GENEL - 18 Eylül 2019 Çarşamba 12:59

370 yıllık kızılcık ağacı yıllara meydan okuyor

A
A
A
370 yıllık kızılcık ağacı yıllara meydan okuyor

Birçok meyve çeşidi bakımından gen kaynaklarını koruma merkezi konumunda olan Malatya’da bulunan 370 yıllık kızılcık ağacı görenleri kendine hayran bırakıyor.

Birçok meyve çeşidi bakımından gen kaynaklarını koruma merkezi konumunda olan Malatya’da bulunan 370 yıllık kızılcık ağacı görenleri kendine hayran bırakıyor. Ağacın yetişmesi için yıllardır bin bir emek veren bahçe sahibi Yusuf Kendirli, bu tarihi kızılcık ağacının koruma altına alınmasını istiyor.


Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Barguzu Mahallesi’nde Yusuf Kendirli isimli vatandaşa ait bahçede bulunan kızılcık ağacının gövdesine, yemyeşil dallarının arasından ulaşılıyor ve bu ağaç onlarca kişiyi gölgesinde dinlendirebiliyor. Koca bir çınar gibi duran kızılcık ağacı her yıl mevsiminde meyve de veriyor.



Ağacın koruma altına alınması isteniyor


Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit, Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü çalışanları, kızılcık ağacını daha yakından görmek ve incelemek için bahçeyi ziyaret etti. 370 yıllık kızılcık ağacını gözü gibi sakınan ve bin bir emek vererek bugüne gelmesini sağlayan bahçe sahibi Yusuf Kendirli, kızılcık ağacının koruma altına alınmasını talep ederek, “Dedelerimiz çocukken bu ağaç aynıymış, aynı büyüklükte bir ağaçmış. Bu ağacın yaşının 300’ün üzerinde olduğunu söylediler. Bu ağacı korumaya çalışıyorum, elimden geldiğince yaşatmaya çalışıyorum. Bunun içinde yetkililere sesleniyorum onlar da destek olsunlar el birliğiyle yaşatalım” şeklinde konuştu.



“Kızılcığın Kayısı Araştırma Enstitüsünde koleksiyon parseli de var”


Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit ise bölgede eskiden beri kızılcık yetiştirildiğini ifade ederek, Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsünde kızılcığın koleksiyon parselinin olduğunu söyledi. Bölgede genetik kaynaklarının muhafazası ve değerlendirilmesi ile ilgili projelerin sürdürüldüğünü dile getiren Macit, “Kızılcığın Kayısı Araştırma Enstitüsünde koleksiyon parseli de var. Türkiye’de ne kadar farklı genetik varsa taşınıp burada muhafaza ediliyor. Malatya’nın meyvecilik açısından geçmişte genetik kaynaklarının oluşması önemli. Bununda bir Anıt ağaç olduğu görülüyor. 1933 yılında Ülkümen Hoca’nın Koyunoğlu’ndan başlayıp Bostanbaşı’na kadar bu bölgeyi tarayıp hangi meyvelerin olduğu konusunda çalışması da var. 1937 yılında da kitaplaştırılmış. Bu tür ağaçlar hem genetik kaynakları açısından hem de Anıt ağaç açısından korunması lazım” ifadelerine yer verdi.



“Bu tür gen merkezlerini çeşitlendirmemiz adına hassas davranmamız gerekiyor”


Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek ise Malatya’da birçok ağaç çeşidinin bulunduğunu ve bu ağaçların tespit edilerek tescillenmesi gerektiğini vurguladı. TEMA Vakfı yetkililerinin de asırlık ağacı ziyarete geldiğini aktaran Çiçek, “Burada iki tane şey üzerinde durmaya çalışıyoruz. Bir tanesi Malatya kadim meyve çeşitliliği veya bitki çeşitliliği açısından baktığında kızılcığın bu bölgede ne kadar eski bir meyve türü olduğu ortaya koyuyor. Ekonomik değeri fazla olmadığı için bugüne kadar çok ciddiye alınmamış, kıyıda köşede kalmış. Bu tür gen merkezlerini ve gen kaynaklarını korumamız çeşitlendirmemiz adına hassas davranmamız gerekiyor. Özellikle son yıllarda şehirleşme adına yoğun kentleşme ve hızlı imara açılma ile birlikte bu ve benzeri genetik çeşitliliği yok etmiş durumdayız. Bu konuda çok hassas olunması gerektiğini biz geçmişte de söyledik bundan sonra da söylüyoruz. Bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış veya tespit edilmemiş, önemini ifade edemediğimiz birçok çeşit, Anıt ağaçlar mevcut bunları korunması gerekiyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.