KÜLTÜR SANAT - 11 Eylül 2024 Çarşamba 12:38

Kapadokya’daki duvar resimleri korunacak

A
A
A
Kapadokya’daki duvar resimleri korunacak

1985 yılında UNESCO tarafından dünyada korunması gerekli Doğal ve Kültür Mirası listesine dâhil edilen Kapadokya Bölgesindeki tarihi yapıların içinde bulunan duvar resimlerinin korunması ve gelecek nesilleri aktarılması için başlatılan çalışmalar devam ediyor. Çalışmalar çerçevesinde Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde “Kapadokya’daki duvar resimlerinin korunması ve araştırılması” konulu panel düzenlendi.


Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Nevşehir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalara İtalyan ve Japon bilim insanları da destek veriyor. Panelin açılışında konuşan Nevşehir Vali Yardımcısı Kübra Karaalioğlu Kapadokya’nın, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerin izlerini günümüze taşımış zengin bir kültür merkezi olarak öne çıktığını söyledi.


Karaalioğlu; "Bölgede yer alan duvar resimleri, bu kültürel mirasın en nadide parçalarından biridir. Kapadokya bölgesindeki ilk yapılan duvar resmi konser asyön projesi 1972 yılında Tokalı Kilisesinde başlamış olup Karanlık Kilise, Elmalı Kilise Kırk şehitler Kilisesi’nde konserveysen çalışmaları tamamlanmıştır. Şuan ilimizde, toplamda beş farklı koruma ve onarım projesi yürütülmektedir. Bu projeler, Kapadokya bölgesinin essiz tarihi ve sanatsal dokusunun korunması ile gelecek nesillere aktarılması amacıyla büyük bir titizlikle sürdürülmektedir” ifadelerini kullandı.


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin’de yaptığı konuşmada “Kapadokya bölgesi eşsiz jeolojik yapısının sonucu sahip olduğu doğal ve kültürel mirasından dolayı ülkemizin önemli turistik merkezlerden biri olduğu gibi aynı zamanda dünyaca önemli doğal ve kültürel miras noktalarından biri konumundadır. Bilindiği üzere, üniversitemizin de merkezinde yer aldığı Kapadokya, doğası, tarihi ve kültürel değerleri ile 1985 yılında UNESCO tarafından dünyada korunması gerekli Kültür Mirası listesine dâhil edilmiştir. Öte yandan son olarak 2022 yılında ülkemizden sadece Kapadokya Bölgesi ve Pamukkale “Uluslararası Jeoloji Bilimleri Birliği” tarafından dünyanın ’İlk 100 Jeolojik Miras Alanı’ listesine seçilmiştir.


Kapadokya Bölgesi’nin jeolojik yapısı gereği, bölgedeki zayıf volkanik kayaların kolay kazılabilmesi ve termal yalıtım özelliklerinden dolayı geçmişten günümüze çok sayıda kaya oyma mekân oluşturulmuş ve bu kaya oyma mekanlar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bölge genelinde bin 500 yıldan daha yaşlı birçok kaya oyma yapıya rastlamak mümkündür. Kapadokya’daki bu kaya oyma boşluklar sadece mezar ve kiliselerden değil, aynı zamanda cami, manastır ve yaşam alanlarından oluşmaktadır. Bu kaya oyma mekanlar sahip oldukları değişik mimarileri ve mekan içerisindeki duvar resimleri ile yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmektedir ve bölgemiz turizmi için oldukça önemlidir.


Ancak bu kaya oyma yapılar ve içerisindeki eşsiz duvar resimleri atmosferik etkilere ve ne yazık ki insan kaynaklı zararlara bağlı olarak zaman içerisinde bozulmakta ve kaybolmaya yüz tutmaktadır. Bundan dolayı Kapadokya Bölgesi’ndeki kaya oyma mekanlara işlenmiş duvar resimlerinin restore edilmesi ve bu kültürel mirasımızın korunması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmıştır. Kapadokya duvar resimlerinin korunmasına ve restorasyonuna yönelik bilimsel çalışmalar bölgede 1980 yılından sonra başlamış olup, birçok kaya oyma mekanda restore çalışmaları yapılmış veya yapılmaya devam edilmektedir” dedi.


Kapadokya bölgesinde yürütülen çalışmalara destek veren İtalya Tuscia University öğretim görevlisi Doç. Dr. Paola Pogliani, “Bu projenin genel amacı, Japonya, Avrupa ve Türkiye’de bulunan 8 araştırma enstitüsünü bir araya getirerek eski Batı Asya tarihi, arkeolojisi ve koruma bilimi odaklı bir araştırma ağı oluşturmaktır. Bu ağ, uluslararası konferanslar, çalıştaylar, seminerler ve ortak değişim programları düzenleyerek oluşturulmuştur. Bugünkü konferans, bu çerçevenin bir parçası olarak düzenlenmiştir. İtalyan ve Japon araştırma ekipleri son yıllarda Kapadokya’da bir araya gelerek duvar resimlerinin korunması hakkında görüş alışverişinde bulunmaktadır. Her ekibin Kapadokya duvar resimlerinin korunması konusunda farklı çalışmaları olmasına rağmen, tüm projelerde Nevşehir Müze Müdürlüğü başkanlığında, Nevşehir Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarı’nın genç restoratörlerine güncel teknik bilgi ve yöntemler aktarılarak Türkiye’deki bu alanla ilgili deneyim artırılmıştır” şeklinde konuştu.


Amaçlarının Nevşehir Bölgesi’nin eşsiz duvar resimleri mirasına ilişkin kapsamlı araştırma yaparak 6. ila 13. yüzyıllarda yapılmış yüzlerce kiliseyi inceleyerek Kapadokya resim sanatına dair fikir edinmek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Paola Pogliani “ Bu bilgiler doğrultusunda büyük bir restorasyon projesine başladık ve 2013’te Şahinefendi’deki Kırk Şehitler Kilisesi duvar resimlerinin restorasyonunu tamamladık. 2011’den beri ise bugün ilk oturumda sunulacak Tokalı Kilise’deki duvar resimlerinin yapım tekniklerinin araştırılması, belgelenmesi ve restorasyonunu içeren Tokalı projesi üzerinde çalışıyoruz. Dolayısıyla, 1985’te oluşturulan UNESCO alanı içerisindeki Kapadokya resim mirasının korunması, uzmanların yanı sıra ziyaretçiler ve bölge halkıyla paylaşılması gereken bir hedeftir. Kaya oyma yapıların duvarlarındaki her renk izi, paha biçilemez değere sahiptir; bu nedenle söz konusu alandaki tüm ekipler, farklı becerileri bir araya getirerek duvar resimlerinin korunmasına dahil olmuştur.


Bu deneyimlerle ilişkili olarak programın bir bölümünde diğer ülkelerde yapılan çalışmalardan da bahsedilecektir. Amaç, tüfsü kayaçlara yönelik koruma sistemlerini Japon anıtlarıyla karşılaştırmak ve Etrüsk resim sanatının araştırılmasından sağlanan resim tekniğinin kökenlerine odaklanarak korumaya dair bakış açısını genişletmektir” dedi.


Çalışmalara destek veren Japanya Univerity of Tsukuba öğretim üyesi Yoko Taniguchi’de açıklamasında “Japon ekibimiz, 2014’ten 2016’ya kadar Kızıl Vadi’de Üzümlü Kilisesi’ne ait kaya oyma mağaranın ve duvar resimlerinin korunması üzerinde çalıştı. Araştırma faaliyetlerimizin tek bir amacı vardı: bölgedeki hassas tüfün nasıl bozulduğunu ve ömrünü nasıl uzatabileceğimizi öğrenmek. Ayrıca, duvar resimlerine ilişkin olarak, geçmişte oluşan çizikler ve graffitiler nedeniyle estetik sorunları ciddi olan resimler üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, graffitilerin tonlarını azaltarak daha az fark edilir hale geldi. Tsukuba Üniversitesi’nde çalışmaya başlamadan önce, Tokyo Kültürel Miraslar Araştırma Enstitüsü’nde çalışıyordum ve Nisan 2009’da UNESCO misyonunun bir parçası olarak ilk kez Kapadokya’yı ziyaret ettim. Üzümlü Kilisesi’nde planlanan UNESCO projesine hazırlık yapıyorduk. O dönemde Türkiye, UNESCO projelerini üstlenecek konumda değildi, bu yüzden daha sonra Tsukuba Üniversitesi’ne transfer olduktan sonra Kajima Vakfı’ndan aldığımız bir hibe ile faaliyetlerimize başladık. 2019’dan itibaren, saha çalışmalarımızı Paşabağ’daki Aziz Simeon Kilisesi’ne kaydırdık ve benzer bir proje yürütüyoruz” dedi.



Kapadokya’daki duvar resimleri korunacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta Tarım ve Orman Müdürlüğü üreticilerle buluşmayı sürdürüyor Kars Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, üreticilerle doğrudan iletişimi güçlendirmek ve tarımsal faaliyetler hakkında bilgilendirme yapmak amacıyla köy toplantılarına devam ediyor. Bu kapsamda İl Müdürü Enver Aydın, Merkez ilçeye bağlı Azat köyünde üreticilerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen toplantıda üreticilere tarımsal üretimin planlanması, yeni destekleme modeli, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olmanın önemi ve İl Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, kaynakların daha etkin kullanılması ve üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi konularında değerlendirmelerde bulunuldu. Kars Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın, tarımsal üretimin planlı bir şekilde yapılmasının hem üreticilerin gelirini artıracağını hem de ülke tarımına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Aydın, üreticilerin destekleme programlarından etkin şekilde yararlanabilmeleri için ÇKS kayıtlarının güncel tutulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Toplantıda ayrıca Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen projeler, üreticilere sağlanan destekler ve kırsal kalkınma çalışmaları hakkında da bilgi paylaşımı yapıldı. Üreticilerin karşılaştıkları sorunlar, talepler ve öneriler de dinlenerek çözüm önerileri üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Azat köyünde gerçekleştirilen buluşmanın verimli geçtiğini belirten yetkililer, benzer toplantılarla üreticilerle bir araya gelmeye ve sahada bilgilendirme çalışmalarını sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.
Erzurum Demirdöğen veda etti DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Osman Demirdöğen, 6 yıllık görevinden sonra kuruma veda etti. Yaptığı başarılar çalışmalar ve projelerle dikkat çeken DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Osman Demirdöğen, 6 yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı görevini üstlendiğini ve 15 ili kapsayan bu kıymetli bölgeye hizmet etme onurunu yaşadığını vurgulayarak, " Görev sürem bugün itibarıyla tamamlanmış bulunuyor. Bu süre boyunca bölgemizin kalkınması, üretimin güçlenmesi ve şehirlerimizin potansiyelinin daha güçlü şekilde ortaya çıkması için ekip arkadaşlarımızla birlikte büyük bir gayret gösterdik. Bu süreçte bizlere güvenen ve destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanımıza; birlikte çalışma imkânı bulduğum kıymetli bakanlarımız Sayın Lütfü Elvan’a, Sayın Mustafa Varank’a ve Sayın Mehmet Fatih Kacır’a şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Sayın Binali Yıldırım’a ve Sayın Süleyman Karaman’a da bölgemize yönelik ilgileri, kıymetli destekleri ve katkıları dolayısıyla teşekkür ediyorum" dedi. "Atılan her adımın yanında olacağım" Bölgede yürüttükleri çalışmalarda iş birliği içinde oldukları valiler, kaymakamlar, belediye başkanları, milletvekilleri, rektörlere, muhtarlara, sivil toplum kuruluşlarına ve tüm kamu kurumlarına da teşekkür eden Demirdöğen, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda " Bu süreçte desteklerini ve dualarını esirgemeyen aziz milletimize de içten bir teşekkürü borç bilirim. Ayrıca bu süreçte büyük bir özveriyle çalışan tüm DAP İdaresi personeline teşekkür ediyor, görevi devralan yeni başkanımıza başarılar diliyorum. Bölgemizin kalkınması için atılan her adımın yanında olmaya devam edeceğim. Selam, saygı ve hürmetlerimle" şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş Maarifin Kalbinde Ramazan: Onikişubat Belediyesi gelenekleri yaşatıyor Kahramanmaraş’ta Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında okullarda yürütülen "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı programlar düzenleniyor. Kültür, sanat ve eğitim alanında birçok projeyi hayata geçiren Onikişubat Belediyesi, çocukların ve gençlerin hem akademik hem de kültürel gelişimlerine katkı sunacak faaliyetlere Ramazan ayı boyunca da devam etmeyi sürdürüyor. Bu tür etkinliklerle öğrencilerin geleneksel değerleri tanıması, yaşatması ve geleceğe taşıması amaçlanırken; Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu da genç nesillerin kalbinde güçlü bir şekilde yer buluyor. Onikişubat Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen program kapsamında Müdür Muhammet Kılıçsallayan, Kervan Pastanesi Turgut Pekel İmam Hatip Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte öğrencilere yönelik "Nerede O Eski Ramazanlar" başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Programda konuşan Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Muhammet Kılıçsallayan, Ramazan ayının yalnızca bir ibadet dönemi olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, yardımlaşmanın ve kardeşlik duygularının güçlendiği özel bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. Söyleşide, geçmiş dönemlerde Ramazan ayının mahalle hayatındaki yeri, iftar sofralarının bereketi, komşuluk ilişkilerinin gücü ve paylaşma kültürü gibi pek çok gelenek öğrencilere anlatıldı. Özellikle eski Ramazanların mahalle kültürü içerisinde yaşanan sıcaklığı ve dayanışma ruhu üzerinde duran Kılıçsallayan, geçmişten bugüne uzanan bu değerlerin korunmasının ve genç kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide, Ramazan davulundan mahalle iftarlarına, çocukların Ramazan eğlencelerinden komşuluk dayanışmasına kadar pek çok geleneksel unsur örneklerle aktarıldı. Program boyunca öğrenciler hem Ramazan ayının kültürel zenginliği hakkında bilgi edinme fırsatı buldu hem de toplumsal değerlerin önemini daha yakından kavradı. Etkinlik, öğrencilerin soruları ve sohbet ortamında gerçekleşen samimi diyaloglarla daha da zenginleşti. Öte yandan Onikişubat Belediyesi, öğrencilerin kültürel ve eğitsel gelişimine katkı sunmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Bu kapsamda program sonunda öğrencilere çeşitli yayınlar hediye edilerek Ramazan ayının anlam ve önemini anlatan eserler gençlerle buluşturuldu. Öğrencilere "Bereket Zamanı" dergisi, "Ayşe, Ökkeş ve Gizli Dostları (İyilikte Yarışanlar)" hikâye kitabı ile "Ayşe ve Ökkeş ile Bilgiyi Renklendiriyoruz" Ramazan’a özel boyama kitapları dağıtıldı. Dergiler, Onikişubat genelindeki tüm ilkokullarda öğrencilere dağıtılmaya başlandı. Onikişubat Belediyesi tarafından gerçekleştirilen etkinlikler sayesinde öğrencilerin Ramazan ayının manevi atmosferini daha yakından tanımaları, paylaşma ve yardımlaşma duygularını pekiştirmeleri hedeflenirken; aynı zamanda millî ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına da önemli katkı sağlanıyor.
Bursa Bu mahallede davul çalanın başı belaya giriyor...Pilava pilava diye zillere basıyorlar Bursa’da yüzyıllardır davul çalanların davulunun patladığı, ’tokat yediği’, aklını kaybettiği ve farklı hallere büründüğü yönündeki rivayetlerden korkan davulcular, Emirsultan türbesinin ve camisinin bulunduğu mahallede ’Pilava pilava’ diye bağırıp zillerine basarak vatandaşları sahura kaldırıyor. Merkez Yıldırım ilçesinde bulunan Emirsultan türbesinin yanında camisinin olduğu ve kendi adının da verildiği Emirsultan Mahallesi’nde yıllardır vatandaşların sahura kalkması için davul çalınmıyor. Bir rivayete göre önceleri davul çalan bir kişinin gece aynı mahalledeki evinde yatmasına rağmen sabah 10 kilometre uzaklıkta bulunan Atıcılar Mahallesi’ndeki bir mezarlıkta kalktığı söyleniyor. Bunları duyan davulcular, Emirsultan Mahallesi’nde sahur vakti davul çalmıyor. "Davul çalan kendini başka ilçede buluyor" Uzun yıllardır mahallede oturan bazı vatandaşlar, "Burada vatandaşlar "Pilava, pilava" denilerek sahura uyandırılıyor. Çünkü burada Emirsultan Hazretlerinin davul sesinden rahatsız olduğu söyleniyor. Bir rivayete göre davul çalan bir kişi, evinde uyuduktan sonra kendini başka bir ilçede uyanmış bulmuş. Başka bir rivayete göre, kiminin davulu patlamış, kiminin de akıl sağlığını kaybetmiş. Halk arasında bu rivayet yayılınca da yüz yıllardır davulcular burada davul çalmaya korkuyor. Bu mahallede vatandaşlar, "pilava, pilava" diye sahura kaldırılıyor" diye konuştu. Mahalle muhtarlığının koordine ettiği gençler, imsak vaktinden 1 saat önce "pilava pilava" diye bağırıp zillere basarak vatandaşları sahura uyandırıyor.