KÜLTÜR SANAT - 09 Nisan 2026 Perşembe 19:53

II. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu: "Değerleri koruma kanunu çıkarılsın"

A
A
A
II. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu: "Değerleri koruma kanunu çıkarılsın"

Devlet-i Aliye Ocakları Başkanı Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, "Nasıl 5816 sayılı kanun varsa, aynı şekilde sayın devlet büyüklerimizden ricamız; değerleri koruma kanununun çıkarılmasıdır" dedi.


Çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Muş’a gelen II. Abdülhamid Han’ın 4. kuşak torunu ve Devlet-i Aliye Ocakları Başkanı Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu, komedyen Tuba Ulu’nun bir gösterisinde Kanuni Sultan Süleyman hakkında kullandığı ifadeleri eleştirerek sert açıklamalarda bulundu.


Ecdada yönelik hakaret ve saygısızlıkların kabul edilemez olduğunu her fırsatta dile getirdiklerini belirten Osmanoğlu, bu tür söylemlerin neden hâlâ devam ettiğini anlamakta güçlük çektiklerini ifade ederek, "Biz aslında bunu her fırsatta söylüyoruz. Neden hâlâ bizim ecdadımıza hakaret ediyorsunuz? Neden ecdadımızı malzeme olarak görüyorsunuz? Bunu anlamak gerçekten çok zor. Yani her fırsatta biz bunu dile getiriyoruz. Diyoruz ki; bizim ecdadımız bugün sadece bizim değil, hepimizin. Diyoruz ya, biz kandan, siz candan torunsunuz. O yüzden bırakın artık ecdadımızla hakaret etmeyi, ecdadımızla dalga geçmeyi" dedi.


Yüzyıllar boyunca bu topraklarda mücadele eden ve hüküm süren bir geçmişe hakaret edilmesinin Türk milletine yakışmadığını dile getiren Osmanoğlu, mevcut yasal düzenlemelere benzer şekilde, değerleri korumaya yönelik yeni bir yasal çerçevenin oluşturulması gerektiğini ifade ederek, "Bugün 600 küsur yıl boyunca ecdadımız bu topraklarda savaşmış ve aynı zamanda hüküm sürmüştür. Siz bu insanlara hakaret ediyorsunuz, dalga geçiyorsunuz. Bu Türk milletine yakışmayan hareketlerdir. Biz diyoruz ki; hem dünyada hem ahirette, Allah huzurunda şikâyetçiyiz ve şikâyetçi olmaya da devam edeceğiz. Bugün gerçekten kanun var. Nasıl 5816 sayılı kanun varsa, aynı şekilde Sayın devlet büyüklerimizden ricamız; ‘değerleri koruma kanunu"nun çıkarılmasıdır’ ifadelerini kullandı.


Uzun süredir farklı platformlarda bu konuyu gündeme getirdiklerini belirten Osmanoğlu, hem dini değerlere hem de ecdada yönelik hakaretlerin önüne geçilmesi için caydırıcı bir düzenleme yapılmasının önemine dikkat çekti. Osmanoğlu, "Hem Efendimize kimse hakaret etmesin, tövbe hâşâ, hem de ecdadımıza kimse hakaret etmesin. Bu nedenle böyle bir kanunun çıkmasını devlet büyüklerimizden rica ediyoruz. İnşallah en kısa vakitte ecdadımıza hakaret edenler adalet huzurunda yargılansın istiyoruz. Çünkü bu bir değil, iki değil. Her fırsatta dedelerimize hakaret edilmesi gerçekten bizi rahatsız ediyor. Hem bizleri sevenler hem de ecdadımızı, dedelerimizi seven milletimiz bu durumdan ciddi şekilde rahatsız oluyor. Hatta yurt dışından dahi bizi arıyorlar: "Neden böyle yapıyorlar?" diye soruyorlar. Sizler bile kendi dedelerinize, ecdadınıza saygı duyarken, neden sizin milletiniz bunları hakaret ve dalga konusu yapıyor" diye konuştu.


Öte yandan, komedyen olarak tanınan Tuba Ulu hakkında, bir gösterisinde Osmanlı Devleti padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman için söylediği hakaret içerikli sözleri nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.


Sosyal medya platformlarında yer alan videoda aleni olarak müstehcen sözleri yayınlayan ve bu sözlerle tarihi milli manevi değerlere hakaret ettiği tespit edilen Tuba Ulu, hakkında başlatılan soruşturma çerçevesince İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.



II. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamit Kayıhan Osmanoğlu: "Değerleri koruma kanunu çıkarılsın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Falezlerde mahsur kalan kedi, itfaiyenin 1 saatlik çalışmasıyla kurtarıldı Antalya’da yaklaşık 30 metrelik falezlerde mahsur kalan kedi, itfaiye ekipleri ve vatandaşların yaklaşık 1 saat süren çalışmasının ardından kurtarılarak veterinere götürüldü. Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi Konyaaltı Caddesi üzerindeki Atatürk Parkı’nda bulunan ve yüksekliği yaklaşık 30 metreyi bulan falezlerde mahsur kalan kedi için kurtarma çalışması gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 30 metre yükseklikteki falezlerin arasındaki sarp kayalık alanda birkaç gündür mahsur kalan ve korkudan saklanan kediyi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirerek yetkililerden yardım istedi. İhbar üzerine verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra iple erişim teknikleri kullanarak kedinin bulunduğu yere ulaştı. 1 saatlik çalışma ile kurtarıldı Kedinin mahsur kaldığı noktaya ulaşan itfaiye eri, korktuğu gözlenen ve kayalık alandaki oyuklara saklanan kediyi bulunduğu yerden çıkarmak için mama ile yaklaşmaya çalıştı. Ancak korktuğu için bulunduğu noktadan ayrılmayan kediye daha sonra hayvan yakalama aparatıyla müdahale edildi. Yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından bulunduğu yerden güvenli şekilde alınan ve itfaiye erinin severek sakineştirdiği kedi çuvala yerleştirilerek falezlerin üst kısmına çıkarıldı. Taşıma çantasına konulan ve sağlık durumunun iyi olduğu gözlenen kedi, ihbarda bulunan vatandaşlar ile restoran çalışanlarına teslim edildi. Mahsur kaldığı yerden itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kedi kontrol amaçlı veterinere götürüldü.
Muş Gerok topluluğu bayram tatilinde Muş’un doğal güzelliklerini keşfetti Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin bir araya gelerek oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilinde Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilini doğayla iç içe geçirdi. Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda yürüyüş yapan ekip, bölgenin doğal güzelliklerini keşfetti. Her hafta farklı rotalarda bir araya gelen Gerok topluluğu, bu kez bayram tatilinde Muş’un yüksek kesimlerine yürüyüş düzenledi. Karların erimesiyle oluşan Turna Gölü’nü ziyaret eden ekip, Kurtik Dağı eteklerinde oluşan kar tünellerini de gezerek bölgedeki doğal oluşumları yakından inceleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe vakit geçiren ekip üyeleri, yürüyüş boyunca çevrede bulunan atıkları toplayarak çevre temizliği yaptı. Etkinlik sırasında hem doğa yürüyüşü gerçekleştiren hem de çevre bilincine dikkat çeken grup üyeleri, doğanın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Düzenledikleri etkinliklerle Muş’un doğal güzelliklerini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediklerini belirten Üniversite öğrencisi Zekiye Kılbaş, aynı zamanda doğa sevgisi ve çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Kılbaş, "Bugün rotamızda Ilıca Gölü ve yaylası eşliğinde, Zovser Dağları manzarasıyla birlikte Kurtik Dağı’na doğru yolculuk yaptık. Birçok farklı noktadan geçtik. Doğaya karşı olan ilgimi burada değerlendirmek istedim ve Muşlu Gerok ekibi olarak ben de bu takıma dahil oldum. Çok güzel manzaralar eşliğinde arkadaşlarımızla birlikte ilerliyoruz. Siz de bu muhteşem ve eşsiz güzellikleri görmek istiyorsanız Muşlu Gerok ekibine dahil olabilir, her gün ve her hafta yeni heyecanlara ortak olabilirsiniz. Genelde insanlar bu tür manzaraları Antalya’da gördüklerini söylerler. Karı, güneşi ve doğanın yeşilliğini bir arada görmek gerçekten farklı bir deneyim. Ama Muş bize bu deneyimi yaşattı. Ben ilk defa karın, gölün ve yeşilliklerin aynı anda bulunduğu bir ortamda kendimi buldum. Bu yüzden herkesin bu eşsiz deneyimi yaşamasını isterim açıkçası. Sadece Antalya gibi bilinen yerler yerine bence Muş’a da bir şans verilmesi gerekiyor diye düşünüyorum" dedi. Muş’un eşsiz güzelliklerine şahit olmak için bu etkinliğe katıldığını söyleyen Zahide Acar, "Bugün eşsiz bir manzarayla karşı karşıya kaldık. Gerçekten çok güzel ve çok farklı bir atmosferin içindeyiz. Hepimizin çok hoşuna gitti. Her zaman olmasını istediğimiz etkinlikler bunlar. Bir üniversite öğrencisi olarak, Muş’ta bu tür etkinliklerin yapılmasını gerçekten çok önemli buluyorum. Muş’un eşsiz güzelliklerine siz de şahit olmak istiyorsanız gelin, doğayla iç içe güzel bir gün geçirin. Ama gelirken doğayı korumayı da unutmayalım. Bu güzelliklerin bozulmaması için çöplerimizi ve bıraktığımız atıkları doğada bırakmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.