GÜNDEM - 22 Aralık 2025 Pazartesi 20:51

Fethiye’de sıra dışı düğün: Gelin ve damat cam vitrinde

A
A
A

Muğla’nın Fethiye ilçesinde sıra dışı düğün organizasyonunda cam vitrine alınan gelin ve damat, tır ile Fethiye caddelerinde gezdirilirken, daha sonra düğün salonunda vinçle tırdan indirildi.

Fethiyeli iş adamı Hüseyin Çetinkaya, eşi Ayla Çetinkaya ile birlikte oğlu Berat Çetinkaya’ya unutulmaz bir düğün organizasyonu yaptı. Hüseyin Çetinkaya gelin ve damat için özel bir cam vitrin tasarladı. Adeta bir cam fanusa benzeyen cam vitrini süsletip üzerine "Camlar şeffaf, kalpler tertemiz" diye yazdırdı. Cam vitrin içerisine gelin ve damat için masa ve sandalye de yerleştirilip, çiçeklerle süslendi. Damat Berat Çetinkaya ile gelin Merve Sarıman bu özel düğün töreniyle evlendi.

Fethiye ve Seydikemer ilçelerinin siyaset, esnaf ve ticaret dünyasından yoğun katılımın olduğu düğün töreninde gelin almaya özel yaptırılıp tıra yüklenen cam vitrin ile gidildi. Cam vitrin kız evinde vinçle tırdan indirilirken, gelin Merve Sarıman ve damat Berat Çetinkaya dualarla cam vitrine girdi. Cam vitrin vinçle tekrar tıra alkışlar arasında yüklendi. Gelini alan damat tarafları konvoy eşliğinde Seydikemer ilçesinden Fethiye’ye hareket etti. Tırda gelin ve damadı cam vitrinde görenler bu anı cep telefonlarıyla görüntülemeye çalıştı. Tır üzerinde cam vitrin içinde Çatalarık Mahallesi sosyal tesislerine çift geldiğinde çok sayıda davetli alkış tuttu. Cam vitrin içindeki çift burada da vinç yardımıyla tırdan yine alkışlar arasında indirildi.

Fethiyeli iş adamı Hüseyin Çetinkaya düğün organizasyonu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Biz camın şeffaflığı gibi kalbimizin şeffaflığını vitrine koyduk. Bu güzelliği oğlumuz ve gelinimize yaşatmak istedik. Böyle bir güzelliğin dünyada benzersiz ve ilk defa olmasını istedik. Çok şükür öyle de oldu. Bize destek olan düğünümüze gelen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.

Murat Yalçın



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.