun geleneksel Kabuki sanatını sahnede buluşturan konser, kültür diplomasisinin en zarif örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Konserde Fazıl Say, "Ses", "Kumru", "Karatoprak", "Kaz Dağları", "Yeni Hayat" ve "Alaturka Jaz" adlı eserlerini seslendirdi. Nakamura Hayato ise Kabuki tiyatrosunun özgün yorumlarıyla sahne aldı. Nakamura Hayato: Kabuki’nin genç yıldızı Japonya’nın genç ve gelecek vadeden oyuncularından biri olarak kabul edilen Nakamura Hayato, etkinlik kapsamında Türkiye’yi ziyaret etti. 1993 doğumlu olan ve ailesi de ülkenin en ünlü oyuncuları arasında yer alan Hayato, özellikle Japon halk tiyatrosunun özel bir türü olan Kabuki dalındaki yeteneği ve başarılarıyla son yıllarda ülkesinde büyük bir saygınlığa ulaştı. Temelleri 17’nci yüzyıla dayanan ve pandomim, dans ile skeçleri bir araya getiren bu geleneksel tiyatro sanatındaki başarısı, Hayato’nun popüler sinema ve tiyatro dünyasında da önünü açtı. Bugün yalnızca kendi ülkesinde değil, Avrupa ve ABD’de de geniş bir hayran kitlesine sahip.
İnegöl’ün düşman işgalinden kurtuluşu
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:42 İnegöl’ün düşman işgalinden kurtuluşu İnegöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yılı sebebiyle, Atatürk Anıtı’nda tören düzenlendi. Başkan Alper Taban yaptığı konuşmada, "6 Eylül yalnızca kurtuluş değil, yeniden diriliştir" diyerek şanlı zaferi andı. 6 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtulan İnegöl, bu gururlu günün 103’üncü yıl dönümünü coşkuyla kutladı. Hafta boyunca "Zaferden Kurtuluşa" sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında anma töreni ise 6 Eylül sabahı Atatürk Anıtı önünde düzenlendi. Saat 09.30’da başlayan törene Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, siyasi parti ve STK temsilcileri, kurum amirleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Çelenklerin anıta bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. "Bugün, tarihimizin altın sayfalarından birini çeviriyoruz" Törende konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban 6 Eylül’ün İnegöl için sıradan bir gün olmadığını vurgulayarak, "Bugün, tarihimizin altın sayfalarından birini daha gururla çeviriyoruz. İnegöl’ümüzün düşman işgalinden kurtuluşunun 103’üncü yıl dönümünü kutlamanın onurunu ve coşkusunu yaşıyoruz. İnegöl, işgalin ilk gününden itibaren baskı, zulüm ve tahribata maruz kaldı. Camilerimiz yakıldı, evlerimiz yağmalandı, halkımız sürgün edildi, şehit edildi. Ancak milletimizin evlatları asla boyun eğmedi, dağlarda ve vadilerde büyük bir azimle direndi. Hüsnü Güven, Edebeyli İzzet, Küçük Kamil ve daha nice isimsiz kahramanımız canlarını hiçe sayarak bu toprakları yeniden vatan kıldılar. Bugün bu şehirde özgürce yaşıyorsak, 103 yıl önce toprağa düşen aziz şehitlerimizin sayesinde yaşıyoruz" dedi. "6 Eylül sadece kurtuluş değil, yeniden diriliştir" İnegöl’ün düşmandan kurtulduğu gün yaşanan sevinç ve acıyı hatırlatan Başkan Alper Taban, "6 Eylül sabahı kahraman ordumuz İnegöl’e girdi, halk gözyaşlarıyla karışık sevinç çığlıklarıyla sokaklara döküldü. Ancak düşman giderken bile acımasızlığını gösterdi, bazı mahalleleri ateşe verdi. İşte bu yüzden 6 Eylül sadece bir kurtuluş değil, aynı zamanda yeniden diriliş günüdür." dedi. "En büyük gücümüz, birlik ve beraberliğimiz" Başkan Taban konuşmasının sonunda, "Nasıl ki 103 yıl önce yedi düvele karşı birlik olup direndiysek, bugün de aynı kararlılığa sahibiz. En büyük gücümüz birlikteliğimizdir. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, Kurtuluş Bayramımızı kutluyorum." dedi. Törenin ardından protokol üyeleri Garnizon Şehitliği’ni ziyaret ederek dualar etti ve şehit mezarlarına karanfiller bıraktı. Program, Gaziler Derneği ziyaretiyle sona erdi.
Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’ne görkemli açılış
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:27 Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’ne görkemli açılış Menemen Belediyesi Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nde açılış coşkusu yaşandı. 41 ülkeden katılımla gerçekleşen festivalin açılış töreninde konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bugün Menemen, Türkiye’nin çömlekçilikteki en önemli merkezlerinden biri olarak başköşedeki yerini almış, bu eşsiz geleneği dünyayla buluşturan bir marka şehir haline gelmiştir" dedi. Etkinlik sayısı, büyüklüğü ve uluslararası katılımıyla dünyanın kendi alanındaki en büyük organizasyonu olan 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali açılış töreniyle birlikte kapılarını açtı. Türkiye’nin dört bir yanından ve 41 ülkeden sanatçı, akademisyen, usta ve sektör paydaşını bir araya getiren festivalin açılış töreni, festival alanı olan şehir Parkı’nda yapıldı. Törene Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, KKTC İzmir Başkonsolosu Mustafa Davulcu, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Sadık Doğruer, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, ilçe protokolü ve çok sayıda davetli katıldı. "Menemen çömleği Dünya sahnesinde hak ettiği yere ulaşmıştır" Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından halk oyunları gösterisiyle başlayan törende konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivalin önemine dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Bugün Menemen, Türkiye’nin çömlekçilikteki en önemli merkezlerinden biri olarak başköşedeki yerini almış, bu eşsiz geleneği dünyayla buluşturan bir marka şehir haline gelmiştir. Ve bugün, dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’mizle; insanlık tarihi kadar eski olan çömlekçiliği tam 41 ülkeye ulaştırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. O zaman bu yıl ki festivalimiz için diyorum ki 41 kere Maşallah Dile kolay 2022 yılında, yalnızca 18 ülkenin katılımıyla başlattığımız bu yolculuk; bu yıl 41 ülkeye ulaştı. Filistin’den Brezilya’ya, Amerika’dan Rusya’ya; çömleğin yapıldığı, konuşulduğu her yerde, her kıtada artık Menemen’in izleri var. Hemşehrilerimizle, ustalarımızla, firmalarımızla ve güzel Menemen’imizle iftihar ederek söylüyorum ki; Menemen çömleği dünya sahnesinde hak ettiği yere ulaşmıştır. 8 bin yıllık geçmişe sahip olmasına rağmen ne yazık ki yakın geçmişte kıyıda köşede unutulmuş olan Menemen çömlekçiliği, bugün tıpkı bir Zümrüdü Anka Kuşu gibi küllerinden doğmuş ve festivalimizle birlikte, kanatlarını geleceğe ve umuda açmıştır. Bu büyük başarının mimarları, hiç şüphesiz, Menemen’in değerli çömlek ustaları ve sanatçılarıdır" ifadelerini kullandı. Başkan Pehlivan’dan sonra kürsüye çıkan MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da Menemen Belediyesi’nin ve Başkan Aydın Pehlivan’ın eser siyaseti ve ilçeye kazandırdıklarına vurgu yaparak, Menemen’in gelişiminin dikkat çektiğini söyledi. Konuşmaların ardından açılış kurdelesinin kesilmesiyle birlikte Başkan Pehlivan ve protokol üyeleri, tornaların başına geçerek çömlek yaptı. Ardından geleneksel hale gelen ve ateşin ve toprağın dansı olarak da adlandırılan raku gösterisiyle birlikte açılış heyecanı en üst seviyeye ulaştı. Bir kurdele de Aynısefa için Uluslararası Menemen Çömlek Festivali ile birlikte eş zamanlı olarak bir açılış da festivalin gerçekleştiği Şehir Parkı’nda bulunan Aynısefa Kafe için düzenlendi. İlki Temmuz ayında Kent-2’de açılan ve büyük ilgi gören Aynısefa Sosyal Tesisi’nin ikincisi, Şehir Parkı’nda açılırken, modern mimarisi ve zengin menüsüyle göz dolduran tesise, vatandaşlar ilk günden büyük ilgi gösterdi. Dolu dolu bir ilk gün Öte yandan, 4. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin ilk günü, dolu dolu etkinliklerle tamamlandı. Hemhal Sanatsal Seramik Sergi ve Yarışması ile Çömleğin İzinde Fotoğraf Yarışması ve Sergisi, Taşhan’da büyük ilgi görürken, Menemen Toprağında Yeni Kullanım Alanları başlıklı panelde Doç. Dr. Füsun Çövenoğlu’nun moderatörlüğünde Hasan Ursavaş, Reyaz Badaruddin, Verda Sipahi ve Metin Ertürk konuşmacı oldu. Festival sohbetlerinde ise Burak Cılasun’un moderatörlüğünde seramiğin duayen isimlerinden Bingül Başarır, 65 yıllık sanat hayatını anlatıp, seramik sanatına dair önemli bilgiler verdi. Gün boyu etkinliklerin sürdüğü festivalde, workshop etkinlikleri, çocuk atölyeleri ve konserler de büyük ilgi görürken, alternatif pişirim teknikleri ve network etkinlikleri, sektör paydaşlarını bir araya getirdi.
İnegöl, uluslararası duvar resimleri festivali ile sanatla buluştu
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:19 İnegöl, uluslararası duvar resimleri festivali ile sanatla buluştu İnegöl, sanat adına bir ilke ev sahipliği yaptı. İnegöl Belediyesi tarafından şehirde ilk kez düzenlenen "Uluslararası Renklerin İzinde Duvar Resimleri Festivali", 28 Ağustos’ta başlayıp 10 gün süren yoğun bir programla sona erdi. İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Renklerin İzinde Duvar Resimleri Festivali kapsamında Merkez Park’ın üç farklı noktasında duvar ve zemin resimleri ile atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Etkinlikte Endonezya’dan 4, Singapur’dan 2 ünlü sanatçı yer alırken, gönüllü proje küratörü Ayfer Çakal ve İnegöllü gönüllüler de çalışmalara destek verdi. Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Alp Yılmaz ile Ala Seramik sanatçısı Ayşe Seda Aratman özellikle dikkat çeken katkılar sundu. Festival süresince vatandaşlar çalışmaların yakın takipçisi oldu ve gece saat 02.00’ye kadar süren etkinlikler sosyal medyada da yoğun ilgi gördü. Ayrıca İNESMEK kursiyerleri ve hocaları da festivale katılarak, şehrin meydanında yeni eserler ortaya koydu. "Şehrimizin kimliğine, geleceğine renk katacak bir yolculuktur" Festival sonunda İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Kaymakam Eren Arslan, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, vatandaşlar ile birlikte alanı ziyaret etti. Başkan Alper Taban, festivalin sadece duvar ve zemin boyamaktan ibaret olmadığını vurgulayarak şehrin ruhuna ve kimliğine renk katan bir yolculuk olduğunu belirtti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban konuşmasında, "İşin özünde gönüllülük esasıyla yapılan her işin çok değer ve başarıya ulaştığını görüyoruz. İnegöl’ümüz de sanat adına aslında bir ilki yaşıyoruz. 28 Ağustos’tan bu yana da bizleri heyecanlandıran süreç oldu. Burada ilk gün geldik ve ilk fırçayı duvara birlikte vurduk. Sonrasında ise şuan gördüğümüz eser gün yüzüne çıkmış oldu. Ben kendilerine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. 10 günlük zaman dilimi içerisinde gece geç saatlere kadar çalışmalar yürüterek bu parkımız bu hale gelmiş oldu. Tabii sadece gördüğünüz bu alan değil parkın 3 ayrı noktasında çalışmalar yapıldı. İnşallah bu çalışmalar devam edecek. Bizim burada amaçladığımız İnegöl’ümüz her zaman güzellikleriyle örnek teşkil eden yanlarıyla anılsın istiyoruz. Burada özel bir alan kazanmış olduk. Bu iş sadece bir duvarın, zeminin boyanması olarak görmemek gerekiyor. Bu şehrin ruhuna, kimliğine, geleceğine renk katacak bir yolculuktur" dedi. "Her alanda programlarımızı üzerine katarak devam ettirmek istiyoruz" Başkan Taban, festivalin geleneksel hale getirilmesi ve Anaformik Park formatında sürekli sanat alanları oluşturulması hedeflendiğini ifade ederek, ilerleyen dönemlerde fotoğraf yarışmaları ve farklı etkinliklerle şehrin sanatla anılan bir merkez olmasını amaçladıklarını dile getirdi. Taban konuşmasının sonunda "İnegöl’ümüzün sokaklarında sanatın, kültürün ve hayal gücünün birleşimini deneyimledik. Şehrimizin estetik görünümüne katkı sağladık ve yeni çekim alanları oluşturduk. Her bir sanatçımızın ellerine sağlık. İnşallah bu programları üzerine katarak devam ettirmek istiyoruz" dedi. Proje küratörü Ayfer Çakal ise başta İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban olmak üzere tüm belediye personellerine bu güzel ev sahipliğinden dolayı teşekkürlerini iletti. Konuşmalar sonrası İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban misafir sanatçılara hediye takdiminde bulundu.
Ahilik Müzesi, Ahilik Haftası öncesinde ziyaretçilerini ağırlıyor
06 Eylül 2025 Cumartesi - 15:16 Ahilik Müzesi, Ahilik Haftası öncesinde ziyaretçilerini ağırlıyor KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de bulunan ve 2023 yılında kapılarını açan Ahilik Müzesi, Ahilik Haftası öncesinde ziyaretçi akınına uğruyor. Kuruluşundan bu yana 150 binden fazla kişinin ziyaret ettiği müze, 2025 yılının ilk sekiz ayında ise 30 bin ziyaretçiyi ağırladı. Ahilik kültürünün tanıtılması ve yaşatılması amacıyla hayata geçirilen müze, özellikle Ahilik Haftası öncesinde ilgi odağı haline geldi. Müze, zengin arşivi, interaktif sergileri ve tarihi atmosferiyle ziyaretçilere geçmişin izlerini sunuyor. Müze ziyareti sonrasında açıklamalarda bulunan Sibel Orhan, Ahilik kültürünü ve Kırşehir’in tarihi değerlerini daha yakından tanıma fırsatı bulduklarını belirterek, "Müze ziyareti sayesinde Kırşehir ve tarihini öğrendik. Bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması çok önemli" dedi. Kayseri’den ailesiyle birlikte gelen Fatih Aldanmaz ise, "Yaptığımız şehir gezisi sırasında ailemi müzeye getirme ihtiyacı duydum. Hem tanıtım hem de ailemin öğrenmesi açısından böyle bir etkinlik düzenledim" derken, Edanur Aldanmaz da, "Tarihi öğrenmek isteyenlerin mutlaka müze ziyareti yapması gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Ahilik Müzesi, hem yerli hem yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ederken, Ahilik Haftası kapsamında düzenlenecek çeşitli etkinliklerle ziyaretçi sayısının artması bekleniyor.
Yılmaz Kuşkay’dan, Erzurum tarihine ışık tutan bir eser: Erzurum’da Rus İşgali
06 Eylül 2025 Cumartesi - 14:38 Yılmaz Kuşkay’dan, Erzurum tarihine ışık tutan bir eser: Erzurum’da Rus İşgali Araştırmacı-yazar iş insanı Sıtkı Yılmaz Kuşkay, 1878’de Erzurum’u işgal eden Rus Askeri Valisi Tümgeneral Sergey Mihailoviç Duhovsky ve eşi Prenses Varvara Duhovskaya’nın (Galitzine) anılarını kitaplaştırdı. "Erzurum’da Rus İşgali", kentin hafızasında gizli kalmış olayları gün yüzüne çıkarıyor. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın önceki başkanlarından Sıtkı Yılmaz Kuşkay, tarih çalışmalarına yeni bir halka daha ekledi. Kuşkay’ın, Dergâh Yayınları’ndan çıkan "Erzurum’da Rus İşgali" adlı eseri, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Erzurum’da yaklaşık yedi ay süren Rus işgalini dönemin askeri valisi Sergey Duhovsky ve eşi Varvara Duhovskaya’nın (Prenses Galitzine) kaleme aldığı anılar üzerinden aktarıyor. Araştırmacı yazar Kuşkay, kitabının ön sözünde, "Yedi ay süren Erzurum işgali sırasında görev yapan Sergey Duhovsky ve eşi Prenses Galitzine, savaşın hemen ardından St. Petersburg’da hatıralarını yayımladılar. Bu tanıklıklar, Erzurum tarihinin bilinmeyen, gölgede kalmış olaylarını aydınlatıyor" ifadelerine yer veriyor. Tarihin karanlık sayfalarına Erzurum’dan açılan bir pencere Daha önce "Erzurum’da İngiliz Konsolosu Everett’e Ermeni Suikasti" ve "Kafkasya’da Rus Yayılmacılığı" eserlerini kaleme alan Kuşkay, yeni kitabının kişisel bir yön taşıdığına da vurgu yaparak şunları ifade edeiyor: "En az elli yıllık birikim ve emeğin ürünü olan bu çalışmayı Türk okuyucusuyla buluşturduğum için mutluyum. 93 Harbi’nde muhacir olmuş bir ailenin torunu olarak bu döneme özel bir ilgim vardı. Erzurum’un işgal günlerinde yaşananları, Prenses Galitzine ve Sergey Duhovsky’nin tanıklıklarıyla aktarmak, hem tarihimize hem de hafızamıza hizmet etmektir." "Erzurum’da Rus İşgali", yalnızca akademik bir kaynak değil; aynı zamanda Erzurum’un geçmişine dair insani, sosyal ve kültürel boyutlarıyla işgal günlerini yansıtan bir eser olarak dikkat çekiyor. Kitap, tarihin karanlık sayfalarına Erzurum’dan açılan bir pencere niteliği taşıyor. Prenses Galitzine’nin Erzurum izlenimleri Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de, işgal günlerini bir kadın gözüyle aktaran Prenses Galitzine’nin satırları. Erzurum’u sokaklarından evlere, çarşıdan camilere kadar birçok ayrıntıyı kayda geçiren Galitzine, şehrin havasını, insanlarının direncini ve savaşın gölgesinde yaşanan gündelik hayatı farklı bir bakış açısıyla yansıtıyor. 1878’de Erzurum’a gelen Rus Prensesi Varvara Galitzine, anılarında şehirle ilgili çarpıcı izlenimlere yer vererek şehrin sefaletini, hastalıklarını ve halkın inatçı yaşam mücadelesini satır aralarına şöyle kaydediyor: "Geçtiğimiz kış yalnızca Erzurum’da bin 500 Rus askeri tifüsten öldü. Karlar eriyince, aceleyle açılmış mezarlıklardaki mezarların çöktüğünü ve cesetlerin göründüğünü gördük. Bu durum şehirde büyük bir halk sağlığı sorunu oluşturdu." 23 Mayıs 1878 günü ise Erzurum’a dönerken Kân (Dadaşköy) köyüne uğradığında yaşadığı ilginç olayı şöyle aktarıyor: "Köyde etrafımızda çoğu kadınlardan oluşan büyük bir kalabalık toplandı. Bir köylü kadın kolumdan tutarak, büyük bir hayret içinde ‘O canlı ve yaşıyor!’ diye bağırdı. (Beni balmumu bebek zannetmişlerdi.)" Kuşkay’a göre bu gözlemler, yalnızca askeri tarih açısından değil; Erzurum’un sosyal ve kültürel dokusunu anlamak için de benzersiz bir kaynak niteliğinde. 93 Harbi’nin Erzurum’a bıraktığı izler "93 Harbi" olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, imparatorluğun doğusunda büyük bir yıkıma neden oldu. Rus ordusu Erzurum’a kadar ilerledi, şehir aylarca işgal altında kaldı. 31 Ocak 1878 Edirne Ateşkesi ve 3 Mart 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Osmanlı Devleti ağır şartları kabul etmek zorunda bırakıldı. Osmanlı, Kars, Ardahan, Batum ve Oltu’yu kaybetti; Erzurum, Eleşkirt ve Doğubayazıt’ı geri aldı. Ağır kış, tifüs salgını ve Aziziye direnişi Rusların daha ileri harekâtını durdurdu. 93 Harbi yalnızca askeri kayıplarla sınırlı kalmadı; binlerce aile yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Erzurum, gözyaşı ve muhaceretin en acı sahnelerine tanıklık etti.
Ressamların eserleri Şanlıurfalı kadınların ellerinde seramiklere yansıtılıyor
06 Eylül 2025 Cumartesi - 14:22 Ressamların eserleri Şanlıurfalı kadınların ellerinde seramiklere yansıtılıyor Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde düzenlenen sanat kurslarına katılan kadınlar, dünyaca ünlü ressamları kendi seramik eserlerine yansıtarak sanata ve kültüre kendi fikirleri ile katkı sağlıyor. Şanlıurfa’da toplumun her kesimine yönelik eğitim, sanat ve sportif kurslar düzenlemeye devam eden Büyükşehir Belediyesi, ücretsiz sanat kurslarıyla yoğun bir dönemi daha geride bırakıyor. Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde gerçekleştiren sanat kurslarına katılan kadınlar bir yandan kendi yeteneklerini keşfederken diğer yandan meslek öğrenerek iş hayatına ilk adımlarını atıyor. Daire Başkanlığının düzenlediği Seramik Eğitim Kursunda Usta Yetiştirme Programına katılan 12 kadın kendi fikirlerini sanatla buluştururken, dünyaca ünlü ressamları da kendi eserlerine yansıtıyor. Van Gogh’un eserleri Şanlıurfa seramiklerinde İki aydan bu yana sanat eğitimlerine katılan Görsel Sanatlar Öğretmeni Emire Kaya, kendisinin bir Van Gogh hayranı olduğunu ve ünlü ressamın eserlerini seramiklere yansıttığını anlattı. Amacının ileride kendi atölyesini açmak olduğunu belirten Kaya, "Kendim Görsel Sanatlar Öğretmeni olduğum için ünlü ressamları yaptığımız seramiklere işliyorum. Bardaklara ve tuallere Van Gogh’un başta Ayçiçeği eseri olmak üzere birçok eserini aktarıyorum. Bu anlamda kendimizi daha da geliştirerek, yeni fikirler oluşturuyoruz. Ortamda çok iyi ve tüm ham malzemeleri Büyükşehir Belediyemiz bizlere sağlıyor. Kadına yönelik yaklaşımlarından dolayı tüm Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına ve eğitmenlerine teşekkür ediyorum" diye konuştu. "İşten çıkar çıkmaz kursa geliyoruz" Kursiyerlerden Sağlık Çalışanı Ayten Geçgel ise işten çıkar çıkmaz kursa geldiğini ve ortamda çok iyi arkadaşlıklar edindiklerini söyledi. Geçgel, "Merkezdeki eğitimlerimizin ardından ustalık belgesi alacağız. Ortam ve eğitimler çok iyi. Profesyonel eğitmenlerimiz sayesinde gayet iyi bir eğitim sürecinden geçiyoruz. Burayı tüm Şanlıurfalı kadınlara tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı. 756 saatlik eğitimin ardından usta yetiştirici belgesi sahibi olmaya hak kazanan kadınların hiçbir kalıp veya makine kullanmadan tamamen el ürünleri ile ortaya çıkardıkları eserlere her geçen gün yenisi eklenirken, merkez son dönemlerde en yoğun dönemlerini yaşıyor.