GENEL - 23 Nisan 2019 Salı 17:18

Belediye Başkanı Rasim Arı, “ Nevşehir kent meydanına kavuşuyor”

A
A
A
Belediye Başkanı Rasim Arı, “ Nevşehir kent meydanına kavuşuyor”

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Nevşehir’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını belirterek: “İnşallah bu şehri vaat ettiğimiz şekilde yönetmeye ve söz verdiğimiz şeyleri gerçekleştirmeye başladık.

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Nevşehir’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını belirterek: “İnşallah bu şehri vaat ettiğimiz şekilde yönetmeye ve söz verdiğimiz şeyleri gerçekleştirmeye başladık. Koşar adımlarla bunu devam ettireceğiz” diye konuştu.


Belediye Başkanı Rasim Arı, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin arıdan göreve başladığı 2 Nisan 2019 tarihinden bu güne kadar yaptığı çalışmaları gazetecilere anlattı.


Açıklamasında göreve başlamadan önce ‘şehirde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını’ söylediğini hatırlatan Arı: “Hiçbir şey bu şehirde eskisi gibi değil. İlk gün vaat ettiğimiz şeyi bugünde yapıyoruz. Hem belediyecilik manasında, hem belediyenin idaresi manasında, hem iş tutuş yöntemi manasında ve hem de belediyedeki tüm imkânları şehir halkının tamamının hizmetine sunma noktasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını bilmenizi istiyorum. Şehrin güzelleştiğini hep birlikte görüyorsunuz. ‘Tebessümü hakim kılacağız’ dedik hamdolsun 20 günden fazla bir süredir bu belediyenin kapıları herkese açık. Gelen kardeşlerimizle kucaklaşıyoruz. İlk önce şehirde belediye ile halk arasında kopan o gönül köprülerini imar edeceğimizi söyledik. Hamdolsun o köprüleri imar ettik. Şehirdeki güzellikleri yaşamaya hep birlikte devam edeceğiz. Bu şehir hem gençlerimiz hem de çocuklarımız için daha güzel olacak. İnşallah bu şehri vaat ettiğimiz şekilde yönetmeye ve söz verdiğimiz şeyleri gerçekleştirmeye başladık. Koşar adımlarla bunu devam ettireceğiz inşallah” dedi.


“Hızımıza yetişemeyenler gider”


Göreve başlamasının ardından Nevşehir Belediyesi’nde bir dizi yapılanmaya gittiklerini kaydeden Başkan Arı, bu yapılanmanın büyük oranda tamamlandığını açıkladı. Arı: “Belediyemizde yeni bir yapılanmaya gittik ve bu yapılanmanın yüzde 90’nı nı tamamladık, yüzde 10’luk bir yapılanma kaldı. Zaman zaman bizim hızımıza, bizim koşmamıza ayak uyduramayanlar varsa onlarla ilgili de tasarrufta bulunacağız. Bunun dışında yüzde 90 aşamasında, belediyedeki yönetim yapılanmasını tamamladık. Bundan sonra artık laf değil icraat üretme zamanı ve buna başladık” diye konuştu.


“Hayvan kasabası projesi hayata geçiyor”


Belediye başkanlığı adaylığı sırasındaki açıkladığı projelerden biri olan Hayvan Kasabası ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Arı, projenin hayata geçmesiyle Nevşehir’in bu alanda Türkiye’nin en modern tesislerinden birine sahip olacağını söyledi. Tesisin proje ihalesinin yapıldığını ve kısa sürede tamamlanacağını açıklayan Arı şöyle konuştu:


“Bu şehirde sokak hayvanları ile ilgili ciddi bir sıkıntı var. Hem bunu ortadan kaldırabilmek hem de sokak hayvanlarımızın daha vicdani bir ortamda bakımlarını sağlayabilmek amacıyla Hayvan Kasabasının ihalesini yaptık. Yarın ihale sözleşmesini imzalayıp gereğini yapıyoruz. Müteahhit 3 ay içerisinde bitirme sözü verdi. 3 ay sonra inşallah şehrimizde İç Anadolu Bölgesinin en büyük hayvan kasabası hizmet vermeye başlayacak.”


“Daha yeşil ve temiz bir Nevşehir”


Hedeflerinin Nevşehir’i Türkiye’nin en temiz ve yeşil kentlerinden biri haline getirmek olduğunu vurgulayan Başkan Arı, bununla ilgili de farklı projelerin hayata geçirilmeye başlandığını kaydetti. İlk etapta 6 metre boyunda 110 bin ağacın şehirde toprakla buluşturulacağını açıklayan Arı: “Bütün şehrin pırıl pırıl, yemyeşil bir hale gelmesi için talimatları verdim ve bütün imkanlarımızı seferber ettik. Şu anda 6 metre boyunda 110 bin ağacımız bölüm bölüm şehrimize gelmeye başladı. Üstelik tek bir kuruş ücret ödemeden getiriyoruz bu ağ açları. Tanesi en az 750 TL ile 2 bin 500 lira arasında değişen bu ağaçları tek kuruş ödemeden şehrimize getiriyoruz. Biz ilk günden beri söyledik; belediyemizin imkânlarının kısıtlı olduğunu biliyoruz. Bu kısıtlı imkanlarda en iyi hizmeti ve vaat ettiğimiz hizmeti gerçekleştirmek için her türlü gayreti sarf ediyoruz. Daha güzel, daha yeşil ve pırıl pırıl bir şehir talimatını verdik.” dedi.


“Nevşehir kent meydanına kavuşuyor”


Belediye Başkanı Arı, şehrin kimliğini ortaya koyabilecek en temel yatırımlardan biri olarak ele aldıkları kent meydanıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü dile getirdi. Yıllardır Nevşehirlilerin hayalini süsleyen kent meydanı için yaz aylarında ihale aşamasına gelineceğini söyleyen Arı şöyle dedi:


“Kent Meydanı ile alakalı yarın bir toplantımız var. Planlamayı yaptıktan sonra 18 Haziran’da bu meydanın temelini atmayla alakalı bütün çalışmalarımızı herhangi bir bürokratik ve hukuksal bir sıkıntı olmaz ise 18 Haziran’da inşallah kent meydanının temelini atıyoruz.”


“Ramazan tüm güzelliğiyle yaşanacak”


Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, yaklaşan Ramazan ayı ile ilgili Nevşehir Belediyesi olarak ciddi bir hazırlık süreci içerisinde olduklarını ifade etti. Bu ay içerisinde farklı etkinlikler ile Nevşehirlileri bir araya getireceklerini ifade eden Arı: “Ramazan ayının özüne uygun Ramazan ayına bütün şehrimiz hazır olsun. Muhteşem bir Ramazan geçireceğiz. Her türlü imkanımızı seferber ediyoruz. Şehrimizin hayırseverleri ile beraber dolu dolu, çok özel manevi bir atmosferde her türlü sanatsal faaliyetlerin olduğu bir ramazana hazır olun. Bin 500 kişilik bir iftar soframız olacak ama Pazar yerinin altındaki bodrumda değil. Kültür ve Sanat Merkezimizin önündeki alanda, çok özel bir çadırın içerisinde, vatandaşlarımızın çok rahat bir iftar geçirebileceği çadırımız hazır. İftardan önce çocuklarımız için Meddah, Hacivat-Karagöz ve çocuk tiyatrosu bunlar gibi bir dizi etkinliklerde gerçekleştireceğiz. Bunun yanı sıra Grup Tillo, Agah, Dursun Ali Erzincanlı ve Kürşat gibi farklı sanatçılarımız da Teravih Namazından sonra sahne alarak çok özel bir gece yaşatacaklar. Hava şartları el verdiği sürece de sahuru mahallelerimizde vatandaşlarımızla beraber yapacağız. Bunların hiçbirisine de belediyemizin kasasından tek kuruş para harcamayacağız.” dedi.


“Hayırlı severlere çağrı”


Ramazan ayında şehirdeki dar gelirliler için başlatacakları kampanyaya tüm hayırseverleri davet eden Başkan Arı, Ramazan ayında şehirdeki ihtiyaç sahibi hiç kimsenin aç yatmayacağını vurguladı. Başkan Arı şunları söyledi:


“Biz özel bir Ramazan geçirelim istiyoruz. Nevşehir dendiği zaman hayırsever insanların komşusu açken tok yatağa girmekten haya eden insanların olduğu bir şehir akla gelmeli. Bu şehirde, bu Ramazan’da sahurda veya iftarda aç kimse sofraya oturmasın veya sıkıntılı hiçbir fakirimiz fukaramız kalmasın. Bütün şehri, başta kendimiz olmak üzere bir seferberliğe davet ediyoruz. Bu yıl Ramazan ayında bütün fakir ve fukarayı gözeteceğiz.”


“Belediyenin borç ve alacakları”


Başkan Arı açıklamasının son bölümünde belediyenin mali kaynaklarının kullanımına ilişkin bilgiler verdi. Arı sözlerini şöyle tamamladı: “ Dün ‘Mesele Nevşehir ise gerisi teferruattır’ başlıklı bir basın açıklaması yaptık. Bu işin özünde şu var; birincisi kimin belediyeden alacağı varsa gelsin biz borcumuzu ödemek zorundayız. Hiçbir kardeşimizin burada alacağı kalmaz, kalmamalı ve borcumuzu ödemek zorundayız. İkincisi bu şehirde biz 110 bin kişiye hizmet vermek zorundayız. Dolayısıyla belediyeye borcu olan kardeşlerimizde lütfen belediyeye gelsinler. Hem biz borcumuzu ödeyelim hem alacağımızı alalım. Bir üçüncüsü ise biz diyoruz ki; ‘Biz şehrin küçük gruplarına değil şehrin tamamına hizmetle mükellefiz’ Dolayısıyla kamu kurum ve kuruluşlarından, sivil toplum örgütlerinden özel ricamızı basın açıklamasıyla duyurmuştuk. Lütfen belediyenin her bir kuruşunun belediye kasasında kalması ve 110 bin insana hizmet götürmesi için kamu kurum ve kuruluşlarımız ile sivil toplum örgütlerimiz bireysel taleplerini artık belediyeden karşılamayla ilgili isteklerinden vazgeçmeleriyle ilgili anlayış bekliyoruz. Lütfen böyle bir taleple kimse gelmesin. Sivil toplum kuruluşlarımızın elbette sıkıntılarına çözüm bulmak istiyoruz ama biz ilk önce bu şehrin tamamına hizmet etmek zorundayız. Bu konuda fedakarlık istiyoruz.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.
Antalya Antalya sahillerinde bayram yoğunluğu ikinci günde artarak devam etti Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili Kurban Bayramı’nın ikinci gününde yerli ve yabancı tatilcilerle doldu. Hava sıcaklığının 27, deniz suyu sıcaklığının ise 25 derece ölçüldüğü kentte, rüzgara rağmen tatilciler denize girip güneşlendi. İstanbul’dan tatile gelen Efe Kaya, "İstanbul’a yaz gelmemiş, Antalya’ya gelmiş. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a" dedi. Kurban Bayramı’nın 9 günlük tatille birleşmesiyle turizmin başkenti Antalya’da sahillerde yaşanan yoğunluk bayramın ikinci gününde de devam etti. Kentte hava sıcaklığı 27, deniz suyu sıcaklığı ise 25 derece ölçülürken, nem oranıysa yüzde 74 olarak kayıtlara geçti. Hafif rüzgarın zaman zaman etkili olduğu Konyaaltı Sahili’nde yerli ve yabancı tatilciler, sabah saatlerinden itibaren sahile gelerek denizin ve güneşin keyfini çıkardı. Sahile gelen vatandaşların bazıları denize girerek serinlerken, bazıları kumsalda güneşlenmeyi, bazıları ise çimlerin üzerinde piknik yapmayı tercih etti. Su sporları ve yamaç paraşütü renkli görüntüler oluşturdu Konyaaltı Sahili’nde denize girenlerin yanı sıra su sporları yapan tatilciler de dikkat çekti. Bazı tatilciler SUP olarak bilinen ayakta kürek sörfü yaparak denizin keyfini çıkarırken, gökyüzünde yamaç paraşütü yapanlar da görüntülendi. "Yaz buraya gelmiş" İstanbul’dan Antalya’ya tatile gelen 18 yaşındaki Yusuf Eroğlu, kentteki havayı ve denizi çok beğendiklerini söyledi. Eroğlu, "İstanbul’dan tatile geldik. Havalar ısınıyor dediler. İstanbul’da biz hırka giyiyorduk. Orada da sıcaktı ama buraya geldik, yaz buraya gelmiş, daha İstanbul’a gelmemiş. Deniz suyu on numara, denizi de tertemiz. Beğendik buraları. Arkadaşlar ‘hayatı yaşıyorsun’ diyorlar" ifadelerini kullandı. "Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki" Tatil için Antalya’ya gelen 18 yaşındaki Efe Kaya ise 5 gündür kentte olduklarını belirterek, Antalya’daki ortamdan memnun kaldıklarını söyledi. Kaya, "Biz 5 gündür buradayız. Geziyoruz, insanlar kendi halinde. Kimse kimseye bulaşmıyor. Herkes kendi keyfinde, neşesinde. Huzur var, insanların içi rahat. İstanbul’da şu telefonu buraya koyarken bile insan tedirgin oluyor ama burada hiçbir şey yok. Herkes iyi davranıyor, tanısan da tanımasan da kız olsun erkek olsun herkes çok iyi" dedi. Antalya’nın denizini, sahil düzenini ve fiyatlarını da beğendiklerini söyleyen Kaya, "Denizi temiz, yolları temiz. Sahilin her yerinde tuvaletler var. Fiyatları çok ucuz. İstanbul’a göre burası cennet, 2 günümüz kaldı. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki; yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a. O kadar fark var" diye konuştu.