KÜLTÜR SANAT - 11 Ağustos 2024 Pazar 07:42

Kapadokya’da görsel şölene rüzgar engeli: Yeryüzü doldu, gökyüzü boş kaldı

A
A
A

Nevşehir Kültür Yolu Festivali çerçevesinde yapılan Sıcak Hava Balon Festivali bugün olumsuz hava şartları nedeniyle yapılamadı. Yurt dışından gelen figürlü balon pilotları Kapadokya’ya börnürlerini yakarak veda etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl 7.si Nevşehir’de 8-11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Kültür Yolu Festivali çerçevesinde gerçekleştirilen Sıcak Hava Balon Festivali’nin son gününde rüzgar nedeniyle balon uçuşları gerçekleştirilemedi. Balonları izlemeye gelenler Kapadokya’nın vadilerini doldururken, gökyüzü bugün boş kaldı.

Sabahın erken saatlerinde sıcak hava balonlarının görsel şovunu izlemek isteyen yüzlerce yerli ve yabancı turist Göreme beldesine akın etti. Balon kalkış alanında bulunan vadilerde yerini alan kişiler festivalin iptal haberini alınca üzülerek alandan ayrıldı.

Festivale 18 ülkeden 40 farklı figürlerde sıcak hava balonu katılmıştı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılan hava değerlendirmesi sonrasında, hem ticari hem de festival için havalanmayı bekleyen balonların uçuşları iptal edildi.

Görsel şölen sunmak için 18 ülkeden gelen 40 balon pilotu iptal haberinin ardından balon sepetlerinde bulunan börnürlerini yakarak Kapadokya’ya veda etti. Sabahın erken saatlerinde balon kalkış alanına gelen vatandaşlardan Adem Yılmaz, “Ben dün gelmiştim. Bugün de yeğenlerim görmek istedi. Onları getirdim. Maalesef uçuşların iptal olduğunu öğrendim. Çok üzüldük” şeklinde konuştu.

Balon festivali için Kayseri’den gelen Şaban Topuz ve Burcu Topuz da sabahın ilk saatlerinde geldiklerini belirterek, balon uçuşlarının iptal olduğunu sonradan öğrendiklerini söyledi.

Adana’dan Balon Festivali için düzenlenen tur ile Kapadokya’ya ve balon festivaline geldiklerini söyleyen Fatih Dinga da, “Adana’dan festival için geldik. Gece saatlerinde yola çıktık. Sabahın ilk saatlerinde buradayız. Balonların uçmayacağını öğrenince biraz üzüldük. İnşallah başka zaman görebiliriz” dedi.

Sıcak Hava Balon Festivali organizasyon yetkilisi Halis Aydoğan da yaptığı açıklamada, “Bugün yerdeki ve havadaki irtifadaki rüzgar sebebiyle uçuşları gerçekleştiremedik. Festivalin 4. ve son gününde bu uçuşları gerçekleştirememenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Toplam üç gün boyunca Ürgüp ve Göreme’de 40 figürlü balon ve 25 normal balonumuz ile uçuşlarımızı gerçekleştirdik. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün hava şartları nedeniyle hem ticari uçuşlarımız, hem de yurt dışından gelen şekilli balonlarımız uçuşlarını gerçekleştiremedi. Pilotlarımız yerde börnürlerini yakarak veda ediyorlar. Güzel bir festival oldu. Gelecek yıl daha güzel bir festival ile tekrar merhaba demek istiyoruz” dedi.

Figürlü balonu ile İngiltere’den gelen Sıcak Hava Balon Pilotu Julie Gardner da yaptığı acıkmada, “Şu an çok üzgünüz. Rüzgar nedeniyle uçuşlar iptal edildi. Ama üç gün çok güzel uçuşlar yaptık. Festival çok güzeldi. Kapadokya çok güzel” ifadelerini kullandı.

Asım Çapacı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."