KÜLTÜR SANAT
Kocaeli’de "Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi" törenle tanıtıldı 02 Ocak 2026 Cuma - 20:09:56 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk düşünce dünyasının önemli ismi Alev Alatlı’nın adını taşıyan kültür kompleksini tanıttı. İzmit Millet Bahçesi içinde yer alan Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi, düzenlenen törenle tanıtıldı. Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, kütüphaneye annesinin isminin verilmesinin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İzmit Millet Bahçesini şehrin kalbinde bir kültür alanı olarak tasarladıklarını ifade ederek, içinde yer alan kütüphanenin ise gençlerin talebi üzerinde hazırlandığına dikkati çekti. Sergi alanının da kentin ihtiyacı olduğunu söyleyen Büyükakın, merkezin her şeyiyle çok fonksiyonlu olarak hayata geçirildiğini aktardı. "Roman onun için bir laboratuvardı" Büyükakın, konuşmasında Alev Alatlı’nın Türk düşünce dünyasındaki yerine dikkati çekti. Alatlı’yı "Doğu’ya da Batı’ya da teslim olmayan bir münevver" olarak tanımlayan Büyükakın, şöyle devam etti: "Alatlı, Gazali’nin bir zamanlar din ilimlerini ihya ettiği gibi, çağının yeniden ihya edenidir. O, Aristo’nun ’ya ya da’ dünyasından, modern kuantum fiziğinin ’hem hem de’ dünyasına kapı aralayan gerçek bir entelektüeldi. Bir sözü var çok etkilendiğim; ’Benim tarafım yok, benim derdim var’ O ne sağa, ne sola teslim oldu. O hep derdinin peşinden koştu, hakikati anlatmaya çalıştı ve bunu hep cesaretle yaptı. Zaten entelektüel konfor onun hiç arayışı olmamıştı. Öyle olsaydı birilerini alkışlardı, ’kimden daha çok alkış alırım’ diye yazardı ama hiç öyle yapmadı. Roman onun için bir laboratuvardı ama sadece onun için değil; romandaki karakterler aracılığıyla okuyucu da o laboratuvarın içine girer, orada onunla birlikte o serüvenin bir parçası olurdu. Derdi aslında düşünmeyi öğretmekti, akletmeyi öğretmekti. Çokça kabul edilen popüler değerleri sorgulamayı öğretmekti. Gençler bu ismi burada gördükçe, onun ismi burada yaşadıkça biz geleceğin inşasında da çok kıymetli şeyler yapmış olacağız." Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter" Vali İlhami Aktaş, Alatlı’nın bu ülkeye çok fazla kazanç sağladığını ifade ederek, "Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter. Alev Alatlı hocamız ile, önceki görev yerimde Kapadokya Yüksek Okulu’nun üniversiteye çevrilmesi noktasında uğraş verdik. Kendisi entelektüel olarak yazdığı tüm kitapları hayatında da yaşayan bir kişidir. Devlet yönetimi gibi konularda ne kadar fedakarca çalıştığını biliyoruz. Hiçbir maddi beklentisi olmadan ihtiyacı olan yerlerde eğitim kurumları oluşturdu. Buradaki kütüphanenin ve sanat galerisinin de ilimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı" Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi projesi dolayısıyla Tahir Büyükakın’a teşekkür eden AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, "Gerçek ile gösterilmek istenen şeylerin arasındaki farkı Alev Alatlı ortaya koydu. Herkesin uygarlık diye övgüler dizdiği dünyada insanların ne kadar manipüle edildiğini bize sundu. Bugün Gazze’de zulüm var. Dünya naklen seyrediyor. Oysa Alev Alatlı o kadar içten takip etti ki Gazze’yi, Filistin davasını... Filistinli annelerin dramını ondan öğrendik. Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı. Bu ülkede kendisini aydın olarak tanıtanların nasıl bir çöküş yaşadığını Alev Hoca deşifre etti. Türkiye’nin içini inanılmaz ifadelerle anlattı. Malumatla bilgi arasındaki derin farkı anlattı" diye konuştu. 7’den 70’e herkese hitap ediyor Alev Alatlı Kütüphanesi 2 bin 200 metrekare kapalı alanı ve 500 kişilik çalışma kapasitesiyle her yaştan kullanıcıya hitap ediyor. İçerisinde yer alan 23 bin 52 basılı eser, 29 bin e-kitap, 106 tez ve 22 bilgisayarlı dijital araştırma salonu ile şehrin en donanımlı kütüphanelerinden biri olarak ön plana çıkıyor. Kütüphane bünyesinde sessiz çalışma salonu, sesli çalışma salonu, 2 çocuk kütüphanesi, 22 bilgisayarlı dijital çalışma salonu, atölye alanı ve çok amaçlı salon yer alıyor. Alev Alatlı Kütüphanesi, pazartesi hariç haftanın 6 günü, 09.00-22.00 saatleri arasında hizmet verecek. Kütüphanenin yanında yer alan 2 bin 200 metre karelik Sanat Galerisi ise 360 derece sahnesi, sergi alanları ve çok amaçlı salonlarıyla hizmet vermeye hazır. 135 metrekarelik fuaye ve suaye alanına sahip Sanat Galerisi, kültür-sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak. Ayrıca programda Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Sami Çakır, Cemil Yaman, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, STK temsilcileri, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci de hazır bulundu.
02 Ocak 2026 Cuma - 17:19 Gazeteci Gürhan Adana: "Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır" Yenişehir Belediyesi ile Kent Konseyi’nin birlikte gerçekleştirdiği ’Yenişehir Tarih Sohbetleri’nin konuğu olan gazeteci yazar Gürhan Adana, "10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır" dedi. Geçmişten geleceğe tarih haberleri başlığı altında bugüne değin yaptığı tarih haberlerinin öyküsünü anlatan Gürhan Adana, bu alanda edindiği deneyimlerini paylaştı. 2005-2015 yılları arasında Barcın höyüğünde 10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşimin 9 bin yıl öncesine kadar dayandığının anlaşıldığını ifade eden Adana, "Dünyada ilk kez Yenişehir Barcın höyüğündeki yerleşimde sütten yoğurt, peynir üretilmiştir. Bu bilimsel olarak kanıtlandı" dedi. Buradaki kazılarda günümüzden 8 bin 500 yıl öncesine uzanan zaman dilimindeki Bizans, Kalkolitik ve Neolitik çağlarına ait mimari yapılar, mezarlar ve kap kacaklar bulunduğunu ifade eden Adana, sözlerini şöyle sürdürdü: "Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Hadi Özbal, çanak çömlek pişirme kaplarında bulunan yağ kalıntılarının Boğaziçi Üniversitesi’nde analizinin yapıldığını, peynir, tereyağı ya da yoğurt gibi ürünlerin 9 bin yıl önce burada imal edildiğinin anlaşıldığını belirtmişti. Özbal ayrıca tarımın çok verimli olan bu ovadan Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşmış olabileceğini vurgulamıştı. Bu arada bu kazılarda Yenişehir’in ormanlarla çevrili bir göl olduğu, gölün çevresinin yüksek kesimlere doğru meşe ve fındık ormanlarıyla kaplı olduğu da tespit edilmişti." "İnalcık, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı" Dünyaca ünlü merhum tarihçi Halil İnalcık’ın Yenişehir’e ziyaretini hatırlatan Adana, "Halil Hoca, Yenişehir’in Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu açıklayıp kutlamaların burada yapılması gerektiğini söylemişti. Ayrıca, Osman Bey’in 1299 yılında Yenişehir’e geldiğini ve komşu ilçe İznik’in fethi için Bizans ordusuyla yaptığı savaşı kazandığını, 27 Temmuz 1302’deki bu savaşın sonuçları itibarıyla Osmanlı Devleti’nin kurulduğu tarih olduğunu, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklamalarını haber yapıp kayıt altına almıştık. Kendisinin bu açıklamalarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da Yenişehir’de 2012 yılında bir konferans verdiğini hatırlatan Adana, "Konferansta, ’Türkler tarafından kurulmuş ilk ve tek şehir Yenişehir’dir’ demişti. Yenişehir’in göçebe Türkler tarafından kurulduğunu ve adının da bu nedenle Yenişehir olduğunu vurgulamıştı" dedi. Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun ise Yenişehir sevdalısı bir tarihçi olduğunu anlatan Adana, Oğuzoğlu’nun ilçedeki çalışmalarının önemine değindi. 1988 yılında Balibey Camii’nin bahçe düzenlemesi sırasında Bali Bey ile kızına ait mezar ile 300 yıllık olduğu sanılan bir su kuyusunun bulunduğunu ifade eden Adana, bu kuyunun gün yüzüne çıkarılabileceğinin altını çizdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:50 3 Ocak şiir yarışmasında dereceye girenler belirlendi Bu yıl 11’incisi düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları açıklanırken dereceye girenlere ödülleri verildi. Erdemli Belediyesi ile Mersin Yazarlar Derneği iş birliğinde düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları belirlendi. Bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen yarışmaya, Mersin ve ilçelerinin yanı sıra farklı illerden toplam 56 şair katıldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda birincilik ödülünü "Mersin Güzellemesi" adlı şiiriyle Uşak’tan Ömer Ali Şimşek, ikincilik ödülünü "Mersin Destanı" adlı şiiriyle Isparta’dan Durmuş Kaya, üçüncülük ödülünü ise "Tarihe Destan Yazdık" adlı şiiriyle Adana’dan Hülya Çapar kazandı. Yarışmada sırasıyla Mehmet İbiş (Karboğazı Destanı), Yusuf Öz (3 Ocak Destanı), Ersin Aydın (Kurtuluşun Kalesi), Abdullah Coşkun (3 Ocak’ta Yanan Hürriyet Meşalesi), Mehmet Boz (3 Ocağa Giden Yol) ve Yakup Gümüş (Kanla Yazılan Destan) ilk onda yer aldı. Düzenlenen ödül töreninde dereceye giren şairlere kitap seti ve teşekkür belgeleri, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ve davetliler tarafından takdim edildi. Mersin’in kurtuluş ruhunun gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Kara, "3 Ocak, Mersin’in bağımsızlık ruhunun simgesidir. Bu anlamlı günü şiirle, sanatla yaşatmak bizim için çok kıymetli. Yarışmaya katılan ve emeği geçen tüm şairlerimizi yürekten kutluyorum" dedi. Ödül töreni toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Anadolu’nun ilk müstakil umumi helası müzeye dönüştürüldü
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:50 Anadolu’nun ilk müstakil umumi helası müzeye dönüştürüldü Tokat’ın tarihi Sulusokak’ında yer alan Anadolu’nun ilk umumi helası, Dünya Tuvalet Günü’nde Temizlik ve Su Kültürü Müzesi olarak hizmete açıldı. Tokat’ın tarihi Sulusokak bölgesinde bulunan ve halk arasında "Sık Dişini Helası" olarak bilinen yapı, Tokat Belediyesi tarafından "Sık Dişini Helası Temizlik ve Su Kültürü Müzesi" olarak ziyaretçilere kapılarını açtı. Türklerin yaşadığı tüm coğrafyalarda ilk müstakil helalardan biri olmasıyla büyük önem taşıyan yapı, asırlardır temizlik kültürünün güçlü bir göstergesi olarak kabul ediliyor. 15’inci yüzyıla tarihlenen hela, ecdadımızın temizlik ve hijyen konusundaki yüksek hassasiyetinin somut bir kanıtı olarak dikkat çekiyor. Dünya genelinde Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 19 Kasım "Dünya Tuvalet Günü" kapsamında tarihi yapı müze olarak hizmete açıldı. Tarihi yapı hakkında bilgi veren Tokat Belediyesi sanat tarihçisi Mesut Güneş, "Burası halk arasında ‘Sık Dişini Helası’ olarak geçiyor. Türklerin yaşadığı tüm coğrafyalarda ilk ve tek olarak inşa edilen bağımsız ve müstakil olmasıyla önemli olarak biliniyor. Bu helanın Tokat’ta olmasından dolayı da oldukça önemlidir. Türklerin yaşadığı bölgede daha önce böyle bir yapı yok. Biz de burayı Tokat Belediyesi olarak Sık Dişini Helası Temizlik ve Su Kültürü Müzesi olarak düzenledik. Bugün 19 Kasım, ’Dünya Tuvalet Günü’ olarak kutlanıyor. Sık Dişini Helası yaklaşık 13-14 yüzyıldır atalarımızın temizliğe ve hijyene önem verdiğini gösteriyor. Aynı zamanda Birleşmiş Milletlerin Dünya Tuvalet Günü kapsamında burası oldukça önemlidir. Dünya nüfusunun neredeyse yarıya yakınında hijyen ve hijyenin sürekliliği konusunda sıkıntılar var. Yaklaşık 1 milyar kişinin kendine has bir tuvaleti yok. Bundan yüzyıllar önce atalarımızın Tokat’ın tarihi sokağı Sulusokak’ta bu helanın bulunması ve bugün de burayı açmamızın memnuniyetini duyuyoruz" dedi.
Nilüfer’de şiir eleştirisinin prestij ödülleri sahiplerini buldu
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:27 Nilüfer’de şiir eleştirisinin prestij ödülleri sahiplerini buldu Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 9. Mehmet H. Doğan Ödül Töreni, şiir eleştirisi alanının önemli isimlerini buluşturdu. Gecede, "Metapoetika" adlı eseriyle Ersun Çıplak ödülün sahibi olurken, ilk kez verilen Jüri Özel Ödülü ise "İlkelliğin İhtişamı"yla Murat Kacıroğluna sunuldu. Nilüfer Belediyesi’nin, şiir eleştirmenlerinin adını yaşatmak ve Türkçe’de yayımlanan şiir eleştirisi kitaplarını görünür kılmak amacıyla gerçekleştirdiği Mehmet H. Doğan Ödül Töreni ve Sesli Şiir Antolojisi programı Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlendi. Programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Ali Sezgin ile çok sayıda edebiyatsever katıldı. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Şiir Kütüphanesi’nin Mehmet H. Doğan Ödül Töreni’ni 9 yıldır titizlikle sürdürdüğünü söyledi. 2012 yılında temeli atılan bu yapının şairlerin, araştırmacıların ve okurların nefes aldığı bir ev haline geldiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Biliyoruz ki, bir kentin kültür hayatını derinleştiren şey kütüphaneleridir, sesini çoğaltan şey ise o kentin edebiyat hafızasıdır. Bu nedenle, Mehmet H. Doğan’ın anısını yaşatan bu ödül bizim için yalnız bir edebiyat etkinliği değil; Nilüfer’in kültürel mirasına atılmış güçlü bir imzadır" dedi. Bu yıl Seçici Kurul’un, iki değerli eseri ödüle değer bulduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, Mehmet H. Doğan Birincilik Ödülü’nün "Metapoetika" isimli eseriyle Ersun Çıplak’a; bu yıl ilk kez verilen Jüri Özel Ödülü’nün ise "İlkelliğin İhtişamı" isimli eseriyle Murat Kacıroğlu’na layık görüldüğünü aktardı. Jüri Başkanı Metin Celâl ve Seçici Kurul’da bulunan değerli isimlere teşekkür eden Başkan Şadi Özdemir, ödül almaya hak kazanan isimleri de tebrik etti. Özdemir, gecede Sesli Şiir Antolojisi’nde 6 kıymetli şairin kendi seslerinden şiirlerini okuyacağını ifade ederek, keyifli bir gece yaşanacağını vurguladı. Konuşmaların ardından, Asuman Susam, Gültekin Emre, Haydar Ergülen, Metin Celâl, Nilay Özer, Orhan Alkaya ve Orhan Tekelioğlu’ndan oluşan Seçici Kurulun belirlediği isimlere ödülleri takdim edildi. Ödüle değer görülen Ersun Çıplak ve Murat Kacıroğlu’na ödüllerini Başkan Şadi Özdemir, Jüri Başkanı Metin Celâl ve Orhan Alkaya takdim etti. Gecede Metin Celâl’in soruları ile Ersun Çıplak söyleşi gerçekleştirdi. Eğitim hayatı ve yazın hayatına girişinden bahseden Çıplak, kendisini de edebiyat aşığı olarak tanımladı. Gelişimde eleştirinin öneminden de bahseden Çıplak, eleştiriye tahammül edilen dönemlerin yaşanmasının önemini aktardı. Çıplak, konuşmasında organizasyon gerçekleşmesinde katkılarından dolayı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve çalışanlara teşekkür etti. Gecenin Sesli Şiir Antolojisi bölümünde ise Orhan Alkaya, Deniz Durukan, Bülent Elitok, Ömer Erdem, Bengü Özsoy ve Müesser Yeniay; Nilüfer Oda Orkestrası sanatçılarının eşliğinde şiirlerini seslendirdi. Renkli etkinlik şiirler ve enstrümanlar eşliğinde tamamlandı.
Buldan simidi coğrafi işaret yolunda
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:30 Buldan simidi coğrafi işaret yolunda Denizli’nin Buldan ilçesinde farklı yapılışı ve lezzetiyle ünlü Buldan simidi coğrafi işaret patenti alınması için çalışmalar son aşamaya gelindi. 2025 yılının ilk günlerinde Buldan Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından yapılan çalışmalar neticesinde Buldan Simidi Coğrafi İşaret Patenti alınmasında son aşamalara gelindi. Farklı yapılışı ve lezzetiyle ünlü Buldan Simidine Coğrafi İşaret Patenti kazandırmanın kendileri için büyük önem taşıdığını ifade eden Buldan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Kulalı "Yüzyıllardır süregelen ve yapılışı dedenen toruna geçen asırlık lezzetimiz Buldan Simidine tescil kazandırmak için yoğun gayret gösteriyoruz. Bu anlamda Buldan Simidinin yapılışının her aşamasını belirledik. Ununu, hamurunu, yoğrulmasını, ustalarımızın şekil vermesini kayıt altına aldık. Yetkili mercilerle yapılan görüşmeler ve incelemeler olumlu neticelendi" dedi. "Buldan’a has simidimiz bizim için çok önem verdiğimiz Coğrafi İşaret Patentine kısa bir zamanda almaya hak kazanacaktır" Kısa zamanda çalışmaların biteceğini dile getiren Kulalı, "Buldanımızın havasını, suyunu ve en önemlisi ustalarımızın sevdasını kattığına inandığımız Buldan’a has simidimiz bizim için çok önem verdiğimiz Coğrafi İşaret Patentine kısa bir zamanda almaya hak kazanacaktır. Bugüne kadar Buldan Ticaret Odası tarafından Buldan Bezine, Buldan Ziraat Odası tarafından Buldan Alandız Kestanesine kazandırılan Coğrafi İşaret Patentleriyle birlikte Buldan Simidimizide odamız olarak tescil ettirmenin onurunu yaşıyoruz. Buldan’ımıza hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
Rusya’dan Antalya’ya kültür köprüsü
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:56 Rusya’dan Antalya’ya kültür köprüsü Antalya Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürlüğü’ne bağlı Antalya Oyuncak Müzesi, Rusya’nın oyuncak başkenti olarak bilinen Sergiyev Posad’tan gelen 33 parçalık özel bir koleksiyonla zenginleşti. Rusya Sanatçılar Birliği Sergiyev Posad Şubesi sorumlu sekreteri, "Sergiyev Posad El Sanatları ve Zanaatları Derneği" yönetim kurulu üyesi ve "Rusya Kadınlar Birliği" Sergiyev Posad Şubesi üyesi olan oyuncak sanatçısı Elena Ivanovna Kiyanitsa, Antalya Oyuncak Müzesi’ne 33 parçalık bir bağışta bulundu. Matruşka ve oyma oyuncaklar yer alıyor Koleksiyon matruşka başta olmak üzere Sovyet döneminden izler taşıyan oyma ahşap oyuncak örnekleri içeriyor. Rus halk sanatının Türkiye’de tanıtılmasına katkı sunmayı amaçlayan bağış kapsamında, Bogorodsk Ahşap Oymacılığı Sanat Enstitüsü Rus Geleneksel Sanatları Üniversitesi’nin öğrencileri, mezunları ve öğretim üyeleri tarafından yapılmış eserler de bulunuyor. Bağış belgesi Türkçe ve Rusça iki dilde düzenlenirken, koleksiyonun müze envanterine karşılıksız olarak teslim edildiği ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine hizmet ettiği vurgulandı. Kültür köprüsüne katkı Sergiyev Posad’tan geldiğini ve Antalya’yı sıkça ziyaret ettiğini belirten Elena Kiyanitsa, müzeyi gezerken koleksiyonda Rus oyuncaklarının az olduğunu fark ettiğini söyleyerek, "Türkiye’ye çok sık geliyorum ve Antalya’yı çok seviyorum. Gezerken tesadüfen Antalya Oyuncak Müzesi’ni gördüm, içini gezdim ve çok beğendim; fakat çok az Rus oyuncağı olduğunu fark ettim. Müze yetkilisiyle görüştüm. Okulumuzun oyuncak alanındaki el işçiliğiyle bilindiğini anlattım ve birkaç oyuncak hediye etmek istediğimi söyledim. Baharda birkaç oyuncak getirdim, şimdi ise tam bir koleksiyon bağışladım. Bu bağışın Türkiye ile Rusya arasındaki kültür köprüsüne katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.
Sancaktepe’li genç fotoğrafçılardan dünya sahnesinde büyük başarı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:27 Sancaktepe’li genç fotoğrafçılardan dünya sahnesinde büyük başarı Sancaktepe Fotoğraf Akademisi, uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı. Türkiye’nin katıldığı 42. FIAP Gençlik Bienali 2025 sonuçlarına göre, Akademi öğrencileri Rabia Canalp ve Muhammed Karagöl, elde ettikleri derecelerle Türkiye takımının FIAP Bronz Madalya kazanmasına güçlü katkı sağladı. Sancaktepe Fotoğraf Akademisi öğrencileri Rabia Canalp ve Muhammed Karagöl, 42. FIAP Gençlik Bienali 2025’te dünya sahnesinde büyük bir gurur yaşattı. Genç yetenek Rabia Canalp, "Can Dostlar" adlı fotoğrafıyla altın madalya kazanırken, "Anıt" adlı çalışmasıyla kabul (accepted) alarak yarışmanın dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Bir diğer başarılı öğrenci Muhammed Karagöl ise "Shadow" ve "Rumi" isimli fotoğraflarıyla kabul (accepted) alarak Türkiye takımının puanına değerli katkılar sundu. Her iki genç sanatçının eserleri; "gençlik, kültür ve estetik" teması kapsamında sergiledikleri güçlü anlatım, teknik yetkinlik ve özgün bakış açısıyla uluslararası jüri tarafından övgüyle değerlendirildi. Sancaktepe Fotoğraf Akademisi dünya çapında yükseliyor Sancaktepe Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Sancaktepe Fotoğraf Akademisi, eğitmen Ekrem Kalkan liderliğinde gençlere profesyonel düzeyde fotoğraf eğitimi sunuyor. Akademi; estetik yaklaşım, sahada uygulamalı eğitimler, eleştiri kültürü ve hikâye geliştirme metoduyla genç fotoğrafçıların kendi sanat dilini oluşturmalarına imkân tanıyor. Canalp ve Karagöl’ün proje grubu kapsamında hazırladığı portfolyolarla bu başarıya ulaşması, Sancaktepe’nin görsel sanatlarda uluslararası ölçekte adını duyuran bir merkez haline geldiğini gözler önüne serdi.