ÇEVRE - 25 Nisan 2025 Cuma 11:10

Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik: "İstanbul 7 tepe üzerine kurulu, bu yüzden güvenlidir"

A
A
A
Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik: "İstanbul 7 tepe üzerine kurulu, bu yüzden güvenlidir"

Marmara Denizi’nde meydana gelen 6.2’lik depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, İstanbulluların paniğe kapılmaması gerektiğini belirtti.


Depremin ne zaman olacağının bilinemeyeceğini kaydeden Çelik, İstanbul’un 7 tepe üzerine kurulduğunu ve bu yüzden güvenli olduğunu söyledi. Çelik, "Depremin tarihini kimse bilemez. Bu durumu bir nevi insanın ölüm saatine benzetebiliriz. Asıl önemli olan, depreme karşı gerekli önlemleri almaktır" ifadelerini kullandı.



"Yüksek katlı binalardan vazgeçilmeli"


Depreme karşı önlem alınması gerektiğini belirten Çelik, "Artık yüksek katlı binalardan vazgeçmemiz gerekiyor. Tahta ve ahşap yapılara yönelmeliyiz. Santorini Adası’nda 6 büyüklüğünde bir deprem oldu ancak büyük bir yıkım yaşanmadı. Aynı şekilde Marmara da deprem sırasında sallandı ve durdu. Ancak bu durum korkulacak bir şey değildir" diye konuştu.


Deprem sonrası yapıların kontrol edilmesi gerektiğini belirten Çelik, "Kolonlarında hasar olmayan yapılar kullanılabilir. Vatandaşlarımız panik yapmamalı" dedi.



"İstanbul ve Bursa güvenli şehirler"


İstanbul’un 7 tepe üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Çelik, "İstanbul’un her tepesinde baca sistemi mevcut. Bu yapı İstanbul’u daha güvenli kılıyor. Bursa ise dağlık yapısıyla deprem açısından avantajlıdır" şeklinde konuştu.


Marmara Denizi’nde volkanik bir patlamanın yaşanabileceğine de dikkat çeken Çelik, böyle bir durumda Silivri, Çorlu ve Edirne gibi bölgelerin etkilenebileceğini ancak İstanbul ve Bursa’nın zarar görmeyeceğini ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."