Son Dakika
|
Gaziantep’te aynı aileden 7 kişi karbonmonoksit gazından zehirlendi
Bozcaada ve Gökçeada’ya hafta sonu tüm feribot seferleri iptal edildi
Gökmen Özdenak son yolculuğuna uğurlandı
İstanbul E-5 Saadetdere’de trafiği kilitleyen kaza
İsviçre'de kayak merkezinde 40 kişinin öldüğü yangının başladığı anlar ortaya çıktı
Kayıp Elif olayında yeni gelişme!
Kadıköy’de metruk binada çıkan yangın korkuttu
Türkiye kara büründü: Tatil haberleri peş peşe geldi
Fenerbahçe sezon sonu seçime gidecek
İstanbul Valiliğinden ‘Kar’ uyarısı!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Radon Thermal Springs Near Bishkek Attract Visitors Year-Round
Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe şiddet iddiasında anne tutuklandı
Meksika’da 6.5 büyüklüğünde deprem
Bozcaada ve Gökçeada’ya hafta sonu tüm feribot seferleri iptal edildi
Karadeniz’de kuvvetli fırtına geliyor
Gökmen Özdenak son yolculuğuna uğurlandı
İstanbul E-5 Saadetdere’de trafiği kilitleyen kaza
Yalova’da DEAŞ operasyonunda 26 tutuklama
KÜLTÜR SANAT
Gazeteci Gürhan Adana: "Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır"
02 Ocak 2026 Cuma - 17:19:21
Yenişehir Belediyesi ile Kent Konseyi’nin birlikte gerçekleştirdiği ’Yenişehir Tarih Sohbetleri’nin konuğu olan gazeteci yazar Gürhan Adana, "10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır" dedi. Geçmişten geleceğe tarih haberleri başlığı altında bugüne değin yaptığı tarih haberlerinin öyküsünü anlatan Gürhan Adana, bu alanda edindiği deneyimlerini paylaştı. 2005-2015 yılları arasında Barcın höyüğünde 10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşimin 9 bin yıl öncesine kadar dayandığının anlaşıldığını ifade eden Adana, "Dünyada ilk kez Yenişehir Barcın höyüğündeki yerleşimde sütten yoğurt, peynir üretilmiştir. Bu bilimsel olarak kanıtlandı" dedi. Buradaki kazılarda günümüzden 8 bin 500 yıl öncesine uzanan zaman dilimindeki Bizans, Kalkolitik ve Neolitik çağlarına ait mimari yapılar, mezarlar ve kap kacaklar bulunduğunu ifade eden Adana, sözlerini şöyle sürdürdü: "Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Hadi Özbal, çanak çömlek pişirme kaplarında bulunan yağ kalıntılarının Boğaziçi Üniversitesi’nde analizinin yapıldığını, peynir, tereyağı ya da yoğurt gibi ürünlerin 9 bin yıl önce burada imal edildiğinin anlaşıldığını belirtmişti. Özbal ayrıca tarımın çok verimli olan bu ovadan Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşmış olabileceğini vurgulamıştı. Bu arada bu kazılarda Yenişehir’in ormanlarla çevrili bir göl olduğu, gölün çevresinin yüksek kesimlere doğru meşe ve fındık ormanlarıyla kaplı olduğu da tespit edilmişti." "İnalcık, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı" Dünyaca ünlü merhum tarihçi Halil İnalcık’ın Yenişehir’e ziyaretini hatırlatan Adana, "Halil Hoca, Yenişehir’in Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu açıklayıp kutlamaların burada yapılması gerektiğini söylemişti. Ayrıca, Osman Bey’in 1299 yılında Yenişehir’e geldiğini ve komşu ilçe İznik’in fethi için Bizans ordusuyla yaptığı savaşı kazandığını, 27 Temmuz 1302’deki bu savaşın sonuçları itibarıyla Osmanlı Devleti’nin kurulduğu tarih olduğunu, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklamalarını haber yapıp kayıt altına almıştık. Kendisinin bu açıklamalarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da Yenişehir’de 2012 yılında bir konferans verdiğini hatırlatan Adana, "Konferansta, ’Türkler tarafından kurulmuş ilk ve tek şehir Yenişehir’dir’ demişti. Yenişehir’in göçebe Türkler tarafından kurulduğunu ve adının da bu nedenle Yenişehir olduğunu vurgulamıştı" dedi. Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun ise Yenişehir sevdalısı bir tarihçi olduğunu anlatan Adana, Oğuzoğlu’nun ilçedeki çalışmalarının önemine değindi. 1988 yılında Balibey Camii’nin bahçe düzenlemesi sırasında Bali Bey ile kızına ait mezar ile 300 yıllık olduğu sanılan bir su kuyusunun bulunduğunu ifade eden Adana, bu kuyunun gün yüzüne çıkarılabileceğinin altını çizdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 17:11
Mudurnu’da eksi 18 derecede esnaf duası geleneği sürdürüldü
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde yaklaşık 7 asırdır sürdürülen esnaf duası geleneği, dondurucu soğuğa rağmen yaşatılmaya devam etti. Hava sıcaklığının sıfırın altında 18 dereceyi gösterdiği günde, Mudurnulu esnaf geleneği bozmadı. Mudurnu ilçe merkezindeki Orta Çarşı’da her cuma namazı öncesinde yapılan esnaf duasında, esnaf hayırlı ve bereketli kazanç ile sağlık için hep birlikte dua etti. Olumsuz hava şartlarına rağmen gerçekleştirilen duaya, yediden yetmişe çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir dışından Mudurnu’yu gezmeye gelen ziyaretçiler de duaya eşlik etti. Geleneğe göre ayakta çalışan esnaf oturarak, oturarak çalışanlar ise ayakta dua etti. Cuma namazı öncesinde okunan esnaf duasının ardından, hayırseverler tarafından esnaf ve vatandaşlara lokum, hayır ekmeği ve pilav ikram edildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:50
3 Ocak şiir yarışmasında dereceye girenler belirlendi
Bu yıl 11’incisi düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları açıklanırken dereceye girenlere ödülleri verildi. Erdemli Belediyesi ile Mersin Yazarlar Derneği iş birliğinde düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları belirlendi. Bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen yarışmaya, Mersin ve ilçelerinin yanı sıra farklı illerden toplam 56 şair katıldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda birincilik ödülünü "Mersin Güzellemesi" adlı şiiriyle Uşak’tan Ömer Ali Şimşek, ikincilik ödülünü "Mersin Destanı" adlı şiiriyle Isparta’dan Durmuş Kaya, üçüncülük ödülünü ise "Tarihe Destan Yazdık" adlı şiiriyle Adana’dan Hülya Çapar kazandı. Yarışmada sırasıyla Mehmet İbiş (Karboğazı Destanı), Yusuf Öz (3 Ocak Destanı), Ersin Aydın (Kurtuluşun Kalesi), Abdullah Coşkun (3 Ocak’ta Yanan Hürriyet Meşalesi), Mehmet Boz (3 Ocağa Giden Yol) ve Yakup Gümüş (Kanla Yazılan Destan) ilk onda yer aldı. Düzenlenen ödül töreninde dereceye giren şairlere kitap seti ve teşekkür belgeleri, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ve davetliler tarafından takdim edildi. Mersin’in kurtuluş ruhunun gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Kara, "3 Ocak, Mersin’in bağımsızlık ruhunun simgesidir. Bu anlamlı günü şiirle, sanatla yaşatmak bizim için çok kıymetli. Yarışmaya katılan ve emeği geçen tüm şairlerimizi yürekten kutluyorum" dedi. Ödül töreni toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:42
Akbank Sanat Ocak ayı programını açıkladı
Akbank Sanat, Ocak ayı programını duyurdu. Akbank Sanat seminerlerden atölyelere, tiyatrodan söyleşilere, farklı ilgi alanlarına hitap eden etkinlikleri ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Akbank Sanat, "Akbank Sanat Her Yerde" çatısı altında ocak ayında da etkinliklerini sanatseverlerle buluşturuyor. Akbank Sanat seminerlerden atölyelere, tiyatrodan söyleşilere, farklı ilgi alanlarına hitap eden etkinlikleri, her yaştan katılımcılarla buluşturmayı hedefliyor. Ocak ayı etkinlik takvimi: Göçmen Kuşların İzinde: Kuş Yuvası Tasarım Atölyesi Tarih: 4 Ocak 2026, Pazar Saat: 12.00 - 13.30 Yer: Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) Yaş Grubu: 6-10 yaş Atölye Yürütücüsü: Şehir Dedektifi - Gizem Kıygı & Elif Ertekin Atölyeyle ilgili şu bilgiler verildi: "Bu atölyede çocuklarla İstanbul’un tarihi kuş evlerini ve kuşların göç rotalarını keşfederken, haritalar ve bilmecelerle dolu bir maceraya çıkacağız. Göçmen kuşların yolculuk hikayelerini dinleyip, onları İstanbul’un doğal alanlarına yerleştirerek ekosistemlerine nasıl katkıda bulunduklarını öğreneceğiz." Bu Bizim Soframız Tarih: 4 Ocak 2026, Pazar Saat: 14.00 - 15.30 Yer: Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) Yaş Grubu: 5-9 yaş Atölye Yürütücüsü: Hisleri Harika Atölyeyle ilgili şu bilgiler verildi: "Bu atölyede çocuklar, sevdikleri yemekleri sanatın bir ifade biçimine dönüştürüyor. Hep birlikte aynı apartmanda yaşayan komşular olduğumuzu hayal ediyor, akşam bahçede uzun bir masa çevresinde vereceğimiz büyük bir ziyafet için kendi tariflerimizi seçiyoruz. Ardından, bu hayali ziyafeti boyayarak ve atık malzemeleri kes-yapıştır yöntemiyle dönüştürerek soframızı kuruyoruz." Uzakta Ne Var? Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi Saat: 13.30 - 14.30 Yer: Pancar Deposu / Bursa Yaş Grubu: 7-11 yaş Atölye Yürütücüsü: Merve Kireçtepe Salihoğlu Atölyeyle ilgili şu bilgiler verildi: "Her çocuğun hayal gücü ve deneyimleriyle kendi ’uzak’ kavramını keşfetmesi amaçlayan atölye, ’Uzak ne demek olabilir?’ sorusu üzerine serbest bir sohbetle başlar. Çocuklar günlük yaşamlarından, hayallerinden ve masallardan örnekler verir. Ardından her katılımcı, kendi ’uzak’ fikrini karalama (doodle) tekniğiyle resmeder." Hale Asaf’tan İlhamla Bursa Manzaraları Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi Saat: 15.00 - 16.00 Yer: Pancar Deposu / Bursa Yaş Grubu: 6-9 yaş Atölye Yürütücüsü: Merve Kireçtepe Salihoğlu Atölyeyle ilgili şu bilgiler verildi: "Bu atölyede çocuklar önce Hale Asaf’ın yaşamı ve sanat anlayışıyla tanışır, ardından sanatçının farklı dönemlerine ait eserlerini birlikte incelerler. Renk kullanımı, biçimlere yaklaşımı ve özellikle kübik etkiler taşıyan çalışmaları üzerine sohbet ederek sanatçının bakış açısını keşfederler. Bu keşif sürecinden sonra katılımcılar, Hale Asaf’tan aldıkları ilhamı günümüz Bursa’sı ile ilişkilendirirler. Bursa’nın mimarisini, sokaklarını, doğasını ve gündelik yaşamını göz önünde bulundurarak özgün eserler oluştururlar."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
31 Aralık 2025 Çarşamba- 09:40
Aydın’ın antik kentleri Nazilli’de konuşuldu
2
15 Mart 2016 Salı- 11:57
Usta çizer Tan Oral, çizgileriyle İKÜSAG’da
3
29 Temmuz 2025 Salı- 10:23
Terme’de bin 350 çocuk yaz okullarında hem eğleniyor hem öğreniyor
4
29 Aralık 2025 Pazartesi- 09:19
Fransızların 1922 petrol planı: Erzurum neden ilk hedef?
5
06 Ekim 2025 Pazartesi- 17:30
Amasra’ya "Ören Yeri" müjdesi
21 Kasım 2025 Cuma - 10:04
Bakan Ersoy: "Yılın ilk on ayında toplam ziyaretçi sayımız 55 milyon 676 bin 237"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Yılın ilk on ayında toplam ziyaretçi sayımız 55 milyon 676 bin 237, yabancı ziyaretçi sayımız ise 47 milyon 252 bin 314 oldu" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, turizmde Türkiye’nin yükselişinin istikrarlı şekilde sürdüğüne değindi. Ekim ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,32 artışla tam 5 milyon 683 bin 717 yabancı ziyaretçinin ağırlandığını aktaran Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Ekim ayında en çok ziyaretçi gönderen ülkeler arasında Almanya ve Rusya Federasyonu ilk iki sıradaki yerini korurken, Birleşik Krallık üçüncü sırada yer aldı. Almanya’dan gelen ziyaretçiler yüzde 6,20, Rusya Federasyonu’ndan gelen ziyaretçiler ise yüzde 11,44 oranında artış gösterdi. Yılın ilk on ayında toplam ziyaretçi sayımız 55 milyon 676 bin 237, yabancı ziyaretçi sayımız ise 47 milyon 252 bin 314 oldu. Bu ziyaretçilerin yüzde 96,20’sinin kültür, gezi ve tatil amacıyla ülkemizi tercih etmesi, Türkiye’nin global turizmdeki güçlü konumunu bir kez daha teyit ediyor. Türkiye; turizm çeşitliliği, hizmet kalitesi ve dünya çapındaki marka değeriyle yükselen bir başarı grafiği çizmeye devam ediyor."
21 Kasım 2025 Cuma - 09:58
Asırlık kilim geleneğinde genç ustalar yetişiyor
Samsun’un Vezirköprü ilçesi Sarıdibek Mahallesi’nde 2019 yılında coğrafi işaret alarak tescillenen Tahtaköprü kilimi, usta öğretici Sümeyye Naçar’ın öncülüğünde yeniden canlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığından kısa süre önce "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" kartını alan Naçar, 12 öğrencisine geleneksel kilim dokumacılığını öğreterek kültürün yeni nesillere aktarılmasını sağlıyor. 42 yaşındaki usta öğretici Sümeyye Naçar, mesleğin aileden gelen bir gelenek olduğunu belirterek, "Bu iş doğuştan beri var. Annemden gördüm, annemin geçim kaynağıydı. Tahtaköprü’de başladım, şimdi Sarıdibek’te devam ettiriyorum. Bildiğimiz bu dokumacılık 200 yıla dayanıyor" dedi. Kilim yapım sürecini anlatan Naçar, "Koyundan kırptığımız yünü temizleyip ip haline getiriyoruz. Çıkrıkla bükme yapıp çözgüye hazırladıktan sonra dokumaya başlıyoruz. İplerimiz ve desenlerimiz sıralı gider" diye konuştu. Ürünlerde kullanılan geleneksel motiflerin "fare dişi", "sızı", "çobanıliğmez" ve "göbek bağı" olduğunu ifade eden Naçar, büyük ebatlı kilimlerin gün içinde ancak 10 santimetre dokunabildiğini, bir kilimin yaklaşık bir ayda tamamlandığını söyledi. Dokumacılığın büyük emek istediğini vurgulayan Naçar, "Dokumacılık sabır demek, emek demek, kültüre sahip çıkmak demek" diyerek kursların büyük bölümünü kendi imkânlarıyla sürdürdüklerini, Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya’nın da çalışmalara destek olduğunu belirtti. Atölyede çalışan 19 yaşındaki bir genç kız, 6 aydır dokuma yaptığını söyleyerek köylerdeki gençlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade etti. Bir diğer çalışan ise dokuma kültürünü yaşatmak için çaba gösterdiklerini, yetkililerin de bu kültüre sahip çıkmasını istedi.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:51
Samsun turizmde yükselişini sürdürüyor: 1,57 milyon ziyaretçi
Turizmde yükselişini sürdüren "Karadeniz’in ve Kuzey Anadolu’nun incisi Samsun" 2024 yılında 1 milyon 571 bin ziyaretçiyi ağırlarken, kentin kültürel mirasına olan ilgi de rekor seviyeye ulaştı. Samsun Müzesi başta olmak üzere Bakanlığa bağlı 3 müze ve 7 özel müzeyi toplam 610 bin kişi ziyaret etti. Samsun’un kültürel mirası, turizm potansiyeli ve kütüphane hizmetlerinin değerlendirildiği toplantı, Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Samsun Turizm Master Planı doğrultusunda ilerleyen çalışmalar masaya yatırılırken, müzelerden konaklama tesislerine, coğrafi işaretten kütüphane verilerine kadar pek çok başlık ayrıntılı şekilde ele alındı. Samsun’un "Karadeniz’in ve Kuzey Anadolu’nun incisi" olarak turizmde güçlü bir marka olma hedefi doğrultusunda adımların hızla devam ettiğini belirten Vali Tavlı, ilin sahip olduğu kültürel ve doğal değerlerin bölgesel turizmin gelişmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Müzelere 610 bin ziyaretçi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Samsun Müzesi başta olmak üzere ilde bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 3 müze ile 7 özel müzeyi 2024 yılı içerisinde 610 bin kişinin ziyaret ettiği bildirildi. Zengin arkeolojik ve kültürel eserlerin sergilendiği müzeler, turizmin önemli çekim noktaları arasında yer aldı. Konaklama tesisleri 294’e ulaştı Turizm altyapısının gelişimine ilişkin bilgiler de toplantıda paylaşıldı. Samsun genelinde faaliyet gösteren 294 turizm işletme belgeli konaklama tesisi, ilin artan turist kapasitesini karşılamada önemli bir rol üstleniyor. 2024 yılında Samsun’u ziyaret eden turist sayısı ise dikkat çekici bir artış gösterdi. Buna göre şehre 1 milyon 392 bin yerli, 179 bin yabancı olmak üzere toplam 1 milyon 571 bin turist geldi. Coğrafi işarette 18 tescil, 8 başvuru Samsun’un yöresel ürünlerinin marka değerini artıran coğrafi işaret çalışmalarında da önemli ilerleme kaydedildi. 2005 yılında Bafra pidesi ile başlayan süreçte ilin coğrafi işaret tescili alan ürün sayısı 18’e, başvuru aşamasındaki ürün sayısı ise 8’e yükseldi. Yetkililer, bu çalışmaların hem gastronomi turizmine hem de yerel üreticinin güçlenmesine katkı sunduğunu belirtti. Kütüphanelerde 1 milyonun üzerinde ziyaretçi Toplantıda ele alınan bir diğer başlık ise kütüphane hizmetleri oldu. Samsun Müzesi Halk Kütüphanesi dahil olmak üzere kent genelinde hizmet veren 20 kütüphanede; 437 bin kitap, 155 bin üye, 172 bin ödünç verilen kitap, 1 milyon 51 bin ziyaretçi rakamlarına ulaşıldığı kaydedildi. Bu veriler, Samsun’da kültürel ve akademik faaliyetlere olan ilginin her geçen yıl arttığını gösteriyor. Milli Mücadele Salonu yenileniyor Samsun Müzesi içinde yer alan Milli Mücadele Salonu’nun yenilenmesine yönelik çalışmalar da toplantının gündem maddeleri arasında yer aldı. Yetkililer, salonun modern müzecilik anlayışına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi için hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. Toplantıya, Vali Yardımcısı V./Atakum Kaymakamı Murat Bulacak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, müdür yardımcıları İrfan Göz ve Hasan Kılıçarslan, Samsun Müzesi Müdürü Kenan Sürül ve Müdür Yardımcısı Selahattin Kanca, Gazi İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mikdat Malat, OMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler katıldı.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:28
Devlet Çoksesli Korosu 90’ıncı yaşını kutlayan Arvo Part’in İstanbul’a özel bestelediği eseri sanatseverlerle buluşturdu
Devlet Çoksesli Korosu (DÇK), 90’ıncı yaşını kutlayan Arvo Part’in prömiyeri 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Adams Lament (Adem’in Yakarışı)’ isimli eserini seslendirdi. Koro Şefi Burak Onur Erdem, "Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" dedi. Dünyada en çok seslendirilen yaşayan besteci Arvo Part’in bu yıl 90’ıncı yaşı kutlanıyor. Prömiyerinin 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirildiği Adam’s Lament eseri, Orkestra Akademik Başkent, Devlet Çoksesli Korosu ve Devlet Çoksesli Çocuk Korosu ile CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da Burak Onur Erdem yönetiminde seslendirildi. Konser öncesinde Koro Şefi Burak Onur Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. "Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" Şef Erdem, Arvo Part’in bütün dünyada 90’ıncı yaşının kutlandığını aktardı. Erdem, Arvo Part tarafından bestelenen ‘Adams Lament (Adem’in Yakarışı)’ isimli esere ilişkin, "Bizim için özel olan bu eserim İstanbul için yazılmış olması. 2010 yılında İstanbul Müzik Festivali’nde bu eserin prömiyeri yapıldı. Arvo Part İstanbul’a geldi. Biz de 15 yıl sonra tekrar Ankara’da CSO tarihi salonda bu eseri sahneye taşıyoruz. Neden İstanbul için yazdığını açıklamak gerekirse, Hz. Adem tüm dinleri birleştiren bir figür. İstanbul da öyle bir şehir. Bütün dinler yaşamış, kadim kültürler İstanbul’da yer almış. İstanbul herkese kucak açmış. Türkiye de aslında böyle. O açıdan bizim Türkiye Devlet Korosu olarak, Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" dedi. "Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" Konserin Arvo Part ve çevresiyle bağlantılı halde düzenlendiğini kaydeden Erdem, "Duyurular sırasında Ankara’da bu yapılıyor diye tüm dünyaya duyuruluyor. Arvo Part 15 yıl önce İstanbul’a geldiğinde de tanışma fırsatı buldum. Hatta bir gün rehberliğini yaptım, kendisiyle orada tanıştık. O günden beri de müziklerini farklı farklı konserlerde seslendiriyoruz. Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" diye konuştu.
21 Kasım 2025 Cuma - 09:06
Devlet Çoksesli Korosu: "Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık"
Devlet Çoksesli Korosu (DÇK) Şefi Burak Onur Erdem, "Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" dedi. Dünyada en çok seslendirilen yaşayan besteci Arvo Part’in, bu yıl 90’ıncı yaşı kutlanıyor. Prömiyerinin 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirildiği Adam’s Lament eseri, Orkestra Akademik Başkent, Devlet Çoksesli Korosu ve Devlet Çoksesli Çocuk Korosu ile CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da, Burak Onur Erdem yönetiminde seslendirildi. Konser öncesinde Koro Şefi Burak Onur Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. "Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" DÇK Şefi Burak Onur Erdem, Arvo Part’in bütün dünyada 90’ıncı yaşının kutlandığını aktardı. Erdem, Arvo Part tarafından bestelenen ‘Adams Lament’ yani ‘Ademin Yakarışı’ isimli esere ilişkin şöyle konuştu: "Bizim için özel olan bu eserim İstanbul için yazılmış olması. 2010 yılında İstanbul Müzik Festivalinde bu eserin prömiyeri yapıldı. Arvo Part İstanbul’a geldi. Biz de 15 yıl sonra tekrar Ankara’da CSO tarihi salonda bu eseri sahneye taşıyoruz. Neden İstanbul için yazdığını açıklamak gerekirse, Hz. Adem tüm dinleri birleştiren bir figür. İstanbul da öyle bir şehir. Bütün dinler yaşamış, kadim kültürler İstanbul’da yer almış. İstanbul herkese kucak açmış. Türkiye de aslında böyle. O açıdan bizim Türkiye Devlet Korosu olarak Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık." "Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" Gerçekleşen konserin Arvo Part ve çevresiyle bağlantılı halde düzenlendiğini kaydeden Erdem, "Duyurular sırasında Ankara’da bu yapılıyor diye tüm dünyaya duyuruluyor. Arvo Part 15 yıl önce İstanbul’a geldiğinde de tanışma fırsatı buldum. Hatta 1 gün rehberliğini yaptım. Kendisiyle orada tanıştık. O günden beri de müziklerini farklı farklı konserlerde seslendiriyoruz. Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" diye konuştuk.
20 Kasım 2025 Perşembe - 22:38
Son Başbakan Binali Yıldırım Konuralp Antik kentini gezdi
60 yılda yapılacak çalışmaları çok kısa bir süre olan 5 yılda yaptıklarını aktardı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Türkiye Cumhuriyeti Son Başbakanı Binali Yıldırım, 26. Dönem TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, 65. Hükümet Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile bakanlık yetkililerini Düzce’de ağırladı. Aynı hükümette birlikte çalıştığı bürokratlarla bir araya gelen Özlü, Düzce tarihini barındıran Konuralp Antik Tiyatrosu’nu tanıttı. Çalışmalar hakkında bilgiler aktaran Faruk Özlü, 50-60 yılda yapılması mümkün olan kazıların 5 yıl gibi kısa bir sürede bitirildiğini aktararak; "Burada 5 yıldır kazı yapıyoruz. Kazılarda çok önemli eserler bulduk, hepsi orijinal. Bu alanın milattan önce 3. Yüzyılda inşa edildiğini biliyoruz. Koyu renk olan taşlar daha önce vardı, yerel halk arasında ‘Kırk Basamaklar’ olarak bilinirdi, onun alt kısmında olanları biz çıkardık. Normalde 50-60 yılda yapılacak kazıları biz 5 yılda yaptık. Kazı ekibi ve ekipmanlarını biz sağlıyoruz. Kazı başkanı müze müdürüdür. Yani buranın kazı kontrolü Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızdadır. Düzce’nin en güzel yeri burası. Romalılar burayı seçmişler, buraya yerleşmişler. Buranın zemini de kaya, sağlam bir zemini var" ifadelerini kullandı. Heyet bölgeyi incelemesinin ardından Konuralp’ten ayrıldı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 18:53
Balıkesirli öğretmen yazar Dilaver Ayyıldız’dan çocuklara şiir kitabı
Balıkesirli öğretmen yazar Dilaver Ayyıldız 4. kitabı ’Çocuk Şiirleri’ yayımlandı. Eğitim camiasında öğretmenlik ve müdürlük görevlerinde bulunan Emekli Eğitimci ve yazar Dilaver Ayyıldız bugüne kadar şiir kitabı İfadem, Gülsafa, Yaşadıkça dan sonra 4. kitabı ’Çocuk Şiirleri’ şiir kitabını hazırladı. Balıkesirli kitapseverleri 4 eseri ile buluşturan Ayyıldız, kitap fuarlarına katılıyor, merkez ve ilçelerdeki okullarda söyleyişlere katılarak deneyimlerini çocuklara aktarıyor. Hem merkez ve hem ilçelerde düzenlenen etkinliklerde Dilaver Ayyıldız, 15 yaşındayken bir yazısı ulusal dergide, bir yazı ve şiiri de ulusal gazete köşe yazısında yer almıştı. Öğretmen Yazar ve Şair Ayyıldız, kitap fuarları yanı sıra okullarda öğrencilere okumanın ve anlamanın değerlerini genç öğrencilere anlatıyor. Lise yıllarından bu yana yazan ve yıllar sonra yazdıklarını kitaba dönüştüren Ayyıldız, yaptığı çalışmalar ile şiir ve çocuk hikâyeleri yazan yazarın dördüncü kitabı ’Çocuk Şiirleri’ raflarda yerini aldı. Kitapları ile kitap fuarları ve okullarda Balıkesirli vatandaşlarla ve öğrencilerle buluşmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Ayyıldız son olarak Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği kitap fuarında, Bigadiç Belediyesi etkinliğinde ve İvrindi’deki kitap fuarında yer aldı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:28
Rektör Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’ni ziyaret etti
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliğini ziyaret ederek atölye çalışmalarını yerinde inceledi. 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği kapsamında gerçekleştirilen çalıştaylar tüm hızıyla devam ediyor. Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenen etkinlik çerçevesinde, Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nde uygulamalı çalıştay gerçekleştirildi. Uluslararası sanatçılar Einoddin Sadeghzadeh ve Natalia Toropitsyna, çalıştayda öğrencilerle bir araya geldi. Rektör Adıgüzel, atölye çalışmalarını yerinde inceledi Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gün boyu süren ve üretim sürecine öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği çalıştayı ziyaret etti. Ziyarette, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Duygu Kahraman ile Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz de yer aldı. Rektör Adıgüzel, atölye çalışmalarını yerinde inceleyerek öğrencilerle sohbet etti, yürütülen üretim süreçlerine ilişkin bilgi aldı. Sadeghzadeh ve Toropitsyna ile de bir araya gelen Rektör Adıgüzel, sanatçıların çalıştay kapsamındaki üretimlerini inceleyerek Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası sanat etkinliklerine verdiği önemin altını çizdi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:22
Menteşe, Tarihi Kentler Birliği teknik eğitim programına ev sahipliği yapıyor
Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) tarafından yürütülen "Gelecek Akademi-Alanda Eğitimler" programı kapsamında, Tarihi Kentler Birliği üyesi 9 belediyeden 19 teknik personel 4 gün sürecek program kapsamında Menteşe’de bir araya geldi. Katılımcılar Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi, Arasta bölgesi ve çevresindeki kültürel miras alanlarında gezi ve inceleme çalışması yaptı. Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde başlayan programın açılışında konuşan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Türkiye’deki ilk koruma amaçlı İmar Planının Muğla’da yapıldığını ifade ederek, Muğla’nın özel bir bölge olduğunu söyledi. Başkan Köksal Aras, kültürel mirası korumanın yalnızca yapıları değil, bir kentin ruhunu, kimliğini ve hafızasını da geleceğe taşımak olduğuna dikkati çekerek, "Bugün burada Şehir Plancısı bir belediye başkanı olarak böyle bir programa ev sahipliği yapmak benim için çok kıymetli. Belediye Başkanlığından önce de 10 yıllık bir meclis üyeliği geçmişim var. Bu süreçte, İmar Komisyonu Başkanlığı ve 10 yıl boyunca belediyemizin Tarihi Kentler Birliği Temsilciliği görevlerinde bulundum. Şu anda da Mansur Başkanımızın önderliğindeki Tarihi Kentler Birliğinde Encümen Üyesiyim. Muğla ve Menteşe korumacılık anlamında ülkemizin en özel şehirlerinden biridir. Dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin ve o dönemde Muğla’da görev yapan Mimar Oktay Ekinci’nin yoğun çalışmaları sonucu, 1970’li yılların başında Türkiye’nin ilk koruma amaçlı imar planı Muğla’da hazırlanmıştır. Daha sonra seçilen belediye başkanlarımız da bu bilinci yaşatmıştır. Kentimiz tarihi dokusu, yüzyıllardır uyum içinde yan yana duran evleri, meydanları, sokakları ve yaşam kültürüyle bugün hâlâ kendini koruyabilen nadir kentlerden biridir. Menteşe’nin sokaklarında yürürken, aslında yaşayan bir açık hava müzesinde dolaşırsınız. Burada, bu iki günde bu deneyimi keyifle yaşamanızı temenni ediyorum. Çünkü doğal, kentsel ve arkeolojik sit alanlarının aynı anda bulunduğu nadir kentlerden biridir Menteşemiz" dedi. Menteşe’nin hamamları, hanları, sivil mimarlık örnekleri ile geçmişi bugüne taşıyan önemli bir kültürel mirasa sahip olduğunu dile getiren Başkan Köksal Aras, "Zanaatın ve el emeğinin hâlen yaşadığı Arastamız, Saat Kulemiz, hemen yanında restorasyonu devam eden Vakıflar Hamamımız ve şu anda içerisinde bulunduğumuz Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezimiz kentimizin önemli kültürel miraslarından. Özellikle Konakaltı Hanımızın Osmanlı dönemine ait bir han. Yine bir şansımız da Ağa Han Mimarlık Ödülünü 1983 yılında kazanan Nail Çakırhan büyüğümüzün de bu hana elinin değmiş olması. Halet Çambel ile birlikte buranın restorasyonunu yapmışlar. Bu hanın bu bakımdan bizim için ayrı bir değeri var. Türkiye’nin inilen tek yaylası olan Karabağlar Yaylamız ise kendine özgü dokusuyla, irimleriyle, kahveleriyle yan yana camileriyle hoşgörünün simgesidir" dedi. Köksal Aras, "Bu değerlerin korunması hepimizin ortak sorumluluğudur" Sahip olunan kültürel ve tarihi değerlerin korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Başkan Köksal Aras, "ÇEKÜL Vakfı ve Tarihi Kentler Birliği’nin yürüttüğü bu programı çok önemsiyoruz. Bu vesileyle Vakfın Kurucu Başkanı olan ve geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz değerli hocamız Prof. Dr. Metin Sözen’i de saygı ve sevgiyle anıyorum. Kendisine bakış açımıza yaptığı katkılar ve çalışmaları için minnettarız. Sizler için düzenlenen eğitimin, hem Menteşe’nin kültürel mirasını deneyimlemek hem de iyi örnekleri paylaşmak adına verimli geçeceğine inanıyorum. Menteşe Belediyesi olarak, yerel mirası koruma çalışmalarımızı bilimsel verilerle, ortak akılla ve katılımcı bir anlayışla yürütüyoruz. Kentimizin tarihi alanlarını korumaya ve yaşatmaya devam ediyoruz. Bu programın kentlerimizin geleceğine katkı sunacak yeni iş birliklerine vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Başkan Köksal Aras’ın konuşmasının ardından yerel mirasın korunması, kentsel tasarım, uygulama deneyimleri ve koruma politikaları üzerine sunumlar yapıldı. Katılımcılar daha sonra Muğla Müzesi, Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi, Arasta bölgesi ve çevresindeki kültürel miras alanlarında inceleme ve saha çalışması yaptılar.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:20
Anadolu’nun sesleri MEM Sahne’de yankılandı
Nilüfer Belediyesi MEM Sahne, Kasım ayı programında Sedat Anar Trio’yu konuk etti. Santur, erbane ve Afgan rebabının buluştuğu konserde tasavvuf ve Anadolu müziği modern yorumlarla dinleyicilerle buluştu. Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi (MEM) Sahne konserlerinde, Kasım ayında müzikseverlere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Anadolu’nun kadim seslerini modern bir ruhla harmanlayan Sedat Anar Trio, dinleyicilere yüzyılların müzik mirasını bugünün tınılarıyla sundu. Sedat Anar’ın santur, erbane ve Afgan rebabı gibi köklü enstrümanlarla hazırladığı programa eşi Damla Gürkan Anar da katıldı. Erbane ile eşlik ettiği performansıyla geceye ayrı bir renk katan Damla Gürkan Anar, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Kardeşi Selahattin Anar’ın handpan ve erbane ile gerçekleştirdiği solo performans ise konserin dikkat çeken anlarından biri oldu. Tasavvuf ve Anadolu müziği geleneğinin modern tınılarla yeniden yorumlandığı konseri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman da takip etti. Konserin ardından sanatçılarla bir araya gelen Erman, Sedat Anar Trio’ya günün anısına hediye sundu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:06
Yorgancılar son ilmeklerini atıyor: En genç usta 52 yaşında
Bir zamanların vazgeçilmez el sanatlarından "yorgancılık", son ustalarının ellerinde yavaş yavaş tarihe karışıyor. Samsun’da mesleğin "en genci" olduğunu söyleyen 52 yaşındaki yorgan ustası Mehmet Selçuk, 40 yıldır attığı ilmeklerin artık sonuna geldiklerini söyledi. Sanayileşme ile birlikte makine üretimi yorganların piyasayı ele geçirmesi, el emeği göz nuru yün ve pamuk yorganları ikinci plana itti. Bir dönem 100’ü aşkın yorgan ustasının bulunduğu Samsun’da bugün sayı iki elin parmaklarını geçmezken, çırak yetişmediği için mesleğin geleceği de karanlık görünüyor. 40 yıl önce çırak olarak başladığı meslekte kendisinden sonra hiç çırak yetişmediğini belirten usta Selçuk, "Yün, pamuk ve elyaftan yorganlar yapıyorum. Müşterinin kendi malzemesi varsa işçilik de yapıyoruz. Kış aylarında en çok yün yorgan tercih edilir. Yün hem sıcak tutar hem de daha sağlıklıdır. Elyafın hammaddesi kimyasal olduğundan çok önermiyoruz. Hakiki yün yorgan 3 bin 500 TL, pamuk yorgan 2 bin 500 TL, elyaf ise yaklaşık bin 500 TL’den satılıyor" dedi. "En genç yorgancı benim" Mesleğin yok oluşun eşiğinde olduğunu kaydeden Selçuk, çırak bulamamanın sektörü bitirdiğini vurgulayarak, "Önceden Samsun’da 100’ün üzerinde usta vardı. Şimdi 10’u zor bulursun. Çırak yetişmiyor. Gençler kolay para kazanabilecekleri işlere gidiyor. 52 yaşındayım ama benden genç yorgancı yok. Diğer ustalar 55 ile 70 yaş arasında. En fazla 5-6 yıl daha devam edebilirim. Hazır dikim yorganlar oldukça yaygınlaştı. El işi yorganların 15-20 yıl sonra tamamen biteceğini düşünüyorum" diye konuştu. Yorgancılığın zahmetli bir iş olduğuna dikkat çeken Selçuk, "Yere oturup saatlerce iğneyle işlemek kolay değil. Çıraklar 2 saatte ‘belim ağrıyor’ deyip bırakıyor. ‘Elime iğne battı’ diye kaçan çok oldu" ifadelerini kullandı. Soğuk kış günlerine doğru gidilirken yün ve pamuk yorganların hem daha sıcak hem de daha sağlıklı olduğunu belirten usta, eskilerin yün yorgana değer verdiğini ancak yeni gelinlerin el işi yorgan almaya pek sıcak bakmadığını da sözlerine ekledi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 14:53
Demirci’de gezen sinema tırı çocuklara unutulmaz anlar yaşattı
Manisa’nın Demirci ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait Gezen Sinema Tırı, merkez ve kırsal mahalleleri ziyaret ederek çocuklara unutulmaz bir sinema keyfi yaşattı. Demirci’nin farklı noktalarında kurulan mobil sinemada çocuklar, hem sinema izleme heyecanını yaşadı hem de eğlenceli bir gösteriye tanıklık etti. Sinema tırı bir haftalık süren turunda Demirci’de 4 bin öğrenciye ulaştı. Gösterim öncesinde çocuklar için özel olarak hazırlanan müzikli sahne gösterisi büyük ilgi gördü. Etkinliğe katılan minikler, hem eğlenmenin hem de kültürle buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Belediye Başkanı Erkan Kara da gezen sinema tırındaki etkinliğe katılarak çocuklarla birlikte şarkı söyleyip mutluluklarına ortak oldu. Gezen sinema tırında ilkokul öğrencilerine ’Rafadan Tayfa’ çizgi sineması, Ortaokul öğrencilerine ise ’Küçük amca’ ve ’Son anda kupa bizim’ çocuk filmleri izletildi. Belediye Başkanı Erkan Kara yaptığı açıklamada, "Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleri ile Gezen Sinema Tırını ilçemizdeki çocuklarımızla buluşturduk. Gezen Sinema Tırı, ilçe merkezinin yanı sıra kırsal mahallelere de giderek her bir çocuğumuza ulaşmayı hedefledik. Demirci’de bu tür kültürel etkinliklerin daha da artması için çalışmalar yapıyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder