ÇEVRE - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 13:27

Muğla’da Çiftçiler Günü kutlandı

A
A
A
Muğla’da Çiftçiler Günü kutlandı

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Tarımda Kurumların Gücü" projesinin tanıtımı ve 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlamaları, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte tarımın geleceği, kurumlar arası işbirliği ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ele alındı.



Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Buket Kallem tarafından proje sunumu yapılırken, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odası Başkanı Ergün Uluçam da "Lefkoşa Tarımda Gücü" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.



Etkinliğe katılan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras konuşmasında, çiftçiliğin giderek daha çok emek ve fedakârlık isteyen bir alan haline geldiğini vurguladı. Aras, "Turizm ve tarım kenti olarak iki sektörü birlikte beslememiz gerekiyor. Ekonomik şartllar, iklim değişikliği, kuraklık, gıda krizi ve doğal afetler tarımın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Muğla, en çok yağış alan illerden biri olmasına rağmen bugün en kurak iller arasında yer alıyor. Bu büyük bir uyarı niteliğinde" dedi.



Gonca Köksal Aras, iyi tarım uygulamaları, organik tarım, tarımda otomasyon sistemleri ve pazarlama stratejilerinin önemine değinerek, yerel işbirliklerinin arttırılması gerektiğini vurguladı. "Muğla’da Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm kurumlar sorumluluğunu bilmeli, bu bilinçle çalışmalı" diyen Aras, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Buket Kallem’e ve ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti.



Çocuklar için tarım ve ekoloji eğitimlerine de değinen Gonca Köksal Aras, "Pandemi döneminde kırsala yönelim oldu ama tarım, dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Gelecek nesilleri tarım konusunda bilinçlendirmek için 6-12 yaş grubu çocuklara yönelik ekim, tohum, kompost gibi uygulamalarla eğitimler veriyoruz. Bu konuda Ege Vakfı ile iş birliği içindeyiz" dedi.



Etkinlikte konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise katılımcılara teşekkür ederek, planlama ajanslarının önemine dikkat çekti. Aras, "Bu tür ajanslar geleceğe yatırım niteliği taşıyor. Eleştiriler olacaktır ama bu kurumlar verileri toplar, işler ve projelere dönüştürür. Bugün Muğla Planlama Ajansı akademik çevreler, kamu kurumları ve yerel yönetimler arasında güçlü bağlar kuruyor" diye konuştu.



Gençlerin kente bakış açısına yönelik bir araştırma sonuçlarını da paylaşan Aras, "Bu rapor gençlerin beklenti, kaygı ve umutlarını anlamaya yönelik samimi bir çabanın ürünü. Araştırmaya göre gençlerin yalnızca yüzde 5’i mutlu hissediyor, mutsuzluk oranı yüzde 60. Gençler umutsuz ve güvencesiz hissediyor, yurt dışına çıkma arzusu yüksek. Eğitimde fırsat eşitsizliği, sosyal güvencesizlik ve toplumsal eşitsizlik gençlerin en büyük sorunları arasında yer alıyor" dedi.



Muğla’da Çiftçiler Günü kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.