MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Honaz Belediyesi kadınların günlük yaşam stresinden uzaklaştırdı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 10:25 Honaz Belediyesi kadınların günlük yaşam stresinden uzaklaştırdı Denizli’de Honaz Belediyesi günlük yaşamın stresinden ve yoğun iş hayatından uzaklaşarak keyifli vakitler geçirme hedefiyle düzenlenen Kadınlar Matinesinde eğlence dolu bir geceye imza attı. Honaz Belediyesi günlük yaşamın stresinden ve yoğun iş hayatından uzaklaşarak keyifli vakitler geçirme amacıyla Kadınlar Matinesi etkinliği düzenledi. Düzenlenen etkinlik Honaz Belediyesi’ne ait Düğün Salonunda gerçekleştirildi. DJ Serap Çakmak eşliğinde gönüllerince eğlenen Honazlı kadınlar ve çocuklar günlük yaşamın stresinden uzaklaşarak keyifli saatler geçirdi. "Kadınlarımız her şeyin en güzelini hak ediyorlar" Güzel bir katılım olduğunu ve eğlence dolu bir etkinlikte Honazlı kadınların stresten uzak olduğunu belirten Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, "Öncelikle kadınlarımızın yoğun iş hayatında ve yoğun hayat yaşamlarında nefes alabildikleri bir eğlence düzenledik. Gerçekten çok güzel bir katılım vardı. Yapılan bu eğlence dolu bir etkinlikle bütün yılın yorgunluğunu attılar. Bu tür etkinliklerimizi devam edeceğiz çünkü kadınlarımız her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Ramazan öncesi böyle bir etkinlik düzenledik ve Ramazan ayı içerisinde ise çeşitli etkinlikler düzenleyeceğiz. Hep birlikte mutlu bir Honaz için elimizden geleni yapıyoruz. Honaz’ın kadınları ve çocukları mutluysa tüm Honaz mutlu diyoruz. Önümüzde Ramazan ayımız var ve şimdiden bütün vatandaşlarımızın hepimize hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.
Kütahyalı eğitimcilerinden geleneksel Küpecik manilerine modern dokunuş
25 Şubat 2025 Salı - 11:17 Kütahyalı eğitimcilerinden geleneksel Küpecik manilerine modern dokunuş Kütahya’da Ramazan gecelerinin en önemli geleneklerinden biri olan ve unutulmaya yüz tutan geleneksel "Küpecik manileri", eğitimciler tarafından farklı bir tarzla yeniden seslendirildi. Kütahyalı müzik eğitimcileri, Küpecik manisini modern müzik anlayışıyla buluşturarak, bu geleneği genç nesillere aktarımını ve kültürel mirası canlı tutmayı hedefliyor. Ramazan gecelerinin unutulmaz bir parçası olan geleneksel Küpecik Manileri, bu özel çalışma sayesinde nostaljik bir anı olmaktan çıkıp, yeniden Kütahya’nın kültürel dokusunda hak ettiği yeri alması bekleniyor. Bu anlamlı projede, Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretmeni Kazım Göktuğ Kutlu, Atatürk Ortaokulu Müzik Öğretmeni Oğuzhan Kavukçu, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Sevim ve Perküsyon Sanatçısı Mehmet Özdemir bir araya gelerek, Küpecik Manisini yorumladılar. "Küpecik Manileri, Geçmişte Ramazan Gecelerinin Neşesi ve Eğlencesiydi" Gençlerin kültürlerine sahip çıkmasını isteyen Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretmeni Kazım Göktuğ Kutlu, Küpecik Manisini yorumlamakla özellikle gençlerin geleneksel müziğe ilgisini artırmayı hedeflediklerini söyledi. Küpecik Manilerinin geçmişte Ramazan gecelerinin neşesi ve eğlencesi olduğuna dikkat çeken Kazım Göktuğ Kutlu, "Ancak günümüzde gençlerin büyük bir kısmı bu geleneği bilmiyor. Bu yüzden, geleneksel ezgileri modern armonilerle zenginleştirerek gençlerin ilgisini çekecek bir form oluşturduk. Gelenek ancak sahip çıkıldığında yaşar ve biz de bu kültürü yaşatmak için üzerimize düşeni yapıyoruz" dedi. "Projede Müzikal Çeşitlilik Ön Planda" Projede müzikal çeşitliliğin ön planda olduğunu vurgulayan Atatürk Ortaokulu Müzik Öğretmeni Oğuzhan Kavukçu, "Bu projede geleneksel müziğin yapısını koruyarak farklı türlerle birleştirdik. Halk müziği ve etnik müziği sentezleyerek Küpecik Manileri’ne modern bir yorum kattık. Bu sayede, hem köklerimize bağlı kalıyoruz hem de çağdaş bir müzikal anlayış sunuyoruz" dedi. "Geleneği Geleceğe Taşımak Bizim Görevimiz" Gerçekleştirdikleri çalışmanın kültürel miras açısından büyük önem taşıdığını belirten Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğr. Gör. Mehmet Sevim ise, "Kütahya, müzik ve sanat açısından köklü bir geçmişe sahip. Ancak birçok gelenek gibi, Küpecik Mani Geleneği de unutulma tehlikesiyle karşı karşıya. Biz, bu mirası koruyup geleceğe taşımak adına bir adım atmak istedik. Küpecik Manisini, günümüz müzik anlayışıyla harmanlayarak daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçladık. Bu çalışma, geleneksel ile modernin buluştuğu bir köprü niteliğinde" dedi. "Ritimler, Geleneği Daha Güçlü Hissettiriyor" Projede perküsyon enstrümanlarıyla geleneksel ritimleri günümüz müzik anlayışıyla buluşturan Mehmet Özdemir, ritmin önemine değindiği açıklamasında, "Ritim, müziğin ruhunu oluşturur. Küpecik Manileri, geçmişte doğal ortamında söylenirken belirli bir ritmik yapı içeriyordu. Biz de bu ritmik yapıyı daha belirgin hale getirerek duyguyu güçlendirdik. Geleneksel vurmalı çalgılarla modern ritimleri birleştirerek manilerin enerjisini daha fazla hissettirmeyi hedefledik" dedi. Müzik eğitimcilerinin gerçekleştirdiği proje, müziğin birleştirici gücüyle gelenek ve moderniteyi harmanlayan bir sanat hareketi olarak da dikkat çekiyor. Geleneksel melodileri farklı müzik formlarıyla harmanlayan ekip, bu kültürel mirası günümüz dinleyicisiyle buluşturma amacında. "Kütahya’da Ramazan geleneği Küpecik" Kütahya’da Ramazan ayında iftardan sonra gruplar halinde kapı kapı gezen çocuklar,geleneksel "Küpecik" manisi okuyarak şeker ve harçlık topluyorlar.
Diyarbakır’ın kadim tarihi Londra’da podyuma çıktı
24 Şubat 2025 Pazartesi - 12:47 Diyarbakır’ın kadim tarihi Londra’da podyuma çıktı Diyarbakır’da bulunan Zerzevan Kalesi, Dört Ayaklı Minare ve On Gözlü Köprü, uluslararası modacı Recep Demiray, tarafından tasarımlara işlenerek "Ahde Vefa" adıyla Londra Moda Haftası’nda sergilendi. Türk modacı Recep Demiray, Diyarbakır’da bulunan Zerzevan Kalesi, Dört Ayaklı Minare ve On Gözlü Köprü’yü tasarladığı kıyafetlere işledi. Demiray, özgün tasarımlarını moda dünyasının en önemli buluşmalarından biri olan Londra Moda Haftası’nda sergiledi. 20-24 Şubat düzenlenen defileye katılan Demiray, tasarımlarıyla göz kamaştırdı. 20 özel parçadan oluşan bir koleksiyon hazırlayan Recep Demiray, Diyarbakır’ın tarihi yapıları Zerzevan Kalesi, Dört Ayaklı Minare ve On Gözlü Köprü’yü el işçiliği ile giysilerine nakşetti. Diyarbakır kültüründe önemli bir yeri olan bakır ve altın işlemlerle bezeli kıyafetleri ve başa takılan puşiden yaptığı abiye kıyafetler ise izleyenlerden büyük alkış aldı. Defile sırasında mankenler Zerzevan Kalesi’nin görüntüsü eşliğinde podyumda yürüdü. Londra’da bir otelde moda sektörünün seçkin davetlilerinin izlediği defilenin finalinde ise ünlü şarkıcı Ece Mumay podyuma çıktı. Mumay, kıyafeti sunumu ve podyumdaki rahatlığıyla profesyonel mankenleri aratmadı. Defilenin final yürüyüşünü Mumay ile yapan Demiray, konuklarını selamladı. Yaklaşık altı aylık bir çalışma sürecinin ardından tamamlanan koleksiyonu, 10 kişilik deneyimli bir ekip ile hazırladıklarını belirten Recep Demiray, "Doğduğum topraklar olan Diyarbakır’ı çok seviyorum. Diyarbakır’ın eşsiz tarihi dokusundan ilham aldığım koleksiyonuma ’Ahde Vefa’ adını verdim. Bu koleksiyon, yalnızca bir moda çalışması değil, kültürel mirasımıza bir saygı duruşu ve doğduğum topraklara duyduğum minnetin bir ifadesidir. İkinci kez katıldığım Londra Moda Haftasında kültürümüz ve tarihimizle ülkemi temsil etmekten dolayı çok mutluyum" dedi.
Türkiye’nin sağlık sistemini anlattı
22 Şubat 2025 Cumartesi - 12:56 Türkiye’nin sağlık sistemini anlattı Yer aldığı birçok sosyal sorumluluk projesiyle de adından söz ettiren ünlü manken Tülin Şahin, doğrudan halk tarafından seçilen tek organ olan Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’nin ağlık sistemini anlattı. Bazı ülkelerin sağlık bakanlarının yanı sıra parlamenterler, profesörler ve doktorların katıldığı etkinlikte, ’Sağlıklı Yaşam Farkındalığı’ ve ’Böbrek Sağlığı’ başlıklarında konuşan Şahin, "Parlamento tarafından belirlenen konu başlıkları arasında ’Sağlıklı Yaşam’ ve ’Böbrek Sağlığı’ hakkında farkındalık oluşturmak için oradaydım. Sağlıklı yaşam mesleğimle ilgili de paralel giden bir durum. Böbrek sağlığı da dünyada hızla ilerleyen ve farkındalık isteyen bir konu. Annem böbrek hastası olduğu ve diyalize girdiği için konuya yakından tanıklık ediyorum ve bu yüzden doğru kişi olduğumu düşünmüşler. Türkiye’de çok başarılı nefrologlar var. Ülkemizin sağlık sistemi gerçekten çok iyi durumda. Alanlarında çok başarılı doktorlarımız var. Tüm ülkeler koordineli çalışarak, sağlık alanında daha da başarılı noktaya gelinebilir. Tüm dünyada sağlık sektöründe tek bir hastaya harcama yapıldığı düşünülüyor. Aslında yanılıyoruz. Örnek olarak diyalize giren bir hastanın durumu tüm ailesini, yakınlarını da etkiliyor. Bütün aile stres altında kalıyor. Günün sonunda aslında bir hasta için daha büyük bütçeler ayrıldığını görüyoruz. Ayrıca sağlıklı yaşam konusunda dünyadaki tüm okullar ailelerle el ele vererek, çocuklarımızı eğitmeli. Biz modellerin de sağlıklı beslenme konusunda doğru örnekleri anlattım" diye konuştu. Şahin, "Markalaşma ve fark oluşturma hikayemi de ilgiyle dinlediler. İşlerimi seçerken nelere dikkat ediyorum? Kriterlerim neler? 25 yılda hiç alan değiştirmeden heyecanı nasıl hep aynı tutabildim? Ben de her sabah her işime ilk ve tek işimmiş gibi gittiğimi söyledim. İşimi severek yapıyorum ve her işimi alıp, daha da büyütmeye çalışıyorum. Büyük işleri de alıp, devleştiriyorum. Sanırım işin sırrı burada saklı. 25 yıldır bir amatörün heyecanı fakat bir profesyonelin bilgeliğiyle çalışırım. Bu cevabım salondakileri çok etkiledi" dedi.
Kültür sanatın kalbi Balıkesir’de atıyor
22 Şubat 2025 Cumartesi - 09:21 Kültür sanatın kalbi Balıkesir’de atıyor Balıkesir’i kültür sanatın kalbinin attığı bir kent haline dönüştüren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen "Balıkesir Söylüyor" konserinin ikincisi Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde yoğun dinleyici ile gerçekleşti. Balıkesir Büyükşehir Belediye Orkestrası tarafından ikincisi gerçekleştirilen "Balıkesir Söylüyor" konseri Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Sanat Yönetmenliğini Ayhan Erden’in yaptığı Şef Umut Ayral yönetimindeki, amatör ve profesyonel sanatçıların yer aldığı "Balıkesir Söylüyor 2" konserinde Türk müziğinin sevilen eserleri hayat buldu. Yeteneklerini konserde sergileyen amatör ve profesyonel sanatçıların performansları uzun süre alkış aldı. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden usta sanatçı Ferdi Tayfur’un da unutulmadığı gecede birçok eseri hayat buldu. Konsere; Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Volkan Altınöz, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Aytekin Durmaz ve sanatseverler katıldı. "Festivallerin, konserlerin dolu dolu yaşandığı bir kent vizyonuyla ilerliyoruz" Konser sonunda sanatçıları ve emek verenleri kutlayıp konuşmasına başlayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Volkan Altınöz, "Ahmet Akın Başkanımızın sonsuz sevgi ve saygılarını size iletmek üzere buradayım. Çok güzel bir gecede sizlerle bir arada olmak çok gurur verici ve güzel. Ben hakikaten kimin amatör olduğunu anlayamadığım bir gecedeyim. Hepsi birbirinden enfes sesler ve medeni cesaretleriyle buradalar. Bizim en büyük idealimiz sosyal belediyecilikle Balıkesir’i tanıştırmaktı. Bu anlamda gerçekten tiyatroların, festivallerin, fuarların dolu dolu yaşandığı bir kent vizyonuyla ilerliyoruz" diyerek Gastronomi Festivali, Şehir Tiyatrosu ve daha pek çok önemli kültür sanat programıyla Balıkesirlileri buluşturacaklarını söyledi. "Birlikte yönetelim, birlikte söyleyelim" Vatandaşların taleplerini hizmete dönüştürerek Balıkesir’i daha güzel yerlere taşımayı hedeflediklerini söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili ve Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, "Çok güzel, muhteşem bir konsere ev sahipliği yaptık. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak müzikte, tiyatroda, eğitimde büyük işler yapmaya başladık. Şehrimizi uzun yıllar sonra birçok etkinlikle buluşturuyoruz. Bunun için de bütün kadrolarımızla gece yarılarına kadar çalışıyoruz ama burada en büyük iş sizlere düşüyor. Sizlerden gelen talepleri biz hayata geçirmek için buradayız. O yüzden sizlerden talepler gelsin ki bizler de şehrimizi gerçekten iyi yerlere taşıyalım. Birlikte yönetelim, birlikte söyleyelim diyoruz" şeklinde konuştu. Çok güzel bir konser izlediklerini ve eğlendiklerini söyleyen vatandaşlar, "Balıkesir’de böyle güzel, neşeli bir ortam oluşması çok hoşumuza gitti" diyerek konserde emeği geçenlere teşekkür ettiler. Konser programının ardından sanatçılara günün anısına plaket takdim edildi.
Kahtalı Mıçe, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı
16 Şubat 2025 Pazar - 16:06 Kahtalı Mıçe, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı Antalya’da tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında hayatını kaybeden Türk Halk Müziği’nin ünlü sanatçısı Kahtalı Mıçe (Mustafa Kahtalı) memleketi Adıyaman’ın Kahta son yolculuğuna uğurlandı. Antalya’da, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden ’Kahtalı Mıçe’ olarak da bilinen sanatçı Mustafa Kahtalı’nın cenazesi, Antalya’dan memleketi Adıyaman’a getirildi. Daha sonra cenaze havalimanından konvoyla Kahta ilçesine getirildi. Kahta Mıçe için, 3 ay önce ismi verilen Kahtalı Mıçe Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Törene, Adıyaman Valisi Osman Varol, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Adıyaman milletvekilleri Doç. Dr. İshak Şan, Mustafa Alkayış, Resul Kurt, AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, Gazipaşa Kaymakamı Selami Korkutata, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, siyasi parti temsilcileri, halk müziği sanatçıları, ailesi, sevenleri ve vatandaşlar katıldı. Törende yapılan dua ve konuşmaların ardından, Kahtalı Mıçe’nin cenazesi namaz için Çağrı Camisi’ne götürüldü. Kahtalı Mıçe, kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Belediye Mezarlığı’nda sevenlerinin gözyaşlarıyla defnedildi.
Ferdi Tayfur Altıeylül’de anıldı
16 Şubat 2025 Pazar - 13:35 Ferdi Tayfur Altıeylül’de anıldı Arabesk müziğinin efsanevi ismi Ferdi Tayfur, 2 Ocak’ta hayatını kaybetmesinin ardından, Altıeylül Belediyesi tarafından özel bir etkinlik ile anıldı. Ferdi Tayfur’un unutulmaz şarkıları ve hatırası, bu anlamlı gecede bir kez daha gündeme geldi. Altıeylül Belediyesi’nden Ferdi Tayfur gecesi Altıeylül Belediyesi, Ferdi Tayfur’u anmak için anlamlı bir program düzenledi. Etkinlikte ünlü sanatçı Ahmet Selçuk İlkan, Ferdi Tayfur’un en bilinen şarkılarından bazılarını seslendirdi. Programa katılım yoğun oldu ve geceye özel anlar yaşandı. Seninle bir ömür Geceye Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli ve eşi Hüveyla Şehirli de katıldı. Başkan Şehirli, etkinlik sırasında Ahmet Selçuk İlkan ile birlikte Ferdi Tayfur’un "Geçen Yıl " şarkısını seslendirdi. Çiftin dans ettiği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü ve Başkan Şehirli, paylaştığı fotoğrafla birlikte, "Seninle Bir Ömür" notunu düştü. Hatıran yeter Başkan Hakan Şehirli, gece sonunda yaptığı konuşmada Ahmet Selçuk İlkan ve ekibine teşekkür etti. Şehirli, "Değerli Komşularım, Ahmet Selçuk İlkan ve ekibi bize çok güzel bir gece yaşattı. Biz, Sevgililer Günü haftasında hem Ferdi Tayfur’u analım hem de Ahmet Abi’nin sevgiyi, hüzün ve birlikteliği anlatan şiirlerini dinleyelim istedik. Çok sağ olsun, bizlerle olduğu için teşekkür ediyorum" diyerek geceyi anlamlı kılan herkese minnettarlığını ifade etti.
Karadeniz’in Altın Postu Yason, Hollywood yıldızlarını ağırlayacak
14 Şubat 2025 Cuma - 15:55 Karadeniz’in Altın Postu Yason, Hollywood yıldızlarını ağırlayacak Dünyaca ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın, yeni filmi ‘The Odyssey’in bir bölümünü Ordu’nun Perşembe ilçesinde bulunan Yason Burnu’nda çekeceğini duyurması ilde hem merak, hem de heyecan uyandırdı. Perşembe Belediye Başkanı Cihat Albayrak, "Yason Yarım Adası’nda ‘Altın Post’ hikayesinin en önemli ayaklarından bir tanesinin olması nedeniyle ismimizi orada bulmuş olduk. Bu olay çok ciddi ilgi gördü" dedi. 2024 yılında 7 dalda Oscar ödülü kazanan ’Oppenheimer’ filminin Yönetmeni Christopher Edward Nolan (55), 2026 yılında gösterime çıkartmayı hedeflediği yeni filmi ’The Odyssey’nın bir bölümünü Türkiye’de çekecek. Nolan’ın, çekim yeri olarak ise Ordu’nun Perşembe ilçesinde bulunan Yason Burnu Yarımadası’nı tercih ettiği yönünde haberler paylaşıldı. Sosyal medya hesaplarından duyuruldu ‘Christopher Nolan Art & Updates’ isimli sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Yason Burnu Yarım Adası ve ünlü yönetmenin fotoğrafı paylaşılarak, "Christopher Nolan’ın bir sonraki filmi ’The Odyssey’ için bazı sahneler, Türkiye’nin Ordu ilinin Perşembe ilçesinde bulunan Yason Burnu’nda çekilecek" ifadelerine yer verildi. Filmin kadrosu Hollywood yıldızlarından oluşuyor Filmin kadrosunda Charlize Theron, Tom Holland, Matt Damon, Zendaya, Anne Hathaway ve Robert Pattinson gibi Hollywood yıldızları bulunurken, filmin konusunun ise Truva Savaşı’ndan sonra Odysseus’un tehlikeli yolculuğunu ve eşi Penelope ile yeniden bir araya gelmesini konu ettiği öğrenildi. Filmin Ordu’da çekileceği ve Hollywood yıldızlarının şehre geleceği yönünde paylaşılan haberler, ilde yankı uyandırdı. Ünlü yönetmenin birçok filmini izleyenler, projenin tamamlanması halinde Ordu’nun ve Yason Burnu’nun tanıtımı açısından önemli bir proje olduğunu söylediler. "Çok ciddi bir ilgi gördü" Perşembe Belediye Başkanı Cihat Albayrak, filmin bir kısmının Ordu’da çekilmesinin sadece il için değil, ülke adına önemli olduğunu söyledi. Başkan Albayrak, "Dünyaca ünlü Yönetmen Chirstopher Nolan’ın filminin bir parçasının Yason Yarım Adası’nda çekileceği ile ilgili haberler var. Yason Yarım Adası’nda ‘Altın Post’ hikayesinin en önemli ayaklarından bir tanesinin olması nedeniyle ismimizi orada bulmuş olduk. Bu olay çok ciddi ilgi gördü. Biz de bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki Tanırım Genel Müdürümüz ile görüştük, olayı yakinen takip ediyorlar. Fakat bununla ilgili kesinleşmiş resmi bir kararın olmaması, biraz beklememizi gerektiriyor" dedi. "Yason Yarım Adası’nı ve sakin şehrimiz Perşembe’yi sadece yerelde değil, dünyaya tanıtmak için büyük bir fırsat" Yerel ve yabancı turist potansiyelinin artacağına değinen Başkan Albayrak, şöyle konuştu: "Bu önemli bir fırsat, geçen yıllarda ilimizde çekilen bir diziden dolayı ilimizin ne kadar ön plana çıkmış olduğunu görmüş olduk. Bu sefer Yason Yarım Adası’nı ve sakin şehrimiz Perşembe’yi sadece yerelde değil, dünyaya tanıtmak için büyük bir fırsat. Bizlerin de bu çalışmada adımızın geçmesi dahi çok önemli iken, resmi olarak açıklama yapıldığında ve bu gerçekleştiğinde neler yapılabilir? İlçemizi, ilimizi ve ülkemizi dünyaya daha iyi nasıl güzel bir şekilde tanıtabiliriz? Diye çalışma yapacağız. Ordu Büyükşehir Belediyemizin Yason’daki çalışmaları gerçekten çok güzeldi. İnşallah bu film resmiyete kavuştuğunda ilimizi güzel günler bekliyor. Çünkü sakin şehrimiz ciddi adımlar atmış olacak." "Dünya yıldızlarını Ordu’ya sevinçle bekliyoruz" Bir süredir Ankara’da yaşayan ancak kısa bir süre önce Yason Burnu Adası yakınlarında ikamet etmeye başlayan Sevil Ercan, "Müthiş derecede mutluyuz çünkü Yason çok güzel bir nokta. Dünya yıldızlarını da Ordu’ya sevinçle bekliyoruz. Ben aslen Orduluyum, bir süredir Ankara’da yaşıyordum. Denizi çok sevdiğim için buradan ev tuttuk. Ordu çok güzel, Yason da çok özel bir yer. Böyle bir filmin burada çekileceği duyunca çok heyecanlandık, mutlu olduk" ifadelerine yer verdi. "Heyecanla bekliyoruz, gururlu ve mutluyuz" Ordulu Necla Yalta ise, "Kendisi çok ünlü bir yönetmen, birçok filmini izledik. Bence Ordu’nun tanıtılması, Yason Burnu’nda yatan tarihin, böylesine ünlü bir yönetmen tarafından dünyaya tanıtılması çok önemli. Memleketimize de güzel katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Heyecanla bekliyoruz ve gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. Ünlü yönetmenin dünyaca bilinen bazı filmleri Ünlü yönetmenin dünyaca bilinen bazı filmleri ise şu şekilde: "Batman serisinin bazıları, Yıldızlararası, Prestij, Başlangıç, Dunkirk, Oppenheimer, Akıl Defteri, Tenet, Süper Man Çelik Adam, Memento." Karadeniz’in Altın Postu: "Yason" Coğrafi özellikleriyle doğal liman özelliği taşıyan, 2300 yıllık antik liman ve balık üretme havuzlarının kalıntıları bulunan Yason Burnu, Yunan mitolojisindeki Altın Post Efsanesi’nin geçtiği yerlerden olduğu biliniyor. Su sporları ve dalış için tercih edilen yarımada, 1868 yılında yörede yaşayan Rumlar tarafından yaptırılan kilise ve bir deniz feneriyle ziyaretçilerini karşılıyor. Yason Burnu, Yunan mitolojisindeki Altın Post Efsanesi’nin geçtiği yer olması nedeniyle tarihi ve doğayı Karadeniz’in mavi sularında bir arada tutuyor.