KÜLTÜR SANAT - 07 Ağustos 2022 Pazar 13:33

Kitapçıda ’Kütahyalı yazarlar’ rafı

A
A
A
Kitapçıda ’Kütahyalı yazarlar’ rafı

Kütahya’da bir kitabevinde Kütahyalı yazarların kitapları için ayrı bir raf oluşturuldu.

Kütahya’da bir kitabevinde Kütahyalı yazarların kitapları için ayrı bir raf oluşturuldu. Kütahyalı okurlar hem kitapları bir arada görebiliyor hem de dilediği kitabı satın alabiliyor. Kütahyalı yazarların da kitaplarına Kütahyalılara ulaşması için kitabevi ile iletişim kurması yetiyor.


Kitabevi sahibi Ömer Faruk Nazlı yıllardır kendilerine ulaşan tüm Kütahyalı yazarların kitaplarının okurlarla ulaşmasını sağladıklarını ve artık onlara özel bir rafları olduğunu söyledi. Kendi çabasıyla kitap çıkarmış yazarlar dahil, kitapları yayınevlerinden çıkan yazarların dahi şehrinde okurlarının kitaplarını her zaman bulabileceği bir yer sıkıntısı çektiklerini ve kendilerine ulaşan tüm yazarların bu ihtiyaçlarını çözdüklerini söyledi.


Nazlı, araştırma, edebiyat ve çocuk kitabı türlerinde eserleri olanlar başta olmak üzere bugüne kadar yüzden fazla Kütahyalı yazarın kitabevini ziyaret ettiğini söyledi. Gülten Dayıoğlu gibi eserleri alanında önemli yazarların kitaplarını kendi türünde kitap raflarında tuttuklarını söyleyen Nazlı, böyle kitaplar için de ’’Kütahyalı Yazar’’ etiketiyle okurlara bilgilendirdiklerini belirtti. Her Kütahyalı yazarın kitabından bir adet arşivlediklerini söyleyen Nazlı, bir gün sadece Kütahyalı yazarların ve Kütahya üzerine kitapların bulunduğu bir kütüphane saçmayı umduklarını belirtti.(EFE-)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sürücülere yol hipnozu uyarısı: 2 saat sonrasına dikkat Kurban Bayramı tatilinin başlamasıyla beraber yola çıkan sürücüleri, ‘gözleri açık uyumak’ olarak bilinen yol hipnozuna karşı uyaran uzmanlar, yolculuk esnasında yapılması gereken hayati önlemlere dikkat çekiyor. Bayram tatilinin başlamasıyla birçok kişi tatil için yolculuk yapmaya başladı. Trafik kazalarının arttığı tatil dönemlerinde alınan önlemlerle trafik kazalarının azaltılması hedefleniyor. Uzmanlar, sürücülere ‘yol hipnozu’ adlı gözleri açık uyuma tehlikesine karşı uyarılarda bulundu. “Sürücüler en az 7 saat uykusunu aldıktan sonra yola çıksın” Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Faik İlik, uykusuz, uzun süre araba sürme, aralıksız, yorgun bir şekilde yola çıkmanın yol hipnozuna sebep olabileceğini belirterek, “Aslında basit bazı önlemlerle yol hipnozunu önleyebiliriz. Bunun için uzun süre hiç durmadan araba sürmek yerine 2 saatte bir 15 dakika aralar vermek önemli. Çok olumlu etkisi olacaktır. Burada sürücüler 15 dakika çıktığında derin nefes almaları ve birazcık kısa yürüyüşler yaparak kan akışını sağlayabilirler. Ayrıca arabanın sıcaklığı yaklaşık 23 derecede gibi bir sıcaklık oluyor. Klima çalışıyor olsa da, ara ara camları açarak havalandırma yine olumlu etkisi olacaktır. Burada uyku, beyin sisinde olduğu gibi burada da çok önemli. Sürücülerin en az 7 saat uykusunu aldıktan sonra yola çıkmalarını öneriyoruz” dedi. “Hem kendimizi hem yol kullanıcılarının hayatını tehlikeye atmamalıyız” Uzun yola çıkacak sürücülere, araçla hız yapmanın ölümle sonuçlanan kazaları da arttırdığına dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan da “Bayramlar bizim sevinçli günlerimizdir. Bu bayramları hüzün ve kedere dönüştürmemek için kesinlikle uyulması gereken kurallara sürücülerimizin dikkat etmesi gerekiyor. Bununla ilgili ilk olarak yolculuk yapacağımız araçlarımızın bakımlarının tam olması gerekiyor. Bunun da en başında lastiklerin yola tutunması için iyi dişlere sahip olması gerekiyor. Soğutma suyunun, motorun yağ bakımı gibi bakımların tamamının yapılması gerekiyor. Bunlar yapıldıktan sonra yolculuk yapılması gerekiyor. Yolculuk esnasında da araç içerisinde bulunan yolcu ve sürücünün tamamen hepsinin emniyet kemerini takması gerekiyor. Bu emniyet kemeri hayati olarak önem taşıyan bu nokta. Seyahat esnasındayken sürücünün kesinlikle seyir esnasında cep telefonu kullanmaması, bunlar kazaya davetiye çıkartır. Sadece yolda kendimiz değiliz. Araçta ve diğer yol kullanıcılarının olduğunu düşündüğümüz zaman hem kendimizi hem yol kullanıcılarının hayatını tehlikeye atmamalıyız. Trafik ışık ve kurallarına kesinlikle uymamız gerekiyor. Burada bir nokta ise hız sınırı. Bu kurala da dikkat etmemiz gerekiyor. Hız oranları arttığı zaman kesinlikle kaza oranları daha fazla artıyor” şeklinde konuştu. “Gözünüz dalıyor ve oradaki tehlikeyi fark edemiyorsunuz” Ramazan Ceylan, “Yol hipnozu dediğimiz zaman uzun süre araç kullanıldığından kaynaklı olarak gözün dalması, belirli bir noktaya gözünüz dalıyor ve oradaki tehlikeyi fark edemiyorsunuz. Uzun süreli yolculuklarda özellikle 2 saatin üzerindeki yolculuklarda bazı sürücülerimiz yol hipnozu ile karşılaşabiliyor” diye konuştu.
İstanbul Bayramda et tüketirken mangal kullanımına dikkat Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, sağlıklı bir bayram için doğru beslenme önerilerini sıraladı: "Eti sebzelerle pişirin, mangalda yüksek ısıdan kaçının, etleri dinlendirerek ve marine ederek tüketin". Bayram dönemlerinde rutin beslenme düzeninin büyük ölçüde değişmesi kaçınılmaz olsa da bu değişimlerde aşırıya kaçılması bayram keyfinizi yarıda bırakabilir. Tatlı ve et tüketiminin arttığı Kurban Bayramı’nda ise çok daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, Kurban Bayramı’nda doğru beslenme önerilerinde bulunarak diyabet hastalarına şeker tüketiminde aşırıya kaçmamaları; hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile benzer kronik hastalığı olan kişilere ise et tüketimini kontrollü yapmaları gerektiğini hatırlattı. Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, sağlıklı bir bayram için doğru beslenme önerilerinde de bulundu. Etleri, sebzelerle pişirin Kırmızı etin doymuş yağ ve kolesterolden zengin bir besin olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, üzerinde görünen yağlı kısım etten ayrılsa bile kırmızı etteki ortalama yağ oranının yüzde 20 olduğunu söyledi. Kronik hastalığı olan bireylerin yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Özbingül Arslansoyu, etlerin haşlama ya da ızgara şeklinde tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini hatırlattı: “Etler haşlama ya da ızgara tercih edilmeli, kızartmadan kaçınılmalıdır. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli, ilave yağ eklenmemelidir. Etler E ve C vitamini içermez. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi gerekir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğini sağlayacak hem de bazı minerallerin vücut tarafından emilimini arttıracaktır.” Mangalın ısısına dikkat edin Ülkemizde bayram denilince akla ilk gelenin mangal olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, mangalda pişirilen etlere uygulanan yöntemin çoğunlukla yanlış olduğunu belirtti. Yanlış pişirme yöntemlerin ette kanserojen maddelerin oluşmasına sebep olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, etin yüksek sıcaklıkta pişip yanması sonucunda heterosiklik, aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) denilen kanserojen maddelerin ortaya çıktığını belirtti. Özbingül Arslansoyu, bu maddelerin etten ateşe damlayan yağlar nedeniyle çıkan dumanın etle temasından oluştuğunu belirtti. Etlerin baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltıyor Yüksek ateşin ette kanserojen maddelerin açığa çıkmasına ve B grubu vitaminlerin kaybına yol açtığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, mangalın harlı ateşte yapılmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunarak kömür közüyle et arasında en az 15 santimetrelik bir mesafenin bulunması gerektiğini ve etlerin alevle yakılarak pişirilmemesi gerektiğini söyledi. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, “Pişirme öncesi etlerin bazı baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltır. Bu yüzden etlerinizi marine edin. Mangal ve ızgaralarınızı her kullanımdan sonra çok iyi temizleyerek, oluşmuş kanserojen maddelerin bir sonraki yemeğinize aktarılmasını önleyin. Ateşe damlayan yağ ile açığa çıkan kanserojen maddelerin oluşumunu azaltmak için yağlı etlerden kaçının.” Etleri tüketmeden önce dinlendirin Özellikle Kurban Bayramı’nda çok sayıda hayvanın kesilmesi ile kesim öncesi ve sonrasında gereken kontrol ve hijyen kurallarına uyulmaması ile hastalıkların ortaya çıktığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, kurbanlık hayvanın kesiminden sonra “rigor mortis” adı verilen ölüm sertliğinin ortaya çıktığını ve etlerin bekletilmeden bu sertlikle tüketilmesi durumunda midede şişkinlik ve hazımsızlık gibi sıkıntılara yol açacağını belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu şöyle devam etti: “Bunu önlemek için etler kesildikten hemen sonra 5-6 saat serin bir yerde (14-16 C), sonrasında 18-19 saat da buzdolabında bekletilmeli. Böylece etler, toplamda 24 saat bekletildikten sonra tüketmelidir. Etler kesinlikle çiğ ya da az pişmiş olarak tüketilmemeli, büyük parçalar halinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetinde, buzdolabında ya da derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay muhafaza edilebilmektedir. Kıyma olarak saklanacaksa bu sürenin daha da kısa olduğunu unutmayın. Etler dondurulduktan sonra buzdolabında çözdürülmeli, çözünen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.” Bayram günü için beslenme önerileri şöyle: "Güne hafif bir kahvaltı ile başlayın, Az ve sık aralıklarla beslenin, Şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıları tercih edin, Tabağınızın dörtte birini et, dörtte birini tahıl, kalan kısmını ise sebze yemekleri ve salatadan oluşturun, Bol su tüketin, Aç karnına bayram ziyaretine gitmeyin, Fiziksel aktivitenizi arttırın".