ÇEVRE - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 11:57

"Yangın Riski Azaltma Planı" kapsamında eğitim verildi

A
A
A
"Yangın Riski Azaltma Planı" kapsamında eğitim verildi

Manisa’nın Kula ilçesinde, "Yangın Riski Azaltma Planı" kapsamında kamu personeli, muhtarlar, azalar, öğretmenler ve vatandaşlara yönelik bilgilendirme eğitimi düzenlendi.


Kula Orman İşletme Şefliği tarafından Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimde, özellikle son yıllarda yaz aylarında artış gösteren orman yangınlarına dikkat çekildi. Eğitim programında, önümüzdeki yaz döneminde meydana gelebilecek yangın risklerinin en aza indirilmesi amacıyla alınması gereken tedbirler ve yapılması gereken çalışmalar katılımcılarla paylaşıldı. Kula Orman İşletme Şefi Veli Kılıç ve Cihat Yıldırım tarafından verilen eğitimde, yangınların çıkış nedenleri, erken müdahalenin önemi ve vatandaşların alabileceği bireysel önlemler detaylı şekilde anlatıldı.


Programa katılan Kula Kaymakamı Talha Altuntaş ise yaptığı konuşmada, orman yangınlarıyla mücadelenin yalnızca kurumların değil, tüm vatandaşların sorumluluğunda olduğunu vurguladı. Altuntaş, "Meydana gelebilecek yangınları önlemek bizlerin elindedir. Alacağımız basit ama etkili tedbirlerle büyük felaketlerin önüne geçebiliriz. Bu noktada toplumun tüm kesimlerinin bilinçli hareket etmesi büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.



"Yangın Riski Azaltma Planı" kapsamında eğitim verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Hıdırellez’de dilekler Akdeniz’in mavi sularına bırakıldı Antalya’da tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndan teknelerle denize açılarak Hıdırellez dileklerinin Akdeniz’le buluşturulduğu gelenek, bu yıl da yoğun katılımla sürdürüldü. Hıdırellez’de Antalyalılar, dileklerini Akdeniz’in mavi sularıyla buluşturdu. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan etkinlik için kent sakinleri Muratpaşa Belediyesi organizasyonunda tarihi Kaleiçi Yat Limanı’nda bir araya geldi. Saat 04.00 itibarıyla teknelerin önünde toplanmaya başlayan vatandaşlar, Hıdırellez geleneğini yaşatmak için denize açılmayı bekledi. Gece gül ağacının dibine bırakılan dilekler, sabah yeniden çıkarılarak teknelerle Akdeniz’e taşındı. Saat 05.30’da limandan ayrılan beş tekneyle Akdeniz’e açılan katılımcılara çay ve simit ikram edildi. Kaleiçi’nin tarihi dokusu ve Akdeniz’in eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen etkinlikte dilekler, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte denizin serin sularına bırakıldı. Etkinliğe ilk kez katılan Zeliha Oruç, Hıdırellez’in çocukluklarından bu yana yaşattıkları önemli bir gelenek olduğunu belirtti. Oruç, "Hıdırellez; gülün dibine dileklerimizi dilediğimiz, para koyduğumuz, çeşitli ritüelleri olan ve insanları bir arada tutan bir etkinlik" dedi. Etkinliği oldukça başarılı bulduğunu ifade eden Oruç, "Muratpaşa Belediyesi’ni bu anlamda takdir ediyorum. Çok beğendiğim bir etkinlik oldu. Dileklerimi tuttum, heyecanlıyım, umarım gerçekleşir" diye konuştu. Oruç, tüm ülke ve dünya için sağlık, huzur ve barış dilediğini de sözlerine ekledi. Etkinliğe her yıl düzenli olarak katıldığını belirten Hülya Usta ise Hıdırellez coşkusunun kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Usta, "Her yıl Hıdırellez günü şafakta toplanmaya başlıyoruz. Bu atmosferi hep birlikte hissetmek istiyoruz. Denize açılıp dileklerimizi engin sulara bırakmak, hep birlikte paylaşmak bizim için çok kıymetli" diye konuştu. Etkinliğin artık Antalya ile özdeşleştiğini vurgulayan Usta, "Bu etkinlik Antalya’ya çok yakışıyor. Artık bizim için bir ritüel haline geldi. Kendimize ait gibi hissediyoruz" dedi.
Tokat İkinci Zeugma Tokat’ta gün yüzüne çıkartılıyor Tokat’ın Zile ilçesinde kaçak kazıda ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaiklerin Zeugma’daki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat’ın Zile ilçesinde bir bağ evinin bahçesindeki kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaikler, bölgenin arkeolojik potansiyelini yeniden gündeme getirdi. Üzerinde antik Yunanca ’Tryphe’ yazan ve ’bolluk ve bereket’ anlamı taşıyan mozaikler için başlatılan ilk kurtarma kazısı tamamlanırken, eserlerin işçiliğinin Gaziantep’te Zeugma Antik Kenti’ndeki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından yürütülen kurtarma çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan mozaiklerin milattan sonra 2’nci ve 4’üncü yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Kaçak kazının yapıldığı bağ evinin çevresindeki alanın kamulaştırılmasının ardından mozaiğin yanındaki ahırın yıkılarak kazı alanının genişletileceği öğrenildi. Yetkililer, bölgede daha büyük bir Roma villası kompleksinin bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Mozaik sadece sanat değil, bolluk ve bereket mesajı da taşıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Semih Yaşar Çizikci, ortaya çıkarılan mozaiğin Roma dönemindeki kültürel zenginliği yansıttığını belirterek, Zile’nin tarih boyunca önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Çizikci, Zile Ovası’nın Erken Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar yoğun yerleşim alanı olarak kullanıldığını ifade ederek, "Bu kadar önemli bir bölgede Roma dönemine ait kültürel altyapının da güçlü olması bekleniyordu. Son kazılarda ortaya çıkan mozaik, özellikle yapım tekniğiyle dikkat çekiyor. Kadın figürüyle birlikte bir personifikasyon özelliği taşıyor. Bolluk, bereket ve refahı temsil eden bu mozaiğin yapıldığı mekâna zenginlik getirmesi amaçlanmış gibi görünüyor" dedi. Zeugma Antik Kenti ile yakın özellikler taşıyor Mozaiğin teknik özelliklerinin Gaziantep’teki Zeugma mozaikleriyle benzerlik gösterdiğini belirten Çizikci, "Özellikle iki farklı teknikle yapılı mozaik tekniği, Zeugma Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan eserlerle çok yakın özellikler taşıyor. Yapım tarzı bakımından karşılaştırma yapılacak en önemli örneklerden biri ‘Çingene Kızı’ mozaiğidir. Bu durum bize Zile’nin arkeolojik açıdan düşündüğümüzden çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor" diye konuştu. Kazılar büyük yapıyı işaret ediyor Roma İmparatoru Jül Sezar’ın "Veni, vidi, vici" sözünü söylediği yer olarak bilinen Zile’deki mozaiğin bölgenin turizm ve kültür potansiyeline önemli katkı sağlayabileceğini ifade eden Çizikci, alanın sütunlu bir avluya ait olabileceğini düşündüklerini söyledi. Çizikci, "Şu an iki farklı odaya ait izler görülebiliyor. Ancak bu yapının daha büyük bir Roma villasının parçası olma ihtimali yüksek. Hatta bölgede birden fazla villa yapısının bulunabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle alanda geniş çaplı arkeolojik çalışmaların yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.