ASAYİŞ - 24 Eylül 2025 Çarşamba 11:14

Mersin’de yolcu otobüsü refüje girdi: 13 yaralı

A
A
A
Mersin’de yolcu otobüsü refüje girdi: 13 yaralı

Mersin’in Tarsus ilçesinde meydana gelen kazada bariyerlere çarpıp refüje giren yolcu otobüsündeki 13 kişi yaralandı.


Kaza, sabaha karşı Tarsus-Adana-Gazintep (TAG) yolunda Yenice mevkiinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Mersin’den Adana’ya giden 31 AJZ 819 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyeti kaybetmesi sonucu bariyerlere çarparak refüje girdi. Kazada 13 kişi yaralandı. Haber verilmesi üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların durumlarını iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.



Mersin’de yolcu otobüsü refüje girdi: 13 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Uşak’ta tarım teşkilatı çiftçilerle bir araya geldi Uşak İl Tarım ve Orman Müdürü Serkan Bilir, teknik personelle birlikte İlyaslı Köyü’nü ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Uşak İl Tarım ve Orman Müdürü Serkan Bilir, teknik personelle birlikte İlyaslı Köyü’nde bir araya gelerek hastalıktan ari hayvancılık işletmelerinin önemi, son dönemde hububat alanlarında zarara yol açan ekin kambur böceği ile mücadele yöntemleri ve TARSİM tarım sigortasının kapsamı hakkında üreticilere bilgilendirme yapıldı. Hububat tarlalarında gerçekleştirilen incelemelerde zararlının mevcut durumu değerlendirilirken, alınması gereken kültürel ve kimyasal mücadele yöntemleri konusunda çiftçilere teknik bilgiler aktarıldı. İl Tarım ve Orman Müdürü Serkan Bilir, hastalıktan ari hayvancılık işletmelerinin hem verimlilik hem de ülke hayvancılığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, üreticileri bu alanda yürütülen destek ve projelerden faydalanmaya davet etti. Ayrıca, iklim kaynaklı riskler ve tarımsal zararlılara karşı üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına TARSİM tarım sigortasının mutlaka yaptırılması gerektiği hatırlatıldı. Ziyaret sonunda üreticilerle samimi bir sohbet gerçekleştiren İl Müdürü Bilir, çiftçilerin talep ve sorunlarını dinleyerek çözüm odaklı değerlendirmelerde bulundu. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sosyal medya hesaplarından da paylaşılan ziyarette, tarımın her alanında üreticilerin yanında olunmaya devam edileceği vurgulandı.
İstanbul Bakan Fidan: "ABD’de birçok senatör var. Biz bunların yaptığı ferdi beyanlardan yola çıkarak politika belirlemiyoruz" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Önümüzdeki dönemde ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden imar edilmesi ve Filistinlilerin kendi devletlerinin çatısı altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceğiz. Ülkemize savunma sanayii konusunda uygulanan yaptırımların büyük oranda kaldırılmasını sağladık. Artık hiçbir ülke dış politikasını önceden belirlenmiş şablonlara göre yürütecek durumda değil. Çünkü belirsizlik artık daimi hale gelmiş durumdadır. SDG meselesi ise takip ettiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor" dedi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya temsilcileriyle bir araya geldiği değerlendirme toplantısında, uluslararası sistemin 2025 yılındaki görünümüne ve Türk dış politikasının temel önceliklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "2025 yılında uluslararası sistemin içinde bulunduğu tıkanmışlığın daha ileri bir boyuta taşındığını ve bu tıkanmışlığın da adeta kanıksandığına şahit olduk. Geçtiğimiz sene küresel düzenin temelini oluşturan kurallar manzumesi onarılması güç bir tahribata uğradı. İnsanlığın ortak vicdanında derin yaralar açan krizler art arda yaşanmaya başladı. Bu durum karşısında devletlerin mevcut ittifak ilişkilerini sorguladıklarını ve yeni yapılar tesis etme arayışına girdiklerini gördük. Çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümler ülkelerin önceliklerini, yeteneklerini ve stratejilerini gözden geçirmelerine sebep oldu. Öte yandan, sorumluluk ve irade sahibi ülkeler açısından diplomasi, sorunların barışçıl çözümü yönünde yegane araç olarak öne çıktı. Tüm bu sebeplerle 2025 senesi uluslararası sistemde kalıcı izler bırakan ve Türk dış politikası açısından son derece yoğun geçen bir yıl oldu. Gazze’de yaşanan soykırım, uluslararası hukuk ve insani değerler bakımından 2025’in en ağır ve öncelikli gündem maddesini teşkil etti. Aynı zamanda uluslararası sistemin kapasitesinin test edildiği bir sınav niteliği taşıdı. Açıkça söylemek gerekir ki, günümüzün küresel yönetişim modeli maalesef bu sınav karşısında sınıfta kaldı" ifadelerini kullandı."Gazze’nin yeniden imar edilmesi ve Filistinlilerin kendi devletlerinin çatısı altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceğiz"Filistinlerin barış ve huzur içinde yaşaması için çalışmalara devam edileceğini belirten Fidan, "Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dost ve kardeş ülkelerle beraber soykırımın durdurulması ve ateşkesin sağlanması için büyük çaba gösterdik. Gelinen aşamada kırılgan ancak ümit vadeden bir durumla karşı karşıyayız. Önümüzdeki dönemde ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi, Gazze’nin yeniden imar edilmesi ve Filistinlilerin kendi devletlerinin çatısı altında barış ve huzur içinde yaşayabilmeleri amacıyla çalışmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan, Rusya-Ukrayna savaşı transatlantik ilişkilerden Avrupa’nın kimliğine ve güvenlik mimarisine kadar pek çok konunun alışılagelmiş kalıplarının sorgulandığı tartışmaları da beraberinde getirdi. Türkiye olarak diplomatik kanalları açık tutmak ve barışın tesisi yönünde adımlar atılmasını sağlamak için -siz de takip ettiniz- gerçekten başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere çok yoğun çaba gösterdik" ifadelerini kullandı.Fidan, "2026 yılında savaşın sona erdirilmesi konusundaki gayretler ideal çözüm ile gerçekçi çözüm arasındaki farkı kapatmaya odaklanacak. Avrupa güvenlik mimarisi bağlamında başlayan tartışmaların ise daha uzun yıllar ana gündem maddelerimizden birini teşkil edeceğini şimdiden öngörmek mümkün. Öte yandan, Suriye’nin içinden geçtiği büyük dönüşüm ve uluslararası topluma entegrasyonu 2025 yılının olumlu gelişmelerinden birini teşkil etti. Suriye konusunda bölge ülkelerinin, Avrupalı devletlerin ve ABD’nin ortaya koyduğu yapıcı iradenin aynı kararlılıkla bu yıl da devam etmesini temenni ediyoruz" dedi."SDG meselesi sorun olmaya devam ediyor"SDG’nin sorun olmaya devam ettiğini ifade eden Dışişleri Bakanı Fidan, "SDG meselesi ise takip ettiğiniz gibi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz. Geçtiğimiz sene İsrail’in Suriye, İran ve Lübnan gibi ülkeleri hedef alan saldırılarının arttığını ve Somaliland’den İran’a uzanan geniş bir coğrafyadaki böl, parçala, yönet faaliyetlerinin yoğunlaştığına şahit olduk. Bu politika, İsrail’in komşu ülkeleri istikrarsızlaştırarak kendi güvenliğini sağlayabileceği illüzyonuna dayanmaktadır. Söz konusu zihniyetin sadece bölge ülkeleri için değil, küresel düzeyde bir tehdide dönüşmekte olduğunu her fırsatta dikkat çekiyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki dış politikamızın 2025 yılında etkin ve pratik sonuçlar ürettiği ortadadır. Değinmiş olduğum başlıklar dışında ayrıca Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi ve Balkan ülkeleri ve Türk devletleri ile olan ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi 2025’te de en fazla mesai harcadığımız konular arasında yer aldı. Keza Kıbrıs, Ege ve Akdeniz’deki gelişmelerle çok yakından ilgilendik. AB ile ilişkilerimizde ortak bir stratejik perspektif geliştirilmesi yönündeki irademizi ve gayretlerimizi samimi bir biçimde ortaya koyduk. Afrika ülkeleri ile ilişkilerimize özel emek sarf ettik. Rusya-Ukrayna, Etiyopya-Somali ve Pakistan-Afganistan arasında arabuluculuk faaliyetleri yürüttük.""Savunma sanayii konusunda uygulanan yaptırımların büyük oranda kaldırılmasını sağladık"Savunma Sanayii alanında uygulanan yaptırımların büyük oranda engellendiğini ifade eden Fidan, "Ülkemize savunma sanayii konusunda uygulanan yaptırımların büyük oranda kaldırılmasını sağladık. Ekonomik konulara, küresel ve ikili ticari ilişkilerimize özel önem atfettik. Enerji ve bağlantısallık konularında diğer kurumlarımızla beraber kapsamlı ve kapsayıcı projeler ürettik. Şu hususun bilinmesi gerekmekte; artık hiçbir ülke dış politikasını önceden belirlenmiş şablonlara göre yürütecek durumda değil. Çünkü belirsizlik artık daimi hale gelmiş durumdadır. Bugünün uluslararası ortamı kuralların aşındığı, güç dengelerinin yeniden şekillendiği ve ancak vizyoner liderlerin yön verebileceği bir yapıya evrilmektedir. İttifakları doğru kurmak, menfaatleri doğru tanımlamak ve araçları ustalıkla kullanmak zorundayız. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu dönemde belirleyici bir rol oynama kapasitesine sahiptir ve bu rolü oynamaya da devam edecektir. Nitekim kriz anlarında tavsiyesi aranan, arabuluculuğu ve katkısı talep edilen bir konuma geldiysek bu hem devlet aklının hem de liderliğin uzun yıllara yayılan birikiminin sonucudur. 2026 yılında da yoğun bir takvim tahmin edeceğiniz gibi bizi bekliyor. Yeni yılda dış politika önceliklerimizi hassasiyetle takip etmeye devam edeceğiz. NATO zirvesine, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine ve BM İklim Değişikliği zirvesine inşallah bu yıl ev sahipliği yapacağız" şeklinde konuştu.Fidan, "Türkiye; ideali ile gerçeklik, değerleri ile menfaatleri arasındaki dengeyi gözeterek, ilkeli duruşuyla, kararlılıkla, özgüvenle ve kesintisiz bir çabayla yoluna devam edecektir. Bu anlayış temelinde 2026 yılında Balkanlardan Latin Amerika’ya Orta Asya’ya, Orta Asya’dan Doğu Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada inisiyatif almayı ve sorunlara çözüm üretmeyi sürdüreceğiz. Bölgemiz için barış, istikrar ve refah üretmek önceliğimiz olmaya devam edecek" dedi.
Denizli Miraç Kandilinde Kâbe’de mahşerî kalabalık Miraç Kandilinin gündüzünde dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar Kâbe’ye akın etti. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı umre gruplarının da yer aldığı yoğunlukta, umreciler kandilin manevi atmosferini kutsal topraklarda yaşadı. Miraç Kandilinin gündüzünde İslam dünyasının kalbi Kâbe, milyonlarca Müslümanın buluşma noktası oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı umre grupları başta olmak üzere, farklı ülkelerden umre ibadeti için kutsal topraklarda bulunan Müslümanlar Mescid-i Haram’a akın etti. Kâbe, yoğunluk nedeniyle adeta mahşerî bir kalabalığa sahne oldu. 30-31 Aralık umre programları kapsamında Mekke’ye gelen gruplar da bu anlamlı günde veda tavaflarını gerçekleştirdi. Miraç Kandilinin manevi iklimi, tavaf ve dualarla daha da derin hissedildi. Sinop Müftülüğü organizasyonuyla kutsal topraklarda bulunan umrecilerden Yılmaz Öztürk, "Umre ibadeti için kutsal topraklardayız. Mübarek Miraç Kandilini bu yıl Kâbe’de idrak edeceğiz. Bu manevi atmosferi burada yaşamak tarif edilemez bir duygu. Allah’ım yaptığımız ibadetlerimizi umrelerimizi kabul etsin. Peygamberimizin şefaatine bizleri de nail eylesin. Gönlünde Mekke’yi Medine’yi hisseden herkesi Rabbim buraları nasip etsin" dedi. Denizli İl Müftülüğü organizasyonuyla umre ibadetini yerine getiren grup hocası Cihan Şahan ise Miraç Kandilinin anlam ve önemine dikkat çekti. Şahan, Miraç’ın Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in Allah’ın huzuruna yükseldiği, namazın müminlere farz kılındığı mübarek bir gece olduğunu hatırlatarak, "Bu müstesna gecede Kâbe’de bulunmak, ibadet ve dualarla Miraç Kandilini idrak etmek büyük bir nasip. Tüm İslam âlemi için barış, huzur ve kardeşlik diliyoruz. Bu gece yaptığımız tüm dualar kabul olsun. İsteyen herkesi ve bizleri tekrar tekrar rabbim Kabe’de bizleri buluştursun’ dedi. Mescid-i Haram’da gün boyunca devam eden yoğunlukta umreciler, Miraç Kandili vesilesiyle dua etti, namaz kıldı ve kutsal topraklarda bulunmanın manevi huzurunu yaşadı.