EKONOMİ - 11 Ocak 2021 Pazartesi 14:44

Bor Belediyesi bin 500 megavat kapasiteli GES kurdu

A
A
A
Bor Belediyesi bin 500 megavat kapasiteli GES kurdu

Niğde’de Bor Belediyesi tarafından 6 milyon 500 bin lira maliyetle kurulan Güneş Enerji Santrali, düzenlenen törenle hizmete girdi.

Niğde’de Bor Belediyesi tarafından 6 milyon 500 bin lira maliyetle kurulan Güneş Enerji Santrali, düzenlenen törenle hizmete girdi.


Bor Belediyesinin yaklaşık 22 yıllık gelir kapısına kavuştuğunu ve aynı zamanda yerli, milli ve çevreci projenin hayata geçirildiğini belirten Şimşek, şunları söyledi: "Türkiye, enerji alanında dışa bağımlı bir ülke. Petrolü, doğalgazı, ve kömürün büyük bir çoğunluğunu ithal ediyoruz. Bu da cari açık olarak karşımıza çıkıyor. Ancak büyük bir potansiyelimiz var, o da güneş enerjisi. Özellikle Niğde ve çevresi bu anlamda çok önemli bir potansiyele sahip. Biz de bu geçekten yola çıkarak, Valilik olarak 2015 yılında Bor Enerji İhtisas Endüstri Bölgesini hayata geçirmiştik. 2018 yılında da YEKA olarak ilan edildi. Bölge, yaklaşık 2 bin 500 hektarlık, bin 500 megavat kapasiteli bir alan. Burası hayata geçirildiğinde bin 250 kişiye istihdam sağlayacak" dedi.


Bor Belediye Başkanı Serkan Baran ise Yaklaşık 20 bin metrekare alanda inşa edilen tesisin 25 gün gibi kısa bir sürede kurulumunun gerçekleştiğini söyledi.


Baran, ’’Tesisin kredisini, İller Bankasından karşıladık. Yatırımı 36 taksitle belediyemize kazandırdık. Buranın geliriyle taksitlerini ödeyeceğiz. Santralde, 3534 güneş paneli var. 3 yıl boyunca burada yapılan hizmet kendi borcunu ödeyecek. Tesis, geriye kalan ömrünün 22 yılını Bor Belediyesine ve halkına hizmet etmek için çalışacak. Aylık kazancı, gün doğduğu müddetçe, 23 bin dolar seviyesinde. Buradan her ay bin 264 kilovatlık enerji saplayacağız. Bugünün bedeliyle aylık 170 bin lira gelir elde edeceğiz. Kullandığımız krediyle ilgili 3 yıl boyunca bütçemize hiçbir maliyeti veya masrafı olmayacak. 3 yılın sonunda da her ay yaklaşık 200 bin lira getirisi olacak ’’


Konuşmalardan ardından, Şimşek, Baran ve diğer protokol üyeleri, kurdele keserek tesisin açılışını yaptı.


Törene, Bor Kaymakamı Mehmet Yavuz, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, AK Parti Niğde milletvekilleri Yavuz Ergun, Selim Gültekin ile diğer protokol üyeleri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.
Antalya Antalya sahillerinde bayram yoğunluğu ikinci günde artarak devam etti Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili Kurban Bayramı’nın ikinci gününde yerli ve yabancı tatilcilerle doldu. Hava sıcaklığının 27, deniz suyu sıcaklığının ise 25 derece ölçüldüğü kentte, rüzgara rağmen tatilciler denize girip güneşlendi. İstanbul’dan tatile gelen Efe Kaya, "İstanbul’a yaz gelmemiş, Antalya’ya gelmiş. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a" dedi. Kurban Bayramı’nın 9 günlük tatille birleşmesiyle turizmin başkenti Antalya’da sahillerde yaşanan yoğunluk bayramın ikinci gününde de devam etti. Kentte hava sıcaklığı 27, deniz suyu sıcaklığı ise 25 derece ölçülürken, nem oranıysa yüzde 74 olarak kayıtlara geçti. Hafif rüzgarın zaman zaman etkili olduğu Konyaaltı Sahili’nde yerli ve yabancı tatilciler, sabah saatlerinden itibaren sahile gelerek denizin ve güneşin keyfini çıkardı. Sahile gelen vatandaşların bazıları denize girerek serinlerken, bazıları kumsalda güneşlenmeyi, bazıları ise çimlerin üzerinde piknik yapmayı tercih etti. Su sporları ve yamaç paraşütü renkli görüntüler oluşturdu Konyaaltı Sahili’nde denize girenlerin yanı sıra su sporları yapan tatilciler de dikkat çekti. Bazı tatilciler SUP olarak bilinen ayakta kürek sörfü yaparak denizin keyfini çıkarırken, gökyüzünde yamaç paraşütü yapanlar da görüntülendi. "Yaz buraya gelmiş" İstanbul’dan Antalya’ya tatile gelen 18 yaşındaki Yusuf Eroğlu, kentteki havayı ve denizi çok beğendiklerini söyledi. Eroğlu, "İstanbul’dan tatile geldik. Havalar ısınıyor dediler. İstanbul’da biz hırka giyiyorduk. Orada da sıcaktı ama buraya geldik, yaz buraya gelmiş, daha İstanbul’a gelmemiş. Deniz suyu on numara, denizi de tertemiz. Beğendik buraları. Arkadaşlar ‘hayatı yaşıyorsun’ diyorlar" ifadelerini kullandı. "Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki" Tatil için Antalya’ya gelen 18 yaşındaki Efe Kaya ise 5 gündür kentte olduklarını belirterek, Antalya’daki ortamdan memnun kaldıklarını söyledi. Kaya, "Biz 5 gündür buradayız. Geziyoruz, insanlar kendi halinde. Kimse kimseye bulaşmıyor. Herkes kendi keyfinde, neşesinde. Huzur var, insanların içi rahat. İstanbul’da şu telefonu buraya koyarken bile insan tedirgin oluyor ama burada hiçbir şey yok. Herkes iyi davranıyor, tanısan da tanımasan da kız olsun erkek olsun herkes çok iyi" dedi. Antalya’nın denizini, sahil düzenini ve fiyatlarını da beğendiklerini söyleyen Kaya, "Denizi temiz, yolları temiz. Sahilin her yerinde tuvaletler var. Fiyatları çok ucuz. İstanbul’a göre burası cennet, 2 günümüz kaldı. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki; yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a. O kadar fark var" diye konuştu.