ÇEVRE - 24 Haziran 2024 Pazartesi 16:53

Belediyeden güneş enerji sistemlerine geçişte önemli adım

A
A
A
Belediyeden güneş enerji sistemlerine geçişte önemli adım

Bodrum Belediyesi tarafından Ortakent Çaldırak 30 Ağustos Zafer Parkı’na solar aydınlatmalar kuruldu.



Bodrum Belediyesi, sürdürülebilir enerji kullanımını teşvik etme amacıyla Ortakent Çaldırak 30 Ağustos Zafer Parkı’na güneş enerjisiyle çalışan aydınlatma sistemleri kurdu. Bu proje kapsamında parka dört adet sensörlü solar aydınlatma sistemi yerleştirildi. Kurulan aydınlatma sistemleri, elektrik şebekesine bağlı olmaksızın enerji sağlayabiliyor ve sensörlü yapıları sayesinde gerektiğinde devreye girerek enerji tasarrufu sağlıyor.


Bodrum Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen bu girişim, elektrik şebekesine bağımlılığı azaltmayı ve karbon salınımını önemli ölçüde düşürmeyi hedefliyor. Ayrıca, aydınlatma sistemlerinin çevre dostu yapısı ve düşük bakım maliyetleri sayesinde uzun dönemli tasarruf sağlanması öngörülüyor.


Ortakent Çaldırak 30 Ağustos Zafer Parkı’nda elde edilecek sonuçlar, gelecekte benzer projelerin uygulanması için faydalı olacak. Bodrum Belediyesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırmak ve çevre dostu projeleri hayata geçirmek adına çalışmalarına ara vermeden devam edecek.



Belediyeden güneş enerji sistemlerine geçişte önemli adım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “15 Temmuz’da demokrasimize ve milli irademize yapılan hain saldırıyı unutmayacağız” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin 8. yıl dönümündeyiz. Ülkemizin istiklaline ve istikbaline yapılan bu alçakça saldırıyı unutmadık ve unutmayacağız” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Hisarcıklıoğlu, TOBB ve Oda-Borsa Camiası olarak, demokrasinin, milletin ve devletin daima yanında olduklarını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Bu demokrasi mücadelesinde hayatını kaybeden, milli direnişin kahraman şehitlerine Allah’tan rahmet, kıymetli ailelerine sabırlar diliyor, gazilerimizi minnetle anıyoruz” ifadelerini kullandı. Hisarcıklıoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin 8. yıl dönümündeyiz. Ülkemizin istiklaline ve istikbaline yapılan bu alçakça saldırıyı unutmadık ve unutmayacağız. Türkiye, 15 Temmuz 2016 gecesi demokrasisine ve hukuk devleti yapısına kasteden hain ve alçakça bir saldırıyı geri püskürterek şunu açıkça göstermiştir ki, gücünü sandıktan, yetkisini milletten almayan bir idareyi asla meşru kabul etmeyiz. Demokrasi ve milletin iradesi dışında bir seçeneğe de boyun eğmeyiz. TOBB ve Oda-Borsa camiası olarak darbe girişimine karşı ilk harekete geçen, ilk inisiyatif alan meslek örgütü olduk. ‘Milletin iradesi ve demokrasi dışında hiçbir iradeyi tanımıyoruz. Gün demokrasiye sahip çıkma günüdür’ dedik. Türk iş dünyası, her zaman milletimizin, devletimizin ve demokrasinin yanında olmuştur, olmaya da devam edecektir. Demokrasi mücadelesinde hayatını kaybeden, milli direnişin kahraman şehitlerini minnetle anıyoruz.”
Kastamonu 2 bin 587 rakımlı dağın zirvesinde 15 Temmuz şehitlerini andılar Kastamonu’da, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde 50 kişilik grup, 2 bin 587 rakımlı Ilgaz Dağı’nın zirvesine tırmanarak şehitleri andı. Filistin’de yaşanan katliama da dikkat çeken katılımcılar, “Çocukların öldüğü bir dünya istemiyoruz” mesajı verdi. Kastamonu Valiliği, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu İl Şube Müdürlüğü ile Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “15 Temmuz Şehitlerini Anma ve Büyük Hacet Zirve Tırmanışı”na katılan vatandaşlar, Kastamonu-Çankırı sınırındaki Ilgaz Dağı’nın zirvesine tırmandı. Tosya ilçesindeki Kösençayırı Göleti’nde kurulan kampın ardından sabah erken saatlerde gazi ve şehit yakınları ile vatandaşlardan oluşan 50 kişilik grup, Ilgaz Dağına tırmanmak için yürümeye başladı. Yaklaşık 4 saatlik yürüyüşün ardından 2 bin 587 metre yükseklikteki Ilgaz Dağı’nın Büyük Hacet Zirvesine ulaşan grup, saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı’nı okudu. Filistinliler unutulmadı Büyük Hacet Zirvesine tırmanan gurup, yıpranan Türk bayrağını yenisiyle değiştirdi. Türk bayrağının açılması ve şehitler için duaların okunmasının ardından etkinlik sona erdi. Etkinlikte İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına da dikkat çekilerek, “Çocukların ölmediği bir dünya istiyoruz” mesajı verildi. “5 kilometre boyunca 2 bin 587 rakımda bulunan Büyük Hacet Zirvesine tırmandık” Yürüyüşü koordine eden Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, şehitleri anmak istediklerini belirterek, “15 Temmuz 2024 tarihinde Kastamonu’nun en yüksek dağı Ilgaz’ın en yüksek zirvesi olan 2 bin 587 rakımdaki Büyük Hacet Zirvesine tırmandık. Bugün burada 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü sebebiyle, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla, bu vatan topraklarında hayatlarını kaybeden bütün şehitlerimizi anmak için zirve tırmanışı yaptık. Büyük Hacet Zirvesinden bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun diyerek, gazilerimize de sağlıklı uzun ömürler diliyorum” dedi. Kastamonu Üniversitesi tırmanışı geleneksel hale getirerek 3’üncüsünü düzenlediklerini ifade eden Haberal, “Kastamonu Valiliğimize, Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğümüzü, Turizm Fakültemize, Doğa Koruma ve Milli Park Şube Müdürlüğüne, Tosya Off-Road Kulübüne, Tosya’nın Berçin köyü sakinleri ile yaylada bulunan vatandaşlarımıza bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyoruz. Bu yürüyüş artık geleneksel hale geldi. Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdik. Bundan sonra da inşallah sonsuza kadar bu anma etkinliklerini yaşatacağız” diye konuştu. Büyük Hacet Zirvesi tırmanışının üç günlük bir etkinlik sonunda gerçekleştirildiğini söyleyen Haberal, “İki gün önce Kösençayırı Göleti’nde kamp yaptık. Kösençayırı Göleti’ndeki kamp sırasında Büyük Hacet Zirvesine yürüyüş gerçekleştirerek mevcut yol durumlarımızı gözlemledik. Bugün ise sabah saat 10.00’da Kösençayırı Göleti’nden ayrıldık, Tosya’nın Berçin köyü yaylasına kadar geldik. Berçin köyü yaylasından yaklaşın Büyük Hacet Zirvesine 3,5 saatlik bir yolculuk sonunda toplamda 5 kilometrelik bir güzergahtan çıkarak vatansever dostlarımızla birlikte zirveye ulaştık. Şanlı Türk Bayrağımızı göndere çektik. 2 bin 587 metre yükseklikteki anmamızı yaptık, bundan dolayı da gururluyuz” şeklinde konuştu. “Bizler dimdik durduğumuz sürece hiçbir güç bizleri bu topraklardan söküp atamayacak” Tosya’dan yürüyüşe katılan Coğrafya Öğretmeni İsmail Şencan ise, “Bulunduğumuz konum bu coğrafyanın en yüksek yeridir. Uludağ’dan daha yüksektir. Uludağ 2 bin 543 metredir, bizim bulunduğumuz yer 2 bin 587 metredir. Böyle bir zirveye çıkmak beni çok mutlu etti. Türk milleti demek asker demektir, devlet demek millet demektir. Bu yüzden böyle zor günlerde Türk milleti bu özelliğini tekrar bizlere gösterdi. Vatanımız bölünmez bir bütündür, bunu 15 Temmuz gecesi tekrar gösterdi" şeklinde konuştu. İstanbul’dan yürüyüşe katılan Nurullah Emekli ise, “Her zaman 15 Temmuz, Çanakkale Savaşı, Sakarya Meydan Muhaberesi gibi günlerde bu tür zirvelere çıkılması gerekiyor. Çanakkale ve Sakarya Savaşları Türk’ün birliğinin bir simgesiydi, 15 Temmuz ise bunu perçinleyen bir gündür” ifadelerini kullandı. “Çocukların ölmediği bir dünya istiyorum” Filistin’deki yaşanan zulmü unutmayan ve çocukların ölmediği bir dünya barışı isteyen Mustafa Kerem Ağaoğlu da, “2 bin 587 metre yükseklikteki Büyük Hacet’in zirvesindeyiz. Burada olmak beni çok mutlu etti. Çünkü 15 Temmuz gecesi, ülkemiz zorluklar yaşadı. Vatan bölünmez, bölünemez. Ben de çocukların ölmesini istemiyorum. Bu zirveden dünyaya haykırıyorum” dedi. Büyük Hacet Zirvesinden çağrıda bulunan Salih Kemal Çevikoğlu ise, “Savaşların olmadığı, çocukların ölmediği bir dünya istiyoruz” diye konuştu.
Mersin Vali Pehlivan: "Şimdi bizlere düşen, şehitlerimizin, gazilerimizin hatıralarına sahip çıkmak, o günleri unutmamak, unutturmamak" Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, "Şimdi bizlere düşen, şehitlerimizin, gazilerimizin hatıralarına sahip çıkmak, o günleri unutmamak, unutturmamak" dedi. Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı’ndaki şehitlikte düzenlenen törene Vali Ali Hamza Pehlivan, AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Murat Fırat, Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, şehit aileleri ve gaziler katıldı. Törende, İl Müftüsü Aydın Yığman şehitler için dua okudu. Kent protokolü tarafından şehit mezarlarına karanfil bırakıldı. Duygulu anların yaşandığı şehitlik ziyaretinde kent protokolü, şehit aileleri ve gazilerle sohbet etti. Törende konuşan Vali Pehlivan, "Hani şair diyor ya, şehitler tepesi boş değil. Evet, şehitler tepesi boş değil. Bu kahramanlarımız, toprağın üstündeyken mücadele ettiler, kanlarını akıttılar, canlarını verdiler ve şimdi kabirlerinde gene, aslında bırakmış oldukları manevi hatıralarla nöbet tutuyorlar, nöbet tutturuyorlar. Kendilerinden sonra gelen nesillerde ilham kaynağı oluyorlar. O yüzden aziz şehitlerimiz, onların aileleri, devletimize, milletimize emanet, her zaman gönlümüzde, her zaman zihnimizde, başımızın tacı" dedi. "Bugün 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" diyen Pehlivan, şöyle devam etti: "8 yıl önce, yıllar içerisinde devlet kurumlarına sızan yıkıcı, bölücü kirli planlarını sinsice hayata geçirmenin orada hazırlıklarını yapan FETÖ Terör Örgütü mensuplarının giriştiği darbe kalkışması ve bunun karşısında aziz milletimizin, Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla dik duruşu, bu darbecilere karşı mücadele edişi, yüreğindeki inançla, imanla, kararlılıkla, vatanına, milletine, devletine, bayrağına bağlılıkla, milletine duyduğu aşkla mücadele verdi. Şehitlerimizden ilham alarak, gazilerimizden ilham alarak, aziz milletimiz o zorlu gecede, o karanlık gecede, geleceğimizi karartmak isteyenlere karşı, tıpkı tarih boyunca olduğu gibi, tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi, tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi, o gün de hiç sağına soluna bakmadan yollara, meydanlara düştü ve yıkıcı planları olanların bu planlarını başlarına yakmayı başardık. Şehitlerimiz ve gazilerimiz var. Allah onlardan razı olsun, onlar sayesinde o gecenin sabahı aydınlık oldu. Ve ülkemiz, devletiyle, milletiyle, bölünmez bütünlüğünü muhafaza etti, ediyor. Şimdi bizlere düşen, şehitlerimizin, gazilerimizin hatıralarına sahip çıkmak, o günleri unutmamak, unutturmamak. 15 Temmuz’da bize tuzak kuran, varlığımıza, birliğimize, bütünlüğümüze kastedenleri, darbe girişiminde bulunanları unutmayacağız. Bununla birlikte, bu darbenin gerçekleşmesini önleyen kahramanlarımızı, aziz milletimizin mensuplarını, güvenlik güçlerimizi, kamu kurumlarımızda vatan sevgisiyle mücadele eden bu milletin evlatlarını, bu milletin kahraman evlatlarını, verilen mücadeleyi unutmadık, unutmayacağız." (FVZ-FKE-
İstanbul Sultangazi’de eve girmeye çalışan yılanı kedi engelledi Sultangazi’de ’Kara Çocuk’ isimli kedi pencerede dinlendiği sırada eve girmeye çalışan yılanı fark ederek kavgaya tutuştu. Yılan yakalanarak doğal yaşamına bırakıldı. Ev sahibi Sedat Soysal, "Kedimiz olmasaydı o yılan kapıdan içeri girerdi. Allah muhafaza belki birisini ısırır, birisini zehirlerdi" dedi. Olay, 12 Temmuz Cuma günü Sultangazi Merkez Habibler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ’Kara Çocuk’ isimli kedi, yaşadığı evin penceresinde dinlendiği sırada eve girmeye çalışan yılanı fark etti. Kedi, yılanın eve girmesini engellemek için kavgaya tutuştu. Önceki gün de evlerinde akrep yakalanan ev sahiplerinin durumu fark etmesiyle yılan yakalandı. ’Kara Çocuk’ sayesinde yakalanan yılan vatandaşlar tarafından doğal ortamına bırakıldı. "Kedimiz ’Kara Çocuk’ olmasaydı o yılan kapıdan içeri girerdi" Evde oturdukları sırada aniden kedilerinin yüksek bir sesle miyavlamasıyla dışarı çıktıklarını söyleyen Sedat Soysal, "Dışarı çıktık, kediyle yılan kavga ediyorlar. Yerde bir yılan var ve kavga ediyorlar. Bırakmıyor camdan içeri girsin. Kedimiz ’Kara Çocuk’ olmasaydı o yılan kapıdan içeri girerdi. Allah muhafaza belki birisini ısırır, birisini zehirlerdi. Yani o kedinin sayesinde biz hepimiz bugün ayaktayız. Allah’a şükür bize hiçbir şey yapmadı. Burası kırsal alan gecekondu mahallesidir. Mahallemizin hemen biraz yakınında başlatılan bir hafriyat alanı var. O hafriyat alanını dolduruyorlar ve hayvanlar kaçıyorlar. Bahçemizde değil de bahçenin yakınlarında görüyorduk. Şimdi tam içeriye yani evimize kadar giriyorlar" dedi. Yakalanan yılan daha sonra vatandaşlar tarafından tekrar doğal yaşam alanına bırakılırken, o anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.