EKONOMİ - 10 Nisan 2026 Cuma 14:49

Üniversite öğrencisi genç kızın el emeği çantaları gelir kapısı oldu

A
A
A
Üniversite öğrencisi genç kızın el emeği çantaları gelir kapısı oldu

Muş’ta üniversite öğrencisi Sibel Aslan, el emeği göz nuru ile ördüğü çantaları sosyal medya üzerinden satarak eğitim masraflarını karşılıyor. Genç girişimci, kurduğu markayı dünyaya tanıtmayı hedefliyor.


Muş’ta yaşayan üniversite öğrencisi Sibel Aslan, el emeğiyle ördüğü çantaları satarak hem gelir elde ediyor hem de eğitim hayatını sürdürüyor. Sosyal medya üzerinden satışa sunduğu ürünlerle kısa sürede dikkat çeken Aslan, gördüğü ilgiden memnun. Halk Eğitim Merkezi kurslarında öğrendiği örgü çanta yapımını zamanla geliştiren Aslan, ilk olarak yakın çevresi ve ailesi için üretim yaptı. Ürünlerinin beğenilmesi üzerine öğretmenlerinin de tavsiyesiyle bu işi ticarete dönüştürmeye karar verdi. Açtığı sosyal medya hesapları üzerinden çantalarını paylaşan Aslan, gelen talepler doğrultusunda üretimini artırdı. Hem üniversite harçlığını çıkarmayı hem de ailesine yük olmamayı amaçlayan genç girişimci, el emeği ürünlere gösterilen ilgiden oldukça memnun. Kendi markasını oluşturma yolunda emin adımlarla ilerleyen Aslan, hedefinin sadece çanta üretimiyle sınırlı kalmayıp farklı ürünlerle markasını büyütmek ve uluslararası pazara açılmak olduğunu söyledi. Genç girişimci Aslan, "Aslında bu bir hevesle başladı. Halk Eğitim Merkezi kurslarında Hande hocamdan hevesle öğrendim. Öğrenip başladığım bir çantaydı. Çevremdekilere, aileme; ailemdekilere yaptım ve bayağı bir rağbet gördü. Herkes beğendi. Zeliha hocam, işletme hocam ve üniversitedeki hocamın tavsiyesi üzerine "Neden bunu bir ticarete dönüştürmeyeyim" diye konuştuk. Şimdi bir sosyal medya hesabı açıp yaptığım el emeği ürünleri oradan paylaşmaya, çantalarımı satmaya karar verdik. Bu süreçte hem gelir elde etmeye hem de üniversite harçlığımı çıkarmaya çalışıyorum. Aileme yük olmadan eğitim hayatımı sürdürmeye karar verdim. Şu anlık süreç bu şekilde, adım adım ilerliyoruz. Amacım markamı dünya çapında tanıtmak ve sadece çantayla sınırlı kalmayıp her türlü ürünü üreterek belli bir seviyeye gelebilmek. Bu alanda en büyük destekçilerim; kadınlar, ailem, öğretmenlerim ve arkadaşlarım. Hepsi bu konuda bana çok büyük destek sağlıyor" dedi.



Üniversite öğrencisi genç kızın el emeği çantaları gelir kapısı oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Falezlerde mahsur kalan kedi, itfaiyenin 1 saatlik çalışmasıyla kurtarıldı Antalya’da yaklaşık 30 metrelik falezlerde mahsur kalan kedi, itfaiye ekipleri ve vatandaşların yaklaşık 1 saat süren çalışmasının ardından kurtarılarak veterinere götürüldü. Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi Konyaaltı Caddesi üzerindeki Atatürk Parkı’nda bulunan ve yüksekliği yaklaşık 30 metreyi bulan falezlerde mahsur kalan kedi için kurtarma çalışması gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 30 metre yükseklikteki falezlerin arasındaki sarp kayalık alanda birkaç gündür mahsur kalan ve korkudan saklanan kediyi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirerek yetkililerden yardım istedi. İhbar üzerine verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra iple erişim teknikleri kullanarak kedinin bulunduğu yere ulaştı. 1 saatlik çalışma ile kurtarıldı Kedinin mahsur kaldığı noktaya ulaşan itfaiye eri, korktuğu gözlenen ve kayalık alandaki oyuklara saklanan kediyi bulunduğu yerden çıkarmak için mama ile yaklaşmaya çalıştı. Ancak korktuğu için bulunduğu noktadan ayrılmayan kediye daha sonra hayvan yakalama aparatıyla müdahale edildi. Yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından bulunduğu yerden güvenli şekilde alınan ve itfaiye erinin severek sakineştirdiği kedi çuvala yerleştirilerek falezlerin üst kısmına çıkarıldı. Taşıma çantasına konulan ve sağlık durumunun iyi olduğu gözlenen kedi, ihbarda bulunan vatandaşlar ile restoran çalışanlarına teslim edildi. Mahsur kaldığı yerden itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kedi kontrol amaçlı veterinere götürüldü.
Muş Gerok topluluğu bayram tatilinde Muş’un doğal güzelliklerini keşfetti Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin bir araya gelerek oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilinde Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilini doğayla iç içe geçirdi. Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda yürüyüş yapan ekip, bölgenin doğal güzelliklerini keşfetti. Her hafta farklı rotalarda bir araya gelen Gerok topluluğu, bu kez bayram tatilinde Muş’un yüksek kesimlerine yürüyüş düzenledi. Karların erimesiyle oluşan Turna Gölü’nü ziyaret eden ekip, Kurtik Dağı eteklerinde oluşan kar tünellerini de gezerek bölgedeki doğal oluşumları yakından inceleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe vakit geçiren ekip üyeleri, yürüyüş boyunca çevrede bulunan atıkları toplayarak çevre temizliği yaptı. Etkinlik sırasında hem doğa yürüyüşü gerçekleştiren hem de çevre bilincine dikkat çeken grup üyeleri, doğanın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Düzenledikleri etkinliklerle Muş’un doğal güzelliklerini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediklerini belirten Üniversite öğrencisi Zekiye Kılbaş, aynı zamanda doğa sevgisi ve çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Kılbaş, "Bugün rotamızda Ilıca Gölü ve yaylası eşliğinde, Zovser Dağları manzarasıyla birlikte Kurtik Dağı’na doğru yolculuk yaptık. Birçok farklı noktadan geçtik. Doğaya karşı olan ilgimi burada değerlendirmek istedim ve Muşlu Gerok ekibi olarak ben de bu takıma dahil oldum. Çok güzel manzaralar eşliğinde arkadaşlarımızla birlikte ilerliyoruz. Siz de bu muhteşem ve eşsiz güzellikleri görmek istiyorsanız Muşlu Gerok ekibine dahil olabilir, her gün ve her hafta yeni heyecanlara ortak olabilirsiniz. Genelde insanlar bu tür manzaraları Antalya’da gördüklerini söylerler. Karı, güneşi ve doğanın yeşilliğini bir arada görmek gerçekten farklı bir deneyim. Ama Muş bize bu deneyimi yaşattı. Ben ilk defa karın, gölün ve yeşilliklerin aynı anda bulunduğu bir ortamda kendimi buldum. Bu yüzden herkesin bu eşsiz deneyimi yaşamasını isterim açıkçası. Sadece Antalya gibi bilinen yerler yerine bence Muş’a da bir şans verilmesi gerekiyor diye düşünüyorum" dedi. Muş’un eşsiz güzelliklerine şahit olmak için bu etkinliğe katıldığını söyleyen Zahide Acar, "Bugün eşsiz bir manzarayla karşı karşıya kaldık. Gerçekten çok güzel ve çok farklı bir atmosferin içindeyiz. Hepimizin çok hoşuna gitti. Her zaman olmasını istediğimiz etkinlikler bunlar. Bir üniversite öğrencisi olarak, Muş’ta bu tür etkinliklerin yapılmasını gerçekten çok önemli buluyorum. Muş’un eşsiz güzelliklerine siz de şahit olmak istiyorsanız gelin, doğayla iç içe güzel bir gün geçirin. Ama gelirken doğayı korumayı da unutmayalım. Bu güzelliklerin bozulmaması için çöplerimizi ve bıraktığımız atıkları doğada bırakmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.