MAGAZİN
Beste Açar’dan üvey annesi İpek Açar hakkında "sahte imza" iddiasıyla suç duyurusu 23 Nisan 2026 Perşembe - 13:38:32 Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın şarkılarının telif gelirlerinin sahte imzayla İpek Açar’a devredildiğini iddia ederek, üvey annesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özel bir kriminal tetkikat bürosunda yapılan incemelede belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı. Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın imzasının taklit edilerek şarkılarının telif gelirlerinin devredildiği iddiasıyla İpek Açar hakkında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukatı Onur Yağışan aracılığıyla savcılığa iletilen suç duyurusu dilekçesinde, "Öncelikle müvekkilin babası adına sahte imzalarla düzenlenen bu devir sözleşmesinin aslının Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Kurumunda olmadığından usule ve yasaya açıkça aykırı olan ve yok hükmünde olması gereken bu devir sözleşmesinin hukuken de yokluk hükmü kazanılması için MESAM’a gerekli işlemlerin başlatılması için birlikte hukuki olarak usule ve yasaya göre yokluk olan bu sözleşmeye işlem yapan memur ve personeller hakkında ivedilikle yasal soruşturmanın başlatılması ve suçu işleyen, ortak olan MESAM personelleri hakkında kamu davası açılması gerekmektedir. Her türlü şüpheden uzak, somut delil olarak sunulan kriminal bilirkişi raporlarında, devir sözleşmesi imzalarının sahte olduğu hususu sübuta ermiştir. Şüpheliler hakkında tutuklama tedbiri uygulanması gerekmektedir. Şüpheli İpek Açar’ın çok yakın tarihli sosyal medya paylaşımında, yurt dışına gideceği hususunu da bildirmiştir" ifadelerine yer verildi. Belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı Özel bir kriminal tetkikat bürosunda belge inceleme uzmanı tarafından yapılan mühür ve imza incelemesinde, "İpek Açar ve Kayahan Açar adlarına atılı birer adet imzaları taşıyan "FESEK Devir Sözleşmesi" başlıklı belge fotokopisi üzerinde yer alan Kayahan Açar adına atılı imzanın, mukayese esas olarak tarafıma verilen belgelerdeki örnek imzalara kıyasen, imzaların Kayahan Açar el ürünü olmayıp, şahsın gerçek imzasına benzetilme gayretiyle takliden husul haline getirilen bir imza olduğu kanaatine varılmış bulunmaktadır" denildi. "Babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey" Konuya ilişkin açıklama yapan Kayahan Açar’ın kızı Beste Açar, "Aslında uzun zamandır gündemde olan, benim de sıklıkla ifade etmeye çalıştığım ancak süreç biraz yavaş ilerlediği için ben de Türkiye’de değil ve başka bir ülkede yaşadığım için döndüm ve avukatımla beraber hızlandırarak bu işi, olması gereken olacak diye düşünüyorum. Babamın vefatından sonra, bilirsiniz ki sanatçıların bağlı oldukları belli meslek birlikleri vardır. Eğer bir besteci ve söz yazarıysanız iki tane vardır, birini seçersiniz. Babamın seçmiş olduğu MESAM’a çok destekte bulundu. Babamın eserleri MESAM’da kayıtlıydı. Babamın vefatından kısa bir süre sonra bana MESAM tarafından bir yazı geldi. Avukatım mahkeme aracılığıyla talep ettiği için geldi. Bununla ilgili bana hiç bir bilgi verilmemişti. Böyle gizli saklı şeylerin olduğunu seziyordum. Yazıda şöyle bir şey yazıyordu. ’23 Mayıs 2015 tarihinde kurumumuza sunulan devir belgesine istinaden, Kayahan Açar’ın sahip olduğu tüm haklar devren İpek Açar’a devralan sıfatıyla devredilmiştir’ diye bir kağıt geliyor. Neye istinaden siz bunları İpek Açar’a devrettiniz? Uzun bir süre bu kağıtlar bana verilmiyor. Aradan aylar yıllar geçiyor. En son bize üç tane fotokopi kağıt geliyor. Gelen kağıtta babamın bugüne kadar sahip olduğu tüm şarkıların isimleri yazılı. En sonunda da böyle el yazılarıyla şarkı isimlerinin eklendiği ve bir tarih atıldığı, babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey. Benim babam, hayatında yazdığı o herkesin hayatına dokunan o eserler, şöyle bir A4 kağıdıyla bir kuruma verilip şarkı hakları birine devredilemez. İmzaların ona ait olmadığı raporumuz da var. Babama ait olmadığına dair" şeklinde konuştu. Beste Açar, açıklamalarının devamında bu işin bir çete olayı olduğunu öne sürerek, "Her kim ve kimler buna suç ortaklığı yapmışsa, o zamanın MESAM Yönetim Kurulu Başkanı, yardımcısı, üyeleri. Ben bunun bir grup işi olduğunu düşünüyorum. Bir çete işi. Ben babamın acısıyla ve o dönem 5 kişi daha öldü hayatımda. Babamın ailesi teker teker gitti. Önce babaannem, bir ay sonra babam, bir ay sonra dedem, arada halam, sonra dayım derken, ben onların acısıyla mücadele edip kendi içimde bunları hazmetmeye çalışırken onların hedefleri ve amaçları ne yazık ki bambaşka yerlerdeymiş. Rapor elimizde. İmzalar incelendi. ‘Kayahan’ın elinden değildir’ raporu var. İsmini söylemek artık asla istemiyorum, ağzıma almayacağım. Önce herkesi Allah’a havale ettim, sonra Türk mahkemelerine, savcılarına, hakimlerine ve avukatıma güvenim sonsuz" diye konuştu. "Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir" Beste Açar’ın avukatı Onur Yağışan ise dava sürecine ilişkin, "Burada Merhum Kayahan Açar’ın imzası taklit edilerek bestelerinin büyük bir çoğunluğunun ücreti yasal mirasçılarının üzerine geçmiştir. Biz burada bilirkişi raporunda belge incelemesi yaptırdık uzmanından, Kriminal Polis Laboratuvarı Emniyet Müdürlüğü tarafından. Burada çok net bir şekilde imzaların Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir. Rapor burada Kayan Açar’ın imzaları burada, evrakları burada. Ayrıca işin ilginç taraflardan birincisi şu. MESAM’da bulunan bu evrakların aslı yok. MESAM gibi bir kurum nasıl olur da noterden düzenlenmesi gereken bir evrakı almaz? Nasıl olur da hem noterden düzenlenmeyen hem de böyle sahte olan bir evrakın fotokopisini alır, aslını değil fotokopisini alır?" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:45 Genç oyuncu Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" ne ödül Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" İstanbul Film Festivali’nde "En iyi Kısa Film" ödülünü aldı. Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak, başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" adlı kısa filmle önemli bir başarıya imza attı. Film, bu yıl 45’incisi düzenlenen İstanbul Film Festivali kapsamında "En İyi Kısa Film" ödülünün sahibi oldu. Yönetmenliğini ve senaristliğini Dalya Keleş’in üstlendiği yapımın prodüktör koltuğunda ise Didem Nur Yayman yer alıyor. Büyüme çağında olan bir çocuğun yaşadığı içsel bir hikayenin anlatıldığı film, kısa sürede festivalin en çok konuşulan işleri arasına girdi. Başrollerini Mustafa Konak ile birlikte Sudem Berin Dinç’in paylaştığı "Yerçekimi" filminde iki genç oyuncunun uyumu ve sahne performansları, izleyici ve eleştirmenler tarafından takdirle karşılandı. Festival jürisi, filmin cesur bir dille anlatılmasının yanı sıra oyunculuk performanslarına da özel bir vurgu yaparken, genç oyuncular Sudem Berin Dinç ve Mustafa Konak’ın etkileyici performansları, gecenin öne çıkan diğer bir unsurlarından biri oldu. Daha önce Berlin Uluslararası Film Festivali seçkisine de davet edilen "Yerçekimi", İstanbul’daki bu ödülle birlikte ulusal ve uluslararası alandaki iddiasını güçlendirmiş oldu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:04 (Düzeltme) Kanye West’ten dünya rekoru: 150 milyonluk sahnede 100 bin kişiye konser verecek Kanye West 30 Mayıs’ta İstanbul’da bu zamana kadarki en büyük konserini verecek. Avrupa turnesine İstanbul’dan başlayan West, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda düzenlenecek 100 bin kişilik konser ile kariyerindeki en büyük sahnesine hazırlanıyor. Organizasyonun Türkiye’ye milyonlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor. Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. West genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor" dedi. Dünya yıldızı sanatçı Kanye West, İstanbul’da vereceği konserle Avrupa turnesine başlayacak. Başakşehir’deki Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilecek organizasyonun 100 bin kişilik kapasiteye ulaşması hedefleniyor. 30 Mayıs’ta gerçekleşecek konser için şu ana kadar 60 bin bilet satıldığı, bunun 20 binden fazlasının yurt dışından olduğu bildirildi. Talebin artmasıyla yurt dışı satışlarının 40 bine ulaşması beklenirken, organizasyonun Türkiye ekonomisine 50 ila 100 milyon dolar arasında katkı sağlaması öngörülüyor. Dev organizasyonda en az 150 milyon TL değerinde sahne, ışık ve teknik ekipman kullanılacak. SoFi Stadium’da kullanılan küre sahne sisteminin de İstanbul’a getirileceği belirtilirken, 40 tır ekipman ve yüzlerce kişilik ekiple sahne 10 gün içinde kurulacak. Konserde 360 derece ses sistemi, lazer ve dron şovları yer alacak. Yaklaşık bin dron ile yapılacak gösteri için çalışmalar sürerken, Taylor Swift konserlerinde kullanılan 100 bin ışıklı bilekliğin de dağıtılması planlanıyor. Ulaşım için İBB tarafından ek seferler planlanırken, konserin çocuk ve aile katılımına uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden devam ediyor. "Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli" Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Çünkü Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. Daha önce Türkiye’de Madonna’nın 55 bin biletlik bir rekoru var. Onu daha şimdiden geçtik, 60 bin bilet sattık. Yurt dışından 20 bin bilet sattık. Türkiye’nin marka değeri konserler açısından çok yükseldi. Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli. Bütün Avrupa ilk konser olduğu için şu anda bize bakıyor. Kanye West İstanbul konseri çok özel. Kanye West için de ayrı bir önemi var. Çünkü genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Bu artık İstanbul halkına bağlı" dedi. "Los Angeles’taki SoFi Stadiumu’nda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek" Kanye’nin Türk yemeklerini çok sevdiğini söyleyen Karahan, "Ona özel bir aşçı gelecek. Büyük bir yıldızın ülkemizi gezmesi bizi gururlandırıp, sevindiriyor. Yurt dışından şimdiye kadar 22 bin bilet sattık ve en hızlı satış yurt dışından geliyor. Rusya, Gürcistan, İngiltere, Amerika, Almanya ve Fransa başta geliyor. Fransa konserinin iptal edilmesiyle İstanbul’a talep daha da arttı. Bu nedenle yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor. Otel, taksi, uçak bileti, yeme-içme ve tanıtım açısından ciddi bir katkı olacak. Buraya farklı ülkelerden gelip fotoğraf çekerek, ülkemizin tanıtılması da bizim için çok önemli. Türkiye’de yapılan en büyük prodüksiyon olacak. Sadece sahne, ışık, lazer, dron şov ve diğer teknik unsurların maliyeti en az 150 milyon TL. Los Angeles’taki SoFi Stadium’unda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek. Teknik ekipmanlar bunu gösteriyor. Sürprizler ve sürpriz misafirler de olabilir, çünkü Kanye West sahnelerinde sürprizleriyle biliniyor. Sahnenin Türkiye’ye kurulmasını heyecanla bekliyoruz" diye konuştu. "İstanbul’a yakışacak bu şovu gerçekleştirmesini dört gözle bekliyoruz" Sahne kurulumu için sadece Amerika’dan gelen 75 kişi çalışacağını bildiren Karahan, "Yurt dışından 40 tır ekipman gelecek. Türkiye’den ise 150 kişilik ekip ile sahne 10 gün içinde kurulacak. Daha önce Türkiye’de böyle bir şov görülmedi. İnternette biz açıklama yapmadan 150 milyon TL gibi rakamlar dolaşıyor. Doğru, en az 150 milyon TL’lik bir sahne geliyor. Bu daha önce Türkiye’de görülmemiş bir rakam. Amerika’da yaşayan eski iş ortağım aradı ve Kanye West’in İstanbul’a gelmek istediğini söyledi. Ben de bu organizasyonu yapabileceğimi düşündüm. Dubai’de savaş nedeniyle yapamadık. Şu anda en güvenli yer olan İstanbul’u seçtik. Sözleşme süreci 3 ay sürdü. Meksika’ya gittim ve konseri izledim. İzledikten sonra bu şovun İstanbul’a yakışacağına karar verdim. Türkiye’ye gelmesini dört gözle bekliyoruz" dedi. "Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi" Kanye West’in sahnesinin şu anda teknolojik olarak dünyanın en iyi sahnesi olduğunu belirten Karahan, "Lazerler, projeksiyonlar ve zaman kodlu efektler kullanılacak. Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi. Sahneyi tasarlayanlar da sanatçılar. Bu sahne tasarımında Japon sanatçı Akira’dan esinlendi. Hayatımda en iyi ses sitemini Kanye’nin Meksika sahnesinde dinledim. 360 derece ses sistemi sayesinde stadyumun her noktasında aynı ses kalitesi olacak. Bu sistemi Meksika’daki konserinde deneyimledim ve inanılmazdı. İlk sipariş verdiği şey Taylor Swift konserlerinde kullanılan ışık bileklikleriydi. Konserde 100 bin adet ışıklı bileklik olacak. Bileklikler istenilen renklerde senkronize olabilecek. Bunun bin dron ile bir şov planlanıyor" diye konuştu. "Kanye West’in yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum" Konserin çok güzel ve eğlenceli olacağını düşündüğünü vurgulayan Karahan, "Aileler ve çocuklar da rahatlıkla katılabilir. İBB bize ulaşım konusunda ekstra metro ve metrobüs seferleri sağlayacak. Halkalı’dan Atatürk Olimpiyat Stadı’na giden yeni bir hat da açılıyor. İstanbul’u çok beğeneceğini düşünüyoruz. Ayrıca yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden yapılıyor. Herkesin biletlerini bu resmi kanallardan almasını öneriyoruz çünkü karaborsa ve sahte bilet riski oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.
IF Wedding Fashion İzmir’e 79 ülkeden ziyaretçi
28 Kasım 2024 Perşembe - 09:50 IF Wedding Fashion İzmir’e 79 ülkeden ziyaretçi Bu yıl 18’incisi düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir, 72 ilden ve dünyanın dört bir yanındaki 79 ülkeden toplam 14 bin 606 kişiyi ağırladı. Yerli ve yabancı katılımcılara, profesyonel ziyaretçilere, tasarımcılara, genç yeteneklere ve 2025 modasının sergilendiği renkli defilelere ev sahipliği yapan fuarda yeni iş birliklerine imza atıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından, Ege Giyim Sanayicileri Derneği partnerliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir - Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, hem ülkemiz hem de dünyanın dört bir yanından profesyonel ziyaretçileri ağırladı. 2025 koleksiyonlarının ilk kez sergilendiği IF Wedding Fashion İzmir, bu yıl da ünlü markaların ve genç yeteneklerin tasarımlarının yer aldığı ışıltılı podyumlarıyla göz kamaştırdı. Amerika’nın ünlü reality şovu “Gelinliğe Evet De” programının sunucusu ve dünyaca tanınan modacı Randy Fenoli, fuar katılımcısı ve Gelinlik Tasarım Yarışması onur konuğu jüri üyesi olarak tasarımlarını sergiledi. Fenoli hem katılımcı hem ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. 2025 modasına yön verecek tasarımlar sergilendi 72 ilden 11 bin 496’sı yerli, Avustralya’dan Kanada’ya kadar 79 ülkeden 3 bin 110’u yabancı toplam 14 bin 606 sektör profesyoneli ziyaretçi ile fuar, sektörün küresel arenadaki önemli buluşma noktalarından biri haline geldi. Her kıtadan profesyonel ziyaretçiler fuarda katılımcılar ile ikili görüşmeler gerçekleştirip birçok anlaşmaya imza attı. Türkiye’nin gelinlik ve abiye sektöründeki öncü konumunu pekiştiren IF Wedding Fashion İzmir, bir kez daha moda dünyasının İzmir’den dünyaya açılan kapısı oldu. Fuar, sadece ürün çeşitliliği, ticari ilişkileri, ikili görüşmeleri, ihracata olan katkısı ile değil 2025 modasına yön verecek tasarımların sergilenmesi ve defilelerin düzenlenmesi gibi etkinliklerle de dikkat çekti. “Bir sonraki fuarda yine burada olmak isterim” Gelinlik Tasarım Yarışması da sektörün özgün tasarımlar ile dünya pazarında ön plana çıkması amacına katkı sağlamak amacıyla bu yıl 15. kez düzenlendi. “Köklere Dönüş” temasıyla düzenlenen yarışmada birinci Öztürk Yıkılmaz, 75 bin TL ödül ve IF Wedding Fashion İzmir 2025’te Performans Defilesi hakkı kazandı. İkinci Habibe Çakır 50 bin TL, üçüncü Eren Timoçin ise 25 bin TL ödülün sahibi oldu. Fuarın onur konuğu ve Gelinlik Tasarım Yarışması jüri üyesi olan ünlü modacı Randy Fenoli, “Dokuz yaşındayken annemin dikiş makinasında anneme bir elbise dikmiştim, o günden bu yana moda dünyasının içindeyim. 1993 yılından bu yana gelinlik tasarımı yapıyorum. 2007 yılında ‘Gelinliğe Evet De’ programının yapımcı ve sunucusu oldum. Program 160 ülkede yayınlandı. Dünyada tanınan bir tasarımcı oldum. Koleksiyonlarım 60’tan fazla ülkede satılmakta. Amerika’dan Avrupa’ya birçok etkinlik ve fuara koleksiyonlarımı göstermek için katılıyorum. IF Wedding Fashion İzmir’de olmaktan çok mutluyum. İki şeyin altını çizmek isterim. Birincisi; açılış töreni mükemmeldi. Burada tasarımcı yarışması jürisi olmak benim için çok heyecan vericiydi, çünkü yıllar önce ben de ödül almış bir öğrenciydim ve bana büyük bir ilham kaynağı olmuştu. İkincisi, fuarda düzenlenen karma defilenin kapanışını koleksiyonlarımdan 5 elbisemle yapmaktı. Gözlemlediğim en önemli şey, buraya dünyanın dört bir yanından satın alıcıların gelmesi. Onlarla tanışmak, kültürlerini tanımak beni çok memnun etti. Bu fuara herkesi davet ediyorum. Bir sonraki fuarda yine burada olmak ve onlarla burada buluşmak isterim” dedi. “Yeni anlaşmalara imza attık” Fuara katılan firma temsilcilerinden Jamila - Erdoğan Kulu: “Yıllardır modanın içindeyiz, sadece abiye çalışıyoruz. İzmir firmasıyız. Avrupa’ya ihracat yapıyoruz, savaştan önce de Ortadoğu’ya ihracatımız vardı. Fuarda, Meksika’dan ABD’ye kadar birçok yeni müşteriyi ağırladık ve yeni iş birliklerine satış anlaşmalarına imza attık. Güney Kore’den gelen alıcıları bu yıl ilk kez gördüm. Tabii bunlar fuarın avantajı. 11 yıldır katılıyoruz fuara.” “Çok iyi hazırlanılmış bir fuar” Torres Ceremonia - Serdar Çakırlı: “Fuarın ilk yılından bu yana katılımcıyız. 28 ülkeye ihracat yapıyoruz. Sadece damatlık sloganı ile dizayn ve tasarım hizmeti veriyoruz. Milano’da bir mağazamız var. Bu yıl fuarda gözlemlediğimiz en önemli husus yeni ziyaretçilerle birlikte çok farklı müşterilerin farklı ürün talepleri oldu. Daha çok dizayn ve tasarım yaptığımız ürünlere talep var. Müşterilerimiz memnun bir şekilde siparişlerini geçti. Avustralya’dan, Kanada’dan siparişler aldık, zincir mağazalar geldi. IF Wedding Fashion İzmir, otelinden transferine ve tüm organizasyonlarına kadar çok iyi hazırlanılmış bir fuar. Dünyanın dört bir yanındaki fuarlara gidiyoruz, ancak buradaki ikili ilişkileri ve organizasyonu başka hiçbir fuarda göremiyoruz.” “İyi ki gelmişiz” Filiz Çekil Bridal Atelier - Filiz Çekil: “Tasarımcı ve firma sahibiyim. Bursa’dan geldik, iki mağazamız var. Bu yıl ilk defa katıldık ve defile gerçekleştirdik. Çok güzel bir defile oldu. Mutluyuz, güzel dönüşler aldık, yabancı ağırlıkta iyi bağlantılar yaptık. Çok memnun kaldık ve iyi ki gelmişiz diyoruz. Önümüzdeki yıl yine katılacağız.” “Fuar heyecan kattı” Niobe - Oğuz Sümer: “45 yıllık bir İzmir firmasıyız. Avrupa’da 12 ülke ve 70 ile ürünlerimizi gönderiyoruz. Fuarda olmaktan çok mutluyuz ve keyifli bir fuar geçirdik. Katılım ve ilgi çok iyiydi, yüzde 50’si yabancı, karma bir ziyaretçi oldu. İyi ki katılmışız diyoruz. Herkes memnun. Piyasada sıkıntı olmasına rağmen fuar heyecan, keyif kattı.” “Beklediğimizin kat kat üstündeydi” Günbeyi Group-Şenol Günbeyi: “1995 yılında kurulan bir aile şirketiyiz. Tasarımlarımızı dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. İstanbul’da 5 şubemiz var. Tek bir firma olarak değil Günbeyi, Rojbey ve Belley olmak üzere grup halinde katılıyoruz. Müşteri ilgisinden gayet memnunuz. Piyasada bir düşüş var, ancak fuar beklediğimizin kat kat üstündeydi. Satışlardan memnunuz, iç ve dış piyasadan, birçok ülkeden müşteri geldi.”
Balıkesir’de geleceğin müzik dehaları yetişiyor
26 Kasım 2024 Salı - 13:44 Balıkesir’de geleceğin müzik dehaları yetişiyor Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bandırma Konservatuarı, eğitimdeki yüksek standartlarıyla, öğrencilerini dünya çapında başarılı sanatçılar olarak yetiştiriyor. Büyükşehir Belediyesi Bandırma Konservatuarı öğrencilerinden Erva Bilge Şengören ve Masal Erdan, ulusal ve uluslararası alanda önemli başarılar elde etti. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bandırma Konservatuarı’nın eğitmenlerinden Hazal Saraçoğlu’nun öğrencileri olan Erva Bilge Şengören (7) ve Masal Erdan (9) ulusal ve uluslararası alandaki başarılarıyla dikkat çekerek, konservatuarın eğitim ve rehberlik kalitesini bir kez daha gözler önüne serdiler. Konservatuar öğrencilerinden Erva Bilge Şengören, Londra Kraliyet Akademisi’ndeki (ABRSM) 1. yılını, en yüksek derece olan “Distinction” ile tamamlayarak büyük bir başarıya imza attı. Henüz 7 yaşında olmasına rağmen, 4 yaşında piyano çalmaya başlayan Erva Bilge Şengören, 3 yıldır düzenli ve disiplinli bir şekilde çalışarak bu başarıyı elde etti. Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı ve öğretmeni Hazal Saraçoğlu’nun kendisinin bu seviyeye ulaşmasına büyük katkı sağladığını ifade eden Erva Bilge Şengören’in hedefi ise 8. Grade’den mezun olarak dünyanın dört bir yanında piyano çalmayı ve piyano pedagogu olarak kariyer yapmayı sürdürmek. Erva Bilge Şengören, “Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı bana sadece müzik öğretmedi, aynı zamanda hayatta nasıl ilerleyeceğimi de gösterdi. Öğretmenim Hazal Saraçoğlu’nun yardımıyla bu kadar ilerledim. Konservatuar bana çok güzel fırsatlar sundu ve burada çok şey öğrendim. Büyükşehir Belediyesine ve bütün öğretmenlerime bana yardımcı oldukları için çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Masal Viyana yolunda Konservatuarın başarılı öğrencilerinden bir diğeri olan Masal Erdan ise 1. Uluslararası Ankara Piyano Yarışması’nda kazandığı mansiyon ödülüyle dikkatleri üzerine çekti. Masal Erdan, gerçekleştirilecek ödül törenine katılmak üzere Mart 2025’te Viyana’ya gidecek. 4 yıl önce piyano çalmaya başlayan Masal Erdan, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı’nda aldığı eğitim ile kısa sürede büyük bir gelişim göstererek London College of Music sınavında 1. Grade sertifikasına sahip olmayı da başardı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı, öğrencilerinin sadece müzikal yeteneklerini geliştirmekle kalmayıp, aynı zamanda onların geleceğe dair doğru adımlar atabilmeleri için kapsamlı bir rehberlik hizmeti de sunuyor. Eğitmen Hazal Saraçoğlu, konservatuar öğrencilerinin yalnızca teknik becerilerle ve müziğe olan tutkularını besleyerek yetiştirilmediğini, aynı zamanda hayatlarına yön veren değerli bir rehberlik aldıklarını vurguladı. Saraçoğlu, “Eğitim sürecinde her öğrencinin kişisel hedeflerine uygun bir yol haritası çiziliyor ve böyle onların gerçek potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olunuyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı, her öğrencisinin hem sanatçı hem de güçlü bir birey olarak yetişmesini hedefleyerek, sadece müzik eğitimi değil, yaşam boyu sürecek başarılar için sağlam temeller atıyor” dedi.
IF Wedding Fashion İzmir podyumlarında yeni bir yıldız
22 Kasım 2024 Cuma - 12:41 IF Wedding Fashion İzmir podyumlarında yeni bir yıldız Tasarımcı adaylarına, profesyonel hayatlarındaki ilk defilelerini sergileme olanağı tanıyan yarışmada, geçen yıl birinci olan Sercan İzci’nin “Performans Defilesi” modacı, katılımcı ve ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. IF Wedding Fashion İzmir Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği partnerliğinde 18. kez düzenleniyor. Trendlerin belirlendiği, Avrupa’nın en büyük moda fuarlarından IF Wedding Fashion İzmir, Gelinlik Tasarım Yarışması ile de moda dünyasına yeni tasarımcılar kazandırmaya devam ediyor. IF Wedding Fashion İzmir - Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, her yıl ülke ekonomisine sağladığı katkının yanı sıra sektöre yeni tasarımcılar da kazandırıyor. Fuar kapsamında düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması’nda birinci olarak daha öğrenciyken ilk profesyonel defilesini düzenleme şansı elde eden Sercan İzci, moda ve tasarım dünyasının temsilcilerinin karşısına şık bir koleksiyon ile çıktı. İzci’nin, “Persephone” mitolojik hikayesinden esinlenerek tasarladığı 20 parçalık koleksiyon, modacılardan tam not aldı. Geçen yıl yarışmacı olduğu podyuma tasarımları ile çıkmanın heyecanını yaşayan Sercan İzci, “Benim için bir yıllık süreç çok geliştirici bir deneyimdi. Bu imkânı sağlayan, genç tasarımcıların önünü açıp onlara ilham olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne İZFAŞ’a ve EGSD’ye teşekkür ediyorum. Bu tasarımların ardında çok büyük bir ekibin emeği var. Çocukluğumda büyükannemin dikiş makinesiyle oynarken başlayan bu tutkumun bu noktaya gelmesi benim için çok büyük bir mutluluk kaynağı. Önümüzdeki yıllarda bu podyumda kendi markamla da yer almak istiyorum” dedi. Defilenin kumaş sponsorluğunu Prenses Tekstil, koreografi sponsorluğunu ise Duman Ajans üstlendi.
IF Wedding Fashion İzmir podyumları 2025 modasına yön verecek
20 Kasım 2024 Çarşamba - 12:10 IF Wedding Fashion İzmir podyumları 2025 modasına yön verecek Avrupa’nın en büyük moda fuarlarından IF Wedding Fashion İzmir-18. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, 2025 modasına yön verecek birbirinden renkli defilelere ev sahipliği yapıyor. Fuarın ilk gününde, 15. Gelinlik Tasarım Yarışması final defilesinin yanı sıra Özge Ulusoy, Sema Şimşek, Şevval Şahin, Wilma Elles, Begüm Özbek, İpek Tenolcay, Deniz Pulaş, Ece Gürsel gibi ünlü modellerin de yer aldığı altı defile daha yapıldı. Dün 18. kez kapılarını açan IF Wedding Fashion İzmir, modanın geleceğine yön vermeye devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği partnerliğinde düzenlenen ve 22 Kasım’a kadar sürecek fuar, ilk gününde, birbirinden şık tasarımların kendine yer bulduğu defilelerle bir moda şovuna dönüştü. Önümüzdeki yılın koleksiyonlarından gelinlik, damatlık ve abiye modellerin sergilendiği tasarımlar, Fuar İzmir’de özel olarak oluşturulan defile alanında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. IF Wedding Fashion İzmir’de abiye giyim, gelinlik, damatlık, aksesuar ile çocuk giyim ürün gruplarından 11’i yabancı 180 firma yer alıyor. Fuarı, ülkemizden ve Almanya’dan İtalya’ya, İsveç’ten ABD’ye, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Rusya ve Türk Cumhuriyetlerine kadar birçok ülkeden binlerce profesyonelin ziyaret etmesi bekleniyor. 2025 modasının sergilendiği, ünlü markaların ve modacıların tasarımlarının yer aldığı renkli defilelere ev sahipliği yapan fuar, iş birliği anlaşmaları ile sektöre ve ihracata da büyük katkı sağlayacak. Efsane mankenler podyumdaydı Fuarın ilk günü, yedi defileye birden sahne oldu. 15. kez düzenlenen ve genç tasarımcıların sektöre adım atmasını sağlayan Gelinlik Tasarım Yarışması’nın final defilesi, Filiz Çekil, Shadozi Wedding Company, Ümit Collection, İğne İplik Moda, Çırağan Couture defileleri gerçekleşirken, Gala Defilesi’nde ise Rojbey firmasının tasarımları podyumda yer aldı. Gala Defilesi’nde 90’lı yılların efsane mankenleri de podyumdaydı. Başarılı mankenler, yeni neslin temsilcileri ile birlikte Rojbey firmasının Murat Cinpir’in hazırladığı tasarımlarını başarıyla taşıdı. Renkli tasarımların dikkat çektiği defilede Sema Şimşek, Özge Ulusoy, Deniz Pulaş, Begüm Özbek, İpek Tenolcay, Ece Gürsel, Alona Kral, Açelya Kartal gibi isimler ayakta alkışlandı. “Modanın kalbi İzmir’de atıyor” Gün boyunca düzenlenen defilelerde yer alan modeller de İzmir’de ve IF Wedding Fashion İzmir’de olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, “Fuarda çok iyi bir ortam var. Çok uzun yıllardır geliyoruz ve burada olmak her yıl ayrı bir mutluluk veriyor. Modanın kalbi İzmir’de atıyor, sevdiğimiz tasarımcıların birbirinden güzel tasarımlarını giyiyoruz, arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz. IF Wedding Fashion İzmir podyumlarında olmak bizim için her zaman çok özel bir deneyim” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) partnerliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir; T.C. Ticaret Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği, Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Mimar Kemalettin Moda Merkezi Derneği, Moda Tekstil Konfeksiyoncular Sanayici İşadamları Derneği, İzmir Terziler ve Konfeksiyoncular Odası, İzmir Moda Tasarımcıları Derneği destekleriyle gerçekleştiriliyor.
Gelinlikte ödüller İzmir Ekonomi’ye
20 Kasım 2024 Çarşamba - 11:24 Gelinlikte ödüller İzmir Ekonomi’ye Avrupa’nın en büyük moda fuarlarından IF Wedding Fashion İzmir kapsamında bu yıl 15’incisi düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması’nda, ödüller yine İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne (İEÜ) geldi. İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü mezunu ve Tasarım Çalışmaları yüksek lisans öğrencisi Habibe Çakır, ‘Oya’ adlı tasarımıyla yarışmanın ikincisi olurken, yine Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nde eğitimini sürdüren Eren Timoçin ise, ‘Dokunuş Mesajlar’ adlı gelinliğiyle üçüncülük elde etti. İEÜ öğrencileri, son 3 yılda olduğu gibi bu sene de yarışmada ödüle layık görülerek ulaşılması zor bir seri yakaladı. ‘Köklere Dönüş’ temasıyla İZFAŞ tarafından gerçekleştirilen Gelinlik Tasarım Yarışması, büyük heyecana sahne oldu. Türkiye genelinden yoğun katılımın olduğu yarışmanın finalinde, birbirinden iddialı tasarımlar arasından ödül almaya hak kazananlar belirlendi. İğne ve tığ oyaları Yarışmada ikinciliğe ulaşan Habibe Çakır, Ege Bölgesi’nin kültürel değerlerinden ilham alıp iğne ve tığ oylarını kullanarak özel bir tasarıma imza attı. ‘Oya’ adını verdiği gelinliğini yaklaşık 1 aylık çalışma sonucunda hazırladığını söyleyen Çakır, “Ege Bölgesi’ne ait geleneksel motiflerden esinlenerek doğal kumaşlarla gelinliğimi hazırladım. İğne ve tığ oyaları, Ege’de sıklıkla kullanılıyor. Uzun yıllardır da bu gelenek sürüyor. Ben de gelinliğimde bu oyaları işlemek istedim. Bu oyaları da İzmirli kadınlarımız işledi. Çok emek verdik, titizlikle çalıştık. Tüm bunların sonunda da ortaya güzel bir tasarım çıktı. Finale kaldıktan sonra ödül alacağıma inanıyordum, bu hedefime ulaştığım için mutluyum” dedi. Memleketinden esinlendi Yarışmanın üçüncüsü Eren Timoçin ise, ‘Dokunuş Mesajlar’ adını verdiği gelinliğinde, memleketi Diyarbakır’ın motiflerinden ilham aldı. Nazar boncuğu, buğday ve arpa motiflerini işleyen Timoçin, artık kumaşları kullandığı gelinliğinde aplike ve taş işlemelere de yer verdi. Timoçin, “Ödül aldığım için çok mutluyum. Henüz ikinci sınıfta okuyorum ve kendimi gün geçtikçe geliştiriyorum. Ödül almak, bundan sonra yapacağım çalışmalar için bana güç katacak. Tasarımıma güveniyordum, farklı olduğunu biliyordum. Diyarbakır’da, özellikle 1900’lü yılların başından beri gelinliklerde şalvar modeli işlenir. Örneğin; ben bunu biraz değiştirerek şalvar genişliğini, gelinliğin kollarına uyguladım. Ayrıca, artık ve doğal kumaşları kullanarak sürdürülebilirlik noktasında da önemli bir mesaj verdiğimi düşünüyorum” diye konuştu.