SAĞLIK - 13 Ekim 2020 Salı 09:59

Tek akciğeriyle korona virüsü yendi

A
A
A
Tek akciğeriyle korona virüsü yendi

Mardin’de küçük yaşlarda yakalandığı hastalık nedeniyle sol akciğeri alınan İshak Tuna isimli vatandaş, kronik hastaları ölüme götüren korona virüsü yenmeyi başardı.

Mardin’de küçük yaşlarda yakalandığı hastalık nedeniyle sol akciğeri alınan İshak Tuna isimli vatandaş, kronik hastaları ölüme götüren korona virüsü yenmeyi başardı.


Mardin’in Mazıdağı ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki İshak Tuna, yaklaşık 10 yıl önce soğuk algınlığı şikayetiyle gittiği hastanede zatürre hastalığı nedeniyle ameliyat olduktan sonra sol akciğeri alındı. Tek akciğerle yaşamını sürdüren Tuna, tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüsüne aile ziyareti sonucu yakalandı. Sağlık çalışanları ve güvenlik güçlerinin kontrolleri ile 9 gün boyunca tedavisini hastanede geçiren Tuna, ardından 14 gün boyunca evde karantinada kalıp, tek akciğeri olmasına rağmen korona virüsünü yenerek sağlığına kavuştu.



"Korona virüsü yenmem inanılır gibi değil "


Tek akciğerli olan bir insanın yarı insan niteliğinde olduğunu ifade eden İshak Tuna, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, korona virüsü yenmesinin inanılır gibi olmadığını söyledi. Tuna, "Küçük yaşlarda soğuk algınlığı sonucu, aşırı ve balgamlı öksürük şikayetiyle hastaneye muayene olmaya gittim. Bronşit hastalığından Zatürreye yakalanmam nedeniyle tek akciğerim çürümüştü. Doktor o esnada bana bronşit olduğumu, sol akciğerimin derhal alınması gerektiği, aksi takdirde sağ akciğere de bulaşabileceği söyledi. Bendeki bu hastalık zamanla yayıldı ve iyileşmedi, 2010 yılında zatürre hastalığından dolayı akciğer ameliyatı oldum, sol tarafımdaki akciğerimin dörtte üçü alındı, geriye kalan kısım da iş göremez halde. Tek akciğerli insan yarı insan gibidir, spor, koşamıyor ve merdivenleri hızlı çıkamıyor. Korona virüs de akciğeri yakından ilgilendirdiği için hassas olunması gerekir. Ben de bu durumumu bildiğim için hassas olmaya çalıştım, evden çıkmadım ve tedbirlere sıkı bir şekilde uydum. Çok şükür yaptığım son testte sonuç negatif çıktı, korona virüsü yenmem inanılır gibi değil" dedi.



"Sağlık çalışanları kendi evlatları gibi baktı"


Sağlık personellerinin hummalı bir şekilde çalıştığını ve kendisine kendi evlatları gibi baktıklarını dile getiren Tuna, sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Tuna şunları kaydetti:


"İlk başta boğaz ağrısı ve yüksek ateş şikayeti ile hastaneye gittim. Doktor bana bademcik hastalığı olduğunu söyledi, 3 gün sonra ailemde annem korona virüse yakalanınca ben de test vermeye gittim. Yapılan testim pozitif çıktı. Tek akciğerim olduğu için 9 gün hastanede yattım. Doktorların vermiş olduğu ilaçları kullanarak 9 günün sonunda taburcu oldum. Devam eden eden karantina sürecimde 14 gün boyunca evde tek başıma, bir odada ve her gün gelen sağlık çalışanları ile polis ekiplerinin kontrolleri çerçevesinde başarılı bir şekilde karantina sürecimizi geçirdik. Allah’ın izni ve tedbirlere uyarak, 24 günde korona virüsü yenebildim. Korona virüs salgın hastalığı şakaya alınacak bir hastalık değildir. Genci, yaşlısı ayırt etmeden bu hastalığı kapan kişiyi zor durumda bırakıyor. Basite alınmaması gereken bu salgın hastalıkta tedbir olarak hijyen, sosyal mesafe ve maske kullanımı dikkate alınmalı, korona virüse aile ziyareti sonucu yakalandım, gözle görünmeyen ve hızlı yayılan bir hastalık olup, nereden ve kimden bulaşabileceği kestirilemez. Teşhis ve tedavi sonucu akciğere inilmesine müsaade edilmedi. Karantina sürecinde bizleri yalnız bırakmayan eş dost, akraba ve iş yeri arkadaşlarım ile özellikle hastanede en iyi hizmeti vermeye çalışan ve kendi evlatları gibi bakan sağlık çalışanlarına çok teşekkür ederim. Benim gibi kronik rahatsızlığı olan hastalar kendilerine çok daha iyi dikkat etmeleri lazım. Soğuk algınlığı deyip geçmemek gerekir. Küçük çocuklardaki soğuk algınlığı ileride böyle riskli hastalıklara yol açabiliyor, küçük yaşlarda soğuk algınlığı geçiren çocuklarla ilgilenilmesi ve dikkat edilmesi gerekir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin 2 sanık hakim karşısında Esenyurt’ta, Hakan Tosun’un dövülerek öldürülmesine ilişkin 2 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Esenyurt’ta 11 Ekim 2025 tarihinde Hakan Tosun’un 2 şahıs tarafından dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (18) ve Adnan Şahin (25) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tosun’un müşteki ailesi ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Abdurrahman Murat, "Yaşanan olay için üzgünüm. Maktulün ailesine sabır diliyorum. Olay günü evde otururken Kadir Can isimli arkadaşım, nişan davetiyesi vermek için yanıma geldi. Can’ın arabasına bindim, araçta yemek yedik, bu esnada maktul Hakan Tosun, bir direğe yaslanmış şekilde alkol alarak aracımızı izliyordu. Biz, maktulün darbedildiğini düşündük. Daha sonra ben evime geçtim. Beş dakika sonra markete gitmek için çıktım. Hakan Tosun yine oradaydı. Bende onu uyarmak istedim. Elinde ve etrafından alkol şişeleri vardı. Burada içme yukarda arsa var git orada iç dedim. Ben bunu iyi niyetle söyledim. Bana küfür etti. Omzuna sert olmayan bir tekme attım. Bana yine küfür etti. Kafasına vurmadım. Yanımda arkadaşım da vardı, marketten dönüyorduk. Hakan Tosun’u gördük. Arkadaşım bana, ’adam tuvaletini yapıyor’ dedi. Ben de inanamadım ve tam hizasına geldim beni görünce ’yine mi sen?’ diyerek küfretti. Ben tekme attım. O ara Adnan abi araçla geçerken beni gördü. Adnan abi de bir tane tekme attı. Çünkü bize küfür ediyordu. Olay yerinden ayrıldık. Elim kırılsaydı o yumruğu atmasaydım. Şahıs beni tahrik etti" ifadelerini kullandı. "Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım" Tutuklu sanık Adnan Şahin ise, olay günü arabasındayken bağrışma sesi duyduğunu, sesin geldiği yere gittiğinde sanık Murat’ı gördüğünü ve yanına gittiğini belirterek, "Murat’a ne olduğunu sorduğumda, maktulün bağırarak küfürler ettiğini söyledi. Ben de maktulün gitmesini söyledim. Bunun üzerine maktul bana küfür etti. Abdurrahman’ı arabaya bindirdim. Hakan’ı daha önce hiç görmemiştim. Üstü başı yırtıktı. Ben sadece baldırına dürttüm. Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım. Darbetmedim" şeklinde konuştu. Beyanda bulunan Tosun’un müşteki ailesi, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Duruşmada, ’tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Berithan Kuluban, "Maktul, metrobüste küfür ediyordu. Diğer yolcularla birlikte maktulü uyardık. Metrobüste Tosun’un birilerini taciz ettiğini duydum. Bu nedenle maktule inmesini söyledik. Maktul inmedi. Biz de, metrobüsten zorla indirdik ve güvenliğe teslim ettik" dedi. Tanık Gözde Obay ise, olayın yerinin evinin karşısından olduğunu, bağrışma seslerini duyunca ne olduğuna bakmak için balkona çıktığını, maktulün elektrik direğine yaslanır şekilde oturduğunu, elinde ne olduğunu bilmediği bir teneke kutu bulunduğunu söyledi. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hakan Tosun (51) ‘maktul’, Abdurrahman Murat (18), Adnan Şahin (25) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulü öldürdüğü belirtildi. Maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı neticesinde ölümünün meydana geldiği aktarıldı. Şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçunu oluşturduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Adıyaman Samsat’ta ‘Edebiyat Günleri’ programı gerçekleştirildi Adıyaman’ın Samsat ilçesinde iki günlük Edebiyat Günleri programı gerçekleştirildi. Samsat Çok Programlı Anadolu Lisesi koordinesinde, Maarifin Kalbinde Edebiyat, Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik Projesi kapsamında okul konferans salonunda Edebiyat Günleri etkinlikleri gerçekleştirildi. Programa Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Akın, Adıyaman Eğitim Bir-Sen Başkanı Mehmet Demir, AK Parti İlçe Başkanı Osman İdacı, MHP İlçe Başkanı Hamit Korkmaz, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kütüphane sohbetleri kapsamında Barış Ağır ve Ümit Erdem öğrenciler ile bir araya geldi. Daha sonra Okul Müdürü Mehmet Tepe moderatörlüğünde Prof. Dr. Mehmet Özger, Mustafa Köneçoğlu, Duran Boz ve Aziz Kağan Güneş tarafından, "Şiir ve Hayat İlişkisi Bağlamında Şairin Beslenme Kaynakları" konulu bir panel gerçekleştirildi. Programın ikinci bölümünde, Ahmet Tepe, Barış Ağır, Aziz Kağan Güneş, Duran Boz, Fahrettin Çelik, Mehmet Özger, Mehmet Sümer, Mehmet Tepe, Mehmet Yılmaz, Mustafa Köneçoğlu ve Ümit Erdem birer şiir yorumladı. İkinci gün ise Abdullah Saka yönetiminde, Eylül Sonuç, Ebrar Erdem ve Asya Aktoprak’ın katılımı ile "Bir Ada Hikayesi: Sait Faik Abasıyanık" konulu bir panel gerçekleştirilerek, Samsat sınırları içerisinde bulunan Bakacak Tepesi’nde şiir programı sunuldu. Programda birer açıklama yapan Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat ve Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır birer konuşma yaparak, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Programa katılan şairler ve diğer emeği geçenlere plaket ve hediyeleri takdim edildi.