SPOR - 28 Ocak 2026 Çarşamba 19:01

Muğlaspor Teknik Direktörü Durmuş: "Stresi yüksek bir maçtan 3 puanla ayrıldık"

A
A
A
Muğlaspor Teknik Direktörü Durmuş: "Stresi yüksek bir maçtan 3 puanla ayrıldık"

Muğlaspor Teknik Direktörü Besim Durmuş, Bucaspor 1928 karşılaşmasının ardından yaptığı değerlendirmede, "Bu maç berabere de bitebilirdi ama kayıpsız geçtiğimiz için mutluyuz. Böyle stresli ve mücadelesi yüksek maçlardan 3 puanla ayrılmak bizim için çok değerli" dedi.



TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren Muğlaspor, 23. hafta karşılaşmasında sahasında konuk ettiği Bucaspor 1928’i uzatma dakikalarında bulduğu kafa golü ile 2-1 mağlup ederek zirve yarışındaki iddiasını sürdürdü. Muğlaspor Teknik Direktörü Besim Durmuş, karşılaşmada özellikle oyun kurulumunda zorlandıklarını belirterek, rakibin önde baskı ve geçiş oyunlarıyla etkili olmaya çalıştığını söyledi. Mücadele gücü yüksek bir maç oynandığını vurgulayan deneyimli teknik adam, kenar ortalarının artmasıyla sonuca gitmeyi başardıklarını dile getirdi.



"Rakibin mücadele gücü yüksekti"


Muğlaspor Teknik Direktörü Besim Durmuş, karşılaşmanın ardından yaptığı değerlendirmede, "İkinci yarı biliyorduk, ligin boyu kısaldı. Herkes eksik yanlarını tamamladı ya da oynayarak geliştirdi. İkinci yarı oynadığımız maçları, rakipleri görüyoruz; puan kayıpları var ve biz bunların farkındaydık, biliyorduk" dedi. Rakibin oyun gücüne de dikkat çeken Durmuş; "Bugün rakibimiz çok genç, diri ve dinamik bir takımdı. Düşmeye oynuyorlar ama şarjlı oyunu, darbeli oyunu iyi oynuyorlar. Mücadele güçleri yüksekti" ifadelerini kullandı.



Oyun başlangıçlarında zorlandıklarını belirten deneyimli teknik adam, "Oyuna iyi başlamak istiyorduk ancak arkadan oyun kurmamıza müsaade etmediler. Birkaç inisiyatif alamayınca uzun toplara yöneldik. Dönen topları aldılar ve oyuna ortak oldular. Geçiş oyunundan bir penaltı kazandılar. Üç merkez oyuncusunu stoperlerimizin arasına koşturuyorlardı. Kalecimizin penaltıyı kurtarması bizim için çok önemliydi" şeklinde konuştu.



İkinci yarıya daha derli toplu başladıklarını vurgulayan Durmuş; "Gol gecikince rakibin direnci azalmıyor. Geçişten yine bir pozisyon buldular ve penaltıdan gol attılar. Buna rağmen her iki dakikada bir pozisyon ürettik. Kalecileri özellikle son yarım saatte çok iyi oynadı. Çok sayıda ceza alanı içi şutumuz, kornerimiz oldu; dönen toplar vardı ama kaleci çıkardı. Maç böyle bitecek gibi görünürken, yandan gelen ortalar artınca Yasin’in harika bir kafa golüyle öne geçtik ve 2-1 kazandık. Bu maç berabere de bitebilirdi ama kayıpsız geçtiğimiz için mutluyuz. Böyle stresli ve mücadelesi yüksek maçlardan 3 puanla ayrılmak bizim için çok değerli" ifadelerini kullandı.



Durmuş son olarak taraftara desteği için teşekkür ederek "Cumartesi ve Çarşamba 3 puan aldık. Şimdi Pazar günü Antalya’da bir maçımız var. Son dakika golü bizi daha da ayağa kaldırdı. İnşallah yolumuza emin adımlarla devam etmek istiyoruz. Taraftarımıza, buraya gelip bizi destekleyen herkese teşekkür ediyorum. Çağrımız karşılık bulmuş, daha da çoğalarak inşallah daha güzel günleri hep birlikte yaşayacağız" dedi.



"Hatanın telafisinin olmadığı son haftalara giriyoruz"


Muğlaspor kalecisi İsmet Yumakoğulları, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, "Zorluk derecesi çok yüksek bir maçtan 2-1 galibiyetle ayrıldık, çok mutluyuz. Hatanın telafisinin olmadığı son haftalara giriyoruz ve bir liderlik mücadelesi veriyoruz. Açıkçası bugün kafamızda düşündüğümüz ve sahaya yansıtmaya çalıştığımız oyunu tam anlamıyla ortaya koyabildiğimizi düşünmüyorum.Lig çok uzun bir periyot. Bu tarz maçlarda zaman zaman performans düşüklükleri yaşanabiliyor. Ancak ligin boyu kısaldıkça önemli olanın 3 puan olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Nihayetinde bugün buradan 3 puanla ayrıldığımız için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.



Geçmiş sezona da değinen deneyimli kaleci, "Geçen yıl da buna benzer maçları kazanarak hedefimize ulaştık ve kupayı kaldırdık. Bu sezon da aynı özveriyi göstererek, üzerimize düşenin daha fazlasını yapıp sahadan 3 puanla ayrılarak hedefimize ulaşmak istiyoruz" dedi.



Muğlaspor Teknik Direktörü Durmuş: "Stresi yüksek bir maçtan 3 puanla ayrıldık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Uzayda rekabet kızışıyor: Türkiye sahaya iniyor Türkiye’nin uzaya giden ikinci astronotu olan Tuva Cihangir Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlayan Türkiye’nin uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Astronot Tuva Cihangir Atasever, Tekirdağ’da bir araya geldiği öğrencilerle uzay yolculuğu deneyimlerini paylaştı. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Tuva Cihangir Atasever, ilkokul ve lise öğrencilerine uzay yolculuğu sürecini, aldığı eğitimleri ve bilimsel çalışmalarını aktardı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda, uzayın bilinmeyen yönleri sade bir dille anlatıldı. Astronot Alper Gezeravcı ile birlikte ABD, Almanya ve Japonya’da katıldığı eğitim süreçlerinden bahseden Atasever, farklı ülkelerde yürütülen çalışmaların Türkiye açısından önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Uzay çalışmalarının hızla geliştiğine dikkat çeken Atasever, mevcut uluslararası uzay istasyonunun 2030 yılına doğru görevini tamamlayacağını belirtti. Yeni dönemde ticari uzay istasyonlarının ön plana çıkacağını söyleyen Atasever, özel sektörün bu alandaki yatırımlarının arttığını ve yakın gelecekte bu projelerin somut sonuçlarının görüleceğini dile getirdi. Türkiye’nin uzay hedeflerine de değinen Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlandığını vurguladı. Atasever, Türkiye’nin uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Programın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Atasever, gençlere bilim ve teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.
İstanbul Karsan Otonom e-ATAK, Paris’te yoğun hatlarda test edildi ve onaylandı Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, Fransa Paris’te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group ile 6 ay süren kapsamlı projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç, açık trafikte araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. "Mobilitenin Geleceğinde Bir Adım Önde" olma vizyonuyla dünyada toplu taşımanın dönüşümünde önemli rol oynayan Karsan, otonom hamlesiyle sektörün dinamiklerini değiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda dünyanın önde gelen otoritelerinin de testlerinden başarıyla geçen Karsan, Paris’in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında otonom sürüş modunda aktif olarak test edildi. Karsan Otonom e-ATAK, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’ndan test onayı ile global referans kazandı Yapılan açıklamaya göre, Karsan’ın teknoloji partneri ADASTEC işbirliği ile geliştirdiği Otonom e-ATAK, Fransa Paris’te faaliyet gösteren en önemli toplu taşıma operatörlerinden biri olan RATP Group (Régie Autonome des Transports Parisiens) ile 6 aylık uzun süreli projeyi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında araç açık trafikte, araç ve yayaların bulunduğu gerçek şehir koşullarında, günlük ortalama 5 saatlik aktif operasyon ile yaklaşık 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdi. Elde edilen yüzde 98 otonom sürüş oranı, çözümün sahadaki yüksek güvenilirliğini ve operasyonel olgunluğunu ortaya koydu. Proje kapsamında test faaliyetleri, RATP tarafından UTAC’ın test pistinde gerçekleştirildi. Fransa’daki yetkili kurumların gözetiminde yürütülen kapsamlı değerlendirmeler sonucunda proje, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı otonom mobilite onay süreçlerinden sorumlu DGEC tarafından ülke genelinde test onayı aldı. Bu onay ile Otonom e-ATAK, açık trafikte otonom operasyon gerçekleştirmek üzere "Operasyonel Onay" statüsü kazandı. Bu yönüyle proje, Avrupa’da gerçek trafik koşullarında regülasyon onayı almış öncü ve referans niteliğinde otonom toplu ulaşım uygulamalarından biri olarak konumlandı. Proje ile Paris’in yoğun ve kritik hatlarından biri olan 393 numaralı otobüs hattında (Sucy - Bonneuil RER / Thiais - Carrefour de la Résistance) yaklaşık 8,5 kilometrelik merkezi güzergahta otonom sürüş operasyonları ve sistem validasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Bu kapsamda araç; karma trafik koşullarında navigasyon, duraklarda hassas yanaşma, trafik ışıkları ve kavşaklarla gerçek zamanlı etkileşim gibi ileri seviye sürüş senaryolarında başarıyla test edilerek operasyonel kabiliyetini ortaya koydu. Şirketin Avrupa’dan ABD’ye kadar dünya çapında toplu ulaşımı yeni nesil teknolojilerle yenilemeye devam ettiğini söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "Fransa gibi regülasyonların son derece titiz ve seçici olduğu bir pazarda, Otonom e-ATAK ile elde ettiğimiz bu operasyonel onay, yalnızca bir proje başarısı değil; şirketimizin otonom mobilite alanındaki teknolojik yetkinliğinin ve global vizyonunun güçlü bir teyididir. Gerçek trafik koşullarında elde ettiğimiz yüksek performans, Seviye-4 otonom sürüş teknolojilerinin artık geleceğin değil, bugünün çözümü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyla birlikte şirket olarak, otonom toplu ulaşımın dünya genelinde yaygınlaşmasında öncü rol üstlenmeye ve şehirlerin mobilite dönüşümüne yön vermeye kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. ADASTEC CEO’su Dr. Ali Peker ise, konuyla ilgili "Karsan ve RATP ile birlikte, Seviye-4 otonom sürüşün toplu taşıma için kanıtlanmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji olduğunu gösterdik. Yüksek kapasiteli BRT hatları da dahil olmak üzere dünyanın en karmaşık metropol ortamlarından birinde başarıyla faaliyet göstermemiz, çeşitli gerçek dünya koşullarında otonom mobiliteyi hayata geçirme ve ölçeklendirme konusundaki yetkinliğimizi ortaya koymaktadır" dedi. ’’2026’da hedefimiz güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına çıkarmak’’ Bu proje ile şirket teknolojisinin kendisini dünyaya yeniden kanıtladığının altını çizen Okan Baş, şöyle devam etti: "Proje ile şirketimiz, yalnızca teknolojik yetkinliğini değil, aynı zamanda farklı şehir dinamiklerine, yüksek yoğunluklu ulaşım senaryolarına ve gelişmiş altyapı entegrasyonlarına hızlı adaptasyon kabiliyetini de ortaya koymuş oldu. Paris gibi global ölçekte referans kabul edilen bir şehirde elde edilen bu başarı, markamızın uluslararası pazardaki konumunu güçlendirirken yeni iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir adım oldu. RATP ile gerçekleştirdiğimiz bu proje, Karsan Otonom e-ATAK’ın gerçek operasyon koşullarında kanıtlanmış performansını ortaya koyarken, aynı zamanda gelişmiş otonom sürüş yazılımı ve araç entegrasyonunun birlikte çalıştığı tam entegre bir Seviye-4 mobilite çözümünün sahadaki başarısını da göstermiş oldu. Şirketimizin Avrupa’daki otonom mobilite dönüşümüne liderlik etme vizyonunu somut şekilde destekleyen bu proje, gelecekteki şehir içi otonom ulaşım projeleri için güçlü bir benchmark oluşturan önemli bir kilometre taşı haline geldi. Bu proje ile elde ettiğimiz operasyonel deneyim ve teknik doğrulamalar, markamızın otonom mobilite yol haritasındaki bir sonraki adım için de güçlü bir zemin oluşturdu. Şirket olarak 2026 yılı içerisinde güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına alındığı tam otonom operasyon modeliyle Norveç’in Stavanger şehrinde yeni bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz."
Konya Konya’nın ’denizinde’ balıkları kurtarmak için zamanla yarış Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Beyşehir Gölü’nden kanala sürüklenerek mahsur kalan binlerce balık, yürütülen çalışma ile kurtarılarak yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Türkiye’nin önemli tatlı su balığı üretim merkezlerinden biri olan ve halen avlanma yasağının devam ettiği Beyşehir Gölü’nden, regülatör kapaklarının kapalı olması nedeniyle halk arasında Çarşamba Kanalı olarak bilinen Beyşehir Soğla Apa Kanalı’na akan balıklar, su akışının olmaması nedeniyle yağmur sularıyla dolu olan dar bir alanda mahsur kaldı. Yavrulama dönemindeki balıklardan bazılarının telef olması, büyük bölümünün de telef olma riskiyle karşı karşıya kalması üzerine Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı su ürünleri koruma ekipleri harekete geçti. Beyşehir Belediyesi ekiplerinin de destek verdiği çalışmalarda, saatler süren yoğun bir kurtarma operasyonu gerçekleştirildi. Boy çizmesi giyerek kanala giren ekipler, kepçeler yardımıyla topladıkları balıkları önce güvenli şekilde koruma altına aldı. Ardından balıklar, göl kıyısında ait oldukları tatlı sulara yeniden bırakıldı. Kanal kenarında toplanan vatandaşlar da çalışmaları ilgiyle takip ederken, balıkların kurtarılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Su yüzeyinde yoğun şekilde hareket eden farklı türdeki balıklar ile yavrularının oluşturduğu görüntüler ise bölgeye gelen doğa ve balık tutkunlarının ilgisini çekti.