KÜLTÜR SANAT
Çocuklar geleneksel gölge gösterisi ile eğlenceli anlar yaşadı 07 Mart 2026 Cumartesi - 10:32:20 SEKA Kağıt Müzesi’nde Ramazan buluşmaları kapsamında düzenlenen programda sahnelenen Karagöz ve Hacivat gösterisi ile kukla atölyesi, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Geleneksel gölge oyunu, ailelerin de katılımıyla eğlenceli ve öğretici bir etkinliğe dönüştü. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren SEKA Kâğıt Müzesi’nde düzenlenen "Ramazan Buluşmaları" yoğun katılımla gerçekleşiyor. Bu kapsamda çocuklara yönelik hazırlanan "Karagöz ve Hacivat Dev Gölgeler" ile "Kukla Atölyesi" etkinliği, hem eğitici hem de eğlenceli içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü. Ramazan ayının paylaşım ve birliktelik ruhunu yansıtan program, ailelerin de katılımıyla sıcak ve samimi atmosferde gerçekleşti. Karagöz ve Hacivat eğlendirdi Sahnelenen "Karagöz ve Hacivat Dev Gölgeler" gösterisiyle başladı. Geleneksel gölge oyununun sevilen karakterleri Karagöz ve Hacivat’ın keyifli diyalogları çocuklara neşeli anlar yaşatırken, kültürel mirasın önemli bir parçası da sahneye taşınmış oldu. Gösteri boyunca salonda kahkahalar yükseldi. Gölge oyunun önemi aktarıldı Gösterinin ardından kukla atölyesi gerçekleştirildi. Atölye çalışmasında çocuklar, kağıttan Karagöz ve Hacivat kuklaları tasarlayarak hem el becerilerini geliştirme hem de geleneksel sanatla birebir temas kurma fırsatı buldu. Eğitmenler eşliğinde yürütülen çalışmada Karagöz ve Hacivat’ın kültürdeki yeri ve gölge oyununun önemi çocuklara yaşlarına uygun anlatımla aktarıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte çocuklar üretmenin mutluluğunu yaşarken, aileler de çocuklarının sanatsal gelişimine tanıklık etti. Atölye sonunda katılımcılar, kendi hazırladıkları kuklaları yanlarına alarak, evlerinde gölge oyunu oynatabilecekleri özgün ve anlamlı hatırayla programı tamamladı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:26 İnönü Üniversitesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel sergi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği programlarının kadın öğretim elemanları, görsel sanatlar öğretmenleri, lisansüstü öğrenciler ve farklı disiplinlerde çalışan kadınların eserleri açılan sergide sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Küratörlüğünü İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım Bölüm Başkanı Doç Dr. Binnaz Koca’nın yaptığı serginin açılışına İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yüksel Göğebakan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Serginin küratörlüğünü yapan Doç. Dr. Binnaz Koca, sergiyle ilgili bilgiler verdi. Koca, sergide hem bireysel hem de kolektif çalışmaların yer aldığını belirterek, sergideki eserlerin yalnızca 8 Mart temasıyla sınırlı olmadığını ifade etti. Koca, "Sergide yer alan bazı çalışmalar sanatçıların Dünya Kadınlar Günü’ne dair bakışını yansıtırken, bazıları da sanatçıların genel üretim süreçlerinin bir parçası olan eserlerden oluşuyor. Kadınların üretkenliği ve gelişmişliği yalnızca belirli günlerle sınırlı değil yaşamın her alanında devam eden bir süreçtir" dedi Sergide ayrıca sanatçıların birlikte hazırladığı kolektif bir masa çalışması da yer aldı. Bu çalışma hakkında da bilgiler aktaran Koca, "Tabağında Ne Var? isimli masa yerleştirmesinde oluşturulan tabaklar hem bir yüzey hem de bir taşıyıcı olarak düşünülüyor. Herkes kendi tabağını, kendi malzemesi, üretim dili ve yaklaşımıyla üretti. Tabağın içine yerleşen şey düşünce, gündem. Kadınlar Günü’ne dair kişisel bir yorum, bir duygu, bir soru ya da bir itiraz olarak yer almıştır. Sergide ayrıca isimsiz bir tabak da bulunmaktadır. Bu tabağın içine yerleştirilen siyah kurdeleler, hayatını kaybeden kadınlara dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır. Ziyaretçiler, kurdeleleri yakalarına takarak hem anmaya hem de farkındalık oluşturmaya katılmıştır" diye konuştu Serginin açılışı Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat tarafından gerçekleştirildi. Açılışın ardından Rektör Akpolat, sergiyi ziyaret ederek Doç. Dr. Binnaz Koca’dan sergi hakkında bilgi aldı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:24 Kadın bestekarların eserlerinin seslendirildiği konser ilgiyle dinlendi İnönü Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim üyeleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında "Gönülden Makama Kadın Bestekarlar" adlı konserle müzikseverlerle buluştu. Devlet Konservatuvarı Konser Salonu’nda gerçekleştirilen konser öncesi Osmanlı Sarayı’ndan Cumhuriyet Dönemi’ne uzanan süreçte Türk sanat müziğine yön veren kadın bestekâr ve icracıların, sanatsal faaliyetleri ele alındı. Daha sonra bu sanatçıların eserleri dinleyicilere sunuldu. Konserin anlatıcılığını Devlet Konservatuvarı Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Derya Karaburun Doğan üstlendi. Devlet Konservatuvarı öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen programda, Dr. Öğr. Üyesi Şakir Orçun Akgün solist olarak sahne aldı. Öğr. Gör. Dr. Seda Yalman udî ve solist olarak sahne alırken, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Zeki Giray kanunda, Doç. Dr. Ünsal Deniz viyolada ve Emre Keskin ise ritmde müzikseverlere unutulmaz bir gün yaşattı. Konserde, Türk sanat müziğinde önemli eserler veren kadın bestekâr ve icracılardan Semahat Özdenses’in "Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine", Safiye Ayla’nın "Ah Bu Gönül Şarkıları" ve Neveser Kökteş’in "Canandan Uzak Kaldı Gönül" eserleri seslendirildi. Kadın bestekar ve icracıların Türk sanat müziğine katkılarını odağına alan program, dinleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi.
Bakan Göktaş: "Aileyi değersiz kılan programlardan vatandaş çok şikayetçi"
30 Ocak 2026 Cuma - 22:05 Bakan Göktaş: "Aileyi değersiz kılan programlardan vatandaş çok şikayetçi" Sultanbeyli Belediyesinin ev sahipliğinde, Tiyatro Akademisi tarafından hazırlanan ’Bizim Evin Hikayesi Gala Programı’na katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aileyi değersiz kılan söylemlerden, programlardan her bir vatandaş çok şikayetçi. Bunun yanında aileyi merkeze alan, aile ve nüfus vizyonunuza destek çıkacak kültür yapımızı, medeniyetimizi, güçlü aile kavramımıza sahip çıkacak eser sayımız maalesef az" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sultanbeyli Belediyesinin ev sahipliğinde, Tiyatro Akademisi tarafından hazırlanan ’Bizim Evin Hikayesi Gala Programı’na katıldı. Sultanbeyli’den çağrıda bulunan Bakan Göktaş, "Kültüre, sanata, değerlerimizi yaşatan konulara önem verelim. Buna yatırım yapalım. Vatandaşımız bunu istiyor. İnsanımız bunu istiyor. İnsanımız izlediğinde kendini görmek istiyor. Entrikaları, yalanı dolanı, gayri ahlaki konuların işlenmesini istemiyor. Kendini temsil eden, kendi değerlerini temsil eden, ailesini, komşuluk ilişkilerini, birliğimizi, beraberliğimizi yansıtan görseller görmek istiyor. İşte biz de bu akşam tam da böyle bir oyunu hep beraber İzleyeceğiz. Hepimiz çok heyecanlıyız. Burada emek veren her birinize sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum" diye konuştu. Sultanbeyli Belediyesi’nin ortaya koyduğu vizyonun önemine değinenen Bakan Göktaş, "Herkes pek çok şeye yatırım yapar ama insana yatırım yapmak kültüre, sanata yapmak herkesin üstünden gelebileceği bir şey değil. Burada siz bir vizyon çizdiniz. Bir tiyatro grubu kurdunuz. Aynı zamanda danışmanlık aldınız. Nihayetinde burada gerçekten Sultanbeyli Belediyesi’nin tiyatro grubunda, tiyatro akademisinin bir yıl boyunca sabırla, azimle, kararlılıkla ortaya koyduğu ve aslında disiplinle çalıştığı ama aynı zamanda aileye değer veren, insana değer veren ve devletimizin politikasına, güçlü vizyonuna destek veren, sanatla destek veren, kültürle destek veren, çok kıymetli bir eseri izleyeceğiz" ifadelerine yer verdi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla ilan edilen "Aile ve Nüfus 10 Yılı" kapsamında aileyi merkeze alan çalışmaları önemsediklerini belirtti. Tombaş, "Aile ve Nüfus 10 Yılı çerçevesinde aileyi baş tacı eden, içimizden bir hikayeyi sahneye taşıyan bu anlamlı gecede sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Biz de bu vizyonu sözde bırakmıyor; sahada karşılığı olan, hayata dokunan ve gündelik yaşamda hissedilen somut adımlarla destekliyoruz. Elbette şehri imar ederken, nesli ihmal etmemek gerekir. Biz, kültür ve sanatı şehrin bir süsü olarak değil; o şehri ayakta tutan ruhun kendisi olarak görüyoruz. Bizler; aileyi merkeze alan, sanatı toplumla buluşturan ve gençlerimizin önünü açan çalışmalarımıza ilk günkü aşkla devam edeceğiz. Oyunumuzun izleyicisi bol, alkışı gür olsun. ’Bizim Evin Hikayesi’ gönüllerimizde hoş bir seda bıraksın" dedi.
"Ailem" dizisinin ikinci sezonu Bakan Tekin ve Bakan Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 20:19 "Ailem" dizisinin ikinci sezonu Bakan Tekin ve Bakan Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul-aile iş birliğini güçlendirmeyi ve öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini bütüncül bir yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan "Ailem" dizisinin ikinci sezonu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Velivizyon platformu için hazırlanan "Ailem" dizisinin ikinci sezon tanıtımı Kabataş Erkek Lisesi’nde gerçekleşti. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve dizide yer alan oyuncular katıldı. "Ailem" dizisinde öğretmenlerin görüş ve önerilerine de yer verildi İlk sezonda yayımlanan 27 bölümü veliler ve öğrencilerden yoğun ilgi gören yapım, yeni sezonda farklı bir hikaye örgüsüyle yoluna devam ediyor. İkinci sezon, Karadeniz’de çekilen dizinin yeni sezonda ele alınan konular, yaklaşık 1500 öğretmenin görüş ve önerileri doğrultusunda belirlenerek senaryo sürecine dahil edildi. Bu sayede okul-aile iş birliğini güçlendiren, sorumluluk bilincini pekiştiren ve toplumsal değerleri öne çıkaran hikâyeler, eğitimcilerin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Dizinin ikinci sezonu, 13 bölümden oluşacak şekilde planlandı. Sloganı "Kökeninde bilgi, odağında beceri, hedefinde gelecek olan yeni nesiller için" olarak belirlendi. "Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumda dönüştürücü bir rol oynamamız gerektiğinin farkındayız" Dizinin ikinci sezonu için düzenlenen tanıtımda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yaklaşık iki yıldır Milli Eğitim Bakanlığının yürüttüğü işlerde bir perspektif farklılaşması yapmaya çalışıyoruz. Bir taraftan, biraz önce içerideki konuşmamda da söyledim, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumda dönüştürücü bir rol oynamamız gerektiğinin, birleştirici bir rol oynamamız gerektiğinin farkındayız. Bu anlamda bütün enstrümanlardan da faydalanmak istiyoruz. Sanat bizim açımızdan çok önemli bir enstrüman ve biz; hem etkinliklerimizi, yaptığımız şeylerin daha nitelikli hale kavuşması, daha yaygın bir katma değer oluşturması açısından hem de toplumda sanatsal etkinliklerin hak ettiği değere ulaşması, toplumun sanat konusunda duyarlılığının, farkındalığının artırılması açısından üstümüze düşen roller olduğunun farkındayız" dedi. Öğretmenlerin talepleri doğrultusunda dizinin yapıldığını belirten Bakan Tekin, "Bu anlamda biz, okullarımızda geçtiğimiz eğitim öğretim yılında, yani 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulamaya başladığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde çocuklarımızın estetik zevklerini ve sanatla barışık olmalarını önemsedik. Programın odağına bunu yerleştirdik. Bunu da okullarımızda her dersin içerisinde yapacağımız etkinliklerle; çocuklarımızın hem geçmiş tarihi birikimlerimizi, tarihi üretimlerimiz anlamındaki sanatsal değeri daha doğru okuyabilmeleri, hem sanatsal yeteneklerinin erken yaşlarda keşfedilip onlara göre uygun eğitim alabilmeleri, hem de dersler esnasında sanatın birleştirici ve öğretici gücünden faydalanabilmeleri açısından müfredatın odağına koymuştuk zaten. Bir başka şey daha yapmaya çaba sarf ediyoruz. Eğitim öğretim süreçlerinin içerisinde ailelerin rolünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bu minvalde de geçtiğimiz yıl sevgili dostlarım Ahmet Yenilmez, Volkan ve Bora Severcan’la beraber başlattığımız bir proje oldu. Çocuklarımız aileleriyle birlikte eğitim yolculuğunu yürütebilsinler diye, ailelerimizi bu anlamda sürecin içerisine dahil ettiğimizin görünmesi açısından mini bir dizi projesine başlamıştık geçen yıl. Tamamen gönüllülük esasına bağlı olarak, dediğim gibi sevgili dostlarımızın sürecin içerisindeki katkılarıyla geçtiğimiz yıl 27 bölüm kısa dizi olarak, mini dizi olarak yayınlandı. 130 milyon adet görüntülendi, bu diziler izlendi. Sonra öğretmen arkadaşlarımızın talepleri ve katkılarıyla senaryo revize edildi ve ikinci bölüm, ikinci dönem, ikinci sezonu çekelim dedik ve hem de bu dizi ile muradımızın ne olduğunu paylaşmak istedik" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, "Bugün ‘Ailem 2’ dizisinin ikinci sezonu için buradayız. Burada çok değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı. Bir yandan ailenin eğitim üzerinde, okul üzerinde çocukların fiziksel, psikolojik, zihinsel gelişimi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda farkındalık oluşturmayı amaçlayan ama aynı zamanda hem aileleri hem çocuklarımıza hem gençlerimize hem de aynı zamanda hepimize aslında tüm topluma hitap eden böylesi kıymetli bir eseri kamuoyuna kazandıran kıymetli bakanımız Yusuf Tekin başta olmak üzere Milli Eğitim bakanlığımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum" dedi. "Değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı" Tanıtıma katılan Bakan Göktaş, "Bugün ‘Ailem 2’ dizisinin ikinci sezonu için buradayız. Burada çok değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı. Bir yandan ailenin eğitim üzerinde, okul üzerinde çocukların fiziksel, psikolojik, zihinsel gelişimi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda farkındalık oluşturmayı amaçlayan ama aynı zamanda hem aileleri hem çocuklarımıza hem gençlerimize hem de aynı zamanda hepimize aslında tüm topluma hitap eden böylesi kıymetli bir eseri kamuoyuna kazandıran kıymetli bakanımız Yusuf Tekin başta olmak üzere Milli Eğitim bakanlığımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum" dedi.
Sömestr tatili Atakum’da etkinliklerle geçti
30 Ocak 2026 Cuma - 19:46 Sömestr tatili Atakum’da etkinliklerle geçti Sömestr tatilinde Atakum’da çocuklar hem eğlendi hem öğrendi. Atakum Belediyesi tarafından yarıyıl tatiline özel hazırlanan programlar kapsamında öğrenciler, sanatla, bilimle ve farkındalık çalışmalarıyla dolu günler yaşadı. Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi ile Özgecan Kadın Danışma Merkezinde gerçekleştirilen etkinlikler, yoğun katılımla tamamlandı.Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezinde "Tatilde Anılar Biriktiriyoruz" başlığıyla düzenlenen etkinlikler serisi, İngilizce atölyesiyle başladı. Öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde eğlenceli aktiviteler yaparak yabancı dil becerilerini geliştirme imkânı buldu. Çini atölyesinde ata mirası sanatla tanışan çocuklar, uygulama bölümünde kendi tasarımlarını hazırladı. Ortaya çıkan çalışmalar büyük beğeni topladı. Drama ve yüz boyama atölyesinde oyunlar ve etkinliklerle keyifli vakit geçiren çocuklar, tuval boyama etkinliğinde hayal güçlerini renklere yansıttı. Programın ikinci haftasında çevre bilincine dikkat çekildi. İleri Dönüşüm Atölyesinde Atakum Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekipleri, öğrencilere sıfır atığın önemi hakkında bilgiler verdi. Çocuklar plastik şişe ve kapak gibi atık malzemeleri süs eşyası ve saksıya dönüştürerek hem çevre bilinci kazandı hem de yeni eserler ortaya koydu. Masal atölyesinde Türk ve dünya edebiyatının sevilen kahramanlarını canlandıran minik tiyatrocular, performanslarıyla alkış aldı. Tatil programı resim baskı atölyesi, tasarım ve beceri çalışmaları ile devam etti. Farkındalık seminerinde akran zorbalığı konusu ele alınarak öğrencilere önemli bilgiler aktarıldı. Film gösteriminde animasyon dünyasına yolculuk yapan çocuklar keyifli anlar yaşadı. Çini atölyesinde hazırlanan eserler ise ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Özgecan Kadın Danışma Merkezinde gerçekleştirilen etkinliklerde de çocuklar eğlenceli ve öğretici anlar yaşadı. "Renklerle Nefes Al" başlığıyla düzenlenen yoga atölyesinde nefes egzersizleri ve temel yoga hareketleri uygulandı. Taş tozuyla heykel yapımı atölyesinde öğrenciler, hazırladıkları heykel ve bibloları boyayarak sanatsal yeteneklerini sergiledi. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşleri Müdürü Deniz Gömeç, etkinliklere 500’ün üzerinde öğrencinin katıldığını belirterek, yarıyıl tatilinde çocukların eğlenerek öğrenmesini hedeflediklerini ifade etti. Gömeç, Başkan Serhat Türkel’in desteğiyle çocuklara yönelik kültür, sanat ve eğitim faaliyetlerini yıl boyunca sürdüreceklerini vurguladı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel ise öğrencilerin tatillerini verimli ve keyifli geçirmesi için özel bir program hazırladıklarını belirterek, çocukların sanat, spor ve bilimle iç içe, kendilerini ifade edebilen bireyler olarak yetişmeleri için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Türkel, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin öğrencilere, öğretmenlere ve velilere hayırlı olmasını diledi.
Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 16:39 Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Marttin, Eskişehir Türk Ocağı’nın gelenekselleşen "Perşembe Sohbetleri" kapsamında yaptığı "İmparatorluk’tan Ulus Devlete Geçişin Sancılı Mirası: Nüfus Mübadelesi" başlıklı konuşmasında, zorunlu göçün hukuki, tarihi ve sosyal boyutlarını dinleyicilerle paylaştı. Mübadelenin, yakın tarihte Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki kitlesel nüfus değişimini ifade ettiğini belirten Marttin, bu sürecin sadece 1923 Türk-Yunan Mübadelesi ile sınırlı kalmadığını, 1913 İstanbul Antlaşması ile Osmanlı ve Bulgaristan arasında gerçekleşen ilk organize nüfus değişiminin de bu sürecin bir öncülü olduğunu vurguladı. Lozan ve zorunlu göç Konuşmanda, 1923 Türk-Yunan Mübadelesi hakkında çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Marttin, Lozan Barış Antlaşması’na ek protokol uyarınca Türkiye ve Yunanistan’ın kendi yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tuttuğunu hatırlattı. Marttin, bu anlaşma ile Anadolu’dan yaklaşık 1 milyon 200 bin Ortodoks Hristiyan’un Rum Yunanistan’a; Yunanistan’dan ise 500 bin Müslüman Türk’ün, Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldığını anlatan Marttin, İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türklerinin bu uygulamanın dışında tutulduğu belirtti. Devletin iskân politikası ve mülkiyet sorunu Yeni kurulan Cumhuriyetin bu devasa nüfus hareketini yönetmek için 13 Ekim 1923’te "Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti"ni kurduğunu belirten Marttin, gelen mübadillerin Samsun, Adana, Balıkesir, İzmir ve Manisa gibi illere yerleştirildiğini ifade etti. Konuşmada, mübadillerin geride bıraktıkları malların tasfiyesi ve tazminat sorunlarının yıllarca sürdüğü, bu krizin ancak 1930 yılında imzalanan Ankara Sözleşmesi ile taşınmazların bulundukları ülkenin mülkiyetine geçmesi kararıyla aşılabildiği vurgulandı. Kaçınılmaz bir cerrahi müdahale Mübadelenin sosyal ve ekonomik etkilerine de değinen Prof. Dr. Marttin, Türkiye’ye gelen nüfusun ekserisinin tarım sektöründen olmasının tarımsal işgücüne katkı sağladığını, ancak giden Rum nüfusun sanayi ve zanaat alanında bıraktığı boşluğun uzun süre doldurulamadığını belirtti. Konuşmasını, mübadelenin her iki toplumda derin yaralar açmasına rağmen dönemin şartlarında kaçınılmaz olduğunu belirterek sonlandıran Marttin, bir Rum mübadilin yıllar sonra sarf ettiği, "Atatürk ve Venizelos iyi yaptı. Yoksa şimdi Bosna gibi olabilirdik. Bir yerden patlak verirdi" sözleri hatırlattı. Soru-cevap bölümünün ardından Eskişehir Türk Ocağı tarafından Prof. Dr. Volkan Marttin’e şükran beratı takdim edildi.
Tosyalı, genç sanatçıları destekleyerek kültürel üretime katkısını sürdürüyor
30 Ocak 2026 Cuma - 14:20 Tosyalı, genç sanatçıları destekleyerek kültürel üretime katkısını sürdürüyor Sanatı, toplumsal gelişimin ve düşünsel dönüşümün vazgeçilmez bir parçası olarak konumlandıran Tosyalı, kültür ve sanat alanındaki destekleriyle yalnızca üretimde değil, değer oluşturmada da sorumluluk üstlenmeye devam ettiğini duyurdu. Endüstri ile sanat arasında kalıcı bağlar kurmayı hedefleyen bu yaklaşım doğrultusunda Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın "The Grand Excess" adlı kişisel sergisine katkı sundu. Kültür ve sanat alanındaki çalışmalarını sürdüren Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın "The Grand Excess" adlı kişisel sergisi için hazırlanan kitabın sponsoru oldu. Pilevneli Dolapdere’de 29 Ocak’ta kapılarını açan ve 28 Şubat 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan "The Grand Excess", Lal Batman’ın sosyal medyanın parıltılı yüzünü sorguladığı, geçmişin estetik zarafetini günümüzün yapay ihtişamıyla yüzleştirdiği kapsamlı bir anlatı sunuyor. Sergide Antik Mısır ve Yunan dönemlerinden 18., 19. ve 21. yüzyıllara uzanan tarihsel katmanlar; Güney Amerika, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Batı kültürlerinin estetik yaklaşımlarıyla bir araya geliyor. Batman’ın eserleri; dijital ile plastiği yan yana getirirken mürekkep, akrilik, doğal ve cam taşlar ile incilerin oyma dokulu kâğıtlarda buluştuğu zengin bir malzeme diliyle hayat buluyor. Bu çok katmanlı yapının, izleyiciye yalnızca görsel değil, yoğun bir duyusal deneyim de sunduğu belirtildi. "The Grand Excess", geçmişin estetik değerlerini çağdaş bir bağlamda yeniden ele alan bir görsel manifesto olarak öne çıkıyor. Tosyalı, sergiye eşlik eden yayının kitap sponsoru olarak endüstri ile sanat arasında ilham verici ve kalıcı bir bağ kurulmasına katkı sunduğunu aktarırken; kültürel üretimin sürdürülebilirliğine verdiği önemi de vurguladı.
Kepez’in Sömestir Festivali çocuklara şenlik yaşatıyor
30 Ocak 2026 Cuma - 13:27 Kepez’in Sömestir Festivali çocuklara şenlik yaşatıyor Kepez Belediyesi’nin yarıyıl tatiline giren çocuklar için düzenlediği Sömestir Festivali, dopdolu etkinliklerle devam ediyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen festival, ikinci gününde de çocuklara eğlence, sanat ve kültürü bir arada sunuyor. Kepez Belediyesi’nin Sömestir Festivali, ikinci gününde de dolu dolu etkinliklerle sürüyor. Yoğun ilgiyle kapılarını açan festival, ilk gününde sahnelenen illüzyon gösterisi, minik izleyicilere heyecan dolu anlar yaşatırken, bubble show ve maskot show yüzleri güldürdü. Mimar Sinan Akademi Modern Dans Topluluğu’nun çocuk grubu sahne performansıyla izleyicilerden tam not aldı. Kepez Kent Tiyatrosu’nun sahnelediği "Dilek Elması" adlı oyun, çocuklara hayatta cesaretli olmayı ve hayallerinin peşinden tutkuyla koşmayı anlattı. Kepez Kent Orkestrası ise neşeli ezgileriyle festivale renk kattı. Festivalin ikinci gününde de eğlence hız kesmeden devam ediyor. Yarıyıl tatilindeki çocukları bugün; DJ performansı, Mimar Sinan Akademi Modern Dans Topluluğu, Mini Club Disco, MC Show yarışması, İllüzyon gösterisi, Jonglör gösterisi, Kepez Kent Tiyatrosu’nun "Dilek Elması" çocuk oyunu ve interaktif etkinlikler bekliyor. Festival alanında kurulan oyun ve eğlence alanları da yine çocukların neşesine neşe katacak. Mickey kaydırak, oyun zıp zıp, sirk temalı zıp zıp, şutgol penaltı, dart, basket, dev kaydırak, fileli zıp zıp, rocket zıp zıp, gladyatör parkuru, küçük yaş grubu için timsah oyun alanı, baseball ve rodeo gibi aktiviteler festival boyunca devam edecek.
Başkan Tatık, Almanyada yaşayan gurbetçilerle bir araya geldi
30 Ocak 2026 Cuma - 12:51 Başkan Tatık, Almanyada yaşayan gurbetçilerle bir araya geldi Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Almanya’daki resmi temasları kapsamında DİTİB Tuttlingen Cemiyeti, iş çevreleri ve hemşehrileri ziyaret ederek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Almanya’daki resmi temasları kapsamında, 21. Geleneksel Kızılcalılar Kültür ve Dayanışma Gecesi programı öncesinde DİTİB Tuttlingen Cemiyeti’ni, bölgedeki iş çevrelerini ve hemşehrilerini ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyaretlerle yurt dışında yaşayan Tavaslılarla gönül köprüleri güçlendirildi. Ziyaretlere Kızılca Yardım Derneği Başkanları Mehmet Şandır ve Abdullah Üğür ile dernek yönetim kurulu üyeleri de eşlik etti. Program kapsamında Tavaslı iş insanları Mehmet Arlı, Mustafa Arlı ve Serkan Arlı kardeşler, Aydoğdulu hemşehri Mehmet Ermiş ile Kızılcalı hemşehriler Ömer Üzel, Ahmed İnamlıca ve İsa Katırcı iş yerlerinde ziyaret edildi. Ayrıca Kızılca Yardım Derneği Tuttlingen e.V. merkezine gerçekleştirilen ziyarette Başkan Tatık ve beraberindeki heyet çiçeklerle karşılandı. DİTİB Tuttlingen Merkez Camisinde yatsı namazının ardından düzenlenen halk buluşmasında yoğun katılım sağlandı. Cemiyet yetkilileri, iş çevreleri ve vatandaşlarla tanışma, kaynaşma ve istişare ortamı oluşurken, Başkan Tatık gün boyunca gurbetçi hemşehrilerin yaşam hikâyelerini dinlemekten ve emeklerine tanıklık etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yurt dışında yaşayan vatandaşların kültürel, sosyal ve insani katkılarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Tatık, Kızılca Yardım Derneği Başkanı Mehmet Şandır’a, DİTİB Tuttlingen Merkez Cami Başkanı Bekir İnamlıca’ya, ev sahipliği yapan kurumlara, iş insanlarına ve kendilerini samimiyetle karşılayan tüm hemşehrilere teşekkür etti. Başkan Tatık, 31 Ocak Cumartesi günü düzenlenecek 21. Geleneksel Kızılcalılar Kültür ve Dayanışma Gecesi’nde tüm hemşehrilerle bir araya gelmeyi temenni ederek, bu anlamlı buluşmaya tüm vatandaşları davet etti.
Başkan Geçit, halı dokuma kursunda kesim törenine katıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 12:51 Başkan Geçit, halı dokuma kursunda kesim törenine katıldı Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt Halk Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Mahmut Çalık/Ahmet Çalık Tekstil Müzesi’nde açılan Halı Dokuma Kursunun kesim törenine katıldı. Kursiyerlerin büyük emek ve sabırla dokuduğu, geleneksel motiflerle bezeli halının son ilmeği, Başkan Geçit tarafından atılarak halı tezgahtan indirildi. Düzenlenen tören, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması adına anlamlı anlara sahne oldu. Aylar süren titiz çalışmanın ürünü olan halı, hem geleneksel sanatlara duyulan saygıyı hem de el emeğinin değerini bir kez daha gözler önüne serdi. Halının son ilmeği Geçit’ten Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Halı Dokuma Kursu’nda kursiyerlerin el emeğiyle hazırladığı geleneksel halının son ilmeğini keserek, kültürel mirasın yaşatılmasına verilen öneme dikkat çekti. Törende konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, halı dokumacılığının Anadolu kültürünün en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Gelenekten geleceğe uzanan emek dolu bir hikâyeye hep birlikte tanıklık ettik. Halı tezgahtan indirilirken, kültürümüzün günlük hayatın içinde yaşatılmasının ve bu değerlerin yeni nesillere aktarılmasının ne kadar kıymetli olduğu bir kez daha görüldü. Bu anlamlı çalışmada emeği geçen tüm kursiyerlerimize ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Geçit, Yeşilyurt Belediyesi olarak kültürel mirasın korunmasına, geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına ve istihdama katkı sunan mesleki kursların desteklenmesine büyük önem verdiklerini vurguladı. Bu tür kursların hem kültürel değerleri yaşattığını hem de bireylerin mesleki beceriler kazanmasına katkı sağladığını ifade etti. Halı Dokuma Kursu’na katılan kursiyerler ise, geleneksel motifleri ilmek ilmek dokuyarak ortaya çıkardıkları eserin gururunu yaşadıklarını belirterek, kendilerine bu imkânı sunan Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Halk Eğitim Müdürlüğü’ne teşekkür ettiler. Başkan Geçit, halı kesim töreninden sonra Mahmut Çalık/Ahmet Çalık Tekstil Müzesi’nde sergilenen nostaljik eserleri inceleyerek, yetkililerden verilen hizmetler hakkında bilgiler aldı. Halı kesim törenine; Yeşilyurt Belediye Başkanının eşi Neşe Geçit, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Esin Yılmaz, AK Parti Yeşilyurt Kadın Kolları Başkanı Yurdanur Mut, Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, Yeşilyurt Halk Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, eğitmenler ve kursiyerler katıldı.