TEKNOLOJİ - 26 Haziran 2024 Çarşamba 10:03

Lazer silahlarına karşı hava araçlarını koruyacak kompozit madde geliştirildi

A
A
A
Lazer silahlarına karşı hava araçlarını koruyacak kompozit madde geliştirildi

Malatya’da akademisyen çift, hava araçlarını lazer silahlarına karşı koruyacak kompozit bir madde geliştirdi. Dünyada benzeri bulunmayan maddenin havacılık sektöründe standartları değiştirmesi bekleniyor.


Malatya İnönü Üniversitesinde görev yapan akademisyen çift tarafından, insanlı ve insansız hava araçları ile füze ve roket gövdelerini lazer silahlarına karşı koruyacak kompozit malzeme geliştirildi. Geliştirilen ileri fonksiyonel malzeme sudan iki kat hafif, 2 bin 600 derece ve üzerindeki sıcaklıklarda uzun süre koruma kalkanı sağlayacak.


Yaklaşık 1 yıl süren çalışmalar sonrasında Kimya Mühendisi Doktor Yeliz Toptaş ile İnönü Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Murat Toptaş, Türkiye’de lazer silahlarına karşı uçakları, insansız hava araçlarını koruyacak kompozit bir madde geliştirdi. Patent için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yapılması beklenen nano partiküller, metal oksitler, bor katkılı birtakım minerallerin bulunduğu kompozit madde, lazer ışınları şeklinde hava aracına ulaşan yüksek ısı enerjisinin malzeme tarafından emilerek tüm yüzeye yayıp hızlı bir şekilde soğutarak hava araçlarını koruyabilecek.



“2 bin 600 derece üzerindeki sıcaklıklara kadar dayanabiliyor”


Kompozit malzemenin kimyasal erozyona ve korozyona karşı da oldukça dayanıklı bir malzeme olduğunu kaydeden Dr. Yeliz Toptaş,” Lazer silahlarına karşı hava araçlarını koruyacak kompozit malzeme geliştirdik. Ürettiğimiz malzeme oldukça hafif bir malzeme bu kadar hafif olmasının yanı sıra 2 bin 600 derece üzerindeki sıcaklıklara kadar dayanabilmektedir. Kompozit malzeme lazer silahlarından gelen ısıyı noktasal olarak tutmayarak tüm yüzeye yaymaktadır. Bu sayede hava araçların zarar görmesi minimum seviye indirilmektedir. Su da iki kat daha hafif olan malzememiz neme ise oldukça da dayanaklı olup ilk üretim aşamasında sıvı şeklinde olan malzeme daha sonra hava ile kürlendikçe katı forma geçmektedir. Bu sayede istediğimiz şekilde kalıplaya bilir ve tüm hava araçlarına uyarlanabilir. Ürettiğimiz malzeme havacılık standartlarını oldukça karşılayan bir malzemedir. Havacılık sektöründe kullanılan başka malzemelerde mevcuttur, örneğin aerojel gibi fakat bu aerojeller oldukça kırılgandırlar ve havacılıkta kullanım alanları oldukça kısıtlıdır. Ancak bizim üretmiş olduğumuz malzeme oldukça dayanıklı bir malzemedir ve bu şekilde bu malzemenin kimyasal içeriği havacılık endüstrisindeki güvenlik dayanıklılık ve performans gibi kriterleri oldukça iyileştirme özelliğindedir” dedi.



Türkiye’de ilk kez üretiliyor


Türkiye’de ilk kez üretilen kompozit malzemenin makro ve mikro gözeneklerden oluştuğunu gözenekli yapıların lazer silahlarından gelen ısıyı tüm yüzeye yayıp noktasal olarak hava araçlarında aşırı ısınma sonucunda oluşacak tahribatı engelleyecek şekilde tasarlandığını da aktaran Toptaş, “Havacılık sektörü göz önüne alındığında üretilen malzemeler oldukça pahalı ve yurtdışından temin edilen ürünler oluyor. Üretmiş olduğumuz yüksek sıcaklığa dayanıklı yanmaz kompozit malzeme tamamen yerli ve üretim maliyeti de diğer havacılık malzemelerine göre oldukça düşük. Bu durum malzemeyi ekonomik kılıyor. Ayrıca yapısına kattığımız bor bileşikli malzeme sayesinde malzemeye 2 bin 600 derecenin üzerinde bir ısı uygulamamıza rağmen malzeme çok hızlı bir şekilde soğuyor bu da bor bileşenlerinin sayesinde oluyor” ifadelerini kullandı.



“Bir yıl gibi bir sürede üretimi gerçekleştirdik”


İnönü Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Murat Toptaş ise ABD’nin Wichita State Üniversitesi’nde görevli, aynı zamanda Boeing Havacılığa da danışmanlık yapan hocaları Prof. Dr. Ramazan Asmatülü’nün savunma sanayisinde ihtiyaç olunacak fikri ve yönlendirmesi ile hava araçlarını lazer silahlarına karşı koruyabilecek bir malzeme için çalışmalara başladıklarını ve 1 yıl gibi bir sürede başarılı olduklarını ifade ederek, “Mevcut hava araçlarımız roket sistemleri ve füzeler içerisinde yüksek sıcaklık üreten elemanlara sahipler. Bu yüksek sıcaklığın üst sistemlere geçmesini engelleyecek bazı malzemelere ihtiyaç var. Bu malzemelerin büyük bir kısmı ithal edilmekte özellikle bu sıcaklıklara dayanacak bir malzemenin üretimi ise kendi literatür araştırmamızda yok genelde seramikler kullanılmakta ancak bu malzeme bir seramik değil yani toprak ürünü herhangi bir şey ihtiva etmiyor kompozit bir malzeme. Malzeme su dan iki kat daha hafif bir malzeme. Bu malzeme hava araçlarında kullanıldığında araçlara ek yük getirmeden lazer silahları benzeri araçlara karşı koruyarak sıcaklıkların iç sistemlere aktarılmasına engel olacak. Malzemenin hammaddesi ve üretimi tamamen yerli ve milli olup bizi dış bağımlıktan kurtaracak bir malzeme. Daha önce benzer çalışmalar yapılmış ama böylesi yapılmamış dünyada tek olan bir çalışma” diye konuştu.



Lazer silahlarına karşı hava araçlarını koruyacak kompozit madde geliştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da ‘sinekle mücadele’ idari yargıya taşınıyor Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Fatih Gürer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçmesinin ardından, önce cenaze hizmetlerinden elini çeken CHP’li belediyeler şimdi de haşere ile mücadeleden elini ayağını çekmeye çalıştığını belirtti. Konunun idari yargıya taşındığını kaydeden Gürer, "Geldiğimiz noktada aynı CHP’li belediyeler, yasa gereği açıkça kendi görevleri olmasına karşın bu sefer de sinekle mücadeleyi yapamayız noktasına geldiler" dedi. "Sıcaklar başladığında CHP’li belediyelerde ciddi bir kaos yaşanabilir" Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçmesinin ardından Aydın’daki CHP’li belediyelerin cenaze defin hizmetlerini bırakmasının ardından şimdi de Aydın’da 17 ilçe belediyesinin yönetimi CHP’de olan 10 ilçede CHP’li belediyelerin ‘para yok’ gerekçesi ile sinek ve haşere ile mücadeleyi bırakmak istediğini ileri süren Fatih Gürer, CHP’li belediyelerin bu tutumun şehirde ciddi bir kaosa neden olabileceğini söyledi. Güler konuyla ilgili açıklamasında "Bilindiği üzere CHP’li belediyeler; maddi yetersizliklerini "paramız yok" bahanelerini öne sürerek cenazelerimizi dahi defnedememiş, CHP Belediyelerinin olduğu ilçelerimizde defin hizmetlerini 1 Ocak 2026 tarihinden bu yana Aydın Büyükşehir Belediyemiz vermeye başlamıştı. AK Parti tarafından yönetilen ilçelerimizde defin hizmetleri eksiksiz bir biçimde yapılırken CHP’li belediyeler ipe un sermiş, hemşehrilerimizin cenazelerini dahi defnetmekten aciz olduklarını ilan etmişlerdi. CHP’li belediyeler, yasa gereği açıkça kendi görevleri olmasına karşın bu sefer de sinekle mücadeleyi yapamayız noktasına gelmişlerdir. Cenazemizi gömmekten aciz CHP belediyeleri bu sefer de ‘sinek ilacını biz atamıyoruz, paramız yok, beceremiyoruz’ diyerek, ‘bunu da Büyükşehir Belediyesi yapsın’ demektedir. Artık yakında ‘biz çöpü de toplayamıyoruz’ derlerse şaşırmayacağımız. CHP’li ilçe belediyeleri yapamıyorlarsa, beceremiyorlarsa bu işi bırakmalı, halkımıza çile çektirmemelidir" ifadelerini kullandı. CHP’li belediyelerin ilaçlama konusunda aldıkları kararın yasaya aykırı olduğunu ve bu kararın şu an idari yargıda kesinleşmeyi beklediğini kaydeden Gürer, "Kesin karar verildikten sonra da idari yargının nihai kararına göre işlem tesis edilecektir. CHP’li belediyelere tavsiyemiz, yasaların sizlere milletimize hizmet etmek üzere verdikleri görevlerden usulsüz meclis kararlarıyla kaçmak yerine, zamanlarını hemşehrilerimize hizmet etmeye ayırmalarıdır. Özetle; AK Partili Belediyelerce defin ve sinekle mücadele hizmeti verilmekte, ancak CHP’li Belediyelerce verilmemektedir. Şu an idari yargıdaki süreç tamamlanmadığından, istinaf mahkemesi tarafından kesin karar verilmediğinden; CHP’li belediyeler bu hizmeti de vermeyerek şehrimizi açıkça kaosa sürüklemektedirler" dedi.
Erzurum Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı Türkiye Diyanet Vakfı Hamza-Gülümser Uzun Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışı törenle yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rehberliğinde ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) vizyonuyla Erzurum’a kazandırılan Hamza Gülümser Uzun Kız Öğrenci Yurdu, düzenlenen resmi merasimle kapılarını açtı. İl Müftülüğü yerel koordinasyonu ve TDV’nin çalışmalarıyla hayata geçirilen proje, üniversite eğitimi için şehre gelen kız öğrencilerine yönelik kurumsal bir hizmet alanı olarak faaliyet gösterecek. "Müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenecek" Açılış programı, İl Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın hitabet bölümünde; Vali Aydın Baruş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin ve TDV Genel Müdürü İzani Turan, yurdun Erzurum’un ilim hayatına sağlayacağı katkıları ve kurumun gençliğe verdiği önemi vurgulayan konuşmalarının ardından İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından gerçekleştirilen dua ile yurdun açılış kurdelesi kesildi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in de katılımıyla gerçekleşen merasim, heyetin binada yaptığı incelemelerle devam etti. TDV çatısı altında hizmet edecek olan yurt, standart bir konaklama merkezinden ziyade, müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenen kapsamlı bir eğitim kompleksi olma özelliğini barındırıyor.
Gaziantep GTB’de yerel kalkınma hamlesi ve yeni teşvik sistemi anlatıldı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) ile İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) iş birliğinde düzenlenen "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ve Yeni Teşvik Sistemi Bilgilendirme Toplantısı", sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile İKA Genel Sekreteri Ahmet Paksu’nun da yer aldığı toplantıda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde uygulamaya konulan ve her il için dört yatırım konusunu kapsayan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Yeni Teşvik Sistemi hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan GTB Başkanı Akıncı, yeni teşvik sisteminin yerel kalkınma perspektifiyle kurgulanmış önemli bir model olduğunu belirterek, "Her ilin kendi potansiyeline göre belirlenen yatırım başlıklarıyla desteklenmesi, kalkınmanın daha dengeli ve sürdürülebilir bir zemine oturmasını sağlayacaktır. Üretim, istihdam ve ihracat odaklı bu yaklaşımın reel sektöre doğrudan katkı sunacağına inanıyoruz" dedi. Akıncı, yerel kalkınma hamlesinin yatırımcılar açısından önemli fırsatlar barındırdığına dikkat çekerek, bu süreçte iş dünyasının doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. İKA Genel Sekreteri Paksu ise konuşmasında, kalkınma ajansları koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında yatırımcılara sunulan desteklere değinerek, "Program çerçevesinde her il için belirlenen dört yatırım konusu üzerinden yatırım yapan girişimcilere çeşitli teşvik imkanları sağlanmaktadır. Gaziantep’te bu kapsamda başvurular alınmış ve 2025 yılı için çağrı süreci tamamlanmıştır. 2026 yılı Ocak ayında yapılan revizyonlarla birlikte yatırım konuları güncellenmiş ve her bir başlık için yeniden başvuru alınmaya başlanmıştır" diye konuştu. Paksu, Gaziantep’in yanı sıra bölgesel iş birliklerinin de önemine işaret ederek, "Kilis Yatırım Destek Ofisi ile iş birliği içerisinde, özellikle tarımsal üretim ve hayvancılık alanında geliştirilen entegre projelere ilişkin bilgiler de yatırımcılarımızla paylaşılmaktadır. Bu süreçlerin hem ilimiz hem de bölgemiz açısından önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Toplantı, program kapsamında sunulan destekler, başvuru süreçleri ve yatırım alanlarına ilişkin teknik bilgilendirme sunumunun ardından sona erdi.
Balıkesir Zeytinyağında tecrübe paylaşımı Bandırma Ticaret Borsası’ndan 41 kişilik heyet, Edremit Ticaret Odası ve Borsası’nı ziyaret ederek sektörel temaslarda bulundu. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe markalaşma ile teknik iş birliğinin ele alındığı ziyarette, iki ilçe arasındaki ekonomik köprüler güçlendirildi. Balıkesir’in iki önemli ekonomik merkezi olan Bandırma ve Edremit, zeytincilik sektöründeki güçlerini birleştirmek için bir araya geldi. Bandırma Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Can Ata Tan liderliğindeki 41 kişilik geniş katılımlı heyet, Edremit Ticaret Odası’na gerçekleştirdiği ziyarette bir dizi inceleme ve görüşme yürüttü. Sektör temsilcilerinin yanı sıra akademisyenler ve yerel üreticilerin de yer aldığı heyet; Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Meclis Başkanı Bayram Kayahan ve Edremit Ticaret Borsası Başkanı A. Tarkan Denizer ile yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılandı. Edremit Ticaret Odası Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda, bölge ekonomisinin lokomotifi olan zeytin ve zeytinyağı sektörü ana gündem maddesini oluşturdu. Görüşmeler sırasında özellikle Bandırma bölgesinde yetişen Edincik Su Zeytini üzerine yürütülen markalaşma projeleri değerlendirilirken, Bandırma heyetinin Edremit’teki kurumların sahip olduğu köklü sektörel tecrübelerden faydalanmak üzere bu teknik geziyi planladığı vurgulandı. Toplantının ardından saha incelemelerine geçen heyet, üretim ve araştırma süreçlerini yerinde görmek amacıyla Nermin Hanım Zeytinliği, Zeytincilik Yetiştirme İstasyonu ve Edremit Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret etti. Bu duraklarda üretim tekniklerinden akademik araştırma faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede bilgi alan heyet üyeleri, Edremit’in modern tarım altyapısını yakından tanıma fırsatı buldu. Ziyaretin son bölümünde ise protokol üyeleri arasında karşılıklı plaket takdimi gerçekleştirildi. Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Bandırma Ticaret Borsası Başkanı Can Ata Tan’a günün anısına plaket sunarken, Meclis Başkanı Bayram Kayahan da eski Meclis Başkanı Ersin Koç’a teşekkürlerini iletti. Program, Edremit Ticaret Odası bünyesindeki Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı’nda düzenlenen özel bir tadım etkinliğiyle sona erdi. Bu etkinlikte katılımcılara, kaliteli ve kusurlu zeytinyağının ayırt edilmesine yönelik profesyonel ve uygulamalı bilgiler aktarıldı.