GENEL - 24 Nisan 2019 Çarşamba 16:40

Belediye Başkanı Rasim Arı, “Cumhurbaşkanımızın emaneti muhtarlar başımızın tacı”

A
A
A
Belediye Başkanı Rasim Arı, “Cumhurbaşkanımızın emaneti muhtarlar başımızın tacı”

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Muhtar Eğitimi’ toplantısına katıldı.

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Muhtar Eğitimi’ toplantısına katıldı.


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Spor ve Kongre Merkezi Karavezir Konferans Salonunda düzenlenen ‘Muhtar Eğitimi’ toplantısına il genelinde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde göreve gelen mahalle ve köy muhtarları katıldı.


Toplantıda konuşan Belediye Başkanı Rasim Arı, en ücra noktada, devletinin ve milletinin hizmetinde olan muhtarlara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel bir hassasiyet gösterdiğini vurgulayarak: “Muhtarlarımızın bizim başımızın üstünde yeri var.” dedi.


Muhtarların; bulundukları şehirde, ilçede, beldede ve köyde mahallelerinin ve mahallede yaşayan her bir ferdin sorununu bilen insanlardan oluştuğunu belirten Arı: “Muhtarlar bize Sayın Cumhurbaşkanımızın emaneti Sayın Cumhurbaşkanımızın net bir talimatı var. Muhtarlar, belli bir yükümlülük ve sorumluluk sahibi. En ücra noktada, devletimizin ve milletimizin hizmetinde olan insanlar. Muhtarlar; bulundukları şehirde, ilçede, beldede ve köyde mahallelerinin en ufak sorununu, en yakından bilen, mahallede her bir ferdin sorununu bilen insanlardan oluşuyor. Dolayısıyla onların bizim başımızın üstünde yeri var. Onlarda iş başına gelmiş insanlar. “ diye konuştu.


MUHTARLARIN TALEPLERİ İVEDİLİKLE ÇÖZÜLECEK


Hiçbir menfaat beklemeksizin görev yapan muhtarların, büyük bir özveri ile çalıştıklarına dikkat çeken Arı, muhtarlardan gelecek talepleri belediye olarak ivedi bir şekilde çözüme kavuşturduklarını vurguladı. Arı daha sonra şöyle konuştu:


“Muhtarlardan Onlar bireysel bir taleple değil; mahallelerinin veya köylerinin sorunlarını herhangi bir menfaat beklemeksizin ilgili insanlara iletmekle mükellef. Kendilerini mahalle ve köylerine adamış bu seçilmiş, insanların mahalleleriyle, köyleriyle ilgili sorunlarını yöneticilere ilettiği zaman yöneticilerin buna kayıtsız kalmaması gerekiyor. Çünkü onlar mahalle ve köylerindeki vatandaşları temsil edip onların haklarını korumak, yaşamlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri almakla görevliler. Sayın Cumhurbaşkanımızın özel önem verip, hassasiyet gösterdiği muhtarlarımız bizim için de son derece önemlidir. Bizler de muhtarlarımızla sürekli irtibat halindeyiz. Muhtarlarımızın bize ilettiği sorunları hızlı ve ivedi bir şekilde çözüme kavuşturmak ve mahallelerinin sorunlarını ortadan kaldırmak bizim görevimiz. Bununla birlikte biz her ne kadar sadece şehirden sorumlu olsak ta bu şehrin her köşesindeki bütün muhtarların da sorunu aynı şekilde bizim sorunumuz. “


Toplantıya Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Nevşehir Milletvekili Yücel Menekşe, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, İl Emniyet Müdürü Mehmet Artunay, İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çit, İçişleri Bakanlığı Muhtarlar Dairesi Başkanı Şefik Aygül, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ertan Özensel, İl Özel İdaresi Meclis Başkanı Gürbüz Dinç, Nevşehir Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Altınışık ve muhtarlar katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.
Antalya Antalya sahillerinde bayram yoğunluğu ikinci günde artarak devam etti Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili Kurban Bayramı’nın ikinci gününde yerli ve yabancı tatilcilerle doldu. Hava sıcaklığının 27, deniz suyu sıcaklığının ise 25 derece ölçüldüğü kentte, rüzgara rağmen tatilciler denize girip güneşlendi. İstanbul’dan tatile gelen Efe Kaya, "İstanbul’a yaz gelmemiş, Antalya’ya gelmiş. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a" dedi. Kurban Bayramı’nın 9 günlük tatille birleşmesiyle turizmin başkenti Antalya’da sahillerde yaşanan yoğunluk bayramın ikinci gününde de devam etti. Kentte hava sıcaklığı 27, deniz suyu sıcaklığı ise 25 derece ölçülürken, nem oranıysa yüzde 74 olarak kayıtlara geçti. Hafif rüzgarın zaman zaman etkili olduğu Konyaaltı Sahili’nde yerli ve yabancı tatilciler, sabah saatlerinden itibaren sahile gelerek denizin ve güneşin keyfini çıkardı. Sahile gelen vatandaşların bazıları denize girerek serinlerken, bazıları kumsalda güneşlenmeyi, bazıları ise çimlerin üzerinde piknik yapmayı tercih etti. Su sporları ve yamaç paraşütü renkli görüntüler oluşturdu Konyaaltı Sahili’nde denize girenlerin yanı sıra su sporları yapan tatilciler de dikkat çekti. Bazı tatilciler SUP olarak bilinen ayakta kürek sörfü yaparak denizin keyfini çıkarırken, gökyüzünde yamaç paraşütü yapanlar da görüntülendi. "Yaz buraya gelmiş" İstanbul’dan Antalya’ya tatile gelen 18 yaşındaki Yusuf Eroğlu, kentteki havayı ve denizi çok beğendiklerini söyledi. Eroğlu, "İstanbul’dan tatile geldik. Havalar ısınıyor dediler. İstanbul’da biz hırka giyiyorduk. Orada da sıcaktı ama buraya geldik, yaz buraya gelmiş, daha İstanbul’a gelmemiş. Deniz suyu on numara, denizi de tertemiz. Beğendik buraları. Arkadaşlar ‘hayatı yaşıyorsun’ diyorlar" ifadelerini kullandı. "Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki" Tatil için Antalya’ya gelen 18 yaşındaki Efe Kaya ise 5 gündür kentte olduklarını belirterek, Antalya’daki ortamdan memnun kaldıklarını söyledi. Kaya, "Biz 5 gündür buradayız. Geziyoruz, insanlar kendi halinde. Kimse kimseye bulaşmıyor. Herkes kendi keyfinde, neşesinde. Huzur var, insanların içi rahat. İstanbul’da şu telefonu buraya koyarken bile insan tedirgin oluyor ama burada hiçbir şey yok. Herkes iyi davranıyor, tanısan da tanımasan da kız olsun erkek olsun herkes çok iyi" dedi. Antalya’nın denizini, sahil düzenini ve fiyatlarını da beğendiklerini söyleyen Kaya, "Denizi temiz, yolları temiz. Sahilin her yerinde tuvaletler var. Fiyatları çok ucuz. İstanbul’a göre burası cennet, 2 günümüz kaldı. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki; yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a. O kadar fark var" diye konuştu.