ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 15:22

Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava görüldü

A
A
A
Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava görüldü

Muğla’nın Fethiye ilçesinde İbrahim Solak’ın (23) evinde tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin 3’ü tutuklu, 6 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.



Olay, 18 Mayıs’ta Fethiye Esenköy Mahallesi’nde meydana geldi. İbrahim Solak’ın evinden tabanca sesi geldiğini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrolünde İbrahim Solak’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Tabancayla öldürüldüğü belirlenen Solak’ın cansız bedeni, jandarma ve savcının olay yeri incelemelerinin ardından Muğla Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Jandarma, güvenlik kamerasından tespit edilen şüphelilerin İbrahim Solak’ın arkadaşları Rabia G. (15), Yağmur A., Sefer K. ve Murat K. olduğunu belirledi. Manisa’nın Akhisar ilçesinde oldukları tespit edilen 4 şüpheli, Denizli’de oldukları belirlenen Hüseyin K. ve Emine T. gözaltına alındı. Yağmur A. Hüseyin K. ve Emine T. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.



Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu sanıklar Sefer K., Rabia G., Murat K. ile müşteki İbrahim Solak’ın babası Umut Solak ve tarafların avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Yağmur A., Hüseyin K. ile Emine T. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.



Duruşmada mahkeme başkanınca iddianamenin okunmasının ardından sanık Rabia G, olay günü bölgeye gelişlerini ve balkondan girip, sanıklar Sefer K. ve Murat K’ye evin kapısını nasıl açtığını anlattı. Sefer K., Murat K. ve kendisinin maktul ile Yağmur A’nın yatak odasına girdiklerini ifade eden Rabia G, "Biz girince Yağmur ’Yapma dur’ dedi. Bu sırada tüfek patladı. Sefer K., Yağmur’a ’Üstünü giy gidiyoruz.’ dedi. Ambulansı arayalım dedim ama Sefer K., maktulün kafasına sıktığını 5 dakikaya öleceğini söyledi. Olay anına kadar tüfeği hiç görmedim. Bizim oraya Yağmur A’yı almaya gittiğimizi sanıyordum. İbrahim abiyi severdim, böyle bir olay yaşandığı için çok pişmanım" dedi.



"İbrahim’i ben vurmadım"


Sanık Sefer K. ise Yağmur A. ile geçmişte birlikte yaşadıklarını ve Yağmur A’nın altınlarını alarak kaçtığını ileri sürdü. Yağmur’u olaydan önce kendisine "Gel beni al, beni bırakmıyor" dediğini iddia eden Sefer K., "Olayı anlattığım Hüseyin bana ’Gidelim ama boş gitmeyelim’ dedi. Tüfeği o verdi ve içerisine ses fişeği koyacağını söyledi. Ben silahta boş fişek olduğunu sanıyordum. İçeride kalabalık olacaklarını düşünerek korkutmak amacıyla silahı yanıma aldım. Odaya girdiğimizde İbrahim bana tabanca doğrulttu ateş de etti ama silahı tutukluk yaptı. Silaha mermi vermeye çalışıyordu. ’Burada seni vursam 1 dakika yatmam’ dedi bana. Ben de oradaki yastığı ona doğru vurduğum sırada ses geldi. Sesi duyunca vurulduğumu zannettim ama maktul kanlar içindeydi. Elimdeki tüfeği Yağmur almış. Hemen Yağmur A.’nın elinden tüfeği almaya çalıştım. İbrahim’i ben vurmadım" diye konuştu.



Sanık Murat K. eve mağdur olarak anlatılan Yağmur A’yı kurtarma düşüncesiyle girdiğini, maktulün ölümüyle ilgisi bulunmadığını öne sürdü. Yağmur A. ise Sefer K. ile geçmişte 2,5 yıllık ilişki yaşadığını kendisinin darp ettiğini, üzerine kredi çektiğini iddia etti.



Maktul İbrahim Solak ile sürekli Sefer K.’dan kaçtıklarını son olarak Fethiye’ye geldiklerini anlatan Yağmur A, "İbrahim’in zorla bana müstehcen yayınlar açtırdığı iddiaları gerçek değil. Orada zorla da kalmıyordum ve kimseden yardım istemedim. Ben 27 yaşındayım elimde telefonum var zor durumda kalsam yardım isteyebilirim ve kimse beni zorla çalıştıramaz. O gece gözümü açtığımda Sefer, Rabia, Murat karşımdaydı. Sefer’e ’Lütfen zarar verme.’ diye yalvardım. Silaha doğru gittiğimde ses geldi ve İbrahim kanlar içinde yatıyordu. ’Çocuk yaşıyor bir şeyler yapalım’ dediğimde bana ’Kes sesini, benimle gelmezsen seni de öldürürüm’ dedi. Telefonumu da elimden aldı." ifadelerini kullandı.



Yağmur A, iddianamede yer alan internette, "Eldeki barut izi nasıl geçer" şeklinde aramayı kendisinin yapmadığını öne sürdü. Diğer sanıklar Hüseyin K. Ve Emine T. olay günü çok alkollü olduklarını belirtip, sadece sigara içmek için arabadan indiklerini ve sonra kişiler gelince arabaya binip gittiklerini söylediler.


Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi ve eksiklerin giderilmesi, delillerin toplanması için duruşmayı erteledi.



Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava görüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "Şehirlerimizi 90’lı yıllara geri götürdüğünüzü tüm Türkiye’ye anlatmaya devam edeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcı Faruk Acar, "Vatandaşlarımızı yıllar sonra yine susuzluğa mahkum etmenizi, çöp dağları arasında yaşamaya zorlamanızı, halkı trafikte çileye terk etmenizi ve şehirlerimizi 90’lı yıllara geri götürdüğünüzü tüm Türkiye’ye anlatmaya devam edeceğiz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "7 yıldır şehirlerimizi bir arpa boyu ileriye götüremediniz. Götüremediğiniz gibi 25 yıllık kazanımlarımızın bile gerisine götürdünüz. Üretmediniz, yönetemediniz; sadece şikâyet ettiniz. Başka ve gizli gündemlerle uğraşırken halkı unuttunuz. Kaybedilen zaman, boşa harcanan kaynaklar ve görmezden gelinen sorunlar artık o kadar ayyuka çıktı ki kılıfına sığdıramıyorsunuz. Sahada gerçekleri açıkça dile getiren ve görünür kılan tüm teşkilat mensuplarımız; milletin zamanını, parasını ve hayatını kimlerin, nasıl heba ettiğini kararlılıkla anlatmaya tabii ki devam edecek" ifadelerini kullandı. Acar, "Vatandaşlarımızı yıllar sonra yine susuzluğa mahkum etmenizi, çöp dağları arasında yaşamaya zorlamanızı, halkı trafikte çileye terk etmenizi ve şehirlerimizi 90’lı yıllara geri götürdüğünüzü tüm Türkiye’ye anlatmaya devam edeceğiz. Yönetemediğiniz şehirlerde yaşayan vatandaşlarımız bunları maalesef bizzat tecrübe ediyor zaten. Ama kusura bakmayın, sizin beceriksizliğinizi, basiretsizliğinizi, vizyonsuzluğunuzu bilmek bütün vatandaşlarımızın hakkı. Bu tablonun tüm Türkiye tarafından görülmesinden rahatsız olduğunuzu da biliyoruz. İşte tam da bu yüzden, biz gerçekleri ortaya koydukça hoplamaya başlıyorsunuz. Hoplamayın, rahat olun. Biz daha yeni başlıyoruz. İstanbul, Ankara ve İzmir Teşkilatlarımızı başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ediyor ve destekliyoruz" dedi.
Aydın Başkan Çerçioğlu: "Aydın’ı daha fazla hizmet ve yatırımla buluşturacağız" Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ilçe belediye başkanları ve parti yöneticileriyle bir araya gelerek Aydın genelinde hayata geçirilmesi planlanan yatırımları değerlendirdi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda ilçelerin mevcut ihtiyaçları, devam eden projeler ve önümüzdeki süreçte yapılması planlanan yatırımlar ele alındı. Altyapıdan üstyapıya, sosyal projelerden kırsal kalkınmaya kadar birçok başlıkta görüş alışverişinde bulunuldu. Başkan Çerçioğlu, Aydın’ın tüm ilçelerine eşit ve adil hizmet anlayışıyla yaklaştıklarını vurgulayarak, planlanan yatırımların en kısa sürede hayata geçirilmesi için koordinasyon içinde çalıştıklarını ifade etti. Kent genelinde hizmet çıtasını yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Çerçioğlu, Aydın’ı daha fazla hizmet ve yatırımla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini dile getirdi. İlçe belediye başkanları da Büyükşehir Belediyesi ile uyumlu çalışmanın önemine dikkat çekerek, yapılacak yatırımların vatandaşların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlayacağını kaydetti. Toplantıya; AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem ve il yöneticilerinin yanı sıra Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan, İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan ve Karpuzlu Belediye Başkanı Hilmi Dönmez katıldı.
Kastamonu Yazar Hayati İnanç: "İnsan kalbini çer çöple doldurmamalıdır" Kastamonu’da gerçekleştirilen konferansta ailelere önemli bilgiler veren Yazar Hayati İnanç, "Nasıl ki Kabe’nin içine put sokulmazsa, insan da kendi kalbini çer çöple doldurmamalıdır" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Köklerden Geleceğe Aile" konferansı, Yazar Hayati İnanç’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan İnanç, ailelere aile, çocuk, değerler konusunda önemli bilgiler verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, ailenin çocuğun hayata ilk adımı attığı, karakterinin ve yönünün büyük ölçüde şekillendiği temel yapı olduğunu söyledi. Çocukların ilgi ve yetenekleri dikkate alınarak yetiştirilmesinin önemine değinen Gümüş, bu hususların hem çocukların gelecekleri hem de ülkenin uzun vadeli hedefleri açısından önemli vurguladı Daha sonra konuşan Yazar Hayati İnanç ise, kalp kırmanın, gönül yıkmanın insan hayatındaki en büyük yanlışlardan biri olduğunu vurgulayarak, "Gönül Allah’ın evidir. Bir bakışla, bir selam vermeyerek bile gönül kırılabilir. Buna çok dikkat etmeliyiz" dedi. Manevi değerlerin önemine dikkat çeken İnanç, "Nasıl ki Kabe’nin içine put sokulmazsa, insan da kendi kalbini çer çöple doldurmamalıdır. Para cebine konur, harcanır, kalbe konmaz. Kalp Allah’ın evidir. Bunu fark eden insan hayatı doğru şekilde yürütür" diye konuştu. İnanç, anne ve babaların çocuklarına bırakacağı en kıymetli değerin ahlak olduğunu kaydederek, "Yarın evlat yüzüne bakıp ‘baba, anne, bunu mu seçtin’ diye sorduğunda ne cevap vereceğiz? Bir anne, babadan çocuğuna ahlaktan ve güzel üsluptan başka ne kalır" diye konuştu. İlimin önemine de vurgu yapan Hayati İnanç, ilmin paylaştıkça arttığını, malın ise tüketildikçe azaldığını ifade ederek, "Mal kime kalmış, firavunlardan miras. İlim kimden kalmış, Peygamberlerden. İlim sahibinin yüzünden belli olur, etrafına huzur verir. Mal sahibi ise çoğu zaman kasvetli olur" ifadelerini kullandı.
Ağrı Bakan Ersoy: "Kütüphanelerimiz gençlerimizi geleceğe hazırlıyor" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir dizi ziyaret kapsamında geldiği Ağrı’nın Patnos ilçesinde yapımı tamamlanan İlçe Halk Kütüphanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Bir dizi ziyaret için Ağrı’ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Patnos ilçesinde yapımı tamamlanan İlçe Halk Kütüphanesi’nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Ersoy, kütüphanelerin toplumun kültürel ve akademik gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Patnos İlçe Halk Kütüphanesi’nin ilçenin kültür hayatına değer katacak önemli bir yatırım olduğunu belirten Ersoy, bakanlık olarak her alanda vatandaşların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştıklarını söyledi. Kütüphanenin önceki binasında sınırlı bir alanda hizmet verdiğini hatırlatan Ersoy, daha fazla vatandaşın özellikle de çocuklar ve gençlerin rahatça faydalanabilmesi amacıyla kütüphanenin 5 bin 780 metrekare kullanım alanına sahip modern bir binaya taşındığını ifade etti. Yeni kütüphanenin 3 bin kişilik çalışma kapasitesi ve 40 bin kitaplık zengin koleksiyonuyla hizmet vereceğini dile getiren Bakan Ersoy, gençleri geleceğe hazırlayacak atölye ve etkinlik alanlarının da kütüphanede yer aldığını kaydetti. Okuma ve öğrenme alışkanlığının erken yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çeken Ersoy, Patnos İlçe Halk Kütüphanesi’nde 3 ayrı bebek ve çocuk bölümünün bulunduğunu belirtti. Kütüphanenin her yaştan vatandaşa hitap eden sosyal alanlarıyla ailelerin birlikte vakit geçirebileceği bir kültür merkezi olacağını ifade etti. Programda konuşan Ağrı Valisi Mustafa Koç ise, "Bugün Patnos’ta; bilginin, düşüncenin ve ortak geleceğimizin kapılarını hep birlikte aralıyoruz. 5 bin 800 metrekare kapalı alana sahip, çağın ihtiyaçları gözetilerek inşa edilen Patnos İlçe Halk Kütüphanemiz; aynı anda bin kişinin ders çalışabileceği kapasitesiyle, ilçemiz için gerçek anlamda bir yaşam ve öğrenme merkezi niteliği taşımaktadır. Kütüphanemiz; görme ve işitme engelli vatandaşlarımıza yönelik özel bölümleri, çocuk kütüphanesi, konferans salonu ve çok yönlü kullanım alanlarıyla her yaştan hemşehrimize hitap eden modern bir kültür yuvası olarak tasarlanmıştır. Burada çocuklarımız kitapla tanışacak, gençlerimiz hayallerini büyütecek, araştırmacılarımız bilgiye daha güçlü ve erişilebilir şekilde ulaşacaktır" ifadelerine yer verdi.
Trabzon Bakan Bayraktar: "Bu sene 8 milyon haneye yetecek gazı üretmiş olacağız, 2028’de 16 milyona çıkacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Sakarya gaz sahasında 4 milyon haneye yetecek gazı bugün üretiyoruz ama 22 milyona ihtiyacımız var. Bu sene 8 milyon haneye yetecek gazı üretmiş olacağız. 2028’de bu sayı 16 milyona çıkacak ama ihtiyaç çok. Onun için biz bir müddet daha ithal enerjiye ihtiyaç duyacağız" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, Trabzon’da düzenlenen "Net Konuşalım Trabzon" programında gençlerle bir araya geldi. Akçaabat Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda lise ve üniversite öğrencilerinin sorularını yanıtlayan Bakan Bayraktar, Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak istediklerini söyledi. "Türkiye’yi enerjide bağımsız bir ülke yapmak istiyoruz" diyen Bayraktar, "Çünkü inanıyoruz ki enerji de bağımsız olan Türkiye dışa bağımlılığını bitirmiş olan bir Türkiye ekonomide de daha bağımsız olacak ve çok daha siyasi açıdan bölgesindeki gücü ve dünyadaki sözü etkisi açısından çok daha ileride bir noktada olacak" şeklinde konuştu. Gabar’da heyecan ve ümit içerisinde Türkiye’nin en kaliteli petrolünün üretildiğini kaydeden Bakan Bayraktar, "Türkiye yerli ve yenilenebilir kaynaklarını yani yerli kömürümüzü, güneşimizi, rüzgarımızı, hidrolik santrallerimizi, jeotermalimizi, biyogazlarımızı en üst seviyede ekonomimiz katmamız lazım. Çevreyle uyumlu bir şekilde yani Uzungöl‘e gidip HES yapmıyoruz. Türkiye’nin nükleer santrale, nükleer teknolojiye, nükleer enerjiden elektrik üretimine mutlak suretle ihtiyacı var. 1950’lerde başlayan Türkiye’nin başlattığı nükleer enerji serüveninin artık 70. yılı oluyor. Biz inşallah Akkuyu‘da ilk reaktörümüzü devreye almaya hedeflediğimiz bir yıldayız. Mutlaka petrol ve gazdaki kaynaklarını kendi denizlerinden, kendi karalarından çıkardığı bir Türkiye hedefliyoruz. Kendi gemilerimizle kendi denizlerimizde inşallah bu sene içerisinde Somali’de, Pakistan’da doğalgaz, petrol arayan bir ülke haline geliyoruz. Gabar‘da yıllardır terörle uğraşmış artık o dağlarda roket sesi, kan, gözyaşı, kurşun sesi olan o dağlarda şimdi bizim sondaj makinelerimiz var. Hayatlarında dağdan başka belki alternatif olmadığını düşünen o çocuklarımız şimdi büyük bir heyecan ve ümit içerisinde Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üretiyorlar. Dolayısıyla yoğun bir arama ve üretim dönemindeyiz" diye konuştu. "Şu anda çalışan gemilerimiz Karadeniz’de, kıyıdan 170 kilometre mesafede" "Şu anda çalışan gemilerimiz Karadeniz’de, kıyıdan 170 kilometre mesafede" diyen Bakan Bayraktar, "Bugün dön desen gemi buraya saatlerce bir yolculuktan sonra dönebilir. Dolayısıyla o gemilerin gerek drone, gerek İDA saldırılarına maruz kalması veya mayınlar Karadeniz maalesef bir çatışma alanı. Dolayısıyla bunlarla alakalı bir bütçe ve çalışmamız var. Özellikle İDA konusunda teknolojide biraz sıkıntılar var yani orada çözülmesi anti dron işi biraz daha bilinen bir iş ama diğer konuda ciddi bir çalışmayı 2026 yılı içerisinde yapacağız. Tabii ki donanmamız özellikle Akdeniz’deki faaliyetlerde Somali‘de iki tane gemimiz bizim yanımızda. Bizim buradaki operasyonlarımızı daha sağlıklı yürütebilmemiz için bu alanda biraz daha çalışmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. "2028 yılında 16 milyona yetecek gazı üreteceğiz" Bir müddet daha ithal enerjiye ihtiyaç duyulacağını vurgulayan Bakan Bayraktar, "86 milyonluk bir ülkeyiz. Ülkemizin ihtiyacı çok büyük. Bizim 22 milyon hanede bugün doğalgaza ihtiyacımız var. 22 milyon eve her gün doğalgaz girmesi gerekiyor. Türkiye’de 32 milyon araç var. 15 milyonu binek araç var işte geri kalanı daha farklı araçlar. Her gün bu 32 milyon araca yakıt bulmamız lazım. Türkiye’deki 42 milyon haneye 7 gün 24 saat elektrik lazım. Gabar‘da bir tarih yazdık, yazıyoruz. Sakarya gaz sahasında 4 milyon haneye yetecek gazı bugün üretiyoruz ama 22 milyona ihtiyacımız var. Bu sene 8 milyon haneye yetecek gazı üretmiş olacağız. 2028’de bu sayı 16 milyona çıkacak ama ihtiyaç çok. Onun için biz bir müddet daha ithal enerjiye ihtiyaç duyacağız. Devamında da işte her defasında petrol buluyoruz, gaz buluyoruz ama niye o zaman bu fiyatlar böyle soruları da geliyor. Şunu bilelim biz elektrikte, doğalgazda çok önemli bir destek programı uyguluyoruz. Vatandaşlarımızın doğalgaz faturalarını hiç kimseye ayırt etmedim yüzde 45’ini devlet ödüyor. Size eğer 2 bin liralık fatura gelecekse bin 100 TL doğalgaz faturası geliyor. Elektrikte yaklaşık yüzde 50’sini biz ödüyoruz. Böyle vatandaşlarımızı desteklemeye gayret ediyoruz ama dediğim gibi ihtiyaçlar çok ve bir çok alanda da aslında fiyatlar uluslararası piyasalarda belirleniyor. Yani hem petrol öyle hem doğalgaz fiyatları öyle dolayısıyla buradaki gelişmelerde bizleri etkiliyor" ifadelerini kullandı.