GÜNDEM - 04 Ocak 2026 Pazar 18:08

Kuvvetli rüzgar tekne batırdı

A
A
A
Kuvvetli rüzgar tekne batırdı

Muğla’nın Bodrum ilçesinde etkili olan kuvvetli rüzgarda yelkenli tekne su alırken, yarı batık haldeki tekne kurtarılmayı bekliyor.


İlçede etkili olan kuvvetli rüzgar günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Gümbet Koyu’nda bağlı haldeki 13 metre boyundaki yelkenli tur teknesi, dalgaların etkisiyle aldı. Yarı batık haldeki teknenin bazı parçalarının da kırıldığı ve denize düştüğü görüldü. Tahta parçalarının üzerindeki bir tüp de göze çarptı. Ağır hasar alan ve ön kısmı yanındaki tekneye dayanan yelkenli kurtarılmayı bekliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Körfez Belediye Meclisi’nde metro durağı yeri devri görüşüldü Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 2026 yılının ilk meclis toplantısında Tütünçiftlik Kent Meydanı’ndaki metro durağı yerinin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne devrine ilişkin, "Metro projesi Körfez’e katkı sağlayacak çok önemli bir yatırımdır. Ulaşıma kalite getirecek, zaman planlamasını güçlendirecek ve bu şehre değer katacaktır. Ticari faaliyet yürütmüyoruz. Önemli olan Körfez’e değer katacak bir projeyi kazandırmaktır" dedi. Körfez Belediyesi 2026 yılı Ocak ayı meclis toplantısı, Belediye Başkanı Şener Söğüt başkanlığında gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda, gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantıda konuşan Başkan Söğüt, Tütünçiftlik Kent Meydanı’nda yapılacak metro durağı yerinin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne devri konusuna değindi. Metro projesinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütüldüğünü hatırlatan Söğüt, kamulaştırma yükünün büyük ölçüde Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunu, ilçe belediyeleri olarak bu yükü paylaşmaları gerektiğini vurguladı. "Ticari faaliyet yürütmüyoruz" Devredilen alan karşılığında İlimtepe bölgesinden arsa ve bir miktar ödeme alınacağını aktaran Söğüt, şunları kaydetti: "Muhalefetteki arkadaşlarımızın dediği gibi, isteseydik çok daha yüksek bedeller talep edebilirdik. Arsa değerlerini yukarı çekerek süreci zorlaştırabilirdik ancak bu, projenin yavaşlaması anlamına gelirdi. Biz Körfez’e kazandırılacak bu büyük projeyi her şeyin önünde tutuyoruz. Biz her konuya ’kim kazanır’ diye değil, ’Körfez nasıl kazanır’ diye bakıyoruz. Metro projesi Körfez’e ve Körfezlilere katkı sağlayacak çok önemli bir yatırımdır. Ulaşıma kalite getirecek, zaman planlamasını güçlendirecek ve bu şehre değer katacaktır. Eğer ’kamulaştırma maliyeti çıkarmayın’ denilseydi, bedelsiz verilmesi için konuyu meclise getirmekten çekinmezdim. Ticari bir faaliyet yürütmüyoruz. Önemli olan Körfez’e değer katacak bir projeyi kazandırmaktır." Tütünçiftlik Kent Meydanı’nda yapılacak metro durağı yerinin Büyükşehir’e devri oy birliğiyle kabul edildi. Komisyon üyeleri belirlendi Gündem maddeleri kapsamında Denetim Komisyonu üye seçimi de yapıldı. Kapalı oylama usulüyle gerçekleştirilen seçimde, komisyon üyeliklerine Nebahat Çelik, Mehmet Ak ve Burcu Tekin seçildi. Öte yandan, Emlak ve İstimlak Müdürlüğü isminin, görev alanını daha kapsayıcı hale getirmek amacıyla "Harita ve Planlama Müdürlüğü" olarak değiştirilmesi oy birliğiyle kabul edildi.
Adana ATÜ Bilim Kafe’de kadın kooperatifleri konuşuldu Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "ATÜ Bilim Kafe" etkinlikleri, bu kez Adana Kadın Kooperatifi Birliği ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Bilimi toplumla buluşturmayı amaçlayan etkinliğin konuşmacısı, ATÜ İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatma Feyza Gündüz oldu. Doç. Dr. Gündüz, konuşmasında kooperatifçiliğin tarihi gelişim sürecini, dünyada ve Türkiye’de kooperatiflerin geçirdiği dönüşümü ve günümüzde üstlendiği ekonomik ve sosyal rolleri ele aldı. Özellikle kadın kooperatiflerinin yerel kalkınma, kadın istihdamı ve toplumsal dayanışma açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Etkinliğe, Rektör Prof. Dr. Adnan Sözen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Neşe Yalçın, Prof. Dr. Başak Doğru Mert, İİSBF Dekanı Prof. Dr. Fatma Nur İplik, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Gökboğa ile Adana Kadın Kooperatifi Birliği Başkanı Zeynep Kırılmış başta olmak üzere akademisyenler, kooperatif başkanları ve çok sayıda davetli katılım sağladı. Programda, kadın kooperatiflerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda üstlendiği rol ve kamu-üniversite-sivil toplum iş birliklerinin önemi vurgulandı. Program sonunda, etkinliğe sundukları katkılardan dolayı Doç. Dr. Gündüz, Adana Kadın Kooperatifleri Birliği Başkanı Kırılmış ve Başkan Yardımcısı Tülay Kümber’e teşekkür belgeleri, Rektör Prof. Dr. Sözen tarafından verildi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
İstanbul Bakan Göktaş, basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’ndan faydalanan 4 bin 715 gencin yararlandığını belirterek, "Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26. Bu veri, Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici." dedi. Bakan Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Türkiye’nin demografik görünüm ve nüfus yapısı, nüfus politikalarında tarihsel dönüşüm, evlenme ve anne olma yaşı gibi konulara değinen bakan Göktaş, önemli açıklamalarda bulundu. Tüm araştırma sonuçlarının Türkiye’nin doğurganlık hızında kritik bir eşiğin altına düştüğünü gösterdiğini ifade eden Göktaş, "Bu düşüş sadece demografik bir veri değil, ekonomiden sosyal yapıya, çalışma hayatından milli güvenliğe kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen bir gelecek meselesidir" diye konuştu. Nüfus meselesini, günübirlik tartışmaların ötesinde, uzun vadeli ve kararlı bir devlet politikası olarak ele aldıklarını vurgulayan Göktaş, "Birleşmiş Milletler’in çok düşük senaryosuna göre, mevcut eğilimler devam ederse Türkiye nüfusu 2100 yılında 25 milyona kadar gerileyecek. TÜİK’in düşük senaryosuna göre ise 54 milyona gerileyecek. Bugün baktığımızda ise 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızımız, bugün itibarıyla 1,48’e gerilemiş durumda. Ülkemiz, bu doğurganlık hızıyla Avrupa ülkelerinin düşük doğurganlık oranlarına yaklaşmış hatta Fransa’nın gerisinde kalmıştır. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in altındadır ve bu Türkiye’yi Avrupa’nın en düşük doğurganlık oranlarına sahip ülkeleriyle aynı seviyeye getirmiştir. Sadece istatistikten ibaret olmayan bu durum üretimden savunmaya, sosyal güvenlikten kalkınmaya kadar her alanı etkileyecek stratejik bir meseledir. Bu yüzden nüfus meselesini milli güvenlik ve beka sorunu olarak ele alıyor, çok boyutlu stratejilerle nüfus artışını teşvik eden politikalar yürütüyor ve yasal düzenlemeleri birbiri ardına hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. Aile ve Gençlik Fonu uygulamasını 81 ilde yaygınlaştırıldığını belirten Bakan Göktaş, "Bugüne kadar 68 bin 763 çiftimiz, bu Fon’dan yararlanmaya hak kazandı, 8 milyar 466 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Ayrıca, farklı sektörlerde yaptığımız 2 bin 24 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkânı sunduk. Önemli ve ilk kez duyuracağımız bir bilgiyi de burada sizlerle paylaşmış olayım. Fondan faydalanan 4 bin 715 gencimizin 4 bin 765 çocuğu dünyaya geldi. Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26. Bu veri Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici" dedi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 57’sinde hiç çocuk bulunmadığına dikkati çeken Göktaş, "Bu oran, sadece aile yapısındaki değil, toplumsal yapımızdaki sessiz dönüşümü de göstermesi bakımından önemlidir. Gençlerimizin evlenmesini, aile kurmasını ve çocuk sahibi olmasını desteklemeden nüfus meselesini çözemeyeceğimize inanıyoruz. Çok yönlü çalışmalarımızla illere göre doğurganlık hızı, hane çocuk sayısı gibi pek çok parametreyi belirledik ve çalışmalarımızı bu bilimsel veriler ışığında sürdürüyoruz. İnanıyorum ki attığımız adımlarla, hayata geçirdiğimiz projelerimizle, teşvik programlarımızla nüfus hızımızı istediğimiz seviyeye çıkaracak ve Türkiye’nin genç ve dinamik yapısını muhafaza edeceğiz" şeklinde konuştu. Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, şunları söyledi: "Bugüne kadar 68 bin 763 çiftimiz bu fondan yararlanmaya hak kazandı, 8 milyar 466 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Ayrıca, farklı sektörlerde yaptığımız 2 bin 24 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkanı sunduk. Önemli ve ilk kez duyuracağımız bir bilgiyi de burada sizlerle paylaşmış olayım. Fondan faydalanan 4 bin 715 gencimizin 4 bin 765 çocuğu dünyaya geldi. Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26. Bu veri Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici." Bakan Göktaş, yaşlı hizmetlerinde önceliklerinin yaşlıların kendi evlerinde, ailelerinin yanında onurlu ve güvenli bir şekilde yaşamalarını sağlamak olduğunun altını çizerek, "Evde bakım yardımı, gündüzlü bakım merkezleri ve Yaşlı Destek Modeli (YADES) gibi programlarla bu anlayışı sahaya yansıtıyoruz. 2007’de ’çok yaşlı’ olarak tanımlanan il sayısı 19 iken, 2024’te bu sayı 59’a çıkmıştır. Bu artık iş yükümüzü de artırmıştır ancak programlı, sistemli yürüttüğümüz çalışmalarımız sayesinde hiçbir şey zor değil. Yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını sağlamak için önceliğimiz aile ve birey odaklı yatılı bakımdır. Bu anlayışla Bakanlığımıza bağlı 173 huzurevinde 14 bin 885 yaşlıya hizmet sunarken, 282 özel huzurevinde de 13 bin 740 yaşlımız hizmet alıyor" dedi. Göktaş, çocukların dijital alanda güvenliğini sağlamak ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, yıl sonunda kullanıma açılan "Çocuklar Güvende" web sitesi ve uygulamasıyla ailelerin ve çocukların karşılaştığı riskli durumları doğrudan iletmelerini sağlayıp, gerekli rehberlik hizmetlerini sunduklarını belirtti. - "Her çocuğun haklarına tam erişebildiği bir Türkiye inşa etmek için çalışıyoruz" Göktaş, bakanlık olarak 7 gün 24 saat zararlı içerikleri tespit edip, gerekli müdahaleleri anında yaptıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Bu çerçevede 2 bin 904 içeriğe doğrudan müdahale ettik. 81 ilimizde 47 bin üyeye ulaşan Çocuk Hakları Komitelerimizle, her çocuğun haklarına tam erişebildiği bir Türkiye inşa etmek için çalışıyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayı sonunda ’Dijital Dünyada Çocuk Hakları’ temasıyla 26. Çocuk Forumu’nu gerçekleştirdik. Çocuklarımız güvenli internetten sosyal medya kültürüne, aile desteğinden uluslararası işbirliklerine kadar pek çok detayın yer aldığı 17 maddelik bir bildiri hazırladık. Öte yandan, ilk imzacısı olduğumuz Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ulusal ve uluslararası platformlarda çocukların güvenliğini önceleyen çalışmalar yürütüyoruz." Sosyal medya platformlarının çocukları zihinsel, fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz etkilediğini vurgulayan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Avustralya 16 yaş altı çocuklara sosyal medya erişimini yasakladı. Biz de yaklaşık 15 aydır bu konuda çalışıyoruz. 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımız bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk edilecek. 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini, çocuklar zararlı içeriklere maruz kalmadan etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını önerdik. Böylece çocuklarımızı dijital dünyanın gölgesine değil, güvenli bir geleceğe taşıyacak iradeyi hep birlikte ortaya koyabiliriz"