KÜLTÜR SANAT - 24 Haziran 2024 Pazartesi 09:40

Sanatçı Naciye Temerit: "Tezhip; el yazmalarının altınla bezendiği bir Osmanlı saray sanatıdır"

A
A
A
Sanatçı Naciye Temerit: "Tezhip; el yazmalarının altınla bezendiği bir Osmanlı saray sanatıdır"

Kütahyalı sanatçı Naciye Temerit, tezhibin hem ruhen, hem de bedenen birlikte yapılan bir sanat olduğunu ifade etti. Temerit, tezhip sanatına 2009 yılında hocası Nesrin Şarlıgil’de kursa başladığını ve şimdiye kadar bir çok eser ürettiğini belirtti.


Tezhip sanatı ile ilgili bilgi veren Naciye Temerit, "Sayfalara ayet numaraları, sure isimleri yazılırken ecdadımız, ’Sure ve sayfaların yazıldığı bölümleri, vahiy olan ayeti kerimelerden ayıralım ve bir karışıklık olmasın’ diye düşünmüş ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in ’Allah güzeldir, güzel olanı sever’ hadisinden yola çıkmışlar. Bu hadisin vesileyle ecdadımız, Kur’an-ı Kerim’in kenarlarında yer alan sayfa ve sure isimlerinin yazıldığı bölümleri güzelce süslemeye karar vermişler, tezhip bu şekilde başlayan bir sanattır" diye konuştu.


Temerit, "Tezhip sanatı süsleme sanatıdır. İslam kabul olduktan sonra hatlar, ayetler süslenmiş fakat tezhip esas köken olarak Uygur Türklerinden gelmektedir. Bu sanatı ilk olarak Uygurlar kullanmış, daha sonra İslam’la birlikte hatlarda kullanılmış. 22 ayar altın kullanılarak yapılmış bu sanat Selçuklu döneminde ve Osmanlı döneminde gelişerek devam etmiş, Cumhuriyet dönemi sanatçıları ile birlikte günümüze kadar gelmiş. Hala daha ülkemizde çok güzel bir şekilde devam ettirilmektedir. Tasavvuf boyutu da olan insanın içindeki güzellikleri ayetlerin etrafını süsleyerek kullandığı bir sanat. Kurs veriyorum, tezhip kursuna 2009 yılında Evliya Çelebi konağında Nesrin Şarlıgil hocamla birlikte başladım. 12 yıl hocamla birlikte ders yaptık. Daha sonra kendisinden icazet aldım. 3 yıl Kütahya Olgunlaşma Enstitüsü’nde çalıştım, daha sonra Korona ile birlikte kurslar kapandı. Koronadan sonra ben 2 yıldır Kütahya Halk Eğitim Merkezinde ders vermekteyim. Bununla birlikte Kütahya Evliya Çelebi konağında da derslerimiz devam etmektedir. Eğitim aldığım konakta. Aslında esas hedefim, tabii ki orta yaş grubunun tezhibi sevmesi çok önemli ama gençlerin sevip bu sanatla ilgilenmesini isterim, yani bu büyük bir arzum. Hem geçmişi geleceğe bağlayan bir sanat hem de vakti güzel değerlendirmeyi sağlayan, insanın ruhuna iyi gelen bir sanat. Herkesin bunu yaşamasını istiyorum. Altın varanklar, Arap zamkıyla birlikte elle ezilen bir malzeme fakat günümüzde İstanbul’da bulunuyor, hazır alıyoruz. Jelatinli su ile inceltip eserlerimizde kullanıyoruz. Tamamen 22 ayar. Bazılarına göre bu lüks gibi gelebilir ama Osmanlı Cihan Devleti altının en çok Allah’ın adına yakıştığını düşünmüşler ve o şekilde kullanmışlardır. Klasik tarzdaki tezhip altınlamak kelimesinden geliyor zaten, tezhip altınlamak demektir. Klasik sanatların tamamı insanın ruhunu iyileştiren şeyler ama özellikle tezhip benim için yaşam tarzı. Tezhipin ruhunun da olması, belli bir tasavvufi boyutunun olması lazım. Yani hem ruhen hem bedenen birlikte yapılan bir sanat. Bence insanı güzelleştiren, ruhuna iyi gelen ilaç" şeklinde konuştu.


Temerit, hedefinin kişisel sergi açarak, eserleri sanatseverlerinin beğenisine sunmak olduğunu sözlerine ekledi.



Sanatçı Naciye Temerit: "Tezhip; el yazmalarının altınla bezendiği bir Osmanlı saray sanatıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.