EĞİTİM - 02 Haziran 2026 Salı 15:58

Selendi Halk Eğitim Merkezinin sergisi göz doldurdu

A
A
A
Selendi Halk Eğitim Merkezinin sergisi göz doldurdu

Manisa’nın Selendi ilçesinde Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında açılan yıl sonu sergisinde kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Geleneksel el sanatlarının da yer aldığı sergi yoğun ilgi gördü.


Manisa’nın Selendi ilçesinde, Selendi Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından 1-7 Haziran Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen yıl sonu sergisi törenle açıldı.


Fatih Ortaokulu’nda gerçekleştirilen serginin açılışına ilçe protokolü, kurum personeli, kursiyerler ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Sergide, halk eğitimi kurslarında eğitim gören kursiyerlerin yıl boyunca büyük emekle hazırladığı çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Giyim alanında hazırlanan kıyafetler, çeyizlik ürünler ve yöresel kıyafetlerin yanı sıra el sanatları alanında filografi, iğne oyası, nakış, punch çalışmaları, çantalar ve çeşitli el işlemeleri sergilendi.


Özellikle unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yer aldığı eserler ziyaretçilerden yoğun ilgi görürken, kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünleri büyük beğeni topladı.


Selendi Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Ali Filiz, hayat boyu öğrenmenin bireysel ve toplumsal gelişimde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek tüm vatandaşları sergiyi ziyaret etmeye davet etti.


Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında açılan yıl sonu sergisi, 4 Haziran 2026 Perşembe günü saat 16.00’ya kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.



Selendi Halk Eğitim Merkezinin sergisi göz doldurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Tarsus’ta köyler arası futbol heyecanı başladı Tarsus ve Çamlıyayla’dan 53 takım ile bin 108 sporcunun mücadele edeceği Köyler Arası Futbol Turnuvası, renkli görüntüler ve yoğun katılımla başladı. Yaz boyunca sürecek organizasyonda toplam 166 karşılaşma oynanacak. Tarsus Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen Köyler Arası Futbol Turnuvası, Başkan Ali Boltaç’ın katılımıyla başladı. Tribünlerdeki yerini alan vatandaşlar da turnuvanın ilk gününde takımlarını yalnız bırakmadı. Tarsus ve Çamlıyayla’dan toplam 53 takımın mücadele edeceği organizasyonda bin 108 sporcu forma giyecek. Yaz boyunca sürecek turnuvada toplam 166 karşılaşma oynanacak. Mahalleleri aynı sahada buluşturan Köyler Arası Futbol Turnuvası, sporun yanı sıra dostluk, dayanışma ve paylaşım kültürünü de güçlendiriyor. Yaz boyunca devam edecek organizasyon, mahalleler arasındaki birlik ve beraberliğe katkı sunarken vatandaşları da ortak bir heyecanda buluşturacak. Turnuvanın açılışında konuşan Başkan Ali Boltaç, organizasyonun Tarsus’ta yıllardır yaşatılan önemli bir gelenek olduğunu belirterek, "Köyler Arası Futbol Turnuvası başladığında bunu sadece sahada görmüyorsunuz. İnsanlar maçları konuşuyor, takımlarını destekliyor, turnuvayı takip ediyor. Bu da Tarsus’ta çok güzel bir birliktelik oluşturuyor. Mahallelerimizin takımlarının etrafında kenetlendiğini görmek bizi mutlu ediyor. Gençlerimizin sporun içinde olması, insanların bir araya gelmesi ve bu atmosferin her yıl büyüyerek devam etmesi bizim için çok kıymetli" dedi. Toplam 300 bin liralık ödül verilecek Turnuvada dereceye giren takımlar için bu yıl toplam 300 bin liralık ödül verileceğini belirten Başkan Ali Boltaç, organizasyonun centilmenlik ruhu içerisinde tamamlanmasını diledi. Boltaç, "Bu yıl turnuvamızda birinci olan takımımıza 150 bin lira, ikinci olan takımımıza 100 bin lira, üçüncü olan takımımıza ise 50 bin lira ödül vereceğiz. Ancak bizim için en önemli konu, sahada güzel mücadelelerin yaşanması ve turnuvanın centilmenlik içerisinde tamamlanmasıdır. Tüm takımlarımıza başarılar diliyor, sakatlıksız bir sezon geçirmelerini temenni ediyorum. Sporun ve sporcunun yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Mersin Tarsus’ta Bebek Kütüphanesi ve Eğlence Kampüsü kurulacak Tarsus Belediye Meclisi Haziran Ayı Olağan Toplantısı, Belediye Başkanı Ali Boltaç başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda çocuklara yönelik yeni sosyal yaşam alanı, öğrenci yurdu projesi ve çeşitli imar düzenlemelerine ilişkin önemli kararlar alındı. Meclis toplantısında en dikkat çeken gündem maddelerinden biri, Kırklarsırtı Mahallesi’nde bulunan tesisin ’Tarsus Belediyesi Bebek Kütüphanesi ve Eğlence Kampüsü’ olarak isimlendirilmesi oldu. Yapılan görüşmelerin ardından öneri oy çokluğuyla kabul edildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, uzun yıllardır atıl durumda bulunan alanı çocuklar ve aileleri için yeni bir yaşam merkezine dönüştürdüklerini belirterek, "Burası yıllardır kullanılmayan bir durumdaydı. Göreve geldiğimizde buranın Tarsus’a yakışan bir işlev kazanması gerektiğini düşündük. Bebek Kütüphanesi ve Eğlence Kampüsü ile çocuklarımızın aileleriyle birlikte zaman geçirebileceği yeni bir alan oluşturuyoruz" dedi. Toplantıda ayrıca Özel Bahşiş Yörükleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenecek Yörük Şenliği için talep edilen destek konusu da ele alındı. Başkan Boltaç, Yörük kültürünün Tarsus’un önemli değerlerinden biri olduğunu vurgulayarak, geleneklerin yaşatılmasına katkı sunan organizasyonları önemsediklerini ifade etti. Söz konusu talep değerlendirilmek üzere ilgili komisyonlara sevk edildi. Mecliste görüşülen bir diğer önemli konu ise Kaleburcu Mahallesi’nde yapılması planlanan öğrenci yurdu projesi oldu. Başkan Boltaç, öğrencilerin daha iyi koşullarda eğitim hayatlarını sürdürebilmeleri için projeyi önemsediklerini belirterek, kent planlamasının da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Haziran ayı meclis toplantısında ayrıca Alibeyli Mahallesi’nde zeytinyağı üretim tesisi kurulmasına yönelik uygulama imar planı ile Sayıştay denetim raporları doğrultusunda bazı dernek ve meslek kuruluşlarına yapılan taşınmaz tahsislerine ilişkin önceki meclis kararlarının iptal edilmesine yönelik gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Ali Boltaç, alınan kararların Tarsus’un geleceğine katkı sunmasını temenni ederek, "Kentimizin ihtiyaçlarını gözeten, hemşehrilerimizin yaşamına dokunan hizmetleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Haziran ayı meclis toplantısında alınan kararlarla çocuklara yönelik yeni sosyal alanlar, öğrenci barınmasına katkı sağlayacak yatırımlar ve kamu hizmetlerini güçlendirecek projeler için önemli adımlar atıldığı bildirildi.
Edirne Edirne’de CHP mitingine katılmayan muhtarlara belediye başkanından "hizmet" tehdidi iddiası Edirne’de CHP İl Başkanlığı tarafından 25 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen demokrasi yürüyüşüne katılmayan mahalle muhtarları, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan tarafından "Hizmet tehdidi" aldıklarını iddia ederek basın açıklaması yaptı. Edirne’nin Umurbey Mahallesi Muhtarlığı’nda bir araya gelen 5 mahalle muhtarı, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın, kendilerini tehdit ettiğini kamuoyu ile paylaştı. CHP Edirne İl Başkanlığı tarafından 25 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen ‘Demokrasi Yürüyüşü’ne katılmayan muhtarlar, bayramlaşma töreninde beklemedikleri bir tepkiyle karşılaştı. Bayramlaşma töreni için Belediye Başkanı Filiz Gencan ile bir araya gelen muhtarlar, demokrasi yürüyüşüne katılmadıkları için ‘Artık mahallelerinize nasıl hizmet alacaksınız bakalım’ tehdidi ile karşılaştıklarını ifade etti. Umurbey Mahalle Muhtarı Turhan Özgünden, Kurtuluş Mahalle Muhtarı Nurcan Uzel, Yeniimaret Mahalle Muhtarı Neslihan Dönmez Dürüktaş, Sarıcapaşa Mahalle Muhtarı Ercan Sert ve Yıldırım Hacısarraf Mahallesi Muhtarı Rıza Ürütükçü basın açıklamasında yer aldı. Basın açıklamasını Sarıcapaşa Mahalle Muhtarı Ercan Sert okudu. Muhtarlar adına açıklamayı okuyanSarıcapaşa Mahallesi Muhtarı Ercan Sert, muhtarlık makamının siyasetin değil vatandaşın temsil makamı olduğunu belirterek, son günlerde yaşanan gelişmeler nedeniyle kamuoyuna açıklama yapma gereği duyduklarını söyledi. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın, CHP tarafından düzenlenen demokrasi yürüyüşüne katılmadıkları gerekçesiyle muhtarlara yönelik saygı sınırlarını aşan sözler kullandığını iddia eden Sert, "Sayın Belediye Başkanı biz muhtarlara adeta fırça çekme cüreti göstermiştir. Bu durumu kesinlikle kabul etmiyoruz" diye konuştu. Muhtarların hiçbir siyasi partinin temsilcisi olmadığını dile getiren Sert, "Bizler bir siyasi partinin değil, bizi seçen mahalle halkının ve devletimizin temsilcisiyiz. Hiçbir belediye başkanı ya da siyasi aktör, muhtarları kendi siyasi şovlarına veya yürüyüşlerine katılmaya zorlayamaz. Muhtarlar kimsenin siyasi askeri değildir" şeklinde konuştu. Bayramlaşma etkinliklerinin siyasi tartışmaların değil, toplumsal birlikteliğin adresi olması gerektiğini savunan Sert, "Dini bayramlarımız kucaklaşma günleridir. Bayramlaşma davetini siyasi hesaplaşma ve baskı aracına dönüştürmek Edirne’nin kültürüne ve hoşgörüsüne yakışmamıştır" dedi. "Hiçbir siyasi görüşün arka bahçesi olmayacağız" Muhtarların tarafsızlık ilkesinden taviz vermeyeceğini belirten Sert, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir siyasi görüşün arka bahçesi olmayacağız. Bizim tek yürüyüşümüz mahallemize, halkımıza ve Edirne’mize hizmet yürüyüşüdür" ifadelerini kullandı. Muhtarlık makamının saygınlığına ve halkın iradesine gölge düşüren bu yaklaşımı kabul etmediklerini belirten Sert, Edirne Belediye Başkanını, muhtarlardan ve Edirne halkından özür dilemeye davet etti.
Ankara Bakan Göktaş: "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile Türkiye’nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarımızı ortaya koyduk" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’deki aile yapısı hakkında, "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile Türkiye’nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarımızı ortaya koyduk. Böylece aile ve nüfus politikalarımızı, Türkiye’nin kalkınma ve gelecek vizyonunun ana akım unsurlarından biri haline getirdik" dedi. Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi’nde düzenlenen "Veriden Vizyona: Üç Kuşak Bir Türkiye Araştırma Bulguları Paylaşım Programı’na katıldı. Bakan Göktaş, sosyal politika üretiminde veriye dayalı yaklaşımın önemine dikkat çekerek, aile yapısındaki dönüşümün çok boyutlu analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. Düzenlenen programda konuşan Bakan Göktaş, aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik politikaların bilimsel veriler ışığında şekillendirildiğini belirterek, kuşaklar arası değişimin doğru okunmasının sosyal hizmet politikaları açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Bakan Göktaş, dijitalleşme, demografik dönüşüm ve toplumsal ilişkilerdeki değişimin aile yapısını etkilediğini, bu nedenle veriye dayalı analizlerin karar alma süreçlerinde belirleyici olduğunu söyledi. Söz konusu araştırmanın, Türkiye’de üç kuşağın aile yapısı, sosyal ilişkiler, değerler ve toplumsal dönüşüm ekseninde değerlendirilmesine katkı sunmasının hedeflendiği belirtilirken, elde edilen bulguların sosyal politika geliştirme süreçlerine ışık tutacağı kaydedildi. "Bugün sadece Türkiye’de değil, birçok ülkede aile yapıları değişiyor" Yaşlı nüfusun birçok ülkede artışa geçtiğini belirten Bakan Göktaş, "Çocuğun güven duygusu, bir gencin yön bulma arayışı, yaşlının huzurlu bir hayat sürmesi öncelikle aile içinde karşılık bulur. Genç ve dinamik nüfus, bu tablonun ayrılmaz parçasıdır. Dolayısıyla aileyi yalnızca bireysel tercihlerden ibaret, nüfusu da sadece sayısal artış veya azalış meselesi olarak ele alamayız. Çünkü bugün sadece Türkiye’de değil, birçok ülkede aile yapıları değişiyor. Nüfus dengeleri dönüşüyor, kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyor. Evliliklerin azalması, gençlerin daha geç evlenmesi, çocuk sahibi olma kararının ertelenmesi ve doğurganlık hızının düşmesi artık geçici eğilimler olarak görülemez. Bu gelişmeler; çalışma hayatını, sosyal güvenlik sistemini, milli savunma gücünü, sağlık ve bakım hizmetlerini, üretim kapasitesini ve kuşaklar arası dayanışmayı doğrudan etkilemektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yıllar önce güçlü bir öngörüyle, aile ve dinamik nüfus yapısının karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekmiştir. Geldiğimiz nokta, Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu riskleri varoluşsal bir tehdit olarak görmesinin ne kadar isabetli olduğunu teyit etmekte. Biz bugün bu uyarıyı, devlet aklıyla ve kararlı bir iradeyle üstlenilmesi gereken tarihi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz" diye konuştu. "Aile Yılı boyunca, 20 bine yakın etkinlik düzenledik" Aileyi ve toplumu güçlendirmeyi büyük bir sorumluluk olarak gördüklerini ve çalışmalarını bu yönde sürdüreceklerini ifade eden Bakan Göktaş, "Aileyi güçlendirmeyi, dinamik nüfusumuzu korumayı; milletimizin bekası ve devletimizin istikbaliyle doğrudan ilgili stratejik bir alan olarak görüyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı; sahip olduğumuz köklü tarihi birikim, bilimsel zeminde şekillenen politikalarımız ve insanı merkeze alan bir yönetim anlayışı üzerine kuruyoruz. Hiç şüphesiz, son yıllarda attığımız tüm adımlar, bu esaslar üzerinde yükselen, büyük medeniyet yürüyüşümüzün birbirini tamamlayan halkalarıdır. 2024 yılında yürürlüğe koyduğumuz, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik bir ilk olan ‘Vizyon Belgemiz ve Eylem Planımız’, politikalarımızda yeni bir dönemin kapısını araladı. Nüfus Politikaları Kurulumuz ile çalışmalarımızı kurumlar arası güçlü bir eşgüdüm zeminine taşıdık. Aile ve nüfus politikalarımızı sahayı doğrudan dikkate alan bir yaklaşımla şekillendirmek için Aile Enstitümüzü kurduk. 2025 Aile Yılı’nda, çalışmalarımıza güçlü bir ivme kazandırdık. Aile Yılı boyunca, 20 bine yakın etkinlik düzenledik. Hanelerimize dokunan projeler hayata geçirdik. Aile ve Gençlik Fonu ile, gençlerimizin kuracağı yuvaların huzuruna hizmet eden bereketli bir desteğe dönüştürdük" şeklinde konuştu. "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile Türkiye’nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarımızı ortaya koyduk" Türkiye’nin doğurganlık hızının gittikçe kritik noktalara kadar düştüğünü dile getiren Bakan Göktaş, "Doğum desteklerimizi yeniden yapılandırarak büyüyen ailelerimize destekler sunduk. TOKİ sosyal konutlarında, üç ve daha fazla çocuğa sahip ailelerimize özel kontenjanlar ayırdık. Memurlarımızın, çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarının önünü açtık. Kamu kurum ve kuruluşlarımızda kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. Doğum sonrası annelik ve babalık izni sürelerinin uzatılması çalışmalarına öncülük ettik. Çocuklarımızı dijital mecraların zararlı etkilerinden korumak amacıyla kapsamlı bir hukuki düzenlemeyi hayata geçirdik. Geliştirdiğimiz özgün modeli, ‘aile diplomasisi’ ile bu alandaki tecrübemizi uluslararası düzeyde daha da görünür hale getirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak ilan etmesiyle, uzun soluklu bir dönüşümün ilk atılımlarını yaptık. ‘Aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen Türkiye’ idealini yeni dönemin ana istikameti haline getirdik. Milli Aile Haftası ile; aile bağlarımızı ve nesiller arası dayanışmayı, ülkemizin geleceğine güç veren milli bir sahiplenmeye dönüştürdük. ‘Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi’ ile Türkiye’nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarımızı ortaya koyduk. Böylece aile ve nüfus politikalarımızı, Türkiye’nin kalkınma ve gelecek vizyonunun ana akım unsurlarından biri haline getirdik" dedi. "Bu anlayışla, aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdik" ‘Veriden Vizyona: Üç Kuşak Bir Türkiye’ araştırma sonuçlarına da değinen Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu anlayışla, aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdik. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Devletimizin çatısı ne kadar sağlam olursa o çatıyı ayakta tutacak olan güçlü ailelerdir. Bugün kamuoyuyla paylaştığımız araştırmamızın sonuçları, bu büyük vizyonun hanelere temas eden yüzüdür. Araştırmamızı, farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürütüldü. 6 bin 530 haneye ulaştık, 10 bin 408 vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptık. Araştırmamızda; dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldık. Kadınların ve erkeklerin beklentileri birlikte değerlendirildi. Bu yönüyle çalışma, ülkemizde bu ölçekte yapılmış nadir araştırmalar arasına adını yazdırdı. Araştırmamız evlilik ve doğurganlık olgularını üç temel boyutta inceledi; deneyimler, algılar ve planlar. Yani sadece ‘ne oldu?’ sorusuna değil, ‘İnsanlar bunu nasıl değerlendiriyor, nasıl anlamlandırıyor ve gelecek için ne düşünüyor, ne istiyor?’ sorularına da cevap aradık. Bu çalışma bizlere yalnızca bugünün fotoğrafını sunmadı. Aynı zamanda, kuşaklar arası değişimi, bölgeler arasındaki farklılıkları ve toplumsal beklentileri bir arada resmeden dinamik bir Türkiye tablosunu ortaya koydu. Araştırmamız, şunu söylüyor. Evlilik kurumu, bu toplumun ana omurgası olmayı sürdürüyor. Evli bireylerin yüzde 96,28’inin hayatında tek evlilik yapması ve evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olması, evliliklerin büyük oranda kalıcı bir yapı taşıdığını gösteriyor. Bu tablo, toplumumuzun aileye ve evliliğe verdiği değerin, hala güçlü biçimde devam ettiğini ortaya koyuyor. Ancak aynı araştırma, üzerinde dikkatle durmamız gereken bazı uyarılar da veriyor. Özellikle doğurganlık konusunda, kuşaklar arasında belirgin bir değişim görüyoruz. Ortalama canlı doğum sayısının, birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya gerilediğine dikkat çekiyor. Üstelik bu düşüş, ülke genelinde aynı seyirde izlemiyor. Bölgelerimiz arasında belirgin farklılıklar da gösteriyor." "İlk evlenme yaşları yükselmiş" Yapılan araştırma sonucunda son yıllarda Türkiye’de ve dünyada ilk evlenme yaşının arttığına dikkat çeken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Mehmet Arabacı ise, "Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de evlilik davranışlarında önemli değişimler söz konusu. İlk evlenme yaşları yükselmiş. Evlilik kararları ertelenmiş ve aile yapısında da birtakım dönüşümler yıllar içerisinde kademe kademe ilerleyerek gelmiş. Bu değişimin arkasında yapılan araştırmalarda kimisinde eğitim seviyesindeki artış, kimisinde kentleşme, kimisinde ekonomik beklentiler, kimisinde yaşam tercihlerinin farklılaşması gibi birçok faktör olabilir. Bu tür faktörleri de TÜİK olarak düzenli bir şekilde izliyoruz" ifadelerine yer verdi. Programa Bakan Göktaş’ın yanı sıra TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan ve akademisyenler katılım sağladı.