ASAYİŞ - 12 Ağustos 2025 Salı 16:17

Muğla Büyükşehir zabıtasına kameralı denetim aracı

A
A
A
Muğla Büyükşehir zabıtasına kameralı denetim aracı

Muğla Büyükşehir Belediyesi, Zabıta Ekipleri denetimde yeni bir döneme başladı. ‘Mobil Araç Kameralı Denetim Sistemi’ni hayata geçiren ekipler, mevcut yaka kameralarının yanı sıra zabıta araçlarına yerleştirilen 360 derece görüş açısına sahip kameralarla denetim süreçlerini artık anlık olarak kayıt altına alıyor.


Yeni sistem sayesinde zabıta ile vatandaş arasındaki iletişimin daha güvenilir ve şeffaf bir zeminde gerçekleşmesi hedefleniyor. Denetim sırasında yaşanabilecek anlaşmazlıkların önüne geçilmesi, gelen şikâyetlerin objektif şekilde değerlendirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.


Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çalışma ile zabıta araçlarının ön kısmına yerleştirilen kameralar; ses, fotoğraf ve geniş açı Full HD video kaydı yapabiliyor. Elde edilen kayıtlar 90 günden uzun süre güvenli bir şekilde saklanıyor. Uygulamanın, hem zabıta ekiplerinin sahada daha etkin çalışmasına hem de vatandaş memnuniyetinin artmasına önemli katkı sağlaması bekleniyor.


Kameralı Denetim Araçları Denetimleri Kolaylaştırıyor


Mobil Kameralı Denetim Araçları; kaçak hafriyat dökümlerinin önlenmesi ve UKOME kararları ile 7 metre üstü araçların girmesinin yasaklandığı alanlarda kontrol sağlanması amacıyla kullanılıyor. Ayrıca dilencilik yapan kişilerin tespiti, şehir içindeki otobüs durakları ile yaya kaldırımlarının işgallerinin önlenmesi, bisiklet yolu ve çift sıra park ihlallerinin belirlenmesi gibi görevler de yürütülüyor.


Bunun yanı sıra, park-bahçe ve mesire alanlarında çevreyi kirletenlerin tespiti, yere sigara izmariti veya atık malzeme atanların kayda alınması, otobüs kalkış noktalarında hanutçuluk ve rahatsız edici şekilde yolcu çekmeye çalışan kişilerin belirlenmesi de sistemin aktif olarak kullanıldığı alanlar arasında yer alıyor.


Karalı, "Denetimlerimizi teknoloji ile kolaylaştırıyoruz"


Zabıta Daire Başkanlığı’nda Zabıta Memuru Melike Melek Karalı, "Kameralarımız çağın getirdiği teknolojik gelişmelerden faydalanılarak denetimlerimizi etkin bir şekilde sürdürmemizi sağlıyor. Sistem, dilenci olaylarında ve kaçak hafriyat dökümleri gibi anlık olaylarda kayıt alarak işimizi kolaylaştırıyor ve daha fazla olaya müdahale etmemize yardımcı oluyor. Sistemin bizim için en büyük artısı herhangi bir iptal ya da itiraz durumunda kaydedilen görüntüleri kanıt olarak kullanabilmemiz." açıklamalarında bulundu.


Başkan Aras, "Muğla’mızın huzurunu ve güvenliğini sağlamak için çalışıyoruz"


Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, uygulama ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Göreve geldiğimiz günden bu yana, halkımıza daha kaliteli, şeffaf ve güvenilir hizmet sunmak için teknolojiye yatırım yapıyoruz. Mobil Araç Kameralı Denetim Sistemi ile hem zabıta ekiplerimizin sahadaki etkinliğini artırıyor hem de vatandaşlarımızla kurulan iletişimin kayıt altına alınmasını sağlıyoruz. Bu sayede hem zabıta personelimizin hem de vatandaşlarımızın haklarını koruyan, objektif ve adil bir denetim ortamı oluşturuyoruz. Muğla’mızın huzurunu, güvenini ve yaşam kalitesini yükseltmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz"



Muğla Büyükşehir zabıtasına kameralı denetim aracı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alaçatı’da tabeladan tenteye kadar ortak tasarım dönemi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) ve Çeşme Vizyon Ofisi, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden Alaçatı’nın tarihi kimliğini korumak için dikkat çeken bir çalışmaya imza attı. "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede son yıllarda artan kontrolsüz müdahalelerin ve görsel kirliliğin önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Planlama Ajansı (İZPA), son yıllarda hızla artan turizm baskısının tarihi dokuda neden olduğu tahribata karşı Alaçatı için kapsamlı bir koruma çalışması hazırladı. İZPA ve Çeşme Vizyon Ofisi iş birliğiyle hazırlanan "Alaçatı Kentsel Sit Alanı Tasarım Rehberi" ile bölgede tarihi silüeti bozan tabela, tente, cephe ve görsel müdahalelerin ortak bir tasarım diliyle yeniden düzenlenmesi hedefleniyor. Alaçatı’nın taş mimarisi, dar sokakları, cumbalı yapıları ve kendine özgü kent estetiğini korumayı amaçlayan rehber, koruma-kullanma dengesi çerçevesinde hazırlandı. Özellikle yaz aylarında milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bölgede artan ticari kullanımın oluşturduğu düzensiz görüntünün önüne geçilmesi hedefleniyor. Uçar: Uygulamaya dönük bir referans Kentsel Tasarım Rehberi’ni oluşturmalarının amacının tek tip bir görüntü oluşturmak olmadığının altını önemle çizen İZPA Genel Müdürü Aykut Uçar, "Asıl amacımız, Alaçatı’nın kendi karakterini güçlendirmek. Tarihi çevreyle uyumsuz uygulamalar zamanla bütüncül kent estetiğini zedeliyor. Biz öncelikle bölgeyi tarihi çevreyle uyumsuz uygulamaların kaldırılmasıyla arındırmayı, mevcut iyi örnekleri korumayı ve ahengi güçlendirecek yeni uygulama örnekleriyle zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız rehber; esnafı, kullanıcıyı ve yerel yönetimi ortak bir anlayışta buluşturan, uygulamaya dönük bir referans niteliği taşıyor" dedi. Koçdemir: Alaçatı’nın kimliğini korumak için yola çıktık Yüksek şehir plancısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi Esra Koçdemir çalışmanın yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını, Alaçatı’nın kültürel kimliğini korumayı amaçlayan uzun vadeli bir vizyonun parçası olduğunu söyledi. Koçdemir, "Çeşme artık deniz, güneş ve gece hayatıyla öne çıkan çok güçlü bir turizm merkezi. Ancak çok daha önemli kimlik ögelerimiz var. Zaman içerisinde aşırı turizm baskısıyla bu değerlerin yıprandığını görüyoruz. Biz de kimliğimizi gelecek nesillere aktarmak amacıyla böyle bir çalışma yapma gereği duyduk. Fiziksel çevre ve sosyoekonomik yapı birbirini karşılıklı etkileyen iki unsur. Fiziksel müdahaleler toplumsal yapıyı etkiliyor, toplumsal değişim de fiziksel çevreyi dönüştürüyor. Biz burada Alaçatı’nın mimari mirasını ve kent dokusunu koruyarak aslında bölgenin sosyoekonomik yapısını da güçlendirmeyi hedefledik. Alaçatı Köyiçi bölgesi bir kentsel sit alanı. Buradaki tüm müdahaleler Anıtlar Kurulu ve KUDEB denetiminde yapılıyor ancak buna rağmen kent dokusunun günbegün değiştiğini, çıkmalar ve farklı eklentilerle deforme olduğunu görüyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz, her yıl çok yoğun turist ağırlayan bu tarihi dokuyu korumak" dedi. "Cephe sizin, sokak hepimizin" Çalışmanın yalnızca rehber hazırlamakla sınırlı kalmadığını belirten Koçdemir, sürecin sahada doğrudan esnaf ve vatandaşlarla birlikte yürütüldüğünü anlattı. Alaçatı’da iki ayrı esnaf buluşması yapıldığını söyleyen Koçdemir, rehberin detaylarının teknik toplantılarla işletmecilere anlatıldığını, onlardan sezon başlangıcına kadar cephelerin rehbere uygun hale getirilmesini rica ettiklerini söyledi. Süreçte "Cephe sizin, sokak hepimizin" sloganını kullandıklarını belirten Koçdemir, bina cephelerinin yalnızca özel mülk değil aynı zamanda kamusal alanın bir parçası olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda rehbere aykırı uygulamaların tespit edilerek mülk sahiplerine resmi bilgilendirmelerin yapılmaya başlandığını da aktardı. Pastel tonlar, taş renkleri ve Ege mavisi öne çıkacak İzmir Planlama Ajansı’nın kapsamlı bir literatür ve tarihi belge taramasıyla rehberi hazırladığını söyleyen Koçdemir, Alaçatı’nın geçmişten gelen mimari karakterinin modernize edilerek günümüze taşındığını ifade etti. Koçdemir, "Alaçatı’nın geçmişten gelen renk kartelası yeniden ortaya çıkarıldı. Pastel tonlar, taş renkleri, kiremit ve toprak tonları ile Ege’nin mavi ve turkuaz renklerini içeren geniş bir renk skalası oluşturuldu. Amacımız bütün binaların aynı görünmesi değil; işletmelerin kendi kimliklerini korurken Alaçatı’nın bütüncül estetiğine uyum sağlaması" dedi. Tente, aplik, şemsiye ve tabela tasarımlarında da tarihi referansların esas alındığını söyleyen Koçdemir, "Bina cephelerinin yalnızca bir reklam yüzeyi olarak kullanılmasını istemiyoruz. Tabelaların cephe genişliğinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde planlandığı, yüksekliklerinin sınırlandığı ve malzeme seçimlerinin rehberde tanımlandığı yeni bir sistem oluşturduk. Ayrıca işletmeler için örnek uygulama setleri hazırladık. Böylece hangi tabela, tente ve aydınlatmanın birbiriyle uyumlu kullanılabileceğine dair esnafa yol gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. "Ortak estetik Alaçatı’yı daha güçlü gösterecek" Alaçatı’da işletmesini rehbere uygun şekilde hazırlayan Samed Özen de sürecin işletmeler açısından yol gösterici olduğunu söyledi. Rehber sayesinde tasarım sürecinin daha sistemli ilerlediğini belirten Özen, "Kent tasarım rehberini inceleyerek en başta neleri yapabileceğimizi gördük. Renk paletleri, tenteler ve mekanın genel tasarımını buna göre belirledik. Sabit olan şeyleri bildiğimiz için tasarım sürecimiz daha kolay ilerledi diyebilirim. Aynı zamanda bu durum bizi daha da düşünmeye de yönlendirdi. İnsanların sokakta dolaşırken, fotoğraf çekerken ya da dışarıdan bakarken verdiği tepkiler çok olumlu. Bizim de içimize sindi. Diğer işletmeler de bu renkleri ve tasarım anlayışını kullanmaya başlarsa Alaçatı daha düzenli, daha bütüncül ve daha estetik görünebilir. Bu da hem mahalleye hem işletmelere katkı sağlar" diye konuştu. Tabeladan klimaya kadar her detay planlandı Hazırlanan rehber kapsamında Alaçatı Kentsel Sit Alanı içerisindeki yapı cepheleri ve kamusal alan ilişkisi bütüncül bir anlayışla ele alındı. Tente ve sundurmalar, tabelalar, aydınlatma elemanları, klima ve teknik tesisat kutuları gibi yapıların dış görünümünü etkileyen unsurlar için tasarım önerileri geliştirildi. Aynı zamanda cephe düzenlemeleri, renk seçimleri, malzeme kullanımları ve bitkisel peyzaj uygulamaları da Alaçatı’nın özgün mimari karakterine uygun şekilde yeniden değerlendirildi. Rehberin temel hedeflerinden biri de Alaçatı’da yıllar içerisinde oluşan estetik bütünlüğü korumak. Özellikle farklı işletmeler tarafından yapılan kontrolsüz uygulamaların oluşturduğu görüntü karmaşasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Denizli Asırlık ‘Çörek Derme’ geleneğinde yiyecekler paylaşıldı Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde yüz yıllardır sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da binlerce çocuğun katılımıyla yaşatıldı. Mahalle halkının çocuklara ikramlarda bulunduğu etkinlik, dayanışma ve paylaşmanın simgesi oldu. Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi’nde asırlardır Ramazan ve Kurban bayramlarında sürdürülen "Çörek Derme" geleneği, bu Kurban Bayramında da renkli görüntülere sahne oldu. Mahalle girişindeki Hacı İbrahim Camisi önünde imam Mehmet Ali Polat’ın yaptığı duayla başlayan etkinlikte, çevre mahallelerden gelen çocuklar ellerindeki poşetlerle sokak sokak dolaşarak kek, bisküvi, çikolata, şeker, gazoz, krakerleri topladı. Denizli merkez başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden yoğun katılımın olduğu etkinliğe, Serinhisar’a bağlı Yatağan, Ayaz, Kuyucak ve Kocapınar mahallelerinden de yüzlerce aile çocuklarıyla birlikte katıldı. Mahalle sakinleri ise evlerinin önünde hazırladıkları çikolata, şekerleme, kek, bisküvi, tatlı ve kuruyemişleri çocuklara dağıtarak bayram sevincine ortak oldu. Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Pamukkale Üniversitesi Öğretim Görevlisi İbrahim Akman, ‘Çörek Derme’nin yalnızca çocuklara yönelik bir etkinlik olmadığını belirterek, gelenek sayesinde uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostların bir araya geldiğini söyledi. Akman, dini bayramlarda gerçekleştirilen buluşmanın adeta toplu bir bayramlaşma havasında geçtiğini ifade etti. Çörek Derme geleneğinin köklü bir Oğuz kültürü mirası olduğuna dikkat çeken öğretim görevlisi İbrahim Akman, geçmişte çocuklara börek, badem ve ceviz gibi yiyeceklerin dağıtıldığına dikkat çekti. günümüzde modern yaşamla birlikte ikramların değişse de paylaşma ruhunun aynı kaldığını vurgulayan Akman, özellikle dijitalleşmenin ve bireyselliğin arttığı günümüzde bu tür geleneklerin toplumsal bağları güçlendirdiğini belirterek, "Bir kadim Oğuz geleneği olan ‘Çörek Derme’ geleneği, Serinhisar ilçemizde asırladır yaşatılmaya devam ediliyor. Dualarla başlayan etkinlikte köyün alt kesiminde toplanan çocuklar, üst ve iç kesimlere kadar yol boyunca kapıların önüne çıkarılan yiyeceklerden beğendiklerinden istedikleri kadar alabiliyor. Çörek Derme, çocuklara yardımlaşmayı ve sosyalleşmeyi öğreten önemli bir imece kültürü örneğidir. Türk toplumunun yeniden dayanışma ruhunu güçlendirmesi açısından bu geleneklerin yaşatılması büyük önem taşıyor" dedi. Her Ramazan ve Kurban Bayramı sürecinde düzenlenen etkinlik, bu yıl da yüzlerce çocuğa bayram heyecanı yaşatırken, Yüreğil Mahallesi’nde nesilden nesile aktarılan kültürel mirasın canlı tutulmasına katkı sağladı.