KÜLTÜR SANAT - 06 Ağustos 2019 Salı 11:21

Kapadokya’da 7 bin yıllık heykelcikler sergileniyor

A
A
A
Kapadokya’da 7 bin yıllık heykelcikler sergileniyor

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde bulunan dünyanın tek yeraltı müzesinde 7 bin yıllık heykelcikler yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor.

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde bulunan dünyanın tek yeraltı müzesinde 7 bin yıllık heykelcikler yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor.


Nevşehir’in Avanos ilçesinde bulunan dünyanın tek yeraltı müzesi olma özelliğine sahip olan Güray Müze’de 7 bin yıl öncesine ait sergilenen tanrıça heykelleri yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Milattan önce 5 bin yılında dönemin insanları tarafından özellikle tanrıya olan bağlılıklarını ve kötü ruhlardan korunmak için evlerinde bulundurdukları heykelcikleri o döneme ait takı modasını da gözler önüne seriyor. Arkeolog Burcu Tüysüz yaptığı açıklamada müzede sergilenen heykelciklerin 7 bin yaşında olduğunu ifade ederken bu heykelleri kötü ruhlardan korunmak için de insanların evlerinde bulundurduğunu söyledi. Tüysüz, “Güray Müzede sergilenen eserlerden en erkeni milattan önce 5 bin yılına ait. Bu da eserlerin bize 7 bin yaşında olduğunu gösteriyor. 7 bin yaşına ait eserlerimiz ana tanrıça heykelcikleridir. Ana tanrıça heykelcikleri Doğu Anadolu’da bulunan eserlerdir. Genellikle Kuzey Suriye ve Mezopotamya etkilerini taşımaktadır. İnsanlar bunu neden kullandı sorusuna cevap vermek gerekirse bu heykeller dini törenlerde kullanılan kült heykellerdir. O dönemin insanlarının tanrılarını veya tanrıçalarını simgeliyor. Ana tanrıça figürüne baktığımızda Anadolu’da doğurganlığı ve bereketi simgeliyor. Bu eserlerde bir başka güzel noktası ise dönemin takılarını, takı modasını simgeleyen işaretleri görüyoruz. Bu izlerde bazı heykelciklerin kulaklarındaki küpeler ve boyunlarındaki kolyelerdir” dedi.



“İnsanlar kötü ruhlardan korunmak için evlerinde saklıyorlardı”


Arkeolog Burcu Tüysüz o döneme ait insanların tanrıça ve ana tanrıça heykelciklerini evlerinde kullandıklarını ve başlarına gelebilecek kötülüklerden korunmak için kullandıklarını da ifade etti. Tüysüz, “Bu eserleri insanlar evlerinde bulunduruyorlardı. Tanrılarını evlerinde bulundurarak kötü ruhlardan korunmak için veya başına gelebilecek bir kötülük için evlerinin bir köşesinde tanrıçalarına ait bu figürleri saklıyorlardı. Hem tanrılarına olan saygılarını göstermek hem de kendilerini kötülüklerden korumak, ya da tanrının korkusundan sakınmak için evlerinde bulunduruyorlardı” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Tûs’un Gülü İmam Gazâlî çıktı Son dönem romanlarıyla dikkat çeken gazeteci-yazar M. Talât Uzunyaylalı, bu kez İslâm düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biri olan İmam Gazâlî’nin hayatını romanlaştırdı. Babıali Kültür Yayıncılığı tarafından yayımlanan Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî), Gazâlî’nin çocukluk yıllarından başlayan ilim yolculuğunu; Nizamiye Medresesi’ndeki şöhretini, yaşadığı büyük ruhî krizi ve hakikat arayışını edebî bir kurgu içinde ele alıyor. Uzunyaylalı, "İmam Gazâlî, Nizâmülmülk ile birlikte Selçuklu’nun eğitim ve inanç sistemiyle siyasetini şekillendiren en önemli isimlerden biridir. Horasan’dan Anadolu’ya uzanan Türk-İslâm coğrafyasının sağlam bir inanç ve ilim zemini üzerinde gelişmesinde, Sünnî eğitim anlayışını kurumsallaştıran Nizamiye medreselerinin büyük payı var. Osmanlı medrese sistemine de kaynaklık eden bu yapının etkisi bugün de sürmektedir," dedi. "İmam Gazâlî, yalnızca Selçuklu İslâm dünyasının değil, insanlık düşünce tarihinin de en etkili şahsiyetlerinden biridir." diyen Uzunyaylalı, Gazâlî’nin kelâm, fıkıh, tasavvuf, ahlâk, mantık ve felsefe alanlarında verdiği eserlerle kendi çağını aşan bir tesir meydana getirdiğini söyledi. Uzunyaylalı, romanın düşünce dünyasına ilişkin olarak şunları ifade etti: "Gazâlî; akıl ile kalp, ilim ile irfan, bilgi ile ahlâk arasında güçlü bir denge kurmuştur. Onun hayatı, şüpheden yakîne, bilgiden hikmete, zihinden kalbe uzanan büyük bir hakikat arayışıdır. Bu yönüyle Gazâlî, yalnızca kendi çağının değil, bugün anlam ve hakikat arayışı içindeki insanın da karşısında duran büyük bir rehberdir." Tûs’un Gülü, İmam Gazâlî’yi yalnızca tarihî bir şahsiyet olarak değil, çağları aşan bir düşünce ve irfan insanı olarak okuyucuya sunuyor. Roman, Gazâlî’nin ilim dünyasında yükselişini, şöhretle imtihanını, iç dünyasında yaşadığı sarsıntıları ve nihayet hakikate yönelişini roman diliyle anlatıyor. Batı dünyasında da "Algazel" adıyla tanınan İmam Gazâlî; felsefe, metafizik, bilgi teorisi ve din-akıl ilişkisi alanlarında derin izler bırakmış bir düşünür olarak kabul ediliyor. Onun filozoflarla hesaplaşması, yalnızca bir reddiye niteliği taşımıyor; insan aklının sınırlarını, bilginin güvenilirliğini ve inancın temellerini sorgulayan büyük bir düşünce hamlesi olarak da değerlendiriliyor. Türkiye’de İmam Gazâlî’nin hayatını roman formunda ele alan dikkat çekici çalışmalardan biri olan Tûs’un Gülü, İslâm medeniyetinin büyük bir şahsiyetini edebiyatın imkânlarıyla bugüne taşıyor. Eser, aynı zamanda modern insanın inanç, şüphe, arayış ve hakikat karşısındaki durumuna da güçlü bir ayna tutuyor. Yeni yayımlanan romanın dağıtımı sürüyor. Okuyucular, Tûs’un Gülü (İmam Gazâlî) adlı eseri şimdilik kitapyurdu.com üzerinden sipariş edebiliyor. Kitabın kısa süre içinde diğer çevrim içi satış platformlarında ve kitabevlerinde de yerini alması bekleniyor.
Muğla Bodrum’da çevre seferberliği Bodrum Belediyesi öncülüğünde yürütülen Mavi Beyaz Seferberliğin 3. etabında, binin üzerinde katılımcının desteğiyle karada kapsamlı temizlik çalışmaları yapılırken, deniz dibi temizliğinde ise 2,5 ton atık çıkarıldı. Bodrum Belediyesi tarafından yürütülen Mavi Beyaz Seferberliğin 3. etap çalışmaları gerçekleştirildi. Konacık Mahallesi Arama Kurtarma Yerleşkesinde (BAK) yapılan bilgilendirme toplantısının ardından temizlik faaliyetleri Konacık, Çırkan ve Cumhuriyet mahallelerinde sürdürüldü. Etkinliğe Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar, birim müdürleri, belediye personelleri ile gönüllü vatandaşlar ve çevre okullardan öğrenciler katıldı. Toplam binin üzerinde katılımcının yer aldığı Mavi Beyaz Seferberlikte temizlik çalışmalarının yanında çevre düzenleme ve ot biçme faaliyetleri de sürdürüldü. Temizlik çalışmalarının ardından Bitez sahilinde kapanış seremonisi düzenlendi. Toplanan yaklaşık 20 ton atığın alana taşınmasının ardından belediye çalışanları, çöp poşetleriyle sahilde "Kirletmeyin. İyi Bayramlar" yazısı oluşturarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Temizlik seferberliği ile eş zamanlı olarak Bitez Mahallesi Üç Fidan Parkı önünde de deniz dibi temizliği gerçekleşti. Bodrum Belediyesi dalgıçları ile Eko Miras ekibi dalgıçlarının yer aldığı etkinlikte Mis Gibi1 Bodrum ekibi de kıyı temizliği yaptı. Denizden toplamda 2,5 ton atık çıkarıldı. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, temizlik seferberliği ile ilgili yaptığı açıklamada "Kentimizin temizliği konusunda toplumsal duyarlılığı büyütmek amacıyla Temizlik İşleri Müdürlüğümüz koordinasyonunda düzenlediğimiz Temizlik Seferberliğinin üçüncü etabını da tamamladık. Temizliği, düzeni ve doğaya duyarlılığıyla örnek bir Bodrum için hep birlikte çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.