SPOR - 02 Haziran 2026 Salı 13:58

Bologna, Domenico Tedesco’yu duyurdu

A
A
A
Bologna, Domenico Tedesco’yu duyurdu

Serie A ekiplerinden Bologna, Domenico Tedesco’nun teknik direktörlük görevine getirildiğini açıkladı.

İtalya Serie A takımlarından Bologna, teknik direktörlük görevine son olarak Fenerbahçe’de çalışan Domenico Tedesco’nun getirildiğini duyurdu. İtalyan ekibi, Tedesco ile 2+1 yıllık sözleşme imzalandığını açıkladı. Serie A’da geçtiğimiz sezonu 38 maçta 16 galibiyet, 8 beraberlik ve 14 mağlubiyetle tamamlayan Bologna, ligi 8. sırada bitirmişti. Tedesco, sarı-lacivertlilerin başında 28’i Trendyol Süper Lig, 10’u UEFA Avrupa Ligi, 5’i Ziraat Türkiye Kupası ve 2’si Türkiye Süper Kupa olmak üzere toplam 45 karşılaşmada görev yaptı. İtalyan teknik adam, bu süreçte maç başına 2.00 puan ortalaması yakaladı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Haliliye’de 15 kırsal mahalleye daha spor yatırımı Haliliye Belediyesi, gençlere yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Hayatın her alanında vatandaşlara dokunan hizmet ve projeleri hayata geçiren Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, ilçedeki gençlerin sporla iç içe bir yaşam sürmesi amacıyla önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi ve kötü alışkanlıklardan uzak durması için spor faaliyetlerine ve altyapı yatırımlarına büyük önem veren Başkan Mehmet Canpolat, Spor Toto iş birliğiyle 15 kırsal mahallede sentetik semt sahası yapımını başlattı. İbrik, Şenocak, Sarışeyh, Gülveren, Kavakbaşı, Akdoğan, Büyük Mirdesi, Anaz, Parmakkapı, Güvenli, Yarımsu, Emirler, Üçkuyu, Bakımlı ve Yenice mahallelerinde yapımı süren sentetik semt sahalarının kısa süre içerisinde tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulması hedefleniyor. Özellikle çocuklar ve gençler için modern spor alanları oluşturmayı amaçlayan Haliliye Belediyesi, bu yatırımlarla kırsal mahallelerdeki spor altyapısını güçlendirmeyi sürdürüyor. Tamamlandığında mahalle sakinlerinin sosyal yaşamına da önemli katkı sunacak olan sahalar, gençlerin spor yapabilecekleri güvenli ve modern alanlar olarak hizmet verecek. Bu yılın temel atma ve açılışlar yılı olacağını her fırsatta dile getiren Başkan Mehmet Canpolat, ilçeye kazandırılacak yatırımların bununla sınırlı olmadığını belirtti. Canpolat, Amatör Spor Kulüpleri Tesisi, Açık Okçuluk Tesisi, Yarı Olimpik Yüzme Havuzu ve 15 adet sentetik halı saha projesinin de en kısa sürede tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulacağını ifade etti. Gençlerin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Başkan Canpolat, Haliliye’ye kalıcı eserler kazandırmaya devam edeceklerini kaydetti. Öte yandan Haliliye Belediyesi, daha önce de merkez ve kırsal mahallelerde toplam 21 adet semt sahasını tamamlayarak gençlerin hizmetine sunmuştu. Yeni yatırımlarla birlikte ilçedeki spor altyapısının daha da güçlenmesi ve gençlerin spora erişiminin artırılması hedefleniyor.
Aydın HBX Academy, "Antiviral ve antibakteriyel özelliğe sahip koruyucu maske’ patenti aldı Merkezi Aydın’da bulunan ve çeyrek asırdan bu yana çeşitli çalışmalara imza atan ve 18 patente sahip HBX Ar-Ge bünyesindeki HBX Academy, küresel salgınlara karşı yaptığı hazırlık çerçevesinde antiviral ve antibakteriyel özelliklere koruyucu maske patenti aldı. TR 2020 04008 B numaralı maske patentinin yenilikçi koruyucu ekipman sağlık teknolojileri açısından alanında dikkat çekici bir çalışma olduğu belirtildi. Aydın’da ADÜ Teknokent ekosistemi, Karya Farma HBX Ar-Ge çalışmaları ve HBX Academy çatısı altında değerlendirilen HBX-HGCM236 kodlu antiviral ve antibakteriyel özellikli koruyucu maske patenti, kişisel koruyucu ekipman alanında önemli bir araştırma başlığı olarak değerlendiriliyor. Geliştirilen 3 katmanlı maske ile solunum yoluyla bulaş riski taşıyan bakteri ve virüslere karşı fonksiyonel bir koruyucu özelliği taşıdığı belirtildi. Çalışma ile ilgili bilgi veren HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, "Bu proje havada bulunan bakteri ve/veya virüslerin solunum yoluyla vücuda alınmasını azaltmaya yönelik özel bir koruyucu maske yapısını konu alıyor. Çalışmamızı, özellikle salgın hastalıklar, hastane enfeksiyonları, saha koşulları, acil durum uygulamaları ve biyogüvenlik ihtiyaçları açısından önemseyerek HBX-2371’in biyoaktif yaklaşımını maske teknolojisine taşıdık. Bu çerçevede HBX-HGCM236 kodlu maske patenti; yalnızca fiziksel bir bariyer oluşturan klasik maske anlayışının ötesinde, çok katmanlı yapısı ve fonksiyonel koruyucu yaklaşımıyla dikkat çekiyor" dedi. "Üç katmanlı özel koruyucu yapı" Geliştirdikleri koruyucu maskenin, temel olarak üç katmanlı özel bir yapıdan oluştuğunu kaydeden Başlık, "Maske yapısında dış ortamla ilişkili katman, ara katman ve ağızla temas eden iç katman birlikte görev yapıyor. Her bir katmanın özel işlemlerden geçirilerek hazırlanıyor. Bu katmanların bir araya getirilmesiyle çok katmanlı bir koruma oluşturuluyor. Bu yapı sayesinde maskenin, dış ortamdan gelebilecek biyolojik risklere karşı daha fonksiyonel bir koruyucu ekipman yaklaşımı sunması hedefleniyor. Bu özellikler maskeyi yalnızca mekanik filtreleme yapan bir ürün olmaktan çıkararak, mikroorganizmalara karşı fonksiyonel özellik taşıması hedeflenen bir koruyucu ekipman teknolojisi haline getiriyor" dedi. Çalışmaları, gıda mikrobiyolojisi ve doğal antimikrobiyal kaynaklar alanındaki bilimsel birikimiyle tanınan Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün de değerlendirdiğini belirten Başlık, pandemi sonrası dönemde koruyucu ekipman teknolojilerinin çok daha stratejik bir alan haline geldiğini belirtti. Açıklamasında Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün değerlendirmesine de yer veren Başlık, "Prof Dr. Gündüz hocamız bu çalışmayı "Antiviral ve antibakteriyel özellikli maskelerin yalnızca salgın dönemlerinde değil, geleceğin halk sağlığı ve biyogüvenlik stratejilerinde de önemli bir başlık olacağını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: Koruyucu ekipman teknolojileri artık yalnızca fiziksel bariyer oluşturan ürünler olarak görülmemelidir. Bakteriyel ve viral bulaş riskleri, hastane enfeksiyonları, saha uygulamaları, acil durum senaryoları ve biyogüvenlik ihtiyacı dikkate alındığında, antiviral ve antibakteriyel özellikli maskeler geleceğin önemli bilimsel araştırma başlıkları arasında yer almaktadır. HBX-2371’den gelen bilimsel yaklaşım maskeye farklı bir bakış kazandırıyor’ diyerek bu tür çalışmaların disiplinli bilimsel süreçlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı" diye konuştu.
İstanbul Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği’nin ortak projesi "Dünya için lazım" birinci yılını tamamladı Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği’nin hayata geçirdiği "Dünya İçin Lazım" projesi ilk yılını tamamladı. Proje kapsamında 37 tonu aşkın elektronik atık geri dönüşüme kazandırılırken, doğayı koruma eğitimleriyle 75 binden fazla kişiye ulaşıldı. Yeni dönemde 68 bin çocuğa daha ulaşılması ve 50 ton e-atığın geri dönüştürülmesi hedefleniyor. Vodafone, elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeye ve bu konuda farkındalık oluşturulmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin e-atıkların geri dönüştürülerek hem doğanın korunması hem de doğa bilinci yüksek, sorumlu nesillerin yetişmesi amacıyla, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle başlattığı "Dünya İçin Lazım" projesi bir yılı geride bıraktı. Bu süreçte 37 tonu aşkın e-atık geri dönüşüme kazandırılırken, projeye destek veren gönüllü sayısı 500’ü, doğayı koruma eğitimleriyle ulaşılan kişi sayısı ise 75 bini aştı. Projenin ikinci yılında 650 gönüllü eğitmen ile 68 bin çocuğa daha ulaşılması ve 50 ton e-atığın geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor. "Dünya İçin Lazım" projesinin yeni dönem hedefleri, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Hasan Süel ve Meltem Bakiler Şahin’in yanı sıra WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula ve Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu’nun katılımıyla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesi düzenlenen toplantıda paylaşıldı. Proje hakkında bilgi veren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, "Şirket olarak, ‘Herkes için dijital ve yeşil bir gelecek inşa etme’ vizyonumuz doğrultusunda doğayı korumak en önemli amaçlarımız arasında. Şirketimizde döngüsel ekonomi yaklaşımını benimsiyor; operasyon, ürün ve hizmetlerimiz sonucu ortaya çıkan e-atıkların hem oluşmasını azaltmaya, hem de geri dönüşümünü artırmaya odaklanıyoruz. Şirket içinde olduğu gibi şirket dışında da e-atık konusunda önemli çalışmalar yapıyoruz. Bir yıl önce, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız, e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak ve doğayı koruma eğitimleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Projemizin gördüğü yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve bugüne kadar toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık’’ dedi. Proje ile 50 ton e-atığı daha geri dönüşüme kazandırmayı hedeflediklerini ifade eden Süel, ‘‘Projemizin ölçülebilir sosyal değerini de hesapladık. Buna göre, projemize yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Elde ettiğimiz sonuçlar, oluşturduğumuz etkinin yalnızca erişimle sınırlı kalmadığını; ölçülebilir ve kalıcı bir dönüşüme dönüştüğünü gösteriyor. Projenin ikinci yılında amacımız, geliştirdiğimiz eğitim müfredatıyla 81 ilde yüz yüze ve online eğitimler ile 68 bin çocuğa daha ulaşmak ve 50 ton e-atığı geri dönüşüme kazandırmak. Yeni dönemde de aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmalarımıza devam ederek etkimizi büyütmeyi hedefliyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nden hemen önce paylaştığımız, projemizin çevresel ve sosyal etkileri ile gururluyuz. Müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları getirerek projemize destek vermeye davet ediyoruz" diye konuştu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ise "Şirket olarak, içinde bulunduğumuz çevresel ekosisteme karşı taşıdığımız sorumluluğun her zaman farkındayız. Bu farkındalıkla, ticari aksiyonlarımızın yanı sıra sürdürülebilirlik odaklı aksiyonlarımıza da büyük önem veriyoruz. Bu düşünceyle, sürdürülebilirlik ekibimizle beraber pazarlama departmanı olarak, ‘Dünya İçin Lazım’ projesi için de güçlü bir lansman planı yaptık. Medya stratejimizi TV, radyo, açık hava, dijital ve basılı mecraları kapsayan 360 derece bir yapı üzerine kurduk. Projeyi mobil uygulamamız Yanımda ve mağaza kanallarımızda yaptığımız çalışmalarla da destekledik. Projemize destek veren tüm Vodafone’lu müşterilerimiz Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB hediye kazandı. Türkiye’nin dört bir yanındaki 760 mağazamızın tamamında aktif olarak e-atık topladık. Bir yılda topladığımız toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalarımızdan geldi. Sürdürülebilirliği önceliklendiren kurum olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz’’ ifadelerini kullandı. Projenin paydaşlarından WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula da "Dünya İçin Lazım diyerek çıktığımız yolculukta, attığımız adımların, bugün çocukların üretimlerinde, okulların dönüşümünde, yerelin ve kamuoyunun ilgisinde karşılık bulduğunu görmek son derece kıymetli. ‘Dünya İçin Lazım’ projesi kapsamında geçtiğimiz yıl doğa koruma, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, e-atık ve ileri dönüşüm konularında çocuklara yönelik eğitim içerikleri geliştirdik. Yeni dönemde ise bu içerikleri daha da güçlendirerek daha fazla çocuk ve öğretmene ulaşmayı, doğa koruma bilincinin daha geniş bir alanda yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Çocukların doğayla kurduğu bağı güçlendirmeyi yalnızca bir eğitim hedefi olarak değil, geleceğe dair ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle, çocukların aktif katılımını ön plana çıkaran uygulamalarla doğa elçileri yaklaşımını daha da güçlendirmek istiyoruz. Çünkü doğa korumanın; kurumların, sivil toplumun, öğretmenlerin, gençlerin ve çocukların birlikte hareket ettiği bir gelecekte mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta birlikte ürettiğimiz ve etkiyi büyüttüğümüz, operatör ve dernek başta olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam ediyoruz" açıklamasında bulundu. Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu ise "Dünya İçin Lazım projesi, ilk yılında yalnızca geniş bir erişim oluşturmakla kalmadı; çocukların bilgi, tutum ve davranışlarında ölçülebilir bir dönüşüm sağladı. Dernek olarak Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü ağımız ve saha deneyimimizle bu dönüşümün uygulama tarafında yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Vodafone ve WWF-Türkiye işbirliğiyle yürüttüğümüz ‘Dünya İçin Lazım’ projesiyle, ikinci yılımızda da yalnızca çevre farkındalığı oluşturmayı değil; bilgi, tutum ve davranış dönüşümünü birlikte destekleyen kalıcı bir etki oluşturmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz bir yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında gönüllü eğitmenlerimizle birlikte yürüttüğümüz eğitimler, atölyeler, web seminerleri ve üretici etkinliklerle 75 bini aşkın kişiye ulaştık. Çocukların çevre konularını yalnızca öğrenmesini değil; günlük yaşamlarında davranışa dönüştürmesini hedefledik. Sosyal etki analizimizde ortaya çıkan sonuçlar da bu yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi. Katılımcıların bilgi düzeyinde ortalama 50 puanlık artış ve sürdürülebilir davranış oranında 60 puanlık yükseliş sağlandı. Yeni dönemde 650 gönüllü eğitmenimizle 68 bin çocuğa daha ulaşmayı; Doğa Elçileri Programı, AI For Planet, Dünya İçin Lazım Festivali ve güncel eğitim modüllerimizle çocukların doğayla bağını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim için Dünya İçin Lazım, bir eğitim projesinden öte; çocuklardan ailelere, öğretmenlerden gönüllülere uzanan güçlü bir toplumsal dönüşüm hareketi. Biz inanıyoruz ki sürdürülebilir bir gelecek yalnızca bilgi aktarmakla değil; kalıcı alışkanlıklar oluşturmakla mümkün olabilir" şeklinde konuştu. Hem çocuklara hem yetişkinlere eğitimler verildi "Dünya İçin Lazım" projesi kapsamında, ülke genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, ebeveynlere ve eğitmenlere e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler verildi. Doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için eğitmen eğitimleri, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amacıyla ebeveyn ve eğitmenlere yönelik web seminerleri düzenlendi. Çocuklarda sürdürülebilirlik farkındalığı oluşturmak amacıyla yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla "Dünya İçin Lazım - GreenFest" etkinliği gerçekleştirildi. Diğer yandan, çocukların doğayla bağ kurmasını; e-atık ve çevre konularına yönelik farkındalık geliştirmesini; gözlem, düşünme ve üretim yoluyla öğrenmesini desteklemek üzere "Doğa Elçileri" adıyla yeni bir program da başlatıldı. Bu program kapsamında seçilen toplam 23 Doğa Elçisi, mentorlarıyla birlikte e-atık, doğa koruma, sürdürülebilirlik odaklı üretici eserlerini dijital bir sergi için üretmeye devam ediyor. Projenin yeni döneminde 20 Doğa Elçisi daha seçilecek. Proje için yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yapıldı Yapılan açıklamaya göre, "Dünya İçin Lazım" projesinin ilk yılında, toplumun her kesiminde e-atık farkındalığını artırmaya yönelik 360 derece iletişim faaliyetleri yürütüldü. Proje hakkında verilen bilgilere göre, operatörün marka yüzü Demet Evgâr’ın rol aldığı reklam filmi, televizyonda 38 milyon, dijital mecralarda 50 milyon kişiye ulaştı. Bu film aynı zamanda son 2 yıllık dönemde operatörün tüm reklamları arasında en yüksek performansı gösteren reklam filmi oldu. İletişim döneminde yapılan testte (YouTube Search Lift) "e-atık" aramalarında yüzde 30, "elektronik atık" aramalarında yüzde 27 artış görüldü. Vodafone, çocuklarda çevre farkındalığını artırmak ve e-atıkların eğitime dönüşümünü desteklemek amacıyla toplamda yaklaşık 40 milyon TL’lik medya yatırımı yaptı. E-atık bağışlayana internet hediye edildi "Dünya İçin Lazım" projesi, Yanımda mobil uygulaması ve operatör mağazalarında yapılan çalışmalarla da desteklendi. Vodafone’lular Yanımda uygulaması üzerinden form doldurarak e-atıklarını bağışladıktan sonra 5 GB mobil internet hediyesi kazandı. Kampanyaya destek vermek isteyen herkes operatör mağazalarını ziyaret ederek e-atık bağışlarken, mağazaya gitme fırsatı bulamayanlara e-atıklarını kargoyla ulaştırma opsiyonu sunuldu. Ülke genelinde 760 Vodafone mağazasında e-atık toplanarak kampanya penetrasyonunun yüzde 100’e ulaşması sağlandı. Bir yılda toplanan toplam 37 ton atığın 32 tonu mağazalardan geldi. E-atık toplama kampanyasına toplam 15 bin kişi katıldı ve kişi başı ortalama 2,5 kg’lık atık toplandı. Her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti "Dünya İçin Lazım" projesinin sosyal etki analizi de yapıldı. Buna göre, projeye yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,56 TL’lik sosyal değer üretti. Proje katılımcılarının bilgi düzeyinde ortalama 50 puan artış sağlanırken, e-atık konusunda farkındalık oranı yüzde 39’dan yüzde 81’e yükseldi. Bu öğrenme etkisi, günlük yaşamda uygulanabilir davranışlara dönüştü. Davranışa dönüşme oranı yüzde 90’ın, e-atık toplama davranışı yüzde 86’nın, çevreyi korumaya yönelik adım atma oranı yüzde 95’in üzerine çıktı. Proje sayesinde, kararsız ve dağınık tutumlar olumlu ve bilinçli yaklaşımlara dönüşürken; katılımcıların çevresel sorumluluk algısı güçlendi ve "çevre için bireysel katkı" bilinci arttı. Bu sonuçlar, "Dünya İçin Lazım" projesinin yalnızca farkındalık oluşturan bir eğitim programı olmadığını; aynı zamanda ölçülebilir öğrenme çıktıları üreten, tutumları dönüştüren ve davranış değişikliği potansiyeli oluşturan güçlü bir sosyal etki modeli sunduğunu ortaya koydu. Doğayı korumak için yapay zekâdan yararlanılacak "Dünya İçin Lazım" projesinin yeni döneminde "AI for Planet" adı verilen yeni bir modül devreye alınacak. Buna göre, kırsal bölgelerde yer alan 4 ilde operatör ve proje gönüllülerinin katkılarıyla etkinlikler düzenlenecek. Bu etkinliklerde yapay zekâ, iklim ve sürdürülebilirlik temalarına odaklanan içerikler katılımcılarla buluşturulacak. Söz konusu faaliyetler, hedef yaş grubundaki çocukların bu alanlarda farkındalık kazanmalarını ve temel bilgi edinmelerini desteklemeyi amaçlıyor.