GENEL - 01 Aralık 2011 Perşembe 11:17

CEZAEVİNDE SEMA GÖSTERİSİ

A
A
A
CEZAEVİNDE SEMA GÖSTERİSİ

Ceyhan Müftülüğü, M Tipi Kapalı Cezaevi’nde, tutuklu ve hükümlülerin manevi ve sosyal yönden gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla sema gösterisi düzenledi.
"Mevlana Haftası" dolayısıyla Ceyhan M-Tipi Cezaevi işbirliği ile düzenlenen "Mevlana ve Hoşgörü" etkinliğinde yerel sanatçılar tarafından ilahi ve kasideler seslendirilirken, semazen grubu da sema gösterisi sundu. Yaklaşık 2 saat süren etkinliği ilgiyle takip eden tutuklu ve hükümlüler, özellikle sema gösterisini beğeniyle izledi.
Ceyhan M-Tipi Cezaevi Müdürü Fazlı Bozer, bu tür etkinliklerin cezaevinde aralıksız devam edeceğini söyledi.
Müftüsü Halil Şekerci’ de Mevlana’nın dünya görüşünü sevgi üzerine kurduğunu ve yüzlerce yıldır insanların sevgi ve merhamet etrafında birleşmelerini sağladığını ifade ederek, "Hazreti Mevlana, kendisinden asırlar sonra bile dünya insanlarının duygu, düşünce ikliminde ufuklar açılmasına vesile olan bir hazinedir. Onu anlatmaya cümleler yetmez. Mevlana Celalettin-i Rumi’yi rahmetle anıyoruz" dedi.
Konuşmaların ardından tutuklu ve hükümlüler arasında yapılan bilgi yarışmasında başarılı olanlara Kur’an-ı Kerim ve meali hediye edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Doğal taşın sanatla buluşması BŞEÜ kampüsünde hayat buldu Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde (BŞEÜ) doğal taşın sanatla buluşması, merkez kampüsünde sergilenen heykellerle hayat buldu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi merkez kampüsü, çağdaş heykel sanatının seçkin örneklerine ev sahipliği yaparak açık hava müzesi kimliği kazandı. Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin girişimleri ile İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin katkılarıyla hayata geçirilen çalışma kapsamında, ulusal ve uluslararası platformlarda sergilenmiş sanatsal değeri yüksek eserler kampüsün farklı noktalarına yerleştirildi. Heykeltıraş Tuba İnal tarafından 2010 yılında 7. Natural Stone Fuarı’nda sergilenen heykeller, doğal taşın yalın gücünü çağdaş formlarla buluşturarak kampüsün açık alanlarında sanatseverlerle buluştu. Eserler, taşın doğallığını korurken mekânla kurduğu güçlü ilişkiyle izleyiciyi düşünmeye ve farklı açılardan deneyimlemeye davet ediyor. Kampüste yer alan bir diğer dikkat çekici eser grubu ise 2008 Milano Fuarı’nda heykeltıraş ve tasarımcı Matali Crasset ile Defne Koz tarafından sergilenen çalışmalar oldu. Uluslararası tasarım dünyasında önemli bir yere sahip olan bu eserler, fonksiyon, form ve malzeme arasındaki sınırları sorgulayan yaklaşımlarıyla öne çıkıyor. Sanat yolculuğu, 2013 yılında düzenlenen ‘Taşı yaşatan tasarımlar’ yarışmasında üçüncülük ödülü alan heykeltıraş Gözde Nalçacı imzalı eserle devam etti. Nalçacı’nın çalışması, taşın kültürel hafızasını çağdaş bir yorumla ele alarak kampüsün farklı bir noktasında konumlandırıldı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Bu eserlerin üniversitemiz merkez kampüsüne yerleştirilmesiyle birlikte üniversitemiz yalnızca bir eğitim alanı olmanın ötesine geçerek sanatın gündelik yaşamla iç içe geçtiği bir kültür ortamı sunuyor. Akademisyenlerimiz, idari personelimiz ve öğrencilerimiz kampüs içinde bu heykellerle karşılaşarak sanatla doğal bir etkileşim kurma imkânı buluyor. Sergilenen bu seçkin eserler, üniversitemizin sanata ve kültüre verdiği önemi somut bir şekilde ortaya koyuyor" dedi.