YEREL HABERLER - 07 Mart 2012 Çarşamba 16:10

MGC’DEN BAŞSAVCI TURHAN’A ZİYARET

A
A
A
MGC’DEN BAŞSAVCI TURHAN’A ZİYARET

Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Turhan, kentin sosyal hayatında basının önemli bir işlevi olduğunu belirterek, “Kentin sorunlarının çözümünde basın itici güç görevini sürdürmelidir” dedi.
Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ünal ve Yönetim Kurulu üyeleri, Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Turhan’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, Mersin basınının kentten yana taraf olduğunu ifade eden Ünal, birlikteliğin de buna güç verdiğini söyledi. 1980’li yıllardan sonra Mersin’in yoğun göç aldığı süreçte MGC’nin de o çarpık yapılaşmanın içinde yer aldığına dikkat çeken Ünal, “Biz de ikiye, üçe, dörde bölünerek parçalanmışız. Yine bu süreçte Mersin betona gömülmüş, Mezitli betona gömülmüş, Karaduvar, Kazanlı’daki tarım alanları petrol alanlarına dönmüş, biz buna seyirci olmuşuz. Kentin değişim süresince medya yeterince kentten yana yer alamamış, bunun için biz kendimizi suçlu tutuyoruz. Ancak son yıllarda arkadaşlarımızın çabası ile tek meslek örgütü oluşturma çabamız netice verdi ve Mersin Gazeteciler Cemiyeti tek meslek örgütü olarak seçime katıldı" diye konuştu.
Cumhuriyet Başsavcısı Turhan ise basının kentin sosyal hayatında önemli bir işlevi olduğunun altını çizdi. Bu bağlamda basına büyük görevler düştüğüne işaret eden Turhan, şöyle devam etti: “Kentin sorunlarının çözümünde basın itici güç görevini sürdürmelidir. Biz bürokratlar hata yapabiliriz. Bu hatalarımızın basın tarafından uyarılması bizim için önemli ve mutluluk vericidir. Önemli olan Mersin’e görev süremiz içerisinde en iyi ve sorunsuz şekilde hizmet etmektir. Mersin, büyük bir kent. Sorunları olan bir kent. Suç oranlarındaki artışla ilgili el birliği ile mücadele etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda basınımız pozitif bir bakış açısıyla olaylara hassasiyet ve iyi niyetle yaklaşım göstermelidir. İyi şeyleri ön plana çıkarmalıdır.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık: "Hilalin tespitinde yetkili mercilerin kararı esastır" Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, Ramazan ayının başlangıcında hilalin görülmesine ilişkin değerlendirme yaptı. Şık, İslamiyet’e göre ayın farklı bölgelerde farklı zamanlarda görülebileceğini belirterek, bu konuda yetkili mercilerin verdiği kararın esas alınması gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamasına göre, On Bir Ayın Sultanı Ramazan 19 Şubat’ta başlayacak. Bazı kesimlerin "hilal göründü" yönündeki söylemleri üzerine Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin konuşan İl Müftüsü Şık, hilalin tespiti meselesinin hem fıkhi hem de bilimsel yönü bulunduğunu belirtti. Ayın hareketlerinin uzman heyetler tarafından takip edildiğine dikkat çeken İl Müftüsü Şık, "Dolayısıyla bulunduğumuz bölge itibarıyla yetkililerimiz, bu işin uzmanları olan kişiler, ayın hareketlerini gözetleyerek; bir taraftan şer’i kriterleri göz önünde bulundurup diğer taraftan bilimsel verilerden yola çıkarak bir karar vermişler ya da bir tespitte bulunmuşlarsa, o bölge halkının bu tespite uymasında herhangi bir sakınca yoktur. Hatta olması gereken de budur. Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki yetkili uzmanları tarafından oluşturulan heyet marifetiyle zaman zaman rasathanelerle yapılan görüşmeler çerçevesinde; hem bilimsel veriler hem de şer’i kaynaklar esas alınarak Ramazan ayının bu yıl ayın 19’unda başlayacağına dair bir tespit yapılmıştır. Dolayısıyla Türkiye olarak bu tespite uygun hareket etmemizde herhangi bir sakınca yoktur. Olması gereken budur" dedi. "Yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar" Dini konularda ihtilaf yaşanmasının toplumda kafa karışıklığına yol açabileceğini dile getiren Şık, "Diğer taraftan şu hususun altını çizmekte fayda var, eğer bir memlekette sadece bu konuda değil, herhangi bir dini meselede ihtilaf ve tartışma söz konusuysa, her ağızdan farklı bir söz çıkıyorsa, bu tür ihtilaflı meselelerde yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar. Bu nedenle böyle bir karar verilmişse, istisnai olarak kendi görüşünü sosyal medya mecralarında ya da kişisel hesaplarında ortaya koyan kimselere itibar etmekten ziyade, yetkili mercilere göre hareket etmek daha isabetli bir davranış olacaktır" diye konuştu. "Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir" Bu sene Ramazan’ın canlılığını artırabilmek adına farklı etkinliklerin planlandığını da sözlerine ekleyen Şık, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde özellikle anaokullarında Ramazan şuurunu çocuklara hissettirebilmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleneceğini kaydetti. Şık, "Yavrularımıza Ramazan’a ilişkin eğlenceli oyunlar ve aktiviteler sunularak dikkatleri bu mübarek aya çekilecektir. Diğer taraftan pansiyonlarda görevlendirilecek kardeşlerimiz vasıtasıyla hem teravih namazlarının kılınması sağlanacak hem de teravih sonrasında çay ve sohbet ortamları oluşturularak Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir. Ramazan ayının bir manevi kamp olduğunu herkesin bilmesinde fayda vardır. Bu kampa girerek bir taraftan takva derecesine ulaşmayı hedefleyecek, diğer taraftan hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirme gayreti içinde olacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan’ı en güzel şekilde idrak etmenin yollarını arayacağız" Ramazan ayının sadece yemeden içmeden kesilmek olmadığına dikkat çeken Şık, bu ayda ruhla, kalple, zihinle, gözle kulluk şuuruna ulaşmayı hedeflemek gereltiğini kaydederek, "Çünkü biz orucu tuttuğumuzu zannediyoruz. Oysa asıl olması gereken, orucun bizi tutmasıdır. Yani kalbimize hâkim olacağız, gözümüze hâkim olacağız, dilimize hâkim olacağız. Hatta zihnimizden geçenlere dahi hâkim olacağız ki biz orucu tutalım ve o da bizi tutsun."