MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Nilüferler arasında unutulmaz nikah töreni
03 Temmuz 2025 Perşembe - 13:46 Nilüferler arasında unutulmaz nikah töreni Türkiye’nin en büyük nilüfer çiçeği tarlasına ev sahipliği yapan Işıklı Gölü’nde ilk kez bir nikah teknede kıyıldı. Genç çift, nilüferler arasında göl üstünde dünyaevine girdi. Türkiye’nin en büyük Nilüfer Çiçeği tarlasını barındıran Işıklı Gölü’nde bir ilk yaşandı. Buğra Alp Demir ile Gamze Altundağ teknede düzenlenen nikah merasimi ile evlendi. Çivrilli genç çift seçtikleri nikah yeri ile bir ile imza atarak nikah ve evliliklerini ölümsüzleştirdi. Işıklı Gölü’nün Sundurlu Mahallesi’ndeki iskeleden göle giren gelin, damat, şahitler ve nikah memuru nikah yerine teknelerle geldi. Gelin Gamze Altundağ ile damat Buğra Alp Demir ve şahitlerin yerlerini almasıyla başlayan törende, nikah memuru Hasan Gümüş genç çiftin nikahını tekne üzerinde kıydı. Az sayıda davetlinin katıldığı nikah töreni nikah memurunun evlilik cüzdanını geline teslim etmesiyle sona erdi. "Nikah tarihimizi aldıktan sonra nikahımızı gölde yapmak istedik" Nikah törenini göl üzerinde ve Nilüfer çiçekleri içinde yapan Buğra Alp Gamze Demir çifti mutlu olduklarını belirterek; "Nikah tarihimizi aldıktan sonra nikahımızı gölde yapmak istedik. Memur ve şahitlerde onay verince hazırlığımızı yaptık ve Çivril’in en büyük değeri Işıklı Gölümüzde nilüfer çiçekleri içinde evlendik. Bize anlayış gösteren başta nikah memurumuz Hasan Gümüş olmak üzere şahitlerimize ve aile büyüklerimize teşekkür ederiz. Bizim için ayrı bir heyecan ve mutluluk oldu" dedi.
Simge Sağın, Denizlili otomobil tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşattı
03 Temmuz 2025 Perşembe - 10:18 Simge Sağın, Denizlili otomobil tutkunlarına unutulmaz bir gece yaşattı Denizli Motorlu Taşıtlar (DEMOT) Fuarı kapsamında sahne alan Ceren Özdemir ve Simge Sağın, binlerce kişiye unutulmaz anlar yaşatarak doyasıya eğlendirdi. Teknoloji ve eğlenceyi ilk kez bir araya getiren DEMOT, 2-6 Temmuz tarihleri arasında EGS Park Fuar Alanı’nda otomobil tutkunlarını, akşamları ise sanatseverleri ağırlayacak. Bizim Fuarcılık tarafından düzenlenen DEMOT’un ilk gününde Ceren Özdemir ve Simge Sağın sahne aldı. İlk olarak sahneye çıkan Ceren Özdemir binlerce Denizliliyi hareketli şarkılarla coşturdu. Ceren Özdemir’in ardından sahneyi alan Simge Sağın ise dillere pelesenk olmuş şarkılarını bir bir seslendirdi. Simge Sağın’a ise binlerce vatandaş eşlik etti. DEMOT Fuarının ikinci gününde ise Emre Fel sahnede sevilen şarkılarını Denizliler ile birlikte okuyacak. "Biz eğlendik diyebileceğimiz bir fuar yaşamak istiyoruz" Bizim Medya ve Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Birol Karataş, "Fuarımızı katılım sağlayan Denizli’nin hemen hemen motorlu araçlar denilince akla gelen birçok firmayla beraberiz. Hepinize sonsuz teşekkür ediyorum. İnşallah bu emeği boşa çıkarmadan dörtdörtlük bir fuar geçirmeyi düşünüyoruz. Çocuklarımızla da geldiğimizde ve fuarın bittiğinde biz eğlendik diyebileceğimiz bir fuar yaşamak istiyoruz. Gündüzleri firmalarımızın tanıtımları akşamları ise eğlenceler taçlandırmak istiyoruz. Güzel bir fuar geçirmek dileğiyle" dedi.
Sümer Ezgü’den müzikte kültürel seferberlik çağrısı
02 Temmuz 2025 Çarşamba - 12:49 Sümer Ezgü’den müzikte kültürel seferberlik çağrısı Türk halk müziği sanatçısı Sümer Ezgü, müzikte kültürel seferberlik çağırısı yaparak, belediyeleri göreve çağırdı. Ezgü, "Müzik bozulursa toplumun ahlakı bozulur, kültür yozlaşırsa toplum çöker. Türkiye’de 15-24 yaş ortalaması yüzde 14.9’dur. 24 yaş üzeri ise yüzde 85.1’dir. Belediyeler istinasız harç ile para toplar. Peki her ilde etkinlik yaparken kendilerine oy veren bu yüzde 85.1 nüfusa hiç haksızlık yapılmıyor mu? Gerçekçi olarak yüzde 15 olan gençliğe mi hizmet götürüyorlar? Peki gençleri neden yanlış besliyoruz? Sonra da gençleri beğenmiyoruz" dedi. Türk halk müziği sanatçısı Sümer Ezgü, gazetecilerle bir araya geldiği basın toplantısında ülkede ve bölgede kültür-sanat etkinliklerinin geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine düşüncelerini paylaştı. Ezgü, toplumsal yapının korunmasında müziğin dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Ezgü, "2500 yıl önce Çinli filozof Konfüçyüs der ki: ’Müzik, insanı yumuşatır, inceltir, insanın doğasını geliştirir. Müzik, bireyi arıtır, kişiyi sakinleştirebilir. İyi müzik, insanı doğru davranışlara yöneltir. Müzik, gelenek ve görgü ile birlikte toplumu düzenleyen unsurlardandır" dedi. Müziğin yalnızca estetik değil, aynı zamanda ahlaki bir işlevi olduğuna da değinen Ezgü, "Müzik içe ait dengeyi kurar, ruhu arıtır, kişiyi, dolayısı ile toplumu erdemli olmaya yöneltir. Toplumda hangi tür müzik yaygınsa, o toplumun ruhu ve ahlakı da ona göre şekillenir. Doğru müzik toplumu iyileştirir. Müzik bozulursa, toplumun ahlakı da bozulur. Müzik bozulduğunda kültürel ritüeller dağılır, ritüeller dağılırsa toplum çöker. Ahlak, insanlığın aslıdır. Müzik, ahlakın göstergesidir. Müzik bozulduğunda insanların davranışları yozlaşır, yozlaşmış bireylerden oluşan bir toplum ise zamanla yok olur. Bir millet yıkılmak istiyorsa önce müziği bozulur" ifadelerini kullandı. "Belediyeler kültür hizmetini altyapı kadar önemsemeli" Ezgü, kültürel hizmetlerin yerel yönetimlerin asli sorumlulukları arasında olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Toplumun müzik beğenisinin kültürel çeşitliliği ispatlayıcı; belediyelerin kanalizasyon, hijyen kadar kültür-sanat beğeni ve halkının kültürel aşinalıkları da görevidir. Hatta var olma hizmetidir. Adı geçen değerleri birbiriyle yaşatmayan şehir gelişemez. Hars denen kültür, halkın yaşanmışlığıdır. Aidiyet duygusu ile sanatsal işlevin sınırını barındırır." "Etkinliklerde yüzde 85’lik kesimin görmezden gelindiği ortada" Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 verilerine değinen Ezgü, kültürel etkinliklerin hedef kitlesine dair şu değerlendirmeyi yaptı: "15-24 yaş ortalaması yüzde 14.9’dur. 24 yaş üzeri ise yüzde 85.1’dir. Belediyeler istinasız harç ile para toplar. Peki her ilde etkinlik yaparken kendilerine oy veren bu yüzde 85.1 nüfusa hiç haksızlık yapılmıyor mu? Gerçekçi olarak yüzde 15 olan gençliğe mi hizmet götürüyorlar? Peki gençleri neden yanlış besliyoruz? Sonra da gençleri beğenmiyoruz. Ben gençleri önemsiyorum ve bu iletişim sorumluluğu yerel yönetim düşüncesinde düşünülmüyor. Halkımıza tek yanlı değil, her türlü müziği sunmalıyız." "Bu halk savaşını davulla, düğününü zurnayla, derdini saza dökmüştür" Türk halk müziğinin taşıdığı kültürel mirasa vurgu yapan Ezgü, "Unutmayın ki bu halk savaşını davulla, düğününü zurnayla, derdini saza dökmüştür. Şef Walter Straus, ‘Yeryüzünde böyle mükemmel bir müzik yoktur. Önce kendi kültürünü bilmeyene ben müzisyen demem’ demişti. Kastettiği halk müziğiydi. Kendi kültürünü bilmeyen, aidiyet duygusu olmayanlar sadece bir insan topluluğudur" dedi. "45 yıllık sanat hayatımla kültürel seferberlik çağrısı yapıyorum" Sümer Ezgü, sanat yaşamı boyunca edindiği birikimle kültürel bir seferberlik ihtiyacına dikkat çektiğini belirterek, şöyle konuştu: "Kültürel yozlaşmanın önüne geçebilmek, müziğin toplumun üzerinde yıkıcı değil birleştirici gücünü artırmak için yeni bir kültürel seferberlik başlatmak adına 45 yılını müziğe vermiş bir sanatçı olarak, ülkemin kültür ve sanatına duyduğum kaygılarımı ve önerilerimi konuşmayı görev sayıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın Kültür Yolu Festivalleri’nde, belediyelerimizin halk şenliklerinde ve üniversitelerimizin bahar etkinliklerinde bu çağrıya kulak verileceğine inanıyorum." "İlkokullarda müzik öğretmeni yok" Toplantıda müzik eğitimiyle ilgili soruları da yanıtlayan Ezgü, "Eğitimin tam içindeyim ben. Bir taraftan sahnede ülke için ileri işler yapmaya çalışırken, bir taraftan da eğitimin tam içindeyim. Sümer Ezgü Sanat Akademisi’ni açtık. Bunun amacı insan yetiştirmek. Ama şimdi ilkokullarda müzik öğretmeni yok. Devlet okullarında müzik öğretmeni yok. Müzik, beden eğitimi ve görsel sanatlar insanın içini dolduran, insanı daha çok insanlaştıran bu dersler maalesef sınıf öğretmenlerimizin sırtına yüklenmiş durumda. Onlar da elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyor" diye konuştu. "Müzik öğretmeni sadece piyano değil, bağlama da çalmalı" Ezgü, öğretmen yetiştirme sisteminin milli müzik değerlerini kapsayacak şekilde yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Ezgü, "Ortaokula, liseye geliyoruz. Müzik öğretmeni yan flüt çalıyor, piyano çalıyor, bizden yine enstrüman çalan yok. Demek ki bir ülkede müziğin gelişmesini istiyorsak önce müzik öğretmeni yetiştireceğiz. Sporun gelişmesini istiyorsak spor öğretmeni yetiştireceğiz. Bu kadar basit. Anaokulundan başlayarak güzel sanatlar liselerinde, konservatuvarlarda ve güzel sanatlar fakültelerinde sanatçı adaylarını ve öğretmen adaylarını bu ülkenin müziğiyle doyurmamız gerekiyor. Bana göre bir müzik öğretmeninin piyano çaldığı kadar bağlama da çalması zorunlu bir ders olmalıdır" şeklinde konuştu. "Yerli eser yazmıyorsak Kuğu Gölü’yle mi yetineceğiz?" Sanat kurumlarında yerli eser üretiminin yetersizliğine de değinen Ezgü, sözlerini şöyle noktaladı: "Bu ülkede senfonik orkestralar, opera, baleler kuruldu. Ama yerli eserlerimizi yazmadıktan sonra bu orkestralar ve bu topluluklar niye kuruldu ki? Biz hep Kuğu Gölü Balesi mi yapacağız?" Etkinlikte, tarhana çorbası ikramı yapıldı.
29. Kızılcabölük Kültür Sanat ve Moda Festivalinde Işın Karaca rüzgarı esti
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:34 29. Kızılcabölük Kültür Sanat ve Moda Festivalinde Işın Karaca rüzgarı esti Kızılcabölük Kültür Sanat ve Moda festivalinin ikinci gününde sahne alan Işın Karaca, Kızılcabölüklü ve Tavaslı vatandaşlara unutulmaz akşam yaşattı. Tavas Belediyesi ve Kızılcabölüklüler Vakfının ortak çalışmasıyla düzenlenen 29’uncu Kızılcabölük Kültür Sanat ve Moda Festivalinin ikinci gününde Işın Karaca sevilen şarkılarıyla Kızılcabölüklü ve Tavaslı vatandaşlarla buluştu. Tavaslı vatandaşlar Işın karacanın şarkılarına eşlik ederek eğlence dolu bir gece yaşadılar. Konser, Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Tavas Kaymakamı İsmail Demir, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, İlçe Emniyet Müdürü Ayhan Atabek, İlçe Jandarma Garnizon Komutanı Üsteğmen Fatih Sağlam, Kızılcabölüklüler Vakıf Başkanı Osman Erkli ve vatandaşların katılımlarıyla gerçekleşti. Ünlü sanatçı Işın Karacaya plaket ve kızılcabölük kumaşıyla dikilmiş elbise takdim eden Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Buralar dokumasıyla, sıcak insanlarıyla, kaşık helvasıyla tanınan bir belde. Zeybeği ile yarengümesi ile baklavası ile bilinen bir ilçe Türkiye’ye ismini duyurmuş Tavas’ız Kızılcabölük’üz . Kızılcabölü önceden bir beldeydi şimdi ise bir mahalle haline geldi. Ama bu mahalle tükettiğinden fazlasını üreten bir mahalle. Her zaman gelişimi destek olan bir belde. Bugün Denizli sanayisine katkı veren bu güzel insanlar burada bir arada. Son zamanlarda yaşanan ekonomik sıkıntılar, ayrışma ve insanlar arasına ekilen nifak tohumlarını burada bir araya gelen değerli halkımızla birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bitireceğiz. Birlik ve beraberliği yeniden yaşatabilmek için siyasete girdik ve sizlerin önüne çıktık. Sizlerle birlikte hep beraber ülkemizi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağız" ifadelerini kullandı.
Ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun dede acısı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 10:24 Ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun dede acısı Balıkesirspor Kulübü’nün eski başkanlarından Metin Kaygılaroğlu, 86 yaşında hayatını kaybetti. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden Kaygılaroğlu, Balıkesir’deki evinde yaşamını yitirdi. Metin Kaygılaroğlu aynı zamanda ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun Büyükbabası idi. 1981-1984 ve 1986-1987 yılları arasında Balıkesirspor Kulübü Başkanlığı görevini yürüten Metin Kaygılaroğlu, kırmızı-beyazlı camiaya önemli hizmetlerde bulunmuştu. Balıkesirspor’un tarihine adını yazdıran isimlerden biri olan Kaygılaroğlu’nun vefatı, taraftarlar ve spor camiasında büyük üzüntü ile karşılandı. Evli ve iki çocuk babası olan Metin Kaygılaroğlu, aynı zamanda ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu’nun da büyükbabasıydı. Balıkesirspor’a sporuna yön veren isimlerden biri olarak hafızalarda yer eden Metin Kaygılaroğlu’nun cenaze töreni, yurtdışında bulunan aile yakınlarının da katılımıyla 1 Temmuz Salı günü, Zağnos Paşa Camiinden son yolculuğuna uğurlanacağı açıklandı. Metin Kaygılaroğlu’nun vefatı sonrası Balıkesirspor sosyal medya hesaplarından bir taziye mesajı paylaştı. Mesajda "Eski başkanlarımızdan Metin Kaygılaroğlu’nun vefat haberini üzüntüyle öğrendik. Merhum Kaygılaroğlu’na Allah’tan rahmet, sevenleri, yakınları, akrabaları ve camiamıza başsağlığı dileriz."
Haluk Levent’ten sahnede düğün sürprizi: Çiftetelli ve balayı hediyesi
28 Haziran 2025 Cumartesi - 10:15 Haluk Levent’ten sahnede düğün sürprizi: Çiftetelli ve balayı hediyesi Samsun’da konser veren Haluk Levent, düğünlerini bırakıp sahnesine gelen gelin ve damadı ağırlayarak çiftetelli oynadı, ardından da çifte 5 günlük balayı tatili hediye etti. Ünlü sanatçının jesti, binlerce izleyici tarafından büyük alkış aldı. Batıpark’ta festival kapsamında sahneye çıkan Haluk Levent, on binlerce kişiyi coşturdu. "Aşkın Mapushane", "Ankara", "Bu Şehir", "Zor Aşk" gibi hitlerinin yanı sıra "Annemin Sevdiği Türküler" olarak tanıttığı "Bahçe Duvarından Aştım" ve "Halimem" türkülerini seslendiren Levent, seyircilere unutulmaz bir gece yaşattı. "Düğünü bırakıp geldiniz, ben de size balayı ısmarlıyorum" Konser sırasında Dilhan ve Emir Sandıkçı çiftinin düğünlerinden çıkarak alana geldiklerini öğrenen Haluk Levent, çifti sahneye davet etti. "Samanyolu" şarkısı eşliğinde dans eden çift, ardından Haluk Levent ile birlikte sahnede çiftetelli oynadı. Alkışlar arasında gerçekleşen bu renkli anlar, konserin en unutulmaz bölümlerinden biri oldu. Gelin Dilhan Sandıkçı’nın sahneden seyircilerin arasına gelin çiçeğini fırlatması ise geceye düğün ritüeli kattı. Haluk Levent ise bu sürpriz karşısında geri kalmayarak, "Siz çok klas bir hareket yaptınız, ben de size 5 günlük balayı tatili hediye ediyorum" dedi. Konserin finalinde "İzmir Marşı"nı elinde Türk bayrağıyla seslendiren sanatçı, Samsunlulara duygusal bir kapanış yaşattı.