KÜLTÜR SANAT
Aras Kargo’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı 07 Mart 2026 Cumartesi - 11:57:40 Aras Kargo, toplumsal cinsiyet dengesini insan odaklı dönüşüm yolculuğunun merkezine yerleştirerek kadınların iş hayatındaki varlığını ve liderliğini güçlendirmeye yönelik projelerini sürdürüyor. Aras Kargo’nun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırladığı özel filmle sahadan karar masalarına uzanan farklı alanlarda kadınların emeğini, katkısını ve kurum içindeki etkisini gösterirken Aras Kargo’nun insan odaklı ve kapsayıcı kültür yaklaşımını da somut bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’nin önde gelen kargo şirketlerinden Aras Kargo, kadınların iş hayatındaki varlığını ve liderliğini destekleyen yaklaşımını kurum kültürünün merkezine yerleştirdiğini duyurdu. Bu kültürel dönüşümün bir yansıması olan toplumsal cinsiyet dengesi yaklaşımıyla kapsayıcı adımlar atılırken, kadınların işe alım süreçlerinden kariyer gelişimine kadar iş hayatının her aşamasında daha görünür ve güçlü bir şekilde yer alması destekleniyor. Sahada, karar masasında, sporda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırlanan özel film, kadınların sahadan yönetim masasına uzanan güçlü varlığını ve oluşturdukları etkiyi görünür kılıyor. Filmde; direksiyon başındaki kadın sürücüler ve dağıtım yapan kadın kuryelerin görüntüleriyle kadınların Aras Kargo’daki aktif ve etkili rolü öne çıkıyor. Bir toplantı masasında karar mekanizmalarında yer alan kadın yöneticiler ile kadın liderlerin Aras Kargo’daki temsiliyeti, Sultanlar Ligi’nde mücadele eden Aras Kargo Kadın Voleybol Takımı ile de kadınların spordaki varlıkları vurgulanıyor. Film; Aras Kargo’ nun kadın CEO’su, kurduğu voleybol takımı ve kadınların operasyonel alandaki rolleriyle cinsiyet dengesi yaklaşımını ortaya koyuyor. "Toplumsal cinsiyet dengesi kurumsal dönüşümümüzün merkezinde" Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen kadın liderliği ve toplumsal cinsiyet dengesine verilen önemi vurgulayarak, şu açıklamada bulundu: "Aras Kargo’da amacımız; kadın liderlerin neşeyle bir araya geldiği, birbirine ilham verdiği ve sektörde daha fazla kadının liderlik rollerine adım atmasına cesaret veren bir alan oluşturmak. Kadınların gelişebileceği bir alan oluşturmanın, tüm çalışanları yukarı taşıdığına inanıyoruz. Bu nedenle karar alma süreçlerinde cinsiyet dengesini bir iyi niyet meselesi olarak değil, temel bir iş stratejisi olarak ele alıyor ve kadın lider oranımızı yüzde 40’a taşıyacak somut adımları hayata geçiriyoruz. Aras Kargo İcra Kurulu’nda ben dahil beş kadın liderin bulunması, bu yaklaşımımızı ortaya koyuyor. İnsan ve kültür yapılanmamız altında cinsiyet eşitliğine yönelik 416 farklı KPI’ı takip ediyor; hızlı sonuç üreten uzun vadeli dönüşümü destekleyen uygulamalar hayata geçiriyoruz. "Kadın adaylara açığız" ifadesini içeren iş ilanları, her mülakat sürecinde en az bir kadın yöneticinin yer alması ve çalışan annelere kreş desteği bu adımların bir kısmını oluşturuyor. Ebeveynliği ise bireysel değil, ortak bir yolculuk olarak görüyoruz. Erkek çalışanlarımıza tanıdığımız 30 gün babalık izni ile erkeklerin de ebeveynlik sorumluluğunu paylaşabildiği bir çalışma kültürü kurmayı önemsiyoruz. İşe Dönüş Rehberi uygulamamız ile çalışan annelerimizin iş hayatına dönmesine destek oluyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadınlar görüldüğünde, duyulduğunda ve desteklendiğinde sadece bireyler değil, tüm organizasyon güçlenir. 8 Mart için hazırladığımız bu özel filmle de her zaman yanlarında olduğumuz kadın çalışanlarımızın rolünü ve oluşturdukları etkiyi görünür kılmayı amaçladık. Direksiyon başındaki kadın sürücülerimiz, sahada dağıtım yapan kadın kuryelerimiz, Türkiye’de ve iştirak ülkelerimizde karar masalarında yer alan kadın yöneticilerimiz ve Sultanlar Ligi’nde mücadele eden kadın voleybol takımımız başta olmak üzere kendilerini istedikleri yere taşıyan tüm kadınların her zaman yanındayız. Bu vesileyle; emeğiyle, vizyonuyla ve cesaretiyle dünyayı dönüştüren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum."
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:54 Kadınların emeği kültürel mirası yaşatıyor Giresun’un Keşap ilçesinde kadınlar, geleneksel kilim dokuma sanatını yaşatarak hem kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Yörede yüzyıllık geçmişe sahip Karabulduk kilimleri, Keşap Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan kurslarla yeniden hayat buluyor. Çoğunluğu ev hanımlarından oluşan kursiyer kadınlar, geçmişten günümüze uzanan bu kültürel mirası sabır ve emekle dokuyarak hem üretmenin hem de kazanmanın mutluluğunu yaşıyor. Kilim dokuma kursunun usta öğreticisi Gülçin Çakır, Karabulduk yöresine özgü kilimlerin geçmişte koyun yünü kullanılarak ve kök boyalarla renklendirilerek üretildiğini belirterek, kadınların bu geleneği yaşatmada önemli rol üstlendiğini söyledi. Çakır, geçmişte kadınların koyun yününü kırkıp taradığını, eğirdiğini ve kök boya ile renklendirerek kendi kilimlerini ürettiğini ifade ederek, bugün de bu geleneğin kurs sayesinde yeniden canlandığını dile getirdi. 7’den 70’e kadınlar kilim dokuyarak geleneği yaşatıyor Kursiyerlerin hem yöresel hem de geleneksel desenleri bir araya getirerek dokuma yaptığını anlatan Usta Öğretici Çakır, "Kilim dokuma zorla yapılacak bir iş değil. Emek ve sabır istiyor. Bir kilimin tamamlanması bazen aylar sürebiliyor. Üretilen kilimler çoğunlukla ilçe ve ildeki kurumlar tarafından satın alınıyor ya da kente gelen misafirler ilgi gösteriyor" dedi. Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2004 yılında açılan kursun temel amaçlarından birinin kadınların aile bütçesine katkı sağlaması olduğunu da ifade eden Çakır, "Kurs zamanla büyük ilgi gördü. Bugüne kadar 200’e yakın kursiyer yetiştirdik. Yaş sınırı olmadan herkes kursumuza katılabilir. Özellikle orta yaş ve üzeri kadınlar yoğun ilgi gösteriyor. Kursiyerler aynı zamanda "çıput" olarak bilinen eski kumaş dokuma geleneğini de yaşatarak, gerç dönüşüme katkı sağlıyor. Evlerde kullanılmayan kumaşlar kesilerek yeniden dokunmasıyla sıfır atık anlayışı da gerçekleştiriliyor" diye konuştu. Kursiyer kadınlar ise ilk bakışta zor gibi görünen kilim dokuma sanatını kısa sürede öğrenebildiklerini belirterek, sabır ve emekle ortaya çıkan eserlerin kendilerine hem mutluluk verdiğini hem de ekonomik katkı sağladığını dile getirdi. Kadınlar, kurs sayesinde hem üretmenin hem de kültürel mirası yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, boş zamanlarını verimli geçirirken aynı zamanda aile bütçelerine de katkı sağladıklarını söyledi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:50 Hacımüftüoğlu; "Hem kadının hem erkeğin mükellefiyet eşitliği vardır " Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’nin Ramazan ayında cuma günleri, teravih namazı sonrası EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda tertip ettiği "Huzur Dersleri"nin bu haftaki konuğu İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof.Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu oldu. Yarım asırlık hocalık ve ilmî hayatında Tefsir ve Belâgat sahasında ihtisaslaşmış olan Prof.Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu "Huzur Dersleri"nde "Kuran-ı Kerim’e Göre İnsanın Yaratılışı ve Mükellefiyet Eşitliği" başlıklı bir konuşma yaptı. Konuşmasında kendi kamuoyumuzda büyük bir kesimin inandığı insanın yaratılışıyla ilgili umumî bilginin İsrailî olduğunu ifade ederek Tekvin’de Üçüncü Bab’da söylendiği gibi Havva’nın Adem’in kaburgasından değil Adem gibi Havva’nın da topraktan yaratıldığını; şeytanın da bir melek değil bir cinnî olduğunu ifade etti. "Kadın ve erkek nev’i olarak eştir, eşittir İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof.Dr. Hacımüftüoğlu’nun Huzur Dersleri’ndeki konuşmasına şöyle devam etti: "Nisâ suresi birinci ayet, kadın ve insanlık tarihi için büyük bir inkılaptır. Kuran’da geçen kelimelerin etimolojisi, ıstılahları, nüansları iyice incelendiğinde ayet-i kerimelerde geçen ‘zevc’ kelimesi müennes değildir, erkek için de kullanılmıştır. Osmanlı Türkçesinde "zevce" sadece müennes, yani kadınlar için kullanılmıştır. Nisa-1, A’râf-189, Nahl-72, Zümer-6 ayetlerinde ‘zevceha, ezvecân’ kelimeleri geçer. Eş olan kadın mı erkek mi? Yoksa eşit mi? Evet, ayet-i kerimeler kadının da erkeğin de ‘eş’ olduğunu bildiriyor. Ayetteki eşlik eşitlik anlamı bu ayetler (indirildiği dönem de dikkate alındığında) insanlık ve bilhassa kadınlar için muhteşem bir inkılap... Kuran-ı Kerim’in indiği dönemde Arap yarımadasında, Avrupa’da ve dünyanın pek çok yerinde kadının adı yoktu; kadın diri diri gömülüyor, cadı diye diri diri yakılıyor, bir fuhuş malzemesi olarak kullanılıyordu. İsrailiyatta kadının erkeğin kaburgasından yaratıldığı yazar. Ancak Kuran-ı Kerim’de kim kimden yaratıldı, açıklamaz ve ‘eş (eşit)’ kelimesini kullanır. Kadın demez, erkek demez; eş der. Evet, kadın ve erkek nev’i olarak eştir, eşittir, insan türüdür; cinsiyet olarak farklıdır, kadın insanoğlunun yaratılışında ve neslinin devamında büyük bir rol üstlenmiş ulvi bir varlıktır. İslam’ın kadına verdiği değer budur işte. Meleklerin secde ettiği varlıktır, esmanın tecelli ettiği kadın veya erkek." "Hem kadının hem erkeğin mükellefiyet eşitliği vardır" Hacımüftüoğlu, Avrupa’nın sapkın inanışlarını öne çıkaran Ortaçağ kavramının bizim medeniyet tarihimiz için söz konusu olamayacağını vurgulayarak, " Avrupalı karanlık Ortaçağ’ı yaşarken biz Müslümanlar en parlak medeniyet tarihimizi yaşıyorduk. Onların veya dünyanın farklı iklimlerindeki halkların kadına bakışı ne kadar kötü, iğrenç olursa olsun İslam medeniyetlerinde kadın meleklerin secde ettiği ulvi bir varlıktır. Allah ruh-i hayvanî olan insana değil topraktan aşama aşama yaratılan insana Allah kendi ruhunu üfledikten sonra meleklere ona secde etmesini istedi. Melekler hangi insana secde etmeli? Allah’ın kendi ruhundan üflediği insana, o insan ki esmanın tecelligâhı olarak kalmaya gayret etmişse... Netice itibariyle şunu söyleyebiliriz: Kendisini yaratan Allah’a karşı insanın, yani hem kadının hem erkeğin mükellefiyet eşitliği vardır. Rabbim bizi kendisine kul kabul eylesin. O’na lâyık olamasak da... O’na döndürüleceğiz. Allah o günümüzde merhamet eylesin." Dedi. İslam Alimleri Vakfı Başkanı Prof.Dr. Nasrullah Hacımüftüoğlu’nun konuk olduğu ve TDED Erzurum Şubesi tarafından EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda tertip edilen Huzur Dersleri programına Çögenderli Hacı Salih Efendinin ve Sakıp Efendi Hocaların talebesi Abdullah Şeker Hoca da iştirak etti ve programı bir dua ile tamamladı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:45 Bulanık’ta "Ahıskalılar Gecesi" coşkusu MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık ilçesinde Ramazan etkinlikleri kapsamında kültür ve birlik gecesi düzenlendi Muş’un Bulanık ilçesinde Ramazan etkinlikleri kapsamında Bulanık Gençlik Merkezi’nde "Ahıskalılar Gecesi" düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen programda Ahıska Türklerinin tarihi, kültürü ve gelenekleri tanıtıldı. "Bu akşam hatıranın ve kardeşliğin gecesinde buluştuk" Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla programda konuşan Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren özel bir zaman olduğunu belirterek, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklara rağmen kültürlerini ve kimliklerini korumayı başardığını söyledi. Ahıska Türklerinin gittikleri her yerde çalışkanlıkları, kültürleri ve güçlü aile bağlarıyla toplumlara değer kattığını ifade ededen kaymakam Koşansu, Bulanık’ta yaşayan Ahıskalıların da ilçenin sosyal ve kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. "Ahıska Türklerinin tarihi anlatıldı" Programda Murat Anadolu Lisesi Müdürü Osman Üstündağ da Ahıska Türklerinin tarihine ilişkin bilgiler verdi. Üstündağ, Ahıska’nın günümüzde Gürcistan sınırları içerisinde bulunduğunu ve Türkiye sınırına yaklaşık 15 kilometre mesafede yer aldığını belirterek, bölgenin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir Türk yurdu olduğunu söyledi. Üstündağ, 1829 yılında imzalanan Edirne Antlaşması sonrası Ahıska’nın Çarlık Rusya’sına bırakıldığını, 1944 yılında ise Ahıska Türklerinin sürgüne gönderildiğini ifade etti. "Kafkas dansları ve aşık atışması ilgi gördü" Programda şiirler okunurken, Ahıska kültürüne ait Kafkas dansları sahnelendi. Aşıkların atışması ise izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Etkinlik, ilçe Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu’nun programa katkı sunanlara plaket takdim etmesiyle sona erdi.
"Ailem" dizisinin ikinci sezonu Bakan Tekin ve Bakan Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 20:19 "Ailem" dizisinin ikinci sezonu Bakan Tekin ve Bakan Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul-aile iş birliğini güçlendirmeyi ve öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini bütüncül bir yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan "Ailem" dizisinin ikinci sezonu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla tanıtıldı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Velivizyon platformu için hazırlanan "Ailem" dizisinin ikinci sezon tanıtımı Kabataş Erkek Lisesi’nde gerçekleşti. Programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve dizide yer alan oyuncular katıldı. "Ailem" dizisinde öğretmenlerin görüş ve önerilerine de yer verildi İlk sezonda yayımlanan 27 bölümü veliler ve öğrencilerden yoğun ilgi gören yapım, yeni sezonda farklı bir hikaye örgüsüyle yoluna devam ediyor. İkinci sezon, Karadeniz’de çekilen dizinin yeni sezonda ele alınan konular, yaklaşık 1500 öğretmenin görüş ve önerileri doğrultusunda belirlenerek senaryo sürecine dahil edildi. Bu sayede okul-aile iş birliğini güçlendiren, sorumluluk bilincini pekiştiren ve toplumsal değerleri öne çıkaran hikâyeler, eğitimcilerin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Dizinin ikinci sezonu, 13 bölümden oluşacak şekilde planlandı. Sloganı "Kökeninde bilgi, odağında beceri, hedefinde gelecek olan yeni nesiller için" olarak belirlendi. "Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumda dönüştürücü bir rol oynamamız gerektiğinin farkındayız" Dizinin ikinci sezonu için düzenlenen tanıtımda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yaklaşık iki yıldır Milli Eğitim Bakanlığının yürüttüğü işlerde bir perspektif farklılaşması yapmaya çalışıyoruz. Bir taraftan, biraz önce içerideki konuşmamda da söyledim, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumda dönüştürücü bir rol oynamamız gerektiğinin, birleştirici bir rol oynamamız gerektiğinin farkındayız. Bu anlamda bütün enstrümanlardan da faydalanmak istiyoruz. Sanat bizim açımızdan çok önemli bir enstrüman ve biz; hem etkinliklerimizi, yaptığımız şeylerin daha nitelikli hale kavuşması, daha yaygın bir katma değer oluşturması açısından hem de toplumda sanatsal etkinliklerin hak ettiği değere ulaşması, toplumun sanat konusunda duyarlılığının, farkındalığının artırılması açısından üstümüze düşen roller olduğunun farkındayız" dedi. Öğretmenlerin talepleri doğrultusunda dizinin yapıldığını belirten Bakan Tekin, "Bu anlamda biz, okullarımızda geçtiğimiz eğitim öğretim yılında, yani 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulamaya başladığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde çocuklarımızın estetik zevklerini ve sanatla barışık olmalarını önemsedik. Programın odağına bunu yerleştirdik. Bunu da okullarımızda her dersin içerisinde yapacağımız etkinliklerle; çocuklarımızın hem geçmiş tarihi birikimlerimizi, tarihi üretimlerimiz anlamındaki sanatsal değeri daha doğru okuyabilmeleri, hem sanatsal yeteneklerinin erken yaşlarda keşfedilip onlara göre uygun eğitim alabilmeleri, hem de dersler esnasında sanatın birleştirici ve öğretici gücünden faydalanabilmeleri açısından müfredatın odağına koymuştuk zaten. Bir başka şey daha yapmaya çaba sarf ediyoruz. Eğitim öğretim süreçlerinin içerisinde ailelerin rolünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bu minvalde de geçtiğimiz yıl sevgili dostlarım Ahmet Yenilmez, Volkan ve Bora Severcan’la beraber başlattığımız bir proje oldu. Çocuklarımız aileleriyle birlikte eğitim yolculuğunu yürütebilsinler diye, ailelerimizi bu anlamda sürecin içerisine dahil ettiğimizin görünmesi açısından mini bir dizi projesine başlamıştık geçen yıl. Tamamen gönüllülük esasına bağlı olarak, dediğim gibi sevgili dostlarımızın sürecin içerisindeki katkılarıyla geçtiğimiz yıl 27 bölüm kısa dizi olarak, mini dizi olarak yayınlandı. 130 milyon adet görüntülendi, bu diziler izlendi. Sonra öğretmen arkadaşlarımızın talepleri ve katkılarıyla senaryo revize edildi ve ikinci bölüm, ikinci dönem, ikinci sezonu çekelim dedik ve hem de bu dizi ile muradımızın ne olduğunu paylaşmak istedik" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, "Bugün ‘Ailem 2’ dizisinin ikinci sezonu için buradayız. Burada çok değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı. Bir yandan ailenin eğitim üzerinde, okul üzerinde çocukların fiziksel, psikolojik, zihinsel gelişimi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda farkındalık oluşturmayı amaçlayan ama aynı zamanda hem aileleri hem çocuklarımıza hem gençlerimize hem de aynı zamanda hepimize aslında tüm topluma hitap eden böylesi kıymetli bir eseri kamuoyuna kazandıran kıymetli bakanımız Yusuf Tekin başta olmak üzere Milli Eğitim bakanlığımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum" dedi. "Değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı" Tanıtıma katılan Bakan Göktaş, "Bugün ‘Ailem 2’ dizisinin ikinci sezonu için buradayız. Burada çok değerli sanatçılarımızın birbirinden değerli katkısıyla çok başarılı bir eser ortaya çıktı. Bir yandan ailenin eğitim üzerinde, okul üzerinde çocukların fiziksel, psikolojik, zihinsel gelişimi üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda farkındalık oluşturmayı amaçlayan ama aynı zamanda hem aileleri hem çocuklarımıza hem gençlerimize hem de aynı zamanda hepimize aslında tüm topluma hitap eden böylesi kıymetli bir eseri kamuoyuna kazandıran kıymetli bakanımız Yusuf Tekin başta olmak üzere Milli Eğitim bakanlığımızın her bir ferdine teşekkür ediyorum" dedi.
Sömestr tatili Atakum’da etkinliklerle geçti
30 Ocak 2026 Cuma - 19:46 Sömestr tatili Atakum’da etkinliklerle geçti Sömestr tatilinde Atakum’da çocuklar hem eğlendi hem öğrendi. Atakum Belediyesi tarafından yarıyıl tatiline özel hazırlanan programlar kapsamında öğrenciler, sanatla, bilimle ve farkındalık çalışmalarıyla dolu günler yaşadı. Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi ile Özgecan Kadın Danışma Merkezinde gerçekleştirilen etkinlikler, yoğun katılımla tamamlandı.Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezinde "Tatilde Anılar Biriktiriyoruz" başlığıyla düzenlenen etkinlikler serisi, İngilizce atölyesiyle başladı. Öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde eğlenceli aktiviteler yaparak yabancı dil becerilerini geliştirme imkânı buldu. Çini atölyesinde ata mirası sanatla tanışan çocuklar, uygulama bölümünde kendi tasarımlarını hazırladı. Ortaya çıkan çalışmalar büyük beğeni topladı. Drama ve yüz boyama atölyesinde oyunlar ve etkinliklerle keyifli vakit geçiren çocuklar, tuval boyama etkinliğinde hayal güçlerini renklere yansıttı. Programın ikinci haftasında çevre bilincine dikkat çekildi. İleri Dönüşüm Atölyesinde Atakum Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekipleri, öğrencilere sıfır atığın önemi hakkında bilgiler verdi. Çocuklar plastik şişe ve kapak gibi atık malzemeleri süs eşyası ve saksıya dönüştürerek hem çevre bilinci kazandı hem de yeni eserler ortaya koydu. Masal atölyesinde Türk ve dünya edebiyatının sevilen kahramanlarını canlandıran minik tiyatrocular, performanslarıyla alkış aldı. Tatil programı resim baskı atölyesi, tasarım ve beceri çalışmaları ile devam etti. Farkındalık seminerinde akran zorbalığı konusu ele alınarak öğrencilere önemli bilgiler aktarıldı. Film gösteriminde animasyon dünyasına yolculuk yapan çocuklar keyifli anlar yaşadı. Çini atölyesinde hazırlanan eserler ise ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Özgecan Kadın Danışma Merkezinde gerçekleştirilen etkinliklerde de çocuklar eğlenceli ve öğretici anlar yaşadı. "Renklerle Nefes Al" başlığıyla düzenlenen yoga atölyesinde nefes egzersizleri ve temel yoga hareketleri uygulandı. Taş tozuyla heykel yapımı atölyesinde öğrenciler, hazırladıkları heykel ve bibloları boyayarak sanatsal yeteneklerini sergiledi. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşleri Müdürü Deniz Gömeç, etkinliklere 500’ün üzerinde öğrencinin katıldığını belirterek, yarıyıl tatilinde çocukların eğlenerek öğrenmesini hedeflediklerini ifade etti. Gömeç, Başkan Serhat Türkel’in desteğiyle çocuklara yönelik kültür, sanat ve eğitim faaliyetlerini yıl boyunca sürdüreceklerini vurguladı. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel ise öğrencilerin tatillerini verimli ve keyifli geçirmesi için özel bir program hazırladıklarını belirterek, çocukların sanat, spor ve bilimle iç içe, kendilerini ifade edebilen bireyler olarak yetişmeleri için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Türkel, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin öğrencilere, öğretmenlere ve velilere hayırlı olmasını diledi.
Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 16:39 Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Marttin, Eskişehir Türk Ocağı’nın gelenekselleşen "Perşembe Sohbetleri" kapsamında yaptığı "İmparatorluk’tan Ulus Devlete Geçişin Sancılı Mirası: Nüfus Mübadelesi" başlıklı konuşmasında, zorunlu göçün hukuki, tarihi ve sosyal boyutlarını dinleyicilerle paylaştı. Mübadelenin, yakın tarihte Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki kitlesel nüfus değişimini ifade ettiğini belirten Marttin, bu sürecin sadece 1923 Türk-Yunan Mübadelesi ile sınırlı kalmadığını, 1913 İstanbul Antlaşması ile Osmanlı ve Bulgaristan arasında gerçekleşen ilk organize nüfus değişiminin de bu sürecin bir öncülü olduğunu vurguladı. Lozan ve zorunlu göç Konuşmanda, 1923 Türk-Yunan Mübadelesi hakkında çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Marttin, Lozan Barış Antlaşması’na ek protokol uyarınca Türkiye ve Yunanistan’ın kendi yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tuttuğunu hatırlattı. Marttin, bu anlaşma ile Anadolu’dan yaklaşık 1 milyon 200 bin Ortodoks Hristiyan’un Rum Yunanistan’a; Yunanistan’dan ise 500 bin Müslüman Türk’ün, Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldığını anlatan Marttin, İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türklerinin bu uygulamanın dışında tutulduğu belirtti. Devletin iskân politikası ve mülkiyet sorunu Yeni kurulan Cumhuriyetin bu devasa nüfus hareketini yönetmek için 13 Ekim 1923’te "Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti"ni kurduğunu belirten Marttin, gelen mübadillerin Samsun, Adana, Balıkesir, İzmir ve Manisa gibi illere yerleştirildiğini ifade etti. Konuşmada, mübadillerin geride bıraktıkları malların tasfiyesi ve tazminat sorunlarının yıllarca sürdüğü, bu krizin ancak 1930 yılında imzalanan Ankara Sözleşmesi ile taşınmazların bulundukları ülkenin mülkiyetine geçmesi kararıyla aşılabildiği vurgulandı. Kaçınılmaz bir cerrahi müdahale Mübadelenin sosyal ve ekonomik etkilerine de değinen Prof. Dr. Marttin, Türkiye’ye gelen nüfusun ekserisinin tarım sektöründen olmasının tarımsal işgücüne katkı sağladığını, ancak giden Rum nüfusun sanayi ve zanaat alanında bıraktığı boşluğun uzun süre doldurulamadığını belirtti. Konuşmasını, mübadelenin her iki toplumda derin yaralar açmasına rağmen dönemin şartlarında kaçınılmaz olduğunu belirterek sonlandıran Marttin, bir Rum mübadilin yıllar sonra sarf ettiği, "Atatürk ve Venizelos iyi yaptı. Yoksa şimdi Bosna gibi olabilirdik. Bir yerden patlak verirdi" sözleri hatırlattı. Soru-cevap bölümünün ardından Eskişehir Türk Ocağı tarafından Prof. Dr. Volkan Marttin’e şükran beratı takdim edildi.
Tosyalı, genç sanatçıları destekleyerek kültürel üretime katkısını sürdürüyor
30 Ocak 2026 Cuma - 14:20 Tosyalı, genç sanatçıları destekleyerek kültürel üretime katkısını sürdürüyor Sanatı, toplumsal gelişimin ve düşünsel dönüşümün vazgeçilmez bir parçası olarak konumlandıran Tosyalı, kültür ve sanat alanındaki destekleriyle yalnızca üretimde değil, değer oluşturmada da sorumluluk üstlenmeye devam ettiğini duyurdu. Endüstri ile sanat arasında kalıcı bağlar kurmayı hedefleyen bu yaklaşım doğrultusunda Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın "The Grand Excess" adlı kişisel sergisine katkı sundu. Kültür ve sanat alanındaki çalışmalarını sürdüren Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın "The Grand Excess" adlı kişisel sergisi için hazırlanan kitabın sponsoru oldu. Pilevneli Dolapdere’de 29 Ocak’ta kapılarını açan ve 28 Şubat 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan "The Grand Excess", Lal Batman’ın sosyal medyanın parıltılı yüzünü sorguladığı, geçmişin estetik zarafetini günümüzün yapay ihtişamıyla yüzleştirdiği kapsamlı bir anlatı sunuyor. Sergide Antik Mısır ve Yunan dönemlerinden 18., 19. ve 21. yüzyıllara uzanan tarihsel katmanlar; Güney Amerika, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Batı kültürlerinin estetik yaklaşımlarıyla bir araya geliyor. Batman’ın eserleri; dijital ile plastiği yan yana getirirken mürekkep, akrilik, doğal ve cam taşlar ile incilerin oyma dokulu kâğıtlarda buluştuğu zengin bir malzeme diliyle hayat buluyor. Bu çok katmanlı yapının, izleyiciye yalnızca görsel değil, yoğun bir duyusal deneyim de sunduğu belirtildi. "The Grand Excess", geçmişin estetik değerlerini çağdaş bir bağlamda yeniden ele alan bir görsel manifesto olarak öne çıkıyor. Tosyalı, sergiye eşlik eden yayının kitap sponsoru olarak endüstri ile sanat arasında ilham verici ve kalıcı bir bağ kurulmasına katkı sunduğunu aktarırken; kültürel üretimin sürdürülebilirliğine verdiği önemi de vurguladı.
Kepez’in Sömestir Festivali çocuklara şenlik yaşatıyor
30 Ocak 2026 Cuma - 13:27 Kepez’in Sömestir Festivali çocuklara şenlik yaşatıyor Kepez Belediyesi’nin yarıyıl tatiline giren çocuklar için düzenlediği Sömestir Festivali, dopdolu etkinliklerle devam ediyor. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen festival, ikinci gününde de çocuklara eğlence, sanat ve kültürü bir arada sunuyor. Kepez Belediyesi’nin Sömestir Festivali, ikinci gününde de dolu dolu etkinliklerle sürüyor. Yoğun ilgiyle kapılarını açan festival, ilk gününde sahnelenen illüzyon gösterisi, minik izleyicilere heyecan dolu anlar yaşatırken, bubble show ve maskot show yüzleri güldürdü. Mimar Sinan Akademi Modern Dans Topluluğu’nun çocuk grubu sahne performansıyla izleyicilerden tam not aldı. Kepez Kent Tiyatrosu’nun sahnelediği "Dilek Elması" adlı oyun, çocuklara hayatta cesaretli olmayı ve hayallerinin peşinden tutkuyla koşmayı anlattı. Kepez Kent Orkestrası ise neşeli ezgileriyle festivale renk kattı. Festivalin ikinci gününde de eğlence hız kesmeden devam ediyor. Yarıyıl tatilindeki çocukları bugün; DJ performansı, Mimar Sinan Akademi Modern Dans Topluluğu, Mini Club Disco, MC Show yarışması, İllüzyon gösterisi, Jonglör gösterisi, Kepez Kent Tiyatrosu’nun "Dilek Elması" çocuk oyunu ve interaktif etkinlikler bekliyor. Festival alanında kurulan oyun ve eğlence alanları da yine çocukların neşesine neşe katacak. Mickey kaydırak, oyun zıp zıp, sirk temalı zıp zıp, şutgol penaltı, dart, basket, dev kaydırak, fileli zıp zıp, rocket zıp zıp, gladyatör parkuru, küçük yaş grubu için timsah oyun alanı, baseball ve rodeo gibi aktiviteler festival boyunca devam edecek.
Başkan Tatık, Almanyada yaşayan gurbetçilerle bir araya geldi
30 Ocak 2026 Cuma - 12:51 Başkan Tatık, Almanyada yaşayan gurbetçilerle bir araya geldi Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Almanya’daki resmi temasları kapsamında DİTİB Tuttlingen Cemiyeti, iş çevreleri ve hemşehrileri ziyaret ederek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Almanya’daki resmi temasları kapsamında, 21. Geleneksel Kızılcalılar Kültür ve Dayanışma Gecesi programı öncesinde DİTİB Tuttlingen Cemiyeti’ni, bölgedeki iş çevrelerini ve hemşehrilerini ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyaretlerle yurt dışında yaşayan Tavaslılarla gönül köprüleri güçlendirildi. Ziyaretlere Kızılca Yardım Derneği Başkanları Mehmet Şandır ve Abdullah Üğür ile dernek yönetim kurulu üyeleri de eşlik etti. Program kapsamında Tavaslı iş insanları Mehmet Arlı, Mustafa Arlı ve Serkan Arlı kardeşler, Aydoğdulu hemşehri Mehmet Ermiş ile Kızılcalı hemşehriler Ömer Üzel, Ahmed İnamlıca ve İsa Katırcı iş yerlerinde ziyaret edildi. Ayrıca Kızılca Yardım Derneği Tuttlingen e.V. merkezine gerçekleştirilen ziyarette Başkan Tatık ve beraberindeki heyet çiçeklerle karşılandı. DİTİB Tuttlingen Merkez Camisinde yatsı namazının ardından düzenlenen halk buluşmasında yoğun katılım sağlandı. Cemiyet yetkilileri, iş çevreleri ve vatandaşlarla tanışma, kaynaşma ve istişare ortamı oluşurken, Başkan Tatık gün boyunca gurbetçi hemşehrilerin yaşam hikâyelerini dinlemekten ve emeklerine tanıklık etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yurt dışında yaşayan vatandaşların kültürel, sosyal ve insani katkılarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Tatık, Kızılca Yardım Derneği Başkanı Mehmet Şandır’a, DİTİB Tuttlingen Merkez Cami Başkanı Bekir İnamlıca’ya, ev sahipliği yapan kurumlara, iş insanlarına ve kendilerini samimiyetle karşılayan tüm hemşehrilere teşekkür etti. Başkan Tatık, 31 Ocak Cumartesi günü düzenlenecek 21. Geleneksel Kızılcalılar Kültür ve Dayanışma Gecesi’nde tüm hemşehrilerle bir araya gelmeyi temenni ederek, bu anlamlı buluşmaya tüm vatandaşları davet etti.
Başkan Geçit, halı dokuma kursunda kesim törenine katıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 12:51 Başkan Geçit, halı dokuma kursunda kesim törenine katıldı Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt Halk Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Mahmut Çalık/Ahmet Çalık Tekstil Müzesi’nde açılan Halı Dokuma Kursunun kesim törenine katıldı. Kursiyerlerin büyük emek ve sabırla dokuduğu, geleneksel motiflerle bezeli halının son ilmeği, Başkan Geçit tarafından atılarak halı tezgahtan indirildi. Düzenlenen tören, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması adına anlamlı anlara sahne oldu. Aylar süren titiz çalışmanın ürünü olan halı, hem geleneksel sanatlara duyulan saygıyı hem de el emeğinin değerini bir kez daha gözler önüne serdi. Halının son ilmeği Geçit’ten Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Halı Dokuma Kursu’nda kursiyerlerin el emeğiyle hazırladığı geleneksel halının son ilmeğini keserek, kültürel mirasın yaşatılmasına verilen öneme dikkat çekti. Törende konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, halı dokumacılığının Anadolu kültürünün en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Gelenekten geleceğe uzanan emek dolu bir hikâyeye hep birlikte tanıklık ettik. Halı tezgahtan indirilirken, kültürümüzün günlük hayatın içinde yaşatılmasının ve bu değerlerin yeni nesillere aktarılmasının ne kadar kıymetli olduğu bir kez daha görüldü. Bu anlamlı çalışmada emeği geçen tüm kursiyerlerimize ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Geçit, Yeşilyurt Belediyesi olarak kültürel mirasın korunmasına, geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına ve istihdama katkı sunan mesleki kursların desteklenmesine büyük önem verdiklerini vurguladı. Bu tür kursların hem kültürel değerleri yaşattığını hem de bireylerin mesleki beceriler kazanmasına katkı sağladığını ifade etti. Halı Dokuma Kursu’na katılan kursiyerler ise, geleneksel motifleri ilmek ilmek dokuyarak ortaya çıkardıkları eserin gururunu yaşadıklarını belirterek, kendilerine bu imkânı sunan Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Halk Eğitim Müdürlüğü’ne teşekkür ettiler. Başkan Geçit, halı kesim töreninden sonra Mahmut Çalık/Ahmet Çalık Tekstil Müzesi’nde sergilenen nostaljik eserleri inceleyerek, yetkililerden verilen hizmetler hakkında bilgiler aldı. Halı kesim törenine; Yeşilyurt Belediye Başkanının eşi Neşe Geçit, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Esin Yılmaz, AK Parti Yeşilyurt Kadın Kolları Başkanı Yurdanur Mut, Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, Yeşilyurt Halk Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, eğitmenler ve kursiyerler katıldı.
Eski Aynalı Cami yeniden inşa ediliyor
30 Ocak 2026 Cuma - 12:24 Eski Aynalı Cami yeniden inşa ediliyor İlçede birçok mahallenin ihtiyacı olan cami ve diyanet eğitim kültür merkezini hayata geçirmeye devam eden Melikgazi Belediyesi, Becen Mahallesi’nde ömrünü tamamlamış olan eski caminin yerinde Aynalı Cami’yi yeniden inşa ediyor. İlçenin fiziki kalkınmasının yanında toplumun manevi gelişimine de büyük önem veren Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "İlçemize okullar, sağlık merkezleri, sosyal tesisler, kütüphaneler, parklar yeni yollar yaptığımız gibi camiler de yapıyoruz. Melikgazi’mize kısa zamanda rekor sayılacak birçok projeyi ve yeni tesisleri kazandırmanın gurunu yaşıyoruz. Toplumumuzun değerlerine sahip çıkan, maneviyatı güçlü nesillerin yetişmesi için ibadethane ve eğitim alanlarında üzerimize düşeni yapıyoruz. Dini eğitimlerin temel taşı olan camilerimizin desteklenmesi çok güzel. Kayseri bu konuda çok şanslı. Camilerimiz birliğimizdir, dirliğimizdir. Becen Mahallesinde ömrünü tamamlamış olan Aynalı Camimizi bir hayırseverimizin maddi desteği ile yeniden inşa ediyoruz. İnşaatı hızla tamamlanıyor. Bu kapsamda kıymetli hayırseverimize, bu sürece destek veren Cami Derneği ve yönetimine teşekkür ederiz. 240 kişilik Aynalı Camimiz, milli birlik ve maneviyatımızın sembolü olacak inşallah. Camide şadırvan, imam odası, imam evi, çok amaçlı salon yer alacak. Son yıllarda yaptığımız çoğu cami projemiz, sadece ibadethane olarak değil; aynı zamanda mahallelerin sosyal buluşma noktaları haline geliyor. Gençler ve hanımlar birçok etkinlikte bir arada oluyor. Camimizin şimdiden Melikgazi’mize hayırlı olmasını dilerim" dedi.
Aşıklar Şöleni kulakların pasını silecek
30 Ocak 2026 Cuma - 12:13 Aşıklar Şöleni kulakların pasını silecek Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kayseri Valiliği iş birliğinde Kayseri 4. Uluslararası Âşıklar Şöleni düzenleniyor. 31 Ocak Cumartesi günü saat 19.00’da Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenecek şölende 7 şehir ve 5 ülkeden âşıklar, Kayserilileri mest edecek. Büyükşehir belediyesi, Kayseri Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kayseri Halk Ozanları Kültür Derneği iş birliğinde Kayseri 4. Uluslararası Âşıklar Şöleni düzenleniyor. 31 Ocak Cumartesi günü saat 19.00’da Erciyes Kültür Merkezi Turkuaz Salon’da düzenlenecek ve Kayserililere unutulmaz bir akşam yaşatacak şölene 7 şehir ve 5 ülkeden âşıklar katılacak. Kayseri 4. Uluslararası Âşıklar Şöleni’ne Kayseri’den Âşık Gulfani, Halil Daylak, Ozan Köroğlu, İhsan Karakuş, Dost Cemali, Duran Aydın ve Ozan Avşaroğlu katılacak. Farklı illerden 8 halk ozanının daha katılacağı şölende Osmaniye’den Âşık Gül Ahmet Yiğit ve Âşık Abdullah Gizlice, Kars’tan Âşık Maksut Feryadi, Gümüşhane’den Âşık Kul Nuri, Erzurum’dan Âşık Temel Turabi ve Âşık Rahim Sağlam, Konya’dan Yağız Ozan ve Adana’dan Âşık Yemliha sazları ve sözleri ile katılımcıları mest edecek. Türk Cumhuriyetleri’nden de halk ozanlarının sanatlarını sergileyeceği şölene Azerbaycan’dan Şergiye Zengilanlı, Karakalpakistan’dan Artur Utegenov, Özbekistan’dan Mubarek Palvasheva, Kırgizistan’dan Tumar Nurakova, Kazakistan’dan Malika Aldamzharova katılacak. 2027 TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti adayı Kayseri, 4. Uluslararası Âşıklar Şöleni ile unutulmaz bir akşam yaşayacak.