GENEL - 04 Temmuz 2023 Salı 13:21

Kula Belediyesi 19 işçiyi işten çıkardı

A
A
A
Kula Belediyesi 19 işçiyi işten çıkardı

Manisa’nın Kula ilçesinde Belediye Başkanı Hüseyin Tosun’un Kurban Bayramı’nda çalışmadıklarını gerekçe gösterip halkın sağlığıyla oynama suçlamasıyla işten çıkardığı 19 işçi için Belediye İş Sendikası Manisa Şube Başkanı Gökay Sezgin açıklama yaptı.

Manisa’nın Kula ilçesinde Belediye Başkanı Hüseyin Tosun’un Kurban Bayramı’nda çalışmadıklarını gerekçe gösterip halkın sağlığıyla oynama suçlamasıyla işten çıkardığı 19 işçi için Belediye İş Sendikası Manisa Şube Başkanı Gökay Sezgin açıklama yaptı. Bu konunun Başkan Tosun’un ilk vukuatı olmadığını belirten Başkan Sezgin, işçilerin sendikadan istifa etmesi için tehdit ettiği iddia edilen Başkan Tosun hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını ve bu işin sonun kadar takipçisi olacaklarını ifade etti.


Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun’un Kurban Bayramı’nın hemen ardından ilk mesai gününde verdiği karar Kula’da tartışmalara neden oldu. Önceki aylarda sendikal haklarını arayan 4 işçiyi işten çıkaran Belediye Başkanı Hüseyin Tosun, Kurban Bayramı’nda iş planlaması yapılmamasından dolayı bayram boyunca çalışmayacaklarını kanuni yoldan belirten 19 işçiyi, halk sağlığını tehlikeye attıkları gerekçesi ile işten çıkardı.


Tartışmalı kararı vermesinin ardından belediyeye ve şahsına ait sosyal medya hesaplarından açıklama yaparak işçileri halk sağlığını tehdit etmekle suçlayan Başkan Tosun’a, Belediye İş Sendikası’ndan da yanıt gecikmedi. Başkan Tosun’un konu hakkındaki ilk vukuatı olmadığını dile getiren Belediye İş Sendikası Manisa Şube Başkanı Gökay Sezgin, toplu sözleşmeden kaynaklanan sendikal haklarını arayan işçileri sendikadan istifaya zorlayan ve tehdit eden Başkan Tosun hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti.



“Kula, kimsenin istediği gibi at koşturabileceği bir yer değildir”


Kula halkına hizmet eden işçilerin Başkan Tosun’un tehditlerine boyun eğmediği için işten çıkarıldığını dile getirerek işlerin sendika seçme hakkının Başkan Tosun’un iki dudağı arasında olmadığını ifade eden Belediye İş Sendikası Manisa Şube Başkanı Gökay Sezgin, “Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun, Kurban Bayramında işe gelmedikleri gerekçesiyle işten çıkardığı 19 üyemiz ile ilgili olarak belediye başkanlığı makamında oturan bir yetkiliye yakışmayan bir üslupla konuşarak işçi kardeşlerimizi ’çakallık’ peşinde koşmakla suçlamıştır. Bu Tosun’un ilk vukuatı değil. Kendisi daha önce de dört arkadaşımızı işten çıkarmıştı. Demek ki huylu huyundan vazgeçemiyor. Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun’a hatırlatmak istediğimiz birkaç konu var: Toplu sözleşmeden kaynaklanan haklarımızı kullanmak çakallık değildir, sendikadan istifa edin baskılarına karşı dik duruş sergilemek de çakallık değildir. Anayasal ve sendikal ilkelerin gereğidir. İşçilerin anayasal hakkı olan sendika seçme hakkı sizin iki dudağınızın arasında değildir. Siz Kula halkı tarafından, işçileri ve ailelerini işleriyle aşlarıyla tehdit edesiniz diye seçilmediniz. Siz, Kula halkına hizmet eden arkadaşlarımızı sizin tehditlerinize boyun eğmedikleri için işten çıkarasınız diye seçilmediniz. Sorumlu yöneticilik bu değildir. Sorumlu yöneticilik, mübarek Kurban Bayramını işten çıkarmalara alet etmek hiç değildir. İnsanların hassasiyetlerini kullanarak, ’bakın bayramda her taraf çöp ve kurban atıklarıyla dolu’ diyerek Kula işçisini halkın gözünde düşürmek istediğiniz durum, sorumlu olması gereken bir yöneticiye yakışmamaktadır. Kula işçisi, her zaman olduğu gibi bu Kurban Bayramında da Kula halkına hizmet etmeye devam etmiştir. Kula işçisi, bu şehirde hem emeğiyle evine ekmek götürmekte hem de aileleriyle birlikte Kula’da yaşamaktadırlar. Üyelerimizin Kula halkına yaptıkları hizmet aynı zamanda kendi çoluk çocuklarına yaptıkları bir hizmettir. Üyelerimiz sorumluluklarının bilincindedir” dedi.



"Kula işçisinin derdi, Kula halkına hizmet etme derdidir"


Başkan Tosun’u yanlış ve hukuksuz kararından geri dönemeye çağıran Belediye İş Sendikası Manisa Şube Başkanı Gökay Sezgin, “Sizi, sorumlu davranarak yanlış ve hukuksuz kararınızdan geri dönmeye çağırıyoruz. Kula işçisinin derdi, Kula halkına hizmet etme derdidir, emeğinin karşılığında sofrasına bir ekmek daha fazla koyma derdidir. Gelin, bozduğunuz iş barışını tümden yok etmeyin ve üyelerimizi işe başlatın. Türkiye’nin dört bir yanında yüz bini aşkın üyesiyle ve ilkeli duruşuyla yıllardır onlarca saldırıya, baskıya, tehdide ve zorbalığa karşı mücadele eden sendikamız Belediye-İş, Kula emekçisinin yanındadır. Üyelerimiz, işe geri alınıncaya kadar bundan önce yurdun dört bir yanında verdiğimiz mücadeleyi Kula’da da vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” ifadeleri kullanıldı.


İl Kurban Hizmetleri Komisyonunun 6. maddesinde "Kurban Satış Ve Kesim Yerlerinin Dezenfekte İşlemleri ve Temizliği Büyükşehir ve İlçe Belediyelerince Yapılacak" maddesine istinaden temizlik işlemlerinin planlamasının belediyeye ait olduğunu dile getiren Başkan Sezgin, herhangi bir işçi adı geçmediğini, işçilerin kanuni yoldan bayramda iş planı yapılmaması nedeniyle işe gelemeyeceğini bildirmelerine rağmen yerlerine görevlendirme yapılmayarak işin aksamasına neden olanların planlama yapan kişiler olduğunu vurguladı.


Personelin Kurban Bayramında çalışmayarak halk sağlığını tehlikeye attığını iddia eden Kula Belediye Başkanı Hüseyin Tosun, "Geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda bir kısım personel, keyfi uygulama yaparak bayram boyunca işe gelmemiştir. İşe gelmeyerek sokaklarda çöplerin ve kurban atıklarının zamanında alınmamasına, pis kokulara, kötü görüntülere sebebiyet veren 19 kişi adeta halk sağlığını tehlikeye sokan hastalıklara davetiye çıkarmıştır. Dolayısıyla bu kişiler hem halk sağlığını tehdit etmiş hem de Kula Belediyesi’nin kurumsal kimliğine zarar vermiştir. Belediyeler, kamu kurum ve kuruluşları, birilerinin algıladığı gibi dingonun ahırı değildir. Çakallık peşinde olanların kendi kafalarına göre takıldıkları, istedikleri gibi at oynatabilecekleri yerler hiç ama hiç değildir. Her hukuksuzluğun, keyfi uygulamanın bir karşılığı vardır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da maskeli şahıslar, iki kardeşe silahlı saldırı düzenledi: 1 ölü, 1 yaralı Samsun’un İlkadım ilçesinde maskeli 2 kişinin motosikletle seyir halindeyken hafif ticari araca düzenlediği silahlı saldırıda iki kardeşten biri hayatını kaybetti, diğeri yaralandı. Olay, saat 23.20 sıralarında İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, motosiklet üzerinde bulunan kar maskeli 2 kişi, seyir halindeki hafif ticari araca tabancayla ateş açtı. Saldırıda araç sürücüsü Emirhan Mırık (25) sol kol ve el üstünden, yanında bulunan kardeşi Yiğit Mırık (19) ise başından vurularak ağır şekilde yaralandı. Kardeşlerin araçlarında bulunan 2 arkadaşları da saldırıyı yara almadan atlattı. Yaralılardan Emirhan Mırık ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradaki ilk müdahalesinin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı. Başından ağır yaralanan Yiğit Mırık ise Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden gencin cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı’na gönderildi. Polis ekipleri silahlı saldırıda kullanıldığı değerlendirilen park halindeki bir aracın yanına atılmış halde pompalı tüfek ele geçirdi. Kimliği belirsiz saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatılırken, soruşturma devam ediyor.
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.
Zonguldak Diyanetin atadığı 5 yeni imam göreve başladı Zonguldak’ın Alaplı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen atama süreci kapsamında Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’lerine 5 yeni imam atandı. Alaplı İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, Gümeli Merkez Cami, Alioğlu Köyü Merkez Cami, Kürkükler Köyü Okuf Mahallesi Cami, Sofullu Köyü Cami ve Kabalar Köyü Dereli Mahallesi Camii’ne atanan din görevlilerine cübbe ve sarıklarını giydirerek görev ve sorumlulukları hakkında tavsiyelerde bulundu. Törenin açılışında İlçe Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik, imam olarak görev yapmanın taşıdığı sorumlulukları ve manevi yükümlülükleri vurgulayarak, din görevlilerinin toplum içindeki önemli rollerine dikkat çekti. Ardından, yeni atanan din görevlilerine mesleki görevleri sırasında uymaları gereken prensipler hatırlatıldı. Din görevliliğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve emanet olduğuna dikkat çeken Müftü Çelik, "Atanan değil, adanan din görevlileri olmalısınız" ifadeleriyle yeni görevlilere seslendi. Toplumun her kesimine rehberlik eden örnek şahsiyetler olunması gerektiğini vurgulayan Çelik, görevlerin ilim, hikmet ve güzel ahlak çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirterek başarı dileklerinde bulundu. Program, yapılan dua ile sona erdi.