ÇEVRE - 01 Eylül 2025 Pazartesi 11:19

MESKİ, Değirmendere Mahallesi’nin içme suyu hattını yeniledi

A
A
A
MESKİ, Değirmendere Mahallesi’nin içme suyu hattını yeniledi

Mersin Büyükşehir Belediyesine bağlık Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü, Toroslar ilçesi Değirmendere Mahallesi’nde ekonomik ömrünü dolduran içme suyu hattını yenileyerek, vatandaşları kesintisiz suya kavuşturmuş oldu.


MESKİ Genel Müdürlüğü, Mersin’in sağlıklı ve kesintisiz içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla altyapı yatırımlarını durmaksızın sürdürüyor. Şehir genelinde gerçekleştirdiği sondaj, terfi ve isale hattı yenileme çalışmalarına devam eden MESKİ, su kaynaklarının etkin kullanımı ve su kalitesinin artırılması için yoğun çaba harcıyor.


Toroslar ilçesi Değirmendere Mahallesi’nin içme suyu ihtiyacını sondaj kuyusundan terfili olarak karşılayan MESKİ, bölgedeki ekonomik ömrünü tamamlamış ana isale hattını yenileme çalışmalarını sürdürüyor. MESKİ, bu kapsamda muhtelif çaplarda toplam 2 bin 400 metre içme suyu hattını yeniledi. Gerçekleştirdiği yenileme çalışmalarıyla Değirmendere Mahallesi’nin içme suyu altyapısını güçlendiren MESKİ, vatandaşlara kesintisiz su temini sağlıyor.



"Suyumuzu daha verimli, sağlıklı ve temiz kullanacağız"


Değirmendere Mahalle Muhtarı Harun Karagöz, "Mersinimiz için canla başla mücadele eden her şartta bizlerle beraber olan ve bizlere yardımcı olan Mersinimizin mimarı Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e mahallem ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Altyapımız çok eski olmasından dolayı patlaklar meydana gelmekte ve bu patlaklarla beraber yoğun bir su kaybı yaşamaktaydık. Yapılan bu çalışma ile su kaybımız en alt limite inecek. Suyumuzu daha verimli, daha sağlıklı ve daha temiz kullanacağız" dedi.



MESKİ, Değirmendere Mahallesi’nin içme suyu hattını yeniledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.