EKONOMİ - 24 Mayıs 2025 Cumartesi 09:43

Sadıkoğlu, Malatya’nın taleplerini Bakanlara aktardı

A
A
A
Sadıkoğlu, Malatya’nın taleplerini Bakanlara aktardı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Bakanların katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen TOBB Türkiye Ekonomi Şurası’nda konuşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem ve zirai donla yaşanan sorunlardan yerinde dönüşüme, mücbir sebepten 6. Bölge teşviklerine kadar birçok konuda yaşanan sorunları dile getirerek Malatya için daha fazla destek talebinde bulundu.


TOBB Türkiye Ekonomi Şurası, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Oda/Borsa Başkanlarının katılımıyla Ankara’da TOBB binasında düzenlendi.


Ekonomi şurasında söz alan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat deprem afeti ve 12 Nisan zirai don afeti sonrası yaşanan sorunları anlatarak, Malatya’daki esnaf, tüccar ve sanayici için destek talebinde bulundu.


Deprem sonrası sunulan destekler için teşekkür eden, ancak daha fazla desteğe ihtiyaç olduğunu belirten Başkan Sadıkoğlu, şuradaki konuşmasında şunları söyledi: "6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrası Malatya’mızın sosyal hayatı ve ekonomisi büyük yara aldı. Şehrimizin yeniden inşa ve ihya sürecinde devletimizin sunduğu her türlü destek için şahsınız nezdinde tüm bakanlarımıza ve Cumhurbaşkanımıza gönülden teşekkür ediyoruz. Ancak, şehrimizde konteynerlerde faaliyet yürüten 4 binden fazla esnafımız başta olmak üzere ilimiz genelindeki tüm işletmeler büyük ölçüde ekonomik sorunlar yaşıyor. Siftah dahi yapmadan günü bitiren yüzlerce esnafımız var. Bugüne kadar sunulan destekleri görmezden gelemeyiz, ancak daha fazla ve kapsayıcı desteklere ihtiyacımız var. Deprem yaralarını sarmak için mücadele ederken 12 Nisan gecesi bir de zirai don afeti ile karşı karşıya kaldık. İlimizde 50 binden fazla ailenin geçimi doğrudan, dolaylı yoldansa bütün şehrin ekonomisi kayısıya bağlı. Ülkemizin Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili almış stratejik ürünü olan kayısımızın neredeyse tamamı yanmış durumda. Deprem ve zirai don afetini ardı ardına yaşamış Malatya olarak, desteklerinizi bekliyoruz. En önemli talebimiz elbette finans desteği. İşletmelere sunulacak faizsiz ve uzun vadeli kredi desteği önemli bir can suyu olacaktır."


31 Mayıs’ta sona erecek mücbir sebep süresinin devam etmesi gerektiğini belirterek, yerinde dönüşüm desteklerinin artırılması gerekliliğine vurgu yapan Başkan Sadıkoğlu, "2022 yılı sonu itibarıyla cirosu 2,5 milyon liranın üzerinde olan mükellefler için mücbir sebep sona erdi. Altında olanlar için de 31 Mayıs’ta bitecek. Deprem, tüm firmaları doğrudan veya dolaylı yoldan olumsuz etkilemiştir. Bu nedenle mücbir sebep süresinin, kapsamı genişletilerek devam etmesini talep ediyoruz. Yerinde dönüşüm çok yavaş ilerliyor. Rezerv alan dışında kalan imarlı parsellerde yerinde dönüşüm için verilen 750 bin TL hibe, 750 bin TL kredi, toplam 1 milyon 500 bin TL destek ödemesi günümüz maliyetleri karşısında yetersiz kalmaktadır. Destek tutarının toplam 2 milyon 500 bin TL’ye çıkarılmasını talep ediyoruz. Yerinde dönüşüm projelerindeki KDV oranının İstanbul’da olduğu gibi %20’den %1’e düşürülmesini talep ediyoruz. Yerinde Dönüşüm sürecinde son ruhsat teslim tarihi 30 Haziran 2025. Belediyelerimizde ciddi bir yoğunluk söz konusu, şehrimizde ise hala yıkılmayı bekleyen binalar var. Son ruhsat teslim tarihi süresinin en az yıl sonuna kadar uzatılmasını talep ediyoruz. 6. Bölge Teşvik Destekleri Malatya sanayimiz için büyük önem arz ediyor. Teşvik süresi 31 Aralık 2025 tarihine kadar uzatıldı. Deprem sonrası yeniden ayağa kalkma mücadelesi veren şehrimizin üretimi, ihracatı ve istihdamı için teşvik süresinin en az 3 yıl daha uzatılmasını talep ediyoruz" diye konuştu.


Önce 6 Şubat’ın ardından da 12 Nisan’ın Malatya ekonomisi için tarifi zor yaralar açtığını ifade eden Başkan Sadıkoğlu, "Malatya olarak kayısıdan her yıl yaklaşık 500 milyon doları bulan döviz girdisiyle ülke ekonomisine büyük katkı sunuyoruz. Ancak bu yılki don zararı hem şehrimiz hem de ülkemiz ekonomisinde telafisi zor yaralar açacak. Hala 6 Şubat depremlerinden aldığımız yarayı tedavi sürecindeyken, zirai dondan dolay yaşanacak ekonomik kaybı kaldıracak güçte değiliz. Malatya olarak, şehrimizin Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan edilmesini talep ediyoruz. 7269 sayılı Afetler Kanunun 1. maddesinde diyor ki; Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi ilanı için kriterlerden biri de Tarım ürünlerinden en az üçte birinin zarar görmüş olması gerekiyor. Bırakın üçte birini, kayısının yüzde 100’ünü kaybetmiş durumdayız. Zirai donun ekonomik zararının giderilmesi ancak devletimizin kapsamlı destekleriyle mümkün olacaktır. Bir sonraki hasada yaklaşık 1,5 yıl var. Başta üreticimize olmak üzere, esnafımıza, tüccarımıza ve ihracatçılarımıza kapsayıcı destekler verilmesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.


Öte yandan Başkan Sadıkoğlu, TSO üyesi şirketlerin tüm sorunlarının ve taleplerinin yer aldığı kapsamlı dosyayı şura sonunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Marmaris’te kaza diye kapatılan dosya yeniden açılınca cinayet çözüldü Muğla’nın Marmaris ilçesinde 3 yıl önce "kaza" olarak değerlendirilip takipsizlik kararı verilen dosya yeniden açılınca, olayın cinayet olduğu ortaya çıkartıldı. Olayla ilgili 2 kişi tutuklanırken, 2 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Muğla’nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023’te yaşanan ve ilk etapta "talihsiz bir kaza" olarak kayıtlara geçen nakliyeci Abdullah Uslu’nun ölümü, yürütülen kapsamlı soruşturma sonucunda çarpıcı bir şekilde yeniden değerlendirildi. Dosyanın yeniden açılmasıyla ve yürütülen titiz soruşturmayla ortaya çıkan deliller, olayın bir kaza değil cinayet olduğunu gözler önüne serdi. "Kaza denilerek kapatılmıştı" 3 yıl önce Marmaris’te yaşanan olayda, 1974 doğumlu Abdullah Uslu’nun eşi ve komşularıyla ikametinde olduğu sırada, alkollü olduğu ve silahını beline takarken kazara kendini vurduğu iddiasıyla dosya "taksirle ölüme neden olma" kapsamında değerlendirilmiş ve takipsizlik kararı verilmişti. Ancak maktulün kızı Aylin Kızılca söz konusu takipsizlik kararına itiraz etti. Takipsizlik kararı Muğla 1’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve soruşturmaya devam edildi. Yeniden başlatılan soruşturmada, tanık beyanları Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca tekrar alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte dosyada dikkat çeken ayrıntılara ulaşıldı. Olay günü evde bulunan kişilerin ifadeleri arasında ciddi çelişkiler olduğu, bilirkişi raporuyla ifadelerin uyuşmadığı tespit edildi. Maktulün eşi S.U., komşuları H.A. ve E.A. ile iletişim kayıtlarında adı geçen Y.K. da dosyada şüpheli olarak yer aldı. "Silah raporu: ‘Kendiliğinden ateş almaz’" 18 Nisan 2023 tarihli kriminal rapor, olayın seyrini değiştiren en kritik bulgulardan biri oldu. Raporda, silahın düşme ya da çarpma sonucu kendi kendine ateş almasının mümkün olmadığı yer aldı. "Silah düştü patladı" yalanını çürüten bu tespitle "kaza" ihtimali ortadan kalktı, dosya cinayet soruşturmasına dönüştü. "Olay yeri incelemesi: Her şey anlatılanın tersini söylüyor" Olay yeri incelemesinde tüm bulguların ilk soruşturmada anlatılan hikayenin tam tersini söylediği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede ikamet kapısının yan duvarında mermi izi bulunurken, şüphelilerin ölen şahsın havaya ateş ettiği beyanı çürütüldü. Yine zeminde bulunan mermi çekirdeğinin havaya ateş edildiği beyanı ile ters olduğu görüldü. Cesedin arkasında 2 boş kovan bulundu. Masa başından atılan tabancadan çıkan kovanların cesedin arka tarafındaki bulunduğu konuma gidemeyeceği tespit edildi. Tanık beyanına göre ateşlendiği varsayılırsa ikametin yan bahçe zemininde olması gereken kovanların ise cesetten yaklaşık 151 cm uzakta olması dikkat çekti. Bilirkişi raporuna göre, "masada otururken havaya ateş edildi" iddiası fiziken imkansızdı. "Adli Tıp: Yakın mesafeden ateş" Adli tıp bulgularıyla; Abdullah Uslu’nun 20-40 cm mesafeden vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Bu bulgu, kazara ateş alma iddiasını tamamen çürüttü. "Atış artıkları: Şüpheliler olayın içindeydi" Yüz svabı (atış artığı) üzerinde yapılan incelemelerinde: H.A.’nın yüz ve iki el, S.U.’nun sol el ve E.A.’nın yüz üzerinde atış artığı bulundu. Bu durum, şüphelilerin olay anında silaha çok yakın olduğunu ya da doğrudan müdahale ettiklerini ortaya koydu. Yüz svabında atış artığına rastlanabilmesi için, yüzün ateş anında tabancaya en fazla 45 cm mesafede ve tabancanın ön kısmı, üst kısmı veya kovan tahliye yönünde bulunması gerektiği kaydedildi. "Kayıp güvenlik kamerası bulundu" İlk tutanakta "çalışmıyor" denilen güvenlik kamerası sisteminin, sonradan şüphelilerle bağlantılı bir adreste bulunduğu ortaya çıktı. Üstelik cihazda olay gününe ait kayıtların olduğu belirlendi. Cihazda olay gününe ait görüntü kayıtları açılamayınca cihaz incelenmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar Daire Başkanlığı’na gönderildi. "Dinlemelerde şüpheli konuşmalara ulaşıldı" CMK 135 kapsamında yapılan dinlemelerde geçen ifadeler soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında taraflar arasında şüpheli telefon görüşmeleri tespit edildi. Şüpheli Y.K. ile şüpheli H.A. arasında geçen bir görüşmede, Y.K.’nin "Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi ise seni maddi yönden yakar" şeklindeki sözlerinin tape kayıtlarına yansıdığı ortaya çıktı. Soruşturma makamları, bu görüşmenin olayın aydınlatılması açısından önemli bir veri olduğunu değerlendirdi. Görüşmede geçen ifadelerin, şüpheliler arasında olay sonrası bir yönlendirme ya da çıkar ilişkisi bulunabileceği ihtimalini gündeme getirdiği kaydedildi. "Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya", "En azından profesyonel katil demezler" şeklindeki konuşmalar, olayın planlı olabileceğini ortaya koydu. "Şüpheli tapu hareketleri" Olaydan sonra S.U.’ya ait bazı taşınmazların, H.A.’nın kızı A.T. üzerine devredildiği tespit edildi. "Eşi konuştu, olay aydınlatıldı" Maktulün eşi 47 yaşındaki S.U.’nun savcılıkta verdiği yeni ifade, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Uslu ifadesinde "önceki beyanlarının doğru olmadığını, H.A. tarafından yönlendirildiğini, olay sırasında boğuşma yaşandığını" açıkladı. Komşusu ile eşi arasında arbede yaşanmış S.U., olay gecesi evde yemek yediklerini ve alkol aldıklarını ifade etti. Eşinin sarhoş olması nedeniyle komşusu H.A. ile birlikte içeri götürdüklerini anlatan S.U., olay gecesini şöyle anlattı: "Bu sırada yemek masasındaki silahı H.A., eşimin sarhoş halde sağa sola ateş etmesini engellemek amacıyla aldı. H.A.’nın Abdullah Uslu’nun sağ koluna, bende sol koluna girdim. Kapı girişine gelindiğinde eşim silahın H.A.’nın elinde olduğunu fark etti." S.U., Abdullah Uslu’nun silahı almaya çalıştığını ve bu sırada aralarında itiş kakış yaşandığını öne sürdü. "Eşimin yüzünden kan geldi" S.U., yaşanan itiş kakış sırasında eşi Abdullah Uslu’nun mermiyi silahın ağzına verdiğini ifade etti. "O sırada ikimiz de ‘Apo ne yapıyorsun?’ dedik. Aralarında itiş kakış olurken silah eşimin bel hizasında patladı" diyen S.U., silah patladıktan sonra yere düştüğünü belirterek, o an eşinin sol kolunda olduğunu, silaha herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını savundu. S.U., olay sonrası eşinin yüzünden kan geldiğini gördüğünü, H.A.’dan ‘ay’ diye bir ses duyduğunu, ardından H.A.’nın içeri girdiğini ifade etti. "Olay yerinde temizlik yapmadım, yapanı görmedim" S.U., olayın ardından yardım istemeye koştuğunu, Abdullah Uslu vurulduktan sonra silaha, kovanlara, çekirdeğe ya da olay yerindeki herhangi bir delile dokunmadığını belirtti. Banyo dolabında tespit edildiği belirtilen kanlı parmak izlerinin kendisine ait olmadığını ileri süren S.U., "Ben olay yerinde herhangi bir temizlik yapmadım. Onların olay yerinde temizlik yaptığını görmedim" dedi. "Kameralar bozuk dediler" İfadesinde kamera kayıt cihazına ilişkin iddialara da değinen S.U., olay günü evdeki kameraların kayıt almadığını bildiğini, çünkü yaklaşık 10 gün önce Abdullah Uslu’nun kameraların çalışmadığını fark ettiğini söyledi. Ancak kameraların olaydan bir gün önce yeniden bağlandığını kolluk ifadesi sırasında öğrendiğini belirten S.U., "Bir gün öncesinde kamera bağlandıysa olay günü kameranın açık olması lazım" dedi. "Kamera kayıtı komşuda çıktı" S.U., H.A.’nın kendisine kamera kayıt cihazının jandarmada olduğunu söylediğini, ancak daha sonra cihazın H.A.’nın elinde olduğunun ortaya çıktığını iddia etti. S.U., "Ben asla kamera kayıt cihazını H.A.’ya vermedim. Kendisi yalan söylüyor. Benim kameralardan ve kayıt cihazından haberim bile yoktu" ifadelerini kullandı. "Ağız birliği yapmışlar" Savcılık ifadesinde daha önceki kolluk beyanıyla çelişen noktalar da S.U.’ya soruldu. 28 Mart 2023 tarihli kolluk ifadesinde kasadan iki silah ve bir kutu mermi getirdiğini söylediği hatırlatılan S.U., savcılıkta "Şimdi hatırladığım kadarıyla kasadan 1 adet silah ve 1 kutu mermi getirdim" şeklinde beyanda bulundu. S.U., önceki ifadesindeki çelişkiye ilişkin olarak ise olaydan önce H.A.’nın kendisiyle konuştuğunu ve olayı belli bir şekilde anlatmasını söylediğini öne sürdü. S.U., "Ağız birliği yaptığımız için kolluk ifademde o şekilde belirttim" dedi. Ayrıca S.U., silahın yere düştüğünü görmediğini daha önce H.A.’nın söylediğini, ancak H.A.’nın olayın "silahın yere düşerek patlaması" şeklinde anlatılmasını istediğini savundu. "Komşuları ile ortak arazi almışlar" Soruşturmadaki arazi iddialarına da yanıt veren S.U., söz konusu arazinin olaydan önce Abdullah Uslu ile H.A.’nın kızı A. tarafından ortak alındığını, hissenin yüzde 50’sinin Abdullah Uslu’ya, yüzde 50’sinin ise A.’ya ait olduğunu öne sürdü. S.U., H.A.’nın arazinin kendisiyle ortak alındığını söylemesinin nedeninin Abdullah Uslu’nun çocuklarının pay almasını engellemek olduğunu iddia etti. "Uslu’nun cep telefonu satılmış" Olaydan 15 gün sonra Marmaris’ten ayrıldığını, önce Mersin Tarsus’a, ardından Ankara’ya gittiğini anlatan S.U., bunun otobüs biletleri veya telefon kayıtlarından tespit edilebileceğini söyledi. Abdullah Uslu’ya ait cep telefonunun ise kendisinde olduğunu, oğlunun telefonunun bozulması üzerine cihazı ona verdiğini, oğlunun da daha sonra telefonu Samsun’da bir telefoncuya sattığını beyan etti. "Yuvarlak masada yemek yedik" S.U., olay yeri fotoğraflarında gösterilen dikdörtgen masa üzerinde yemek yemediklerini de savundu. Yemeğin şöminenin yanındaki yuvarlak masada yenildiğini belirten Uslu, dikdörtgen masanın normalde mutfakta bulunduğunu, dışarı nasıl getirildiğini ve üzerine yemeklerin nasıl konulduğunu bilmediğini söyledi. İfadelerde masa çelişkisi belirlendi. "Avukatını suçladı" Şüpheli S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat isterken, önceki avukatının kendisini yanlış yönlendirdiğini ifade etti. Eski avukatının bu şekilde ifade vermesi gerektiğini aksi takdirde kendisinin ‘katil’ diye içeri atılacağını belirten S.U., "Bu sebeple avukatı müdafim olmaktan azlediyorum" dedi. S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat tahsis edilmesini istediğini, ek beyan vermek istediğini, mevcut avukatının kendisini yönlendirdiği için doğru ifade vermediğini beyan etti. "Derin suç şüphesi var" Marmaris’teki soruşturma kapsamında alınan şüpheli ve tanık ifadeleri, telefon inceleme tutanakları, teknik raporlar, kolluk tutanakları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildi. Şüpheliler H.A. ve S.U., hakkında kuvvetli suç şüphesinin oluştuğuna kanaat getirildi. Kararda, şüphelilerin soruşturma sürecinde verdikleri ifadelerin teknik raporlarla uyumlu olmadığı, S.U.’nun ifadelerinde değişiklikler bulunduğu ve bu nedenle inkar yönündeki savunmalara itibar edilmediği belirtildi. "İkisi tutuklu, ikisi adli kontrolde" Savcılık yeniden açılan dosyada Abdullah Uslu’nun eşi ev hanımı S.U., komşuları fırıncı E.A. ve eşi H.A. ile teknisyen yardımcısı Y.K.’yi gözaltına alarak yeniden ifadelerini aldı. Soruşturma çerçevesinde tutuklamalar geldi. 4 Mayıs 2026 itibarıyla S.U. ve H.A. tutuklandı. E.A. ve Y.K. adli kontrolle serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla işlem yapıldı. "Sonuç: Kaza değil, cinayet" Başlangıçta "alkollü kazası" olarak kapatılan dosya, delillerin yeniden değerlendirilmesiyle bambaşka bir boyuta taşındı. Uzman raporları, adli tıp bulguları, iletişim kayıtları ve itiraflar bir araya geldiğinde, Abdullah Uslu’nun ölümünün basit bir kaza olmadığı, aksine güçlü şekilde cinayet şüphesi taşıdığı ortaya çıkartıldı. Marmaris’teki aydınlatılan olay, aradan geçen üç yıla rağmen dosyanın aydınlatılması ve adaletin tecellisi ettiğinin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti.
İstanbul Sergen Yalçın’dan kadroda 8 değişiklik Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Süper Lig’de son oynadıkları Gaziantep FK müsabakasının 11’ine göre Konyaspor karşısında kadroda 8 değişiklik yaptı. Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında Beşiktaş, sahasında Konyaspor ile karşı karşıya geliyor. Siyah-beyazlılarda Teknik Direktör Sergen Yalçın, Trendyol Süper Lig’de son oynadıkları Gaziantep FK mücadelesinin 11’ine göre 8 değişiklikle sahaya çıktı. Yalçın; Taylan Bulut, Tiago Djalo, Felix Uduokhai, Yasin Özcan, Salih Uçan, Cengiz Ünder, Jota Silva ve Mustafa Hekimoğlu’nun yerine Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz, Wilfred Ndidi, El Bilal Toure, Orkun Kökçü ve Hyeon Gyu Oh’a görev verdi. Beşiktaş’ın 11’i Siyah-beyazlılar, Konyaspor karşısında sahaya Ersin Destanoğlu, Amir Murillo, Emmanuel Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yalçın, Wilfred Ndidi, Kristjan Asllani, Junior Olaitan, Orkun Kökçü, El Bilal Toure ve Hyeon Gyu Oh 11’i ile çıktı. Kartal’da Devis Vasquez, Felix Uduokhai, Tiago Djalo, Salih Uçan, Vaclav Cerny, Taylan Bulut, Devrim Şahin, Cengiz Ünder, Jota Silva ve Mustafa Hekimoğlu ise yedek bekledi. Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’na çiçek takdim edildi Karşılaşma öncesinde İstanbul 2026 Türkiye Sigorta EuroCup3 Avrupa Tekerlekli Sandalye Basketbol Şampiyonası’nda mutlu sona ulaşan Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’na saha kenarında Başkan Serdal Adalı tarafından çiçek takdimi yapıldı. Sergen Yalçın’a plaket Siyah-beyazlılarda son oynadıkları Gaziantep FK müsabakasında 100. maçına çıkan teknik direktör Sergen Yalçın’a plaket takdim edildi.