ÇEVRE - 06 Ağustos 2025 Çarşamba 11:02

Muğla’da 2025 yılının ilk 6 ayında toplam 351 denetim yapıldı

A
A
A
Muğla’da 2025 yılının ilk 6 ayında toplam 351 denetim yapıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen "Bitki Koruma Ürünlerinin Sürdürülebilir Kullanımı ve Kalıntının Önlenmesi" konulu toplantı, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilirken, toplantıda Muğla’da 2025 yılının ilk 6 ayında 351 denetim gerçekleştirildiği açıklandı.



Toplantıya, Bitki Koruma Ürünleri Daire Başkan Vekili Ümit Uğur Bahçe, konu sorumlusu Seycan Gürsel ve Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Uzman Hakan Örnek katılım sağladı. Açılış konuşmasını İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar’ın yaptığı toplantıya, ilçe müdürlüklerinden teknik personel, ziraat odası temsilcileri, zirai ilaç bayileri ve çiftçiler yoğun ilgi gösterdi.



669 zararlı organizma ile mücadele


İl Müdürü Baydar konuşmasında, 2025 yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında ülke genelinde 669 zararlı organizma ile 922 ilçeyi ve 81 ili kapsayan mücadele programlarına değindi. Entegre zararlı yönetimi, tahmin-uyarı sistemleri, biyoteknik ve biyolojik mücadele yöntemleri, Kalıntı Eylem Planı ve hasat öncesi pestisit programlarının önemine vurgu yaptı. Küresel iklim değişikliğinin zararlı organizmalar üzerindeki etkilerine de değinen Baydar, ulusal mücadele programlarının etkin uygulanması için tüm paydaşların sorumluluk alması gerektiğini söyledi.



Muğla’da pestisit kalıntısına karşı çalışmalar


Baydar, Muğla genelinde 2024-2025 yılları arasında yürütülen Kalıntı Eylem Planı Projesi kapsamında turunçgil, nar ve domates üretim alanlarında hasat öncesi pestisit denetimlerinin sürdüğünü aktardı. Üreticilere feromon tuzakların dağıtıldığını, domates seralarında faydalı böcek salımı ile kimyasal kullanımının azaltılmasının hedeflendiğini belirtti.



Proje kapsamında, turunçgiller için 9 toplantı düzenlenerek 97 katılım, nar için 6 toplantı ile 43 katılım sağlandığını ifade eden Baydar, ayrıca 4 bin 500 adet Akdeniz meyve sineği feromon tuzağının satın alındığını söyledi. 2024 yılında sıfır pestisit ile üretim yapan 10 üreticiye Teşekkür Belgesi verildiğini ve bu başarıların Bakanlığın sosyal medya hesaplarında paylaşıldığını ekledi.



351 denetim yapıldı


İlde 58 denetçi personelin görev yaptığını belirten Baydar, 2025 yılının ilk 6 ayında toplam 351 denetimin gerçekleştirildiğini ve çapraz denetimlerin devam ettiğini ifade etti.



Toplantının devamında, Uzman Hakan Örnek tarafından "Pestisit Kalıntıları ve Gıda Güvenliği" konulu sunum yapıldı. Üreticiler ve bayilere, bilinçli ilaç kullanımı ve pestisit kalıntılarının önlenmesine yönelik bilgiler verildi. Soru-cevap bölümüyle devam eden toplantı sonunda; bitkisel üretimde kültürel, mekanik, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin öncelikli olarak tercih edilmesi, zararlı organizmaların ekonomik zarar eşiğinin altına düşürülemediği durumlarda ise son çare olarak kimyasal mücadeleye başvurulması gerektiği vurgulandı.



Muğla’da 2025 yılının ilk 6 ayında toplam 351 denetim yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.