MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Bayrak Asan Dayı’nın mutlu günü
14 Haziran 2025 Cumartesi - 15:38 Bayrak Asan Dayı’nın mutlu günü Türkiye’nin ’Bayrak Asan Dayı’ olarak tanıdığı internet fenomeni Salih Tahtalıoğlu, kızı Fatma Tahtalıoğlu’nun Dünya evine girmesinin mutluluğunu yaşadı. Tahtalıoğlu’na Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan Türk bayrağı hediye etti. Türkiye’nin ’Bayrak Dayı’ olarak tanıdığı ve 3 büyük takımlardan siyasi partilere, Kremlin Sarayı’ndan Özgürlük Heykeli’ne kadar uygulamaları yapılan internet fenomeni Salih Tahtalıoğlu, 2013 yılında çekilen fotoğraf sonrası bir anda fenomen haline gelmişti. Bir çok sosyal medya platformunda ve internette sıklıkla karşılaşılan Tahtalıoğlu Kızının düğününün mutluluğunu yaşadı. Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde ki evinin önünde gerçekleşen düğün cemiyetine Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan’da katıldı. Belediye olarak o meşhur balkonun altına Bayraklı çadır gönderen Başkan Bahçavan ayrıca Kuran-ı Kerim ve Türk Bayrağını da Tahtalıoğluna hediye etti. Konu hakkında sosyal medyadan bir paylaşım yapan Başkan Bahçavan; "Bayrak asan dayı olarak tanınan, internet fenomeni Salih Tahtalıoğlu’nun mutlu gününe ortak olduk. Kıymetli kızı Fatma ile Kadir çiftinin düğün cemiyetini gerçekleştiren Salih Tahtalıoğlu’na, kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim ile şanlı Türk Bayrağımızı armağan ettik. Tahtalıoğlu ve Altınöz ailelerini tebrik ediyor, gençlerimize bir ömür boyu mutlulukları diliyorum" dedi. Sahih Tahtalıoğlu ise bu mutlu gününde kendisini yalnız bırakmayan tüm vatandaşlara ve Başkan Bahçavan’a teşekkür etti.
Mehmet Çevik bu sefer de köy ağası olup traktör kullandı
14 Haziran 2025 Cumartesi - 11:58 Mehmet Çevik bu sefer de köy ağası olup traktör kullandı Yeni şarkısının klibinde köy ağası olan Mehmet Çevik traktör kullanıp tarla sürdü. Köyden traktörle bahçeye gidene kadar trafiği birbirine katan ünlü sanatçı, traktörün azizliğine uğrayınca az daha manken kızlar römorktan düşüyordu. Mehmet Çevik yaza damga vurmaya hazırlandığı "lingo lingo şişeler" isimli yeni şarkısına klip çekmek için bir kez daha kamera karşısına geçti. Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı şirin bir köyde çekilen klip renkli görüntülere sahne oldu. Ünlü sanatçının bir köy ağasını canlandırdığı klipte traktör kullandığı anlar herkesin yüreğini ağzına getirdi. Takviye viteste kalan traktör seri hareket edince manken kızlar az daha römorkun üzerinden düşüyordu. Traktörün sahibine kızarak bunu yavaşa alın diye seslenen Çevik, bir kaç denemenin ardından doğru vitesi bulup traktörü hareket ettirdi. Çekim sonrası açıklama yapan sanatçı, çekimin yapıldığı köyün muhtarının aile dostu olduğunu belirterek, "Mehmet abi bana evinin kapılarını aç dedim sağolsun beni kırmadı. Doğal köy ortamında çok renkli bir klip oldu. Uçak ve attan sonra şimdide traktör daha neler kullanacağız bakalım hep birlikte göreceğiz" dedi. Daha önce hiç traktör kullanmadığını da belirten Çevik, "Aynı araba gibi ama ben araba kullanmayı da sevmediğim için bana zor geldi. Ne yapalım artık klip için sabahlara kadar traktör kullanacağız" diye konuştu. Çevik, söz ve müziği Ahmet Nurettin Çamlıdağ’a ait olan klasikleşmiş şarkıya getirdiği taze soluk ve güçlü vokaliyle hayranlarını etkilemeyi başarırken, günlerce stüdyoda süren titiz çalışmalarının meyvesini aldı. Şarkının Ercan Bakalımoğlu tarafından yapılan enerjik ritmi ve dinamik düzenlemesi, eğlenceye düşkün müzikseverlerin favorisi olmaya aday görünüyor. Doğa ile iç içe, samimi bir köy atmosferinde Enes Bilal Taşcı tarafından çekilen klip kısa sürede milyonlara ulaşarak büyük beğeni kazanmayı hedefliyor. Mehmet Çevik’in müzik dünyasındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyan "Lingo Lingo Şişeler", yaz mevsiminin en çok konuşulan hitlerinden biri olmaya hazır.
Nilüferlerin görsel şöleni yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu
12 Haziran 2025 Perşembe - 14:07 Nilüferlerin görsel şöleni yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu Denizli’nin Çivril ilçesindeki Işıklı Gölü, nilüfer çiçekleriyle bezeli su yüzeyi ve zengin kuş çeşitliliğiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken, ekoturizmin gözde noktalarından biri haline geliyor. Göl, ilkbahar ve yaz aylarında düzenlenen kayık turlarıyla ziyaretçilere huzurlu anlar sunarken, eşsiz güzelliği dronla havadan görüntülendi. Denizli’nin Çivril ilçesinde yer alan Işıklı Gölü, sahip olduğu doğal güzelliklerle hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında açan nilüfer çiçekleriyle adeta bir görsel şölen sunan göl, kuş gözlemciliği ve doğa fotoğrafçılığı için eşsiz bir rota haline geldi. Denizli kent merkezine 120 kilometre uzaklıktaki Çivril ilçesi sınırları içinden bulunan Işıklı Göl yer alıyor. Işıklı Gölü, yaklaşık 73 kilometrekarelik alanı kaplayan genişliğiyle Ege Bölgesi’nin önemli tatlı su kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Göl, başta sulama amacıyla kullanılsa da son yıllarda ekoturizm açısından da büyük önem kazanmış durumda. Göl, özellikle ilkbahar sonu ve yaz aylarında açan beyaz ve pembe nilüfer çiçekleriyle görsel bir şölene dönüşüyor. Su yüzeyini kaplayan nilüferler, fotoğraf tutkunları için benzersiz kareler sunarken, gölde düzenlenen kayık turları ziyaretçilere huzurlu bir doğa deneyimi yaşatıyor. Işıklı Gölü, sadece bitkileriyle değil, kuş çeşitliliğiyle de öne çıkıyor. Özellikle göç dönemlerinde birçok kuş türüne ev sahipliği yapan gölde, flamingo, balıkçıl ve karabatak gibi kuşlar gözlemlenebiliyor. Göl çevresi, kuş gözlemciliği yapmak isteyen doğaseverlerin ilgisini çekiyor. "Işıklı Göl’de 80 tekne ile vatandaşlarımızı hizmet veriyoruz" Her gün Çivril’e bağlı Seraserli Mahallesi’nden çıkarak yerli ve yabancı turistlerin nilüferlerin görsel şölenine tanıklık etmelerini sağlayan tur teknesi sahibi Özer Çetinkaya, 24 Mayıs itibariyle Işıklı Göl’de tekne turların başladığını söyledi. Büyük ilgi gören turlar hakkında bilgileri aktaran Özer Çetinkaya, "Işıklı Göl’de turlar 24 Mayıs itibariyle başladı. Işıklı Göl’de hizmet veren 80 tane tekne bulunuyor. Toplamda 3 tane farklı bölgeden çıkışımız var. Birisi Seraserli ve uzun tur olarak geçer, kuşların yoğun olduğu bir bölge ve 12 kilometrelik bir tekne gezisi yeridir. Sundurlu bölgesi var orası da yaklaşık 6 kilometrelik bir gezi turu. 3. nokta olarak Beydilli köyümüz var ve onların kısa tur olarak geçer" dedi. "Su azalınca turlar da bitecek" Derinliğin yaklaşık 2 metre olduğunu ve tekne turlarının ne zaman biteceği hakkında bilgiler veren Çetinkaya, "Işıklı Göl’ün derinliği yaklaşık 2 metre. 1986 yılında sulama amaçlı yapılan bir gölet. Belirli zaman sonra çevredeki çiftçiler talepte bulunup sulara açmak isteyecekler. Ardından ise her geçen gün su seviyesi düşecek. Tekeneler giremeyecek duruma geldiğinde turlar bitiyor" diye konuştu. Gün doğumu turlarına daha çok ilgi var Işıklı Göl hakkında ve ne zaman gelineceği konusunda önemli bilgiler dile getiren Çetinkaya, "Işıklı Göl’de bulunan çiçekler sabahın erken saatlerinde sabah 08.00 gibi açıyor. Akşam 17.00 gibi o açan çiçekler yavaş yavaş kapanıyor. Sabah 07.30’da turlarımızı başlıyoruz. Bizim tavsiyemiz saat 08.00 ve 10.00 arası gelmektir. Çünkü güneşin doğuşuyla çok güzel bir manzara oluyor. Ondan sonraki öğle saatlerinde güneş yukarıya çıktığında çiçekler kaybolur gibi oluyor çünkü yansıma kayboluyor. Bazı vatandaşlar akşamüstü serin iken gelelim diyorlar ve çok yanlış bir düşünce. Çünkü zaten saat 17.00’da çiçekler kapanıyor ve yansımayla birlikte çok sıcak oluyor. Bu sene de çok yoğunuz. Çıkın çıkın gelin Işıklı Gölümüzün güzelliğini keşfedin" ifadelerini kullandı. "İzmir’den Denizli’ye Işıklı Göl için geldik ve çok beğendik" İzmir’den Işıklı Göl’de tekne turu yapmak için gelen yerli turistler ise "İzmir’den Denizli’ye Işıklı Göl için geldik. Çok bayıldık bu kadar güzel bir şey beklemiyorduk. İzmir’den buraya geldiğimize değdi. Hem eğlenceli hem güzel. Havası, doğası, kuşları, çiçekleri yani her şeyi ile çok güzel" ifadelerini kullandı.